Şimdi Ara

2. Dünya Savaşı ile İlgilenenler Klübü [Resimler ve Bilgiler]-[63 Kişi] (24. sayfa)

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir - 2 Masaüstü
5 sn
1.162
Cevap
25
Favori
300.675
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
1 oy
Giriş
Mesaj
  • Ludmila mihaylovna pavllicenko
    12 temmuz 1916'da doğmuştur ve tam adı lyudmila mikhailovna pavlichenko'dur. kiev üniversitesinde tarih bölümünde okumaktayken nişancılık yeteneğini geliştirmek için bir atıclık klubüne girmiştir. almanya 1941'de sovyetler birliğine saldırdığında gönüllü olarak orduya katılmıştır. manikürlü tırnakları, giysileri ve bakımlı saçıyla model gibi görünen pavlichenko'yu karşınında gören kayıt subayı gözlerine inanamamış ve pavlichenko'dan orduya hemşire olarak hizmet etmesini istemiştir. atıclık belgesini gösteren ve cepheye asker olarak gitmek istediğini belirten pavlichenko 1891/30 model mossin-nagant tüfeğiyle birlikte 25. piyade bölüğüne verilmiştir. cephedeki ilk 2,5 ayında odessa yakınlarında görev yapmış ve 187 confirmed kill'e ulaşmıştır. 1942 haziranında sevastopol yakınlarında bir şarapnel parçasıyla yaralandığında 309 confirmed kill'e sahiptir ve yaralanmasının ardından komutanının emriyle sevastopol'dan ayrılan bir denizaltıya bindirilmiştir. sovyetler birliğinin 1943'de savaş kahramanlarına ithafen çıkardığı 5 pulluk serinin birini fotoğrafıyla süslemiştir.
    (rochallor, 08.09.2003 14:19)#3313285 !?

    lyudmila pavlichenko aynı zamanda beyaz saraya davet edilen ilk sovyet vatandaşıdır. şarapnel yarası iyileştikten sonra 1942 ağustosunda beyaz saray'da roosevelt'lerin konuğu olmuştur. yaralandıktan sonra cepheye geri dönmemiş, ancak savaşın sonuna kadar yüzlerce sovyet sniperının eğtiminde görev almıştır


     2. Dünya Savaşı ile İlgilenenler Klübü [Resimler ve Bilgiler]-[63 Kişi]


     2. Dünya Savaşı ile İlgilenenler Klübü [Resimler ve Bilgiler]-[63 Kişi]



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi hürkuş -- 5 Ocak 2008; 18:57:08 >
    _____________________________
    stalingradda şafak sökerken




  • NATALİA V. KOSHOVA:BU KADAR GÜZEL BİR BAYAN NASIL OLURDA BU KADAR ÖLDÜRÜCÜ OLABİLİR . RUSLARIN BİR BAŞKA ÖNEMLİ SNİPERIDIR. TOPLAM 300 KİŞİ ÖLDÜRMÜŞTÜR

     2. Dünya Savaşı ile İlgilenenler Klübü [Resimler ve Bilgiler]-[63 Kişi]
    _____________________________
    stalingradda şafak sökerken
  • Erich Hartmann
     2. Dünya Savaşı ile İlgilenenler Klübü [Resimler ve Bilgiler]-[63 Kişi]


    Erich Hartmann, (d. 19 Nisan 1922 - ö. 20 Eylül 1993), II. Dünya Savaşı'nın Alman avcı savaş uçağı pilotlarındandır. Pek çok cephede görev almıştır, özellikle doğu cephesinde. Savaş tarihin en fazla düşman uçağı düşüren pilotudur.

    Messerschmit Bf109'larda uçmuştur. Resmi olarak 352 düşman ucagi düşürmüştür. 1945-1956 yılları arasında Sovyetler Birliği'nde savaş esiri olarak kaldı. 1956 yılında serbest bırakılıp Batı Almanya'ya döndü. 1959 yılında yeni kurulan Batı Alman Hava Kuvvetleri'nde görev aldı.

    1993 yılında ölmüştür. Fotoğrafta boynunda görülen madalya, 1. sınıf Alman Demir Haç nişanının Şövalye sınıfıdır, nişana ayrıca meşe yaprağı, kılıç ve pırlanta eklenmiştir ki II. Dünya Savaşı'nda Alman Ordusunda alınabilecek en yüksek madalyadan bir öncekidir ve sadece 27 tane verilmiştir.

    Dostları tarafından "Almanya'nın sarışın şövalyesi olarak anılırdı.Düşmanlarınca ise "kara şeytan" diye anıldığı rivayet edilir. Savaş tarihinde en çok uçak düşüren pilot olarak bilinir. (352 hava çatışma zaferi). Bu tip pilotlara, yani savaş tarihine inanılmaz başarılarla geçen pilotlara As Pilot (iskambilde en büyük kağıt "A") denir. Hartmann dünya tarihinde ki 1 numaralı astır. Hartmann'a atfedilen 352 zaferin büyük çoğunluğu o zaman ki sovyetler birliğine ait Novo Zaporohze bölgesinde yaşanmıştır. Hemen tüm başarılı uçuşlarında Mess Bf 109G-6 uçağını kullanmıştır. 352 zaferin büyüklüğü şöyle anlatılabilir. Bugün orta ölçeğin üzerinde bir Avrupa ülkesinin 400 ile 500 arasında bir avcı uçağı filosu olacaktır. Buda demektir ki Hartmann tek başına neredeyse bir hava kuvvetlerinin saldırı filosunu yok etmiş sayılabilir.
    _____________________________




  • MARİA POLİVANOVA: O DA NATALİA GİBİ 300 KİŞİ ÖLDÜRMÜŞTÜR.

     2. Dünya Savaşı ile İlgilenenler Klübü [Resimler ve Bilgiler]-[63 Kişi]
    _____________________________
    stalingradda şafak sökerken
  • Gerhard Barkhorn
     2. Dünya Savaşı ile İlgilenenler Klübü [Resimler ve Bilgiler]-[63 Kişi]




    Gerhard Barkhorn, (d. 20 Mart 1919 - ö. 8 Ocak 1983) Alman pilot.

    20 Mayıs 1919'da Doğu Prusya'da Königsberg'de doğdu. 1937 yılında Alman Hava Kuvvetlerine girdi. II. Dünya Savaşı'na avcı uçağı pilotu olarak katıldı ve hepsi de Doğu Cephesinde olmak üzere tam 301 Rus uçağı düşürdü. Savaş sırasında Binbaşılığa kadar yükseldi.

    II. Dünya Savaşı sonunda kısa süre savaş esiri olarak tutuldu. 1956 yılında Batı Alman Hava Kuvvetlerine katıldı ve generalliğe kadar yükseldi, 1976 yılında emekliye ayrıldı. 1983 yılında Köln yakınlarında trafik kazasında öldü.

    Fotoğrafta boynunda gördüğünüz madalya, 1. sınıf Alman Demir Haç nişanının Şövalye sınıfıdır, nişana ayrıca meşe yaprağı, kılıç ve pırlanta eklenmiştir ki 2. Dünya Savaşı'nda Alman Ordusunda alınabilecek en yüksek madalyadan bir öncekidir ve sadece 27 tane verilmiştir.

    Her iki Alman pilotun kullandığı uçak Messerschmitt Bf 109 türü interceptor uçağıdır. Konunun içinde zaten bu uçak hakkında bilgiler de mevcuttur.

    Yine bu iki pilotun ortak özelliği 300'ü aşkın Rus uçağını toplamdaysa 600'ü aşkınını tek başlarına düşürmeleridir.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Johnny B. Goode -- 4 Ocak 2008; 21:35:18 >
    _____________________________




  • İVAN MİHAİLOVİCH SİDORENKO

    12 Eylül 1919'da Smolensk bölgesindeki Chantsovo köyünde, çiftçi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Lise eğitiminin ardından Penza Sanat Koleji'ne başladı. Ama 1939'da okuldan ayrıldı ve orduya alındı. 1941'de Kırım'daki Simferopol Piyade Okulu'na girdi ancak savaş başladığında doğruca Moskova'ya hareket etti.

    Kendisi bir havan bölüğüne verilmişse de, genelde etraftaki düşmanları bulup öldürme görevini üstleniyordu. Bu kendi kendine öğrenen keskin nişancı o kadar çok düşman öldürmüştü ki, komutanları onu başkalarını eğitmesi için görevlendirdiler. Göz keskinlikleri, fiziksel dayanıklılık ve silah bilgilerine göre, değişik tümenlerden adamlar seçildi. Sidorenko onlara işin teorik yanını öğretiyor, sonra da onları savaş alanında ufak alıştırmalar yapmaya götürüyordu.

    Bu keskin nişancıların eğitimi tamamlanınca, yanlarına birer kişi daha verilip Velizh çevresindeki savunma mevzilerinde görevlendiriliyorlardı. Almanlar bu tehdidi çabuk algıladılar ve hemen bölgeye kendi keskin nişancılarını getirdiler.

    1122. Piyade Alayı'nın yardımcı karargah komutanı olan Sidorenko, 1. Batlık Cephesi'nde savaşmış ve bölgedeki keskin nişancılık faaliyetlerini düzenlemiştir. 1941'den, 1944'e kadar 500 düşman askeri öldürmüş ve 250 yeni keskin nişancı yetiştirmiştir.

    Eğitmen olarak kalmaktan hoşlanmayan Sidorenko, genelde yanına aldığı bir öğrencisiyle göreve giderdi. Yangın mermisi kullanarak bir yankı ve 3 traktörü yaktığı iddia edilir. Üç kez yaralanmıştır. 1944'de Estonya'da aldığı üçüncü yarası ciddidir. İyileşmeye çalışırken 4 Haziran 1944'de "Sovyetler Birliği Kahramanı" nişanıyla ödüllendirilmiştir.

    Onun bir eğitmen olarak değerini gören üstleri, onun cepheye dönmesini yasaklamışlardır. 1944 sonlarında üstleri ona harp akademisine gitmesini emretmişlerdir. Ancak Yüzbaşı Sidorenko'nun yaraları tam iyileşmemiş ve savaş sonuna kadar hastanede kalmıştır. Her şey bittikten sonra Sidorenko, binbaşı rütbesiyle emekli olmuş ve Urallar bölgesindeki Cheliabinsk'e yerleşmiştir. Burada bir kömür madeninin yetkilisi olarak çalışmıştır. 1974 yılında Dağıstan'a yerleşmiştir.




     2. Dünya Savaşı ile İlgilenenler Klübü [Resimler ve Bilgiler]-[63 Kişi]


     2. Dünya Savaşı ile İlgilenenler Klübü [Resimler ve Bilgiler]-[63 Kişi]



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi hürkuş -- 4 Ocak 2008; 22:15:17 >
    _____________________________
    stalingradda şafak sökerken




  • FYODOR OHPLOKOV


    Sovyet uzak doğusunun karla kaplı bölgelerinde, bazı adamlar keskin nişancılık yetenekleri yüzünden oldukça meşhurdular. Bu adamlardan biri de Yakut Sovyeti'nden Fyodor Ohlopkov idi. 1908 yılında Yakut bölgesinde doğmuştu. Kardeşi Vasily ile kolektif çiftlikten ayrılmış ve bir haftalık bir yolculuktan sonra en yakın tren istasyonuna varmışlardı. Eylül 1941'de orduya yazıldılar ve 243. Piyade Alayı'na verildiler. Moskova'ya varır varmaz, cepheye yollandılar.

    İki kardeş, cepheye geldikten birkaç gün sonra, Fyodor'un kardeşi bir keskin nişancı mermisinin hedefi oldu ve kardeşinin kollarında öldü. İntikam duygusuyla bilenen ve zaten savaştan önce de iyi bir avcı olan Fyodor, hiçbir eğitime ihtiyaç duymadan, kendisine verilen keskin nişancı silahıyla harekete geçti. Mart ayına gelindiğinde 147 Alman öldürmüştü.

    Ohlopkov, çoğu zaman Alman keskin nişancılarını ortadan kaldırmak için çağırılıyordu. Bu; sabır, hızlı refleksler ve çelik gibi sinirler gerektiren bir satranç oyunu gibiydi. Bu oyunu kaybeden kişinin ödülü, bir mermi ve ani bir ölüm oluyordu. Yakutlu keskin nişancı her seferinde bu oyundan sağ çıkmasını bildi. Ekim 1943'de 27 Alman öldürmüştü. 13 Ocak 1944'de öldürdüğü toplam Alman sayısı 309 idi. Başarıları ve öldürdüğü Alman sayısı artmaya devam ettikçe, gazetelerde de Çavuş Ohlopkov ile ilgili haberler çıkıyordu.

    Avcılık içgüdüsüyle, genç keskin nişancılarının eğitiminde de büyük rol oynuyordu. Genelde göreve giderken onlardan birini de, uzaktan öldürme sanatını öğretmek üzere yanına alıyordu. Onlara, başkalarını taklit etmek yerine kendi tekniklerini geliştirmelerini, kamuflajda ustalaşmalarını, tam olarak bilmedikleri ve bir çıkış planı yapmadıkları araziye girmemeyi öğütlüyordu.

    23 Haziran 1944'de Çavuş Ohlopkov, Vitebsk üzerine düzenlenen taarruza katılmıştı. Göğsünden vurulmuş ve ölüm tehlikesi geçirmişti. Bu onun savaş boyunca aldığı 12. ciddi yaralanmaydı ve kariyerini sona erdirmişti. Aylarca hastanede yattı ve savaş sonunda da terhis edildi.

    Çavuş Fyodor Ohlopkov'un resmi savaş zamanı biyografisi onun tek başına öldürdüğü toplam düşman askeri sayısını 429 olarak vermektedir. Ama o aynı zamanda otomatik silahlarla da çok başarılıydı. Tek başına, makineli tüfekle, düşman taarruzlarını püskürtmekle görevlendirildiği oluyordu. Bu Yakutlu, makineli tüfekle düşmanı, bir çiftçinin tırpanla ot biçtiği gibi biçiyordu. Ohlopkov'un, 1000'in üzerinde düşman askeri öldürdüğünü söylemek doğru olur.

    Kızıl Ordu'nun en başarılı keskin nişancılarından biri olmasına rağmen, en yüksek şeref olan "Sovyetler Birliği Kahramanı" nişanına uzun süre ulaşamadı. Ancak 6 Mayıs 1965'de kayıtlardaki gerekli düzeltmeler yapılmış ve Ohlopkov bu nişanla ödüllendirilmişti. Ohlopkov, 28 Mayıs 1968'de öldü.

    (ALINTIDIR)


     2. Dünya Savaşı ile İlgilenenler Klübü [Resimler ve Bilgiler]-[63 Kişi]


     2. Dünya Savaşı ile İlgilenenler Klübü [Resimler ve Bilgiler]-[63 Kişi]



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi hürkuş -- 4 Ocak 2008; 22:28:59 >
    _____________________________
    stalingradda şafak sökerken




  • ROZA SHANİNA: ANAOKULU ÖĞRETMENİYDİ. SAVAŞTA BELARUS CEPHESİNDE GÖREV YAPTI.100 KİŞİ ÖLDÜRMÜŞTÜR


     2. Dünya Savaşı ile İlgilenenler Klübü [Resimler ve Bilgiler]-[63 Kişi]


     2. Dünya Savaşı ile İlgilenenler Klübü [Resimler ve Bilgiler]-[63 Kişi]



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi hürkuş -- 5 Ocak 2008; 18:47:22 >
    _____________________________
    stalingradda şafak sökerken




  • BAZI SNİPER RESİMLERİ


     2. Dünya Savaşı ile İlgilenenler Klübü [Resimler ve Bilgiler]-[63 Kişi]



     2. Dünya Savaşı ile İlgilenenler Klübü [Resimler ve Bilgiler]-[63 Kişi]


     2. Dünya Savaşı ile İlgilenenler Klübü [Resimler ve Bilgiler]-[63 Kişi]



     2. Dünya Savaşı ile İlgilenenler Klübü [Resimler ve Bilgiler]-[63 Kişi]



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi hürkuş -- 5 Ocak 2008; 19:20:11 >
    _____________________________
    stalingradda şafak sökerken




  • İ

     2. Dünya Savaşı ile İlgilenenler Klübü [Resimler ve Bilgiler]-[63 Kişi]



     2. Dünya Savaşı ile İlgilenenler Klübü [Resimler ve Bilgiler]-[63 Kişi]


     2. Dünya Savaşı ile İlgilenenler Klübü [Resimler ve Bilgiler]-[63 Kişi]


     2. Dünya Savaşı ile İlgilenenler Klübü [Resimler ve Bilgiler]-[63 Kişi]



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi hürkuş -- 5 Ocak 2008; 20:06:16 >
    _____________________________
    stalingradda şafak sökerken




  • İ

     2. Dünya Savaşı ile İlgilenenler Klübü [Resimler ve Bilgiler]-[63 Kişi]



     2. Dünya Savaşı ile İlgilenenler Klübü [Resimler ve Bilgiler]-[63 Kişi]


     2. Dünya Savaşı ile İlgilenenler Klübü [Resimler ve Bilgiler]-[63 Kişi]


     2. Dünya Savaşı ile İlgilenenler Klübü [Resimler ve Bilgiler]-[63 Kişi]



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi hürkuş -- 5 Ocak 2008; 20:09:38 >
    _____________________________
    stalingradda şafak sökerken




  • E

     2. Dünya Savaşı ile İlgilenenler Klübü [Resimler ve Bilgiler]-[63 Kişi]


     2. Dünya Savaşı ile İlgilenenler Klübü [Resimler ve Bilgiler]-[63 Kişi]


     2. Dünya Savaşı ile İlgilenenler Klübü [Resimler ve Bilgiler]-[63 Kişi]



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi hürkuş -- 5 Ocak 2008; 20:12:51 >
    _____________________________
    stalingradda şafak sökerken




  • İ


     2. Dünya Savaşı ile İlgilenenler Klübü [Resimler ve Bilgiler]-[63 Kişi]
    _____________________________
    stalingradda şafak sökerken
  • HANS JOACHİM MARSEİLLE(SAVAŞIN EN İYİ PİLOTU)
    alman avcı pilotu.

    hakkında birşeyler yazmanın, şimdiye kadar yazdığım diğer tüm akranlarından çok daha zor olduğu biridir diğer taraftan. nasıl bitireceğimi bilmesem de başlayalım yazmaya.

    huguenot kökenli bir ailenin çocuğu olarak 13 aralık 1919'da berlin'de doğmuştur. babası birinci dünya savaşında jasta 2'de savaşmış bir pilottur. babasıyla olan ilişkisi sıfıra yakın da olsa 20 yıla kalmadan genç hans-joachim, babasının katıldığına oranla çok daha kanlı bir savaşta baba mesleği icra edecektir.

    savaş başladığı sırada werneuchen pilot okulundan yeni mezun marseille, batı cephesinde rezerv pilotluğu yapar. tüm fransa seferi boyunca savaş deneyimi yoktur. ingiltere göklerinde savaş başladığı zaman ise johannes steinhoff ve gerhard barkhorn'la yanyana jagdgeschwader 52* de avcılığa başlamıştır. bu sırada da henüz 21 yaşında gencecik bir teğmendir. burada yere 7 ingiliz uçağı indirmiş, 4 kez de uçağını kaybetmiştir. akrobasiye olan eğilimi, protokollere ve teamüllere sıkıca bağlanmış olan luftwaffe içinde çok hoş karşılanmamaktadır. birkaç kez uyarı alır. marseille şahsi fikrimce britanya savaşında kendini henüz geliştirmeye bile başlamamıştır. uçağını tanımaya çalışmaktadır.

    özel hayatında ise biraz hızlıdır. yapma denilen her şeye eğilimi vardır. alkolden, kadınlardan ve jazz müzikten hoşlanır***. fransa'da ufak ufak playboy'luk alıştırmaları yaparken hareketleri çok göze batar. bir insubordination* alır. yani bir nevi en üst seviyeden "kendine çeki düzen ver" bildirisi. uyarıyla da kalmaz, kadından, alkolden ve jazz'dan uzak duracağı en emin yere de onu postalarlar. jagdgeschwader 27 iki hafta içinde afrikakorps'a yardımcı olmak için tunus / al agheila'ya yola çıkacaktır. marseille jg27/3 uçuş koluna atanır. allahın çölünde marseille'in playboyluk yapacak yeterli imkanı bulunmayacaktır.*

    kuzey afrika'daki ilk zamanlar uçağı tanımak ve alışmakla geçer. luftwaffe'nin ana avcısı hala bf109e'lerdir. burada 2 zafer daha kazanır ve yine düşürülür. jg 27 komutanı eduard neumann uçakların düşürülüş stilini incelediği zaman marseille'de potansiyel görür. ona reçete gibi bir kendini geliştirme programı yazar. bunu uygulamaya fırsat bulamadan jg 27 almanya'ya geri döner. tüm filo bf109f serisine geçmiştir. bu önemsiz sayılacak olay, tevratta belirtilen "mısır ın başına gelen 10 bela" dan biri midir bunu ileride hep birlikte göreceğiz.

    messerschmitt / bayerische flugzeugwerke 109 "friedrich"* marseille'in yıldız olacağı uçaktır. motor şaftının içinden geçen nişan alması çok kolay mg151 topuyla donatılmış, 109 airframe'ine en uygun hızda ve ağırlıkta üretilmiştir. çölde deneme uçuşlarında marseille kendini tanır. uçağını da tanır. arkadaşı hans-arnold stahlschmidt le olan konuşmalarında f ile bütünleştiğini söyleyecek kadar tanır uçağını. uçak ve insanın limitleri birbirine çok benzemektedir. ufacık tefecik bir genç olan marseille'in de o insanlık dışı manevraları nasıl yapabildiğini ancak bu tanıma ekseninde değerlendiriyoruz. diğer türlü marseille'in neptünden falan gelmiş olması daha mantıklı gelecekti.

    marseille kendini ve uçağı tanıdıktan sonra meşhur kendini geliştirme aşamasına geçer. alkolü bırakır, süte geçer. zorunlu güneş gözlüğü uygulamasını sık sık delerek çölde gözlüksüz dolaşır. elinden geldiği kadar da çok güneşe çıplak gözle bakarak, koca bir güneş tarlası olan sirenaik* çöllerinde düşmandan erken davranma olasılığını zorlar. temiz geçen her uçuşundan sonra kalan mermisini dağa taşa sıkarak nişancılığını geliştirir. arkadaşlarını dairesel dönüşler yaptırarak hangi saniyede ve salisede düşmanı nişangahında göreceği üzerine talimler yapar. asla bir protokol olamayacak kendi stilini bu sırada geliştirir. klasik arkadan yaklaşma / vurma üzerine olan her olasılığı reddederek yandan yaklaşmaya çalışır. bu.. bu korkunç zor bir şeydir çünkü önünüzde açık bir hedef olsa da hızla nişangahı terketmektedir.

    örnek olarak sancaktan* gelen bir spitfire nişangahınızdan geçip solunuza doğru gidiyor ve siz onu geçiyorsunuz. klasik ritüel yarım bir loopla arkasına geçerek onu düşürmek iken (ve dünya havacılığının tüm defans protokolleri buna yönelikken) marseille hedef nişangahına girmeden sert bir manevrayla uçağını sola yatırmakta, limit teorisi grafiği gibi ona yaklaşmakta ve henüz hareket halindeyken pilotu ve motoru vurmaktadır. marseille bir hayvandır.

    bu yöntem başarıya ulaştığında marseille görülmenin hava savaşında öncelikli silah olduğunu düşünür. görülmemek için ikili (ve hatta yalnız) avlara çıkar. luftwaffe sisteminde tüm kanat adamlarının ortak iştiraki olan savaşlar gerçekten azdır. wingman denilen herze alman havacılığında uygun bir yükseklikte tehlike anında lideri koruma (ve daha çok zaferlerini onaylama) üstüne kuruludur. görülmeden şimşek gibi ingiliz, avustralya, güney afrika, özgür fransız formasyonlarına dalar. yırtar, parçalar. öyle imkansız açılardan saldırılar gerçekleştirir ki ingilizler sayıca daha çok alman uçağının birden aralarına daldığını haber verip dururlar.

    benzer bir çok hareketi olsa da marseille'in bir savunma dairesini kırışını anlatmak icap eder ki kalitesi tescillensin bilinsin.

    karşılaşan taraflar :

    raf:

    4 adet iki motorlu ingiliz avcısı 8x20mm hispano topu sayısız makineli tüfek


    luftwaffe:

    hans joachim marseille ve kanat adamı olan rottenführer 2x15mm mg151 topu 4 adet mg17 tüfek

    karşılaşma başlarken marseille kanat adamını uygun bir yüksekliğe bırakır ve kendilerinin altında çaprazlama giden ve kendilerini henüz farketmemiş avcı formasyonunun üstüne dalar. şanssızlık eseri ilk salvoları ağır avcılara pek fazla zarar vermez ve marseille tekrar yüksekliğine dönmek zorunda kalır, bı sırada ingilizler henüz başlarına ne geldi, kim nerden geldi göremedikleri için, daire oluştururlar. klasik sistemle arkadan saldıran avcı kimin arkasında olursa olsun bir ingilizin önünde olacak ve ağır silahlarıyla kırılacaktır. marseille formasyona bakar. içinden saymaya başlar. hangi saniyede nerede olması gerektiğini düşünür. formasyonun biraz arkasına dalar ve ani bir çıkışla (henüz yükselirken) bir yandan silahlarının tetiğini çeker, ilk avcı alevler içinde düşerken göz ucuyla iki önündeki avcının konumunu inceler ve nereye dalış yapması gerektiğine bakar. işte durumdan haberdar olmak* budur. yükselir ve güzel bir freefall ile yan üstten az evvel anlattığımız limit teorili saldırısını yapar. birinci ve üçüncü uçağı düşürerek diğerlerini yalnız bırakır. daireyi kırmıştır. birbirini koruyamayan ve korunduğunu düşünen dört yavaş ingiliz uçağı 2 dakikayı geçmeyen bir sürede yalnız bir alman avcısı tarafından insafsızca hırpalanmıştır. bu şans değildir. işin korkunç yanı buradadır. bu 20 li yaşlarının hemen başındaki çocuk ne yaptığını bilmektedir. kalan iki (ve daha ateş bile edememiş) ingiliz avcısının üslerini asla görmediklerini belirtmek herhalde yersizdir. alman wingman ise tepede jawohl jochen diyip durmaktadır.

    6 haziran 1942'de benzer bir hareketi 16 p40 uçağına karşı yapmış, toplam 11 dakika süren bir çatışmanın ilk 6 dakikasında 5 uçak düşürmüştür. tek başına o kadar uçağın arasında girmiş, kendine tek bir el bile ateş edilmemiştir! yaşayan p40 pilotlarının sayıca üstün bir alman formasyonuyla çatışmaya girdiğini rapor ettiklerine şaşırmamak icap eder, bilakis yirmili otuzlu gruplarla dahi tek tabanca baş edilebilecek korkunç bir virtüözdür karşılarındaki.

    skoru 150'ye yaklaştıkça almanyada ondan bahsetmeyen bir gazete manşeti, resmiyle uyumayan bir alman kızı kalmaz olmuştur. willy messerschmitt'e uçakta yapılacak değişimlerde yardımcı olmak için berlin'e birkaç kez gitmiş. en yüksek alman nişanı kılıçlı ve meşe yapraklı şövalye haçına mücevherle ödüllendirilmiştir. dahası bütün bunları alan en genç insandır. savaştığı insanlar yarım yamalak eğitim görmüş rus köylüleri değil batılı pilotlardır. luftwaffe için marseille'in olduğu kuzey afrika, sayılar eşit olsa da savaş bitene kadar asla olmayacak bir hava üstünlüğü demektir. tek bir insanın ülkeler arasındaki dengeleri yerinden oynatmasının en genç* sembolüdür marseille.

    22 yaşında skoru * 158'e vuran marseille almanya'nın ve büyük ihtimalle dünyanın en iyi pilotudur. alman ordusundaki en genç yüzbaşıdır. (alman ordusunda rütbelilerin erlere oranı %2.80 dir) . alman hava kuvvetleri yıldızı bf109f ile parlayan genç yüzbaşıyı süpernova haline getirmek için bf109g serisini ilk olarak çöle gönderir. bf109g2 çok sevilen bir uçak değildir. airframe zorlanmıştır. kolay ısınan* soğutma problemleri tam olarak giderilemeden hizmete sokulmuş bir uçaktır. marseille bununla ilk görev uçuşunda ölür.

    denilen o ki bf109f'ine çok alışkın olduğu için bırakmak istememiş. ancak mareşal kesselring'in doğrudan talimatı üzerine g ile uçmaya mecbur olmuş. sakin bir uçuştan sonra evlerine dönerlerken motoru bir miktar alev almış ve kabine duman dolmuş. hemen oksijen maskesini takan ve körlemesine uçmaya devam eden marseille'i kanat adamları eve kadar yönlendirmiş. kendi hatlarına döndüklerinde telsizden son sözleri duyulmuş "bu kadar. artık dayanamayacağım. atlıyorum"

    atlamak için klasik bir sistem uygulamış. uçağını ekseni etrafında döndürerek tepetaklak yapmış ve kanopiyi açmış. ancak dumandan nereye gittiğini göremediğinden uçak aslında yere doğru hızlanmaya başlamış. bu sırada atlayınca büyük bir hızla uçağının istikamet dümenine çarpmış. ya hemen oracıkta ölmüş ya da baygın düşerek paraşütünü açamamış ve düşerek ölmüş. cesedini gidip çölden alan komutan neumann'dır.

    kesselring, galland gibi selebritilerin katıldığı bir cenaze töreniyle derne şehitler mezarlığına gömülür. italyan mühendisler ölenin önemini belirtircesine hemen oraya minik bir piramit inşa ederler. arkadaşları ise adını rütbesini ve madalyalarını taşa yazdıktan sonra tek bir kelime daha ekleyerek marseille'in durumunu özetlerler : "hiç yenilmedi"*

    mezarı ve piramidi zamanla bozulmuştur. ancak yakın zamanda jg 27den sağ kalan herkes bizzat oraya giderek yepyeni tertemiz bir mezar yaptırmıştır komutanlarına. işte buyrun:

    anglachelden alıntıdır.



     2. Dünya Savaşı ile İlgilenenler Klübü [Resimler ve Bilgiler]-[63 Kişi]
    _____________________________
    stalingradda şafak sökerken




  • benim bildiğim kadarıyla en iyi sniper bi finlandiyalı askermiş.700 den fazla leşi olduğunu duymuştum....
    _____________________________
  • quote:

    Orjinalden alıntı: manhack

    benim bildiğim kadarıyla en iyi sniper bi finlandiyalı askermiş.700 den fazla leşi olduğunu duymuştum....

    benim baktığım kaynak bir rus kaynağı idi.Bazı kaynaklarda SİMO HAYHA (FİNLANDİYA) en iyi snıper olduğu yazıyor.Şurası bir gerçekki rus ,alman ve finlandiyalılar dışında snıper lara rastlayamadım.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi hürkuş -- 6 Ocak 2008; 14:51:30 >
    _____________________________
    stalingradda şafak sökerken
  • Arşiv gibi bi konu olmuş çıkmış
    _____________________________
    Xbox LIVE:PureViolence28 Origin:Beedlee
    Steam:Beedle Psn:Beedle28
  • Otto Kretschmer
    Vikipedi, özgür ansiklopedi
    Git ve: kullan, ara
    Otto Kretschmer, (d. 1 Mayıs 1912 - ö. 5 Ağustos 1998) İkinci Dünya Savaşı'nda görev alan ünlü U-bot kaptanı.

    17 yaşına girmeden İngiltere´ye gitti ve Exeter´de 8 ay kalarak İngilizce öğrendi. Nisan 1930´da askeri eğitim almaya başladı. 3 ay okul gemisi Niobe ve bir yıl Emden hafif kruvazöründe görev yaptı.

    1934 Aralık ayında U-bot birimine transfer olduğu Ocak 1936 yılına kadar, hafif kruvazör Köln´de görev yaptı. Bu birimde çok katı bir savaş öncesi dönemi U-bot subaylığı eğitimi aldı. İlk denizaltı komutanlığını U-35´de yaptı ve 1937 yılında İspanya İç Savaşı sırasında İspanyol sularında devriye görevlerinde yer aldı.

    Eylül 1937´de U-23´e atandı. Savaşın başlaması ile de ilk gemisini İskoçya´nın doğusunda Kuzey Denizi'nde batırdı. İlk büyük başarısını ise 12 Ocak 1940´da Danimarka bandıralı 10.517 tonluk Danmark gemisini batırarak kazandı. Bundan yaklaşık bir ay sonra da 1375 tonluk İngiliz destroyeri HMS Daring´i batırdı.

    U-23´den Nisan 1940´da ayrıldı ve ismi ile anılmaya başlayacak olan U-99´a atandı. 2 aylık bir eğitimden sonra U-99 Kiel´i terk ederek ilk seferine çıktı. Gelecek aylarda konvoylara karşı su üstünden geceleri yaptığı hücumlarla ünlenecek olan Kretschmer´in açtığı yolda "Bir torpido... bir gemi" sözü bütün denizaltıcılarca şiar edinilecekti.

    En önemli başarıları silahlandırılmış ticari kruvazörler Laurentic (18.724 ton), Patroclus (11.314 ton) ve Forfar (16.402 ton)´ı batırmak oldu. Kasım 1940´da batırdığı bu üç gemi toplamda 46.000 tonu geçiyordu ve bir daha bırakmamak üzere tonaj krallığına yerleşmesini sağladılar.

    Son seferinde Schepke´nin komutasındaki U-100 ile birlikte 11 gemi batırmayı başardılar. Bütün torpidolarını harcayarak dönüş yoluna geçmiş olan U-99 HMS Walker tarafından su altı bombaları ile saldırıya uğrayacak ve aldığı yaralar nedeniyle su üstüne çıkmak zorunda kalacaktı. Su üstüne çıkar çıkmaz HMS Walker üzerlerine makineli tüfeklerle taciz ateşi açmaya başladı. Bundaki gayeleri personelinin denizaltıyı terk etmesini sağlamak ve batmasına izin vermeden ele geçirmekti. Normal şartlarda sabotaj ekibinin denizaltının makine dairesinde imha patlayıcılarını çalıştırıp geminin batmasını sağlaması gerekirdi ancak cephaneliğin kapısının sıkışması sonucu bunu başaramadılar. Bu durumu sezen çarkçıbaşı Schröder sarnıçların vanalarını açıp denizaltının içinin su ile dolmasını sağlamak üzere içeri atladı. Sarnıçların açılması ile birlikte de U-99 son kez okyanusun derinliklerinde çarkçıbaşısı ile birlikte sonsuza kadar kayboldu.

    İkinci Dünya Savaşı'nda toplam 100.000 ton üzerinde gemi batıran 34 U-bot komutanı vardır. Otto Kretschmer, 17 Mart 1941´de denizaltısı (U- 99) batırılıp esir alındığı güne kadar 47 gemiyi batırmayı başarmış ve toplamda 274.333 tonluk skoru ile savaşın en yüksek tonajda gemi batıran kaptanı olma unvanını kazanmıştır.

    Esir alındıktan sonra 6.5 ay boyunca İngiltere´de savaş esiri olarak tutuldu. İngiltere´deki esaret günlerinden sonra Kanada´ya sevk edildi ve 4 yıl da oradaki Bowmanville kampında (Kamp 30) esir tutuldu. Bu kampın Alman sorumlusu olarak esaret hayatını 1947 Aralığına kadar burada sürdürdü.

    1955 yılında yeniden kurulan alman donanmasına katıldı ve 1. Eskort Birliğinin komutanı oldu. 1958 Kasımında Amfibik Birlikler komutanlığına atandı. 1962 - 1965 yılları arasında NATO bünyesinde çeşitli kademelerde görev aldıktan sonra Mayıs 1965´te NATO Baltık Filosu komutanlığı görevine getirildi. 1970 Eylül ayında Filo Amirali olarak emekli oldu.

    1998 yazında geçirdiği bir kaza sonucu Bavyera´da bir hastanede yaşama veda etti.



     2. Dünya Savaşı ile İlgilenenler Klübü [Resimler ve Bilgiler]-[63 Kişi]


     2. Dünya Savaşı ile İlgilenenler Klübü [Resimler ve Bilgiler]-[63 Kişi]


     2. Dünya Savaşı ile İlgilenenler Klübü [Resimler ve Bilgiler]-[63 Kişi]



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi hürkuş -- 7 Ocak 2008; 21:23:18 >
    _____________________________
    stalingradda şafak sökerken




  • GÜNTHER PRİEN

    en iyi u-boot kumandanlarından biridir. 1908 `de doğmuş 1941`de görev başındayken ölmüştür. kariyeri boyunca 200.000 tona yakın 31 adet gemi batırmıştır. u-47`nin komutanıdır. 1931`de donanmaya katılmıştır, 1935`te u-boot bölümüne atanmıştır. en başarılı görevi ve onu tüm dünyaya tanıtan işi 1939 yılında scapa flow`da demirli bulunan ingiliz donanmasına sızarak " hms royal oak " sancak gemisini suyun dibine göndermesi olmuştur. bu başarısından dolayı churchill bile bu adamı takdir etmek zorunda kalmıştır. kendisi 1941 yılına kadar en başarılı kumandanlardan biri olarak müttefik gemilerinin canına okumuştur. 31 gemi batırmıştır.1941 `de u-47 ile birlikte batarak ölmüştür.pillow
    operation mindcrime

     2. Dünya Savaşı ile İlgilenenler Klübü [Resimler ve Bilgiler]-[63 Kişi]


     2. Dünya Savaşı ile İlgilenenler Klübü [Resimler ve Bilgiler]-[63 Kişi]



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi hürkuş -- 7 Ocak 2008; 21:38:30 >
    _____________________________
    stalingradda şafak sökerken




  • işte u- 47 ve royal oak




     2. Dünya Savaşı ile İlgilenenler Klübü [Resimler ve Bilgiler]-[63 Kişi]





    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi hürkuş -- 7 Ocak 2008; 21:44:42 >
    _____________________________
    stalingradda şafak sökerken




  • 
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.