Y

Onbaşı
14 Ocak 2019
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
0 üye
Görüntülenme
Toplam: 36 (Bu ay: 0)
Gönderileri

Z kuşağı tamamen internete bağlı bir dijital dünyada büyüyen ilk nesildir. Akıllı telefonlar ve her yerde bulunan dijital medya hayatlarının bir parçası.


Her an, her yerde internete bağlı, kolay tatmin olmayan bu nesil, YouTube, Instagram ve Snapchat gibi uygulamalardan uzak duramaz, cep telefonlarından ayrılamazlar. Dünya trendlerini takip eder ama kolay kabul etmezler. İşbirliği yapmayı bilirler, fikirler ve ideallerle doludurlar. Dijital dünyada hashtaglar altında birleşen bu jenerasyon, markaları değerlendirme ve özgünlük konusunda diğer tüm jenerasyonlardan daha az yanılıyorlar.


Markalar ve Z Kuşağı

Arama ağlarında reklam veren markalar, pazarladıkları ürün ve hizmetleri

yeni nesil tüketicilere de hitab edecek şekilde uyarlamak durumunda. Z kuşağının %80’e yakını, kendilerine hitap eden markalarda otantikliği arıyor. Bu yeni kuşakla bağlantı kurmak için, reklamverenlerin direk iletişime geçmeleri, sohbete katılmaları gerekmekte. Markaların, dijital medyadaki daha geniş tartışmaları anlamaları ve bu nesle rezonans edebilmek için mesajlaşmalarını geliştirmeleri gerekmektedir.


Z kuşağı çağının gelişi, reklamcılık için önemli bir gelişmeyi temsil ediyor. Bu nesil, kişiselleştirilmiş akıllı telefonlar ve her yerde karşılaşılan dijital medyanın standart olduğu, tamamen birbirine bağlı bir dijital dünyada gelişen ilk nesildir.

Z kuşağı, markalarla karşılıklı olarak etkileşime girme konusunda rahattır ve bu konunun hafife alınmaması gerekir. Çünkü organik etkileşimler bu yeni nesil genç tüketicinin beklentilerini şekillendirmektedir.


Z nesli dijital dünyanın doğal yerlisidir. 18-24 yaş grubundaki kişilerin % 40’ı günde 3 saatten fazla zamanını sosyal medyada geçirmekte, yine yaklaşık %40’ı ise en az 3 saat mesajlaşmaktadır. Bu katılım seviyeleri önemlidir ve başka hiçbir neslin teknoloji ile bu katılım seviyesinde doğuştan ilişkisi yoktur. Sonuç olarak bu kitlenin %65’inin etkileyici tavsiyelere güvenerek, en az bir satın alma işlemi yaptığı kabul edilmektedir. (Veriler: Adthena)


Z kuşağını anlamanın zorluğu hafife alınmamalıdır.

Sosyal medyanın artan etkisi, pazarlamanın açık, iki yönlü diyaloglarda nasıl başarılı olabileceğini kanıtlamıştır ve bunun kanallar arası öğrenme durumları vardır. En önemli dijital medya kanalı olarak kabul edilen ve genel pazarlama çabalarında çok önemli olarak değerlendirilen arama ağları, pazarlamacıların bu yeni dinamiğe adapte olmalarını gerektirecektir. Z kuşağı, hızlı hareket eden trendler, argo ve çevrimiçi içerikteki medya bakımından zengin alt kültürler ile rahat etkileşime girmektedir. Çevrimiçi dillerde akıcıdırlar ve her biri son derece teknolojik okuryazardır. Güçlü etkileyicilerle büyüdüler ve tercih ettikleri medya kanallarında sponsorluk yaptıkları içerikler, maruz kaldıkları dijital deneyimlerdeki gerçekliği tanımada da oldukça ustalar.


Z kuşağı, asılsız marka deneyimlerini tanıma konusunda oldukça beceriklidir. Bu, reklamverenlerin reklamlarının bir parçası olması gerekirtirir. Markaların tüketicilere birşeyler pazarladığı bir dünyadan, markaların tüketicileri ile birlikte pazarladığı bir dünyaya geçiyoruz.


Arama ağlarında reklam verenler, kişiselleştirilmiş reklamlarla Z Kuşağı’nı hedefleme yeteneğine sahiptir, ancak beklentileri değiştirmek, bu kitlelere pazarlama yollarını geliştirmek zorunda kalacakları anlamına gelir. Daha geniş konuşmalar ve eğilimlerle iletişime geçmek için, reklam oluşturma ve reklam kampanyaları düzenleme şekillerinde daha otantik olmaları gerekecek.


Gen Z’in geleceği yeni başlangıçlara işaret ediyor. Markalar, gerçek angajmanlara ve etkileşimlere dayanan ilişkiler kurma, gelecek nesillere bağlanma fırsat ve teknolojisine her zamankinden daha büyük ölçüde sahip olacak. Buna ulaşmak, kesin bir arama zekası gerektirir ve reklamverenlerin, reklam mesajlarıyla daha yaratıcı ve tek düzelikten olmaları gerekecektir. Markaların, çevrimiçi olarak gerçekleştirilen daha geniş trendlere ve konuşmalara göre ayarlanması gerekecektir. Rekabetin ne söylediği, her markanın hangi değerleri temsil ettiği konusunda istihbarat ihtiyaçları olacak ve genç tüketicilerin ihtiyaçları ile bağlantı kurmak için bundan yararlanacaktır.


Otantik, entegre kampanyalarla kendini kanıtlayabilen markaların geleceği değerlendirmeye açıktır. Manzarayı anlayabilen, markalarını doğru bir şekilde konumlandırabilen ve dijital mecralarda diyalogların bir parçası haline gelen markalar, Z kuşağının kalbini ve aklını kazanacaktır.


Sosyal Medya ev Z Kuşağı

Sosyal medya devrimi, Z Kuşağı’nın dijital medya alışkanlıkları üzerinde çok büyük bir etkiye sahip oldu. Z kuşağı tüketicisinin çoğunluğu sosyal medyadaki ürünleri araştırmakta ve bunun büyük oranı bir etkileyicinin (influencer) tavsiyesi ile gerçekleşmektedir. Günümüzde markaların sosyal meselelere karşı ilgili olma konusunda daha istekli olmaları gerekmektedir.

Pazarlamacılar kültürel sohbetlerin bir parçası olma konusunda ne kadar istekli olsa da birçok nedenden yetersiz kalmakta ve cesur bir hareket sergileyememektedirler. Çoğu marka, politik sorunlardan uzak durmaya çalışmaktadır.

Reklamverenler için fırsat, gençler için reklam metinlerini optimize etmek amacıyla kendilerine ait veri ve istihbarattan yararlanarak, Z kuşağı ile bağlantı kurma çabalarına odaklanmak olacaktır. Z kuşağı’nın büyük bölümü Google reklamlarından etkilenmektedir.


Z kuşağı kendileri ile alakalı reklamları çabul farketmektedir. Aslında, birçoğu, çevrimiçi deneyimleri hakkında ne kadar ayırt edici olduklarını gösteren bir reklam engelleyici kullanıyor.


Aramada, hedefli reklamcılık uygulamaları pazarlamacıların reklamları genç demografiye göre segmentlere ayırmalarını sağlar. Şu anda Z Kuşağı yeterli alım gücüne sahip değil, ancak arama ağlarında reklamverenlerin daha iyi iletişim kurabilmeleri için yaklaşımlarını bu nesile uyarladıklarına dair kanıtlar var. Z kuşağından alışveriş yapanların ilgi alanlarından biri de moda. Bu segmentte reklamverenler, yeni kullanıcıların taleplerine uyum sağlamaya başlıyor. Basit, işbirlikçi, duygusal ve doğal konuşma formatındaki reklam metinleri genç hedef kitleye hitap etmek için önemli.


Arama ağı reklamcılığı, gelişen reklam alanları için ilginç bir durum incelemesi yapar. Arama ağı reklamlarının doğası, hedeflenen bu yeni nesil demografi için özel olarak hazırlanan reklamları ayrı değerlendirmenin mümkün olduğu anlamına gelir. Ücretli aramalarda, reklam kopyasının yinelemeli test süreçlerinin yönlendirildiği ve bazen de yavaşlayabildiği gözlemlenirken, reklamverenlerin daha fazla diyaloğa başladığına ve reklam kopyasının dilden ve kültürden etkilendiğine dair kanıtlar olduğunu gözlemleyebiliriz. Bu yüzden, diyalog reklamları, sosyal medya içeriğini hatırlatan A / B testlerinden daha fazla hatırlanır.


Z Kuşağı, markalarını değerlendirmek için dijital sinyallere bakarlar. En büyük çoğunluk, alımlarını yaparken en önemli faktör olarak fiyat ve katma değere önem vermekte, çevrimiçi incelemelere bakmaktadır. Z kuşağı, reklam veren markaların kalitesine ve orijinalliğine değer verir.


Buradaki daha derin akım, markaların otantik olarak algılanması için çevrimiçi sohbete katılmaları gerektiğidir. Burada zor olan, bir markanın mesajlarının otantik ve konuyla ilgili olarak algılanmasını sağlamaktır. Z kuşağının algısını keşfetmenin kolay birşey olmadığını bilmek önemlidir.


Dijital Reklamcılığın geleceği için tahminler

Z kuşağının çok farklı olmadığına inanmak işin kolay yolu. Ancak Tarih, bize her neslin kendine has bir kimliğinin, seçimlerini tanımlayan özelliklerinin ve deneyimlerin olduğunu söyler. Bundan 15 yil önce, kısa mesaj oluştururken kelime sınırını aşmayarak ve ikinci bir sms gönderilmesini engelleyerek tasarruf etmeye çalıştığımız günlerden, sosyal medya ve emojiler sayesinde tek kelime kullanmadan iletişim kurabildiğimiz bu günlere geldik.


Genetik araçlarla, özellikle taklit yoluyla bir kişiden diğerine geçtiği düşünülebilecek bir kültür veya davranış sistemi (meme) haline gelmeye başlayan sosyal medya birçok popüler ifade biçimini barındırır haline geldi. Bu görsel diyaloglar o kadar çabuk gelişir ki, bilmeyenler için erişilemez olarak algılanabilir. Google bile kullanıcıların meme kelime hazinesi geliştirdiğini kabul ediyor. Android cihazlarda, kullanıcılara görüntüleri, tercih ettikleri sosyal medya uygulamalarından kolayca erişilebilen bir ‘Memes’ koleksiyonuna kaydetme özelliği sunulmaktadır.


Z kuşağının dijital medya ile etkileşime girme biçimi yeni bir çığır açıyor. Konuşmalar veya etkileşimler, görsel bir kelimenin bir parçası olarak düşünülebildiği ölçüde başarılı oluyor. Arama ağı reklamcılığı, zengin medya deneyimlerine alışkın bir nesle hitap etmek için daha görsel hale gelebilir.


Z kuşağı ile bağlantı kurmak isteyen pazarlamacılar öncelikle bu tüketicilerin gerçekçilik ve orijinallik kalitesine çok değer verdiğini anlamalıdır. Z, bugüne kadarki nesillerden daha fazla çevrimiçidir ve dijital ortamdaki orijinalliği tanımakta ustadır. Z kuşağı Google’daki sponsorlu reklamların farkındadır ve birçoğu reklam deneyimlerini bir şekilde filtrelemek için reklam engelleyiciden yararlanır. Buna rağmen, büyük bir çoğunluk satın almak istedikleri ürünleri hala arama motoru aracılığıyla keşfetmektedir.


Z neslini hedefler hale gelmek için, karmaşayı azaltmak ve anlamlı reklam deneyimleri sağlamak için kesin verilere ve istihbaratlara sahip olmak durumundadır. Hedef kitlelerini harekete geçirebilmeleri için doğru kavrayışa sahip olmalarını sağlamaları gerekecektir, böylece gelecek nesil tüketiciler için ilgili ve cazip dijital deneyimler geliştirebilirler.

Kaynaklar:

Adthena

Google Sözlük

Wikipedia

Techrepublic

Urban Dictionary

Bahçeşehir Üniversitesi

Mobil SEO, 2015 yılında Google’ın da açıkladığı gibi, cep telefonlarından yapılan aramaların masaüstü cihazları geride bırakmasıyla daha fazla önem kazanmıştır. Google ve Microsoft gibi şirketlerin mobil, sesli ve görsel arama teknolojilerini hızla geliştirmeleri Mobil SEO kavramını her geçen gün daha önemli hale getirmektedir.


Mobil aramalarda daha iyi konumlanma

Sitenizi hem içerik hem de yapısal olarak mobil uyumlu hale getirir ve Google’ın bunu anlamasını sağlarsanız mobil arama sonuçlarında daha iyi konumda sıralanırsınız. Mobil SEO, “mobil arama motoru optimizasyonu” anlamına gelir. Siteniz mobil uyumlu olduğunu düşünebilirsiniz, ancak yine de siteniz Google tarafından mobil uyumlu olarak tanınmayabilir ve bu arama sonuçlarınıdaki konumunuzu etkileyebilir.


Web sitenizin mobil cihazlar için nasıl optimize edileceğini ve Google’ın mobil çözümünüzü nasıl iyi bir şekilde anlamasını sağlayacağımızı anlatacağız.


Mobil şu anda önemlidir.

Google web sitenizdeki herhangi bir sayfayı daha sonra olmayı planladığınız konumda sıralamaz, sitenizi bugün değerlendirdiği gibi sıralar. Mobil şu anda önemlidir.


Sitemizi mobil cihazlarla uyumlu bir şekilde optimize etmek için aşağıdaki adımları takip ederiz

  • Mobil yöntem belirleriz.
  • Mobil uyumlu tema seçeriz.
  • Mobil kullanım kolaylığı sağlarız.
  • Google’ın bunu farketmesiniz sağlarız.


Google, hem masaüstü hem de mobil sitenizin aynı içeriğe sahip olmasını ister. Responsive tasarımlarda olduğu gibi her iki tarata da aynı içeriğe sahipseniz, mobil öncelikli dizine ekleme özelliğinden hiçbir etki görmezsiniz. Bir web sitesinin mobil hale gelmesinin dört temel yolu vardır:

  • Responsive (Duyarlı, tüm cihaz ekranlarıyla uyumlu) tasarım
  • AMP (Hızlandırılmış Mobil Sayfalar)
  • Dinamik Getirme
  • Mobil URL’ler

Spesifik ihtiyaçlarınız için bu dört yoldan birini tercih edebilirsiniz ancak Responsive, yani duyarlı tasarım tavsiye edilir çünkü SEO için ideal, en basit ve en az riskli yöntemdir. Uygulanması kolaydır ve diğer yöntemlerle uyumludur.

Mobil SEO için en önemli tercihlerden biri de tema seçimidir. Yine de tema seçimi çok zor değildir. WordPress veya diğer içerik yönetim sistemleri için ücretli veya ücretsiz birok tema bulmanız mümkün. Statik bir site tercih ediyorsanız Themeforest’da çok sayıda duyarlı html şablonu vardır.


Mobil uyumluluğu Google nasıl değerlendirir?

Google’ın bir sitenin mobil uyumlu olup olmadığını belirleme şekli, kolayca test edilebilen birkaç mobil kullanılabilirlik sorununa bağlıdır. Mobil kullanılabilirlik testi temel olara Viewport, tıklanabilir öğeler ve yazı tipi boyutlarını inceler.

Viewport, yani görüntü alanı, bir web sayfasının göründüğü penceredir. Görüntüleme çerçevesini yapılandırmak, bu pencerenin ne kadar büyük olması gerektiğini bildirmek anlamına gelir.


Bu özellik viewport meta etiketi ekleyerek veya düzenleyerek yapılandırılır. Viewport etiketi, kullanıcıların farklı boyutlardaki mobil ekranlarda web içeriğini doğru görmelerine yardımcı olur.


Viewport’u yapılandırma yöntemimiz viewport meta etiketidir. Bu, html belgemizin başına koyduğumuz küçük bir kod kodudur. Google, duyarlı bir web sitesi için aşağıdaki viewport meta etiketini önerir.

Kod

Yığını:
<meta name = viewport content = "width = aygıt genişliği, başlangıç ​​ölçeği = 1">

Viewport meta etikete girdiğimiz değerler ne anlama gelir?

width=device-width” değeri sayfanın genişliğinin, gösterildiği ekranla aynı genişlikte yapılması gerektiğini belirtir.

initial-scale=1” değeri ise sayfa yatay olarak gösteriliyorsa (örn: bir telefon yan döndürülmüşse), sayfanın ekranın içine sığacak kadar genişletilmesi gerektiğini belirtir.


Viewport’u görüntülenmekte olan cihazla aynı genişlikte olacak şekilde yapılandırdığımızda, metin ve görüntüler kullanıcının sayfayı yakınlaştırması gerekmeden okunur.

Hosting, barındırma şirketlerinin servis düzeylerinin uzun vadede kötüleşmesi nedeniyle ya da başka sebeplerden daha iyi olduğunu düşündüğünüz bir hosting fimasına geçmek isteyebilirsiniz. Bir web sitesini başka bir sunucuya aktarmak, Google SEO durumunuzun etkilenmemesi için dikkatlice yapılması gereken bazı görevler içerir. Daha önce denediyseniz tecrübe edinmişsinizdir, ancak ilk kez yapıyorsanız da paniğe gerek yok.


Web siteleri neden taşınır?

  • Mevcut alan adının web siteniz için doğru alan adı olmadığını farkedebilirsiniz.
  • Markanızla ilgili bazı sorunlar yaşıyor olabilirsiniz.
  • Daha profesyonel bir alan adı uzantısı (com, net, dev) kullanmak isteyebilirsiniz.
  • Bazı sosyal medya siteleri, içerik paylaşımı için alan adınızı engelleyebilir.
  • Alan adınız geçmişte SEO başarınızı etkileyebilecek bazı kötü uygulamalara maruz kalmış olabilir.
  • Yeni bir başlangıç ​​yapmak isteyebilirsiniz.


Bu gibi durumlarda, çoğu kişi web sitelerini yeni bir alan adı altında taşıma kararı vermekte zorlanır. Tabii ki, bir siteyi SEO durumu etkilenmeden yeni bir alan alanına taşımak biraz karmaşık bir iştir. Ayrıca, taşıma işlemi sırasında yapacapınız küçük bir hata web siteniz için harcadığınız emekleri yok edebilir.

Günümüzde web yöneticilerinin veya işletmelerinin çoğu WordPress kullanıyor. WordPress verimli bir CMS’dir, kullanımı kolay ve güçlüdür. Bu makalede, SEO’ya zarar vermeden alan adınızı nasıl kolayca taşıyabileceğiniz konusunda yardımcı olacağım. Amacımız, taşıma işlemi sırasında ve sonrasında web sitesinin ilgili anahtar kelimelerdeki sıralamasının ve trafiğinin etkilenmemesi olacak.


Alan adı taşıma

Alan adını taşımak gayet kolay bir işlemdir. Alan adınının kayıt edildiği şirketin sağladığı kontrol paneline girerek İsim sunucularını (Name Server) değiştirilmesi gerekir. Eski isim sunucu adreslerini yeni hosting firmanızın sağladığı isim sunucuları ile değiştimeniz yeterlidir. Alan adınızı değiştirmiyor, sadece hosting hizmetini değiştiriyorsanız bu kısmı dert etmenize gerek yok.


Site URL Yapısı

Site URL yapısını yani kalıcı bağlantıları olarak çok sık değiştirmek sakıncalı olabilir. Site URL yapısının değiştirilmesi SEO için olumsuz bir etkiye sahip olacaktır. Adres değiştirildiğinde, Google indeksi hemen değişmeyeceğinden kullanıcılar 404 sayfasına yönlendirileceğinden, kullanıcı deneyimi, sayfada kalma, hemen çıkma oranı gibi metrikler kötü etkileneceğinden sıralamalarda düşüş yaşanabilir.

Geçişten sonraki ilk birkaç gün veya belki bir hafta boyunca mevcut trafiğinizde ani bir düşüş olabilir. Bunun nedeni, tüm yeni yayınlarınızın ve sayfalarınızın, başlangıçta düşük alan adı yetkisine sahip olacak farklı bir alan adı altında taranmasıdır.


Taşıma İşlemi

Yedekleme ve Geri Yükleme

Taşıma işleminden önce site içeriğinizi yedeklemek çok önemli bir noktadır. Web sitesini yeni bir alana taşırken herşeyi güvenlik altına almış olursunuz. Bir şeyler ters giderse, yedek dosyalarla değiştirerek hemen düzeltebilirsiniz. Sitenizi yedeklemenin çeşitli yolları vardır.

WordPress’in yerleşik dışa aktarma özelliğini kullanabilirsiniz. Bu özelliğin iyi çalışması için her iki sitenin de aktif olması gerekir. Aksi halde görselleri taşıyamazsınız. Ek olarak bu yöntem eklentileri ve özel tema ayarlarını manuel yapmayı zorunlu kılar.


Daha kolay bir yöntem, sitenin tam bir kopyasını almaya yarayan eklentiler kullanmaktır, Bir çok WordPress eklentisi mevcut ancak ben All in One Wp eklentisinden bahsedeceğim.


All in One Wp yedeklerken sorun çıkarmaz ancak geri yükleme esnasında bazı problemlerle karşılaşabilirsiniz. Bu sorunların nedeni eklentinin ücretsiz olarak sadece WordPress yönetim paneli yoluyla transfere izin vermesidir.

Php ayarlarınız belirli bir boyutun üzerindeki dosyaları yüklemenize izin vermez. Ayrıca yükleme sınırı da bu ayarlarda belirtilmiştir. Yeni sitenize geri yüklemeyi başlatmadan önce php.ini dosyanızda aşağıda gördüğünü değişiklikleri yapmanız gerekir.


Aşağıdaki ayar iki ayar dosyanızın sunucuya yüklenme süresini kısıtlayacağından internet upload hızınıza ve geri yükleme dosyanızın büyüklüğüne göre bir değer seçmelisiniz.

Kod

Yığını:
;Bu süreyi dosya boyutunuza ve internet hızınıza göre artırın max_execution_time = 600 ; https://php.net/max-input-time max_input_time = 600

Aşağıdaki değerlerin geri yükleme dosyanızdan daha büyük olması gerekir.

Kod

Yığını:
; https://php.net/post-max-size post_max_size = 160M ; Maximum allowed size for uploaded files. ; https://php.net/upload-max-filesize upload_max_filesize = 160M

Yedekleme işlemine başlamadan önce, eklenti ayarlarında eski alan adı ile yeni alan adını tüm tablolarda değiştirecek şekilde ayarlamayı unutmayın.


Yeni bir web siteniz varsa, sağlıklı ve sürekli büyümesi için düzenli değerlendirmeli, SEO’sun optimize edilmiş olmasını sağlamalıyız. Denetimle başlamak en uygunu olur, ancak SEO’da yeniyseniz bazı denetim araçları biraz kamaşık ve pahalı olabilir. Doğru araçları kullanarak ileri seviye teknik bilgi gerektirmeyen ve tamamen ücretsiz bir SEO denetimini nasıl yapacağınızı öğrenmek üzeresiniz.


Arama motoru optimizasyonu biraz karmaşıktır. Web sitenizin ve içeriğinin sıralama algoritmalarının kaprisli gereksinimleriyle uyumlu olduğunu destekleyen teknolojiyi kullanmayı gerektirir. Daha da önemlisi, hemen hemen her şeyi doğru şekilde yapmak zorunda olmanızdır. SEO denetimi, web sitenizin trafik üretme kabiliyetini etkileyen belirli faktörleri titizlikle kontrol ettiğiniz bir süreçtir. Düzenli olarak SEO denetimleri yaparak, web sitenizi etkileyen herşeyin amaçlandığı şekilde çalıştığından emin olmanız gerekir.


Neden bir SEO Denetimi Gerekiyor?

SEO çalışmalarınızı takip etmek için hiçbir yönteminiz yoksa, emeklerinizin işe yarayıp yaramadığını nasıl bilebilirsiniz? Çabalarınızı değerlendirmeye başlamak için web sitenizin şu anki durumundan yola çıkarak bir SEO denetimi yapmak , mevcut çabalarınızın getirisini en üst düzeye çıkarmanıza ve web sitenizi başarı için hazırlamanızı mümkün kılacak olan bilgileri sağlayacaktır.


SEO Denetimi Nasıl Yapılır?

Daha önce de belirttiğim gibi, SEO birçok hareketli parça içeren karmaşık bir süreçtir. Öyle olmasa 75 Milyar Dolarlık bir endüstri olmazdı. SEO denetimindeki bazı testler manuel olarak yapılabilirken, bir seo aracına sahip olmak size zaman kazandırır.


Web Sitenizin Tek Bir nihai URL’ye sahip olup olmadığını kontrol edin.

Web sitenizi nasıl yapılandırdığınıza bağlı olarak, hem “www sürümü” hem de “www olmayan” sürümü erişilebilir olabilir. Böyle bir durum, web sitenize her ikisinden de erişilebileceği anlamına gelir. İdeal olarak, yalnızca birinden erişilebilir olmalıdır. Tercihinize bağlı olarak biri diğerine yönlendirilmiş olmalıdır. Google’ın bu kadar basit bir konuyu neden çözmeyip insanları uğraştırdığını merak edebilirsiniz. Sorun sınırlı tarama kaynakları ile ilgilidir. Google, daha rahat çalışmasına yardımcı olanları ödüllendiriyor.


www kanonik yönlendirme nasıl yapılır?

Web sitenize nihai bir URL belirlemek için uygulayabileceğiniz birkaç olası çözüm vardır. En yaygın çözüm, WordPress ayarlarda (Ayarlar > Genel) doğru URL’yi belirleyip belirlemediğinizi kontrol etmektir. Bu ayarda, web sitenizin URL’sinin hangi varyasyonunun WordPress’te varsayılan olarak ayarlandığını göreceksiniz.


Bazı durumlarda, URL’yi düzenleme seçeneği kullanılamayabilir ve çalışmaz. Sizde de durum buysa endişelenmeyin, bu ayar web sitenizin wp-config.php dosyasında kodlanmış demektir. Ayar wp-config.php dosyasından okunduğunda WordPress yönetim panelindeki ayarları geçersiz kılar.


Ayarlarınız griyse , URL’nizde değişiklik yapmak için wp-config.php dosyasını doğrudan düzenlemeniz gerekir. Sunucunuza erişmek için tercih ettiğiniz FTP programıyla dosyayı düzenleyin.

Wp-config.php dosyasında aradığınız kurallar aşağıdaki gibidir:

Kod

Yığını:
define('WP_HOME','https://alanadiniz.com'); define('WP_SITEURL','https://alanadiniz.com');

Yukarıdaki ayarları tercih ettiğini URL tipine göre düzenleyip kaydedin.

URL’yi değiştirdikten sonra, tüm eski URL’lerinizi de yeni URL’lere yönlendirmeniz gerekir. Bunu yapmak için, .htaccess dosyanıza erişin ve aşağıdaki kod parçasını ekleyin:

Kod

Yığını:
RewriteEngine On RewriteCond %{HTTP_HOST} ^alanadınız.com [NC] RewriteRule ^(.*)$ https://www.alanadınız.com/$1 [L,R=301]

Yukarıdaki kod parçası www olmayan bir alan adını www sürümüneyönlendirir. Aşağıdaki ise tam tersi işlemi yapar.

Kod

Yığını:
RewriteEngine on RewriteCond %{HTTP_HOST} ^www\.alanadınız\.com [NC] RewriteRule ^(.*)$ https://alanadınız.com/$1 [L,R=301]

Bu değişiklikleri kendi başınıza yapmak huzursuz hissettiriyorsa yardım almanız daha doğru olacaktır.


SSL Sertifikanızı Doğrulayın

SSL sertifikası kullanıcı ve web siteniz arasında gerçekleşen tüm iletişimin şifreli olmasını sağlar. Kişisel bilgi toplayan web siteleri için bir standart haline gelmiştir (özellikle eticaret siteleri) çünkü verilerin güvenli olması önemlidir. 

Güvenlik açısından avantajlara ek olarak, Google gibi arama motorları da artık uygun şekilde yapılandırılmış bir SSL sertifikasınına önem verir ve bir sıralama faktörü olarak kabul eder.

Web sitenizin bir SSL sertifikasıyla doğru yapılandırılıp yapılandırılmadığını manuel olarak kontrol etmek için , yalnızca URL’ye bakmanız yeterlidir. Web sitenizin URL’si https ile başlıyorsa SSL kullanıyorsunuz demektir. Httpile başlarsa SSL kullanmıyorsunuzdur.


Web sitenizin SSL sertifikası yoksa ne olur?

Her koşulda hem ziyaretçilerinizi, hem de sizi güvende tutan bir SSL sertifikası yüklemeniz tavsiye edilir.

SSL sertifikası almak artık kolay ve ücretsiz. Let’s Encrypt kullanarak ücretsiz bir sertifika kuabilirsiniz. Cpanel, Cyber Panel gibi barındırma yazılımları ücretsiz ssl kurulumunu otomatikleştirmiştir. Ayrıca VPS kullanıyorsanız biraz teknik bilgiyle komut satırından da basitçe ücretsiz SSL kurulumu yapabilirsiniz.


WordPress Görünürlük Ayarlarını Kontrol Edin

Siteniz geliştirilirken, herhangi bir arama motorunun web sitenizi taramasını ve dizine eklemesini istemezsiniz çünkü içerik muhtemelen eksiktir ve web sitesi tasarımı idealin altındadır. WordPress bu konuda arama motorlarının web sitenizi endekslemesini engellemek için yerleşik bir seçeneğe sahiptir. Bu seçeneği WordPress Ayarları> Okuma altında bulabilirsiniz ancak web siteniz kullanıma hazır olduğunda kapatmayı unutabilirsiniz. Bu ayarı mutlaka ontrol etmelisiniz.


Kalıcı Bağlantı (Permalink) Yapınızı Kontrol Edin

Kalıcı bağlantılar WordPress sayfaları için URL’lerin nasıl oluşturulacağını belirler. Web siteniz için tercih ettiğiniz kalıcı bağlantı yapısını seçerken tavsiye edilen yapı aşağıdaki gibidir.


Google ve diğer arama motorları daha kısa başlıkları tercih eder ve yazıların ne hakkında olduğunu açıkça aktarırlar. Daha kısa URL’ler kullanıcılar tarafından da tercih edilir ve daha yüksek tıklama oranına sahiptir.

Not: Kalıcı bağlantı yapınızı değiştirmek, önceki mevcut tüm yayınlarınızın URL’lerini değiştirecek ve bu da 404 hataya neden olacaktır. Sorunları önlemek için bu adımı yeni bir web sitesinde gerçekleştirmeniz veya eski URL’lerden yeni URL’lere yönlendirmeler oluşturmanız gerekir.


Önbellek Eklentisi (Cache Plugin) Kullanın

Bir ziyaretçi web sitenize her giriş yaptığında, ziyaretçinin bilgisayarı, sunucuya veritabanı, resimler, CSS, yazı tipleri ve diğer varlıklar gibi içerikleri getirmek için ping atar. Bu işlemin gerçekleşmesi birçok nedene bağlı olarak değişen bir süre gerektirir. Bu süreyi kısaltmak için, bir kullanıcı gelmeden önce tüm bu görevleri tamamlamanın bir yöntemi olan önbelleğe alma özelliğini kullanır. Bu şekilde, bir kullanıcı web sitenizdeki bir sayfaya girdiğinde, tüm sıkıştırma işlemleri yapılmış ve sayfa yükleme süresi önemli ölçüde azaltılmış olur.


Web siteniz şu anda bir önbellek eklentisi veya bir tür sunucu düzeyinde önbelleğe alma yöntemi kullanmıyorsa belirli bir yavaşlık söz konusu olabilir. Sitenizin yavaş açılması bazı ziyaretçilerinizin sitenizi terketmesine neden olacağından “hemen çıkma oranı” değeriniz kötü etkilenir. Bu kullanıcı davranışının bir sonucu olarak, sayfa hızı bir sıralama sinyalidir. WordPress üzerinde, diğer herhangi bir konuda olduğu gibi, bu sorunu çözmek için de bir sürü önbellek eklentisi var.


Sunucu Tepki Süresi

Web sitenizin performansını değerlendirirken dikkate alınması gereken iki şey vardır: performans ve yanıt verme süresi. Tepki süresi, sunucunuzun isteklere ne kadar sürede yanıt vereceğini tanımlar. Bunu değerlendirmek için kullanılabilecek ölçüm, İlk Bayt Zamanı (TTFB). Mümkün olan en iyi performans için web sitenizin TTFB’si olabildiğince düşük olmalıdır. Sunucunuzun yanıt süresi yavaşsa, web sitenizin performansını artırmak için barındırma sağlayıcınızı değiştirmek dışında yapılabilecek çok şey yoktur.


Web Sitenizi Google Arama Konsoluna (Search Console) Ekleyin

Google, web sitesi sahiplerine, web sitelerini dizine eklerken Google’ın karşılaştığı sorunları anlamak ve çözmek için kullanabilecekleri bir dizi araç sunar. Bu araçlar grubu, Google Arama Konsolu olarak bilinir ve tasarımı biten tüm sitelerinizi hemen bu araca bağlamalısınız.


Bildiğiniz gibi , web sitenizi Google Arama Konsolu’na bağlamanız önemlidir; böylece sorunları proaktif olarak çözebilir ve web siteniz hakkında ek bilgi edinebilirsiniz. Web siteniz Google Arama Konsoluna bağlı değilse, web sitenizi geliştirmenize ve ortaya çıkan sorunları gidermenize yardımcı olacak değerli verilere erişemezsiniz.

Google Arama Konsolu, web sitenizi doğrulamanızın birkaç yolunu önerecektir. Önerilen bu yöntemlerden herhangi birini kullanarak Google Arama Konsolunun sağladığı gelişmiş analitikten yararlanabilirsiniz.


Site Haritası (Sitemap) özelliği

Site haritası, arama motorlarının taramasını istediğiniz yayınlarınızın, sayfalarınızın ve içeriğinizin ayrıntılı bir URL dizinidir. Web sitenizde bir site haritası olması şarttır ve genellikle site haritası oluşturmak için üçüncü taraf bir eklenti kullanmanız gerekir. (Eklenti dizininde bakınız: “Google XML Sitemap”)

Site haritası, arama motorlarının web sitenizin içeriğini daha verimli bir şekilde anlamasına ve dizine eklemesine yardımcı olduğundan önemlidir.


Kırık Bağlantıları Onarın

Büyüyen bir web sitesinde sürekli içerik eklemek, kaldırmak ve güncellemek zorundasınız. Bu çabalar bazen kopuk bağlantılara neden olur. Bir kullanıcı, bozuk bir URL’ye erişmeye çalıştığında, 404 hatası verilir. Google, 404 hatalarını sıralama sinyali olarak görmediklerini söylese de, kullanıcı deneyimini etkilemektedir. Bu nedenle kopuk bağlantıları aramalı ve mümkün olan en kısa sürede düzeltmelisiniz.


İçerik Optimizasyonu

Bildiğiniz gibi, içerik her şeydir. Arama motoru trafiğinizi en üst düzeye çıkarmak için içeriğiniz doğru biçimde optimize edilmelidir. En yeni SEO ipuçlarını göz önüne alarak, SEO dostu içerik yazma konusunda oldukça sağlam bir anlayışa sahip olmanız önemlidir.


Şema (Zengin Parçacıklar ya da Rich Snippets)

Şema veya Zengin Parçacıklar (Rich Snippets), web sitenize veya yayınınıza eklediğiniz kod anlamına gelir. Bu kod arama sonuçlarında yayınınızla ilgili ek bilgi verir.

Görüntü Optimizasyonu

Optimize edilmiş görüntüler, hedefli arama trafiğini size ulaştırmak için uzun bir yol kat edebilir. Bu nedenle, sitenizdeki görüntüleri mümkün olan en iyi şekilde optimize etmeniz kesinlikle önemlidir. En iyi sonuçlar için aşağıdakileri optimize etmelisiniz.

  • Resim Adı
  • Görüntü boyutu
  • Alt-metin

Görüntü adı oldukça açıktır. Resimlerinize her zaman tanımlayıcı adlar verin ve uygunsa hedef anahtar kelimelerinizi ekleyin. Görüntü adında boşluk kullanmak zorunlu değildir ve birçok durumda önerilmez. Resim adınızda kelimeleri ayırmak için kısa çizgi veya alt çizgi kullanmak en iyisidir.


Görüntüler, optimizasyon işleminin genel olarak gözden kaçan bir parçasıdır ve SEO üzerinde büyük bir etkiye sahiptir. İdeal olarak, resimlerinizin mümkün olan en küçük boyutta olmasını ancak yine de yüksek kalitede olmasını istersiniz. Bunu başarmak için, resimlerinizi yüklemeden önce sıkıştırabilir veya aralarından seçim yapabileceğiniz birçok WordPress resim optimizasyon eklentisinden birini kullanabilirsiniz; böylece endişelenmenize gerek kalmaz. Her iki yaklaşım da iyi çalışır.

Alt-metin, arama motorlarının görüntünün ne olduğunu anlamalarına yardımcı olan isteğe bağlı bir metin parçasıdır. Görüntülerin yeniden adlandırılması ve yeniden yüklenmesi kabus olacaktır. Resimlerinizi WordPress’in içinde yeniden adlandırmaya başlamak için “Phoenix Media Rename” gibi bir eklenti kullanabilirsiniz. Resimlere alt metin ekleyebileceğiniz pek çok eklenti var – “SEO Optimized Images” iyi bir eklentiye benziyor. Görüntülerin Sıkıştırılması İçin de birçok eklenti var. Bu konuda da “Smush Image Compression”‘ı kullanabilirsiniz.


Mobil Optimizasyon

Web sitenize gelen ziyaretçilerin çoğunun, web sitenize erişmek için cep telefonlarını kullanması olasıdır. Onlara iyi hizmet vermek için web sitenizin duyarlı olması ve cep telefonları için optimize edilmiş olması kesinlikle önemlidir. Dünyadaki web trafiğinin yarısından fazlası cep telefonları üzerinden yapılır ve web sitenizi arama için optimize etmeye çalışıyorsanız, mobil için optimize edilmiş bir web sitesine sahip olmamak düşünülemez. Bunun için en kolay yol, duyarlı bir temaya geçmek olacaktır. Duyarlı temalar, görüntülendikleri cihaza göre içeriği otomatik olarak ayarlayacak şekilde oluşturulmuştur.


Bir SEO denetimi yapmak kuşkusuz, web sitenizin aramadan elde ettiği trafik miktarını en üst düzeye çıkarmak için çok önemlidir. Web sitenizi denetlemenin geleneksel yolları işe yarayabilir, ancak yapılması kolay değildir. Denetimde doğru araçları kullanmak ve sitenizi her anlamda güncel tutmak için bir gözünüzün SEO ve WordPress haberlerinde olması önemlidir.

SEO ve reklamlar için Anahtar kelime araştırması, insanların Google’da arama yaparken kullandıkları tekil ve çoklu sözcüklere olan eğilimlerini ortaya çıkarır. Google’ın hedeflemeye değer anahtar kelimeleri bulmak için destek sunan uygulamasının adı “Google Trends”.

Arama motorları anlamsal olarak bağlı ve alakalı olan kelimeleri anlamada çok başarılı bir hale geldi, yine de bir web sitesi veya reklam tasarlandığında, daha etkili bir hedefleme için, hangi kelimelerin kullanılacağının bilinmesi gerekir.

Anahtar kelime araçları genellikle, sözcüklerin varyasyonlarını belirler ama bölgesel farklılıkları görmezden gelebilir.

Google’ın son zamanlarda veri paylaşımında cimrileştiği söylenmeye başlansa da, şaşırtıcı derecede esnek ve ücretsiz bir araç alaç olan Google Trends, anahtar kelime araştırmalarına ışık tutabilir.

Göreceli arama hacmi verileri verir, yakın alternatifler arasında seçim yapılmasına, bölgesel tercihlerin ​​keşfedilmesine yardımcı olur.

Google Trends ilk bakışta biraz karmaşık gelebilir ama aslında oldukça basittir. Kullanırken işinize yarayabilecek bazı ipuçları:


Anahtar kelime varyasyonları

Anahtar kelime araştırma araçlarından edinilen veriler, bazen bir bölge veya ülke genelinde farklılıklar göstermeyebilir ya da bazı anahtar kelimelerin arama hacmi çok düşük, bazıları ise çok yüksek gibi görünebilir.


İyi bir anahtar kelime aracında (örn. Ahrefs), anahtar kelimelerin zorluk değerleri ve reklamlar için TBM oranları da belirtilir. Bu değerlerin, aranma hacmine ek olarak göz önünde bulundurulması gerekir.


Google Trends’de araştırma yaparken, anahtar kelimenin tüm varyasyonlarının ve farklı bölgelerdeki aranma hacimlerinin incelenmesi büyük resmi görmeyi kolaylaştırır. Bazı kelimeler, bazı bölgelerde daha çok aranır, bölgeye özel anahtar kelime tercihleri ek avantajlar getirebilir.


Eğilimler değişebilir

Globalleşme, internet kullanımının artması ve katılımın dil üzerindeki büyük etkisi kavramların sürekli değişmesine neden olmaktadır. Meslek, sektör isimleri, ürünler ve ürün özellikleri bir değişim içerisindedir. Kullanıcıların arama yaparken kullandıkları kelimeler bundan hemen etkilenir.

Belirli bir sektörle ilgili yeni kavramlardan haberdar olmak, rakiplerin eğilimlerini, Google Trends’i düzenli takip etmek ve web sitelerinin buna göre optimize edilmesi önemlidir.


Google Analytics’de çok ipucu var

Web sitenizin analitik verilerinde bazen büyük değişiklikler olur. Site yeniyse bu verilerden anlam çıkarmak daha zordur.

Google Analytics veya Arama Konsolundaki (Search Console), belirli bir anahtar kelime için açılış sayfasına gelen organik trafikle ilgili analitik verileri, Google Trends verilerinizle karşılaştırarak, genel arama eğilimlerine kıyasla sitenin durumu ayrıntılı olarak anlaşılabilir.


Yazılış farkları

Bazı anahtar kelimeler kolaylık, dilden dile değişen alfabe veya başka nedenlerden farklı biçimlerde aranabilir ve bu terimlerin aranma hacimleri değişiklik gösterebilir. Örneğin “seo uzmanı” terimini, bazı insanlar “seo uzmani” olarak aratabilir, aranma hacimleri farklıdır.

Google bu kelimelerin tamamen aynı anlama geldiğini anlayana kadar, arama sonuçlarındaki sıralama farklı olacaktır. Buna ek olarak, terimler tekil, çoğul, zamir, edat vb kısmen değiştirilerek de aranabilir. Örn. “seo uzmanı” ve “seo uzmanlığı” terimleri aynı hacme sahip görünse bile farklı arama sonuçları döndürür.


Güncel eğilimler

Günlük ve gerçek zamanlı arama eğilimlerini bulmak için Google Trends aracında tarihi günlük, haftalık, aylık ve son 1 saat gibi aralıklarda değiştirebilirsiniz. Bu türden güncel veriler sezonluk talepler ve negatif anahtar kelimeler keşfetmenize olanak sağlar.


Sonuç

Anahtar kelime araştırması yapan kişinin, hedeflenen kitlenin kendisi olmadığını anlaması, yeteri kadar zaman ayırması, sağduyulu olması ve empati kurması önemlidir.

WordPress, birkaç tıklamayla web sitesi oluşturulmasını sağlayan, kullanımı kolay, açık kaynaklı bir platformdur. WordPress açık kaynak olduğundan, sürekli güncellenmekte ve gelişşmektedir. Bir çok beklentiyi karşılama misyonu nedeniyle, platformun kendisi, faydalı ancak bazı güvenlik açıklarına yol açan özellikler sunmaktadır. Bugün WordPress ile yapılmış web sitelerinin %70’inden fazlası korsan saldırılarına müsaittir.


WordPress’in bilgisayar korsanları tarafından irdelenmesinin birçok zorlayıcı sebebi vardır. WordPress’in 74’den fazla farklı sürümü vardır.


Bazı WordPress siteler güncellenmez ve eski sürümleri kullanır. Açık kaynaklı temalar ve eklentiler daha da fazla risk taşımaktadır. Her gün dünya çapında birçok WordPress site saldırıya uğramaktadır. Bu risk sadece büyük şirketleri ilgilendirmiyor. Saldırıların % 40’ından fazlası küçük işletmelerin web sitelerine yapılıyor.

WordPress’i nasıl daha güvenli hale getirebiliriz?

WordPress bugün her zamankinden daha güvenli bir hale gelmiştir ancak WordPress’i verimli bir biçimde kullanmaya devam etmek istiyorsanız, sitenizi bu tür saldırılara karşı korumak için gerekli önlemleri almayı bilmeniz bir zorunluluktur.


Hosting ve Dizinler

Bir web sitesi oluşturmaya karar verildiğinde ilk yapılan şey barındırma için doğru bir hosting firması bulmaktır. Bu aşama, güvenliğinizin en önemli aşaması ve başlangıç noktasıdır.


Doğru hosting seçimi

Kötü bir hosting firmasıyla çalışıyorsanız, güvenlik seçenekleriniz sınırlı olacaktır. Doğru hosting, sorunlar konusunda proaktif olmalıdır. Hosting seçiminde düşük fiyatlandırma herkese için cazip bir seçenek olsa da, uzun vadede yaşayabileceğiniz sorunlar size çok daha pahalıya gelebilir. Hosting seçiminde kalitesinden emin olduğunuz firmaları tercih etmelisiniz.


SSL Sertifikası

Güvenli Soket Katmanları anlamına gelen ve önceleri sadece e-ticaret vb. hassas bilgilerin girildiği siteler için tavsiye edilen SSL sertifikaları, artık web sitenizin türünden bağımsız olarak isteğe bağlı değildir. Kullanıcılar sitede herhangi bir bilgi paylaşıyorsa, bu bir bir e-posta adresi bile olsa, SSL güvenliğine ihtiyacınız vardır. SSL veri alışverişini şifreleyerek tarayıcınızı korur ve böylece veri trafiği korsanlardan gizlenir. Sitenize SSL özelliği kurmanın ücretsiz yolları da vardır. Birçok hosting firması Open SSL veya LetsEncrypt gibi SSL sağlayıcıları ücretsiz olarak sistemlerine dahil ediyorlar.


Wp-admin gizleme, şifreleme

Wp-admin dizininizde tüm çekirdek dosyalarınız bulunur. Hasar görürse, web sitenizin tamamı risk altına girer. CPanel‘iniz aracılığıyla, daha fazla güvenlik için wp-admin dizininize bir şifre ekleyin. Ek olarak, sitenizin admin panelinin adresini değiştirebilirsiniz. Bu işlemi kolayca yapabilmeniz için birçok ücretsiz eklenti bulabilirsiniz.


Dosya izleme

Yüklediğiniz herhangi bir tema veya eklenti, sitenizde değişiklik yapabilir. Bu değişikliklerden haberdar olmanız kötü niyetli bir yazılımın sitenizdeki etkinliğini farketmenizi sağlar. Dosya izleme için Sucuri eklentisini yükleyebilirsiniz. Bu eklenti, dosya değişikliklerini izlemenin yanında, bulut tabanlı bir güvenlik platformu ile sitenizin bir çok yönünü koruma altına alır.


Dosya ön ekini değiştirin

Tüm WordPress dosyaları varsayılan wp önekiyle birlikte kurulur. Bunu benzersiz bir şeyle değiştirmek, veritabanı SQL enjeksiyonlarına karşı daha güvenli bir ortam sağlar. Bu tür değişklikleri yapmadan önce daima web sitenizi yedekleyin.


WordPress yedekleme

Yedeklerden bahsetmek, onları düzenli yapmak. Web siteniz ne kadar güvenli olursa olsun, işler bazen karışabilir. Sitenizi düzenli olarak yedeklemek, aylar, belki de yıllarca uğraşarak oluşturduğunuz içeriği güvence altına alır.


Güçlü şifreleme

Veritabanınızı ve yönetim panelinizin şifresini, rastgele karakterler, sayılar ve semboller kullanarak daha güçlü hale getirin.


Dosya izinleri

Paylaşılan bir hosting kullanıyorsanız, dizin izinlerinizi güvenli hale getirmelisiniz. Dizinleri 755 ve dosyaları 644 olarak ayarlamak tüm sisteminizi koruyacaktır. Bunu cPanel’inizdeki dosya yöneticisi ile yapabilirsiniz.


Hotlinking önleme

Hotlinking, birisinin sunucunuzda barındırılan bir resmi çekmesi ve dosya URL’sine bağlanarak kendi web sitesinde göstermesidir. Bu bir güvenlik riskidir ve sunucunuzdaki yükü artırır. All In One WP Security & Firewall eklentisi bu konuda size yardımcı olur.


Tema ve Eklentiler

WordPress ile yaşadığınız sorunların büyük bölümü temanızda gizlidir. Neyden bahsettiğimi biliyorsunuz, ücretli temaları ücretsiz sunan siteler! Bu tür sitellerden indirilen her tür tema ve eklenti dosyası büyük risk taşır ve etik değildir.


Orjinal tema kullanın

Nulled tema, premium temanın hacklenmiş bir sürümüdür. Profesyonel görünümlü web sitelerini ücretsiz olarak almanın harika bir yolu gibi görünebilir, ancak çok büyük bir risk var. Bu temalar, web sitenize zarar verebilecek, gizli, kötü amaçlı kodlara sahip olabilir.


WordPress’in kendisi gibi, temalar da, kullanım ömrü boyunca çeşitli güncellemeler sunar. Bu güncellemeler, temanın kendi gelişimi olabileceği gibi, bir çoğu da WordPress’in değişen sürümlerine uyum sağlama amaçlıdır.

Bir temanın güvenli olup olmadığını bilmek her zaman kolay değildir. En güvenli temalar, WordPress’in kendi tema dizininde bulunabilir, çünkü bu temalar denetlenir. Diğer bir seçenek de saygınlığını kanıtlamış bir tema mağazası seçmektir. Bildiğiniz gibi en popüler tema mağazası themeforest.net.


Minimum sayıda eklenti

Web sitenizde gerekenden daha fazlasını saklamayın. Kullanmadığınız eklentiler web sitenizin performansını düşürmekle kalmaz, aynı zamanda güvenliğinizi riske atar. Gerçekten işe yararar eklentilerle yetinin, ara sıra işe yarayan veya kullanmadığınız tüm eklentileri devre dışı bırakın ve silin.

Bilgisayarınız veya cihazlarınız güvenli değilse, web siteniz de değildir. Güvenlik sorunlarının farkında olmak için bilgisayarınıza kötü amaçlı yazılım ve virüs tarayıcısı yükleyin. WordPress web sitenize hiçbir zaman genel wifi veya güvenli olmayan bir web sitesi üzerinden giriş yapmayın.


En yaygın WordPress saldırıları hakkında bilgi sahibi olun. Bilgisayar korsanlarının nasıl çalıştığı hakkında ne kadar fazla şey bilirseniz, saldırılarla karşılaşmadan önce önlem almak için o kadar iyi donanıma sahip olursunuz.

Arama sıralamanızı iyileştirmek istiyorsanız, web sitenizin hızlı yüklendiğinden ve sayfalarınızın çalıştığından emin olmanız gerekir.

Site hızı optimizasyonu bir tercih meselesi değil, bir gerekliliktir. Web sitenizin yüklenmesi ne kadar uzun sürerse, hemen çıkma oranınız o kadar yüksek olur ve kaçınılmaz olarak zitaretçi kaybedersiniz.

Google’a göre, mobil sayfa yükleme süresinde bir saniyelik bir gecikme, dönüşüm oranınızı yüzde 20 düşürüyor. Açıktır ki site hızı, çevrimiçi etkileşiminizde ve site performansınızda çok önemli bir rol oynar.

Sitenizin görünürlüğü, dönüşümler, hemen çıkma oranı ve sayfa ziyaretleri dahil olmak üzere çeşitli ölçümleri etkiler. Bu nedenle, hedef kitleniz arama sonuçlarındaki bağlantınıza tıkladığında web siteniz olabildiğince hızlı yüklenmelidir.

İdeal web sitesi yükleme süresi 1-2 saniyedir . Araştırmalar , sayfa ziyaretçilerinin yüzde 53’ünün yüklenmesi üç saniyeden uzun süren bir web sitesini terk ettiğini gösteriyor. Google, daha iyi bir kullanıcı deneyimi için yarım saniyenin altında bir yükleme süresi hedefliyor.

Daha hızlı yüklenen sayfalar için web sitesinin teknik gereksinimlerini karşılayamamanın çeşitli nedenleri vardır. Bu nedenler aşağıdaki gibidir, ancak bunlarla sınırlı değildir:

  • Optimize edilmemiş JavaScript ve CSS
  • Veritabanınızda, eklentilerden gelen günlükler ve girişler gibi aşırı yük
  • Önbelleğe alma sorunları
  • Büyük medya dosyaları
  • Büyük kodlar
  • Eksik dosyalar

Site hızınızı artırmak için, sunucu yanıt sürenizi iyileştirmeniz, bir içerik dağıtım ağı (CDN) kullanmanız, içeriğinizi ve görsellerinizi optimize etmeniz ve web sitenizin mobil uyumlu olmasını sağlamanız gerekir.

Web siteleri gittikçe daha karışık, dağınık hale mi geliyor? İyi tasarım kuralları ihlal ediliyor mu? Bu yeni bir trend mi? Web tasarımcıların çoğu elle kodlanan sitelerden uzaklaşıyor, UX’in kurallarını kaldırıyor, her şey biraz daha kaotik gelmeye başladı.

Şık ve çağdaş tasarımın ilkeleri o kadar yaygın ki, artık tasarımcılara sıradan gelmeye başladı. Web tasarım, ilk web sitesinin yayınlandığı 1991’den bu yana uzun bir yol kat etti . İlk web siteleri sadece metin tabanlı, 1. nesil HTML kodları ile oluşturuluyordu. Ardından Flash geldi, hani şu çılgın animasyon siteleri. CSS’nin (Cascading Style Sheets) geliştirilmesiyle birlikte, web tasarımcılara arka plan rengi, metin boyutu ve metin stilleri üzerinde daha fazla kontrol sağlandı. JavaScript bize açılır menüler, gelişmiş navigasyon ve web formları verdi.


Başlangıçta hiç kimse web tasarımının gerçekten ne anlama geldiğini bilmiyordu. Web’in öncüleri deneme yanılmalarına göre tasarım kalıpları oluşturdular. Web tasarımının ilk dönemlerinde, biçimsel anlam ve erişilebilirliğe çok az önem veren, tablo düzenler kullanılmıştır.


2000’li yılların ortalarına doğru web sitelerin yapıları daha detaylı ve dikkatli oluşturulmaya başlandı. Gezinme, tarayıcınızın tepesindeydi ve kategoriler soldaki bir çubuğa yerleştirildi. Web sayfaları kısa ve dar tutuldu, içeriği kaydırmaya zorlamamak için içerik birden fazla sayafa yayıldı. Tasarımcılar neyin işe yaradığını, standartları öğrendiler. Gittikçe daha fazla yerleşim seçeneği ile resimler ve metinlerle dolu karmaşık arayüzler karşımıza çıkmaya başladı. Ancak bazı disiplinli tasarımcılar minimalizmden hiçbir zaman taviz vermediler.


Tasarım trendleri gelir ve gider; Ancak, minimalizm her zaman geçerli olan bir tasarım dilidir. Bir tasarımdaki en basit, en temel unsurlardan yararlanılarak elde edilen formun sadeleştirilmesine odaklanan bir tasarım felsefesidir. Minimalizm web tasarımına münhasır değildir. Minimalist tasarımlar zamansız bir görünüme sahiptir, modaya uymaz, sadece iyi tasarlanmıştır. Tarih her zaman bize yetişmenin bir yolunu bulur. Basılı tasarımda olduğu gibi, minimalizm ve arkasındaki felsefe, web tasarımına ve diğer dijital eserlerede yansımıştır.


Bazı web sitelerinin birkaç yıl önceki hallerini hatırlayın, parlak düğmeler, renkli satırlar ve metin paragrafları. Ardından tasarımcılar dijital alanda gerçek hayattaki nesneleri taklit eden unsurlar tasarlamaya başladı. Bu tarz çuğu tasarımcıya göre sıkıcıydı. Minimal tasarım rastgele bir sadelik değildir. Gereksiz olan her şeyi ortadan kaldıran ve içeriğe önem vererek maksimum dikkat çekmesi gereken unsurlara odaklanan bir tasarım yaklaşımıdır. Minimalist tasarım yaklaşımı, sadece görünümü hedeflemez. Kullanıcı davranışlarındaki artan anlayışımız ve içerik tasarım süreçlerinin yükselişi bu düşüncenin ilerlemesine neden olmuştur. Mobil kullanıcıların kitlesel büyümesi, UX ve kullanılabilirliğe daha fazla odaklanan minimalizme önem kazandırmıştır.


Her an internete erişen kullanıcılara sadece gerekli olanı sağlamaya odaklanmak gerekmektedir. Mobil kullanım artık tüm web ziyaretlerinin yarısından fazlasını oluşturuyor ve bu oran giderek artacak. Mobil uyumlu tasarım dijital dünyada bir mecburiyet oldu ve tasarımcıları farklı düşünmeye zorladı. Ortalama bir kullanıcı için minimalizm en kolay kullanım özelliklerini barındırır. En az görsel içeriği kullanarak mükemmel dengeyi sağlamak ve sadece en üst düzeyde şıklığa sahip temel unsurlara odaklanmak aslında çok zordur.


Minimalizmi zamansız bir kavram olarak düşünebiliriz, bir eğilim veya basit bir geçiş aşaması yerine, zarafeti ve karmaşıklığı yayar. Zamansız ve klasik olmasına rağmen gelişecektir. Hayattaki diğer unsurlarda olduğu gibi, minimalizmde de artılara ve eksilere bakmak zorundayız. Günümüzde web sitelerinin tuzsuz olduğu ve çoğunlukla birbirinin aynı olduğunu iddia ediliyor. Bu sürekli değişen çevrimiçi davranış ve tercihlerimizin bir yansıması mı? Tasarım tutarlılığı ortak kullanıcı davranışı için son derece önemlidir, ancak benzersiz olmanın değerini unutamayız. Tembelleştik mi yoksa düşüncelerimizi özgünlükten uzak ve daha etkili bir kullanıcı deneyimi stratejisine mi kaydırdık?


Web Tasarımda temel pratikler


İlk web siten ya da 100. olsun, web tasarım sürecinde kullanıcıların sitede rahat gezinmesini sağlamak bazen zor olabilir. Ziyaretçilerin sevebileceği bir web sitesi oluşturmak için temel seviyede neler yapılabilir.

Web tasarıma başlamadan önce, web tasarım sürecine giren her şeyi anlamalısın. Hedef kitleni çeken ve onları harekete geçiren bir web sitesi tasarlarmak istiyorsan göz önünde bulundurman gerekenler bazı noktalar var.


Kullanıcı Davranışı

Web tasarım planını oluşturmadan önce, çevrimiçi kullanıcı davranışına bakmak önemlidir. Web sitenin hedef kitleni belirli bir eyleme doğru yönlendirmesi gerektiğini unutma. Kullanıcı davranışını analiz ederken incelemen gereken dört temel kriter vardır.


Kalite ve Güvenlik

Kullanıcılar, ziyaret ettikleri web sitelerinin kalitesini ve güvenilirliğini istemeden de olsa ölçer. Çok güzel tasarlanmış bir web sitesine sahip olabilirsin, ancak içeriğinin kalitesi kötü ve güvenilirlik sinyalleri eksikse, tasarımın çok fazla bir şey ifade etmez.


Gözle Tarama

Kullanıcılar web sayfalarını gelişi güzel tarar. Genellikle, oluşturduğun her bir içerik parçasını okumazlar ve gezinmek için çapa metin veya tıklanabilir öğeler ararlar.


Hızlı Tanıtım

Web sitesi, kullanıcının dikkatini birkaç saniye içinde çekmelidir. Ziyaretçilerin sıkılmadan önce sana tanıyacağı süreyi 8 saniyeden az olarak varsayabilirsin. Bence 5 saniye içinde elinden geleni yapıp mesajını en etkili biçimde iletsen daha iyi olur.

Etkili Web Tasarım İlkeleri

Aşağıdaki ilkeleri uygularsan, ziyaretçilerinle aranda bir bağ oluşturabilir, siteni daha sonra da ziyaret etmelerini sağlayabilirsin.


Hedef Belirlemek

Web sitendeki her sayfanın, ziyaretçinin orada olma nedenlerinden birine uyması gerekir. Ziyaretçinin web sitene gelme nedeni az çok bellidir. Bu nedenleri sırala ve her birine karşılık gelen öğeler ve sayfalar oluştur. Kısaca bilgilenmek isteyene kısa bilgi, detay isteyene detay ver.


İletişim Kurmak

Sayfaların okunması ve anlaması kolay olmalı. Fontları büyük tut, öğeler arasında yeteri kadar boşluk bırak. Başlık etikeleri (h2, h3), listeler gibi metin biçimlendirme özellikleri kullan. Böylelikle okuyucularına içerik hakkında önsezi vererek, net bir şekilde yönlendirmiş olursun. Renkleri etkili ve yaratıcı bir şekilde kullan. Tamamlayıcı renkler kullanmak, web sitende uyum ve denge oluşturur. İçeriğinin okunmasını kolaylaştırmak veya bazı metinleri vurgulamak için arka fonlarını renklendir. Renklerin duyguları uyandırma gücü vardır, renk seçimi yaparken bunu hesaba kat.


Sadece yazı yazarak iletişim kurmak sıkıcı olabilir. Web sitene resim, video ve infografik gibi zengin medyalar ekle. Bu şekilde yazdıklarını desteleyerek sayfada kalma süresini arttırabilirsin.


Ziyaret Süresi ve Davranış

Ziyaretçilerin sitende kaldığı süre içinde gerçekleştirebilceği muhtemel eylemleri listele. Bir kullanıcı hedefine ulaşmak için üçten fazla tıklama yapmamalı. Web sitenin, sezgisel kullanıcı akışına sahip, mantıklı bir sayfa yapısına sahip olmasını sağla.

Sayfan hızlı yüklenmeli, mobil uyumlu olmalı vesaire hepimizin iyi bildiği klasik şeylere değinmek istemiyorum. Ama şunu eklemek isterim: Bazı kullanıcılar, yavaş açılan bir web sitesinin içeriğinin de kötü olduğunu varsayma eğilimindedir.


Web sitenizi nasıl ücretsiz tanıtabilirsiniz?

İnternette firmalar için bir çok ücretsiz tanıtım fırsatı vardır.

Nereye bakacağınızı bilirseniz firmanızı internette bir yere kadar ücretsiz tanıtabilirsiniz.

Bir iş kurduğunuzda veya hali hazırdaki firmanızın internetteki görünürlüğünü arttırmaya karar verdiğinizde dijital pazarlamaya ayıracak bütçeniz olmayabilir. Firmamı ücretsiz nasıl tanıtabilirim diye düşünüyorsanız bu makale size bazı ipuçları verebilir. Markanızı internette daha görünür yapmanın ücretsiz yolları da vardır.

Kendi siteniz olmasa bile Google, Bing, Yandex ve Yahoo gibi internete devlerinin küçük işletmelere sunduğu araçları ücretsiz kullanabilirsiniz.


Google Yerel Rehbere Kayıt

Google Benim İşletmem (Google My Business) adıyla faaliyet gösteren bu araç yerel hizmet sağlayan küçük işletmeler için harika bir tanıtım fırsatı. Bu servise kayıt olmak oldukça kolay ve ücretsiz.

Buradan kayıt işleminizi başlatabilirsiniz. Kaydınızı tamamladıktan sonra Google vermiş olduğunuz adrese bir posta yoluyla bir onay kodu gönderecektir. Mektubun gelmesi 1-2 hafta sürebilir.

Mektuptaki kodu Benim İşletmem Sayfasındaki doğrulama alanına girdiğiniz anda işletmeniz onaylanır ve ilgili aramalarda görünmeye başlar. Google Benim İşletmem uygulamasında firmanız hakkında olabildiğince detaylı bilgiler vermeniz tavsiye edilmektedir.


Sosyal Medya

Sosyal Medya bazı sektörlerde marka bilinirliği açısından çok önemli olabilir. Linkedin, Pinterest, Twitter ve Facebook gibi önde gelen sosyal medya uygulamaları içeriğinizin dağıtımı ve geri bildirimi için eşsiz olanaklar sunmaktadır.


Ücretsiz Web Sitesi, Blog

Kapsamlı bir web sitesi yaptırmak için çeşitli nedenlerden dolayı henüz hazır olmayabilirsiniz. Bu durumda ücretsiz web sitesi & blog servisleri sizin için iyi bir tercih olabilir. Bu servislerinden faydalanarak hem ücretsiz bir alanadı alabilir hem de kendinize bir web sitesi tasarlayabilirsiniz.

Bu tür platformlarda işletmeniz hakkında yazacağınız birkaç sayfa özgün tanıtım yazısı internetteki görünürlüğünüze tahmininizden çok daha fazla fayda sağlayabilir. Ücretsiz web sitesi ve blog edinebileceğiniz sitelerden bazıları: Google My Business, Wix, Joomla, WordPress.


Youtube, Vimeo

YouTubeve Vimeo, firmanızı veya ürünlerinizi tanıtan videoları dağıtmak için hem etkili hem de ücretsiz bir uygulamalardır ancak, başarılı olmak için ve işinizle alakalı insanların ilgisini çekebilecek içerikler hazırlamanız gerekir; basit bir reklam videosu işe yaramayabilir.


SEO (Arama Motoru Optimizasyonu)

Girişimciler olarak, herhangi bir şirketi çevrimiçi olarak pazarlamanın en iyi yolunun Google’ın arama motoru sonuç sayfalarında (SERP) iyi bir konumda olmak olduğunu hepimiz biliyoruz.

SEO konusunda teknik bilgiye ihtiyaç duymadan kendi kendinize yapabileceğiniz şeyler var. Bunlardan en basiti ve ilk yapmanız gereken insanların işinizle alakalı ürün ve hizmetleri nasıl, hangi kelimelerle aradıklarını bulmak ve bu terimleri içeriğinizde, blogunuzda, sosyal medyada ve video açıklama ve başlıklarında makul bir şekilde kullanmaktır. Anahtar kelime analizi için ideal platform Google Ads (Adwords) olsa da, yeni başlayanlar için biraz karmaşık olabileceğinden daha basit bir araç olan Ubersuggest‘i kullanabilirsiniz. Anahtar kelime araştırması ile işinizle ilgili

yeni anahtar kelimeler keşfedebilir ve aranma hacimlerini öğrenebilirsiniz.


Forumlar, Destek Blogları

Açık forum, blog ya da sosyal medyada uzmanlık alanızla ilgili konularda insanlara destek olabilirsiniz. Böylelikle sektörünüzü daha yakından inceleyebilir ve dijital pazarlama faaliyetlerinize yön verebilirsiniz.

Yılmaz Saraç

Google’ın yinelenen sayfalar için bir ceza uygulamadığını hepimiz biliyoruz ancak bu sayfaların hangisini birincil olarak belirliyor, nelere göre değerlendiriyor.


Yöntem belirli bir belgenin çok sayıda farklı versiyonunun bir bilgisayar sistemi tarafından tanımlanması olarak ifade ediliyor. Google bunu yaparken her bir belge sürümü için üretilen öncelik değerlerine dayanarak birçok meta veri türünü kullanır.


Sistem, bir öncelik kuralı ve belge sürümüyle ilişkilendirilen bilgilere dayanarak, her belge sürümü için yetki önceliğini seçer. İlişkilendirilen otorite önceliğine ve meta bilgilere dayanarak birincil sürümü belirler.

Aynı içeriği paylaşan kopya dokümanlar, bir web tarayıcı sistemi tarafından tanımlanır. Yeni yüklenmiş bir belgenin taranmasının ardından, daha önce taranan doküman grubu (aynı içeriğe sahip sayfalar) tanımlanır.

Yeni taranmış belgeyi ve seçilen belge kümesini tanımlayan bilgiler, yeni bir belge kümesini tanımlayan bilgilerle birleştirilir. Mükerrer belgeler, sorgudan bağımsız bir metriğe dayanan yeni belge grubuna dahil edilir. Bu yeni gruba ait bir belge, önceden tanımlanmış koşullara göre yeniden tanımlanır.


Bazı düzenlemelerde, bir çift kopya dokümandan temsili bir doküman seçmek için:

Birinci dokümanın arama sorgularından bağımsız skoru ile ilişkili olması esasına dayanarak, her dokümanın birden fazla sayıda bağımsız bir skorla ilişkilendirilmesi temelinde, her belge (sayfa) kendi içeriğini tanımlayan bir birçok ize sahiptir. Bu izler dokümanların esas olarak aynı içeriğe sahip olduğunu gösterir. Çok sayıda sayfada yer alan ilk belge, sorgudan bağımsız bir puan ile ilişkilendirilir. Metot ayrıca, bağımsız skor sorgusuna göre indekslemeyi de içerir.


Google niçin sayfaların ilk sürümlerini bulmak zorundadır?


Google’ın temel hedefi en alakalı ve güvenilir arama sonucunu sunmaktır. Arama sonuçlarında görünen bir belgenin farklı sürümlerinden birini birincil sürüm olarak tanımlamanın temel nedenleri şunlardır.

  • Aynı belgenin farklı sürümlerinin sonuçlara dahil edilmesi ek yararlı bilgiler sağlamaz ve kullanıcılara faydası yoktur.
  • Aynı belgenin farklı sürümlerini içeren arama sonuçları, dahil edilmesi gereken diğer çeşitli içerikleri kalabalıklaştırabilir.
  • Arama sonuçlarında mevcut olan bir dokümanın farklı versiyonlarının bulunduğu yerlerde, kullanıcı hangi versiyonun en yetkili, eksiksiz veya en iyi olduğunu bilemeyebilir ve sonuçları karşılaştırmak için ek zaman harcayabilir.


Sistem nasıl çalışır?

Bir belgenin farklı sürümleri, veritabanları, web siteleri ve diğer veri sistemleri gibi birkaç farklı kaynak sayesinde tanımlanır. Her belge sürümü için şunlara göre bir yetki önceliği seçilir:

  1. Belge sürümüyle ilişkili meta veri bilgileri, örneğin kaynak
  2. Münhasır yayınlama hakkı
  3. Lisans hakkı
  4. Alıntı bilgisi
  5. Anahtar kelimeler
  6. Sayfa sırası



Uzunluk ölçüsü kullanılarak belge sürümlerinin uzunluk kalifikasyonu belirlenir. Yüksek bir yetki önceliğine ve nitelikli bir uzunluğa sahip olan sürüm, dokümanın temel hali olarak kabul edilir.

Belge sürümlerinden hiçbiri hem yüksek önceliğe hem de nitelikli bir uzunluğa sahip değilse, birincil sürüm, her bir doküman sürümüyle ilişkili bilgilerin toplamına göre seçilir.

Bilimsel literatür çalışmaları sıkı bir format gerekliliğine tabi olduğundan, dergi makaleleri, konferans makaleleri, akademik makaleler ve dergi makalelerinin alıntı kayıtları belgelerin içeriğini ve kaynağını açıklayan meta veri bilgilerine sahiptir. Sonuç olarak, bilimsel literatür çalışmaları, alt kimlik sistemi için iyi adaylardır.

Bu işlem sırasında incelenebilecek meta veriler aşağıdakileri içerebilir:

  1. Yazar isimleri
  2. Başlık
  3. Yayımcı
  4. Yayın tarihi
  5. Yayın yeri
  6. Anahtar kelimeler
  7. Sayfa sırası
  8. Alıntı bilgisi
  9. Dijital Nesne Tanımlayıcısı,
  10. PubMed Tanımlayıcısı,
  11. SICI, ISBN ve benzeri tanımlayıcıları
  12. Ağ konumu (ör. URL)
  13. Referans sayısı
  14. Atıf sayısı
  15. Dil

Bir sayfanın birincil versiyonunu belirlemenin arkasındaki metodoloji daha derinlemesine gider:


Öncelik Kuralı

Öncelik kuralı, bir doküman versiyonuna erişim yetkinliğini, bütünlüğünü veya değerini yansıtmak için sayısal bir değer (örneğin bir puan) oluşturur. Öncelik kuralı, kaynak öncelikli bir listeye dayalı olarak, belge sürümünün kaynağı tarafından belge sürümüne atanan yetki önceliğini belirler.

Kaynak önceliği listesi, her kaynağa karşılık gelen, yetki önceliğine sahip bir liste içerir. Bir kaynağın önceliği, kaynağın itibarı, kaynağı yayınlayan kuruluşunun büyüklüğü, güncellemelerin tekrarı, sıklığı veya diğer dışsal faktörlerin göz önünde bulundurulması gibi editoryal seçime dayalı olabilir. Böylece her belge sürümü bir otorite önceliği ile ilişkilidir; bu ilişkilendirme çeşitli veri yapılarında saklanır.


Nitelikli Öncelik nedir?

Nitelikli bir öncelik değeri, bir belge sürümünün öncelik kuralına bağlı olarak yetkili, eksiksiz veya erişmesi kolay olup olmadığını belirlemek için kullanılan bir eşiktir. Belge sürümünün atanan önceliği, nitelikli öncelik değerine eşit veya ondan büyükse, belgenin öncelik kuralına bağlı olarak yetkili, eksiksiz veya erişimi kolay olduğu kabul edilir. Alternatif olarak, nitelikli öncelik, bir dizi belge sürümünün göreceli bir ölçümüne de dayanabilir. Sadece en yüksek öncelik, nitelikli öncelik olarak kabul edilir.

Yinelenen sayfaların birincil sürümünü tanımlamaya yönelik patent, Google’ın yinelenen belgeler arasında hangisinin en önemli sürüm olduğuna inandığını anlamamıza yardımcı oluyor. Bu bilgiler web sitenizi arama sonuçlarında daha üst konumlara taşımanıza yardımcı olur mu bilmiyorum ancak SEO’nun çok ciddi bir biçimde ele alındığını görmek güzel.

Google’ın konu ile ilgili patentine buradan ulaşabilirsiniz.

Yılmaz Saraç

E-ticaret sitesi, blog ya da kurumsal bir web siteniz olabilir, fark etmez, internette yaptığımız tüm faaliyetlerimizin popülerleşmesini isteriz. Birisi bizi, ürünümüzü veya hizmetimizi aradığında bulsun, Google ilk önce bizi göstersin isteriz. Peki Google’da ilk sayfada hatta 1. sırada çıkabilmek çok mu zor? Nasıl yapılabilir?

SEO, arama motorlarında sağlık bir şekilde yükselerek dönüşüm sağlaması ve bu dönüşümleri zamanla öngörülebilir hale getirmek için gerekli olan, her şirketin rekabet ve beklentilerine özel bir uygulamadır.

SEO projelerinde edindiğim bazı tecrübeleri kısa başlıklar halinde açıklamak istiyorum. Bu tecrübelerden bazıları duruma özel tecrübeler olabilir. SEO’nun sürekli değiştiğini ve her web sitesi için farklı gereksinimler olabileceğini göz önünde bulundurmanız iyi olur.

  • SEO’da planlama çok önemlidir. İyi bir planlama yaparak hataları önlemek, hataları düzeltmekten çok daha kolaydır.
  • Meta Etiketler önemlidir. Google’a ve kullanıcıya en doğru mesajı iletmek için dikkatli kullanın. İyi bir başlık ve meta açıklama tıklanma oranına büyük etki yapabilir.
  • Konumları ve trafiği yorumlamakta acele etmeyin. İyi bir analiz için zaman ve kıyaslama için yeterince parametre gerekir. SEO’da anlık değişimlere şahit oluyoruz ancak çoğu şey günlük veya haftalık değil, aylık olarak değişir. Düzenli çalışmak ve durmamak gerekir.
  • Analizleri takıntı haline getirmeyin. İlk başladığımda, her gün, her saatte bir şeylerin değişeceğini düşünerek web sitemin sıralamasını kontrol ederdim. Zaman kaybından başka bir şey değildi. Şu an, analiz sayfalarında saatler geçirmek yerine yeni fikirler için araştırma yapıyor, yeni siteler keşfetmeyi tercih ediyorum.
  • 100’den fazla siteyi optimize ettim ve sonuçları etkileyen en önemli şeyin, SEO’sunu yaptığım ürün veya hizmetin kalitesi olduğunu fark ettim. Kötü bir şeyi pazarlamaya çalışmayın.
  • E-ticaret sitelerinin optimizasyonu farklıdır. Bunun ilk nedeni rekabet seviyesidir. Tüm stratejinin çalıştığınız site etrafında dönmesi gerektiğinden, yalnızca sitenin mevcut durumuna değil, türününe göre de SEO yapmanız gerekir.
  • SEO’yu çeşitli yollarla suistimal edenler var ancak yaratıcılık ve sıkı çalışma her zaman kazanır. Bazı insanlar SEO uzmanlarını web sitelerinin kodlarına müdahale ederek sıralamalarda öne çıkaran bir tür bilgisayar korsanı gibi görüyor. Gerçeğin bununla hiç alakası yoktur.
  • SEO bir misafirperverliktir. Ziyaretçiye istediğini verirsiniz ve onlardan istediğinizi alırsınız.
  • Alan adı yaşı duruma göre biraz önemlidir ama bazen de çok önemli değildir. Arama konumlarını etkileyen 250’den fazla faktör olduğunu duymuşsunuzdur. Bence bu sayı çok daha fazla. Bu faktörlerden bazıları birbirlerini tetikleyebilir veya etkisiz hale getirebilir. Alan adı ve sitenin yaşı kesinlikle bir sıralama faktörüdür ancak iyi sıralama şansı veren daha birçok önemli faktör vardır.
  • Büyük markaları geçmek çok zor değildir. Büyük markalar yarışa yüksek bütçe ve riskler ile girdiğinden karar almaları uzun sürer ve birçok konuda ağır kalırlar. Günümüzde trendler çok hızlı değişiyor ve bu değişim her seviyede işletme için harika fırsatlar yaratıyor. Büyük ve hantal şirketlere karşı birçok avantajınız var.
  • Yaptığınız her şeyi çeşitlendirin. Google, benzer parametrelere sahip bağlantıları analiz edebilir. İçerik kalitesini rahatlıkla anlayabilir. Semantik, LongTail, TF*IDF gibi kavramların ötesine geçmek zorundayız.
  • Güncel kalın. Arama motoru optimizasyonu her gün daha karmaşık hale geliyor, bu yüzden en yeni SEO haberlerini okumak önemli.
  • İnsanlar için yazın. Evet, SEO’da semantik önemlidir, ancak siteniz kullanıcıların beklentilerini karşılamıyorsa göstereceğiniz diğer çabaların pek bir anlamı yoktur.
  • Her SEO uzmanının temel web programlama dillerini bilmesi iyidir. Site kodu optimizasyonda büyük bir rol oynar, bu nedenle sahne arkasında neler olup bittiğini anlamak için makul seviyede JavaScript, Css ve Html öğrenmelisiniz.
  • Bazı bilgiler sadece deneyimle elde edilir. SEO konusunda yazılmış tüm kitapları ve tüm haberleri okumuş olsanız bile bazı şeyler sadece tecrübe edilerek öğrenilebiliyor.
  • Google, Panda veya Penguin temalı başlıklar içeren güncellemeler yayınlarsa bir şeyler değişmiştir.
  • Her şey birbirine bağlıdır. İç ve dış bağlantılarda “rel” etiketinin etkin kullanılması önemlidir.
  • SEO gelişecek, optimize ettiğimiz web siteleri değişecek, ancak insanlar web sitelerine ihtiyaç duyduğu ve bir şeyler aradıkları sürece SEO’nun bir türü var olacaktır.
  • Anahtar kelimelerin seçimi önemli ancak yukarıda bahsettiğim gibi sadece anahtar kelimeye odaklanılmamalı. Google bu konuda fazlasıyla iyidir. Bazı arama sonuçlarında aranılan kelime 1 kez bile geçmez!
  • Özgün içerik önemli. Özgün olmayan makalelerin veya görsellerin ziyaretçileriniz için özel bir önem taşıdığı konusunda kendinizi kandırmayı bırakın.
  • Güvenilirliği ve itibarı ölçebilirsiniz. Bu ölçümlere yeterince dikkat etmezseniz, kendinizi kötü bir konumda bulabilirsiniz.
  • Hemen çıkma oranı önemlidir. Hemen çıkma oranı siteden elde edilen dönüşümler hakkında ipucu verir. Hemen çıkma oranını %25 azaltabilirseniz, ziyaretçilerin %25’i kendilerinden bekleneni yapar.
  • Alaka düzeyini ciddiye alın. İçerik oluşturma, site optimizasyonu ve backlink açısından alaka düzeyi bir öncelik olmalıdır.
  • Her zaman rakiplerinizden öğrenmeye çalışın. Sitenizin kötü bir konumu varsa, cesaretiniz kırılmamalıdır. Bunun yerine, sizden daha iyi pozisyonlara sahip olan rakiplerinizden en az 5’inin yöntem ve stratejisini belirlemeye çalışın. Sonra bu yöntemleri sitenizde deneyin.
  • Web siteniz SEO için optimize edilmemiş olsa bile, tutarlı ve alakalı içeriğe sahipseniz iyi sıralanma şansınız vardır. İlk önce diğer dijital pazarlama stratejilerinize odaklanın, insanların web sitenizi sürekli gelmelerini sağlayacak bir yol bulmak zorundasınız. Google, kendi özel yöntemleriyle web sitenizin bu anlamda kalitesini geç de olsa olçecektir. Google iyi sıralanmanın amacı müşteriye dönüştürme olasılığı en yüksek olan ziyaretçilerle tanışmaktır. Bu nedenle, Google’ın isteyeceğini düşündüğünüz şey için değil, sunduğunuz her ne ise onun kalitesine odaklanın.
  • Yaşamda olduğu gibi SEO’da da bir şeyi başarmanın süper hızlı yolu yoktur . Birisi bunun aksini iddia ederse, size bir şey satmaya çalışıyordur.

SEO’yu tam olarak anlamak için, size yol göstermesi açısından bir seo danışmanı ile çalışmayı düşünebilirsiniz. Ortalıkta çok farklı pazarlama tekniği olması ve sürekli değişmesi nedeniyle işiniz için en uygun olanını bulmak zor olabilir. Seçeneklerinizi daraltmak ve hedef kitlenize ulaşmanıza yardımcı olacak mükemmel stratejiyi belirlemek için başkasının deneyimini kullanabilirsiniz.

SEO, arama motorlarında daha üst sıralarda yer almak için çaba sarf etmektir ve zaman içinde kaliteyi vurgulayan uzun bir oyundur. Kalitenin tutarlılığı, SEO hakkında söylenebilecek her şeyden daha önemlidir.

Uzun vadeli, iyi konumda sıralamanın anahtarı, hedef anahtar kelime için en iyi bilgiyi ve en iyi kullanıcı deneyimini sunan içerikleri oluşturmaya odaklanmaktır.

Yılmaz Saraç

Hakkında
Konum: Bursa, Nilüfer
Meslek: https://yilmazsarac.com.tr
Forum İmzası:
SEO & Kurumsal İçerik tasarım
Temel Bilgiler ve İstatistikler
Aktiflik: Şu anda DH'de değil
Son Giriş: 2 yıl önce
Son Mesaj Zamanı: 2 yıl
Mesaj Sayısı: 20
Gerçek Toplam Mesaj Sayısı: 24
İkinci El Bölümü Mesajları: 0
Konularının görüntülenme sayısı: 0 (Bu ay: 177)
Toplam aldığı artı oy sayısı: 1 (Bu hafta: 0)
En çok mesaj yazdığı forum bölümü: Web Tasarım - Programlama
Mesajları
İkinci El Referansları
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.