Yüzbaşı
25 Aralık 2007
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
0 üye
Görüntülenme
Toplam: 32 (Bu ay: 1)
Gönderileri
Yaklaşık 3 yıl önce ikametgah adresimi değiştirdim. Şu an farklı bir ilde yaşıyorum fakat aile hekimim eski adrese göre görünüyor. Öğrenciyim.
Bugün istediğim bir doktora gitsem, "aile hekimim olmanızı istiyorum" diyebilir miyim? Yoksa ikametgah istenen, prosedür işleri var mı?

Bugün olan bir sınavıma rapor almam gerekiyor, bu yüzden bugün için biraz acil.

Veya direk istediğim doktora gidip "bana rapor yazar mısınız" diyebilir miyim?

Şimdiden teşekkürler.
Macro çekim değil Hayyam' da bulunan Macro Foto Market ile ilgili benim sorum. Online alışveriş yapmak istedim sitelerinden, fakat üyelik için istedikleri bilgiler pek de internet ortamında vermek istediğim türden bilgiler değil. Vergi dairesi ve vergi/tc no istiyorlar. Neden isterler ki bunu üyelik için? Bildiğim kadarıyla güvenilir bir dükkan.
Buradan alışveriş için (Eskişehir'de oturuyorum) ne yapabilirim? Alacağım şey de basit bir parasoley.
İyi akşamlar herkese. Biletway diye bir site duydum voleybol federasyonu ile anlaşma yapmışlar, maç biletlerini satıyorlar. Daha önce buradan bilet alan var mıdır?
Kabaca, ölen bir kişinin belli bir süreliğine de olsa tekrar dirilmesi olayına lazarus sendromu deniliyor. Peki bunun tıbbi açıklamasını yapabilecek olan birisi var mı? Neden böyle bir şey oluyor yani.
Soru açık arkadaşlar. Helios 44m-6 objektifim var, 58mm. Arada canım sıkıldıkça içini açarım, diyafram bileziğini, diyafram bıçaklarının çalışmasını sağlayan pimi, diyafram mekanizmasını, 3 merceğini vs vs, ulaşabildiğim ne varsa herşeyini çıkartır temizler tekrar toparlarım. Analog makinamda deneme fırsatı bulamadım henüz ama d7000'e adaptör yardımıyla bağladığımda, ne kadar net çekersem çekeyim flu çıkıyor fotoğraflar. Tam keskin fotoğrafları ise netlemeyi biraz flu bıraktığımda elde ediyorum. Yani şöyle anlatayım mesela 50cm mesafedeki bir objeyi fotoğraflıyorum. Objektifi 50cm'e göre değil de 48cm'e göre ayarladığımda fotoğraf net çıkıyor. 50cm'e göre ayarladığımda ise biraz flu çıkıyor. Acaba adaptörden kaynaklanan bir sorun mu yoksa ben temizlerken birşeyleri yanlış mı yaptım var mı bir fikriniz?
Geçen günlerde yaptığım dr466 incelemesinden sonra bugün de dr467 incelemesi ile buradayım. Dr466' yı, bilgisayar bölmesinin küçük gelmesinden dolayı satıp yerine dr467i aldım. Temelde tamamen aynı çantalar olduğu için bu incelemeyi farklı yapmak istedim. Videoya aldım. Youtube'a yüklerken çok beklemeyeyim diye videoyu d7000' in en kalitesiz ayarlarında çektim, ona rağmen 450mb tutup upload 2 saat sürdü. Keşke 1080p çekseydim diye üzülmedim değil..



Video yüklemedeki yardımı için ayhan_eee teşekkürler

Bir de videoda göstermeyi unuttuğum ve gösteremediğim bir iki şey var. Onların da fotoğraflarını çektim.

Çantanın günlük kullanım gözünde bir fermuar var.


Bu fermuarı açarak çantayı bir fotoğraf makinesi çantasından normal bir çantaya dönüştürebiliyorsunuz.





Video çekimi sırasında tripodu kullandığım için tripod gözünü gösterememiştim. Buyrun;


Ve videoda çantayı sırtımdayken tam gösterememişim. Buyrun çanta sırtımdayken;
Merhaba arkadaşlar. Pek de uzun olmayan ama yoğun bir şekilde yaptığım araştırmalar sonucunda bu çantayı aldım. Almadan önce seçeneklerimi 3' e kadar düşürmüştüm. Lowepro Computrekker AW, Caselogic DCB 309 ve Kata DR467i(evet dr467i yerine dr466i aldım. 467i bu çantadan biraz daha büyük). Hepsinin ortak özelliği dslr bölmeleri dışında lap top bölümlerinin de olması. Kata seçmemin en önemli nedeni ise günlük kullanım bölümünün daha çok hoşuma gitmesi. Ufak bir inceleme yaptım buyrun;

Çantamızın önden görünüşü bu şekilde.


Fotoğraf bölümünün açılmış hali.


Bunu daha fazla ayrıntılandırmak gerekirse. 18-105 takılı D7000 gövde ortada. Sol tarafta görünen, yere paralel bir şekilde yatırılmış olan pentacon 200mm objektif. Sağ tarafta ise Orijinal kutusunda Jupiter9 85mm ve kılıfsız bir halde Helios 44m-6 58mm objektifler var. Çantayla birlikte 2 büyük, 3 küçük sünger geliyor. Küçüklerin bir tanesini 85mm ve 58mm objektifleri ayırmak için kullandım, diğerini 18-105' in üstünü örtmesi için kullandım, diğeri de arttı. Bu fotoğrafı çektikten sonra düzenlemeyi değiştirdim ve 18-105' in üstünü örten ve fazla olanı çıkartıp, D7000' i yan koyarak süngerleri 18-105' in altına destek olarak koydum.
Eğer 200mm objektifi yere paralel değil de dik bir şekilde koyarsam, gövde üzerindeki objektif hariç 4 objektif alabiliyor bu bölüm.
Bir diğer güzel özelliği ise bu bölümün bir bütün halinde çantadan ayrılabilmesi. Böylece çantayı günlük bir sırt çantasıymış gibi kullanabiliyorsunuz. Günlük kullanım bölümünün tabanındaki fermuarları açarak daha geniş bir kullanım alanına sahip olabiliyorsunuz.

Burada çantanın ön yüzünde bulunan 3 tane gözü görebilirsiniz.


Yanlardaki 2 göz, ortadakine göre biraz daha küçük tabi ki. Ben birisinde filtre kutusunu, diğerinde ise flaş bellek, gövdeyi tripoda bağlamak için gerekli olan o vidalı parçayı vs saklıyorum. Her iki gözde de başka şeyler koymak için yeterince alan kalıyor.
Ortadaki göz ise diğer iki ufak gözün toplamından biraz daha büyük. Parasoley, mendil, temizleme bezleri vs pek çok şeyi orada saklıyorum. Fazlasıyla alan boş kalıyor.

Bu da günlük kullanım bölmemizin 2 farklı fotoğrafı.




Dik olarak rahatlıkla 3 su şişesi alabilir. 4. için biraz zorlanabilir ama onu da alır diye tahmin ediyorum. Ben kitap, gözlük kutusu, mp3 player ve çantanın yağmurluğunu koydum. 1 su şişesi ve atıştırmalık bir şeyler koymak için yeterli alan kaldı. 2 tane kalem cebi var. Sol tarafta telefon koymak için ağzı bir kayışla kapalı olan bir cep, sağ tarafta ise not defteri koyduğum bir cep var.
Bu bölmenin dibi bir fermuarla çantanın dışına tutulu duruyor. Bu fermuarı açarak yukarıda bahsettiğim daha geniş alana sahip olma olayını gerçekleştirebiliyorsunuz.

Çantanın yanında ufak bir fermuarlı bölme var.


Bu bölme içinde bir file barındırıyor. Teoride su şişesi koymak için bir file gibi görünse de fotoğrafta üst tarafta düğümlü duran kayışı çözerek bu fileyi bir tripod askısı haline getirebiliyorsunuz. Benim hama omega premium iii tripodum bu çanta kadar. Tek ayağını fileye sokuyorum, gövdeyi de kayışla sabitleyerek sağlam bir hale getiriyorum.

Gelelim çantada "benim hoşlanmadığım" tek yöne.


Çanta ararken en büyük önceliğim lap top bölmesi olan bir çanta olmasıydı. Bu çanta 15" bilgisayar alabiliyor fakat benim widescreen 15.4" dizüstü bilgisayarım, ancak ve ancak, çantanın lap top bölümünün dibine koyulan "ekstra" koruma süngerini çıkarttığımda sığdı(bu sünger olmadan da fazlasıyla koruma sağlanabiliyor. Olmazsa olmaz bir sünger değil yani) Sığdı ama köşeleri çantadan biraz dışarıda kaldı. Çantanın fermuarlarını kapattığımda köşeler çok zorluyor çantayı. Bu haliyle kullanılmaz mı? Kullanılır.
Daha küçük bilgisayarlar için de ideal bir koruma sağlıyor.

Çantanın sırt kısmı fazlasıyla konforlu.


Özellikle bilgisayarı ve tüm ekipmanı koyunca ağırlaşıyor çanta ama şimdiye kadarki kullanımımda bana bir sıkıntı yaratmadı bu ağırlık. Bir tane belinizde, bir tane de göğsünüzde olmak üzere iki tane klipsli kemeri var. Özellikle göğüste olan kemer çok işe yarıyor.
Bir de tekerlekli valizlerin taşıma kollarına geçirmek için bir bant var çantanın sırtında. Ortadaki yuvarlağın içinde görebilirsiniz fotoğrafta. Çok işlevsel bir şey gibi duruyor.

Çanta bir adet yağmurlukla geliyor.


Henüz test etme imkanım olmadı yağmurluğu ama su geçirecek gibi durmuyor pek. Bu yağmurluk hakkında en çok hoşuma giden şey, yağmurluğu çantanın dip kısmına klipsli bir mandal yardımıyla sabitleyebiliyorsunuz. Aynı şeyi cırt cırtlı iki tane "şey"(bulamadım bunlara bir kelime) yardımıyla çantanın kollarına sabitleyerek de gerçekleştiriyorsunuz ve yağmurluğun lastikleri dışında çıkmasını engelleyecek 2 ekstra güvenliğiniz daha oluyor.


Genel olarak çantamız bu. Bilgisayar konulmuş haliyle ve fotoğraf bölmesinin dışarıda olduğu durumda birer fotoğraf daha çekmeliydim biliyorum ama inanın çok zor geldi Mümkün olduğunca betimlemeye çalıştım. Umarım inceleme yararlı olmuştur.

Ben almak isteyen herkese rahatlıkla tavsiye edebilirim bu çantayı. Kesinlikle pişman olmazsınız.

Herkese iyi forumlar

Ekleme: Sanırım yanlış yere açtım konuyu. Özür dilerim bunun için.
Ekleme2: Bir ilginç şey de, çantayı yeni almış olmama rağmen satıyorum arkadaşlar. Nedeni dr467i alacak olmam. İlgilenenler pm atabilir
National Geographic Traveler dergisi Nisan sayısında "kuş göçünü kaçırmayın..." başlıklı bir yazı var. Yazar ve diğer gerekli bilgileri vererek alıntılamak istedim. Eğer problem oluşturabilecek bir şey var ise lütfen uyarın, gerekirse konuyu silebilirim


"...Kıtaların birbirine yaklaştığı bir noktada bulunan ve bu nedenle de göç yolları üzerinde yer alan Türkiye, 400' den fazla düzenli türle, kuş açısından oldukça zengin bir gözlem olanağı sunuyor. Kuş gözlemi yılın her ayı, hemen her yerde yapılabilse de, türler mevsimsel ve coğrafi dağılımına göre yıl içinde aynı yoğunlukta olmuyor.
İlkbahar ayları, kuşların daha renkli tüylere bürünmeleri, çok sık ötmeleri, üreme öncesinde daha rahat görülmeleri ve yoğun sayılarda geçit yapmaları nedeniyle kuş gözlemcilerinin en çok gözleme çıktığı aylar.
Kuşların gün içindeki hareketliliği sabahın erken saatlerinde artıyor, gün ortasına doğru duruluyor, akşamüstü yeniden hareketleniyor. Bu nedenle şafak vakti arazide bulunmak gözlemi zenginleştiriyor. Kuş gözlemcileri sabah saat 10.00' dan önce yapılan gözlemlerin son derece verimli olduğunu belirtiyor. Ancak bu gözlemler tür grupları arasında da değişkenlik gösteriyor. Süzülen göçmen kuşların geçişi öğle saatlerinde yoğunlaşırken, su kuşları akşamüstü çok aktif olabiliyorlar. Baykuşlar, çobanaldatanlar ve balabanlar ise geceleri aktif. Türkiye' de bugüne kadar keydedilmiş toplam 460' ın üzerinde kuş çeşidi var. Bunların yaklaşık 400' ü düzenli gelen, diğer 50-60' ı ise rastlantısal konuk dediğimiz, olağan yayılış alanının dışında görülmüş, yani yolunu şaşırmış kuşlar. İstanbul' da da bugüne kadar 315 tür belgelendi. İstanbul, hem göç yolları üzerinde olması, hem de Karadeniz-Akdeniz iklimleri arasındaki konumu ve barındırdığı göl çeşitliliği ile zengin bir gözlem bölgesi.
...

En iyi 10 Gözlem Noktası
Göksü Deltası (Mersin)

Türkiye' de en çok tür görülen alan sıfatını taşıyor. Burası, göçmen kuşların Akdeniz' i geçtikten sonra konaklayabileceği ilk durak olma özelliğini taşıyor. Tatlı ve acısu gölleri, sazlıklar ve kumullar gibi çok çeşitli habitatlar sunuyor.
Yaz aylarında dik kuyruklu ötleğen, arapbülbülü, turaç ve İzmir yalıçapkını gibi Akdeniz'e özgü türler burada rahatlıkla bulunabilir. Kış aylarında gelen sukuşlarıyla beraber büyük orman kartalı, turna ve ada martısı gibi nadir türler sayıca bol.

Gediz Deltası (İzmir)

İzmir' in hemen yanı başında, Gediz Nehri' nin deltası tatlı ve tuzlu farklı ekosistemlerin bir arada barındığı çok zengin bir sulakalan. Alana girişten itibaren baskın tür olan flamingolar dışında tepeli pelikan, sumru ve martılar, kıyıkuşları, mahmuzlu kızkuşu ve küçük kerkenez yaygın türler. Flamingo ve pelikanları yıl boyunca görebilirsiniz.

İstanbul Boğazı

Her yıl 400 bin leylek ve 200 bin yırtıcı kuş Afrika ve Avrupa arasındaki göçleri sırasında İstanbul Boğazı üzerinden geçit yapıyor. İlkbahar'da Rümelikavağı ve Garipçe tepelerinden, sonbaharda ise Küçük ve Büyük Çamlıca tepelerinden bu muazzam göç olayı izlenebilir. 25 Mart - 15 Nisan veya 15 Eylül ve 5 Ekim arasında göç izlemeye giderseniz, kara leylek, yaz atmacası, arı şahini, küçük orman kartalı veya yılan kartalını kaçırmayın.

Kızılırmak Deltası (Samsun)

Bafra Ovası, aslında Türkiye' nin en bakir ve büyük sulakalanlarından. Yüksek kuş popülasyonlarını alana girer girmez hissedebilirsiniz.
Sulak bölgelerin çevresinde kara leylek, turna, sazhorozu, erguvanî balıkçıl ve saz delicesi görülmesi gereken türler. Ziyaretçi merkezini ve Cernek yolundaki gözlem kulesini mutlaka ziyaret etmelisiniz.
Cernek Gölü'nde Ondokuz Mayıs Üniversitesi'ne ait bir halkalama istasyonu bulunuyor. Mart ve mayıs arası en hareketli ziyaret zamanı.

Sultansazlığı (Yeşilhisar, Kayseri)

Sultansazlığı, Doğu Akdeniz göç yolu üzerindeki en önemli sulakalanlardan. Alan çok büyük olduğundan, en iyi araçlar gezilebilir. Nevşehir ve Kayseri'den araç kiralamak mümkün. Sazlıklarla kaplı göllerde yapacağınız kayık turlarıyla dikkuyruk, bıyıklı sumru, karabaş martı, Macar ördeği ve kızıl boyunlu batağan gbi türleri görebilirsiniz. Camız Gölü'ndeki gözlerm kulesine uğramayı unutmayın.

Manyas Kuş Cenneti (Balıkesir)

Bandırma'daki Manyas Kuş Gölü, ağaçta yuvalayan karabatak, balıkçıl, çelikçi ve kaşıkçı türleri için en önemli üreme kolonisi.
Gölün kuzeyindeki Kuşcenneti Köyü'nde bulunan ziyaretçi merkezinden kapsamlı bilgiler alabilir, kuleden gözlem yapabilir ve kameralı sistem sayesinde kuşları yakından inceleyebilirsiniz. Tepeli pelikan, gece balıkçılı, küçük karabatakları özellikle mart ve ekim arasında görebilirsiniz.

Kızılcahamam Ormanları (Ankara)

Ankara'dan Bolu'ya giderken bir saat uzaklıkta bulunan bu eski Milli Park, yurtucu kuşlar cenneti. Özellikle soyu tükenmekte olan kara akbabalardan 7-10 çift, en yaşlı karaçamların tepelerinde yuvalıyor. Kara akbabanın dışında sakallı, küçük ve kızıl akbaba, kaya kartalı, şah kartal, çakır kuşu ve şahin de bulunuyor. Aşağıdaki milli park kapısından yukarıya kadar devam eden halka yol toplam 6 saatte yürünebiliyor. Kışın yürüyenler ayı ile karşılaşmaya hazırlıklı olmalı.

Kulu Gölü (Konya)

Ankara' nın 100km güneyindeki bu bozkır gölü, nisan-eylül arasında bir vaha. Deniz kenarında olması beklenen binlerce martı gölün ortasındaki adalarda yuvalıyor. Göl yüzeyinde binlerce flamingo, suna, angıt ve dikkuyruk görebilirsiniz. Kıyılarda akça cılıbıt, kulıgaga ve uzunbacaklar var. Çevredeki tarlalarda boğmaklı toygar, kızıl şahinler bol.

İğneada Longozu (Kırklareli)

İğneada subasar ormanlarında yıl boyu 200'e yakın kuş türü görülebiliyor. Alanda çopk sayıda yırtıcı kuş (özellikle ak ve kara leylek) ve su kuşları (balıkçıllar, kazlar, ördekler, su tavukları, yağmurcunlar vb.) gözlemlenebiliyor. Subasar ormanlarında yırtıcılardan ak kuyruklu kartal, küçük orman kartalı ve delice doğan ürüyor. Alanda kuş gözlerken tilki, yaban domuzu, susamuru ve yunusa da rastlayabilirsiniz.

Demirkazık, Aladağlar (Niğde)

Aladağlar, Toros silsilesindeki en yüksek zirveleri barındıran, ancak gezmesi zor bir bölge. Bu zorluğu göze alanlar, duvar tırmaşıkkuşu, urkeklik, kar serçesi, kara iskete ve alamecek gibi çok özel türlerle ödüllendirilir. Ziyaret zamanı: Mayıs-eylül arası."


National Geographic Traveler Dergisi, Nisan Sayısı, sf 50-51-52
Yazı: Kerem Ali Boyla


Ekleme: Eğer imkanınız varsa bu ay National Geographic dergisini mutlaka alın. Verdikleri traveler ekinde hem bu yazının tamamı var, hem de sonraki sayfalarda bitkilerle ilgili güzel bilgiler var. Doğa fotoğrafçıları için süper bir kaynak olmuş.
...
Yeni bir tartışma konusu başlatmak istedim beyler bayanlar. Merak ediyorum, en başarılı fotoğraflarda acaba fotoğrafı çeken kişinin adının da etkisi var mıdır. Mesela aynı fotoğrafı, aynı ayarlarda iki farklı kişi çeksin. Birisine a diyelim, birisine de b. A, dünyaca ünlü bir fotoğrafçı, b ise kendi halinde fotoğraf çeken bir arkadaşımız. A' nın çektiği fotoğraf ve b' nin çektiği fotoğraf tamamen aynı. Bunlar yayınlandığı zaman benim tahminime göre A' nın çektiği fotoğraf B' nin çektiği fotoğrafa göre daha başarılı bulunacaktır. Sizce de öyle olur mu? Neden?

Buradan bir çıkarımda da bulunabiliriz. Bazı fotoğraflarımız, bu işi yapan dünyaca ünlü bazı fotoğrafçıların çektiklerinden daha iyi olabilir. Gerek kadraj olsun gerek başka şeyler. Ancak diğer fotoğrafları çeken kişi, bu piyasada isim yapmış biri olduğu için sizinkilerden her halükarda daha iyi olacaktır. Doğrudur yanlıştır, bunu da tartışabiliriz

Ekleme: Bir iki fotoğrafla örneklersek daha doğru olur diye düşündüm.

http://www.chasejarvis.com/index.php#mi=2&pt=1&pi=10000&s=0&p=15&a=0&at=0
http://www.chasejarvis.com/index.php#mi=2&pt=1&pi=10000&s=0&p=12&a=0&at=0

Bu ikisi, Chase Jarvis' in iki farklı albümü. Şu aşağıdakiler ise 500px fotoğrafları arasında gözüme çarpanlar.

http://500px.com/photo/3078782
http://500px.com/photo/4014688
http://500px.com/photo/2886077
http://500px.com/photo/3988101
http://500px.com/photo/2072439

Evet Chase Jarvis çok başarılı bir fotoğrafçı. Fakat şu 500px linklerinde dahi o albümlerdeki bazı fotoğraflardan daha güzel şeyler bulabiliyoruz. Ama sırf "marka adı" var diye birisi 3-5 kişinin oylamasına sunulup sayfalar arasında kaybolurken, diğeri medya önüne çıkıyor ve beğenilmeme ihtimali çok azalıyor.
Hakkında
Konum: Eskişehir
Forum İmzası:
McYC ~ Soul of Spirit

D7000 - Zenit 122 - Lubitel 2 - Nikon FM
Nikkor 28mm AI - Nikkor 135mm AI - Nikkor 18-105vr - Nikkor 70-300vr - Jupiter9 85mm - Helios 44m6 58mm - Pentacon 200mm - Kata Dr-467i - Lowepro Stealth Reporter d550aw
Yiğitcan Sümbelli
Temel Bilgiler ve İstatistikler
Aktiflik: Şu anda DH'de değil
Son Giriş: 2 yıl önce
Son Mesaj Zamanı: 5 yıl
Mesaj Sayısı: 984
Gerçek Toplam Mesaj Sayısı: 1.104
İkinci El Bölümü Mesajları: 8
Konularının görüntülenme sayısı: 17.638 (Bu ay: 352)
Toplam aldığı artı oy sayısı: 5 (Bu hafta: 0)
En çok mesaj yazdığı forum bölümü: Fotoğraf Makineleri ve Video Kameralar
Mesajları
İkinci El Referansları
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.