Yarbay
01 Ekim 2014
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
8 üye
Görüntülenme
Toplam: 582 (Bu ay: 1)
Gönderileri

Yargıtay, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Sultanbeyli dosyasında müebbet hapis cezası verilen askeri öğrencilerin cezasını bozdu. Bazı öğrenciler tahliye edildi.


Yargıtay, askeri öğrencilere verilen müebbet hapis cezasını bozdu: Tahliyeler başladı

Yargıtay, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Sultanbeyli dosyası kapsamında tutuklanan ve müebbet hapis cezası verilen 66 askeri öğrenci hakkındaki kararı bozdu.


İlk olarak öğrencilerden Furkan Çetinkaya'nın annesi Melek Çetinkaya Twitter'dan "Emin değilim ama oğlum tahliyeymiş. Görmeden inanmam" mesajı paylaşıp Silivri Cezaevi önüne gitti.


Gazete Duvar'da yer alan habere göre; ardından Avukat Cemil Çiçek, Twitter'dan "müebbet alan askeri öğrencilerin dosyasının Yargıtay tarafından bozulduğu bilgisi geldi" yazdı.


HDP milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu da "67 askeri öğrenci hakkındaki hukuksuz cezalar Yargıtay'da bozulmuş. Bozulacak tabi! Yıllardır askeri öğrenciler masumdur, boşuna zulmediyorsunuz diye boşuna mı haykırıyoruz. Annelerin, babaların gözü aydın, cezaevi önünde bekleyen @MelekCetk ile görüştüm Foto bekliyoruz :)" tweeti attı.


Bir süre sonra Melek Çetinkaya yine Twitter'dan cezaevi önünde, tahliye edilen oğluyla çekilmiş fotoğrafını yayınladı.


Avukat Ayça Çiçek de "Sayı 66, bildiğimiz kadarıyla 50 öğrenci hakkında tahliye yok şu an. Kararı görene kadar şimdilik aldıklarımıza sevineceğiz. Tahliye için Silivri'deyiz.." mesajı paylaştı.



Yargıtay, askeri öğrencilere verilen müebbet hapis cezasını bozdu: Tahliyeler başladı
Yargıtay, askeri öğrencilere verilen müebbet hapis cezasını bozdu: Tahliyeler başladıbirgun.net
Yargıtay, askeri öğrencilere verilen müebbet hapis cezasını bozdu: Tahliyeler başladı
https://www.birgun.net/haber/yargitay-askeri-ogrencilere-verilen-muebbet-hapis-cezasini-bozdu-tahliyeler-basladi-392900

Petro, ülke tarihindeki ilk solcu cumhurbaşkanı olacak


Eski gerilla savaşçısı Gustavo Petro, Kolombiya'nın yeni Cumhurbaşkanı seçilerek Güney Amerika ülkesinin ilk solcu lideri oldu.


Petro, sık sık gaflarıyla gündeme gelen eski Bucaramanga belediye başkanı ve iş insanı Rodolfo Hernandez'i seçimlerin ikinci turunda yüzde 50.47 ile geçti. Oyların neredeyse tamamı sayılırken Hernandez yüzde 47.27'de kaldı.


Petro, temmuz ayında görevi devralırken; ilk günden itibaren artan fiyatlar ve eşitsizlik gibi ciddi sorunlarla mücadele etmek durumunda kalacak.


Bu seçim, Kolombiya için çok büyük siyasi değişim oldu. Ülke, daha önce hiç solcu bir cumhurbaşkanı seçmemişti. Son zamanlarda Peru, Şili ve Honduras gibi başka Güney Amerika ülkelerinde de solcu liderler mutlu sona ulaştı.


Seçim kazandığı belli olduktan sonra Twitter üzerinden yaptığı paylaşımda, "Bugün halk için parti günüdür. Bugün memleketin sokakları saran mutluluk, acı çekenlerin yüreğine su serpsin" dedi.


Zafer konuşmasında da Petro "birlik" çağrısı yaptı ve en sert rakiplerine bir zeytin dalı uzatarak, muhalefet mensuplarının da istediği zaman sorunları konuşmak için cumhurbaşkanlığı sarayına gelebileceğini ifade etti.


1980'li yıllarda M-19 gerilla ordusunun parçası olan Petro, siyaset basamaklarını teker teker tırmanarak senatörlük ve başkent Bogota'nın belediye başkanlığını da yaptı.


Petro'nun Cumhurbaşkanı Yardımcısı da Francia Marquez olacak. Ödüllü insan ve çevre hakları koruyucusu, ülkede bu makama gelen ilk siyah kadın olacak.


https://t24.com.tr/haber/eski-gerilla-savascisi-petro-kolombiya-cumhurbaskani-secildi,1041535

Fransa'da parlamentoya şeklini verecek milletvekili seçimlerinin ikinci turunda oy verme işlemi sona erdi ve sandıklar açılmaya başlandı. Resmi olmayan ilk verilere göre 577 sandalyeli Ulusal Meclis'te Cumhurbaşkanı Macron çoğunluğu kaybetti. Jean-Luc Melenchon liderliğindeki sol ittifak Nupes, Meclis'te ana muhalefet olurken, aşırı sağcı Le Pen'in partisi Rassemblement national (RN) ise önemli bir grup oluşturuyor.


İlk tahminlere göre Cumhurbaşkanı Macron'un liderliğinde oluşturulan Ensemble ittifakı 200 - 260 arasında milletvekili ile birinci çıkıyor ancak salt çoğunluğu elde edemiyor. Sol ittifak Nupes 150-200 arasında milletvekili, aşırı sağcı Rassemblement national (RN) 60-102 arasında sandalyeye sahip olacak. RN, böylelikle tarihi bir başarı elde etmiş oluyor.


Aşırı sağcı bir grup en son 1986 yılında 35 milletvekili çıkararak parlamentoda grup oluşturabilmişti.


Le Pen'in de aday olduğu ve ikinci tura yüksek bir oy oranıyla kaldığı genel seçimlerde, Le Pen'in partisi RN'nin 20 ila 40 milletvekili çıkaracağı tahmin ediliyordu. Le Pen, şimdi elde edeceği en az 60 milletvekili ile güçlü bir grup kurabilecek. Ulusal Meclis'te partilerin grup oluşturabilmesi için en az 15 milletvekili çıkarmaları gerekiyor.


Mevcut sandık çıkış sonuçlarının doğrulanması halinde bu Cumhurbaşkanı Macron'un vaat ettiği reformları hayata geçirme olanağını zora sokacak.


Macron, seçim öncesi Fransızları kendisine 'güçlü ve net bir salt çoğunluk' vermeye çağırmıştı ancak sonuçlar bunun böyle olmayacağını gösteriyor.


Seçimlerde Macron'a yakın isimlerden eski Christophe Castaner Alpers-de-Haute-Provence bölgesinde seçimi kazanamadı.


Seçimlerin bu ikinci turunda sandığa gitmeyenlerin oranı daha da artarak yaklaşık yüzde 54'e yükseldi.


Fransa'da genel seçimin ilk turunda bir adayın salt çoğunluğu sağlayamadığı sandalyeler için ikinci tur yapılıyor. İlk turda yüzde 12,5 ve üzeri oy alan adaylar, ikinci tura kalıyor. Bu turda en fazla oyu alan aday milletvekili seçiliyor.


Genel seçimlerde öne çıkan iki ittifak


Fransa Boyun Eğmeyen Partili (LFİ) aşırı solcu Jean-Luc Melenchon'un girişimiyle LFİ, Yeşiller Partisi (EEVL), Sosyalist Partisi (PS) ve Komünist Partisi'ni (PCF) kapsayan "Sosyal ve Ekolojik Yeni Halk Birliği" (Nupes) ittifakı kuruldu.


Nupes ittifakı, Meclis'te salt çoğunluğu (289 sandalye) alarak, Melenchon'un başbakan olarak atanmasını hedefliyordu.


Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un partisi Cumhuriyet Yürüyüşü (LREM) etrafında da Horizons (Ufuklar) ve Demokrasi Hareketi (MoDem) partilerinden oluşan Ensemble adında bir konfederasyon oluşturuldu.


Macron'un vaatlerini yerine getirebilmesi için, genel seçimlerde mecliste salt çoğunluğu sağlayabilmesi ve hükümeti kurabilmesi büyük önem taşıyor.


Seçimin tartışmalı ilk tur sonuçları


İçişleri Bakanlığı verilerine göre, ilk turda Ensemble ittifakı oyların yaklaşık yüzde 25,75'ini almıştı. Nupes ittifakı yüzde 25,66 ile Ensemble'yi yakından takip etti. Aşırı sağcı RN'nin oy oranı yüzde 18,68'i bulurken, Merkez sağdaki LR yüzde 10,42'de kalmıştı.


İlk turda sandığa gitmeyenlerin oranı yüzde 52,49 olmuştu.


Nupes milletvekili adaylarından birçok isim İçişleri Bakanlığının yayımladığı seçim sonuçlarında bazı Nupes adaylarının oylarının ittifak bünyesinde sayılmadığını ileri sürmüştü.


https://tr.euronews.com/2022/06/19/fransa-secimleri-macron-parlamentoda-cogunlugu-kaybetti-le-pen-tarihi-basari-elde-etti

SİLİNSİN

İstanbul polisi uluslararası çapta bir operasyona imza attı. IŞİD'in yeni lideri nefes kesen bir operasyonla yakalandı. Büyük bir gizlilik içinde gerçekleştirilen operasyonda örgüte ait önemli bilgiler elde edildi. Operasyonun ayrıntılarını ise önümüzdeki günlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan açıklayacak.


İSTANBUL'DA DÜNYA ÇAPINDA OPERASYON


İstanbul geçtiğimiz hafta eşi benzeri görülmemiş bir operasyonun ev sahipliğini yaptı. 

Türk polisi, IŞİD'in yeni lideri Ebu Hasan el-Kureyşi'nin İstanbul'da olduğu bilgisine ulaştı. 

IŞİD liderinin konumlandığı ev günlerce takibe alındı. Operasyonu bizzat İstanbul Emniyet Müdürü Zafer Aktaş yönetti. 


TEK KURŞUN ATILMADAN YAKALANDI

IŞİD liderinin bulunduğu evin çevresine adeta karakol kuruldu.  

İstanbul İstihbarat ve Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri geçen hafta dünya çapında bir operasyona imza attı. Tek bir kurşun dahi atılmadan IŞİD'in yeni lideri Ebu Hasan el-Kureyşi yakalandı. 


EMNİYET VE MİT SORGUSU

Büyük bir gizlilik içinde gerçekleştirilen operasyonun ardından IŞİD lideri, hem Terörle Mücadele hem de Milli İstihbarat Teşkilatından IŞİD uzmanı bir ekip tarafından sorgulanmaya başlandı. 

Sorgulamalar sonunda örgütün bilinmeyenlerine dair çok önemli bilgiler elde edildi.

 

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN AÇIKLAYACAK

Türkiye'nin uluslararası alanda terörle mücadelesine dair çok önemli bir başlık maddesi haline gelecek olan IŞİD liderinin yakalanmasının ayrıntılarını ise önümüzdeki günlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan açıklayacak. 


SON LİDERLERİ 3 ŞUBAT 2022'DE ÖLDÜRÜLDÜ


2014'te halifeliğini ilan eden Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) lideri Ebubekir el Bağdadi, Ekim 2019'da İdlib'deki bir ABD baskınında öldürüldü. 

Örgütün sonraki lideri Ebu İbrahim el-Haşimi el-Kureyşi oldu. 

Ebu İbrahim el-Haşimi el-Kureyşi önceki lider el-Bağdadi ile aynı sonu yaşadı. 3 Şubat 2022'de İdlib'deki bir ABD operasyonunda öldürüldü. 

IŞİD bu operasyonu doğrularken, yaptığı açıklamada örgütün yeni liderinin Kureyş kabilesinden olduğu iddia edilen Ebu Hasan el-Haşimi el Kureyşi olduğunu açıklamıştı.


https://odatv4.com/guncel/dunya-odatv-den-ogrenecek-isid-lideri-istanbul-da-yakalandi-239717

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde Ulusal Birlik Partisi, Demokrat Parti ve Yeniden Doğuş Partisinden oluşan koalisyon hükümeti, İçişleri Bakanı ve UBP Girne Milletvekili Ünal Üstel başkanlığında kuruldu.


Kabine listesini Cumhurbaşkanı Ersin Tatar'a sunan Üstel, ardından basın mensuplarına değerlendirmelerde bulundu.


Üstel, uzun süredir devam hükümet krizi sonrasında Cumhurbaşkanı'nın anayasal hakkına dayanarak hükümeti kurma görevi kendisine verdiğini söyledi.


Üstel, siyasi partilerle yaptığı temasların ardından hükümette görev yapacak milletvekillerini sunduğunu ve bu isimlerin Cumhurbaşkanı Tatar tarafından onaylandığını kaydetti.


Üstel, daha sonra KKTC'nin 40. hükümetinin kabinesinde yer alan isimleri okudu.


Kabinedeki isimler şöyle:


"Başbakan Ünal Üstel, Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Maliye Bakanı Sunat Atun, İçişleri Bakanı Ziya Öztürkler, Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Dursun Oğuz, Sağlık Bakanı İzlem Gürçağ, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Hasan Taçoy."


Öztürkler ve Gürçağ, ilk kez kabineye giren isimler oldu.


Üstel, yeni hükümet için "hayırlı olsun" temennisinde bulundu. Cumhurbaşkanı Tatar, Üstel'i 9 Mayıs'ta hükümeti kurmakla görevlendirmişti.


Hükümet, 30 Nisan'da istifa etmişti


KKTC'de UBP Genel Başkanı ve eski Başbakan Faiz Sucuoğlu, UBP-DP ve YDP'den oluşan koalisyon hükümetinin istifasını 30 Nisan'da Cumhurbaşkanı Tatar'a sunmuştu.


Tatar, geçen hafta Meclis'te temsil edilen siyasi parti temsilcileriyle görüşerek, hükümeti kurma görevini güvenoyu alabilecek bir milletvekiline vereceğini ve erken seçimin alternatif olmadığını açıklamıştı.


Seçim sonuçları


KKTC'de 23 Ocak'ta yapılan erken genel seçimleri UBP yüzde 39,54 ile ilk sırada bitirmişti.


Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) yüzde 32,4, DP yüzde 7,41, YDP yüzde 6,39, Halkın Partisi (HP) yüzde 6,68 oy almıştı.


Bu sonuçlara göre 50 kişilik Cumhuriyet Meclisinde UBP 24, CTP 18, DP 3, HP 3, YDP 2 sandalye elde etti.


https://www.aa.com.tr/tr/dunya/kktcde-ubp-dp-ydp-koalisyon-hukumeti-kuruldu/2586314

Kuzey İrlanda'daki parlamento seçimlerini, Birleşik Krallık'tan ayrılıp İrlanda Cumhuriyeti ile birleşmeyi savunan Sinn Fein kazandı. Bu sonuçla bölgenin 100 yıllık tarihinde ilk kez İrlanda milliyetçisi bir parti, seçimde ilk sırayı alarak Başbakan çıkarma şansını elde etti


İrlanda Cumhuriyet Ordusu'nun (İRA) siyasi kanadı olduğu değerlendirilen Sinn Fein, parlamentoda 27 sandalyeye elde ederken, karşıt görüşteki Demokratik Birlik Partisi (DUP) 24'te kaldı.


Hem Protestanlar hem Katoliklerden oluşan İttifak Partisi 17, diğer bir birlik yanlısı parti olan Ulster Birlikçi Parti (UUP) 9 ve Sosyal Demokrat ve İşçi Partisi de (SDLP) 7 sandalye kazandı.


100 YILLIK KUZEY İRLANDA TARİHİNDE BİR İLK


AA'nın haberine göre; bu sonuçla bölgenin 100 yıllık tarihinde ilk kez İrlanda milliyetçisi bir parti, seçimde ilk sırayı alarak Başbakan çıkarma şansını elde etti. Ancak Kuzey İrlanda'ya özel yetki paylaşımı anlaşmasına göre, birinci ve ikinci partilerin bölgeyi birlikte yönetmesi gerekiyor.


DUP, Sinn Fein'in Kuzey İrlanda'daki lideri Michelle O'Neill'in başbakan olması durumunda başbakan yardımcılığı için herhangi bir isim önermeyeceğini bildirdi. Böyle bir durumda bölgede herhangi bir hükümet kurulması mümkün olmayacak.


O'NEİLL: ZAFER, YENİ BİR ÇAĞI BAŞLATTI


O'Neill'in, yaptığı konuşmada, zaferin "çok önemli bir değişim anını temsil ettiğini" söyledi. O'Neill, sonucun, "toplumdaki ilişkileri adalet, eşitlik ve sosyal adalet temelinde yeniden tasavvur etme fırsatı sunan yeni bir çağı başlattığını" kaydetti.


DUP LİDERİ: BİRLİKÇİLER HALA GÜCÜNÜ KORUYOR


DUP lideri Jeffrey Donaldson ise parlamentoda ikinci sıraya düşseler de aynı görüşteki UUP ile beraber birlik yanlıların hala konumlarını koruduğunu söyledi. Donaldson, "Birlik yanlıları güçlü olmayı sürdürüyor. Meclis'teki en büyük tahsis bizde." dedi.


DUP lideri, yönetimi Sinn Fein'e devredip devretmeyeceklerine ilişkin bir soru üzerine "Parti yetkilileri bir araya gelecek, Hükümetin yapması gerekenleri elde etmek için ne yapmamız gerektiğini düşüneceğiz, kararımı önümüzdeki hafta başlarında netleştireceğim." diye konuştu.


YÖNETİM KRİZİ ÇIKABİLİR


İki tarafın, Brexit'in parçası olan ve bölgeyi Birleşik Krallık'ın geri kalanından farklı olarak AB ile Gümrük Birliği içinde tutan Kuzey İrlanda Protokolü konusundaki görüş ayrılıkları da dikkate alındığında olası bir yönetim krizinin, daha derin anlaşmazlıklara yol açmasından endişe ediliyor.


Sinn Fein, Birleşik Krallık'tan ayrılarak AB üyesi İrlanda Cumhuriyeti ile birleşmeyi savunuyor. Partinin Başbakanlığı ele geçirmesinin, İrlanda Adası'nın birliği konusunda bir referandum olasılığını artıracağı değerlendiriliyor.


https://www.haberturk.com/kuzey-irlanda-secimlerini-ayrilikci-sinn-fein-kazandi-3431502

Slovenya'da dün yapılan genel seçimler, 4 ay önce kurulan ve "ülkeye tekrar demokrasi getirmeyi" vadeden sol eğilimli Özgürlük Hareketi Partisi'nin sürpriz zaferiyle sonuçlandı.


Slovenya'da dün yapılan genel seçimler, dört ay önce kurulan ve "ülkeye tekrar demokrasi getirmeyi" vadeden sol eğilimli Özgürlük Hareketi Partisi'nin sürpriz zaferiyle sonuçlandı.


1,7 milyon nüfuslu ülkede oyların yüzde 98'inin sayımı tamamladı. Buna göre eski iş insanı Robert Golob liderliğindeki Özgürlük Hareketi oyların yüzde 34,5'ini, sağcı Başbakan Janez Jansa'nın lideri olduğu Sloven Demokrat Partisi (SDS) ise yüzde 24'ünü aldı.


Bu sonuçlarla Özgürlük Hareketi'nin 90 üyeli parlamentoda 40, SDS'nin ise 28 milletvekili çıkarması bekleniyor.


Özgürlük Hareketi'nin toplam 12 sandalyesi bulunan sol partilerle koalisyon kuracağı belirtiliyor.


Eski ABD Başkanı Donald Trump'a yakınlığıyla bilinen ve Alman basınının "Mini Trump" lakabını taktığı popülist başbakan Janez Jansa, ülkede demokrasiyi geriletmek ve basın özgürlüğünü sınırlamakla suçlanıyordu.


Daha önce üç dönem başbakanlık yapan Jansa, 2013'te yolsuzluktan iki yıl hapis cezası almış, Anayasa Mahkemesi'nin yeniden yargılama kararının ardından dava zaman aşımına uğramıştı.


Komünist dönem sonrası bir reformcu olarak iş başına gelen 63 yaşındaki Jansa'nın siyasi çizgisi daha sonra sağa kaymış, hatta aşırı sağcı olarak nitelenmeye başlamıştı.


Macaristan Başbakanı Victor Orban'la yakın ilişkisi olan Jansa, resmi haber ajansının fonlarını kesmeye çalışması ve Avrupa Birliği'nin (AB) yeni yolsuzlukla mücadele birimine savcıların atanmasını geciktirmeye çalışması nedeniyle AB'yle gerginlik yaşıyordu.


Sahibi olduğu enerji yatırım şirketinin başkanlığından alındıktan sonra siyasete giren Robert Golob ise seçimleri bir "demokrasi referandumu" diye nitelemişti.


Covid'e yakalandığı için teşekkür konuşmasını video bağlantısıyla yapan 55 yaşındaki Golob, "İnsanlar değişim istiyor. İnsanlar oylarıyla bu değişimi bizim getirebileceğimize inandığını gösterdi" dedi.


https://www.cumhuriyet.com.tr/dunya/slovenya-secimleri-populist-basbakan-jansa-siyasete-4-ay-once-atilan-solcu-lider-goloba-yenildi-1929640

Pakistan'da muhalefet bloğunun adayı Şahbaz Şerif meclisteki oylamada başbakanlığa seçildi.


Pakistan meclisinde yapılan oylamada muhalefet blokunun adayı Şahbaz Şerif, başbakanlığa seçildi.


Yerel basındaki haberlere göre, güvensizlik oylamasıyla görevinden düşürülen eski Başbakan İmran Han'dan boşalan koltuk için bugün mecliste oylama yapıldı.


Meclisteki oylamada, Pakistan Müslüman Ligi-Navaz (PML-N) lideri Şahbaz Şerif 174 oy aldı. Seçimleri boykot ederek istifa ettiklerini açıklayan Pakistan Adalet Hareketi Partisi'nden (PTI) eski Dışişleri Bakanı Şah Mahmud Kureyşi oy elde edemedi.


Meclis çoğunluk sınırı olan 172'nin üzerinde oy alan PML-N lideri Şahbaz Şerif, ülkenin yeni ve 23. Başbakanı seçildi.


Başbakanlık için aday olan İmran Han'ın Pakistan Adalet Hareketi Partisi'nden (PTI) eski Dışişleri Bakanı Şah Mahmud Kureyşi, oylama başlamadan önce yaptığı açıklamada, bugün ulusun önünde kölelik ve kendine saygı olarak iki yol bulunduğunu vurgulayarak, seçimi boykot edip toplu olarak istifa ettiklerini söylemişti.


Kureyşi'nin açıklamasının ardından 120'nin üzerinde PTI milletvekili meclisten ayrılmıştı. Meclisten çıkan vekiller, "ithal hükümete" karşı sokaklara ineceklerini belirtmişti.


İmran Han hükümeti düşmüştü


Pakistan'da parlamentoda dün yapılan güvensizlik oylaması sonucu İmran Han hükümeti düşmüştü.


9 Nisan'da yerel saatle 11.30'da başlayan güvensizlik oylaması oturumu, dün 01.00'de sona ermişti.


Mecliste yapılan güvensizlik oylamasında, Başbakan İmran Han'ın hükümeti, 174 "hayır" oyu almıştı.


Pakistan'ın yeni Başbakanı: Şahbaz Şerif


Eski Başbakan İmran Han’ın görevden alınmasının ardından bugün Mecliste gerçekleştirilen seçimde, Pakistan Müslüman Ligi-Navaz (PML-N) lideri Şerif, 174 oy alarak Pakistan'ın 23. Başbakanı seçildi.


Eski Başbakan Navaz Şerif’in kardeşi Şerif, İmran Han’ın görevden düşürülme girişiminde öncü rol oynadı.


Pencap eyaletinin Lahor şehrinde 1951’de dünyaya gelen Şerif’in kökleri, bugün Hindistan sınırları içerisinde bulunan Cammu Keşmir’in Anantnag kentine dayanıyor.


20. yüzyılın başlarında Anantnag’dan Amritsar’a yerleşen Şerif’in ailesi, Hindistan’ın ikiye bölünmesinin ardından 1947’de Pakistan’ın Lahor şehrine göç etti. Şahbaz Şerif, ilk, orta ve yüksek öğrenimini Lahor’da tamamladı.


Ticarete atılım


Orta sınıf bir tüccar olan babası Muhammed Şerif, Lahor'da demir işine başlayarak küçük ölçekli bir fabrika kurdu. Eğitimini tamamlamasının ardından Şahbaz Şerif, tıpkı ağabeyi Navaz Şerif gibi 1970’lerden itibaren ailesinin ticari işleriyle ilgilenmeye başladı.


Ailenin fabrikaları, tartışmalı millileştirme politikası kapsamında 1974’te eski Pakistan Başbakanı Zülfikar Ali Butto tarafından devlet kontrolüne alındı. Fabrikalar, General Ziya’ül Hak’ın askeri darbeyle yönetimi ele geçirmesinin ardından Şerif ailesine geri verildi.


Siyaset sahnesine giriş


Şerif ailesi, ülke sıkıyönetim altındayken 1980’lerde politikaya atıldı. Aileden siyasete atılan ilk isim Navaz Şerif oldu ve Pencap eyaletinde General Gulam Jilani’nin yönetiminde Maliye Bakanı olarak göreve geldi.


Siyasi muhalifleri, "Şerif ailesini sıklıkla sıkıyönetim ve General Jilani’nin ürünleri" olmakla itham etti.


Şahbaz Şerif ise 1988’de Pencap meclisine, 1990’da da Ulusal Meclise milletvekili olarak girdi.


1993’te Pencap meclisine ikinci kez milletvekili seçilen Şahbaz Şerif, 1996’ya kadar muhalefet lideri olarak görev yaptı.


Şahbaz Şerif, 1997’de Pencap Başbakanı seçildi ancak 1999’da General Pervez Müşerref’in darbesiyle görevi sona erdi.


Sürgün yılları


Aile, 2001'de eski Suud Kralı Abdullah bin Abdel Aziz'in devreye girmesiyle Suudi Arabistan'a sürgüne gönderildi.


Sürgün yıllarını Cidde'de sürdüren Şerif ailesi, 2007’ye kadar burada yaşadı.


Aile, 2007’de Pakistan’a geri döndü ve Şahbaz Şerif, 2008’de yapılan seçimlerde ikinci kez Pencap Başbakanı oldu. Şerif, 5 yıllık görevini doldurmasının ardından yapılan seçimlerde, üçüncü defa Pencap Başbakanı seçildi ve görev süresi 2018’de sona erdi.


2018’de ülkede yapılan genel seçimlerde Ulusal Meclise giren Şahbaz Şerif, 11 Nisan 2022’ye kadar muhalefet lideri olarak görev yaptı. Şahbaz Şerif, ağabeyi Navaz Şerif’in isminin Panama belgeleriyle ortaya çıkan yolsuzluk iddialarına karıştığı gerekçesiyle Anayasa Mahkemesince Temmuz 2017'de görevden uzaklaştırılmasının ardından aynı yıl PML-N lideri oldu.


Ülkenin siyasi tarihinde önemli yeri olan Şerif ailesi, sıklıkla yolsuzluklarla suçlandı. Navaz Şerif, Navaz Şerif'in kızı Meryem Navaz ve damadı Muhammed Safdar Avan, Şahbaz Şerif, Şahbaz Şerif’in iki oğlu Süleyman ve Hamza Şerif çok sayıda yolsuzluk suçlamasıyla karşı karşıya kaldı.


Bununla birlikte aile, yolsuzluk iddialarını reddederek iç siyasetteki hesaplar nedeniyle komploya maruz kaldıklarını yineledi.


İmran Han döneminde, Eylül 2020’de kara para aklama ve yolsuzluk davaları sebebiyle tutuklanan Şahbaz Şerif, Nisan 2021’de kefaletle serbest bırakıldı.


Hakkındaki davalar sebebiyle 10 ay cezaevinde yatan Navaz Şerif ise Kasım 2019'da sağlık sorunları nedeniyle tedavi görmesi için 2 aylığına serbest bırakıldı. Bu kararın ardından Kasım 2019'da tedavi için İngiltere'ye giden eski Başbakan Navaz Şerif, hala Londra'da bulunuyor.


İslamabad Yüksek Mahkemesi, 2 Aralık 2020'de yolsuzlukla yargılandığı davalara katılmayan eski Başbakan Şerif'i "adalet kaçağı" ilan etti.


Pencap'taki çalışmalar


Pencap, 110 milyonu aşan nüfusuyla 220 milyonluk Pakistan'ın en kalabalık eyaleti. Eyalete, ülkenin kültür, tarih, ekonomik ve sinema endüstrisinin merkezi olarak nitelendirilen Lahor başkentlik yapıyor.


Pakistan'ın en sanayileşmiş eyaleti olan Pencap, ülkenin geri kalanıyla kıyaslandığında refah düzeyinin yüksek olmasıyla biliniyor.


Pencap’taki başbakanlık yıllarında etkili bir yönetici ve bürokrasiyi idare etmeyi bilen bir lider olarak öne çıkan Şahbaz Şerif, başbakanlığı döneminde iletişim ve ulaşım altyapısının küçük ve kırsal bölgeler dahil geliştirilmesinde önemli rol oynadı.


Türkiye ve Çin'e bakış


Şahbaz Şerif, daha önceki açıklamalarında, ABD ile ilişkilerin geliştirilmesini ve bunun Pakistan için önemli olduğunu söyledi.


Lahor’da yaşayan siyasi analist Selman Gani, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Şahbaz’ın Çin ve Türkiye’ye önem verdiğini belirtti. Gani, Şahbaz’ın Çin’in savaş ve ekonomi alanındaki mücadelesinden etkilendiğini, Çinli diplomatların da Şahbaz’ın sıkı çalışması ve yönetimine hayranlık duyduğunu ifade etti.


64 milyar dolarlık Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru (CPEC) Projesi, eski Başbakan Navaz Şerif döneminde 2015’te imzalandı.

Gani, Şahbaz Şerif’in Pencap eyaletinin kalkınmasında Türk modelini esas aldığını vurgulayarak, başbakanlığı döneminde eyalette çok sayıda Türk ve Çinli şirkete proje verildiğini kaydetti.


www.aa.com.tr
Pakistan'da muhalefet bloğunun adayı Şahbaz Şerif başbakanlığa seçildi
https://www.aa.com.tr/tr/dunya/pakistanda-muhalefet-blogunun-adayi-sahbaz-serif-basbakanliga-secildi/2560769
Hakkında
Konum: İstanbul, Bayrampaşa
Sistem ve Tercihleri
LOL
Janna
Temel Bilgiler ve İstatistikler
Aktiflik: Şu anda DH'de değil
Son Giriş: 14 sa. önce
Son Mesaj Zamanı: geçen hafta
Mesaj Sayısı: 3.534
Gerçek Toplam Mesaj Sayısı: 9.237
İkinci El Bölümü Mesajları: 0
Konularının görüntülenme sayısı: 59.503 (Bu ay: 771)
Toplam aldığı artı oy sayısı: 21.395 (Bu hafta: 0)
En çok mesaj yazdığı forum bölümü: Konu Dışı / Off Topic
Mesajları
İkinci El Referansları
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.