Yarbay
28 Şubat 2011
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
3 üye
Görüntülenme
Toplam: 55 (Bu ay: 0)
Gönderileri

Merhaba,


Bütün konularda araştırdım bulamadım, google amca da cevap veremedi.


Filmlerde falan olur ya, mail geldiğinde bilgisayar ekranı tamamen değişir, açarken değişik animasyonlar oynar.... Öyle bir mail programı var mıdır, ne tavsiye edersiniz?

Merhabalar,


Asus Taichi marka dizüstü bilgisayarım var. i7-3537U işlemci, 4 GB ram, 128 GB SSD var. Şu an üzerinde win 8.1 kurulu. Android için de BlueStack kullanıyoruz. Ancak kasma problemleri yaşıyoruz. Kızımın okulu nedeniyle Android mecburen kullanıyoruz. Telefon ekranları küçük kaldığından, böyle bir makine aldık.


Bu kasmayı nasıl engelleyebiliriz? Ram ekleyelim desem, çok hassas bir cihaz, bilgisayarcının eline düşmesini istemiyorum. Malum, eline tornavida alan, usta geçiniyor. Bluestack ten daha az kaynak kullanan bir program veya win 10 kursam, faydası olur mu? Ne tavsiye edersiniz?

Merhaba,


Panasonic KX-MB2030 yazıcım var. USB girişi bozuk ve evde birkaç bilgisayar var. Cihazı wifi üzerinden de kullanabiliyoruz. Aslında daha çok işimize gelir. Bu durum için USB wifi cihazı alayım dedim. Akşam eve geldiğimde, cihazda USB girişi olmadığını gördüm. USB çıkışı var bağlantı için ama USB yuvası yok.


Bu durumda alacağım USB wifi sağlayıcı bir işe yaramıyor. Cihazda ethernet girişi var. Kabloyla modeme bağlayarak kullanabiliyoruz. Bunu kablosuz hale nasıl getirebiliriz? Router almak işe yarar mı?

Merhabalar,


Kızımın doğum günü için 3.000 TL bütçe ile ikinci el ultrabook arıyorum. Hem bilgisayar, hem tablet özellikli, Asus Taichi gibi devrimsel nitelikleri olan tavsiyeleriniz var mıdır?


Taichi almak için 3 kişiye mesaj attım malum siteden. Birisi get açmaktan ve kargoya gitmeye üşendiğinden cevap bile vermedi. Birisi satacak mı, satmayacak mı belli değil, mesajlaşmaya tenezzül etmiyor ama numarası da yok. Diğeri de mesajlarına bakmaktan aciz... İnsanlarla iletişim kurmak ne kadar zorlaşmış. Her insan öküzdür ama kibar olmak bir seçimdir. Vazgeçtim de, uğraşamam de, paraya ihtiyacım kalmadı de, kaldır ilanını... En azından cevap ver.


Neyse, çok da kafanızı şişirmeyim daha fazla. Bana yardımcı olabilir misiniz lütfen.

Merhabalar,


Yazlık bir bölgede yaşadığım için kalorifer, doğalgaz gibi ısıtıcılar bulunmuyor, genel olarak klima ile ısınıyoruz. Ancak bazen yeterli gelmediği için fanlı ısıtıcı ile takviye yaptığımız oluyor.


İnternetten veya mağazadan aldığımız ısıtıcıların ömrü genel olarak 1 haftadan fazla değil. Piyasadaki Çin mallarından gına geldi, ama başka ısıtıcı da bulamıyorum. Aldığım ısıtıcılardan biri 3 gün, diğeri 1 hafta dayandı. Bana 1 defalık alınacak, uzun süre bozulmayan bir ısıtıcı önerebilir misiniz? 100 TL lik ısıtıcılar yerine 500 TL vereyim, bunlardan daha karlı olacak, razıyım, yeter ki marka model tavsiyesi verin

İstanbul seçimlerinin iptal edilmesiyle birlikte, kötü giden ekonomi için, yeniden bir çıkış yolu arayan hükümet, eskimeyen ve yeniden pişirip, pişirip önümüze sunduğu yerli otomobil projesini, yeniden gündeme getirdi.
https://www.sabah.com.tr/ekonomi/2019/05/08/yerli-otomobile-siparis-kuyrugu


Habere göre, piyasanın en büyük araç kiralama şirketi olan Zeplin Car, ilk etapta 2.000 araç siparişini vermiş bile.

Bu arada yerli otomobil tarihi olarak 2021 yılına revizyon yapılmış.

Seçimler 2023 de değil miydi? Tarihi biraz öne çekmişler, 2021 yılında, yeni bir prototiple çıkacaklar karşımıza, anlaşılan. 2023 seçimleri, hemen sonrasında seri üretime geçecekleri konusundaki haberi de merakla bekliyoruz.

Bu arada, belediye seçimleri öncesi, sayın Bakan Pakdemirlinin duyurduğu elektrikli ve yerli traktör projesinin akıbeti, henüz belli değil. Seri üretime hazır olduğu, seçimden hemen sonra üretime geçileceği konusundaki demeci, halen hafızalarımızda.
Türk hükümeti neden “yerli ve milli” bir otomobil üretemiyor?


“Türkiye pazarı için “Yerli ve Milli Otomobil” üretme fikri o kadar uzun zamandır konuşulup o kadar uzun zamandır sonuca varamıyor ki, bu konu hükümetler için bir nevi utanç kaynağı haline geldi. Fakat bir yandan da projenin başarısızlığı aynı zamanda Türkiye ekonomisinde altta yatan zayıflıkları da ortaya koyduğu için üzerinde durulması gereken bir hal alıyor.” diyen John Lubbock yerli otomobil üretme hikayesinin tarihine değinerek bunun Türkiye’nin bölgesel bir güç olması için kilit bir noktada olduğunu belirtiyor.

Lubbock Ahval News’deki yazısında “Türkiye’nin bir Yerli Araba üretme girişimlerinin tarihi ülke çapında iyi bilinmekte. Bu konu hakkında, Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel’in 1960’ların başında bir otomobil yaratılmasını emretmesini konu alan ‘Devrim Arabaları’ isimli bir film bile çekilmişti. Çok kısıtlı bir zamanda dört model üretilebilmiş, bunlardan biri haklın gözleri önündeki ilk sınavında yolda kalmıştı. Basının olumsuz tepkilerinden sonra da proje rafa kaldırılmıştı. Bir komplo teorisi hızla ABD hükümetinin Türkiye’ye, Amerikan otomobil markalarıyla rekabeti önlemek için Devrim’i iptal etmesi için baskı yaptığını iddia eder.

Bu sıkıntıya rağmen, 1966 yılında Anadol otomobilin üretimine başlandı ve 1991 yılında kadar devam etti. 2010 yılına gelindiğinde Türkiye Fiat, Renault, Honda, Toyota ve Ford için otomobil üreten, Avrupa’nın en büyük 6. veya 7. otomobil üreticisi oldu. Bunlara rağmen bir Türk otomobil markası yaratma fikri, Türk hükümetinin defalarca teslim etmeye söz verdiği bir hayal olmaya devam ediyor.” diyerek neler yaşandığını hatırlatıyor.

Lubbock’un yazısının kalanını sizlerle paylaşıyoruz:

“Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hükümeti, özellikle iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) 2002’de iktidara gelmesinden bu yana ne kadar ekonomik ilerleme kaydedildiğini göstermek için Türkiye Cumhuriyeti’nin yüzüncü yıldönümü olan 2023’ü kendine hedef olarak koydu. Altyapı projeleri Türkiye’nin kalkınmasının reklam yüzleri olurken, 2017’de beş Türk firması yeni bir ulusal otomobil üretme konusunda birlikte çalışmak için bir ortaklık anlaşması imzaladı.

Proje sorunsuz ilerlemiyor
Ancak proje sorunsuz ilerlemiyor. Türkiye, 2015 yılında, National Electric Vehicle Sweden (İsveç Ulusal Elektrikli Araçlar – NEVS)’ten Saab 9-3 lisansını satın aldı ve içten yanmalı motor seçeneğinin devreye girmesinden önce 60 mil (yaklaşık 100km) menzile sahip elektrikli bir hibrit otomobil yapmayı planlıyordu. Fakat bu model bile, 235 kilometreye kadar elektrik menziline sahip Nissan Leaf gibi en güncel elektrikli otomobiller karşısında bir etkiye sahip olacak gibi gözükmüyordu). Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, geçen yıl hükümetin projeye 3.7 milyar dolar yatırım yapacağını ve bir prototipin 2019 yılına kadar hazır olacağını açıklamıştı.

Temmuz 2018’de, Türk hükümeti ile NEVS arasındaki dört prototip otomobil için yapılan anlaşma, Motoring Weekly isimli dergide ti’ye alınıyordu: “ilk iki prototip asla teslim edilmedi ve elektrikli sedan, kibarca söylemek gerekirse – birçok hata ve sorunla çöp haline geldi. Yani çalışan tek prototip, konsorsiyumun istemediği şeydi! NEVS’in sadece bir işi vardı ve bu işi biraz berbat etmiş gibi görünüyor.” İnternet sitesi ayrıca, liradaki değer kaybıyla ilgili ekonomik sorunların Türkiye’de 2018’de otomobil satışlarında düşüşe yol açtığını da belirtiyordu. Benzer sebepler, Tesla’nın Türkiye lansmanını ertelemesine de yol açmıştı.

Bir yandan da ulusal araç konsorsiyumunu (TOGG) oluşturan şirketler arasında yasal anlaşmazlıklar ortaya çıktığı söylentileri dolaşmaya başladı. Nisan 2019’ itibariyle TOGG web sitesi halen neredeyse bomboş. LinkedIn’e göre, TOGG’nin 50 ila 200 çalışanı var ve bu büyüklükteki bir proje için yeterli görünmüyor.

Ardından, 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlerden hemen önce yapılan bir röportajda Erdoğan, araç üzerinde çalışan Türk şirketlerini ilerleme yetersizliği nedeniyle eleştirdi:

“Onlara tüm desteği ve teşvikleri sağladığımız gerçeğine rağmen, maalesef işi küçümsüyorlar. ‘Başkanımızı görsek daha iyi’ diyorlar… Vaktimizi boşa harcamamalılar. Aksi takdirde başka çözümler aramak zorunda kalacağız… Gerekirse yurtdışında ilgilenen yatırımcıları bulacağız. Onlara Türkiye’den ortak yatırımcıları da sağlayacağız. Burada ortak bir proje olarak bunu gerçekleştirmek için adımlar atacağız ”dedi.

Erdoğan, Türkiye’nin milli marşının yazarı olan Türk şair Mehmet Akif’in sözlerini şöyle hatırladı: “ ‘Batı biliminden ilham alın, sanatlarını alın, çalışmalarınızı hızlandırın’; onların bilimini alacak ve çalışmalarımızı hızlandıracağız. ”

Türkiye için önemli bir sınav
Ulusal Otomobil fikri artık sosyal medyada sıkça görülen bir şaka haline geldi, hükümet için ise Türkiye’nin bölgesel bir güç olarak yeniden ortaya çıkmasının kilit bir sınav. Erdoğan, otomobilin Avrupa teknolojik ve bilimsel ilerlemesini yakalamanın anahtarı olarak görüleceğine inanıyor.

Petrol ve doğal gazdan yoksun olan Türkiye ekonomisi, döviz kurlarındaki dalgalanmalara karşı çok hassas ve 2018’deki lira değerindeki düşüş otomobilcileri sert vurdu. Bu nedenle elektrikli araçlar, Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığının anahtarı olarak da görülmektedir.

Yabancı firmalara patentlerini temel alarak otomobil üretmek, bu teknolojiyi yurtiçinde geliştirmekten oldukça farklı ve Türk hükümeti de bu konudaki beklentileri yönetmekte başarısız oldu. Bilim ve Teknoloji eski bakanı Fikri Işık, 2016 yılında, ulusal otomobilin Tesla’dan daha iyi ve daha güvenli olacağını iddia etmişti ki o zaman bu demeç Motor Authority tarafından hayli alay konusu yapılmıştı.

Peki bu devam eden üretim sorunlarının olası nedenleri nelerdir? Türkiye’deki bir yabancı otomobil üreticisindeki bir mühendis, bir Türk markalı otomobil üretme ekonomisinin sadece basitçe olduğunu düşünüyor: “Bir Türk markası yaratsanız bile, Avrupa ve Amerika tedarikçilerine bağlı olacaksınız. Yurtdışında bir dağıtım ağı olmadan böyle bir markanın kârlı olacağından şüphelidir. Hükümetin de inşaat ve büyük altyapı projeleri dışında ciddi yatırım yapma taahhüdünde bulunmadığını görüyoruz.”

İsmini vermeyi reddeden bir Türk ekonomiste göre ise projeye katılan Türk firmaları zaten projenin ekonomik olarak elverişli olmadığının farkındalar. “TOGG’yi oluşturan şirketler, özel anlaşmalar yaparak ya da hükümetten mali ayrıcalıklar alarak Erdoğan’la yerli otomobil konusunda anlaşma yapma konusundaki kayıplarının tazmin edileceğini biliyorlar.”

Eleştirmenlere göre, proje siyasi bir proje; hükümetin propaganda amaçlı kullandığı ancak uzun vadeli bir taahhüdünün olmadığı bir şey. Geçtiğimiz seçim yıllarında hükümet, kendi yolcu uçaklarını inşa edeceğini duyurmuştu ama bu konuda hiçbir şekilde gerçekleşmedi. Bianet’e göre ise zaten yolcu uçağı konusu 2015’teki Ankara katliamını unutturmak için atılan bir zoka idi.

Beyin göçü sorunu
Türk imalatını etkileyen son bir sorun ise, siyasi iklimin bir sonucu olarak, eğitimli Türklerin diğer ülkelere beyin göçü. Yabancı otomobil üreticisinin mühendisi “Son iki yılda şirketimiz Avrupa’ya ve ABD’ye 300 mühendis kaybetti” dedi.

Bu beyin göçünü resmi olarak kabul edenlerden biri de, konuyu resmi olarak internet sayfasında yayınlayan Aselsan oldu. Hükümetin resmi bilim ve teknoloji konseyi olan TÜBİTAK, bu göçü tersine çevirebilmek için yetenekli kişilerin yurda dönmeleri durumdan 24 Bin Amerikan Doları’na kadar burs sunmayı vaat etmiş durumda.

Gözüken o ki, yerli ve milli otomobilin bir türlü üretilememesi konusunda Hükümet ancak kendisini suçlayabilir. Eğer ki bu proje hakkında gerçekçi olmak istiyorsa, tüm sektörün dürüst bir değerlendirmesini yapmalı ve beklentilerini yeniden değerlendirmelidir. Ve bu değerlendirme, insanların neden Türkiye’yi terk ettiği konusunda da bir özeleştiri içermeli, ama yetkililerin bunu yapabileceklerini düşünmek fazlaca iyimser olabilir.”

Görünen o ki, bu forumda onlarca kişiyle, yerli otomobil kavgası yaptık. Yaptığımız kavgalar siyaset icerikliydi. Ancak finans dünyasının bakış açısı, olaya son noktayı koymuş. Ne siyaset, ne başka bir şey... Sadece seçimden seçime ısıtılıp, önümüze koyulacak bir konuya dönüşmüş. 31 Mart seçimlerinden önce elektrikli traktörün duyurulması gibi, içi boş vaatlerde kalacak.
Merhabalar.

Son dönem, yeni bir 49DX603E bir televizyon aldım. Markaya ve kaliteye olan güvenim nedeniyle, son anda fiyatların da aşağı çekilmesi sayesinde 3.000 tl den televizyon geldi.

Ancak konu başlıklarına baktığımda, Panasonic le ilgili, Türkiyeye gelmesi dışında bir konu açılmamış.

Panasonic kullanıcılarıyla fikir alışverişinde bulunmak amacıyla bu konuyu açtım.

Televizyonu kullanalı 10 gün falan oldu. İlk izlenimlerim olumlu.

Kablo tv kullanıyorum. Eski televizyonum (Vestel) alalı 5 sene olmuştu. Son dönem yayın esnasında pıt diye bir ses duyuluyor, sonrasında ses gidiyordu. Görüntü var ama ses yok. Televizyonu kapatıp açıyoruz, 10 dk ses geliyor, sonra tekrar o pıt sesini duyuyorduk. Tamire verdik, sorun yok dediler. Kablo tv kutusunu değiştirttim, o da fayda etmedi. Haberleri veya herhangi bir programı izlemek resmen işkence oluyordu. En son televizyonu değiştirmeye karar verdik.

Elektronikçileri gezerken Samsung ve LG markalarını Phillips ve Sony ile kıyasladım. Korelilerin abartı ve pastel renkleri vardı. Bana yapay geldi. Sonra Sony e yönlendim ama fiyatları çok tuzluydu. Phillips, Korelilerden sonra daha doğal renklere sahip olduğundan Phillips araştırmaya başladım. Bir ara 55PUS7002 serisi, Vatanda 3400 TL idi. O ara parayı denkleştiremedim. (iyi ki öyle olmuş). Sonra fiyatlar 4200 seviyesine çıktı. Bu 800 TL fark nereden geliyor, çözemediğim için vazgeçtim. Parayı denkleştirdiğimde de 3.400 civarı Phillips 49PUS7002 almaya karar verdim. Tam alacaktım, aklıma Panasonic geldi.

Daha önce Bosch bayilerinde satıldığını duymuştum ve forumda da Flash flash...Panasonic Türkiyeye geliyor başlıklı yazıyı başından sonuna kadar okudum. Ben eski adamım, 80 li yılların Japon fırtınasından etkilenmiştim. Panasonic, yabana atılmayacak marka. Her ne kadar Türkiyeye iyi modelleri gelmese de, Pana Panadır dedim. Tabi forumdaki arıza başlıklarına da bakıyorum bir taraftan. Sorunlu olmayan marka yok gibi.

İşte tam kredi kartını almışım, Pana fiyatlarına son bir bakayım dedim ve cimri.com u açtım. Ne göreyim, Panasonic 4k tv, Phillips ten ucuz. Aldım gitti...

Televizyon İzmirden Konyaya 1 günde geldi,kuruldu. Eski 32" televizyonuma göre, oldukça büyük tabi ki. Görüntü çok şık. Ben ağır abiyim diye bağırıyor. Ayakları falan çok şık. Neyse açtık televizyonu. Renkler falan çok güzel.

Forumda bazı takıntılı kişilerin ışık sızması, ölü piksel vb bilimum testlerini okudum. Ben de Youtube açıp, test videolarını çalıştırdım. Bu işleri de gece yarısı, odanın ışıklarını söndürerek yapıyorum ki, test verimli olsun. Işık sızması testi %100 başarılı. Ölü piksel testi de öyle. Panasonic, yine kalite konusunda güvenimi sarsmadı açıkçası.

Tek problem, USB 2.0 çalışmıyor. Bütün hard diskleri USB 3.0 dan çalıştırıyorum. Onda da USB 2.0 taktığımda, aşırı akım uyarısı veriyor. Ama sıkıntı çıkarmıyor. Bunun için Tv nin tamirciye gitmesi, açılmasına değmeyeceğini düşünüyorum. Umarım ilerde de sorun çıkarmaz.

Torrent olarak indirdiğim 4k filmleri izliyorum. 1 film 48 GB. Pana bana mısın demiyor. Çok güzel bir görüntü ve renkler muhteşem. Özellikle Avatar filmini indirdim. Pek tv seyretmeyen eşim bile gözlerini alamadı. Tabi eski Vestel tv ye göre, bize inanılmaz geliyor. Ben en çok renklerin canlılığı ve doğallına odaklanıyorum.

İlerde inceleme ve videolarla, resimlerle bu başlığı geliştireceğim. Diğer Panasonic kullanıcılarıyla bu başlıkta buluşmak ve bilgi alışverişinde bulunmak dileklerimle...
Hesaplı bir 2004 model Volvo S60 2.0 turbo benzinli bir araç çıktı karşıma.

Bu araba hakkında bilgisi olan var mıdır forumda? Opel Omegaya tercih edilebilir mi? Yerini tutar mı?

İnternette araştırdığımda, 2005 modellerin altındaki modeller, her 100.000 km de şanzuman yiyor diye duydum. Doğru mudur?
Bir fırsat çıktı, 2004 model hesaplı bir Volvo S60 çıktı. Yılların Omegasından vazgeçmek de kolay olmayacak, ama Turbo motorlu olması, hızı sevdiğim için aklımı çelmiyor değil.

Araba hakkında biraz araştırma yaptım. 2005 model altı Volvolarda şanzuman sıkıntısı oluyor diyorlar. Her 100.000 de bir şanzumancıya uğramak gerekiyormuş. Bunun dışında kronik sıkıntıları pek yokmuş. Turbosu sağlammış...vs vs.

Mışlı muşlu konuşuyorum, çünkü internette yazılanlara da pek güven olmuyor.

Forumdaki kullanıcılarından ya da aracı tanıyanların yorumları aracı alıp almayacağım konusunda belirleyici olacak.

Yorumlar olumsuz olursa, Omega ile yola devam edeceğim
Hakkında
Konum: Konya,Selçuklu
Meslek: Mimar
Forum İmzası:
2000 Opel Omega 2.5 V6 A/T
Sistem ve Tercihleri
Otomobil
Opel
Mobil cihaz
Samsung
Temel Bilgiler ve İstatistikler
Aktiflik: Şu anda DH'de değil
Son Giriş: 22 sa. önce
Son Mesaj Zamanı: 3 ay
Mesaj Sayısı: 2.440
Gerçek Toplam Mesaj Sayısı: 2.740
İkinci El Bölümü Mesajları: 0
Konularının görüntülenme sayısı: 140.275 (Bu ay: 921)
Toplam aldığı artı oy sayısı: 1.648 (Bu hafta: 0)
En çok mesaj yazdığı forum bölümü: Motorlu Araçlar Dünyası
Mesajları
İkinci El Referansları
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.