Teğmen
24 Şubat 2011
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
0 üye
Görüntülenme
Toplam: 62 (Bu ay: 1)
Gönderileri
12 yıllık ilişkim hakkında uzun uzadıya yazacağım. İçimi dökmek istiyorum. Baştan söyleyeyim uzun olacak, bu olayın özeti yok.

2009 yılında liseden mezun olur olmaz ablamın düğününde tesadüfen bir kızla tanıştım. Sevgili olduk ve birbirimizi çok sevdik. Daha sonra 5 yıllık üniversiteyi kazandım. Kız ortaokul mezunuydu ve ailesi ile İstanbul'da yaşayıp
tekstilde çalışıyordu. Eğitimi konusunda kendisine çok ısrar etsem de açıktan devam etmek istemedi.

Üniversite okuduğum şehir İstanbul'a kısmen yakın olması (5 saat) nedeniyle her hafta sonu yanına giderdim. Gezerdik dolaşırdık, öğrenci olmama rağmen bütün masrafları ben karşılardım. Daha sonra ileri boyutlara ulaşıp cinsellik yaşamaya başladık. Akrabalarının, arkadaşlarının evine gider sabahtan akşama kadar seks yapardık. İlk kez benimle birlikte olduğunu söylüyordu ancak nedense kan gelmemişti ve esnek kızlık zarından bahsediyordu hatta bu konuda hastaneye muayene olmaya onun zoruyla gittik. Neyse işte doktor doğumda yırtılır dedi, çok utandım ve çıktım odadan..

Bu şekilde mezun olana kadar ilişkinin her türlüsüne devam ettik. Öyle ki evli çiftlerden bile uçuk kaçık boyutta seks yapıyorduk. Daha rahat olalım diye otellere gidiyor, günlük ev kiralıyordum. Yan yana olmadığımız zaman telefonda birbirimizi tatmin ediyorduk. İlk başta ailemin yüzüne nasıl bakacam diye ağlıyordu ancak onu asla yüz üstü bırakmayacağımı söyleyip söz verdim. Kendisi nedense sürekli üniversitede başkalarıyla birlikte olduğumu iddia ediyordu. Güvenmiyorum, inanmıyorum sana vs vs sözlerle sürekli tartışıyorduk. En sonunda mail adresinden facebook üzerinden erkek arkadaşlarıyla konuşmalarını yakalamıştım. Yeminler etmişti kimseyle konuşmuyorum diye ama yakalanınca seni kaybetmekten korktuğum için yemin etmek zorunda kaldığını söyledi. Tartışmalar ileri boyutlara ulaşmış ve kız bacaklarına derin façalar atmıştı. Sonra elinde sigara söndürdüğü gördüm, yanık izleri vardı. Nasıl olduysa tekrar barıştık.

Mezun oldum, memlekete geldim. Bu sefer de 3 ya da 6 ayda bir giderdim yanına. Bir çok yerde çalıştım kıza 12 yıl boyunca 6 telefon, kılık kıyafet, kişisel ihtiyaçlarını karşıladım. En son çalıştığım özel sektörden ayrılıp kpss için dersaneye gittim. Yine aynı üniversitede olduğu gibi kızlarla takılıyorsun deyip duruyor, bu ağır ithamlarla çok sert kavgalara sebep oluyordu. Annem de haliyle yüksek sesle konuştuğum için edilen hakaretlere şahit oluyordu. Çok ağır küfürler ettiği de oluyordu, sonra nasıl olduysa bir şekilde tekrar barışıyorduk.

Dersane bitti kpssye girdim, sonuçlar açıklandı. Epey yüksek puan almış, çok rahat atanabileceğimi düşünürken 15 Temmuz darbesi oldu ve ülke genelinde ohal ilan edildi. Bu arada kız da istemeye gel demiyor babasının borcu varmış ona yardımcı olması gerekiyormuş. Daha sonra atandım ve gel iste dedi. Sonra tekrar şimdi değil borçlar bitmeden ailemi bırakamam, kredi çekmişim diyordu. Yalnız kız ailesine çok düşkündü. Nişanlanınca çalışmamı istemezsen maaşımı göndermen gerekiyor diyordu. Babasına özellikle aşırı düşkün, yan yanayken öğrenci olduğum zamanlarda bile babama tatlı alalım mı? Babama bilmem ne alalım mı? Bu tür cümleler.. İşin tuhaf yanı alıyordum da..

Atandıktan 6 ay sonra askere gittim ve görev yerime döner dönmez saçlarım uzayınca kızı istemeye gideceğim dedikten 1 ay sonra 3 aylığna geçici görev ile başka bir şehirde görevlendirildim. 3 aylık görev bitti, geri döndüm. Bu sefer de işitme engelli babamın sağlık sorunları nedeniyle 3 ay da onunla ilgilendim. (Bu süreçte bir çok kez sevgilimin yanına gidip geliyorum.)

Tam her şey tamam içim rahat artık kız istemeye gidebiliriz diye aileme konuyu açtım. Tamam dediler hazırlıklara başlar başlamaz Covid19 pandemisi çıktı. Sokağa çıkma yasağı, şehirler arası yasaklardan kendim görev icabı muaf olmama rağmen ailemi riske atıp kız istemeye 1500 km götüremedim. Bekleyelim bakalım neler olacak diye diye 2021 haziran ayında kız tarafı küçük kızlarını evlendirmek için memlekete geldiler.

Düğün yaptılar vs daha sonra kız hazır buradayken annen baban da yaşlılar burada gel iste dedi. Annem kendi evlerine gidelim ayıp olur sonra masraftan kaçtılar gibisinden laf çıkmasını istemem üstelik karşı tarafa başkasının evinde saygısızlık oluyor dedi. Yok sorun değil dediler ve anneannelerinin evine gittik kızı istedik. Her şey çok güzel geçti. Çok memnun kaldıklarını söylediler. Ancak yeni evlenen kız kardeşinin yaptığı bir hareket hiç hoşuma gitmemişti bu yüzden de onları evimize yemeğe davet ederken kız kardeşin gelmesin huzurumuzu bozacak hareketler yapıyor. Ona acayip sinir olmuştum. Şimdilik sadece büyüklerin rahat konuşabileceği bir ortam yaratmak istiyorum dedim. İlk başta kabul etmedi kardeşim olmadan olmaz dedi. Öyleyse gelmeyin dışarıda yiyelim çünkü ben babamın evinde sorun çıkaracak kimse istemiyorum dedim. (Sorun çıkaran kendi öz ablam vardı onu dahi çağırmadım) Bir şekilde kabul etti ve kardeşi olmadan gidip getirdim onları.. Yemekler yenildi, sonrasında babasından izin istedim kızınızı alışverişe çıkarmak istiyorum diye serbestsin oğlum dedi.

Bunlar çıktılar evden annem de aşağı kapıya kadar eşlik edip uğurladı. Onları evlerine götürürken babası annenin aşağıya inip bizi uğurlaması çok gurur vericiydi deyip duruyordu. Sonra İstanbul'a gittiler, bende görev yaptığım şehre döndüm.


Kurban Bayramında annesi ile babası taziyeleri nedeniyle memlekete geldiler, bende covid olduğum için gidip görüşmedim ama çift maske takıp bayram şekerlerini kendilerine dezanfekte ederek götürüp verdim. Uzaktan selamlaştık, teşekkür ettiler. Bu süreçte kız sürekli annemi ara, babamı ara, amcamı ara, babaannemi ara vs vs cümleler ile darlıyordu. Bense ona hiçbir şekilde ailemi ara hal hatır sor gibi sözler kullanmadım.

Sözden 2 ay sonra kızın evine iade-i ziyaret için kız kardeşimle birlikte yola çıktık. Düğün alışverişi değil tamamen 12 yıllık birlikteliğin hatrına baştan aşağı elbiseler almak istiyorum bekarken giydiğin elbiseleri evimize getirme dedim. Ailesine memleketten yöreye has bir şeyler götürdüm. Kızın babasına saat, annesine elbise, kardeşlerine de çanta, ayakkabı vs aldım. Kendileri bana bir çöp dahi vermediler. Düğün masrafları vs aklınıza ne geliyorsa hepsini ben karşılaşacağım. ( Bu yörede her şey erkeğe ait) Babası da kızımın mutluluğu olsun da köpeği bile istese veririm diyordu. Acayip gardım düştü evden çıkmak istedim. Ne bok olduğumun önemi yok yani. Sonra evlerinde yatıya kalmadığım için onlar da bana çok sinir olmuşlar. Bize göre nikahsız sizin evde kalmak uygun değil, babam öğrenirse hoşuna gitmez yanlış bir şeyler yaparız sonra sıkıntı olur diyorum yok kalacaktınız tenezzül etmiyorsunuz diyordu. Tekrar izah ettim ve konuyu kapattık. Çalıştığım kurumun misafirhanesinde konakladım.

3 gün boyunca kıza kılık kıyafet aldım. Erkek kardeşi abi çok sabırlısın ben bu kadar sabırlı olamam deyince kıza dönüp duyuyorsun değil mi dedim. O da güzel ilgileniyorsun ama arada laf da sokuyorsun dedi. Allahım sen sabır ver, tartışma çıkmasın diye uzatmadım. Son gün gezi amaçlı Sultanahmet'e ve Beşiktaş'a gittik. Resimler çektik. Kız bu resimleri ben instagramda paylaşıyorum sende paylaş dedi. Hayır hoşuma gitmiyor bu konuyu konuşmuştuk neden tekrar gündeme getiriyorsun, sözde çektiğimiz resim var cıvık resimlere gerek yok dedim diye buna kıl olmuş herkes sevgilisini, nişanlısını paylaşıyor sen neden paylaşmıyorsun diye sorun çıkarmaya başladı ve o şekilde yola çıkıp memlekete döndüm.

Yol boyunca tavır takındı pek fazla konuşmadık. Memlekete varınca dinlenip ertesi gün evime gelmesini istemediğim kız kardeşi ve ablası da dahil eşleriyle birlikte yemeğe çıkardım. O arada babası arıyor bizde otobüsle geliyoruz kaynanası rahatsızmış... Siz geldiğiniz zaman burada olmayabilirim yine de bir şeye ihtiyacınız olursa haber verin elimden geleni yaparım dedim yok oğlum yolundan işinden gücünden geri kalma dedi. Eyvallah deyip kapattım. Bunlar gece 12 de memlekete varmışlar. Ertesi Sabah 7.30 da müdürüm beni aradı ve göreve gelmen gerekiyor dedi. Apar topar çıktım evden.. Bu arada bende ailesini göremedim, hafta sonu tekrar gelirim diye düşünürken 4 saatlik yolun yarısında 3 gündür instagram yüzünden aramayan kız arıyor...

+ Nerdesin sen?
- Hayrola selamsız kelamsız?
+ Memlekette misin yoksa iş yerine mi gittin? (Sert üslupla)
- Sen benimle bu şekilde konuşamazsın ya.. Deyip kapattım suratına...

Babasını arayıp sormuş yanınıza geldi mi? Aradı mı? diye... Babası da hayır diyor tabi. (Daha sabahın körü yahu)

100 kere aradı, yoğunluktan cevap veremedim. Müsait olduğumda arayacağım diyorum, ısrarla aramaya devam ediyordu. Attığı mesajlar..

Sen adam olmazsın, saygısız, terbiyesiz, bana ve aileme değer vermiyorsun, kıyameti koparacam, senin burnundan fitil fitil getirecem. Film kopacak ben yapacam... Bana inat yaptın, arayıp sormayarak bilerek yaptın yalan söylüyorsun...

Öyle bir sinirlendim ki yanımda olsaydı ne yapardım bilmiyorum. Eve gelince aradım ama nasıl ki ben yüz kere aradım açmadın şimdi gebersen de ben açmam dedi. WhatsApp üzerinden Hakaretlere devam ediyor en sonunda akşam kardeşini arayacam bakalım neler anlatmışsın (ne alakaysa, yaşadığımız sorunları nedense aileme anlattığımı düşünüyordu, ailemde neden bize bir şey anlatmıyorsun diyordu.), bende baktım olacak gibi değil sinirler yatışsın kalp kırmayayım diye engelledim.

Akşam kardeşimi arayıp şahsıma hakaretler etmeye devam ediyor ailemi görmeden nasıl gider diye serzeniştte bulunuyor, kardeşim de ona düzgün konuş, streslisin sakin olmaya çalış diye telkinde bulunuyor. Devlet memuru olduğu için görevine gitmek zorunda bizde onu göremedik, sabah uyandık evden çıkıp gitmişti tarzda konuşmalar yapıyor. Bir resim paylaşsa böyle olmayacaktı deyip resim paylaşsın istedim ama sadece kendini paylaşıyor, kızlara kendini sergiliyor. Aslında kızla çektiğim resimleri hikaye olarak paylaşıyordum ama duvarında paylaşacaksın diyordu. (Ne alaka duvar ne *mk.) Onun kız arkadaşları varsa benimde iş yerinde erkek arkadaşlarımla konuşmama, görüşmeme karışmayacak demiş. Kardeşim de tekstil sektöründe erkeklerle ne konuşacaksın ki? Niyetin nedir? diye soruyor. Vay efendim benim mesleğimi küçümsüyorsun diye tartışmaya başlamışlar. 3 günlük böyle konuşmuşlar tabi benim haberim yok. (Kardeşim ile arkadaş olmuşlardı baya samimilerdi) Bende sakinleşip mesajlarını tekrar tekrar okuyorum.

"Yeni çektiğimiz resimleri paylaşmıyorsan söz günü çektiğimiz resmin de orada olmasının benim için bir anlamı yok"

Onun için anlamı yoksa benim için de yok deyip instagramdan o resmi sildim. Sildiğimi görür görmez durmadan aradı bende açmadım. Zaten covid aşısı olmuştum pek iyi değildim.

Attığı mesajlar..

Bitti, yüzüğü çıkardım, o resmi silerek ayrılığı ilan ettin, ailene söyle bitti artık allah belanı versin yazmıştı. Sonra kardeşim de arıyor aynı şeyleri ona da söylüyor. Kardeşime "Yapamıyorum, olmuyor, istemiyorum, soğudum, ailene söyle dediğini duyunca bak söyleyeceğim, tabi söyle diyor. Buna istinaden kardeşim de madem öyle aldığımız yüzükleri ve telefonu gönder geri aldığımız şeyler sana hediyemiz olsun deyip kapatıyor.

Bu olayların yaşandığından benim haberim yok tabi. Bu görüşmeden kısa bir süre sonra sözlümün yeni evlenen kız kardeşi beni arıyor.

-Hayrola?
+Kardeşin ne oluyor? Ne hakla yüzükleri istiyor?
-Ne alaka? Benim neden haberim yok?
+ Ablam söyledi.
- Öyleyse seni de ilgilendirmez ablanla konuşacağım.
+Bak bu saatten sonra olsa da ben izin vermem ha!

Tartışmadan telefonu kapattım. Bu olayları annemde öğreniyor ve kızın annesini aramak için benden izin istiyor. Bekle ben müsait olduğum zaman konuşacağım dedim ama babamın ısrarı üzerine annesini arıyor.

Selam kelam faslı sonrası (özet)

-Kızınızın yaptıklarından haberiniz var mı ?
+Haberim yok, bilmiyorum ama kızımın arkasındayım.
-Kızınız ahlaksız terbiyesiz saygısız demiş oğlumuz hakkında, madem arkasındayım diyorsunuz bu işi uzatmaya gerek yok. Bizde kabul ediyoruz.

(Meğer kızın annesi edilen hakaretleri kızı için söylendiğini sanıyor, zoruna gitmiş. Aralarında iletişim sorunu olmuş yani... Sonradan öğrendim ki kız annesini arayıp seni ararlarsa beni ezdirme demiş. Ona istinaden annesi kızımın arkasındayım demişmiş.)

Görüşme sonrası kız ağlayarak beni arayıp annen arayıp bitirmiş dedikten sonra bende anneme arama dediğim halde neden aradı diye çok kızdım, annemin kalbini kırdım. Ben bitirmek için ailesinin yanına gidecektim sadece arama dediğim halde aradığı için anneme kızmıştım.

Hemen kızın babasını aradım
-Oğlum kızımı sana veririm ama annene ve kardeşine kızımı göstermeyeceksin.
+Daha evlenmeden kuracağım yuvaya müdahale ediliyor ama bu söylediğiniz hoş değil deyip saygısızlık yapmadan kapattım.

Süreç içinden çıkılmaz bir hale geldi ve çok sevdiğim kızın bizi bu raddeye getirmesi canımı çok sıkıyordu. Toparlayabilecek mi diye beklerken 1.5 ay sonra eşyaları ailemin olduğu şehre gönderiyor. Ona gönderme demiştim, memlekete gidip tekrar o eşyaları kendisine gönderdim. Çünkü çeyiz vs değildi. Yıllarca süren ilişkinin hatrına jestler yaptığımı biliyordu. Gönderdikten sonra geri yollayacağını biliyordum dedi. (İşte böyle acınacak hale getiriyorlar insanı.)


Kısa bir süre sonra kız pişman olduğunu söyledi ve bitemez bu ilişki düzeltelim diye mesaj attı.

Önerin nedir?
Aileni al git ailemden özür dileyin.
Neden özür diliyoruz?
Annen, annemi aramış bitirmiş. Bu yüzden özür dileyin. Ahlaksız demiş yani or... Anlamına geliyormuş.
Kusura bakma böyle bir şey olmasına asla izin vermem, algılamak istediğiniz gibi algılıyorsunuz deyip kapattım.

Daha sonra

Sen bana cevap verseydin kardeşini aramazdım
Kardeşin annene söylemese böyle olmazdı
Annen, annemi aramasa böyle olmazdı
Bu olaylar olunca basıp memlekete gidip kendini babamın önüne atsaydın bozulmazdı (birebir kendi kurduğu cümleler)

Fark ettiyseniz hiçbir şartta kendisinin suçu yok. Hep başkaları yüzünden bitmiş. Bu yüzden gidip ailesiyle konuşmadım. Zaten covid pozitif olmuşlardı karantinaya alındılar. İstesem de gidemezdim.

Yüzük atıldıktan 5 ay sonra yüz yüze görüşmek için yanına gittim. Çok heyecanlı olduğunu, seninle yan yanayken kendimi çok huzurlu hissediyorum diyordu. 4 gün boyunca çılgınca seks de yaptık. Adımı sayıklayarak videolar, resimler çektirdi. Lakin sürekli telefonunu ver, instagram şifresini neden vermiyorsun 2 aylık sevgili olanlar sevgililerini paylaşıyor sen neden paylaşmıyorsun diye ısrar ediyordu. Bunu söyleyen kız 30 yaşında. En sonunda telefonumu verip duşa girdim. Çıktıktan sonra baktım ki kız kardeşimle olan konuşmaları kendi telefonuyla ekran görüntüsü niyetiyle resmini çekiyor. Yaptığın hoş değil deyip Telefonu elinden alıp sildim. Hani ailenle görüşmüyordun diyordu. Evet bu olaylar yaşanırken kimseyle görüşmediğimi söyledim, ayrıca kardeşim ile konuşurum tabi bu seni ilgilendirmez dedikçe kız psikopata bağladı. Yaw senin kardeşin bana küfür etti bilmem neler neler söylenip durdu. Baktım böyle olmayacak ben gidiyorum dedim. Gelmişken babamla konuş istiyorum dedi. Salak gibi kalktım babasının iş yerine gittim. Güzel karşıladı. Çıkınca biraz konuşabilir miyiz dedim. Çıktıktan sonra erkek erkeğe oturup konuşalım dedim ama eve gitmemiz lazım patron evde deyince mecburen evlerine gittim.

Annesi ile konuşuyoruz diyor ki annen zaten başından beri kızımı istemiyordu. Teyzecim eğer istemiyor olsaydı istemeye gelmezdi dedim. Buraya özür dilemeye gelmişsin gibi cümleler kurunca sinirlendim. O an anladım ki kız söylemiş onlara özür dilemek için gelmiş diye.. Hayır özür dilemek için değil bu durumu toparlayabilir miyiz? konuşmak istedim deyince ikiniz de birbirinizi seviyorsunuz al kızımı götür böyle dedi. Ne sizin kızınız nede ben bunu hak etmiyoruz. Olursa iki tarafın da rızası, gönlü olacak şekilde halledecem deyip evden çıktım. Daha sonra annesi demiş ki geldi ama net konuşmadı diye.. Yahu daha ne diyeyim halledecem demişim yani ne duyulsun isteniyor anlamıyorum. Sonra kız yanıma geldi nikah tarihini ilk tanıştığımız günün yıl dönümünde yapalım mı? dedi tamam ona göre ayarlayacam deyip şehirden ayrıldım.

Ailemi çalıştığım şehre davet ettim. Olayı anlattım ve sen bilirsin senin hayatın, kendin düşün kararını ver. Senin için elimizden geleni yaparız dediler. Yalnız bu kız sana göre değil davul bile dengi dengine diyorlardı. Seviyorum dediğim için bir şey demediler.

Kıza mesaj attım. Ailemle konuştum problem yok bu saatten sonra kendi aramızda olacak her şey... O esnada 14 Şubat'ta sevgililer günü hediyesi altın bileklik almıştım. O da bana mont aldı. Meğer kız rahatsız olmuş ailemle bir araya gelmemden. Kendi ailemle görüştükten 12 gün sonra benden ayrılma kararı almış. Ben bu kararı 5 gün sonra öğreniyorum.

Hayrola?
Olmuyor yapamıyorum dedi.
Hallettik o kadar neden işler ciddiye binince bu şekilde dağıtıyorsun?
Artık ailemde bende istemiyoruz. Deyip kapattı.

Şimdi herkese ;
Sevseydi 12 yıl bekletmezdi şimdiye kadar 2 çocuğumla ilgileniyor olurdum.
Isteseydi atanır atanmaz gelir alırdı
Zaten hiçbir şey istediğim gibi olmamıştı.
Kız kardeşimin evinize gelmesini istemediğini söylediğinde o zaman ayrılmam gerekiyordu.
Size yemeğe geldiğimiz zaman mutlu rolleri yaptım ama hiç mutlu değildim gibi cümleler kurdu.

Sonradan itiraf etti ablasıyla görüştüğünü ve bir şeyler yaşadıysan her şeyin çözümü var evlenmek zorunda değilsin demiş.

Son olarak yüz yüze görüşmek üzere yanına gittim. Yeni defter açalım o kadar şey yaşadık, seni bırakmak istemiyorum zamanında ne söz verdiysem şimdi de arkasındayım dedim.
Artık kimse bakireliği önemsemiyor burada herkes benim gibi, ben yolumu çizmişim kararımdan döndüremezsin 2 kız kardeşim gibi bende mantık evliliği yapacam, sevgi karın doyurmuyor artık sende kendi yoluna bak, dedi.

Bunları söyleyen 30 yaşında bir kadın yahu bende 32 yaşındayım.


Her neyse beni her yerden engelledi, numarasını değiştirmiş, iletişimi tamamen kesti. Telefon numarasının son dört hanesi çıktığımız günün tarihiydi, yeni numarası şubat ayına tekabül ediyor. Muhtemelen biriyle birlikte olduktan sonra bu kararı aldı. Yaklaşık 2 aydır geceleri uyuyamıyorum kahrımdan. Kimisi verilmiş sadakan varmış diyor, kimisi de şükür namazı kıl diyor. Ne yapacağımı ne düşüneceğimi şaşırdım. Ciddi anlamda seviyordum, bütün hayatımı ona göre şekillendirmiştim ama işte insanı böyle acınacak duruma getirdiler ya yediremiyorum kendime... Ailemin yüzüne de bakamıyorum.

Tecrübeli forumdaşların bilgisine fikrine ihtiyacım var. Çalıştığım şehirde yalnız yaşıyorum. Bu uzun yıllar devam eden ilişkinin etkisinden nasıl kurtarabilirim?
Lokanta sektöründe faaliyet gösteren bir kiracımız var. Pandemi nedeniyle bir süre kapatıldı. Paket servis de yapmadı. Sebebiyse paket servise uygun olmadığını daha çok müşteri ağırlama odaklı çalıştığını söylediğinden paket servis yapamayacağını söyledi. 3 aydır kirasını ödemiyor ve temmuzda 4. Ay olacak. (Muhtemelen yine kirasını ödeyemeyecek) sözleşmesi Ağustosta sona eriyor. Sözleşmesinde;

- Devir hakkı yoktur. Devredemez, boş teslim eder. Lokanta amacıyla kullanmak için kiralanmıştır.

Şeklinde madde yazdık. Şimdiyse devir hakkı ver devredeyim diyor. Bende kendisine devir hakkın yok işin olmuyorsa tahliye et diyorum. Ancak burayı devirle aldığını söyledi. Yani hava parası vermiş bir önceki kiracımıza ama bundan bizim haberimiz yok. Eskisi çıkınca yerine ben geçmek istiyorum bana kiraya verir misiniz? diye sormuştu, bizde oturup kendisiyle anlaştık. Şuan devir hakkı verin çıkayım diyor. Sektörün artık iş yapamıyor kim gelirse gelsin bizim için artık kirasını ödeyemeyen sürekli iflas eden kiracılarla uğraşmak istemediğimizi söyledim. İş yapamayan birine kıranı öde diye diye baskı ya da zorla ödeme yapması için hiçbir şekilde aramadım. Sadece ne yapmak istediğini, planının ne olduğunu sormak amacıyla arayınca bi bakalım önümüzde neler olacak vs cümlelerle geçiştiriyor.

Kısaca kendisinin bir planı yok. İş yapamıyorsan çıkarsın sana bu konuda kolaylık da sağlayalım. 3 aylık kıranı ödeyemiyorsun onları saymayalım, dükkanı boşalt bizde başka iş yapacak birilerine verelim diyoruz ama buna yanaşmıyor gibi. Yani ne kirasını ödeyebiliyor nede çıkmak istiyor. Bunca iyi niyetli yaklaşımımıza rağmen en son telefonu suratıma kapattı.

Biz vicdanen iş yapamadığı için bir şey söylemedik. Kiranızı iş yaparken ödersiniz dedik ama bizimde tek gelir kaynağımız orası. Şuan koronavirüs testleri pozitif çıkmış ve kendileri evlerinde dükkanda 14 gün boyunca karantinaya alınmış. Bu saatten sonra kimse gidip ordan yemek yemez diye düşünüyorum. Bundan sonra da iş yapamayacağını düşünüyoruz.

Gelelim asıl soruma. Avukatla görüşüyorum kendisi hem tahliye davası hemde ödenmeyen kiraları için icra takibi başlatırım dedi.

Tahliye davası + icra takibi başlatmak ne kadar sürer? Bu konularda bilgili olan veya bu durumu yaşayan birileri var mı acaba?
Lenovo V510 model cihazımı fazla kullandığım halde üst kasasında anlam veremediğim bir şekilde çatlak oluştu. Space tuşu sağ yöne doğru basık hale geldi. Touchpad yüzeyi resmen soyuldu ve sapıtıyor.

Garanti kapsamında işlem yapılması için servise gönderdim. (Cihazın 1 ay garantisi kalmış) Ancak hiçbir açıklama yapmadan 480 tl ücret öderseniz yaparız diye mail atmışlar.

Cihaz parça ücreti (sadece üst kasa) 267.70 tl
Hizmet bedeli 139 tl
Kdv 73.21 tl
Toplam 479.91 tl ödeme yapmamı istiyorlar.

2011 yılında G570 model cihazla lenovo macerasına başlamıştım. O cihazda menteşe sorunu vardı ve bütün cihazları kullanıcı hatası demeden garanti kapsamında değiştirmişlerdi. O cihazı hala kullanıyorum maşallah taş gibi ama lenovo kalitesini ciddi anlamda düşürmüş beyler. Hem kasa kalitesi olarak hemde servis olarak. Fiyatlarının ucuz olmasına aldanmayın cihazları kalite olarak gerçekten çok kötü.

Yaklaşık 10 yıldır Lenovo dizüstü bilgisayar kullanıcısı olarak almak isteyenlere kesinlikle tavsiye etmiyorum. Fazla kullanılmayan ve 2 yıl olmadan cihazın geldiği durum ektedir.





03/12/2015 tarihinde sıfır aldığım aracıma takasta üstüne 43 bin istediler. Aracı test etme şansım olmadı çünkü hep hybrid modellerin test araçları vardı. 1.6 Vision Otomatik araçla bu kadar fark verip değiştirilmeye değer mi ?

Aracım bu
https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-opel-ilk-sahibinden-astra-sedan-lpg-plusmultimedyali-693567668/detay/
Ya bilmiyorum bir tek benim mi tuhafıma gidiyor ben anlamıyorum ki yaya geçidinin üstünde,sıkışık trafikte yada dar ara sokaklarda şu lanet cam suyunu çalıştırmayın kardeşim.Bugün az daha biriyle karakolluk oluyordum. Karşıdan karşıya yaya olarak geçeceğim esnada arabanın arkasından tam geçerken çat diye sırılsıklam oldum. Az daha o sinirle camı kafasına geçiriyordum. Hayır yani bende yıllardır araç kullanıyorum ama şehrin tam ortasında camı temizlemek terbiyesizlikten başka bir şey değil. (bu arada hava güllük gülistanlık) ya ilk çalıştırmada kullanırım yada uzun yolda...

Lütfen bu konuda duyarlı olalım.Yayaların olduğu yerlerde cam suyunu çalıştırmayalım.
Perşembe akşamını Cumaya bağlayan gece Lpg ye 10 krş zam yapılacaktır.

Bu zam ile birlikte 3,32 TL olan LPG 3,42 TL ye çıkacaktır.Böylece bayi karı dahil Tüpraş çıkış fiyatı 1,78 TL olan LPG ye 1,64 TL vergi ödeyeceğiz.
Merhaba değerli forum sakinleri,

Ankara'dan Adana'ya geçmem gerekiyor. Akşam da İzmir'e gitmem lazım. Yalnız ilk defa arabayla izmire gideceğim. Adana istikametinden İzmir'e yol durumları,radar vs dikkat etmem gereken unsurlar nelerdir? Konya Afyonkarahisar arası güzel dinlenme tesisleri tavsiyesi de alabilirim. Bu yolları kullanmış tecrübeli arkadaşlar tavsiyelerinizi ve önerilerinizi bekliyorum.
Merhabalar,


27.04.2017 saat 10:30 ila 15:00 arasında İstanbul Şirinevler mevkinde park ettiğimde aracımın sağ ön kapısına sürtüp kaçmışlar.Çevrede bulunan mağazalardan güvenlik kamera görüntülerini istedim ancak müdür olmadan erişemiyoruz denildi.Ankara'ya geri döneceğimden dolayı numaralarını aldım ve yola çıktım.Şimdi bu konuyla ilgili EGM ye şikayet edersem ilgilenirler mi ? Pek bir şey çıkmayacağını biliyorum ama vuranın yanına kar kalmasını da istemiyorum.Bir yol gösterirseniz sevinirim.
Merhabalar,


2015 model Astra J sedan aracıma evimin önünde park halinde iken bir transit sokağımız yokuş olduğu için yukarı çıkarken kar ve buz yüzünden kayarak benim aracın sağ arka tamponuna çarpıp sağ stop farı kırmış.Neyse ki aşağıya inip çarpan kişiyle görüştük tutanak tuttuk ruhsat,trafik sigorta poliçesi,ehliyet fotokopisi aldım.Bulunduğum ilde Opel Servisi olmadığı için 100 km uzaklıkta ki servise götürdüm aracımı.Servisin bana söylediği şey trafik sigortası orjinal ürün konusunda %35 ödeme yapmıyor şeklinde oldu.

Aracımın Allianz dan kaskosu var.Servisin önerdiği şey ''kaskondan yaptıralım tüm belgeleri sunarız kasko şirketin karşı tarafın trafik sigortasından ücretini alır ve kaskon delinmez'' şeklinde oldu.Henüz aracı bırakmadım çünkü ellerinde far yokmuş gelmesini bekleyeceğiz.Tüm belgeleri verdim onlara fakat servisin bana söylediği olay ne derece doğru?

İlk defa kasko trafik sigortası üzerinden işlem yapacağım.O yüzden pek bir bilgim yok.Benim kaskom delinir mi ?






Kaynak ;http://otomobil.mynet.com/yeni-modeller/avrupada-tipo-oldu-600

12.000 €'dan satışa sunulacakmış.

Adamlar ayda 2.000€ alsalar 6 aylık maaşla araba sahibi olabiliyorken bizde ise iphone 6 almak için 3 aylık maaşa telefon sahibi oluyoruz.

Şimdi çıkıp iphone 6 alma sende diyenler olacak.
Hakkında
Konum: Ankara
Sistem ve Tercihleri
Otomobil
Fiat
Mobil cihaz
LG
Notebook
Lenovo
Temel Bilgiler ve İstatistikler
Aktiflik: Şu anda DH'de değil
Son Giriş: geçen yıl
Son Mesaj Zamanı: geçen yıl
Mesaj Sayısı: 222
Gerçek Toplam Mesaj Sayısı: 268
İkinci El Bölümü Mesajları: 6
Konularının görüntülenme sayısı: 7.160 (Bu ay: 154)
Toplam aldığı artı oy sayısı: 441 (Bu hafta: 0)
En çok mesaj yazdığı forum bölümü: Motorlu Araçlar Dünyası
Mesajları
İkinci El Referansları
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.