- x
İstiklâl Marşı
129 Cevap273695 Görüntüleme1 Favori
Bu konudaki kullanıcılar: hiç
  Yazdır
Sayfa: [1] 3      >>
Arama Terimi: Yazarı:
Konu içi arama ayarları
Sadece Arananın bulduğu yerler
Arama terimleri En önemli Üst minimum sıralama: /1000

Arama tercihlerinizi belirlediyseniz yukarıdaki kutuya arama terimini yazıp "Konu içi ara" butonuna tıklayınız.
Giriş
Mesaj
Guest
13 Ekim 2005; 7:02:19 



İstiklâl Marşı

Korkma ! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O, benim milletimin yıldızıdır, parlayacak,
O, benimdir; o, benim milletimindir ancak!

Çatma, kurban olayım çehreni ey nazlı hilâl,
Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celâl
Sana olmaz, dökülen kanlarımız sonra helâl?
Hakkıdır, hakka tapan milletimin istiklâl.

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın, bana zincir vuracakmış ? Şaşarım.
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.

Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar;
Benim îman dolu göğsüm gibi, serhaddim var.
Ulusun korkma! Nasıl böyle bir îmânı boğar,
"Medeniyet" dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın;
Siper et gövdeni dursun bu hayâsızca akın.
Doğacaktır sana vâdettiği günler Hakkın,
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri "toprak" diyerek geçme, tanı!
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Şen şehîd oğlusun, incitme yazıktır atanı,
Verme, dünyaları alsan da bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ,
Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan şühedâ !
Canı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ,
Etmesin, tek vatanımdan beni dünyada cüdâ.

Ruhumun senden İlâhî şudur ancak emeli.
Değmesin mâ 'bedimin göğsüne nâmahrem eli.
Bu ezanlar - ki şahâdetleri dînin temeli
Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.

O zaman vecd ile bin secde eder- varsa- taşım;
Her cerihamdan, ilâhî, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır, rûh-u mücerred gibi yerden na 'şım !
O zaman yükselerek, arşa değer, belki başım!

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâli !
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl !
Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl:
Hakkıdır, hür yaşamış bayrağımın hürriyet.
Hakkıdır, Hakka tapan milletimin istiklâl.

Mehmet Âkif ERSOY





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi mimayınkaf -- 5 Ağustos 2006; 1:18:09 >


_____________________________

Guest
13 Ekim 2005; 7:05:34 

İstiklâl Marşı'nın Açıklaması


Millî ve manevî değerleri coşkunlukla işleyen edebî eserler, o milleti manen kuvvetli kılar. Savaş sırasında cephedeki askere cesaret ve kuvvet, geride kalana sabır ve metanet verecek şiirlere, hikâyelere, destanlara, türkülere ihtiyaç vardır. Böyle buhranlı devrelerde, milletin şâirlerden, yazarlardan beklediği manevî destek budur.

İşte Âkif, Türk milletine, cesaret, metanet, sabır aşılamak, daha doğrusu onda mevcut bulunan bu duyguları harekete getirmek üzere kaleme aldığı şiirine "korkma" sözüyle başlıyor. "Al sancak" yâni bayrak, bir milletin istiklâlinin sembolüdür. O elden ele dolaşan bir meş'ale gibi nesilden nesile sönmeden, yere düşürülmeden devredilecektir.

Bayrağın sönmesi, Türk milletinin istiklâlini kaybetmesi, "yurdun üstünde tüten en son ocağın sönmesi" ise, son Türk erkeğinin ölümü demektir. O hâlde, son Türk erkeği, son nefesini vermeden, Türk istiklâlini yok etmek, Türk bayrağını söndürmek mümkün değildir. Zîra bayrağımız, milletimizin yıldızıdır. Bayrağın kaderi ile milletin kaderi birbirine bağlıdır. Bayrak bizimdir. Bize, milletimize aittir. Biz yaşadıkça onu kimse elimizden alamaz. Bu kıtada anlatılanları bir cümle ile ifâde etmek istersek; Türk milletinin bütün fertlerini öldürmedikçe, istiklâlini kimse yok edemez.

Şâir ikinci kıtada; bayrağımızın o zamanki kırgın, küskün, öfkeli hâlini dile getiriyor. Türk vatanının bâzı kısımları istilâ edilmiştir. Bu yüzden bazı bayraklarımız indirilmiş, yerlerine düşman bayrakları asılmıştır. Kaş çatmak, öfke hâlini ifâde eder. Kaş bizim edebiyatımızda hilâle benzetilir. Sevgilinin kaşları dâima hilâl şeklinde gösterilmiştir. Sevgili de nazlı bir güzeldir. Aşıkına eziyet etmekten, onu üzmekten zevk duyar. Bayraktaki hilâl de, tıpkı nazlı bir sevgilinin kaşı gibi çatılmıştır. Kahraman Türk ırkını üzmektedir. Türkün beklediği, özlediği ise, gülen bir yüzdeki kaşlar gibi, hilâlin açılmasıdır. Türk milleti, bayrağımızı yine göklerde dalgalanır hâlde görmeyi arzu etmektedir. Bir aşıkm sevgilisinden güler yüz beklemesi gibi, istiklâle âşık Türk milleti de istiklâlin sembolü olan bayraktan, yüzünün gülmesini, hilâl şeklindeki kaşının açılmasını beklemektedir. Bu ise milletimizin en tabiî hakkıdır. Çünkü, Türkler, istiklâlleri, bayrakları uğruna pek çok kan dökmüştür. Bu kanları bayrağa helâl etmesi için, onun da artık nazlanmayı bırakıp, göklerde dalgalanması lâzımdır. Bu kıtada, Mehmet Âkif, üstü kapalı olarak Allah'a hitap etmekte, Türk milletine bu dayanılmaz hâli, düşman istilâsını reva gördüğü için, Allah'a serzenişte bulunmaktadır. Zîra Müslüman Türk milleti, asırlarca îlâ-yı kelimetullah (Allah kelâmını, Kur'anı yüceltmek) İslâm dînini ve adaletini dünyaya yaymak için savaşmıştır (gaza etmiştir). Bu uğurda pek çok şehit vermiştir. Böyle bir milletin düşman istilâsına uğraması haksızlıktır. Bu durum ancak günahkârlara reva görülebilir bir cezadır. Türk Milleti dâima Hakk'a (Allah'a) inandığı, taptığı, onun yolundan ayrılmadığı için bu cezayı hak etmemiştir. Onun hakkı istiklâldir.

Üçüncü kıt'ada şâir "ben" diyor. Ancak kastettiği mânâ aslında "biz"dir. Türk milleti adına konuşmaktadır. Türk milleti ezelden beri hür yaşamıştır, dâima da hür yaşayacaktır. Ona esaret zinciri vurmaya kalkışmak çılgınlıktır. Zîra böyle bir harekete yeltenenler ağır şekilde cezalandırılır. Türk milleti, hürriyeti ve istiklâli uğrunda, önüne çıkacak her engeli aşacak kudrettedir. O böyle yüce bir gaye için, dağları yırtmak, engin denizleri taşırmak,bendleri aşmak gibi olağanüstü hareketleri başarabilecek güçtedir. Ergenekon Efsânesi, Türk'ün bu üstün vasfını ifâde etmektedir.

Dördüncü kıt'ada, şâir, vatanımızı istilâya yeltenen Avrupalılar'a meydan okuyor. Yirminci asrın başında Avrupa medeniyeti artık can çekişmektedir. Ondokuzuncu asırdaki üstünlüğünü kaybetmiş durumdadır. Bu yüzden tek dişi kalmış bir canavardır. Ancak Avrupa bu zayıflamış durumunu hazmedemediğinden, mevcut teknik imkânlarını seferber ederek, topuyla, tüfeğiyle bizi yok etmek gayretindedir. Avrupa medeni imkânlarını, Türklüğü dünya haritasından silmek için, bir vasıta olarak kullanmaktadır Mehmetçiğin süngüsüne topla, tüfekle cevap vermektedir. Avrupalı kendini çelik zırhlarla korurken Mehmetçik, onun modern silâhlarına îman dolu göğsüyle karşı durmaktadır. Bu silâhlarıyla, Avrupalı, kudurmuş bir canavar gibi uluyarak, kahraman Türk ordusunu sindirmeğe çalışmaktadır. Şâir, askerlerimize, bu artık eski gücünü kaybetmiş, zâlim, Müslüman Türk düşmanı, haçlı ordularından korkmamalarını, îman dolu bir göğsün, en modern silâhlara karşı koyabileceğini haykırıyor. Neticede Mehmet Âkif, haklı çıkmış, Avrupa medeniyeti îrnanlı Türk askeri karşısında gerilemeğe mecbur edilmiş, bir kısmı Akdenize dökülürken, bir kısmı da bayrağımızı selâmlayarak, memleketimizi terketmiştir.

Beşinci kıt'ada, şâir yine kahraman Türk askerine hitâp ediyor Türk yurduna alçakları (düşmanları) uğratmaması için gerekirse canını feda etmesini tavsiye ediyor. Şehit gövdelerinin meydana getireceği siperler, düşmana mâni olacaktır. Bu kıt'ada "uğratmak" sözü de tesadüfen kullanılmış değildir. Şâir bu sözü, "Düşman yurdumuza girmesin", "Onu yurda sokma" mânâsına kullanmamıştır. "Uğramak" bir yerde çok kısa bir süre için bulunmaktır. Mehmet Âkif, düşmanın çok kısa bir süre için de olsa, yurdumuzda bulunmasına müsamaha edilmemesini Türk askerinden islemektedir. Şâir, bu hayâsızca akının uzun sürmeyeceğine, Allah'ın Türk milletine (Kur'ânda) vaadettiği zafer gününün yarından bile daha yakın bir zamanda doğacağına inanmaktadır. Bu îmanını, orduya da aşılamak arzusundadır.

Altıncı kıt'ada da şâir, Türk ordusuna vatanın kutsiyetini hatırlatıyor. Toprak ile vatan arasında büyük fark vardır. Toprağı vatan hâline getiren onu elde etmek ve korumak için şehit olan atalarımızın, o topraktaki mezarlarıdır. Kısacası alelâde toprak büyük bir değer taşımaz. Ama vatan toprağı, uğrunda şehit olan atalarımızın kaniyle sulanmış olduğu, şehit mezarlarıyla dolu bulunduğu için mukaddestir.
Bu vatanı dünyalara değişmeyiz. Toprak dünyanın her yerinde vardır. Ancak şehit atalarımızın rnezarları sâdece bu vatanın üzerinde mevcuttur. Bu yüzden vatanımızı korumak için seve seve canımızı veririz. Yedinci kıt'ada da, aynı duygu ve düşünceler işleniyor. Bu vatan cennet kadar kıymetlidir. Şehit olanın ruhu, dini inançlarımıza göre doğrudan doğruya cennete gider. Şehitlerimiz, bu vatan topraklarında yattığı için, vatanımız da cennetten farksızdır. Bu vatan topraklarının her tarafı şehit mezarlarıyla baştan başa doludur. O kadar ki, toprağı sıksak şehitler fışkıracak sanırız. Bu yüzden de, bu vatan bizim en mukaddes, en sevgili varlığımızdır. Canımızı, canımızdan çok sevdiğimiz insanları, varımızı yoğumuzu Allah'a seve seve veririz. Esasen her şeyi bize veren Allah'tır. İstediği zaman da elimizden alır. Onun emrine karşı gelmek, isyan etmek aklımızdan geçmez. Fakat Allah'tan bir tek dileğimiz vardır: O da bizi yaşadığımız sürece vatanımızdan ayrı düşürmemesidir.

Şâir, sekizinci kıt'ada Allah'a hitâp ediyor. Şâirin Allah'tan yegâne dileği, mabedinin göğsüne yabancı (düşman) eli değmemesidir. Camilerimiz ve mukaddes saydığımız bütün varlıklarımıza düşman eli değmemelidir. Bu ezanlar ebediyen, Türk yurdunun üstünde inlemelidir. Ezan sesi hiçbir zaman susmamalıdır. İslâmiyetin beş şartından biri de kelime-i şahadet getirmek, yani "eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resûlühü" demektir. Günde beş vakit okunan ezan'ın mâna ve muhtevası içerisinde kelime-i şahadet de vardır. Bir insanın Müslüman olması için kelime-i şahadet getirmesi şarttır. Ezan ve kelime-l şahadet olmayınca, İslâmiyet de olmaz.

Dokuzuncu kıt'ada, ezan sesleri, yurdumuzun üstünde inlediği müddetçe şehitlerimizin de ruhlarının şâdolacağına işaret ediliyor. Ezan sesi, sadece yaşıyanlara değil, ölülere, hattâ onların mezartaşlarına bile tesir eden yüce bir mânâ taşır. Şehit atalarımızın maddeden tecerrüd etmiş (sıyrılmış) ruhları yerden fışkırarak ezan sesiyle ayağa kalkacak ve arşa yükselecektir.

Son kıt'ada şâir, zafer gününün heyecanını yaşıyor. Şanlı bayrağımız dalgalanmakta, şafağın kırmızılığıyla adetâ yarış edercesine, gök yüzünü Kızıl renge boyamaktadır. Türk ırkı, yeniden hürriyetine ve istiklâline kavuşmuştur. Artık onun için yıkılmak, yokolmak düşünülemez. Bayrağımız göklerde dalgalanmaya başladığı için, şehitlerimizin kanlarını helâl edebiliriz. Zira, hedefe ulaşılmış, yüce gaye gerçekleşmiştir. Kısacası zafer kazanılmıştır. Esasen bu Allah'a tapan ve doğruluktan ayrılmayan büyük Türk milletinin en tabiî hakkıdır.

Böylece Şâir, şiir boyunca vatanımızın kutsiyetini, istiklâlin mânâ ve ehemmiyetini bu uğurda canım vermenin her Türk askeri için, bir borç olduğunu ifâde etmiştir. Son kıt'ada da kahraman Türk ordusuna çok yakında gerçekleşeceğini ümit ettiği, büyük zaferin heyecanını yaşatmak suretiyle, onun manevî gücünü son noktasına ulaştırmayı başarmıştır.



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi mimayınkaf -- 5 Ağustos 2006; 1:19:00 >


_____________________________

Guest
13 Ekim 2005; 7:07:41 

İstiklâl Marşı Nasıl Kabul Edildi?


İstiklâl mücâdelesinin en çetin bir safhasında milletin duygularını belirtecek bir "İstiklâl Marşı"nın yazılması istenmiş ve böylece, Maarif Vekâleti tarafından bir müsabaka açılmış ve müsabakada birinciliği kazanacak zâta 500 lira nakdî mükâfat verileceği ilân edilmişti.

Yurdun her tarafından 500'den fazla şâir müsabakaya girmişti. Fakat yazılan marşlar, milletin hissiyatına tercüman olacak bir durumda değildi.

Mehmet Âkif, marşın mükâfatlı olmasından dolayı müsabakaya katılmamıştı. Zamanın Maarif Vekili Hamdullah Suphi böyle bir marşın ancak, Safahat nâzımı şâir Mehmed Akif tarafından yazılabileceğine inanmış ve 5 Şubat 1337, Milâdî 1921 tarihinde şu mektubu kendisine yazmıştır.

"Pek aziz ve muhterem efendim,

İstiklâl marşı için açılan müsabakaya iştirak buyurmamaklarındaki sebebin izâlesi için pek çok tedbirler vardır Zât-i üstadânelerinin matlûb şi'iri vücûda getirmeleri maksadın husûli için son çâre olarak kalmıştır. Asl endîşenizin icâbettiği ne varsa hepsini yaparız. Memleketi bu müessir telkin ve tehiç vâsıtalarından mahrum bırakmamanızı rica ve bu vesile ile en derin hürmet ve muhabbeti arz ve tekrar eylerim.''

Bu mektubun yazılmasından bir ay bile geçmeden milletin istediği İstiklâl Marşı yazılmış ve kahraman orduya ithaf olunmuştu.

Marş, Maarif Vekili Hamdullah Suphi ve arkadaşları tarafından beğenilmişti. Yalnız bu marşın üstada-ı rencide etmeden Büyük Millet Meclisi'nden nasıl geçirileceği üzerinde düşünülmüştü. Bu sıralarda Maarif Vekâletince seçilen yedi marş da Büyük Millet Meclisi'ne getirilmişti.

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 1 Mart 1337 (1921) tarihindeki toplantısında kararı, Karesi Meb'usu Basri Çantay, Meclise gelen marşlardan birinin okunması için bir takrir vermişti. Bu takrir Meclis üyelerinin re'yine sunulmuş ve tasvîb olunmuştur.

Marşlardan birinin okunması için Meclis Reisi tarafından, Hamdullah Suphi Bey kürsüye davet edilmiş ve ezcümle şöyle konuşmuştur:
-Arkadaşlar, hatırlarsanız, Maarif Vekâleti son mücâdelemizin ruhunu terennüm edecek bir marş için şâirlerimize müracaat etmiştir. Birçok şiirler geldi, burada yedi tanesi en fazla vasfı hâiz olarak görülmüş ve seçilmiştir.

Hamdullah Suphi, Mehmed Âkif'ten bir marş yazmasını rica ettiğini, marşın yazıldığını, beğenildiğini söylemiş ve intihabının Meclis'e ait olduğunu da sözlerine ilâve etmiştir.

Hamdullah Suphi, gür sesiyle Meclis'in kürsüsünde İstiklâl Marşı'nı okumuştur.

"Hakkıdır, hür yaşamış bayrağımın hürriyet
Hakkıdır, Hakka tapan milletimin İSTİKLÂL"

mısraları ile bu marş, Meclis üyelerinin şiddetli ve heyecanlı tezahüratına vesile olmuş, salon alkış sesleriyle dolmuştur.

Kastamonu meb'usu Dr. Suad Beyin 12. Mart. 1337 (1921) tarihinde Büyük Millet Meclisi Riyasetine vermiş olduğu takrirde:

Riyâset-i Celîleye :

Müzâkere kifayetini ve Mehmed Akif Beyin İstiklâl Marşı'nın kabulünü teklif ederim.

Bundan başka Bolu meb'usu Tunalı Hilmi de takrir vermiş ise de reddedilmiş ve gene aynı tarihte Karâsi meb'usu Hasan Basri tarafından Riyâset-i Celîleye verilen takrirde:

Riyâset-i Celîleye :

"Bütün meclisin ve halkın takdîrâtını celbeden Mehmed Âkif Beyefendinin şiirinin tercîhan kabulünü teklif ederim. ' '

Takrir Meclis Reisi tarafından oya sunulmuş ve kabul edilmiştir.

Böylece Mehmed Âkif tarafından yazılan marşİstiklâl Marşı olarak ekseriyetle kabul edilmiştir.

Kırşehir Meb'usu Müfid Efendi, bu marşın, Hamdullah Suphi Bey tarafından Kürsüde tekrar okunmasını Konya Mebusu Refik Koraltan da Milletin ruhuna tercüman olan işbuİstiklâl Marşının ayakta dinlenmesini teklif etmiştir.

Bunun üzerine 12 Mart 1337 (1921) 'de kabul edilen ve kanuniyet kesbeden İstiklâl Marşı tekrar Hamdullah Suphi tarafından okunmuş ve marş ayakta dinlenmiştir.

"Doğacaktır sana vâdettiği günler Hakkın,
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın."

İşte bu ruh ve îmân ile Türk Ordusu Sakarya boylarında, İzmir yollarında Allah'ın lütuf ve insaniyle şecaat ve kahramanlıklarını göstermiş ve nihayet 9 Eylü 1922 tarihinde Hakk'ın vâdettiği o parlak güneş, İzmir ufuklarında doğmuş, Müslüman Türkün satvet ve kudreti karşısında düşman büyük bir hezimete uğramış ve denize dökülmüştür.

Aziz ve mübarek vatanımızın her karış toprağı şehitlerimizin kanlariyle sulanmış, zaferin şahikasına ulaşmıştır. Nitekim İstiklâl Marşında:


"Korkma ! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O, benim milletimin yıldızıdır, parlayacak,
O, benimdir; o, benim milletimindir ancak!" mısraları ne derin bir mânâ taşımaktadır.

İzmir'in meşhur Kadife Kalesi'nde büyük Şanlı Türk bayrağı dalgalanmağa ve şiddetli alkışlar arasında yurdun her tarafında zafer şenlikleri yapılmağa başlanmıştı.

Mehmed Âkif'e niçin istiklâl Marşı'nı Safahâtı'na koymadığı sorulduğunda o büyük insan:

"O benim değildir. Ancak milletimindir." diye cevapta bulunmuştu. Aynı zamanda müsabaka için ayrılan (500) TL. o zaman fakir çocuk ve kadınlara örgü öğretmek, bir geçim sağlamak emeliyle teşekkül etmek üzere bulunan Darü'l Nisaiyye'ye teberru etmiştir.

Yakın arkadaşlarından, Ankara Baytar Müdürü'nün anlattığı palto hikâyesine göre. Millî Mücâdele sırasında. Ankara Baytar Müdürlüğünde bulunmuş olan bir zât. Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi konferans salonundaki bir konuşmasında şöyle demişti:

Mehmed Âkif'in giyecek bir paltosu yoktu. Tâceddin Dergâhi'ndan Büyük Millet Meclisi'ne kadar paltosuz olarak yaya giderdi. O zamanlar Ankara'nın soğuğu çok şiddetli idi. Ben daireme gelir, paltomu Mehmed Âkif'e gönderirdim. O da giyer Meclise giderdi, İstiklâl Marşı için verilen parayı geri vermesinden dolayı kendisine, Mehmed Âkif üzerinde bir palton yok, verilen parayı da almazsın, dedim. Bunun üzerine, bana darıldı, paltomu da kabul etmedi. O soğuklarda paltosuz olarak Büyük Millet Meclisine gitti, geldi.

Mehmed Akif'in buna benzer şahsına has daha birçok meziyetleri vardır. Dürüsttür, hattâ Harb-i Umûmî içinde kardeşinin evinde çayı şekerle içtiklerini görünce, milletin yemediğini siz nasıl yiyorsunuz, demiş ve bir müddet kardeşinin evine bile gitmemiştir.

Mehmed Âkif'in rahatsız bulunduğu Alemdağı'nda son günlerde içlerinde Târık Us'un da bulunduğu bir grup üstadın ziyaretine gitmişler, Mehmed Âkif bitkin bir hâlde yatağında yatıyordu. Konuşma esnasında söz İstiklâl Marşı'na intikâl ettirilmiş, gelen ziyaretçilerden biri:

— Acaba İstiklâl Marşı yeniden yazılsa daha iyi olmaz mı? demiş, bu söz üzerine yatağında bitkin bir hâlde yatmakta olan Akif; birdenbire başını kaldırmış ve ona:

— Allah bir daha bu millete İstiklâl Marşı yazdırmasın!
Evet:
— Allah bir daha bu memleketin, bu milletin istiklâlini tehlikeye düşürmesin! Bir daha onu istiklâl Marşı yazmaya mecbur etmesin, sözüyle ziyaretçileri susturmuş, o büyük insanın ne demek istediği herkes tarafından anlaşılmıştı.

Büyük insan Mehmed Akif Ersoy, mezarına milleti için yazmış olduğu istiklâl Marşı'yla konulmuştur. Tarihte kendi eseriyle gömülen ilk bahtiyar ölülerden biri de şüphesiz Mehmed Âkif Ersoy olmuştur.

Cenâb-ı Hak rahmet etsin, ruhu şad olsun.



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi mimayınkaf -- 5 Ağustos 2006; 1:19:57 >


_____________________________



1731 Mesaj
13 Ekim 2005; 8:42:48 

elıne saglık


_____________________________

Bir dünyanın olmadığı bir yer olsa
Ve orası bir yer olmasa ve ben
Orada olsam, orada değil deseler.


dünya bana doğru eğildiğinde...


3589 Mesaj
13 Ekim 2005; 11:43:52 

istiklal marşımızın ilk bestesi 1924 yılında ali rıfat çağatay tarafından yapılmıştır. işte bu o ilk halidir.

dinlemenizi tavsiye ederim.çok şaşıracaksınız.

linki kopyala yapıştır yapınız.

2.7 mb

http://rapidshare.de/files/2586445/istiklal_marsi.mp3.html


0



@ærandir.Ruh sağol



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi spotlightkid -- 1 Şubat 2006 21:17:57 >


_____________________________



1192 Mesaj
13 Ekim 2005; 12:29:36 

Trt istiklal marşı ile açardı televizyonu. Forum da mı aynını yapıyor diye şaşırdım.

Emek vermişsiniz elinize sağlık.


_____________________________

Varsa vardır, yoksa yoktur




1238 Mesaj
14 Ekim 2005; 17:45:15 

aslında normal şekiilde okunuyomuş marşımız ama plak larda çalarken bizim söylediğimiz gibi çıkıyomuş

o kulağa daha hoş gelmiş o yüzden böle okuyoruz


_____________________________



4610 Mesaj
14 Ekim 2005; 20:24:59 




_____________________________



298 Mesaj
14 Ekim 2005; 20:37:06 

ærandir.Ruh

Ellerine Sağlık Çok iyi Bir Çalışma olmuş


_____________________________

Buldurlu
Ayrıntılı ve net bir Bilgi için MSN'e Başvurun

Boş Muhabete Gelmeyiniz...


838 Mesaj
14 Ekim 2005; 21:47:01 

Dinlerken bi garip oldum ses harika.Duygulandım


_____________________________



367 Mesaj
15 Ekim 2005; 10:20:24 

eline saglık
kabullenmıyenler utansın....


_____________________________

imza yok parmak var
ıı|ı,


 
784 Mesaj
15 Ekim 2005; 15:14:32 

emeğe saygı çok güzel uğraşmışsın ellerine sağlık.


_____________________________


DONANIM HABER PLAYSTATION 3
ORİJİNAL OYUN DESTEKÇİLERİ KULÜBÜ





1305 Mesaj
15 Ekim 2005; 17:08:52 


quote:

Orjinalden alıntı: spotlightkid

istiklal marşımızın ilk bestesi 1924 yılında ali rıfat çağatay tarafından yapılmıştır. işte bu o ilk halidir.

dinlemenizi tavsiye ederim.çok şaşıracaksınız.

2.7 mb

http://rapidshare.de/files/2586445/istiklal_marsi.mp3.html

0



@ærandir.Ruh sağol


ya bu gerçekten ilk halimi çok şaşırdım valla


_____________________________

Sıradanlık yegane günahtır. Martha Graham
Eğer yürüdüğünüz yolda güçlük ve engel yoksa, bilin ki o yol sizi bir yere ulaştırmaz. B.SHAW
Bir insanın tek başına mutlu olması utanılacak birşeydir. A.CAMUS


1172 Mesaj
16 Ekim 2005; 2:40:09 

istiklal marşının ilk çıktığında sabah ezanının genelde okunduğu saba makamında okunduğunu ve istanbul'un değişik yerlerinde ve daha bir çok musiki makamı nın "ki buna resmi makamlar ve daireler de dahil" kullanılarak okunduğunu biliyormuydunuz


_____________________________

muhabbetten Muhammet oldu hasıl, Muhammetsiz muhabbetten ne hasıl


 
47 Mesaj
19 Ekim 2005; 14:48:25 

Mehmet Akif Ersoy'a büyük saygı duyuyorum. İnanılmaz şiirler yazmış, tabi başta İstiklal Marşı olmak üzere. Ayrıca kendisi bu sayede rap'i bana sevdirmiştir. Saygıyla anıyorum.


_____________________________



693 Mesaj
19 Ekim 2005; 21:39:08 

Müthiş Bir Araştırma..
Milli Değerlerimizin Kıymetini Bilemeyenler UTANSIN !
Tebrik Ederim Kardeşim..
Ellerine Sağlık.


_____________________________


Bu Millet Esir Olmaktansa, Yok Olsun! M. Kemal Atatürk


153 Mesaj
19 Ekim 2005; 22:30:46 

ellerinize saglık

bu güzelliği birliği bütünlüğü boZmaya calısan ve deger bilmeyenlere BAN!!!!!!


_____________________________



__HAYAT BAZEN BÖYLE___
TIRTILIN 'ÖLMEK' DEDİĞİNE ÜSTAD 'KELEBEK' DER..

Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
20 Ekim 2005; 2:27:44 

arkadaşım emeğine saygı duyuyor ve seni tebrik ederim paylaştığın için sağol


 
133 Mesaj
20 Ekim 2005; 13:03:15 

Çok iyi bir çalışma. Teşekkür ederim


_____________________________



1348 Mesaj
21 Ekim 2005; 5:15:16 

istiklal marşının tv kanallarının açılırken çalan net halini mp3 olarak bir yerde bulmamız mümkün mü?


_____________________________

Guest
21 Ekim 2005; 8:16:22 

quote:

Orjinalden alıntı: San Andreas Citizen
istiklal marşının tv kanallarının açılırken çalan net halini mp3 olarak bir yerde bulmamız mümkün mü?


Buyurun :

http://www.ataturk.net/mp3/istiklalmarsi.mp3

http://www.kultur.gov.t...arslar/istiklal_marsi.mp3

http://www.istanbul.gov...als/Ata/Docs/istiklal.mp3



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi mimayınkaf -- 5 Ağustos 2006; 1:22:01 >


_____________________________



1266 Mesaj
21 Ekim 2005; 9:28:10 

eline sağlık


_____________________________



2554 Mesaj
21 Ekim 2005; 9:51:33 

agora msn e gel nelerle uraşıyon ya ben bekliom pm atamadım pm çalışmıyor


_____________________________

|| Windows7 Kullanıcısı ||
|| İntel Core2Duo E6540 @2,33 GHz
|| His HD4850 1GB GDDR3 || 22" Acer 1920*1080 LeD
|| 2*1 GB Kingstone DDR2 800MHz || CoolerMaster 460W PSU || Askere gittim gelicem 12-2009 || Geldim 03-2011 ||


1999 Mesaj
21 Ekim 2005; 13:22:43 

quote:

Orjinalden alıntı: tembeler

agora msn e gel nelerle uraşıyon ya ben bekliom pm atamadım pm çalışmıyor


tamam geldim, istiklal marşına dalmışım pardon.
tövbe ya.

güzel çalışma olmuş, hazırlayanın ve paylaşanın eline sağlık.



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Lacrima -- 24 Ekim 2005, 15:00:10 >


_____________________________



1441 Mesaj
21 Ekim 2005; 13:37:57 

elinize saglık arkadaslar..


_____________________________


www.kardesinisec.com

Aşk Bir Uçurumdan Düşmek Gibidir,O Yüzden Sevgiliye Yar Denilir
Bir Damla Gözyaşımın Hakkı Ödenmez,Öldürmeyen Her Acı Beni Diriltir .



334 Mesaj
24 Ekim 2005; 18:38:24 

herkesin eline sağlık.. ilk hali gerçekten değişikmiş.. sağolun


_____________________________

DUAL Intel Xeon E5 2687W @ 4.0GHz - DUAL Corsair H100 CPU Coolers - Corsair Dominator GT 96GB (12x8GB) DDR3 - QUAD ASUS GTX 690 4GB - EVGA Classified SR-X 270-SE-W888-KR MoBo - 8x Hitachi Ultrastar 7K4000 4TB@RAID5 - 4x Intel 520 Series 480GB SSD


5029 Mesaj
27 Ekim 2005; 18:03:07 

Teşekkür ederim sıkılmadan okumak lazım.


_____________________________

Pioneer VSX-921 / Polk Audio TSI 400 / Polk Audio TL 150 Blackstone / Polk Audio PSW110 sub / Pioneer BDP-140 / Himedia Q12-II

Benq W1070 / Specta 120" Gri Kontrast Perde / TTAF 15 Metre 1.4v (26 AWG) HDMI Kablo

Sistemin ev hali


140 Mesaj
28 Ekim 2005; 9:48:09 


quote:

Orjinalden alıntı: ærandir.Ruh


Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl:
Hakkıdır, hür yaşamış bayrağımın hürriyet.
Hakkıdır, Hakka tapan milletimin istiklâl.




_____________________________

Vefa;İstanbul'da bir semt.


3391 Mesaj
30 Ekim 2005; 11:32:34 

Harikasın, işte olay budur


_____________________________

Bildiğini bilenin arkasından gidiniz, Bildiğini bilmeyeni uyarınız, Bilmediğini bilene öğretiniz, Bilmediğini bilmeyenden kaçınız. (Konfüçyus)


22 Mesaj
30 Ekim 2005; 20:30:35 

mehmet akif larda yüzen alsancak dye devam eden argo su olna vatan şiiirimz


_____________________________

İnsaN BiLdiğiNi BiLmeLi,BiLMediğinide BiLmediğini BiLMeLi!!!
Guest
30 Ekim 2005; 22:32:11 

quote:

Orjinalden alıntı: sean paul
mehmet akif larda yüzen alsancak dye devam eden argo su olna vatan şiiirimz

Ne demek istediğinizi anlayamadım.


_____________________________



33 Mesaj
30 Ekim 2005; 22:47:24 

arkadşlar gercekten ellerinize sağlık mukkemmel bir calışma yapmısınız
Bu CUMHURİYETin kurulmasında emegi gecen herkeze
ozellikle
ULU ÖNDER ATATÜRK'e allahtan rahmet diliyorum mekanları cennet olsun dicem ama zaten cennetteler
teşekkurler herkeze


Ekteki dosya (1)


_____________________________

...


465 Mesaj
4 Kasım 2005; 17:28:25 

allah bu millete bir daha istiklal marşı yazdırmasın!!!


_____________________________

kusura bakma yine gecikmişim,
sevgiye on, ölüme beş...


461 Mesaj
6 Kasım 2005; 18:00:02 


quote:

Orjinalden alıntı: Lacrima



tamam geldim, istiklal marşına dalmışım pardon.
tövbe ya.

güzel çalışma olmuş, hazırlayanın ve paylaşanın eline sağlık.



+1 güzel çalışma


_____________________________


Seni yüksekte tutmak ve acını uzaklaştırmak istiyorum,
Çünkü yalnızken kırılıyorum,
Ve yeterince güçlü olduğumu sanmıyorum,
Ve sen uzakta olduğunda iyi hissetmiyorum...


79 Mesaj
7 Kasım 2005; 22:33:10 

ellerinize saglık cok güzel bir calısma olmus.bu duyguları bize tekrar yasattıgınız için de cok tesekkür ederim


_____________________________

YOU NEVER KNOW WHAT YOU HAVE UNTIL YOU LOSE!!!...


444 Mesaj
7 Kasım 2005; 23:02:04 

Gerçekten ellerinize sağlık ilk defa duydum ilk marşı çok mukemmel kabullenmeyenler utansın gerçekten ve bu marşı cevreme yayıcam çok saolun...


_____________________________




24.11.2005 19:53 forumu bıraktım saygılar...


97 Mesaj
8 Kasım 2005; 13:31:14 

gerçekten böylebi topic açman çokkk güzeldi tşk


_____________________________


Zaman alışmayı ögretir ama UNUTMAYI ASLA !


2676 Mesaj
8 Kasım 2005; 16:29:19 

ellerine sağlık


_____________________________

"Kafam cam kırıklarıyla dolu doktor. Bu nedenle beynimin her hareketinde düşüncelerim acıyor anlıyor musun? Bütün hayatım boyunca bu cam kırıklarını beyin zarımın üzerinde taşımak ve onları oynatmadan son derece hesaplı düşünmek zorundayım..."
"Kelimeler, albayım... Bazı anlamlara gelmiyor!" (Tehlikeli Oyunlar~Oğuz ATAY)



869 Mesaj
13 Kasım 2005; 13:41:30 

Üst konu lütfeN
Güzel çok güzel istikLaL marsının 10 kıtasını biLmek bana 100 kazandırmıstı..


_____________________________

İmzam güzeL değiLdir

Forum_Casusu.Com


835 Mesaj
13 Kasım 2005; 14:04:41 

ærandir.Ruh güzel çalışma teşekkür ederiz..


_____________________________

.::DesertRose::.

Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
14 Kasım 2005; 21:05:35 

@@ ærandir.Ruh Çok büyük adamsın sen yaaa....Teşekkürü bir borç biliyorum sana, atalarımıza, Atatürk'e h bana bu milli şuuru aşılayan her vetansevere


2614 Mesaj
14 Kasım 2005; 21:57:57 

Ellerine saglik bu guzel calismandan dolayi.


_____________________________

Bazıları dinler..
Bazıları üretir...
Bazıları ise müziği yaratır!
R.I.P Chuck Schuldinler (1967-2001)

Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
15 Kasım 2005; 19:21:29 

ellerine sağlık çok güzel olmuşş.


632 Mesaj
25 Kasım 2005; 13:25:23 

i. marsını kıta kıta ozetlemısınz saoln yaa lısede lazım oluo her yıl d


_____________________________

HuИŦэЯ-ђдŞiM

Hiçbir konuda kimseyi kendine örnek alma...
Çünkü en fazla onun kadar yükselirsin ama ondan daha iyi olamassın!


 
78 Mesaj
25 Kasım 2005; 15:02:39 

herşeyden önce emeğine sağlık ve istiklal marşı için link veren arkadaşlara da teşekkür ederim istiklal marşı her okunuşunda içim kıpır kıpır olur ayrıca üstad M.A. Ersoydan beğendiğim şu mısralarıda sizlerle pylaşmak istedim
Geleceği karanlık görerek azmi bırakmak
Alçak bir ölüm varsa eminim budur ancak
His yok, duygu yok, acı yok leşmi kesildin
Hayret veriyorsun bana sen böyle değildin
Sahip çıkılmayan memleketin batması haktır
Sen sahip çıkarsan bu memleket batmayacaktır


_____________________________


Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
25 Kasım 2005; 16:41:05 

Ben size cem yılmazın yazdığı marşı gönderiyim biraz neşelenelim...
İşte Cem Yılmaz'ın 'İstikbal Marşı'



Türkiye'yi Güldüren Adam bu kez Türkiye'nin sorunlarını ele aldı... İşte Cem
Yılmaz'ın Türkiye'nin durumuna mizahi ve bir o kadar da entelektüel bakışı,
işte o şiir:

İSTİKBAL MARŞI

Bakma, dönmez şafak vakti yurttan kaçan o alçak
Dönmeyip Amerika'da, arlanmaksızın yaşayacak.
O benim milletimin hırsızıdır, yurdu soyacak,
Hortumladıkları benimdir, milletimindir ancak.

Çalma kurban olayım hepsini, ey hırslı çakal
Gariban halkımada bir pul, bırakacak kadar al
Olmaz sana götürdüğün paralar sonra helal
Hakkını vermezsen burdaki ortaklarının behemal

Ben ezelden beri aç yaşadım, aç yaşarım
Hangi hükümet beni kurtaracakmış? Şaşarım
Kurumuş musluk gibiyim, ne akar ne taşarım
Yırtsam da bir tarafımı, hiç görülmez başarım.

Mali Krizler, yoluna örmüşse çelikten duvar,
Benim cağız, ceğiz diyen bir hükümetim var
Bağırsın korkma, nasıl işimize burnunu sokar
Avrupa Birliği denen tek dişi kalmış canavar.

Arkadaş, Meclise namusuyla çalışanları uğratma sakın
İşe aldıracakların, olsun hep sana yakın
Gelecektir, cezanı vereceği günler Hakkın
Kim bilir belki yarın, belki yarından da yakın.

Yaktığın yerleri orman diyerek geçme, tanı
Çalışanı işten at, doldur kadroya yatanı
Gözleri açık yatır seni kurtaran atanı
Satılmadik o kaldı, durma satıver vatanı.

Sermaye mutlu olsun, olsa da çevre feda
Semizletin Apo'yu, mezarında dönsün Şüheda
Uydurma kanunlarla Meclisten getirin seda
Onbin Yıllık tarihe, yurdum ederken veda.

Cümlenizin bu yurdu yok etmek mi emeli?
Yediginiz herzelere başka ne demeli?
Oyuverin altını, iyice sallansın temeli
Yurdumun ki, sonunda vatandaş kükremeli....

O zaman durur belki gözümden akan yaşım
O zaman doğrulur belim, yukarı kalkar başım
O zaman boşa gitmez yıllar süren uğraşım
HESABINI VERİP TE GİTTİĞİNİZ GÜN KARDAŞIM...

Dalgalanın sizde dolar gibi şimdi ey suçlular
Olsun artık soyguncuya vurulacak bir yular
Ebediyen, öyle yok hesapsız bir iktidar
Hakkıdır Garip yasamış vatandaşın da gülmek
Hakkıdır ezilmiş milletimin aydınlık bir İstikbal.....

Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
27 Kasım 2005; 4:48:25 

İstiklal marşı gayet güzel yazılmış , ama bestesi yanlış yapılmış bence ... çünkü şu anki bestesiyle okumak cümlenin bütünlüğünü bozuyor ve okurken vermesi gereken duyguyu veremiyor ... (kanısındayım)

örneğin marş olarak söylerken .. Korkma sönmez bu şafak ......larda yüzen alsancak. diyoruz..

"larda yüzen alsancak" nedir ki ? daha uygun birşey yapılamaz mıydı .. . bence yapılırdı..


3589 Mesaj
27 Kasım 2005; 21:36:06 

0



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi spotlightkid -- 29 Kasım 2005, 22:41:03 >


_____________________________



765 Mesaj
28 Kasım 2005; 5:16:28 

tebrikler güzel şeyler tşk. herkeze


_____________________________

I'ĹĹ BΣ ЩΛIƬIПG ƬTİĹĹ ƬΉΣ ŚΚΥ FΛĹĹŚ DӨЩП


6386 Mesaj
2 Aralık 2005; 8:41:23 

milli marşımız ancak bu kadar güzel yazılabilirdi..
helal olsun mehmet akif'e.. Allah rahmet eylesin ayrıca..

gerçekten o zamanki fedakarlıklar şu an kesinlikle yok


_____________________________



ZoR oLDuĞu iÇiN YaPMaYa CeSaReT eDeMeDiĞiMiZ ŞeYLeR, aSLıNDa YaPMaYa CeSaReT eDeMeDiĞiMiZ iÇiN ZoRDuR..

Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
2 Aralık 2005; 16:47:59 

herkese teşekkürler


 
7 Mesaj
4 Aralık 2005; 23:44:39 

Bunu tüm Türk Millet igörmeli


_____________________________

Kurşunu göğsümüzden yesek eyvallah, hep arkadan, hep kahpece...


6871 Mesaj
5 Aralık 2005; 6:17:17 

Çok güzel bir çalışma


_____________________________



 
524 Mesaj
8 Aralık 2005; 17:29:57 

gerçekten güzel bir çalışma


_____________________________

2005 PASSAT EXCLUSİVE 1.9 TDİ TİPTRONİC


792 Mesaj
8 Aralık 2005; 21:06:16 

ellerine sağlık


_____________________________

"rybczynski was here"


397 Mesaj
9 Aralık 2005; 23:11:22 

ellerinize sağlık walla


_____________________________

Guest
10 Aralık 2005; 13:27:20 

Teşekkür Ederim. . .



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi mimayınkaf -- 5 Ağustos 2006; 1:23:45 >


_____________________________



1912 Mesaj
12 Aralık 2005; 15:10:01 


quote:

Orjinalden alıntı: Arkadaş

İstiklal marşı gayet güzel yazılmış , ama bestesi yanlış yapılmış bence ... çünkü şu anki bestesiyle okumak cümlenin bütünlüğünü bozuyor ve okurken vermesi gereken duyguyu veremiyor ... (kanısındayım)

örneğin marş olarak söylerken .. Korkma sönmez bu şafak ......larda yüzen alsancak. diyoruz..

"larda yüzen alsancak" nedir ki ? daha uygun birşey yapılamaz mıydı .. . bence yapılırdı..



BU BESTEYİ ATATÜRK BEYENDİĞİ İÇİN İSTİKLAL MARŞINA UYARLAMIŞLAR.. YANİ ONUN İÇİN YAZILMIŞ Bİ NOTA DİZİSİ DEĞİL.. AMA YİNEDE DAHA GÜZEL ŞEYLER YAPILARBİLİRDİ.. AMA BUNA DA ŞÜKÜR.. TÜYLERİDİKEN DİKEN ETMEYİ BAŞARIYOR YA O YETER


_____________________________



Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
19 Aralık 2005; 2:23:49 

herkezin eline sağlık


264 Mesaj
23 Aralık 2005; 19:27:48 

Bu copy past mı yoksa yadınmı ærandir.Ruh

sen yazdıyasan eline sağlık kardeş


_____________________________


!!!...Charlara Uzanan Eller Kırılsın...!!!
Sayfa:   [1] 3      >>
Sayfa: [1] 3      >>