Binbaşı
14 Nisan 2012
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
2 üye
Görüntülenme
Toplam: 59 (Bu ay: 0)
Gönderileri
Merhaba iyi geceler,

Astra h 1.3 cdti otomatik aracım var.geçenki sel gibi yağmurdan sonra aracı parkettim.bugün çalıştırayım dediğimde;

Geri vitese alıyorum, zorlanma gibi hırhırhır ses yapıp tekrar boşa atıyor kendisi.

İleri vitese alınca ise yine hırhırhır yapıyor a1/a2 arası deniyor, gidemeyince tekrar boşa alıyor.

İttirerek ileri geri aldım, fren disklerinde bir sıkışma sözkonusu değil.. ne olabilir bu arıza?


Atış serbest.

Edit. Arkadaş aceleyle falan girmedi, yavaş yavaş yanaştı.geri gitti hafif kırdı, böyle durdu.
Araç 2000 model honda crv.
Geçen ay bakıma girmişti.şanzıman yağı, motor yağı vs herşeyi yenilendi.

Bugün sabah çalıştığında d ışığı yanıp sönüyor, p-r-n-d geçişleri arasında araç deprem olur gibi sarsılıyor.

D de yarım kavrama yapar gibi yavaş ve nispeten yüksek devirle yürüyor.
1. ve 2. Viteste sorun yok.

Birde motor arıza ışığı yanıyor.

Sorunlar ne olabilir?
Araç 2000 model honda crv.
Geçen ay bakıma girmişti.şanzıman yağı, motor yağı vs herşeyi yenilendi.

Bugün sabah çalıştığında d ışığı yanıp sönüyor, p-r-n-d geçişleri arasında araç deprem olur gibi sarsılıyor.

D de yarım kavrama yapar gibi yavaş ve nispeten yüksek devirle yürüyor.
1. ve 2. Viteste sorun yok.

Birde motor arıza ışığı yanıyor.

Sorunlar ne olabilir?
Kemal kılıçdaroğlu'nun akrabalarına torpil yapması muhabbeti ve yandaş medya yerine objektif bir kaynaktan kanıt istemem.Demek istediğim şeyde şu idi, kılıçdaroğlunun akrabalarından kariyerli olanlarının da bu haberlerde kullanılıp "kılıçdaroğlu tüm sülalesine torpil yaptı." Manipülasyonunun yapılabilme ihtimali idi.



Ardından gelen cevap;

Cahillik akıyor

Adamın sülalesinden ekariyer varmış be.Hepsinin belgesi var aç bak.www.google.com sitesine gireceksin sadece İnanılmaz derecede cahilsin tayyipin oğluna alınan gemiciklere nasıl getirdin olayı Sana birşey söyleyeyim bilgi dolu kardeşim.Bilal erdoğanın bir şirkette gemiye ortaklığı var kendi gemisi yok.Bunu biel bilmiyorsunuz.Kendisi bir iş adamı ve gemiye ortak.Ne cahilsiniz be utanıyorum sizin gibiler yüzünden.Seninle benim oyum bir mi ?Bunlara gerçek olduğunun ispatı var mı diyip ekşisözlükte kimin yazdığı belli olmayan yalanları sıralamışsın.Tebrik ediyorum çok bilinçli bir vatandaşsın.


Sert konuşmamaya çalışacağım öncelikle.

Uyandırayım;
Bilal erdoğanın ortak olduğu şirketin hızlı yükselişini kastettiğimi anlayamamışsınız.Kılıçdaroğlunun torpil muhabbeti tamamen doğruysa eyvallah, lafım yok.
Diğerlerine gelelim; bu çocuk arabayla birine çarptı aynı gece orası yıkandı yoldaki izler silindi bu bir.
Hayvanat bahçesi müdürünün tübitaka atanması, kayseri kaskinin başında bir imamın bulunması, marmarisin en güzel ve imar açık olmayan yerlerinden birinde koza grubun nasıl oluyorsa otel yapması(gecelik 1000tl civarı ücreti var) bu otelin ardından, berbat olan yolların aniden kaymak gibi olması bir imtiyazdır, ne yani bundan önce orada insan yaşamıyormuydu?
Yeğeninin esrarla yakalanması hiçbirşey olmaması.

Ak parti yalakalarına verilen imtiyazlar; alt komşunun dünürü akpye yanaşmak zorundayız iş yapabilmek için diyor, arkadaşımın ailesinin şirketi akpnin olduğu yerlerde ihaleye girmemize gerek kalmıyor direkt alıyoruz diyor, babamın ak partili başka bir arkadaşı ev aldığımız şirket; imarı olmayan araziye nasıl inşaat yapacaksınız deyince; sorun değil o, belediyede bizim partiden adamlar var hallederiz hemen demesi ve meselenin hallolması, marmariste belediyenin tüm işlerine inceleme yapılması tüm inşaatların durması, batıyoruz diye ağlayan ak partili ilkokul arkadaşımın şu an kendine ait büyük bir malvarlığı olması, ak parti propagandasıyla uğraşan arkadaşımın bir anda bakanlıklarla yakınlaşması vs. Aklında bulunsun, ak partinin 4-5 belediye başkanı lise ve ilkokul arkadaşlarımın babaları oluyor.Mehmet metinerin torpil savunması faciası, cemaat-ak parti birlikteliğinden sonra olanlar, her yere kanunsuzca adamlarını yerleştirmeleri...

Hak, hukuk, adalet var birde.Kafalarına göre kanun çıkarmaları falan.Yolsuzluk konusu, erdoğanın gözbebeği olan kendi makam aracını verdiği zekeriya öz'ün nasıl tükaka olduğu, ak partinin işine gelmeyen kararlar veren hakimlerin en iyi ihtimalle meslekten ihraç edilmesi gibi şeyleri yaşamadık mı?
Yazdıklarımın hiçbiri kolpa değil kısaca hepsi gerçek.baya baya ak partinin içinde olduk okuduğumuz okullardan dolayı.

En sondada ne demişim? Kılıçdaroğlu torpil yaptıysa bunlarda yaşandı, o zaman hep beraber aforoz edelim bu kanunsuzları.var mısınız? Demişim.neden buna cevap yok?

Benim cahilliğimi ispat etmişsin, neye dayanarak acaba? Kişi kendinden bilir işi diyelim.Kusura bakmada tabiki senin gibi bir insanla benim oyum bir olamaz, kusura bakma biz sizden utanmıyoruz cahilsiniz diye.Çünkü biz sadece göte göt diyoruz burada, insanlara bazı şeyleri göstermeye çalışıyoruz.Kimseyi ezdirmemeye çalışıyoruz.Hak, hukuk, adalet peşindeyiz.Para değil, imtiyaz değil, kendimizi tatmin etmiyoruz seçimi kazandık diye, herhangi bir partili değiliz, eleştirel bakış açısıyla herşeyi daha iyiye götürmeye çalışıyoruz.


Kanunsuzluk yapan varsa aforoz edelim diyoruz buna yüreğiniz yetmiyor.

Dipnot: sizin elemanlar köyleri gezip ak parti iktidar olamazsa bir daha buralardan ekmek yiyemezsiniz diye çiftçileri tehdit ediyormuş.Oralardaki bir arkadaş haber verdi.

Eyyorlamam bu kadar, daha da birşey yazamam, yarın sınavım var
öyle çok samimi olmasak da ara sıra görüştüğüm bir arkadaşın doğum günündeyim, içkili bir ortam, çeşit çeşit insan dolu. doğum günü sahibinin kan kardeşi diye tanıdığımız bir kişi de bu insanlardan biri; böyle ergenlik döneminde kızların çantalarına prezervatif koyup gülerek kaçan çocuklar olur ya, hala biraz o zihniyette kalmış.

neyse işte, doğum günü olan arkadaşımın kan kardeşi etrafta yeterince insan birikmesini beklemiş olacak ki, "bak olm sana amsterdam'dan gelirken ne hediye aldım, çok ihtiyacım var demiştin ya hani hahaha!" diye açtı çantasını, fosforlu mavi renkte, böyle yarı saydam plastikten silindirik paket verdi. arkadaş açtı baktı, içinden çıkan şey penis pompası.

doğum gününde böyle "komiklik" olsun diye verilmiş hediyelerden pek haz etmem, amacını da anlamam açıkçası. ama bu hakikaten abzürd bir edevat. tüp kısmının en ucuna küçük ampül gibi bir şey koymuşlar heralde, pompasına bastıkça ordan mavi bir ışık veriyor. ortam garipleşti zaten birden; elden ele bir penis pompası geziyor, herkes de oynuyor. arkadaşla da "fazla abartma lan patlatırsın sonra ehehe" diye dalga geçiyor millet. ben de paketine bakayım dedim nedir ne değildir...

ne nerde üretildiği belli ne bir şey. üstündeki yazanlar kargacık burgacık zaten, korece midir nedir, garip sembolik bir yazı... bir tek nasıl kullanılacağına dair kabartmalı illüstrasyonlar var.

neyse aradan bir kaç hafta geçti, yine bir ortamda bir araya geldik. arkadaşla dalga geçmek için "büyüdü mü kuşun, denedin mi pompanı bakalım heheh" şeklinde sorular geçiyor, adam da "yok ya olm ya ne alakam olur ya bırak ya!!!" diye kızarıp bozarıyor. gecenin ilerleyen saatlerinde bir ara adama dedim, "lan bak şaka maka o aletler zararlı olabiliyormuş. saçmalama sakın doktor doktor dolaşırsın" diye. "yok abi," dedi, "abartmıyorum ben. patlatmam merak etme. hem harbi harbi bir değişiklik var yani." neyse iyi peki.

daha sonra bu adam bir kız arkadaş yaptı, ağzı kulaklarında. yine bir akşam bu arkadaş alkollüyken bana bir dolu şey söyleyip itiraf etti; "abi var ya, o hayatımda aldığım en işe yarar hediye oldu. hiçbir şey olmasa bile kendime güvenim geldi. kız arkadaşımla cinsel hayatımız çok güzel. çok acayip şeyler yaşıyoruz." filan diye. "sadece boyutunu değil şeklini de değiştirdi, çok acayip!!!" diyor.

penis pompası penisi büyültür mü bilmem de, o dakikada iq'yu azalttığı gibi bir düşünce oluştu bende. adamın biraz kafasının güzelliğine verdim zaten, neyse.

aradan 1-2 hafta geçti, nişantaşı'nda yolda gördüm adamı, metroya kadar beraber yürüdük. yüzünden düşen bin parça, doktora gidiyormuş. "abi noluyor bilmiyorum, yer yer rengi değişiyor, mavi mavi çizgiler çıkmaya başladı böyle dairesel. damar çatlamasıdır diye çok paranoya yapıyorum ama öyle de gözükmüyor. işlevinde de görünürde bir problem yok ama." diye kısaca bir anlattı. (ki bu da yolda karşılaştığınız birinden pek duymayı beklemeyeceğiniz bir muhabbet)

bir süre sonra bir kahve içmek için buluştuk adamla, dertliymiş. kız arkadaşıyla arası kötüymüş oymuş buymuş da, asıl mevzuya girmesi çok vakit almadı...

doktor doktor geziyormuş arkadaş, kimse ne olduğuna kanaat getiremiyormuş bozukluğun. artık o kadar içinde tutmuş ki adam, azıcık rahatsız edici olsa da ayrıntılarını anlatmaya başladı. ilk olarak penisindeki yeşil halkalar kalınlaşıyormuş. baş kısmının sağ ve sol yanında da garip bir formasyon oluşmaya başlamış, böyle pütür pütür derin derin çizikler. pul pul döküntüler de başlamış.
"abi," dedi, "inanmayacaksın ama ara sıra geceleyin tuvalete çıktığımda sanki o çizgiler parlıyormuş gibi oluyor ya... tam parlama da değil, böyle geri kalanına nazaran bir garip".
iyice kafayı çizdiğine kanaat getirdim de, bir şey de diyemedim; sonuçta doktora gidiyor adam, ben ne diyebilirim?

aradan 2 hafta geçti geçmedi, gecenin 10'unda bir telefon: "vaktin var mı abi, çok kötüyüm" diye. beşiktaş'ta bir yerde buluştuk.

adam kız arkadaşından ayrılmış, ki son zamanlarda kız buna uzaylı muamelesi yapıyormuş. ama herif öyle bir halde ki, sevgiliymiş filan öyle şeyleri ipleyecek bir hali bile yok. resmen "penisim elden gidiyor" psikolojisine kaptırmış.

"inanmayacaksın ama," diye söze başladı, "pul pul döküntüler iyice arttı. hatta bildiğin pul pul oldu... ya... bir de... penisimin ucunda sağda ve soldaki çizikler vardı ya...bildiğin solungaça benziyor!!!" diye devam etti.

hemen doğum günü hediyesini alan arkadaşı aradık, nerden aldın, üreticiyle temasa geçelim diye. (çünkü paketin üstündeki yazıları anlamıyoruz, bir dolu garip sembol)

...adam bir sex shoptan değil de, böyle absürd nesneler satan küçük bir dükkandan almış. "valla dükkan sahibi de ne olduğunu bilmiyordu ki, ben de penis pompasıdır diye aldım, ne olacak ki lan başka zaten? amsterdam olm ora... şaka diye aldım zaten napmış adam?" diye konuştu. anladık hayır yok.

vakit geçirmeden hemen internete girdik, aramaya başladık. markasından arayamıyoruz, şeklini şemalini tarif etmeye, google'dan aramaya başladık.

bir de ne bulalım... platon'un, nam-ı diğer eflatun'un seyahatnamelerinde aletin aynısı anlatılıyor!

meğersem bu bir penis pompası değil, kayıp kıta atlantis'in yerlilerinin, atlantis'te nükleer bir patlama olmadan önce geliştirdikleri, kendi soylarının devamı için yaptıkları bir cihazmış.

fizikleri normal insan fiziğinden farklı olan atlantisliler, hem suyun altında, hem de üstünde yaşayabilen torunlarının embriyolarını binlerce yıllık bir uykuda tutacak bu cihazları, atlantis'in yok olması tehlikesine karşı oluşturmuşlar. merfolk adı verilen bu ırk, zamane koloni gemileriyle bu aletleri dünyanın dört bir yanına yayıp dağıtmışlar.

alet müsait bir bedene uygulandığında (ki insan bedeni 23 kromozomluk yapısıyla atlantisliler'e en çok yaklaşan oluyor) oluşan vakumlu ortamda yapılan transferle insan bedenindeki proteinlerin aminoasit dizilimlerini değiştirmekle işe başlayıp, dna'sında temelli değişikliklere gidiyormuş. atlantisli ceninin büyüyebileceği müsait bir ortam yaratıldığında da, gelişme süreci başlayıp, yarı insan yarı balık bu canlı büyümeye başlıyormuş.

tabi ki ikimiz de hayretler içinde kaldık. ilginçtir ki, arkadaşın yüreğine bir miktar sus serpildi. ilk olarak kendisinin yaptığı bir hata yoktu, o aletin penis pompası değil de sayrojenik bir atlantisli södo-rahmi olduğunu bilemezdi...

ikinci olarak, anne olmuştu, bu kutsal vazifenin getirdiği sorumluğu artık daha iyi biliyor, penisine bildik bilmedik her şeyi uygulamaktan kaçınıyor, ona yavrusu gibi bakıyordu.

ilk önce solungaçları tamamen gelişmiş, yüzgeçleri de iyiden iyiye çıktığında arkadaş güneye taşındı. "istanbul'da çocuk mocuk yetiştirilmez abi!" diyor, "bir kere denizin suyu çok pis"

....neyse yani arkadaşlar, hal böyleyken böyle. reklamlara, etraftan duyduklarınıza kanmayın,
"penis pompasıdır bir şey olmaz" dersiniz, sonunda kendinizi vücudunda antik bir uygarlığın son temsilcisini büyütüyor olarak bulmanız işten bile değil...

Edit:alıntıdır
İkili ilişkilerde başarısızım, empati yapamıyorum.Bu yüzden soruyorum;

Haftasonu yaklaşık 1 yıldır yazmadığım arkadaşıma yazdım.1 yıl önce aramız çok iyiydi, eğleniyorduk, benimle konuşurken kendini rahat hissettiğini, hoşlanmış olabileceğini söylüyordu.

Şöyle ki; geceleri 3-4 e kadar konuşuyorduk. benim atmama kalmadan o hep günaydın diye mesaj atıyordu.velhasıl kelam, 1 kez friendzone(çok iyi bir arkadaşsın dedi) yedim.daha sonra biri buna teklif etti ve bu oğlanın benimle görüşmesini istemediğini söyledi.tamam dedim yazmadım bir daha.açıkçası daha sonra ne zaman ayrıldıklarını da bilmiyorum.

Geçenlerde aklıma geldi yazdım ve gelen cevap;
Emirrr
Efendiiimm

Yalnız sınavlarla ilgili konuştuğumda biraz soğuk, biraz hızlı yazdı.sınavlarının kötü olduğunu söyledi sana öyle gelmiştir dedim.
Cevap yok.nasıl gidiyor vs. dedim, beni sordu; "berbat" dedim cevap gelmedi.

1-2 gün sonra "napıyon?" yazdım.ENGELLEDİ

Neden böyle oldu şimdi? En çok güvendiğim insanlardan birinin böyle yapması açıkçası beni üzdü ve anlam veremedim.Böyle şeylere çok takılırım.Gece rahat uyuyamadım bile.üstelik moralim çok bozuktu ve rahatlamak, konuşmak için onu kendime yakın gördüğümden ona yazmıştım.
Neden böyle yaptı?

Tam anlamıyla berbat bir gündü, bunun dışında beğendiğim bir kız tanıdığım birinin sevgilisi çıktı, başka biri tersledi.Akşamda bu olay beni çökertti.
10 gün kadar sonra tekrardan disiplinle spora başlayacağım, geçtiğimiz 6 ay boyunca hiç bırakmadım sporu ama pekte özen göstermeden çalıştım.
Şimdi besin takviyeleri alacağım ve beslenmemi düzenleyeceğim fakat kararsızım.Beslenmem muhtemelen orta düzeyde olacak fakat intermittent fastingde yapabilirim.sabah 10 akşam 9 arası okulda olacağım.Bu durumda besin takviyesi olarak;

-1 adet protein tozu(muscletech %100 whey, nitrotech, mp combat, syntha-6, optimum gold standard'tan birini alacağım.)

-ek olarak aminoasit hapı mı almalıyım yoksa bcaa+glutamin mi almalıyım?

-protein tozunun içindede bcaa ve glutamin olabiliyor bunlar tek başına yeterli olur mu?

-sizin kullanım önerileriniz ne şekildedir? optimum faydayı verebilecek kullanım/kombinasyon önerileriniz nelerdir?
Kayseri'de yaşayan arkadaşlar yılbaşı gece burada neler yapabiliriz? Nerelere gidilir? Mekanlar gece kaça kadar açık olur? Herkesin toplandığı bir yer var mı buralarda?

Edit:alkollü-alkolsüz her türlü olur
Arkadaşlar dolaşıyorum dolaşıyorum dersin başına oturamıyorum.Oturduğumda da dikkatim hemen dağılıyor.Şu an ilaç içtiğim şekilde böyle.Tecrübeliler ne yapmamı önerirsiniz? Çalışmak zorundayım 2 gün sonra sınavım var Lütfen yardım
Hakkında
Konum: Ankara
Meslek: makine mühendisi
Sistem ve Tercihleri
Otomobil
Opel
Otomobil
Toyota
Otomobil
Honda
Mobil cihaz
Apple
Takım
Fenerbahçe
Tablet
İpad
Notebook
Samsung
Temel Bilgiler ve İstatistikler
Aktiflik: Şu anda DH'de değil
Son Giriş: 3 ay önce
Son Mesaj Zamanı: geçen yıl
Mesaj Sayısı: 1.062
Gerçek Toplam Mesaj Sayısı: 3.918
İkinci El Bölümü Mesajları: 0
Konularının görüntülenme sayısı: 28.566 (Bu ay: 358)
Toplam aldığı artı oy sayısı: 5.591 (Bu hafta: 0)
En çok mesaj yazdığı forum bölümü: Konu Dışı / Off Topic
Mesajları
İkinci El Referansları
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.