Binbaşı
12 Haziran 2012
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
0 üye
Görüntülenme
Toplam: 40 (Bu ay: 1)
Gönderileri
Merhabalar, Honda Civic FD6 2007 Dream aracım için Şoför Tarafındaki Kolondan arıyorum. Kolonum patlak, temiz çıkma veya sıfırını uygun fiyata satan bir yer var mıdır?
Merhabalar arkadaşlar, Honda Civic FD6 2007 Dream (Siyah) aracım için kapı gergisi arıyorum, sıfırına baktım 4 kapı için 500 TL istiyorlar. Çıkma satan var mıdır, veya uygun fiyata satın alabileceğim bir yer biliyor musunuz?
Merhabalar, aracım Honda Civic FD6 kasa 2007 Dream, aracımı benzinde kullanırken en ufak bir ses duymuyorum. Fakat LPG'ye geçtiğimde ufak "trim, trim, trim" diye bir ses geliyor ön taraftan. Ses konularında biraz hassas olduğumdan rahatsız ediyor. Sorun neden kaynaklı olabilir?
Merhabalar, 2007 Dream Honda Civic FD6 aracımın direksiyonun üstündeki "H" honda logosu çok yıpranmış olduğundan değiştirmek istiyorum. Üzerine yapıştırılacak logodan ziyade logonun aynısını bulabilirsem servisim ücretsiz değiştirecek. İnternetten biraz araştırdım 70-80 TL fiyat çekiyorlar. Satan bir yer biliyor musunuz?

Son bir soru olarak teybin üzerindeki tuşlardan biri kırık (sonraki şarkıya geçme tuşu) bu ufak parçayı da arıyorum.

Yardımcı olacak arkadaşlara şimdiden teşekkür ederim.
Merhabalar; 2014 ve 2016 model arası Renault Clio 1.5 dCi Joy veya Touch serisi 90 hp dizel araç arıyorum. İstanbul içi, kilometresi düşük olması ve hasar kaydının olmaması ya da cüzi rakamlarda olması öncelikli tercihimdir.
Merhabalar;

2014 ve 2016 model arası Renault Clio 1.5 dCi Joy veya Touch serisi 90 hp dizel araç arıyorum. İstanbul içi öncelikli tercihimdir.
Merhabalar,

15.000 ve 25.000 TL arasında araç bakıyorum, arabalar konusunda hiçbir fikrim yok. Ehliyetim var fakat aktif araç kullanamıyorum. Hem öğrenmek hemde işe gidip gelirken kullanma amacıyla temiz, ikinci el bir araç bakıyorum. Aklımdaki modeller; Peugeot 206 ve Peugeot 307. Nedeniyle birlikte marka ve model önerisinde bulunabilir misiniz rica etsem?
Partisinin grup toplantısında konuşan Kemal Kılıçdaroğlu, darbe girişiminin yıldönümünde yabancı basına bolca söyleşi veren Gülen’in “15 Temmuz’u Atatürkçüler, ulusalcılar yapmış olabilir!” sözlerini gündemine aldı. Kılıçdaroğlu, “Bir densiz kalkmış şu açıklamayı yapıyor; ’15 Temmuz’u Atatürkçüler, ulusalcılar yapmış olabilir.’ diyor, bunu FETÖ terör örgütünün lideri diyor. Sen ordudaki Atatürkçü paşaları ortağınla birlikte temizlemedin mi? Yine o dönemde de mazlumlara biz sahip çıktık. AK Parti size devleti teslim etti, savcınıza kurşun geçirmez araba tahsis etti. Onlar size ‘Hocaefendi’ diyorlardı.” dedi. İktidarın bir dönem Cemaat’in her istediğini verdiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: “169 general verdiler, üniversiteler verdiler, rektörler verdiler, yüzlerce okul verdiler, yüzlerce dershane verdiler. Emniyet müdürleri verdiler, istihbaratçı sorunumuz var dediniz, istihbaratçılar verdiler, size banka kurdurdular, kurdeleleri kestiniz. Yüzlerce binlerce öğretmen verdiler. müsteşarlar verdiler ve siz daha da ileri gittiniz. Biz Türkiye’nin bütün sırlarınız istiyoruz, kozmik odayı istiyoruz dediniz, kozmik odayı da verdiler. Kozmik odayı bir terör örgütüne vermek vatana ihanettir, ihanet edenler de iktidardadır.”

Bir cambaz düştü, diğeri duruyor!
CHP lideri, “Asıl sorunlu seninle birlikte sana devleti teslim edendir” deyip, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sana devleti teslim edenlerde er geç hesabını soracağız, kimse unutmasın. Demiştik ki bir ipte iki cambaz oynamaz, biri düştü, diğeri duruyor. O da hesabını verecek göreceksiniz.” Kılıçdaroğlu, konuşmasında yargılanan Cumhuriyet yazar ve yöneticilerine de değinerek, “Umuyoruz bu arkadaşlar serbest bırakılırlar. En büyük arzumuz budur. Kadri Gürsel’in çocuğunu kucaklamasına izin vermiyorlar. Düşünün Ahmet Şık’a soruyorlar. ‘Servetin?’ nedir diye ‘Tek dikili ağacım, kızım’ diyor. Medya bu hale getirilmeli miydi? İddianameyi hazırlanan savcı da FETÖ’den yargılanan birisi” diye konuştu.

O külahlı ve hükümete lanet olsun!
24 Temmuz günü yıldönümü olan Lozan Anlaşması’na yönelik eleştirilere kızan Kılıçdaroğlu, Lozan’dan önceki Sevr anlaşmasını hatırlattı. Kılıçdaroğlu, Lozan etrafında dönen tartışmalara sert yanıt verdi: “Sevr anlaşması nedir? Osmanlı’nın toprak büyüklüğü 5.5 milyon kilometrekareydi. Sevr imzalandığında alan aşama aşama 470 bin kilometrekareye düştü. İzmir’in egemenliğini Yunanistan’a veriyorlar. Toplam Osmanlı’nın ordusu 50 bin kişi olacak diyorlar. Bunların külahlı bir adamı vardı ya, ‘Keşke Yunanistan kazansaydı’ diyen, ve o adama dokunmayan yargı ve ses çıkarmayan hükümet, onların ikisine de lanet olsun diyorum.”

Türkiye AKP’den ibaret değil!
CHP lideri, konuşmasında Avrupa Birliği’ne de seslenerek, Türkiye’nin sadece AKP’den ibaret olmadığını söyledi. Kılıçdaroğlu şunları söyledi: “Buradan bütün AB’ye seslenmek isterim; Türkiye Cumhuriyeti, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir ve Türkiye Cumhuriyeti AKP’den ibaret değildir. Biz çocuklarımıza güzel bir Türkiye bırakmak zorundayız. Ortadoğu’nun şamar oğlanına dönen bir Türkiye değil. Bir şey söyleyip ertesi gün vazgeçen bir Türkiye değil. Bizim ana hedefimiz bu, amacımız bu.”
Şahsen ben Mario Gomez'i izledikten sonra Vincent Aboubakar'ın Beşiktaş'ın asla birinci forveti olamayacağını düşünenlerdenim. Aslında teknik açıdan çokta kötü değil fakat sanki Beşiktaş ile kimyası uyuşmadı, veya başka bir sorun var. Sizce Şenol Güneş Vincent Aboubakar'ı Beşiktaş için yeterli bir forvet haline getirebilir mi? Benim düşüncem mi yanlış, yoksa UEFA Avrupa Ligi ve Ligimizde Beşiktaş için yeterli bir forvet mi?
Merhaba arkadaşlar.

Öncelikle kendimi tanıtayım; herhangi bir siyasi görüşü savunmuyorum. Ne Ak Parti, ne Cumhuriyet Halk Partisi ne de Milliyetçi Hareket Partisi taraftarı değilim. Haklıyı ve demokrasiyi savunuyorum. Bu konuda size sürecin bizi getirdiği durumdan bahsetmek istiyorum. Öncelikle önümüzde bir referandum süreci var ve hararetli bir tartışma içerisindeyiz. Ülke "Evet" ve "Hayır" tarafları ile ikiye bölünmüş durumda. Örneğin bu forumdan örnek vermek istiyorum. Cumhuriyet Halk Partili olduğunu söyleyen ve Ak Parti'liler hakkında saçma sapan konular açan, kanıtsız delilsiz iftiralarda bulunan birçok yorum ve konu okudum. Aynı şekilde Cumhuriyet Halk Partisi ve solcular hakkında da hiçbir delil sunmadan saçma sapan konular açan, hiç bir görüşe sığmayacak ve mantık dışı yorumlar, konular okudum.

Sırf bir taraf olmak için kendi benliğimizden ve kendi düşüncemizden feragat edip, hiç düşünmeden sırf birileri "Evet" diyor veya sırf birileri "Hayır" diyor demek yerine, açılan konulara saçma sapan yorumlar yazıp insanları savunduğunuz görüşten soğutmak yerine daha ılımlı yaklaşamaz mıyız? Biz Türk halkıyız, referandumda çıkacak "Evet" sonucu da "Hayır" sonucu da bizi etkileyecek, bizim milletimizi, bizim özgürlüğümüzü ve bizim demokrasimizi etkileyecek. Sadece bir millet olarak düşünüp kendi fikirlerimizi söyleyemez miyiz? İlla bir siyasi görüşü savunup saçma sapan fikirlere sahip çıkmak zorunda mıyız? Bir daha söylüyorum iki tarafta birbirine daha ılımlı, daha mantıklı yaklaşamaz mı? Bu kin niye? Bu nefret niye? Biz bu değiliz, bu olmamalıyız. Kendi benliğimizden, kendi fikirlerimizden uzaklaşıp saçma sapan, aslında mantığımıza yatmayan, ama sırf siyasi görüşümüz öyle hareket ediyor diye saçma sapan fikirleri, düşünceleri savunmamalıyız. En ufak bir olayda bile bir futbol maçından örnek vereyim. Ben Beşiktaş'lıyım. Yaklaşık 5 senedir her maça gider, gidemesem bile her maçı mutlaka izlerim. Örneğin bir Uefa kupası veya Şampiyonlar ligi maçı; hedef ülkemizden bir Türk takımının, illa Beşiktaş olmasına gerek yok, dünyada herhangi bilindik veya bilinmedik bir takımla bir müsabaka gerçekleştirip onları yenmek. Hedef ülke puanı, ülkemizin adını duyurmak. Bizim bayrağımızı dalgalandırmak değil mi? Bu tip bir maçta eğer tribündeysem biz bir gol attığımızda, yanımda yöremde ne kadar insan varsa hepimiz o gole tek yürek seviniyoruz, tanımadığım, görüşlerini bilmediğim bir adam ile sırf aynı takımı tutuyoruz diye, bizim yararımıza olacak bir golde birlikte sarılıyoruz ve ben tribünde gördüğüm kardeşliği, sevgi bağını hiç bir yerde görmedim. Örneğin maç günü, binip metroya maça gidiyorum, herhangi bir Beşiktaş formalı taraftar gördüğümde istemsizce gülümseyip selam veriyorum ve genelde aynı şekilde karşılık alıyorum. Çünkü sevdamız aynı, derdimiz aynı, savunduğumuz görüşler farklı olabilir ama sevdamız ve gönül verdiğimiz renkler aynı. Bunu siyasete nasıl uyarlayacaksın derseniz şöyle söylemek isterim. Biz Türk'üz ve Türk gençleri olarak bölünmemeliyiz. Taraf olmamalıyız. İlla bir şeyi savunacaksak körü körüne bilgisizce ve cahilce değil, gerçekleri araştırarak, idrak ederek, mantığımızı da kataraf yorumlar yapıp incitmeden, kırmadan, yanlış anlamaya mahal vermeden yorum yapmalıyız. Halk TV'den örnek vereyim. Ak Parti ve yandaşları hakkında yaptıkları her haber mi doğru? Hayır tabiki, sırf onları kötülemek için, sırf onları kötü göstermek için yapılan haberleri hepimiz biliyoruz. Bir de ATV'den örnek vereyim. A Haber kanalı örneğin; Ak Parti'nin hiç bir kötü yüzünü asla ve asla yansıtmıyor. Bu iki kanalda yanlışa yanlış demiyor. Sadece tarafların doğrularını gösterip yanlışlarını filtreliyor. İşte bu yanlış. Bu mantık yanlış. Bu şekilde doğru kararı veremezsiniz. Bu kadar taraf olarak mantığınızı bir kenara bırakarak yorum yapıp, sırf bir taraf tutmak için aptalca şeyler yazıp insanları kendinizden ve siyasi görüşünüzden soğutmayın.

Diyeceğim o ki, Ak Partili de olsa, Cumhuriyet Halk Partili de olsa, Milliyetçi Hareket Partili de olsa; bu kadar taraf olmayalım. Yanlışa yanlış diyebilelim, kırıcı olmak yerine yapıcı olalım. Biz gençler olarak bunları yapmazsak bizden sonraki nesil bizden daha beter olur emin olun. Karşımızdakine taş atmak yerine onu kucaklamayı deneyelim? Fikirlerimizi daha sakin ve daha mantıklı açıklayalım. Hakaret edip konuyu kapatmak yerine, konuşalım, tartışalım ama mantık çerçevesi içerisinde körü körüne savunarak değil, yanlışa yanlış diyerek tartışalım.

Diyeceğim o ki, hangi taraftan olursak olalım; bir olalım, diri olalım. Bu ülke Ak Partili'nin, bu ülke Cumhuriyet Halk Partilinin, bu ülke Milliyetçi Hareket Partilinin; Bu ülke hepimizin.
Amacım kimseyi kırmak değil, sürç-i lisan ettiysem affola.
Hakkında
Konum: İstanbul,Pendik
Temel Bilgiler ve İstatistikler
Aktiflik: Şu anda DH'de değil
Son Giriş: 8 ay önce
Son Mesaj Zamanı: 3 yıl
Mesaj Sayısı: 1.187
Gerçek Toplam Mesaj Sayısı: 1.559
İkinci El Bölümü Mesajları: 0
Konularının görüntülenme sayısı: 8.391 (Bu ay: 402)
Toplam aldığı artı oy sayısı: 448 (Bu hafta: 0)
En çok mesaj yazdığı forum bölümü: Free to Play - MMO
Mesajları
İkinci El Referansları
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.