*** Suriye, Tüm SDG Mevzilerini Meşru Hedef İlan Etti ***
Suriye’de Sıcak Anlar! Suriye, Tüm SDG Mevzilerini Meşru Hedef İlan Etti
Suriye ordusu terör örgütü SDG'yi meşru hedef olarak açıkladı. Şam’a bağlı ordu askeri bölge ilan etti. Halep’in Şeyh Maksud, Eşrefiye Mahalleleri kuşatıldı.
Suriye’de Sıcak Anlar! Suriye, Tüm SDG Mevzilerini Meşru Hedef İlan Etti
*** Honda, Civic satışlarını durdurdu ***
Türkiye'de hastası çoktu... Bir devrin sonu! Honda Civic satışları durduruldu
Türkiye'de en çok sevilen otomobil modellerinden Honda Civic, değişen gümrük vergileri ve sertleşen rekabet koşulları nedeniyle satıştan kaldırıldı.
Uzun yıllardır satışta olan ve fanları bulunan Honda'nın Civic modeli, Türkiye pazarına veda etti.
2025 yılında Resmi Gazete’de yayımlanan karar doğrultusunda, Japonya menşeli otomobillere uygulanan gümrük vergisi oranlarına yüzde 25 ile yüzde 30 arasında değişen ek yükümlülükler getirilmişti.
NTV'nin haberine göre, bu ek maliyetler, ithal modellerin fiyat rekabetçiliğini doğrudan etkiledi. Distribütör düzeyinde yapılan kâr marjı fedakarlıkları bir noktaya kadar sürdürülebilse de, Honda Türkiye Civic modelini resmi fiyat listesinden çıkardı.
11 AYDA 14 BİN 688 ARAÇ SATTI
Honda 2025 yılının 11 ayında toplamda 14 bin 688 araç satışı gerçekleştirebilmişti. Japon rakiplerinden Toyota 80 bin 477 adet, Nissan ise 26 bin 899 adet satış yapmıştı.
1987'Lİ YILLARDAN BU YANA ÜLKEMİZDE KULLANILIYOR
İlk olarak 1987 yılında Türkiye yollarına çıkan Honda Civic, özellikle 1996 modelinden itibaren ülkemizde devasa bir hayran kitlesi edinmişti.
Modifiye tutkunlarından ailelere kadar geniş bir kesime hitap eden model, "vazgeçilmez" statüsünde görülüyordu.
Türkiye'de hastası çoktu... Bir devrin sonu! Honda Civic satışları durduruldu - Haber3
*** The Mighty Nein ***
Critical Role ekibinin yeni animasyon dizisi.
The Legend of Vox Machina
gibi bir dizi.
farklı büyü yeteneklerine sahip 6 kişilik bir ekibin başından geçenler.
ilk sezonu izledim.
gayet sürükleyici...
Vox Machina gibi Mighty Nein'da da karakter gelişimleri çok çok iyi.
her bir karakteri farklı bir kişinin canlandırması (yaratması) sebebiyle böyle olduğunu tahmin ediyorum.
*** OLED - QLED - NLED farkları ***
OLED ve LED/QLED Arasındaki Farklar
OLED ve LED/QLED teknolojileri arasındaki farklar, ekranların çalışma prensiplerinde ve görüntü kalitesi sağlamada belirgin olarak ortaya çıkar. Aşağıdaki maddeler, OLED'in LED/QLED ile olan farklarını özetler:
- Aydınlatma Metodu: OLED, organik pikseller kullanarak kendi ışığını üretirken, LED/QLED dışarıdan bir aydınlatma kaynağı kullanır.
- Siyah Seviyeleri: OLED, kapanan pikseller sayesinde mükemmel siyahları elde eder; bu, QLED ve LED’de mümkün değildir.
- Kontrast Oranı: OLED teknolojisi, LED ve QLED’ye göre oldukça yüksek kontrast oranları sunarak daha derin görüntüler ortaya koyar.
- Görüntü Kalitesi: OLED, özellikle düşük ışık ortamlarında en iyi görüntü kalitesini sunarak, izleme deneyimini zenginleştirir.
- Tepki Süresi: OLED ekranlar, alışverişteki hızlarıyla tanınır, bu da hareketli görüntülerde bulanıklığı önler; LED/QLED’de bu sorun daha yaygındır.
*** Toyota C-HR yıl sonu indirimi, Aralık-2025 ***
*** 25-30 sene evvel Cine-5'te izlediğim Film (adı ne ?) ***
Cine-5'in gündüz kuşağında kahvede izlediğim bir filmdi.
abd filmi.
bir genç, hapse giriyor.
hapiste diğer mahkumlar çeteleşmiş.
bir kaç çete var.
bu genç de yarı amerikalı yarı meksikalı.
iki tarafın çeteleri de bunu kabul etmiyorlar.
bu da meksikalı çete ile takılıyor fakat bu yarım kan meksikalı olduğundan bunu sürekli ezikliyorlar.
meksikalı latinlerin kurduğu çetenin adı LEONDA.
en sonunda olaylar gelişiyor, bu genç bedel ödüyor, bir ayağına kaybediyor vs.
fakat topal bir şekilde çetede yükseliyor ve çetenin lideri oluyor.
gayet güzel bir filmdi. adını hatırlamıyorum bir türlü....
yardım ederseniz, filmi tekrar izlemek isterim
*** Macaristan'da Avar Türklerine Ait Soylu Kurganı bulundu ***
Macaristan’da uydudan tespit edilen Avar Savaşçı Mezarında nadir bir kılıç bulundu
Macaristan’ın Székesfehérvár kenti yakınlarında yürütülen arkeolojik kazılarda, Avar Kağanlığı dönemine ait seçkin bir savaşçının mezarı ortaya çıkarıldı. Mezar, uydudan alınan görüntülerle tespit edildi ve içinden süslemeli nadir bir demir kılıç ile takılar bulundu.
Macaristan’da 1.300 Yıllık Avar Savaşçı Mezarında Nadir Bir Demir Kılıç Bulundu
Macaristan Ulusal Müzesi ile Kral Aziz István Müzesi’nin yürüttüğü “Uzaydan Mezarlıklar” (Cemeteries from Space) programı kapsamında, ekin izlerinden elde edilen uydu verileri yeni bir arkeolojik keşfi mümkün kıldı.
Budapeşte’nin yaklaşık 50 kilometre güneybatısında, Székesfehérvár yakınlarında tespit edilen mezar, **M.S. 670–690 yılları arasına, yani Orta Avrupa’da hüküm süren Avar Kağanlığı dönemine tarihleniyor.
Arkeologlar, seçkin bir süvariye ait olduğu düşünülen mezarda, eğimli bir demir kılıç, gümüş süslemeler, cam boncuklu küpeler, ok uçları ve örgü saçlara takıldığı sanılan altın yaldızlı metal parçalar** buldu. Mezarın yağmalandığına dair izler olsa da, kılıç ve bazı takıların sağlam biçimde günümüze ulaştığı belirtildi.
Avar Kağanlığı’ndan Günümüze Ulaşan Nadir Eser
Savaşçının mezarında bulunan kılıç, Avar aristokrasisine özgü bir süvari silahı olarak tanımlanıyor. 1.300 yıl boyunca toprak altında kalan kılıç, yoğun paslanmaya rağmen üzerindeki ince işçilikli süslemelerin izlerini koruyor. Eserin kırılgan yapısı nedeniyle kazı alanından özel olarak tasarlanmış ahşap bir taşıyıcıyla çıkarıldığı açıklandı.
Tarihçiler, Pannonia bölgesinde hüküm süren bu Avar topluluğunun, Orta Asya kökenli yarı göçebe bir konfederasyon olduğunu, yönetici elitlerinin muhtemelen Türk veya Moğol kökenli olabileceğini belirtiyor. Yazılı dillerinin bulunmaması, kültürlerini bugüne dek gizemli kılmış durumda.
Ancak 2024 yılında yapılan genetik araştırmalar, Avar kadınlarının evlilik sonrası eşlerinin köylerine taşındığını göstererek toplum yapısına dair yeni ipuçları sunmuştu.
Avar Kağanlığı, 9. yüzyılda Bizans, Frank ve Bulgar güçleriyle yapılan savaşlar sonucu zayıflayarak çöktü. Bölge, sonrasında **Macarların ataları olan Magyarlar** tarafından ele geçirildi.

Tron: Ares (2025)
Korkunç büyü vahşetini vatandaşların ve veterinerin dikkati ortaya çıkardı - Haber3 - Sayfa 3
Korkunç büyü vahşetini vatandaşların ve veterinerin dikkati ortaya çıkardı
Isparta'da patisi ve kuyruğu kesilmiş çok sayıda sokak hayvanı olduğu tespit edilince yaşanan büyü vahşeti ortaya çıktı.
Isparta Barosu, çok sayıda sokak hayvanının uzuvlarının kesilmesine yönelik veteriner ve vatandaşlardan gelen ihbarlar üzerine araştırma başlattı. Hayvan Hakları Komisyonu tarafından incelemelerin ardından Isparta Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunuldu. Isparta Baro Başkanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, büyü yapma amacıyla sokak hayvanlarının uzuvlarının kesilmesi olaylarının yeniden görülmeye başlandığı vurgulandı. Açıklamada, şu ifadeler yer aldı:
"Büyü yapma amacıyla gerçekleştirildiği düşünülen bu eylemler neticesinde çok sayıda patisi ve kuyruğu kesilmiş hayvan tespit edilmiş; bunların birçoğu hayatta kalmayı başaramamış, geri kalan kısmı ise sakat kalmıştır. Veterinerlerden ve halkımızdan gelen ihbarlar üzerine Isparta Barosu Başkanlığımızca harekete geçilmiş, Hayvan Hakları Komisyonumuzca gerekli araştırmalar yapılarak Isparta Cumhuriyet Başsavcılığı'na konu hakkında şikayette bulunulmuştur. İlimiz halkı, valiliği ve belediyesi ile hayvansever çalışmalarıyla örnek bir şehir olma yolundayken yaşanan bu olaylar, tüm vicdanları derinden sarsmıştır."
Açıklamada, başsavcılık ve emniyet müdürlüğünün geçmişte yaşanan benzer vakalarda faillerin yakalanması ve cezalandırılması konusunda titiz çalışma gerçekleştirdiğine değinildi. Isparta Barosu Başkanlığı olarak ilgili kurumlarla iletişim kurulduğu anlatılan açıklamada, faillerin bulunması ve hak ettikleri cezayı almaları için konunun takipçisi olunacağı vurgulandı.
Isparta Baro Başkanı Fatih Semiz, "Son günlerde ilimizde büyü yapma amacıyla sokak kedilerinin pati ve kuyruklarının kesilmesi hadisesinde artış yaşanmıştır. Öğrendiğimiz kadarıyla bağlama büyüsü yapmak için sokak hayvanlarına bu şekilde canice zarar verilmektedir. Bu hayvanların birçoğu maalesef kurtarılamamıştır. Yakın geçmişte ilimiz, hayvana şiddet vakalarında şüpheliler hakkında tutuklama kararı verilen ender illerden biri. Her gün uzvu kesilmiş hayvanlar hakkında bize ihbar geliyor. Sokak hayvanlarımıza canice bu davranışta bulunanlar hakkında bilgisi olanların Isparta Barosu Başkanlığı'na ulaşmaları büyük önem arz etmektedir" dedi.



*** Anadolu'da Türk Varlığı 1.600 Yıl Öne Çekildi ***
Kerkenes Harabeleri’nde Turan Halklarının İzleri: İlk Türk Tören Alanı Bulundu
Yozgat’ın Sorgun ilçesindeki Kerkenes Harabeleri (Pteria Antik Kenti) kazılarında, Anadolu’nun tarih öncesi dönemine ışık tutacak nitelikte Proto-Türk (Ön-Türk) izlerine rastlandı. Prof. Dr. Şevket Dönmez başkanlığında yürütülen 2025 yılı çalışmaları kapsamında tespit edilen İskit dönemine ait kurganlar ve anıtsal tören alanı, Anadolu’da bilinen ilk Türk mimari yapıları olarak değerlendiriliyor. Bu bulgular, Türklerin Anadolu’daki varlığına ilişkin kronolojiyi 2.600 yıl öncesine taşıyor.
Anadolu’da Proto-Türk İzleri: Kerkenes’te Tarih Yeniden Yazılıyor
Yozgat’ın Sorgun ilçesinde yer alan Kerkenes Harabeleri (antik adıyla Pteria), 2025 yılı arkeolojik kazı sezonunda dikkat çekici bir keşfe sahne oldu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Türk-İslam Arkeolojisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şevket Dönmez başkanlığında 18 Ağustos’ta başlayan ve eylül sonunda tamamlanan kazılar, Anadolu’da şimdiye kadar tespit edilmemiş Proto-Türk (Ön-Türk) kültürel izlerine ulaştı.
Prof. Dr. Dönmez, kazı sezonunun yalnızca Kerkenes değil, genel olarak Anadolu arkeolojisi açısından bir dönüm noktası niteliğinde olduğunu belirterek, “Bu yıl, Anadolu’da Proto-Türklerin varlığına ilişkin somut mimari kanıtlara ulaştık. Bu durum, Türklerin Anadolu’ya geliş tarihini yeniden değerlendirmemizi gerektiriyor,” dedi.
İskit Dönemine Ait Kurganlar ve Kut Alanı Gün Yüzünde
Kazı ekibi, Kerkenes ovasının doğu yamacında iki kurgan (yığma mezar) ve bunları çevreleyen anıtsal bir mezar kompleksi tespit etti. Yapılan incelemelerde, mezarların İskit dönemine, yani M.Ö. 6. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenebileceği sonucuna varıldı. Kurganlarda bulunan ok uçları ve çanak çömlek parçaları, bu tarihlemeyi doğrulayan arkeolojik veriler sundu.
Kazının en çarpıcı buluntusu, kurgan kompleksinin güneyinde ortaya çıkarılan ve 65 metre çapında taş halkadan oluşan kut alanı (tören alanı) oldu. Dönmez, bu yapının hem mimari boyutu hem de ritüel işlevi bakımından büyük önem taşıdığını vurgulayarak şunları kaydetti:
“Kut alanı, taş mimarisiyle Anadolu’da bilinen en eski Türk tören alanı olabilir. Bu yapının boyutları ve düzeni, devlet aklıyla planlandığını düşündürüyor.”
Turan Halklarının Anadolu’daki İlk İzleri
Prof. Dr. Dönmez, Kerkenes’te ortaya çıkan kurgan ve kut alanı mimarisinin, Türkistan, Kazakistan, Moğolistan ve Altaylar’da görülen İskit tipi mezarlarla birebir benzerlik gösterdiğine dikkat çekti. Bu benzerlikler, bölgenin erken dönem Turan halklarıyla bağlantısını somutlaştırıyor.
“Buradaki İskit varlığını saptamamız, Anadolu’ya ilk giren Turan kökenli halkların izlerini de ortaya koyuyor,” diyen Dönmez, şu değerlendirmede bulundu:
“Bu alan, Anadolu’daki Proto-Türklerin ilk mimari yapısı olma özelliği taşıyor. Dolayısıyla Türklerin Anadolu’daki tarihini, milattan önce 550 yılına kadar geri götürmek artık mümkün.”
Bu tespit, Türk tarih yazımında 2.600 yıllık yeni bir Anadolu kronolojisi başlatma potansiyeli taşıyor. Arkeolojik veriler, İskitlerin Anadolu’daki varlığının yalnızca kısa süreli bir göç değil, kalıcı bir kültürel etki oluşturduğunu gösteriyor.
Proto-Türk Bozkır Devleti Tezi ve Gelecek Kazılar
Dönmez’e göre, elde edilen bulgular yalnızca mezar mimarisiyle sınırlı değil; aynı zamanda erken dönem siyasi yapılanma izleri de içeriyor. Kurgan kompleksinin planlaması, çevre düzeni ve kut alanının büyüklüğü, merkezi bir organizasyonun varlığına işaret ediyor.
Prof. Dönmez, gelecek yıllarda kazıların bu yönde ilerleyeceğini belirterek, “2026 kazı sezonunda hedefimiz, İskitler aracılığıyla kurulmuş olabilecek bir Proto-Türk Bozkır devleti modelinin izlerini araştırmak. Kerkenes’te ortaya çıkan planlı kurgan düzeni, bu toplumun mimari gücünün ve örgütlenme kapasitesinin ipuçlarını veriyor,” dedi.
Bu çerçevede kazı ekibi, önümüzdeki dönemde alanın jeofizik haritalanması, mezar mimarisinin 3D rekonstrüksiyonu ve tören alanının dijital belgelemesi gibi disiplinler arası çalışmalara odaklanacak. Böylece Kerkenes, yalnızca Anadolu’nun değil, Eurasya bozkır kültürlerinin kesişim noktası olarak da değerlendirilecek.


| "Sürekli savaşların yaşam kanunu olduğu bu dünyada, savaşmak istemeyen yaşam hakkına sahip değildir." Adolf HİTLER |
Son Giriş: 2 gün önce
Son Mesaj Zamanı: 2 gün
Mesaj Sayısı: 1.301
Gerçek Toplam Mesaj Sayısı: 3.908
İkinci El Bölümü Mesajları: 1
Konularının görüntülenme sayısı: 0 (Bu ay: 3.281)
Toplam aldığı artı oy sayısı: 6.067 (Bu hafta: 0)
En çok mesaj yazdığı forum bölümü: Konu Dışı / Off Topic






Yeni Kayıt
Özel Mesaj

Görüntülenme
4 Yanıt
0





