Tutuklu Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu, iktidarı "samimiyet" sınavına çekti. Demirtaş, Atalay ve Kahraman için tahliye, kayyımlar için göreve iade çağrısı yapan İmamoğlu, "Bu sürecin sağlıklı bir şekilde yürümesi ve nihayete ermesi mümkün değildir" dedi.
Tutuklu Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi hesabı üzerinden gündemdeki sürece ilişkin açıklamalarda bulundu. TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun raporunu sunmasının ardından konuşan İmamoğlu, iktidara ve devlet kurumlarına somut adım atma çağrısı yaptı.
LİSTEDEKİ İSİMLERİ TEK TEK SIRALADI
İmamoğlu, "terörsüz ve demokratik Türkiye" süreci için hazırlanan raporun ardından samimiyetin test edileceği yerin hukuk olduğunu ifade etti. AİHM ve AYM kararlarının derhal uygulanması gerektiğini vurgulayan İmamoğlu, şu isimlerin durumuna dikkat çekti:
"Can Atalay derhal tahliye edilmeli ve milletvekilliği görevine başlamalıdır. Selahattin Demirtaş derhal serbest bırakılmalıdır. Tayfun Kahraman derhal tahliye edilmelidir. Kayyım uygulamasına son verilmeli, 'İki Ahmet', Ahmet Türk ve Ahmet Özer görevine dönmelidir. İBB ve diğer davalarda tutuksuz yargılama yapılmalıdır. Alican Uludağ ve tutuklu gazeteciler derhal tahliye edilmelidir."
"YARGI ÜZERİNDEKİ TASARRUFLAR BİTMELİ"
Sürecin sağlıklı yürüyebilmesi için yargıdaki mevcut durumun değişmesi gerektiğini savunan İmamoğlu, "Seçilmiş siyasetçiler, uydurma beyanlarla rehin alınıyorken, iktidara itiraz eden sıradan vatandaşlar dahi gözaltılara, tutuklamalara muhatap oluyorken bu sürecin sağlıklı bir şekilde yürümesi ve nihayete ermesi mümkün değildir" dedi. İmamoğlu ayrıca, iktidarın yargı üzerindeki keyfi tasarrufları son bulmadan kimsenin kendini güvende hissedemeyeceğini ekledi.
İmamoğlu'ndan iktidara 'İran' uyarısı: Türkiye asla bu çatışmanın tarafı olmamalıdır
MECLİS VE SİYASİ PARTİLERE ÇAĞRI
Açıklamasında tüm siyasi partilere ve TBMM'ye sorumluluk yükleyen İmamoğlu, hukukun tesis edilmemesi durumunda komisyon raporunun bir hükmü kalmayacağını belirtti. İmamoğlu'nun mesajı şu ifadelerle son buldu:
"Şimdi tüm siyasi partilere ve Gazi Meclise düşen görev, hukukun tesisini sağlamak ve bu kardeşlik sürecini demokrasiyle tamamına erdirmektir. Aksi takdirde komisyonun raporu manasız bir kağıt parçasına dönüşür ve Meclisin onuru da zedelenmiş olur. Tercihinizi yapın! Hamaset ve aldatmaca mı? Yoksa samimiyet ve mertlik mi? Milletimiz sizi takip ediyor! Artık tek bir gün için dahi mazeretiniz yoktur!"
HAZIRLANAN RAPOR VE SÜREÇ
İmamoğlu, açıklamasının başında TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun çalışmalarını tamamlayarak raporunu kamuoyuna sunduğunu hatırlattı. Bu raporun ardından devletin ilgili kurumlarının milletin beklentilerini karşılamak üzere harekete geçmesi gerektiğini belirten İmamoğlu, Türkiye'nin demokrasi ve hukuka yönelmesinin bir zorunluluk olduğunu ifade etti.
🔴#SONDAKİKA | Terör örgütü lideri Öcalan:
• Geçtiğimiz bir yıl içinde Sayın Erdoğan’ın iradesi, Sayın Bahçeli’nin çağrısı, Sayın Özel’in katkısı ve sürece olumlu katkı yapan diğer tüm siyasi, sosyal, sivil birey ve kurumların çabalarını kıymetli buluyorum.
• Kürtsüz Türk, Türksüz Kürt olmaz. Bu ilişki diyalektiğinin tarihsel bir özgünlüğü vardır
Cumhuriyetin kuruluş sürecindeki temel metinler, Türk ve Kürt birliğini ifade ediyordu. 27 Şubat çağrımız bu birlik ruhunun canlandırılma girişimi ve Demokratik Cumhuriyet talebidir.
• Yeni bir siyaset dönemine, stratejisine kapı açılıyor. Şiddete dayalı siyaset dönemini kapatıp, demokratik toplum ve hukuk temelli bir süreci açmayı hedefliyor ve her kesimi bu yönde imkân yaratmaya ve sorumluluk almaya davet ediyoruz.
• Vatandaşlık ilişkisi, millete aidiyet üzerinden değil devletle bağ esas alınarak kurulmalıdır. Dininde, milliyetinde, düşüncesinde özgür olmayı temel alan bir özgür yurttaşlığı esas alıyoruz. Din ve dil empoze edilemediği gibi milliyet de edilmemelidir. Demokratik sınırlarda ve devletin bütünlüğünü esas alan bir anayasal vatandaşlık ilişkisi dinsel, ideolojik, kimliksel ve milliyet varlığını özgürce ifade etme ve örgütlenme hakkını kapsar.
• Günümüzde hiçbir düşünce sistemi demokrasiyi esas almadan ayakta kalamaz. İniş-çıkışlar, gerilim ve krizler geçicidir, demokrasi er ya da geç kalıcı olacak olandır. Çağrımız sadece Türkiye’de değil Ortadoğu’da bir arada yaşama sorununa ve ürettiği kriz haline çözüm bulma amacını taşıyor. Bütün gadre uğramışların var olma ve kendilerini özgürce ifade edebilme haklarını savunuyoruz.
Sürecin ortakları, Türk düşmanı faşist Öcalan için rezil açıklamalar yapmaya devam ediyor.
Bahçeli, Öcalan için ‘statü’ istedi… DEM Parti'den ilk açıklama geldi:
"Öcalan’ın özgür yaşayabileceği ve özgür çalışabileceği koşulların, buna bir yasal çerçeve oluşturularak bir hukuki güvence altına alınması gerekiyor"
"Öcalan bu sürecin aynı zamanda bir kurucu önderi"
Feminizm, hümanizm, lgbti ve solculuk maskelerini düşürmeyen her fırsatta Türk milletine zararlı oluşumları ve yaratıkları desteklemek için kullanan Yahudi aparatlarının çaresizlik içinde idol aldığı ve her fırsatta faşistlik ile ön plana cikartma çabasındaki kişilerden sadece birisi Yılmaz Güney...
Oyuncu Nur Sürer, Yılmaz Güney açıklamalarına devam ediyor:
21 yaşında biri, Yılmaz Güney için “Ama savcıyı öldürmüştü” diyebiliyor.
Orada geçen meseleyi biz sinemacılar olarak iyi biliyoruz. Savcının yaptığı çirkinlikleri de.
“Karısını dövdü” diyorlar; bizim analarımız da babalarımızdan tokat yerdi zaman zaman.
Türkiye’de iki gün önce altı kadın öldürüldü, bunun hesabını kimse sormuyor.
Yılmaz Güney, gerçekten biz sinemacılar için çok önemli bir insan; bizim kırmızı çizgimiz.
Kaynak: Birsen Altuntaş
Sezgin Tanrıkulu, Kürtçenin kamusal alanda ana dil olarak tanınmasını talep etti.
Yalova'da gürültü nedeniyle komşularının saldırısına uğrayan babanın burnu, kucağındaki 14 aylık kızının ise kafatası çatladı.
"Vanlılarmış, aşiret çocuklarıymış. Evimize gitmeye korkuyoruz.
Vuran şahıs tutuklandı ama 9 aydır bizimle uğraşan, uzaklaştırma kararı olan şahıs dışarıda."


Akın gürlek saldırıya uğrayan babanın Tweet ini gizliye aldı.

DEM Partili Gülistan Koçyiğit:
15-18 yaş arası çocukların işledikleri suçlarda ceza indirimini ortadan kaldıracak bir hükmün getirilmesi, çocuk haklarına, çocuğun üstün yararına aykırı bir düzenlemedir ve bu asla ama asla kabul edilemez.
Faşist bölücü daha önce vatan için canını feda eden şehitlerimiz için "gencecik cesetler" ifadesini kullanmıştı.
CHP’yle ilgili yayın yapmayan TRT, kayyum başkan Gürsel Tekin'in açıklamalarını canlı verdi.
| PSN ID: Lirikal_Militan |
Son Giriş: 1 sa. önce
Son Mesaj Zamanı: 2 sa.
Mesaj Sayısı: 831
Gerçek Toplam Mesaj Sayısı: 4.017
İkinci El Bölümü Mesajları: 5
Konularının görüntülenme sayısı: 0 (Bu ay: 6.167)
Toplam aldığı artı oy sayısı: 16.547 (Bu hafta: 75)
En çok mesaj yazdığı forum bölümü: Konu Dışı / Off Topic






Yeni Kayıt
Özel Mesaj

Görüntülenme 
1 Yanıt
1 








