|
BIST 100’de Küresel Korkuya İnat Tarihi Ralli: 14.200 Sınırında 'Short Squeeze' | 2 Haziran 2026 Analizi https://www.paranotlari.com/2026/06/bist-100de-kuresel-korkuya-inat-tarihi.htmlFinansal piyasaların kendine özgü, çoğu zaman dışarıdan bakanlar için anlaşılması güç bir mizah anlayışı vardır. Mantığın, verilerin ve ekonomik gerçeklerin belirli bir doğrultuyu işaret ettiği günlerde bile piyasa, tüm beklentileri boşa çıkaracak bir yön seçebilir. Pazartesi günü yatırımcıların zihnini meşgul eden soru oldukça makuldü: "BIST 100 endeksi 13.900 direncini aşabilecek mi, yoksa yaklaşan enflasyon verisi öncesinde temkinli bir yatay seyir mi izleyeceğiz?" Ancak 2 Haziran 2026 Salı günü yaşananlar, piyasanın zaman zaman rasyonel beklentilere ne kadar kayıtsız kalabileceğini bir kez daha gösterdi. Üstelik bunu oldukça sert ve etkileyici bir şekilde yaptı. Küresel cephede tablo hiç de iç açıcı değildi. ABD ile İran arasında uzun süredir devam eden diplomatik temasların yeniden çıkmaza girmesi, enerji piyasalarında tansiyonu yükseltti. Özellikle Hürmüz Boğazı'nın kapanabileceğine yönelik endişeler, küresel petrol arzına ilişkin risk algısını aniden artırdı. Dünya petrol ticaretinin önemli bir bölümünün geçtiği bu kritik geçiş noktasına ilişkin her olumsuz haber akışı, enerji fiyatlarında sert hareketlere neden olma potansiyeli taşıyor. Nitekim gün içerisinde Brent petrol fiyatları yaklaşık %5 yükselerek jeopolitik risk priminin yeniden fiyatlanmaya başladığını gösterdi. Normal şartlarda böyle bir gelişmenin Türkiye gibi net enerji ithalatçısı ülkelerin finansal varlıkları üzerinde baskı yaratması beklenirdi. Artan petrol fiyatları; cari açık, enflasyon ve büyüme görünümü açısından ek risk anlamına gelir. Bu nedenle teorik olarak bakıldığında Borsa İstanbul'un böylesi bir küresel gelişmeye negatif tepki vermesi son derece doğal karşılanabilirdi. Fakat piyasa farklı bir hikâye yazmayı tercih etti. Borsa İstanbul, dışarıdaki jeopolitik gürültüyü büyük ölçüde görmezden gelerek güçlü bir yükseliş dalgasına sahne oldu. Özellikle bankacılık hisselerine yönelik yoğun talep dikkat çekiciydi. Uzun süredir düşük pozisyon taşıyan veya piyasadan uzak duran yabancı yatırımcıların yeniden alıma geçtiğine yönelik işaretler güçlenirken, bankacılık endeksindeki sert yükseliş piyasanın genelini yukarı taşıyan ana lokomotif haline geldi. Yükselişi hızlandıran bir diğer unsur ise teknik tarafta yaşanan sıkışmaydı. Son haftalarda düşüş beklentisiyle açığa satış pozisyonu taşıyan yatırımcılar, fiyatların beklenmedik şekilde yukarı yönelmesiyle ciddi baskı altına girdi. Pozisyonlarını koruyabilmek için ek teminat yatırmak zorunda kalan birçok yatırımcı, risklerini azaltmak amacıyla hisseleri geri satın almaya başladı. Piyasalarda "short squeeze" olarak adlandırılan bu süreç, yükselişin kendi kendini besleyen bir döngüye dönüşmesine neden oldu. Her yeni alım fiyatları biraz daha yukarı iterken, yükselen fiyatlar daha fazla kısa pozisyon sahibini piyasadan çıkmaya zorladı. Sonuç olarak ortaya oldukça nadir görülen bir seans çıktı. Küresel risk iştahının baskı altında olduğu, petrol fiyatlarının sert yükseldiği ve teorik olarak Türkiye varlıkları için olumsuz sayılabilecek gelişmelerin yaşandığı bir günde Borsa İstanbul güçlü alımlarla yükseldi. Bir kez daha görüldü ki piyasalar yalnızca ekonomik verilerle değil, pozisyonlanmalarla, beklentilerle ve yatırımcı psikolojisiyle hareket ediyor. Bazen en güçlü yükselişler, herkesin temkinli olduğu günlerde; en sert düşüşler ise iyimserliğin zirve yaptığı dönemlerde ortaya çıkabiliyor. Salı günü yaşanan hareket de tam olarak bu gerçeğin canlı bir örneğiydi. |
| _____________________________ |




Yeni Kayıt

Konudaki Resimler

önceki


























