İşte birgün Autobild Anasayfasında Sportscars bölümünde bunu görebileceğimi düşünmemiştim.
Der Süpersportwagen In Ankara entsteht der erste türkische Pkw seit 1984. Der Etox Zafer verbindet Kleinwagen-Technik mit Sportwagen-Optik. Unter der Haube des Exoten schnaufen sparsame 125 Diesel-PS von Renault, der Preis liegt bei 40.000 Euro.
Von Alex Cohrs Das Herz der türkischen Autoindustrie schlägt in einem Gewerbegebiet, und zwar direkt zwischen einer Tankstelle und einem Abstellplatz für Lastwagen. Vor dem Gebäude liegen Pflastersteine und Zementsäcke, der Seiteneingang ist wegen Bauarbeiten gesperrt. Die Botschaft ist klar: Sie bauen aus, die Leute bei der Firma Ertex Auto Decoration in Ankara, sie machen sich hübsch für Besucher. Sie sind jetzt ein Autohersteller. In dem unscheinbaren Ertex-Gebäude an der Ausfallstraße entsteht der Etox Zafer, der erste türkische Pkw seit der Einstellung des Anadol A8-16 im Jahr 1984. Etox was? Machen Sie sich keine Gedanken, wenn Sie den Namen noch nie gehört haben. Etox ist ein Kunstwort, das sowohl den Firmennamen Ertex als auch die Türkei und den Autobau beinhaltet. Und Zafer ist das türkische Wort für "Sieg". Vor allem aber handelt es sich um einen wahren Exoten. Wiesmann, Gumpert oder Spyker sind dagegen fast schon Massenware.
Mit einer Demütigung hat alles angefangen Das Stummelheck des Etox mit Doppelrohr-Auspuff erinnert an den Nissan 350Z. Das Stummelheck des Etox mit Doppelrohr-Auspuff erinnert an den Nissan 350Z.
In seinem Büro sitzt Ertex-Chef Ercan Malkoç unter einem Porträt des Staatsgründers Kemal Atatürk und erzählt seine ganz eigene Gründungsgeschichte. Mit Innenausstattungen für Kleinbusse ist der 43-Jährige reich geworden. Ertex baut hauptsächlich Fahrzeuge von VW, Mercedes und Hyundai um. Malkoç beliefert Geschäftsleute, Regierung und Prominente, nur hat sich das noch nicht überall herumgesprochen. Als er auf einer Automesse in einem Ferrari probesitzen wollte, wurde ihm das vom Standpersonal verwehrt – das sei allein den VIPs vorbehalten. Malkoç: "In dem Moment habe ich mir geschworen, mein eigenes Auto zu bauen." Nach einer ähnlichen Demütigung durch Ferrari hatte einst ja auch Ferruccio Lamborghini mit dem Automobilbau begonnen... Im Etox Zafer verstecken sich schüchterne 125 Diesel-PS Selfmade-Millionär: Mit Innenraumgestaltungen wurde Ertex-Chef Malkoç reich – das Geld steckt er in den Zafer. Selfmade-Millionär: Mit Innenraumgestaltungen wurde Ertex-Chef Malkoç reich – das Geld steckt er in den Zafer.
Malkoç führt uns in den Keller seiner Firma. Die Gänge sind nur schwach beleuchtet, von irgendwoher kommt türkische Musik. Drei Männer sitzen an Nähmaschinen von Pfaff und arbeiten mit Leder, nebenan schweißt jemand am Gestell einer Rückenlehne. Über seinem Kopf hängt ein Schild mit der Aufschrift "Önce iş güvenliği", das heißt auf Deutsch in etwa: "Arbeitssicherheit ist das Wichtigste." Der Schweißer trägt keine Schutzmaske. Es ist alles ein bisschen anders hier als, sagen wir, beim Daimler in Untertürkheim, und dennoch kommt am Ende ein Auto heraus – ein gar nicht mal so hässliches. Draußen vor dem Ertex-Gebäude wartet ein weißer Etox Zafer auf uns. Erster Gedanke: Mensch, der erinnert mit seinem Stummelheck und der Dachlinie aber an einen Nissan 350Z! Ein Sportwagen auf türkische Art steht da – gewissermaßen ein Süpersportwagen... Dass Firmenchef Malkoç aber eine andere Zielgruppe im Blick hat als die Japaner, merkt man, wenn man den Motor anlässt: Da fauchen nicht 280 PS und mehr wie im 350Z, nein, da melden sich ganz schüchterne 125 PS – Diesel-PS! "Bei uns in der Türkei ist Diesel viel billiger", sagt Malkoç und fügt hinzu: "Ich bin Idealist und möchte, dass sich so viele Menschen wie möglich dieses Auto leisten können."
Crashtests am Computer Den Preis des Etox Zafer hat er mit 40.000 Euro angesetzt. Dafür bekommt man ein Auto, das wie ein Kleinwagen beschleunigt und sich auch so fährt, aber wie ein echter Sportwagen aussieht – wenn man von den riesigen Spaltmaßen absieht. Vor allem aber richtet sich der Wagen an den automobilen Nationalstolz der Türken, der seit dem Devrim-Desaster von 1961 gelitten hat. Damals sollte das erste türkische Auto am Tag der Republik vorgestellt werden – und blieb mit Präsident Cemal Gürsel an Bord aus Spritmangel liegen. Das alles soll jetzt vergessen sein. Malkoç: "Wir Türken hatten lange keine eigene Automobilproduktion mehr. Ich will beweisen, dass wir es können." Die ersten beiden Autos hat er bereits ausgeliefert, weitere 20 Bestellungen liegen vor. Jeder Wagen sei eine im Innenraum auf Größe und Gewicht des Fahrers angepasste Maßanfertigung, verspricht Malkoç. Die Sicherheit sei auch kein Problem: "Wir haben 31 Crashtests simuliert." Am Computer, wohlgemerkt. Die Hälfte der 20 Bestellungen kommt übrigens von in Deutschland lebenden Türken. Kann also gut sein, dass er Ihnen demnächst mal begegnet — der Süpersportwagen aus Ankara.
Etox Zafer - Technische Daten
Motor Vierzylinder, Diesel
Hubraum 1461 cm³
kW (PS) bei U/min 93 (125)
max. Drehmoment 185 Nm
Getriebe 5-Gang
Reifengröße 225/40 ZR 18
Länge/Breite/Höhe 4215/1980/1290 mm
Verbrauch Kurz-/Langstrecke 5,7/4,1 l Diesel
Abgas CO2 117 g/km
Höchstgeschwindigkeit 185 km/h
Beschleunigung 0-100 km/h 13 s
Tankinhalt 40 l
Leergewicht 1420 kg
Preis 40.000 Euro (TR)
Sahibinin Motor için dediği; bizim ülkemizde dizel çok ucuz olduğu için bir çok insanın bu otomobili kullanmasını istiyoruz demiş.
Motor Renault dCi motor. Bu motoru kullanmaları iyi olmuş. En azından parça konusunda sıkıntı yaşatmaz. Ama ne kadar superspor motoru, orası tartışılır...
Ancak iç mekanın da Megane'dan alınması ve üzerinin deri ile giydirilmesi hoş olmamış. Özellikle kol dayama ve el freni çok adi duruyor. İç mekanın da kendi tasarımları olması lazım.
Çekim yaptıkları yer de Ankara Göksu parkı galiba.
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi O.B.K -- 8 Haziran 2009; 21:33:16 >
Şimdi bunlar bizi rezil mi etmiş vezir mi?İçini Allah'tan çekmemişler.Birde resimleri görünce keşke amblemi hilalli birşey olsaydı dedim,çok fazlaya kaçmadan.Çünkü bu yurt dışında satıldığında halk arasında sansasyo yaratabilir,amblem siyasi olmamalı ama birazcık böyle hilalimsi birşeyler olsaydı iyi olurdu.Aa bak bak Türk arabasına biniyor rezil diyenler olabilir yurt dışında çünkü çoğu bizlerden nefret ediyor.
_____________________________
NayirNolamaz
Uzaklaştırılmış 4 gün cezanın 1 günü kaldı.
8 Haziran 2009, 20:49:11
Superspor araci 125 beygir mazot, 40 bin euro rakibi V12 Murcielago olur artik ..
Şimdi bunlar bizi rezil mi etmiş vezir mi?İçini Allah'tan çekmemişler.Birde resimleri görünce keşke amblemi hilalli birşey olsaydı dedim,çok fazlaya kaçmadan.Çünkü bu yurt dışında satıldığında halk arasında sansasyo yaratabilir,amblem siyasi olmamalı ama birazcık böyle hilalimsi birşeyler olsaydı iyi olurdu.Aa bak bak Türk arabasına biniyor rezil diyenler olabilir yurt dışında çünkü çoğu bizlerden nefret ediyor.
amblemi hilal'limi? hangi araç üreticisinin ableminde bayrak var_?
Şimdi bunlar bizi rezil mi etmiş vezir mi?İçini Allah'tan çekmemişler.Birde resimleri görünce keşke amblemi hilalli birşey olsaydı dedim,çok fazlaya kaçmadan.Çünkü bu yurt dışında satıldığında halk arasında sansasyo yaratabilir,amblem siyasi olmamalı ama birazcık böyle hilalimsi birşeyler olsaydı iyi olurdu.Aa bak bak Türk arabasına biniyor rezil diyenler olabilir yurt dışında çünkü çoğu bizlerden nefret ediyor.
aracın nasıl oluştuğunu anlatıyor ve LAMBORGHINI markasınında aynı şekilde doğduğuna dikkat çekiyor, varmı başka ?
Ah ahh biraz daha ileriyi düşünerek adam akıllı bişeyler yapılsaydı.Fitiller bile falso ya.Uğraşılsaydı neden bir saleen, spyker, koenisseg gibi el yapımı üretim bantları kurulmaması için hiç bir neden yok.Onlar kadar performanslı olmak zorunda da değil.Bu iş 2.0lt yle başlar sonra 5.0lt kadar adım adım çıkarlardı.
bunu yapmak için bile adamlar yılalrca emek harcadılar tübitaktaki profesörlerden mühendislerden yardım aldılar. bu kadarını üretebilmek için bile büyük emek ar-ge yatırım gerekiyor.. keşke araç üretmek forumda yazmak kadar kolay olsada burda bu aracı eleştirenlere hak versek..
Ankara Mogan gölü yakınında görmüştüm yaklaşık 10 gün önce bu aracı.önünden giden bir minibüsten çekim yapıyorlardı sanırım.araç gerçekten çok güzel görünüyordu.teknik özellikleri bir yana tahmin ettiğimden daha büyük bir kasası var ve çokta ilgi çekici olmuş.keşke iç tasarıma ve motor seçimine de önem verselerdi biraz.yedek parçası ya da piyasasının ne olduğu belli olmayan bir arabaya 40000 Euro verecek delikanlı yakacağı mazota mı bakacak yani şu aracın keşke motor olarakta 300 bg civarlarında bir seçim yapsalardıda görünüşe denk bir gidişi de olsaydı etox'un.
Abi bu arabanın neresi Türk? Motor Megane 1.5 DCI, iç mekan Renault'nun deri giydirilmişi sadece çizim mi bize ait? Fiat Linea'da bizim o zaman? Accent Era'ya hiç değinmeyecegim bile Era ezelden beri bizim o zaman keza Ford Transit'te.. Türk malı diye tabir edilen bir araba'da X harfi hiç olmamış ora bile falso yahu
_____________________________
Suskunluğum asaLetimdendir. Her Lafa veriLecek bir cevabım var amma bir Lafa bakarım bakarım Laf mı diye , Birde SöyLeyene bakarım Adammı diye..!!
" ...Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir...!!! "
Motor Yürüyen aksam Şanzuman Frenler Yakıt deposu Direksiyon Vites topuzu El freni Hız ve devir göstergesi Klima kontrol paneli Radyo CD paneli Kol dayama Kapı açma kolları Kapı tutacakları = Renault Megane
Bu mu Türk arabası.
Utandım.
Karoseri farklı yapıp herşeyi Megane kullanmak nedir ki? Çinlileri eleştiriyoruz falan ama adamlar hiç değilse tasarımı çalıyorlar kalitesizde olsa. Motoru yürüyeni cartı durtu hepsini kendileri sanayisinde yapıyorlar. Bizimkiler üstüne karoser oturtuo %100 yerli otomobil diyorlar. E yuh. Madem yapacan şaka falan değil 1.6 Doğan motoru koy yürüyeni iyileştir onu koy. İşte o zaman %100 Türk olur. Sen başla önce kötüden. İyiye gidersin. Lamborghini bile ilk başta spor araba yapmamış sen niye yapıyosun? Şartlar uygun diye mi? Değil arkadaş. Şartlar uygun değil. 80.000'e 2 tane Megan alırım daha iyi.
_____________________________
Sevdiğin için deli oldun dediler. Yaşamın tadını yalnız deliler bilir dedim.
Artis mi? Ne artisi? Artis ne arar la bazarda! Ben öyle bir şey görmedim, ben 55 yaşındayım. Biz araba alışverişi için geliyoruz buraya. Artis olarak gelmez bize o işler.
Keşke güçlendirilmiş ve turbo ile beslendirilmiş Doğan motoru koysalardı birde X harfini kaldırsalardı, hiç değilse kötü, pahalı alınmaz ama %100 Türk diyebilseydik..
_____________________________
Suskunluğum asaLetimdendir. Her Lafa veriLecek bir cevabım var amma bir Lafa bakarım bakarım Laf mı diye , Birde SöyLeyene bakarım Adammı diye..!!
motora vs konusunda eleştiri yapmak?(alıntı olmasından bahsediyorm güç konsundakilere yoktur sözüm) pagani zonda deyip öpüp 3 kere başımıza koyuyoruz etoxa haksızlık oluyor bu konuda
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi EL_MARIACHI -- 8 Haziran 2009; 21:41:22 >
Cadde apaçilerini tatmin etmenin yeni bir yolu. Türk malı falan diye de kandırmasın kimse kendini.
Söylemek istediklerimi de adanaliyik rumuzlu arkadaş söylemiş. Kendisinin mesajını buraya aynen aktarıyorum rahatsız olursa özel mesaj atması yeterli:
quote:
Şimdi söyleyeceğim şey başta beni rahatsız etmesine rağmen maalesef konunun temel sorunu budur!
Biz, millet olarak ticari ahlaktan uzak bir milletiz. Temel sorunumuz bu. Bu forumda şu yorumu okuyan ve imalat sektöründe olan arkadaşlar içleri daha bir cız ederek okuyorlardır yorumları. Piyasadan bir iş yaptırmak, peşin parayla bile olsa inanın gerçekten zor. Ya adamın makinası bozulur, ya işçisi işe gelmez, ya elektrik tesisatında sorun olur, ya cenazesi olur, ya hastası olur, ya hammadde yanlış gelir, ya personel işi bırakır, ya bankadan çağırırlar v.s. v.s. v.s.
Bırakın otomobil imal etmeyi, uçak ve hatta uzay mekiği bile üretebilecek beyinler, iş gücü ve imkanımız var. Ama iş ahlakımız yok. İş ahlakı olmadığı için, planlı, programlı, dürüst ve sözünü tutan imalatçıları bulmak gerçekten zor. Bütün bunlar olmadığı için de, DİSİPLİN yok! Disiplin olmayan bir oluşumda, bir kürdan bile üretemezsiniz. Millet olarak, disiplini sevmediğimiz için başarılı olamıyoruz.
Bugüne kadar yerli otomobil imalatı denemeleri defalarca yapıldı. Bir kısmı bir noktaya kadar gelebildi, bir kısmı açmadan soldu. Sebebi de bahsettiğim disiplinsizliktir. Millet olarak genel işe tepeden başlıyoruz.
Bakın süreç nasıl gelişiyor;
Talaşlı imalat konusunda çalışan ve konuya yakın olan arkadaş düşünüyor, neden bir otomobil imal etmeyeyim? diye. Sonra da hesap kitap, plan proje v.s. yapılıyor ve bir de bakılıyor ki; aaa! yapabilirim! 1.6 piyasa motoru koyarım, ısıtma soğutma, fren, direksiyon, şanzıman ve elektrik sistemi piyasada olan herhangi bir araçtan koyarım. Öyle başlarım, sonra sırasıyla onları da kendim imal ederim diyor. (Örnek olarak Etox ve Diardi'yi araştırın)
Hazırladığı tasarımı, günümüz teknolojisinden uzak profil, lama, fiber, sac, pres, torna, kaynak v.s. gibi ilkel materyaller ve ilkel imalat yöntemleri ile hayata geçiriyor. Bu sırada güncel imalat sistemlerinden bihaber çalışıyor. Alüminyum alaşım motor, tekpres şase, robot punta kaynak, metal gerilimi, darbe dağılımı, stabilizasyon, parça değişim prospektüsleri, ömürlü ve ömürsüz parça testi, yaşlanma ve aşınma, fonksiyonellik, uyumluluk, maliyet(!), piyasa şartları, rakip firma ve ürün analizi, yer ekipmanları, işgücü, sürdürelebilirlik v.s. v.s. konularından bihaber. 1 ay sonra, elle yapılmış, fena sayılmayacak bir tasarımla (örn.Etox), hayati parçaları yine piyasadan, sadece ve sadece kaporta ve döşemesi yapılmış yerli bir otomobil karşımıza çıkıyor. Sorarsan YERLİ İMALAT.
Aracın tasarım evresini soruyorsunuz; Gizli! CAD ve CAM kullandık, varolan tüm modelleri inceledik ve farklı bir çalışma yaptık, Rüzgar testlerini yaptık, ergonomiyi düşündük, yol tutuşunu test ettik, yumrukla vurduk darbe dayanımını test ettik v.s. v.s. akıllara zarar açıklamalar var. Peki kaç adet yaptını şu ana kadar? 1 tane! bu prototip. E peki testleri de bu prototiplemi yaptınız? Evet!. Beyin takımınız kim? BEN.
İyi dekore edilmiş bir ofiste, patron koltuğunda arkasına yaslanarak sizinle konuşan adam bunu söylüyor: Ben yaptım! BİZ yok, BEN var. Sonra da ağlıyor; kimse yardım etmedi bana, teklif ettim kimse ciddiye almadı, yapamazsın dediler, berecemezsin dediler ben de onlara inat harcadım paramı ve bu arabayı yaptım! Eline sağlık ama olmamış.
Sabancı, koç, zorlu v.s. ülkede sanayi konusunda aşmış, otomotiv konusunda tecrübeli bir şirketin önüne, kabul edilebilir bir proje götürün ki bu projede herşey ya kabul edilebilir ya da kabul edilebilir hale getirilebilir bir proje olsun bakın bakalım ellerini ve aynı zamanda başka yerlerini de taşın altına koyuyorlarmı koymuyorlar mı!?
Oturduğu yerden ahkam kesmekle olmuyor maalesef. Bir otomobil imal etmek düşünüldüğü kadar zor olmadığı gibi göründüğü kadar da kolay değildir. Herşeyden önemlisi bir ekip işidir. Tek başına bir otomobilin anatomisini çıkarıp, yapılabilir, satılabilir, kullanılabilir ve sürdürülebilir bir proje çıkaracak biri varsa otomobil imal edilene kadar, anında istifa edip yanında asgari ücretle çalışmaya hazırım, ve bunun için söz veriyorum. Fakat olmaz, ekip olmak şart.
DİSİPLİN, DİSİPLİN, DİSİPLİN!!! Her konuda disiplin!
Haydi hodri meydan, otomobil imal etmek için ben varım. İmal edilecek otomobilin "Fren sistemi" konusunda çalışmaya hazırım. Gönüllü diğer arkadaşlar da gücünü ortaya koysun bakalım kaç kişi çıkacak.
Türkler araba yapamaz ,spor araba hiç yapamaz yaparsa böyle TVR dan çalma bişey ortaya çıkar ,çalmakta iyiyiz ama çalıpta kaliteli bişey yapamamakta üstümüze yok ,biz en iyisi kebap çeşitlerimizi artırmalıyız çünkü dünyada bizi en iyi o ürünle tanıyorlar...
Türkler araba yapamaz ,spor araba hiç yapamaz yaparsa böyle TVR dan çalma bişey ortaya çıkar ,çalmakta iyiyiz ama çalıpta kaliteli bişey yapamamakta üstümüze yok ,biz en iyisi kebap çeşitlerimizi artırmalıyız çünkü dünyada bizi en iyi o ürünle tanıyorlar...
sana hak vermemek eldedeğil hocam. bende bu araç bir arabaya benziyor ama hangisi derken sen yazmışsın ''tvr'' kendi tasarım anlayışımızı yansıtamıyoruz.
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi _DavidGilmore_ -- 8 Haziran 2009; 22:19:29 >
Tamamen orjinal bir otomobil üretebilmek için belki de milyar dolar yattırımlar ve seneler gerekir. Bu iş bu kadar basit mi ?
Ben beklerim arkadaş. 10 yıl sürecekse eğer o arabanın çıkması ben beklerim. Yapabileceğim bişey olursa da yaparım. Yeterki o araba fabrikadan çıktığında buram buram Türk koksun. Fransız, Alman değil. Doğan Şahin nasıl sattı. Yapılamaz mı yapılır. Doğan'ı Şahin'i kim sattı Koç grubu. Ülke de eğer milliyetçilik varsa zengin kesimde (otomotiv için söylüyorum) Ulan arkadaş elin Çinlisi bile kopyalıyor ama gerisini kendisi yapıyor bizde niye yok demelidir.
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Ünal Korkmaz -- 8 Haziran 2009; 22:27:47 >
_____________________________
Sevdiğin için deli oldun dediler. Yaşamın tadını yalnız deliler bilir dedim.
Artis mi? Ne artisi? Artis ne arar la bazarda! Ben öyle bir şey görmedim, ben 55 yaşındayım. Biz araba alışverişi için geliyoruz buraya. Artis olarak gelmez bize o işler.
Doğan ve Şahin de (tabiri caizse) bizim değildi ki. Şu an ülkemizde üretilen Accent ya da Clio' lara benzer şekilde, tek farkları; Fiat' tan tescil hakları satın alınarak Tofaş adı altında üretilip satılmalarıydı.
Açıkçası otomobil sektörü uzun bir dönem "yeni" üreticilere kapılarını açacak gibi değil. Var olan firmalar şimdiye kadar çok fırın ekmek yedi, çok yol katetti. Dünya üstündeki bütün pazarlar parsellenmiş durumda. Özel bir sermaye ile sıfırdan başlayarak bu yola kimse girmeyi aklından bile geçirmiyor artık. Devlet desteği gibi özel durumlar gerekiyor;
Örneğin Çin' de boy göstermeye başlayan markalarda da durum farklı değil, hemen hepsi avrupalı, amerikalı, koreli, japonyalı dev üreticiler ile işbirliği yaparak kendini geliştirmeye çalışıyor. Örneğin Mercedes ile anlaşıyor, Mercedes için orada bir üretim bandı kuruyor. Bu üretim bandından ayrıca kendi modellerini çıkarmak için de hak kazanıyor. Ayrıca Çin' de otomobil sektörüne demin söylediğim çok güçlü bir devlet desteği var; bu en önemli faktör.
Eğer Türkiye' nin bir otomobil markası olacaksa bu ancak, bir yatırımcının var olan bir üreticiyi satın alması ile gerçekleşebilir. Bu şekilde Türkiye' de bir üretim üssü kurulup yavaş yavaş üretim merkezi Türkiye haline getirilebilir. ------ Yok biraz da genelleme yaparak konuşmak gerekirse; açıkçası bu yolda atılacak her adımın büyük küçük bir önemi var. Bu gün bir grup üniversiteli mühendis elektirkli motor prototipi ile ödül kazanır, yarın birisi tasarım ödülü alır, diğer gün bir başkası kendi özel el yapımı aracını üretir bir başka kişi çıkar ufak çaplı bir şirket kurar, senede 20 tane teknik altyapısı hazır alınmış araç üretmeye başlar gittikçe de bütüne doğru yol alınır, şartlar geliştikçe sonuç alınır.. Fakat tabi bunun kendi kendine olması, şu durumda "çok zor".
Cadde apaçilerini tatmin etmenin yeni bir yolu. Türk malı falan diye de kandırmasın kimse kendini.
Söylemek istediklerimi de adanaliyik rumuzlu arkadaş söylemiş. Kendisinin mesajını buraya aynen aktarıyorum rahatsız olursa özel mesaj atması yeterli:
quote:
Şimdi söyleyeceğim şey başta beni rahatsız etmesine rağmen maalesef konunun temel sorunu budur!
Biz, millet olarak ticari ahlaktan uzak bir milletiz. Temel sorunumuz bu. Bu forumda şu yorumu okuyan ve imalat sektöründe olan arkadaşlar içleri daha bir cız ederek okuyorlardır yorumları. Piyasadan bir iş yaptırmak, peşin parayla bile olsa inanın gerçekten zor. Ya adamın makinası bozulur, ya işçisi işe gelmez, ya elektrik tesisatında sorun olur, ya cenazesi olur, ya hastası olur, ya hammadde yanlış gelir, ya personel işi bırakır, ya bankadan çağırırlar v.s. v.s. v.s.
Bırakın otomobil imal etmeyi, uçak ve hatta uzay mekiği bile üretebilecek beyinler, iş gücü ve imkanımız var. Ama iş ahlakımız yok. İş ahlakı olmadığı için, planlı, programlı, dürüst ve sözünü tutan imalatçıları bulmak gerçekten zor. Bütün bunlar olmadığı için de, DİSİPLİN yok! Disiplin olmayan bir oluşumda, bir kürdan bile üretemezsiniz. Millet olarak, disiplini sevmediğimiz için başarılı olamıyoruz.
Bugüne kadar yerli otomobil imalatı denemeleri defalarca yapıldı. Bir kısmı bir noktaya kadar gelebildi, bir kısmı açmadan soldu. Sebebi de bahsettiğim disiplinsizliktir. Millet olarak genel işe tepeden başlıyoruz.
Bakın süreç nasıl gelişiyor;
Talaşlı imalat konusunda çalışan ve konuya yakın olan arkadaş düşünüyor, neden bir otomobil imal etmeyeyim? diye. Sonra da hesap kitap, plan proje v.s. yapılıyor ve bir de bakılıyor ki; aaa! yapabilirim! 1.6 piyasa motoru koyarım, ısıtma soğutma, fren, direksiyon, şanzıman ve elektrik sistemi piyasada olan herhangi bir araçtan koyarım. Öyle başlarım, sonra sırasıyla onları da kendim imal ederim diyor. (Örnek olarak Etox ve Diardi'yi araştırın)
Hazırladığı tasarımı, günümüz teknolojisinden uzak profil, lama, fiber, sac, pres, torna, kaynak v.s. gibi ilkel materyaller ve ilkel imalat yöntemleri ile hayata geçiriyor. Bu sırada güncel imalat sistemlerinden bihaber çalışıyor. Alüminyum alaşım motor, tekpres şase, robot punta kaynak, metal gerilimi, darbe dağılımı, stabilizasyon, parça değişim prospektüsleri, ömürlü ve ömürsüz parça testi, yaşlanma ve aşınma, fonksiyonellik, uyumluluk, maliyet(!), piyasa şartları, rakip firma ve ürün analizi, yer ekipmanları, işgücü, sürdürelebilirlik v.s. v.s. konularından bihaber. 1 ay sonra, elle yapılmış, fena sayılmayacak bir tasarımla (örn.Etox), hayati parçaları yine piyasadan, sadece ve sadece kaporta ve döşemesi yapılmış yerli bir otomobil karşımıza çıkıyor. Sorarsan YERLİ İMALAT.
Aracın tasarım evresini soruyorsunuz; Gizli! CAD ve CAM kullandık, varolan tüm modelleri inceledik ve farklı bir çalışma yaptık, Rüzgar testlerini yaptık, ergonomiyi düşündük, yol tutuşunu test ettik, yumrukla vurduk darbe dayanımını test ettik v.s. v.s. akıllara zarar açıklamalar var. Peki kaç adet yaptını şu ana kadar? 1 tane! bu prototip. E peki testleri de bu prototiplemi yaptınız? Evet!. Beyin takımınız kim? BEN.
İyi dekore edilmiş bir ofiste, patron koltuğunda arkasına yaslanarak sizinle konuşan adam bunu söylüyor: Ben yaptım! BİZ yok, BEN var. Sonra da ağlıyor; kimse yardım etmedi bana, teklif ettim kimse ciddiye almadı, yapamazsın dediler, berecemezsin dediler ben de onlara inat harcadım paramı ve bu arabayı yaptım! Eline sağlık ama olmamış.
Sabancı, koç, zorlu v.s. ülkede sanayi konusunda aşmış, otomotiv konusunda tecrübeli bir şirketin önüne, kabul edilebilir bir proje götürün ki bu projede herşey ya kabul edilebilir ya da kabul edilebilir hale getirilebilir bir proje olsun bakın bakalım ellerini ve aynı zamanda başka yerlerini de taşın altına koyuyorlarmı koymuyorlar mı!?
Oturduğu yerden ahkam kesmekle olmuyor maalesef. Bir otomobil imal etmek düşünüldüğü kadar zor olmadığı gibi göründüğü kadar da kolay değildir. Herşeyden önemlisi bir ekip işidir. Tek başına bir otomobilin anatomisini çıkarıp, yapılabilir, satılabilir, kullanılabilir ve sürdürülebilir bir proje çıkaracak biri varsa otomobil imal edilene kadar, anında istifa edip yanında asgari ücretle çalışmaya hazırım, ve bunun için söz veriyorum. Fakat olmaz, ekip olmak şart.
DİSİPLİN, DİSİPLİN, DİSİPLİN!!! Her konuda disiplin!
Haydi hodri meydan, otomobil imal etmek için ben varım. İmal edilecek otomobilin "Fren sistemi" konusunda çalışmaya hazırım. Gönüllü diğer arkadaşlar da gücünü ortaya koysun bakalım kaç kişi çıkacak.
Estafirullah, ne rahatsızlığı ! Burası forum, düşüncelerimizi paylaşmak, konu hakkında tartışmak ve olumlu sonuca varmak için.
_____________________________
İstisnaları saymazsak ülkemde kimse işini doğru dürüst yapmıyor. Etrafınıza bakın, mutlaka göreceksiniz. Kendimizden başlayarak DÜZELTELİM!
Ula bu ne. benzin deposuna giden hortuma bak. Vallaha gurur duydum. Depoyu bagaja alsaymış niye uğraşmış ki saklamayla.
_____________________________
Sevdiğin için deli oldun dediler. Yaşamın tadını yalnız deliler bilir dedim.
Artis mi? Ne artisi? Artis ne arar la bazarda! Ben öyle bir şey görmedim, ben 55 yaşındayım. Biz araba alışverişi için geliyoruz buraya. Artis olarak gelmez bize o işler.
aslında bence güzel bi çalışma olmuş. asıl sorun bunu gurur duydum diye sunmak. bu sunum beklentileri yükselttiği için herkes fiyasko gibi bakmış. ne bekliyordunuz. pat diye -en azından- elantra coupe falan bekliyodunuz sanırım. yapmayın arkadaşlar, bu bir fantezi. aslında biz millet olarak hep "ya devlet başa, a kuzgun leşe" diye düşündüğümüz için biraz da bu yorumlar yapılıyor bence.
Eğer 9 Canlı Olsaydın Bile En Fazla 8 Kez Kaçardın Ölümden Bilki 7 Düvele Sultan Olsan Dahi Yerin 6 Mekan Olacak Sana En Fazla 5 Metre Kumaş Götürebileceksin Kapatacaksın 4 Açsanda Gözlerini Bu Dünya 3 Günlük Fani Dünya Azrailin Önünde 2 Kat Olup Yalvarsan Nafile Ecel Geldiğinde 1 Gün Öleceksin İşte O An Her Şey 0 Dan Başlayacak ...
aslında bence güzel bi çalışma olmuş. asıl sorun bunu gurur duydum diye sunmak. bu sunum beklentileri yükselttiği için herkes fiyasko gibi bakmış. ne bekliyordunuz. pat diye -en azından- elantra coupe falan bekliyodunuz sanırım. yapmayın arkadaşlar, bu bir fantezi. aslında biz millet olarak hep "ya devlet başa, a kuzgun leşe" diye düşündüğümüz için biraz da bu yorumlar yapılıyor bence.
eleştriyi anlamadın sanırım toplama araba beklemiyorduk diyelim ozaman?
abi ne bu şiddet bu celal anlamadım gitti. aracı tanıtırken benzinini mi koymamışlar yerden yere vuruyorsunuz. çinliler içinde aynı şey mevcut değil mi? onlara da 10-20 yıl sonra ne olacak göreceğiz demedik mi? şimdi böyle olması normal demedik mi? aynı durum tükr markası olunca da geçerli değil mi? valla eleştiren herkesin kendi garajında mal ettiği arabası mı varda "n ebiçim tasarım" yok "şurası şuna benziyor burası buna benziyor" diyor. bebek bile ilk doğduğu gibi koşmaya mı başlar?
abi ne bu şiddet bu celal anlamadım gitti. aracı tanıtırken benzinini mi koymamışlar yerden yere vuruyorsunuz. çinliler içinde aynı şey mevcut değil mi? onlara da 10-20 yıl sonra ne olacak göreceğiz demedik mi? şimdi böyle olması normal demedik mi? aynı durum tükr markası olunca da geçerli değil mi? valla eleştiren herkesin kendi garajında mal ettiği arabası mı varda "n ebiçim tasarım" yok "şurası şuna benziyor burası buna benziyor" diyor. bebek bile ilk doğduğu gibi koşmaya mı başlar?
Çinli arabalarla arasında dağlar kadar fark var. Adamlar tasarımı çakma yapıyor. Diğer tarafı kendi sermayesinden. Bunlar Megane üstüne TVR karoseri yerleştir olmuş.
Ha desen ki tasarımı çakma olsun ama Çin malı araçlar gibi geri kalanını biz yapalım tamamen %100 yerli sermaye ile, destek vermeyeni ... Bu kadar açık konuşuyorum. Ama herşeyi farklı bir aracı dedem de birleştirir. Hazır olan bir aracı toplamayı dedem de becerir babam da becerir. Marifet hiç değilse bi parçasını yapabilmek.
Ha şurda takdir ettim. Kasa çakma falan ama tarafımızdan üretildiğini düşünüyorum. Bu bir gelişmedir. Ama çokta büyük değil.
ETOX adı geçtiği her konuda söylüyorum. Yapacaksak sırf tasarımı çakma olsun ona da eyvallahım var. Çinli arabalar gibi olsun eyvallah derim. Ama herşeyi farklı arabadan olursa ona karşı çıkarım.
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Ünal Korkmaz -- 9 Haziran 2009; 1:29:57 >
_____________________________
Sevdiğin için deli oldun dediler. Yaşamın tadını yalnız deliler bilir dedim.
Artis mi? Ne artisi? Artis ne arar la bazarda! Ben öyle bir şey görmedim, ben 55 yaşındayım. Biz araba alışverişi için geliyoruz buraya. Artis olarak gelmez bize o işler.
abi ne bu şiddet bu celal anlamadım gitti. aracı tanıtırken benzinini mi koymamışlar yerden yere vuruyorsunuz. çinliler içinde aynı şey mevcut değil mi? onlara da 10-20 yıl sonra ne olacak göreceğiz demedik mi? şimdi böyle olması normal demedik mi? aynı durum tükr markası olunca da geçerli değil mi? valla eleştiren herkesin kendi garajında mal ettiği arabası mı varda "n ebiçim tasarım" yok "şurası şuna benziyor burası buna benziyor" diyor. bebek bile ilk doğduğu gibi koşmaya mı başlar?
Çinli arabalarla arasında dağlar kadar fark var. Adamlar tasarımı çakma yapıyor. Diğer tarafı kendi sermayesinden. Bunlar Megane üstüne TVR karoseri yerleştir olmuş.
Ha desen ki tasarımı çakma olsun ama Çin malı araçlar gibi geri kalanını biz yapalım tamamen %100 yerli sermaye ile, destek vermeyeni ... Bu kadar açık konuşuyorum. Ama herşeyi farklı bir aracı dedem de birleştirir. Hazır olan bir aracı toplamayı dedem de becerir babam da becerir. Marifet hiç değilse bi parçasını yapabilmek.
Ha şurda takdir ettim. Kasa çakma falan ama tarafımızdan üretildiğini düşünüyorum. Bu bir gelişmedir. Ama çokta büyük değil.
ETOX adı geçtiği her konuda söylüyorum. Yapacaksak sırf tasarımı çakma olsun ona da eyvallahım var. Çinli arabalar gibi olsun eyvallah derim. Ama herşeyi farklı arabadan olursa ona karşı çıkarım.
katılıyorum tersine mühendislik denilen birşey var... amerikayı yeniden keşfetmeye gerek yok ancak bunlarınki biraz fazla tersine mühendislik olmuş bildiğiniz megane stoplar 106 ... iç mekanı bari değiştirselerdi... ayrıca kalite olarakta çok daha iyilerini yapacaklar var bu ülkede diye düşünüyorum...
abs si olmasın güvenliği 1 yıldız olsun...çok yaksın içeri ses alsın.. ara sıra arızalansın .. tasarımı opel gibi vw gibi volvo gibi reno gibi (yok vazgeçtim reno gibi olmasın ) olsun ama bizim olsun biz üretelim seri üretim olsun ... benzesin ama stopları türk malı olsun... devlette destek verir o zaman diye düşünüyorum... sonra versiyonlar geldikçe gayet bizlere yeterli araçlar çıkar .... ama böyle kırma arabayı vatan millet sakarya diye ortaya sürünce olmuyor... madem vatan millet sakarya etoX nedir X alfabemizde varda benmi bilmiyorum?