Yarbay
30 Nisan 2007
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
5 üye
Görüntülenme
Toplam: 39 (Bu ay: 0)
Gönderileri
Üşenmedim konu açtım güzel film benzer tavsiyeleriniz ..


Survivre avec les loups (2007)

IMDb: 6.6

II. Dünya Savaşı yılları Brüksel, 1941... Nazi Gestapoların yakalayıp sürgün ettikleri ailenin, genç Yahudi kızı Mashi Defonseca'nın gerçek hayat hikayesinden uyarlanmış. Mashi'nin anne ve babası sürgün edilmeden önce, Belçikalı bir aile ile kızlarının saklanıp korunması ve bakımı için anlaşmıştır. Bir süre sonra yakalanma korkusu ile Mashi ailenin yanından kaçar ve ailesini bulmak için Belçika'dan Ukranya'ya kadar tüm Avrupa'yı yürüyerek geçeceği insanın kanını donduran tehlikelerle dolu dört yıl süren yolculuğuna başlar.


İmdb puanda cimrilik yapmış
24 Ağustos Cumartesi - 22:00
NATIONAL GEOGRAPHIC CHANNEL



İnançları, motivasyonları ve taktikleri ile benzersiz bir grup insan… Kıyameti Bekleyenler, bildiğimiz anlamda dünyanın sonuna hazırlanan, görmeye alışık olmadığımız tarzdaki “sıradan” Amerikalıların yaşamlarını mercek altına alıyor. Kıyameti bekleyenler, inşa ettikleri dışa bağımlılığı olmayan korunaklı yapılardan, sığınaklara kadar hayatın beklenmedik yönlerine her şekilde hazırlık yapan ve bu konuda sınır tanımayan sıra dışı insanların hikâyelerini ekranlarınıza getiriyor. Uzmanlarımız ise, en kötü senaryonun gerçekleşmesi halinde, bu insanların hayatta kalma şanslarını değerlendirecek.





Bilim insanları ilk kez, dinlenilen bir konuşmayı insan işitsel korteksinden alınan kayıtlarla yeniden oluşturmayı başardı.

Bir konuşmayı veya bir sözü algılamamız kulaktan başlayarak beyindeki işitsel kortekse kadar bir dizi işlem sonucunda gerçekleşir. Bu işlemler, iç kulakta bulunan salyangozun ('cohlea') kulağa ulaşan konuşma ve ses işaretlerini elektriksel işaretlere dönüştürmesi ile başlar. Bu dönüşümde sesin zaman, frekans gibi niteliklerine dair veriler kodlanır ve beyne özel yollarla iletilir. Bu kodlanmış veriler de beynin çeşitli işlevlerde (konuşmanın işlenmesi, sesin renginin ve yönün belirlenmesi) uzmanlaşmış özel alanları tarafından işlenir. Bu merkezlerden gelen verilerin bütünleşmesi ile işitme algımız oluşur.

Geçtiğimiz hafta hakemli açık bilim dergisi Plos Biology'de işittiğimiz konuşmaların beynimizce nasıl işlendiğine ışık tutacak nitelikte bir çalışma yayınlandı. ABD'de çeşitli üniversitelerden sinirbilimcilerden oluşan bir ekip insan beyninden alınan işaretlerle duyulan kelimeleri yeniden oluşturmayı, “seslendirme”yi başardı. Böylelikle işitsel uyaranın işitsel kortekste bulunan nöronlar tarafından hangi özelliklerine göre kodlandığı da tanımlanabildi.

Çalışmaya beyin ameliyatı olmak üzere klinikte bulunan 15 epilepsi hastası gönüllü katıldı. Çalışmada epilepsi hastalarının işitsel kortekste sözcük ve cümlelerin algılanmasından sorumlu olduğu düşünülen posterior süperior temporal girus adı verilen alanına yerleştirilen 256 kadar elektrottan ölçülen sinir hücresel yanıtlar kullanıldı.

Deney esnasında katılımcılara anlamlı veya anlamsız kelimeler ve cümleler dinletildi. Bu uyaranlar esnasında kaydedilen beyin işaretleri iki farklı hesapsal model kullanarak yeniden üretildi ve duyulan sesle modelden elde edilen ses karşılaştırıldı. Kullanılan modelleme yöntemleri, yeni sesleri yüksek doğruluk payıyla tahmin edebildi.

Çalışmanın yürütücülerinden Robert Knight “Bu çalışma insan beyninde sesin hangi özelliklerinin kodlandığını anlama yönünde çok büyük bir adım. Katılımcının duyduğu sesi yeniden üretmeyi başardık, mükemmel seviyede olmasa bile dinletilen kelimenin ne olduğunu anlayabiliyoruz” diye konuştu.

Aslında bu çalışma, dış dünyanın beynimizdeki kayıtlarının “çalınmasına” dönük ilk girişim değil. İnsan beyninin durağan ve hareketli görüntüleri nasıl kodladığını araştıran yakın zamanlı çalışmalarda da benzer başarılar elde edildi. Söz konusu bilimsel çalışmalarda deney katılımcılarına izletilen görüntüler, beyin kan akışındaki değişiklikleri ölçen işlevsel manyetik rezonans (fMRI) tekniği kullanılarak görsel korteksten alınan kayıtlarla yeniden oluşturulmuştu.

Temel bilim alanında önemli bir katkı sunan bu çalışmaların günlük yaşantımız için de anlamı var. İlerleyen yıllarda bu yöntemlerin ilerletilmesi sayesinde, inme veya çeşitli hastalıklar nedeniyle konuşma güçlüğü olan insanların iletişim kurabilmesine izin veren nöroprotezler geliştirilebilir.
Nitekim “zihin okuma” her ne kadar olumsuz çağrışımlar yapsa da, yalnız dış-seslerle değil, iç-konuşmalarla da etkinleşen bu beyin bölgelerinden alınacak işaretlerin sese dönüştürülmesi ileride konuşamayan kişilerin düşüncelerinin seslendirilmesinde kullanılabilir.

Şekil 1:



Şekil 2:


Ses dosyası 1: Yeniden üretilmiş ses. Her kelime katılımcı tarafından duyulan ses, doğrusal ve doğrusal olmayan modelle yeniden üretilmiş ses olarak sunuluyor. (Dinletilen kelimeler 'waldo, structure, down, doubt, property, pencil')

Kaynak: Pasley BN, David SV, Mesgarani N, Flinker A, Shamma SA et al. 2012 Reconstructing Speech from Human Auditory Cortex. PLoS Biol 10(1):e1001251.doi:10.1371/journal.pbio.1001251








Yâre sitem yüklü hecelerle seslenmenin, kurdeşen sancılara ilişmekten; dahası, tâ derinlerden fışkıran bir hisle çelişmekten korkmayanların hamurundan yoğrulur aşk. Aşk, Yunus'ları Yunus, Yavuz'ları Yavuz eyleyen, bülbül misâli güle şarkılar söyleyen, âheste bir rüzgârın kod adıyla semaya kanat vurduğu demlerin esrârı değil de nedir?

Yıldırımların ayağı takılıp da düşerken göklerden, bir âşığın yüreciğinde hengâmelere meydan açar ayrılıklar? Hicrân içre dokunaklı matemlere dönüşüveren vuslat ardı sabahların, mesnetsiz gözyaşlarıyla yıkandığını bilmeyen biçârelerden medet ummayalı, ennihayet bir yârin gözlerine göz yummayalı çok vakit oldu? İlhamlar küstü bahara? Goncalar gül olmak makamına ermeden soldu? Kime ne söylesem, kime ne desem? Bilemiyorum
Sen değil misin beni Yusuf'un atıldığı kuyularda, sonsuz hüzünlerin dün ve yarına çok uzak kaldığı bir yokluğa mahkum eden? Uzak ufuklardan süzülen gölgelerin kanat izinde yitirdiğim sen! Yedi Tepe ile avunmakta mısın? Hâlâ? Evet hâlâ ruhumun taarruzlarıyla aşındırmaktan bıkmadığım inat kalesini savunmakta mısın? Gürz olup indin ya başıma! Ilık bir ecel misâli karışıp, vâveylâlar ile cemre olup sindin ya gözyaşıma? Diyecek bir şey kalmadı ey per-i efsâ!
Şiirimi kadınsız, dilimi adınsız ve şu perişan ömrü murâdınsız koydun ya? Beni bir nefeste tüketerek, bir şairin ruhunu içmenin dehşetengiz zevkine doydun ya?. Cehennemin kapılarında karşılaşmaktan da korkmazsın artık?! Yürü? Başın dik, bahtın eğik? Yürü? Adımların âheste? Dilinde o beste? Ve? Elinde? Elinde, kalbimin alfabesiyle yazılmış Berceste? Yürü? Peşin sıra savrularak akan bir ırmağım şimdi Sen çölüm oldun. Önce gülüm oldunVe işte? Kapıma dayanan ölüm oldun
Karadır rengi, beyaza küsen her kelâmın. Ne sen varsın, ne hâyâlin ne de bir selâmın! Hani? Hani zaman parmağına dolarken şu cânı? Kırgınlıkların avucuna bırakmayacaktın o son ânı? Sana senden ilticâ eder oldum artık? Bir zavallı mektup bu aşk? Bir ucu yanık, bir ucu yırtık? Şirpençelere mekân olan gönülden firar etmen boşa?! Sen ebediyen mahpussun gözlerimde? Baktığım aynalardan sıyırdığım yüzünü, yüzüme yüz diyerek giydim bundan sonra? Bu sebepten ey Gam Gülü! Sen ben ağladıkça gülemezsin! Yalvarma sakın ecelim gelsin diye? Ben sana ermedikçe? Sen seni benden esirgedikçe? Ölemezsin! Çünkü beni turâb ettin ayağına? Ben sarmaz isem seni, turâba ne yüzle varacaksın? Kendini önce benimle sonra turâb ile karacaksın?. Dil, şâd olmaktan gayrı; senle dert aşına ekmek banmayı dilerken? Yürü kahrın karanlık yurduna?.
... / ...
Güvercinlerin âhı, şadırvanların sesi?
Ötelerden duyulur, gözyaşımın bestesi?
Kedere yâr eyledi gönlümün bercestesi?!
Çerağda gam, dilde gam; beyhude gül destesi?
Elif aşktır, nun sabır; elifteyim, hem nunda !
Ney misâli inlerim, her şiirin sonunda?

Gece bir uzun yokuş, basamak basamak gam!
Ömür çöl, vuslat serâp ve dahi susamak gam?
Kış hasreti içinde başlar baharla kavgam,
Çiğ düşen sabahlarda solar en körpe şıvgam?
Elem yârdır, gam yârdır, yârdan öte yâr gelir!
Nâfile? Her dem beni masaldan sayar gelir?

Gör ki masal değilim, solur mu hiç masallar?
Özür dile! İnsafsız olur mu hiç masallar?
Kaldı ki gönüllerde, öfke kılınç mı sallar?
Çaresiz sahillere vurmaya mecbur sallar?
Erdem imiş, şân imiş? Aşkta alperen olmak!
Nihâyet sevdâ için, kör bakıp gören olmak?

....../......

Kör bakıp gördüğüm sen isen? Beni benden edene; gözüme, sözüme haciz koyana boynum büküktür?
Unutma! Yenilenler her daim yenenlerden büyüktür?

Güçer kafa
İşe gelirken alt geçit girişindeki reklam tabelalarında büyükçe " Seferleri arttırdık " yazıyordu. Seferlerden kasıt hızlı tren seferleri. Ancak artırmak sözcüğü kök olarak " art" kökünden geldiğine göre bu cümleninde öznesi " 3. çoğul biz " olduğuna göre cümle etken değil midir?

Bu durumda " arttırmak " yanlış kullanım mı ?
Eski gözden kaçmış yada unutulmuş güzel parça tavsiyeleriniz. Pop , rock , rap, sanat müziği ... türü fark etmez


El yazısının adli tıp metodlarıyla bilimsel incelenmesi kişiler hakkında başka türlü elde edilemeyecek bilgiler sağlar.

Sevdiğimiz-sevmediğimiz, çekindiğimiz ya da sadece merak ettiğimiz kişilerin el yazısının incelenmesi bilmek istediğimiz tüm noktaları bize açıklar.


Benim el yazım her gün değişir! Acaba neden ?

Peki değişmeyen şeyler yok mu? Hepimizin yazısı günden güne değişiklik gösterebilir. Uykusuz bir günümüzde yazdığımız yazı, yorgunken ya da çok acelemiz varken yazdığımız bir yazıdan çok farklı olabilir. Bazı şeyler ise hiç değişmez. Yorgun da olsak cömert, acelemiz de olsa çapkın, uykusuz da olsak zeki olduğumuz gerçeği değişmez. Hem ruh hem beden durumumuzu ister istemez yazımıza yansıtıyoruz; zaten başka türlüsü mümkün değil. Düşünün: yorgunluk ve sıkıntımız yüzünden bile hemen değişiklik gösteren yazımızın bir kalp hastalığı gibi, vücudumuzu çok daha derinden etkileyen bir şeyi ele vermemesi mümkün mü?

Grafoloji nedir ?

Grafoloji ya da Türkçe ifadesiyle Yazıbilim işte bu sorulara yanıt verir. Grafoloji adı üstünde ne bir fal ne bir medyumluktur, pozitif bir bilim dalıdır. Eldeki verileri değerlendirerek sonuçlara varır. Gerekli verilerin hepsi kişinin el yazısında bulunur.

Grafoloji Türkiye'de biliniyor mu ?

Aslında grafoloji Türkiye'de yıllardır biliniyor. Yazısının özellikleri kendini ele vermesin diye gazete sayfalarından kestikleri harflerle mektuplar yazan casus ya da katilleri filmlerde görürüz. Gerçekten de Türkiye dahil birçok ülkede polis grafoloji biliminden yararlanır ve bıraktıkları yazılardan faydalanarak suçluların özelliklerini bulabilir.

Hiç dikkat ettiniz mi? Eleman arayanlar sayfasındaki ilanlarda "el yazısıyla doldurulmuş form" ya da özgeçmiş isteyen firmalar vardır veya iş başvurusuna gittiğinizde size sözlü olarak sorular sormakla yetinmez mutlaka yazılı bir form doldurturlar. Gerçek profesyonel kurumlar bu yazıları bir uzmana inceletip iş için gerekli özellikleri taşıyan, güvenilir dürüst kişileri bulmakta yararlanırlar.

Yazı incelemesi için ne gerekir ?

Detaylı bir kişilik ve sağlık analizinin şartları nelerdir? Hangi yazılar en iyi sonuç verir? Yazının kalitesi ve miktarı arttıkça daha iyi sonuç alınır. Yukarıda da belirtildiği gibi en kısa bir yazı bile birçok bilgi sağlar ama en iyi sonuçlar detaylı incelemelere olanak verecek uzun metinlerle alınır. Bir dizi mektup ya da bir defter vs. gibi uzun bir zaman dilimi içinde yazılmış bir seri yazı kişi hakkındaki tüm bilgilerin açığa çıkmasını sağlar. Dikkat: her zaman mürekkepli kalemle yazılan yazılar kurşun kalemle yazılanlardan çok daha fazla ve net bilgi verir.
Kimler yazı analizine gerek duyar ?
Batı ülkelerinde, kültür düzeyi yüksek kişiler birlikte çalışacakları ya da yaşayacakları kişileri seçerken bu bilimden de yararlanıyorlar. Öyle ya... İş ortağınız ya da beğendiğiniz insan bir kumarbaz ya da sadakatsizse veya ciddi sağlık sorunları varsa ya da alkole çok düşkünse bunları baştan bilmek çok iyi olmaz mı?

Grafolog Zeynep Bornovalı
Hemen hemen hepimiz çalışıyor yada okuyoruz yani akşama kadar müzik dinleyecek boş vaktimiz olmuyor. Ama en azından bir parçaya ayıracak vaktimiz mutlaka oluyordur. Bu sebepten uzun uzun listeler halinde artık okumaya sıkıldığımız tavsiyeler yazmaktansa her gün beğendiğiniz , çok duyulmadık bir parça tavsiye edersek belki dinleme fırsatı bulmamış belkide tarzım değil diyerek kestirip atmış kimselere farklı müzikler sunabilirz.
Her salı merakla beklediğimiz tematik kuşağı hafta sonuna alınmış. Bugün Beşir' le Vals i bekliyordum ama siteye anket koymuşlar Burma' da Gözyaşları fazla oy almış , sanırım hafta sonu onu izliyeceğiz.
Hakkında
Konum: Trabzon
Forum İmzası:
Büyümeyecektik itiraf et hadi.
Forum İkinci El İmzası:
Hakkımda:

Ve en çok seni özledim ben.Karşı komşunun sokağa çıkacağı zamanı beklemeni.Her teyzeyi annen gibi sevmeni.Sanki ayıpmış gibi kimselere söylememeni.Ve o bisikleti ilk gördüğünde koşuşunu.Yağmurlu bir günde annenin elinden yediğin ekmeği.Islanan sokaklara bakıp duygulanmanı.Yaz akşamlarında oturduğun kaldırımı.Seni bir kez daha görmek isterdim...Hiç konuşmadan...Kısa pantolonlu siyah beyaz halini...Bir lokma boyunu...Diz çöküp yere sımsıkı...Ama çok sıkı Sarılmak sana...Gözyaşlarımı omuzlarına bırakıp gitmek istiyorum şimdi.Sana kim olduğumu söylemeden...Arkama bakmadan. Ağladığımı sana göstermeden... Seni çok özledim.Ama çok özledim...Çocukluğum! !
Temel Bilgiler ve İstatistikler
Aktiflik: Şu anda DH'de değil
Son Giriş: 4 yıl önce
Son Mesaj Zamanı: 4 yıl
Mesaj Sayısı: 2.874
Gerçek Toplam Mesaj Sayısı: 10.218
İkinci El Bölümü Mesajları: 1
Konularının görüntülenme sayısı: 370.347 (Bu ay: 349)
Toplam aldığı artı oy sayısı: 13 (Bu hafta: 0)
En çok mesaj yazdığı forum bölümü: Konu Dışı / Off Topic
Mesajları
İkinci El Referansları
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.