Şimdi Ara

Andrés Escobar

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir - 2 Masaüstü
5 sn
2
Cevap
0
Favori
294
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
0 oy
Sayfa: 1
Giriş
Mesaj
  • Pablo Escobar'ın Kolombiya'yı Level atlattığı senelerde bundan futbol'da payına düşeni almıştı.Kolombiya Milli Takımı Tarihinin en iyi kadrolarından birini kurmuştu altın jenerasyon'un en önemli isimlerinden biride Andres'di.Escobar temiz bi kişiliğe sahipti temiz kalpli ve fair play'e önem veriyordu.Ama 94 Dünya Kupasında kendi kalesine gol attığı için Medellin'de bi bar çıkışı öldürülmüştü hemde 6 kurşunla...

    Pablo Escobar ve Andres Escobar'ın yazgıları birdi..

    Pablo Escobar, Medellin kartelini yöneten, dünyanın en zengin, en güçlü uyuşturucu taciriydi, Andrés Escobar ise Kolombiya’nın en büyük futbol yıldızı. Kişisel bir bağlantıları yoktu ama yazgıları birbirini etkiledi. Andrés yanlışlıkla kendi kalesine gol atıp Kolombiya Milli Takımı’nı 1994 Dünya Kupası’ndan edince bu hata hayatına mal oldu. "Pablo Escobar ölmese, Andres Escobar da ölmeyecekti..."


    Pablo Escobar; Medellin Karteli'nin lideri, dünyanın en tanınmış uyuşturucu taciri. Dünya kokain ticaretinin %80'ini kontrol etmişliği ve Forbes'un en zenginler listesine 7. sıradan girmişliği var. Pablo Escobar'ı diğer uyuşturucu baronlarından ve mafyalardan ayıran özelliklerinin birincisi siyasi tavrı, ikincisiyse futbol tutkusuydu. Pablo Escobar'ın hikayesi, Andres'in neden öldürüldüğünün de hikayesi aslında. Kolombiya'nın başı Farc gerillalarıyla dertteydi. Farc, kokain tarlalarını Kolombiya Ordusu'ndan korumakta ve karşılığında kartellerden vergi almaktaydı. Kazandığı parayla son model silahlar alan Farc karşısında, Kolombiya'nın, Amerikan desteğine ihtiyacı vardı. Amerika, Kolombiya'ya, silah ve para yardımı yaptı. Karşılığında da Escobar'ın yakalanmasını istedi. Amerika'nın Escobar'la uğraşmasının sebeblerinden biri, Sovyetler dağıldıktan sonra, Kolombiya mafyasının Doğu Avrupa ülkelerine de el atmasıydı.

    Pablo Escobar, bütün bu karanlığın içinde, kendisine aydınlık anlar arıyor; sevmeyi ve sevinmeyi, sadece oğluyla ve futbolla yaşabiliyordu. Futbol, onun için yoksul çocuklarının umuduydu. Yoksullara sahip çıkmaktan hiçbir zaman vazgeçmeyen Pablo, Medellin'in arka mahlelerindeki çocuklardan birer futbolcu yaratmayı kafasına koymuştu. Öyle ki kan ve uyuşturucu parasını aklamak bahanesiyle girdiği futbol işinde ilerledi ve Atlético Nacional'in başkanı oldu. Takım sahibi diğer uyuşturucu kartelleri ile takımlarını yarıştırdılar. Pablo'nun diğerlerinden farkı, satılmış bir hakemi öldürtmekten bile çekinmeyecek kadar fanatik ve acımasız oluşuydu. Diğer büyük mafya babalarıyla birlikte, dünyanın istedikleri yerinden istedikleri futbolcuları ayaklarına getirip, illegal ama rüya takımlar kurdular. Dönemin en ünlü futbolcularını özel uçaklarla Avrupa'dan işlerini güçlerini bıraktırıp evlerine getirdiler ve özel futbol sahalarında çift kale maç yaptırdılar. Tabii ki bu maçlar üzerinden milyon dolarlık bahisler oynadılar. İşte Escobar'ların yolu tam da o dönemde kesişti.

    Dünyanın en büyük uyuşturucu baronu ve en zengin suçlusuyla aynı milliyete ve soyadına sahip bir futbolcu olduğu için değil, ülkenin en iyilerinden biri olduğu için, Nacional'de kaptanlığa kadar yükselmişti Andrés Escobar. Andrés; kartellerin bulaşmasıyla yeraltı dünyasına dönüşen futbolun içinde şerefli ve temiz kalmaya çalışan birkaç isimden birisiydi. Uyuşturucu parasıyla birlikte hem Pablo, hem Nacional, hem de Kolombiya futbolu müthiş bir atılım yapmış, Kolombiya Milli Takımı için de Dünya Kupası yolu gözükmüştü. Son eleme maçında Arjantin'i 6-0 yenerek Amerika'nın yolunu tuttular. İlk grup maçında Romanya'ya 3-1 kaybeden Kolombiya için, ABD maçı; tam anlamıyla bir kader maçıydı. O seneye kadar Amerikan Futbolu'ndan esas futbola geçtikleri pek görülmeyen ABD'ye karşı herkes Kolombiya'yı favori gösteriyordu. Üstelik ABD ev sahibiydi. 22 Haziran 1994'te, L.A'de Rose Bowl stadında, herşey 35. dakikada değişti. Dünyanın en acı golü orada atıldı. Andres Escobar'ın kendi kalesini attığı golle Kolombiya maçı kaybetti. Escobar, ters vuruşu sonucu kendi kalesine giden topa, ellerinden kayıp giden hayat gibi baktı.


    Kolombiya bu maçla elendi. Ülkede herkes faturayı Escobar'a kesti. Escobar, maç sonu yaptığı yazılı açıklamada "Hayat burda sona ermez." dedi ve Medellin'e döndü. 2 Temmuz 1994 gecesi, Türkiye Madımak Katliamı'nın birinci yılında Sivas için öfke ve üzüntüyle haykırırken, gece bültenleri bir masum katlinden daha bahsediyordu. Andres, arkadaşlarıyla gittiği bir gece kulübünde, malum maça bahis oynamış kişiler tarafından 6 kurşunla öldürüldü. Andres'in öldürülmesi, dünyayı ayağa kaldırdı. Ve Andres Escobar'ın katlini yorumlayanlar, "tu kaka" Escobar'sız analiz yapamadılar. Devletsiz kalmış bir ülkede, devletin yerine geçen Pablo Escobar, devlet güçlerince öldürüldüğünde; aslında Kolombiya'da devlet; var olan tek devlet kudretini yok etmişti. Kolombiya'da aklı başında herkesin ömür boyu diline dolandı bu sözler. ''Pablo Escobar hayatta olsaydı, kimse Andres'i vurmaya cesaret edemezdi"...


    Pablo Escobar
    "Bazen Tanrı oluyorum, eğer bir adamın öleceğini söylüyorsam, adam aynı gün ölüyor."

    Andres Escobar
    "Evet kendi kaleme gol attım ama bu dünyanın sonu değil, hayat devam ediyor."
    (Maçtan sonraki açıklaması...)




    R.I.P

     Andrés Escobar



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Andres Escobar -- 11 Mayıs 2015; 2:54:27 >



    _____________________________

    “Elimizde 3 katrilyonluk yolsuzluk dosyası var, savcılığa verdik.”

    Mansur Yavaş




  • Ya o 1-1 tahmininden sonra ne konu açarsan aç seviyorum seni

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    MEGADETH !
  • Yapay Zeka’dan İlgili Konular
    Daniel Güiza
    14 yıl önce açıldı
    Zinedine Zidane
    22 yıl önce açıldı
    Daha Fazla Göster
    
Sayfa: 1
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.