Yüzbaşı
15 Eylül 2006
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
0 üye
Görüntülenme
Toplam: 80 (Bu ay: 0)
Gönderileri

Eşimin babaannesinin dün cenazesi vardı. Covid-19 dan vefat etti. Durum nasıl oldu, sonrasında neler yaşandı onları paylaşmak istedim.


Eşimin babaannesi ağır hasta ve bakıma muhtaç biriydi. Amcasında kalıyor, ona amcası ve yengesi bakıyordu. Evde bakım ücreti almak istediler. Onun için %90 ve üzeri raporu olması gerekiyordu. Hastaneye götürdüler, 1,5 gün sonunda %96 lık heyet raporu aldılar. O raporla ilgili kuruma başvurdular ama raporda "Ağır Hatsa" ya da "Bakıma Muhtaç" yazmadığı için maaş bağlanamayacağı söylendi. Halbuki raporu en baştan alma amaçları oydu. İşini bilmez bir memur ya da başka bir sebepten dolayı not olarak eklenmeyen yazıdan dolayı ret edildi. %90 raporun kendisinin tek başına yeterli olmasına rağmen.

Ondan sonra eşimin amcası il sağlık müdürlüğüne konuyu anlatan dilekçe yazdı. Raporun yeniden düzenlenmesi için. İl sağlık müdürlüğü de raporun yeniden düzenlenebilmesi için hastanın tekrar muayenelerden geçmesi gerektiğini belirtti. Aslında amca o ana kadar olursa olur,olmazsa da maaş almayız düşüncesindeydi ama öyle bir cevap verdiler ki dilekçeye mecburen yeniden heyet muayenesine sokuldu. Hasta gerçekten çok kötü durumdaydı. Tekrar hastaneye götürmek hem hasta hem de hasta yakınları için işkence gibiydi.

Velhasıl, yeniden heyete sokuldu ve %99 luk yeni rapor verildi. Rapor işlemlerinden 2 gün sonra hasta yüksek ateş ve kusma şikayeti ile hastaneye yatırıldı. Covid-19 testi pozitif çıkınca hastanede karantinaya,ertesi gün de yoğun bakıma alındı. 5 gün sonra da vefat etti.

Vefat ettikten sonra, cenazenin normal koşullarda defnedilmeyeceği söylendi. Cenaze eve gelmeyecekti, cenaze namazı için camiye de gitmeyecekti.Bu durum normal karşılanacak bir şey. Asıl saçma olan şimdi geliyor. Defnetme işlerine aileden kimse karışmayacaktı ve kepçe ile kazılan mezara kendileri koyacaktı.

Kimse gelip mezarı falan kazmadı. Aile kendi çabalarıyla kepçe kiralayıp mezarı kazdırdı. Daha sonra cenaze arabası ile il sağlık müdürlüğü ve polis arabası geldi. 2 il sağlık çalışanı ve 2 polis. Bir de cenaze arabasının şoförü. Cenazeyi aile yakınlarının defnetmesi gerektiğini, bunun içinde beyaz tulumlar alınması gerektiğini söylediler. Beyaz tulumlardan alındı ve aile bireylerinden o kişiler cenazeyi defnetti. polisler ve il sağlık çalışanları sadece uzaktan bakıp başkasının yaklaşmamasını söylediler. Cenazenin defnetme işlemi bitmeye yakın da, ilk önce polisler sonra il sağlık çalışanları gitti. il sağlık çalışanları da giderken bir çöp poşeti bırakıp, "tulumları bunun içine koyup yakın" dediler.

Durum bundan ibaret...

Merhaba, ilk önce nasıl bir kullanıcı olduğumu belirtmek isterim. Yıllardır kullandığım bilgisayarlara anti virüs programları kurmayan, hiç bir zaman da virüslerle başı derde girmeyen dikkatli bilgili bir kullanıcıyı ya da idim bu güne kadar :)
Yaklaşık bir sene önce, ofisimizdeki kullanıcıların elinin değmediği Server bilgisayarımıza crypto Virüs bulaştı. Dosya uzantılarının sonuna .peto gibi uzantılar vardı ve hiç bir şekilde açılmadı. Yazılımcı ve ben baya uğraştık çözmeye ama bir yol bulamadık. Giden bilgilere yanarken bundan sonra bir daha böyle bir şeyle karşılaşmamak için önlemler aldık. Bu önlemlerden biri de bilgisayarlara virüs programı yüklemekti.
AVG İnternet Security programını lisanslı olarak alıp bilgisayarlara kurduk.buraya kadar sorun yok.
Evde, çok nadir kullandığım o da ya totrentten film indirme ya da ofisteki bilgisayarıma any desk programı ile bağlanmak olan laptopum gereksiz yavaşlıyor ve takılıyordu. Acaba bir yerden virüs mu bulaştı diye düşünürken lisanslı olan AVG programı geldi aklıma. Kurdum bilgisayarıma, tarama yaptım. 3 tane basit virüs buldu ama onları ne silebildi ne de karantinaya alabildi. Abartılacak virüsler olmadığı için pek önemsemedim ama bilgisayar yavaştı, AVG tune up programını da ekledim lisansa ve onu da kurup ayarlar yaptım. Açılış süresi aşırı uzadı ama bilgisayar rahatladı. Bunları yapmam da format atmak istememedi.
Neyse, bugün yine bilgisayarımı açıp ofisteki bilgisayarıma any desk ile bağlantı yaparken sürekli kopmalar yaşıyordum. Program kendini kapatıyor yeniden açılması çok uzun sürüyordu. Ben de bilgisayarı yeniden başlattım. Yeniden başlattıktan sonra masaüstünde olan png uzantılı dosyaların tanınmayan dosya gibi göründüğünü farkettim. Açmaya çalışınca açılmadı. Uzantısına bakınca bir de ne göreyim,.hese gibi bişey var dosyaların uzantısında. Yani crypto Virüs bulaşmış bilgisayara.
Benim gibi dikkatli bir kullanıcının bilgisayarına üstelik AVG yüklü iken nasıl bulaştı bu virüs anlamış değilim.
Anladım ki AVG programı hiçbir şeye yaramıyormuş.
Virüsten kurtulmak için bir kaç yol denedim ama sonuç vermedi ki zaten 1 yıl önce ofiste yaşadığım tecrübeden sonuç alamayacağımı biliyordum.

Bu konu aslında AVG nin işlevsiz bir program olduğuna dair bir tecrübe paylaşımıydı ama bu konu hakkında, özellikle crypto Virüs koruması hakkında işe yarar bilgi sahibi kişiler bizimle paylaşırsa sevinirim.

İyi forumlar
Çok manidar değil mi. Tam yüz yıl sonra, Rte gemiden Samsun a çıkacak.
Olayın bu tarafını tartışalım ama ben başka konudan bahsedeceğim.
Rte gemi ile Samsun a geleceği için Samsun limanı cumartesi pazar 2 gün tamamen kapalı. Çarşamba dan itibaren yarısını kapattılar zaten.
Limanın 2 gün kapanması demek, 10 milyon dolar ihracattan vazgeçmek demek.
İthalatı da katarsak 15-20 milyon dolarlık işlem hacmi duracak samsunda. Sırf Erdoğan Samsun a gemi ile gelsin diye.
Nasıl bir gemi ile gelecekse artık, koskoca limanı kapatıyorlar. Küçük bişey olsa daha küçük limanlar var çünkü.
Bir de, bırakın bizim gibi özel şirket çalışanlarını, memurları bile limana almayacaklarmış. Sadece müdür gibi yüksek mevkideki memurlar özel izinle girecek.
Normalde özel şirket ve deniz polisi ile gümrük muhavazının koruduğu limanı da tamamen özel korumalar koruyavakmış.
İyi ki bu millete efendi olmadı. Olsa neler olurdu acaba :)
Yazı çok uzun oldu ama aklıma geldikçe yazdım. Okuyanların da bilgisi olsun istedim konu hakkında.



Rusya ya yaş sebze ve meyve ihracatı yapan bir firmada gümrük departman müdürüyüm. İşin içinden biri olarak, son zamanlarda rusya ile ihracat durumu ve tarımdaki yaklaşan felaketi anlatmak istedim.
Bilindiği üzere, uçak krizi sonrasında rusya kısa bir süre, türkiye'den yaş sebze ve meyve ithalatını yasaklamıştı. Ondan sonra bir kaç kalem ürünü almaya devam etmişti. Ama asıl 3 kalem ürün olan, üzüm, narenciye ve domates alımı yapmıyordu. İlk önce üzümü açtılar, sonra narenciye. Arada parça parça ürünler de açıldı. Bunlar yaşanırken sürekli konu domates oldu. Domates açılmadı. Yok batıyoruz. O kadar üstüne gittiler ki domates konusunda rusyanın,rusya da belli güvenilen firmalara izin verdi. Sonra bu firmalar kısmen artmaya devam ederken, ki bunlar aslında küçük firmalardı,büyük firmalar bize de açılsın diye devlete çok ısrar ettiler. Devlette, Rusya ya.
Ama ondan önce rusya türkiyeye heyet yollamış, büyük firmaların üretiminin eften püften olduğunu anlamıştı.
O zaman tüm firmalara açarız, yoğun kontrol yaparız dediler. Hatta türkiye'den ziraat mühendisi bile gitti o heyetin içine.
Sonra bu heyet o kadar incelediki domatesleri, o kadar küçük kusurlar buldu ki, giden domateslerin nerdeyse hepsi geri geliyordu.
Domatesteki sorun da tuta idi. (tuta ya gelicem)
İhracatçılar bu durum karşısında domates yollamayı bıraktı ama rusya ağır kontrolü bırakmadı. Bu ağır kontrol, Gümrük süresini uzatıyor, en ufak sorunda ürün geri yollanıyordu. Manisadan önceden 4-5 günde rusyada olan üzüm, bu yaz bazen 25 günde gidiyordu.
Bu kontrol aslında domates için yapılmıştı ama artık tün ürünlere yapmaya başladılar.
Kısacası domates konusundaki anlamsız ısrar ki burda en büyük suç yine ihracatçının, durumu buraya getirdi. Kontroller uzun ve meşakkatli olduğu için, normalden 3 kat daha az ihracat oluyor.
Ve şu aralar yaşanan en büyük sıkıntı ise, mandalina da görünen Akdeniz sineği ya da onların lavraları.
Bundan dolayı sürekli mal geri gelmekte.bu da ihracatçıya ağır maddi kayıplar yaşatıyor. Nerden baksan bir tır araçtan kar yerine 20-30 bin zarar ediyor. Geri gelen ürünlerde türk gümrüklerinde hiçbir kolaylık sağlamıyor.
Peki bu durum nasıl düzelir.
Bir kere rusya, ağır kontrolün kaldırılması için ikna edilmeli.
İkincisi ise, düzgün mal gönderilmeli. Ama nasıl.
Domatesteki tuta ağırlıklı Antalya bölgesinde. Seralara bile bulaşıyor. Ve en önemli ve tek sebebi bence, yerli olmayan tohum ve ilaçlar. İsrail menşeli tohum ve ilaçlar bu duruma getirdi. Aynı şey mandalina için de geçerli. İlaçlar artık böcek öldürmek yerine artırıyor ki daha başka ilaçlar da alınsın.
Şuan ki durumda hangi ilacı kullanırsan kullan önüne geçilemeyecek durumda.
Hem tarımda, hem de dış politikada yanlış, aceleci ve acemice alınan kararlar, yaş sebze meyve ihracatını bitirme noktasına hızla yaklaştırıyor.
Yaş sebze meyve ihracatının bitmesi demek, hem ihracat sektörü, hem lojistik sektörü hem de tarım işçi sektörünü vuracak ve ağır işsizlik oluşacak. Ayrıca ihracat olmayınca, üretim olmayacak,üretim olmayınca soğanda olduğu gibi tüm ürünler çok pahalı olacak.
Durum iyi değil.
Merhaba,

Yaşadığım sorunu ve kendi bulduğum çözümü anlatmak istedim.

Ofisimizdeki bilgisayarların, benimki hariç hepsi Win7. Benim bilgisayarım Win 8.1
Ofisteki diğer bütün bilgisayarların, bendeki bazı dosyalara ağdan ulaşabilmesi gerekiyor. Benim bilgisayarımdaki yerel kullanıcı adı : levent, parola : xxx
diğer bilgisayarlardan ağ üzerinden bu bilgisayara bağlanmak için
kullanıcı adı : levent
parola : xxx
yazmak yeterli.
Yalnız, ofisimize win10 home sürümlü pc aldık ve kullanıcı adını ve parolayı doğru yazmamıza rağmen bir türlü benim bilgisayarıma bağlanamadı.
benim bilgisayarım ve diğer bilgisayarlar ise bu win10 yüklü bilgisayara rahatlıkla bağlanabiliyordu.
internette bir sürü araştırma yaptım, denemediğim şey kalmadı ve 6 saatin sonunda şu şekilde sonuca ulaştım.

ben win8.1 yüklü bilgisayarımdaki yerel hesabımı, Windows live hesabı ile birleştirdim.
örnek olarak, kendime leventofis@outlook.com gibi bir live hesabı açtım ve bunu bilgisayarımdaki yerel hesabımla birleştirerek, yerel hesabımı live hesabına çevirdim.

daha sonra win10 yüklü bilgisayar ile kendi bilgisayarıma ağdan bağlanırken
kullanıcı adı : leventofis@outlook.com
parola : yyy (Outlook şifresi)
yazarak sorunsuz bağlanabildim.
Samsun merkezde,normalde apartan olarak inşa edilmiş binada ofisimiz var. merkezi yerde olduğu için işyerinden daha fazla para alınabildiği için firmalara veriliyor kiraya.
bina 4 katlı. 1. ve 3.kat bizim firmaya ait. 2. kata da baya boş durduktan sonra,5 ay önce bir bir firma geldi. 4. kat ise 2 yıldan fazladır boştu.
mal sahibi hacının ordaki gelire hiç ihtiyacı yok. hatta bizim otomatik ödemeler 1 yıl yatmamış,adamlar 1 yıl üstüne farkına varıp bize geldiler.
bu kadar bilgiden sonra konuya geleyim.
6-7 ay önce asansörün beynini çalmışlar. asansör bozuk. biz 3. kattayız,diğer firma personelleri muhasebe dahil 1. katta. asansörü kullanmıyorlar yani.asansör çalışmıyorken biz de talep ettik,burayı işyeri diye bize kiraya veriyorsun ama asansör çalışmıyor.mal sahibi de,verin parasını yaptırın,siz kullancaksınız dedi. bizim muhasebe de, ben zaten 1. kattayım,kullanmam diyerek gider yaptı para vermedi doğal olarak.
sonra 3 hafta önce suriyeliler taşındı üst kata ama iş yeri değil ev olarak.20 kişiler var herhalde. onlar taşınınca hemen yaptırdılar asansörü.neyse bizde sevindik ama 1 hafta sonra,asansör sadece 4. kata çalışınca aradım mal sahibini.
dedim abi hayırdır,nedir bu iş?
siz parasını vermediniz ben kendim yaptırdım,o yüzden istediğime kullandırırım, hem zaten asansörün anahtarını suriyelilere verdim,onlarla konuşun dedi.
bu arada adam suriyelilere anahtarı verirken,asansör olayını anlatmış,isterseniz kapatın kullanamasınlar demiş.bunlar da kapatmış.
adam da gülüyor,demek kapatmışlar he mi diye.
suriyelilere gıcık oluyordum artık daha çok gıcık oluyorum.
lan hadi diyelim bizim mal sahibi hacı şerefsiz,sana ne oluyor? benim ülkemde kalıyorsun eline insiyatif vermiş şerro hacı sende kullanıp bizi cezalandırıyorsun öyle mi?
bu konuda yapabileceğimiz bişey var mıdır acaba?
Dolar cinsinden yıllara göre asgari ücret şu şekilde şekillenmiş;

Yıllar Asgari Ücret(TL) Dolar Kurları(TL) Asgari Ücret Kaç Dolar(USD)
2008 481,55 1,16 414,20
2009 527,13 1,53 344,69
2010 576,57 1,48 389,31
2011 629,96 1,55 407,06
2012 701,13 1,88 373,58
2013 773,01 1,77 436,53
2014 846,00 2,17 389,54
2015 949,07 2,34 404,74
2016 1.300,99 2,94 442,18
2017 1.404,06 3,53 397,32
2018 1.603,12 3,77 425,77
10.09 1.603,12 6,40 250,46

son yıllarda görüldüğü üzere asgari ücret 400 dolar civarında seyretmiş. en düşük 344$ ile 2008 yılında teğet geçen kriz döneminde olmuş. günümüz itibari ile ise 250$.
asgari ücretlinin alım gücünü korunması gerekiyor. ortalama 400$ olsa bugünkü kurdan 2,560 tl olması gerekiyor.
hadi bu iş vereni zora sokar desek,kriz var desek,2008 yılındaki seviyelere yani 350$ a çeksek,2.240 tl olur ki bence en az olması gereken budur.
tüm bunlara rağmen benim beklentim enflasyon oranı civarında olacağı. enflasyon şuan %14 öngörülüyor ama faiz artışıyla en az %16 olur. tabi bu gerçek enflasyon değil bize söylenen olacak.
%16 lık artışla yeni asgari ücret 1.860 tl civarında olacak. o günkü kur tahmini de 6,60 olarak öngörürsek 280$ ile dibi görürüz.
Hatırlarsanız rusya ile yaşanan bir domates krizi vardı. İhracatçı olduğumuz için işin tüm detaylarını biliyorum. O gün aslında kriz domates krizi değil, yaş sebze meyve kriziydi. Çünkü rusya hiç bir şey almıyordu ama Türk medyası domatese endekslemişti. Halbuki İhracatçının, kalemlerinden %5 bile değildi domates. Sonra ne oldu. Domates krizi çözüldü di mi? Hayır, çözülmedi. Yasak kalktı deniyor ama daha önce yapılan domates ihracatının %1 i ancak yapılmıştır. Diğer kalemlerde ise rusya hala zorluk çıkarıyor, ihracatçı perişan ama ses yok.
Dolar da aynı bu şekilde dillendiriliyor. Sanki değeri tüm dünya paraları karşısında düşen tl değil de sadece dolar.
Domates = dolar
Buz dağının görünen kısımları. Algı operasyonları çok iyi gidiyor. Akp kller dolar artınca, dolar borcum yok diyor. Bense gerçekten korkuyorum. Dövizin bu denli artması İhracatçının işine gelmesi gerekirken, izlenen yanlış politikalar yüzünden O bile olmuyor. En sağlam görünen ihracat sektöründe ben bile tedirgin olurken insanlar nasıl bu kadar rahat anlayamıyorum.
Merhaba,
İlk motorum olan r25 i aldım. Çat pat kendim tek başıma sürüyorum ama motor süren tanıdık arkadaş vs yok. Samsunda grup falan varsa dahil olmak isterim.
Kadınların kıskançlık seviyesi hakkında örnek vericem.Evli olamayan genç arkadaşlar anlamaz :)

Zamanında Atiye yi beğendiğimi söyledim lafa arasında eşime. Bırak klibini falan izlemeyi otomobilde radyoda denk gelse değiştiriyor kanalı. Kavgasını bile yaptık radyoda dinleyince ne oluyor diye.

Sonuç olarak ofisteyken gizli gizli Atiye dinliyorum hatta klibini izliyorum :))
Hakkında
Konum: Samsun,İlkadım
Forum İmzası:
...
Forum İkinci El İmzası:
...
Hakkımda:
...
Temel Bilgiler ve İstatistikler
Aktiflik: Şu anda DH'de değil
Son Giriş: 2 ay önce
Son Mesaj Zamanı: 6 ay
Mesaj Sayısı: 396
Gerçek Toplam Mesaj Sayısı: 710
İkinci El Bölümü Mesajları: 66
Konularının görüntülenme sayısı: 73.866 (Bu ay: 485)
Toplam aldığı artı oy sayısı: 552 (Bu hafta: 0)
En çok mesaj yazdığı forum bölümü: Konu Dışı / Off Topic
Mesajları
İkinci El Referansları
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.