- x
Anadolu Parsı, Çizgili Sırtlan ve yeni eklenen Anadolu Yaban Koyunu!!!
87 Cevap28189 Görüntüleme1 Favori
Bu konudaki kullanıcılar: hiç
  Seçkin Yorumlar Yazdır
Sayfa: [1]      >>
Arama Terimi: Yazarı:
Konu içi arama ayarları
Sadece Arananın bulduğu yerler
Arama terimleri En önemli Üst minimum sıralama: /1000

Arama tercihlerinizi belirlediyseniz yukarıdaki kutuya arama terimini yazıp "Konu içi ara" butonuna tıklayınız.
Giriş
Mesaj


3144 Mesaj
29 Nisan 2008; 3:55:58 

Okumaya üşenen arkadaşlar yeşil çizgi çektiğim bölüme kadar okurlarsa kafidir



Anadolu leoparı (Panthera pardus tulliana), leopar alt türündeki büyük kedilerin Anadolu’daki nesli tükenmeden önce son temsilcilerindendi.

Özellikleri

Boyu 200-250 cm, ağırlığı dişilerde 35-50 kg, erkeklerde 45-70 kg civarındaydı. Yaklaşık ömrü 20 yıldı. Çok çevik olan Anadolu parsı, etoburdur ve geyik, yaban keçisi, yaban domuzu, küçük memeliler ile kuşlar gibi birçok hayvan avını oluşturur. Anadolu parsı Doğu Akdeniz ve Doğu Anadolu bölgelerinde, daha çok ormanlık ve dağlık alanlarda yaşamıştır. Doğal yaşam alanları ve av kaynaklarının azalması leoparları insanların yaşadığı yerlere yönlendirmiş ve bu da genellikle vurularak ya da zehirlenerek öldürülmelerine yol açmıştır.

Anadolu leoparı ile ilgili son resmi kayıt 17 Ocak 1974 tarihinde Beypazarı ilçesinin 5 km batısında bulunan Bağözü köyünden bir kadına saldırması sonrasında vurularak öldürülmesi nedeniyle gerçekleşti. 2001 yılında Doğu Akdeniz bölgesi Dandi mevkiinde ve Doğu Karadeniz bölgesi Müsikli deresinde, 2004 yılında da Doğu Karadeniz bölgesi Pokut Yaylası'nda görüldüğü iddia edilmiştir. Ancak bu alt türün doğal yaşam alanları bilindiğinden bu kaydın bilimsel değeri yoktur ve muhtemelen bir vaşak ile ilgili olan bu gözlemi, Anadolu lepoarı olarak lanse etmek muhtmelen sadece "iyi niyetli" bir spekülasyondan ibarettir.

Ayrıca 2006 yılında Mersin'deki kayacı vadisi ormanlık alanında kameralar tarafından bir anadolu parsı tespit edildiği iddia edilmiş, ancak bu görüntüler de kamuoyu ile paylaşılmamıştır.

Tüm bu iddiaların doğa koruma örgütlerince bu türe yönelik kamuoyu ilgisini maddi desteğe tahvil etmek için kurgulandığı iddiası da, farklı çevrelerce dile getirilmektedir.

20. yüzyılın sonlarını görebilmiş son bir kaç bireyin, soylarını devam ettirebilecek gen havuzuna sahip olmadıkları ve 21. yüzyıla ulaşamadıkları kesinleşmiş gibidir. Doğu toroslarda kalmış olabileceği varasayılan son 10-11 bireyle ilgili herhangi bir iz bulunamamıştır.

Anadolu leoparının varlığını kanıtlamak için doğa gönüllülerinin çabaları aralıksız sürmektedir. Resmi olmayan kayıtlara göre Mersin çevresi en son görüldüğü yerlerdir. Ayrıca Dilek Yarımadası Milli Parkı Anadolu leoparını milli park içinde korunan hayvanlar arasında göstermektedir.Bazı bilim adamları Anadolu leoparının hala varlığını sürdürdüğünü ama gelecek için yeterli popülasyonunun olmadığını söylemektedirler.


Dokümanlar


Anadolu leoparına ilk bilimsel ismi olan Fellis tulianayı Fransız Zoolog M.A.Valenciennes 1856 yılında vermiştir. Valenciennes'e bu ismi panter ile ilgili ilk tarihi kayıtları biraraya getiren Romalı Macus Tullius Cicero'ya atıfla vermiştir.

Dr. Hans Kumerloeve Türk Biologi Dergisinin 1956 tarihli, 6. cildi, 4.sayısında Anadolu leoparı ile ilgili bilimsel makalesi bu canlı hakkında değerli bilgiler vermektedir.

Tür büyük olasılıkla aşırı avlanma sonucu yok olmuştur. Mantolu Hasan adındaki yerel avcının tek başına en az 15 tane Anadolu leoparını vurduğu bilinmektedir.

Anadolu leoparının Türkiye sınırları dahilinde herhangi bir şekilde avlanması, 22000 YTL para cezasından başlayan yaptırımların yolunu açmaktadır.


0
,
17 Ocak 1974'te Beypazarı'nda öldürülen Anadolu parsıyla ilgili Hürriyet gazetesi haberi, o dönemde kamuoyunun bu canlılara bakış açısını da yansıtıyordu. (22 Ocak 1974)


0

Anadolu leoparı'nın anısı için basılan gümüş lira


Yazının kaynağı: http://tr.wikipedia.org/wiki/Anadolu_pars%C4%B1

-------------------------------------------------------------------------------

Aşağıdaki linkteki fotoğrafları izinsiz herhangi bir yerde yayımlamak yasak olduğundan resimleri direkt olarak buraya ekleyemiyorum.Fotoğrafları çeken kişiye mail attım.İzni durumunda resimleri konuya ekleyeceğim:

http://www.freewebs.com...olianleopard/photos.htm

Link hakkında bilgi : Ekim 2007'de Anadolu parsı arama grubunda olan Leo Goudzwaard tarafından Türkiye'de çekilmiş pati izlerinin resimleri."leopard footprints" başlığına kadar olan kısım Türkiye'de çekilmiş izlere ait.Sonrasından "footprints 2004"e kadar olan kısım Gürcistan ve Afrika'da çekilmiş leopar ayak izlerine ait."footprints 2004" sonrasındaki yazıda Cemal Gülaş'ın 2004 senesinde parsı aramaya çıktığında çektiği pati izlerinin detayları anlatılıyor. (Hatırlatma: Cemal Gülaş çok net olmasa da parsı görüntülemeyi başarmıştı).Son 4 resimde içinde kemik parçaları olan taze dışkılara ait.Dışkıların boyutları leoparların boyutlarıyla uyuşuyor.

-----------------------------------------------------------------------------
-----------------------------------------------------------------------------
-----------------------------------------------------------------------------
-----------------------------------------------------------------------------


Bilinen son parslar:

Anadolu Panteri (Panthera Pardus Tulliana), Anadolu’nun en eski sakinlerinden biridir.


Anadolu Panteri (Panthera Pardus Tulliana), Anadolu’nun en eski sakinlerinden biridir. Anadolu Parsı olarak da adlandırılır. 9000 yıl önceye tarihlenen kazılarda ortaya çıkarılan Hitit kabartmalarında görünmektedir. 9000 yıl öncesine tarihlenen Çatalhöyük kazılarında bulunan bir kadın heykelinin iki yanında Anadolu Panteri görülür. Bilimsel ismi, onunla ilgili ilk bilgileri derleyen Marcus Tullius Cicero’ya ithafen Panthera Pardus Tulliana olarak konmuştur. Sonuncuları 1972’de Ağrı ve Eskişehir Çatacık’ta görülmüştür. Mantolu Hasan adıyla tanınan bir kişi, sonuncuların yok olmasında büyük rol oynamış, öldürdüğü Anadolu Partenlerinden manto yaparak giymiştir. 1970’te Kars Karakale Köyü’nde, yine aynı yıl Hakkari’nin Uludere ilçesinde öldürülmüştür. 1967’de Bolu Seben’de öldürülmüş, sonuncusu 1974’te Beypazarı’nda Bağözü Köyü’nde Havva Köksal adlı bir kadının kolunu ısırmış, sonra düzenlenen sürek avında yakalanıp öldürülmüştür. Bu, onun son görülüşüdür.


---------------------------------------------------------------------------------


KAÇKARLARDA ANADOLU PARSI VAR!
Anadolu Parsı'nın Kaçkarlar'ı da içine alan büyük bir alanda barındığı iddia edildi
28 Ekim 2006 Cumartesi 07:55
- KTÜ ORMAN FAKÜLTESİ YABAN HAYATI UZMANI DR. ŞAĞDAN BAŞKAYA:
- "ANADOLU PARSI ÜLKEMİZDE BAZILARINA GÖRE YOK OLDUĞU İDDİA EDİLEN, BAZILARINA GÖRE İSE YAŞAYABİLİR POPÜLASYONA SAHİP OLMADIĞI BELİRTİLEN YIRTICI BİR KEDİ TÜRÜDÜR"
- "PARS BÖLGEDE SADECE KAÇKAR DAĞLARI'NDA DEĞİL KAÇKARLAR'I DA İÇİNE ALAN ÇOK DAHA BÜYÜK BİR ALANDA YAŞIYOR"

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Orman Fakültesi Yaban Hayatı Uzmanı Dr. Şağdan Başkaya, kamuoyunda "Kaçkarlar'da yaşıyor" denilen Anadolu Parsı'nın Kaçkarlar'ı da içine alan büyük bir alanda barındığını iddia etti.

Doğu Karadeniz Bölgesi'nde özellikle 1990 yılından sonra pars görüldüğüne ilişkin ortaya atılan iddiaların doğruluğunu araştırmak amacıyla araştırmalar yaptığını belirten Dr. Başkaya, 1993 yılında başladığı arazi çalışmaları sonucunda ilk bulgulara 1995 yılında ulaştığını ifade etti. Anadolu Parsı ile ilgili ilk bilimsel tanımlamanın, Fransız Zoolog Valenciennes tarafından 1856 yılında yapıldığını belirten Dr. Başkaya, "Valenciennes, Anadolu'da pars ile ilgili ilk tarihi bilgileri sağlayan Kilikya'nın Romalı Valisi Marcus Tullius Cicero'nun anısına bu hayvanı Felis tulliana olarak adlandırmıştır. Ancak, Anadolu'da pars ile ilgili bilgilerin kaynağı bundan çok daha eskilere uzanmaktadır. Parsın Anadolu'daki varlığı ile ilgili en eski gösterge, Konya yakınlarındaki Çatal Höyük'te bulunan ve M.Ö. yaklaşık 6000 yıllarına ait duvar resimleridir. Bundan daha yeni olan bir diğer tarihi gösterge ise Büyük İskender'in M.Ö. 4. yüzyıla ait lahitinde pars avını gösteren resimlerdir. Romalılar'ın Küçük Asya olarak bilinen Anadolu'nun güney bölgelerinden özellikle Toroslar'dan arenalarda gladyatör dövüşlerinde kullanılmak üzere pars siparişleri vererek, kaplan kapanı olarak bilinen ve halen mevcut olan taştan yapılmış tuzaklarda canlı olarak pars yakalattırdıkları bilinmektedir" dedi.
"PARS BİR AYI TEMSİL EDİYORDU"
Türkler tarafından parsın 'Bars' olarak adlandırıldığını ve 12 Hayvanlı Türk Takvimi'nde Pars'ın bir ayı temsil ettiğini ifade eden Dr. Başkaya, "Anadolu'da hüküm süren Anadolu Selçukluları ve Osmanlılar zamanında, parslar avda yardımcı olarak kullanılmışlar ve bu iş için en iyi şekilde yetiştirilmişlerdir. Ch.G. Danford'un, 1875-1879 yılları arasında, Anadolu'da yapılan geziler sırasında bulunan bir pars iskeletini Britanya Müzesi'ne verdiği bilinmektedir. Daha sonraki yıllarda ise parsın özellikle Batı, Güney ve Güneydoğu Anadolu'daki varlığı ile ilgili bilgilerin çoğunu Alman Zooloğu Kumerloeve'nin 1950-1975 yılları arasında Anadolu'da bilgi toplayarak yazdığı makalelerden öğrenmekteyiz. Kumerloeve'ye göre Milaslı "ünlü" pars avcısı Hasan Mantoluoğlu, 1930-1950 yılları arasında yaklaşık 50 pars avlamış ve bunların postlarını satmıştır. Mantolu Hasan olarak adlandırılan ve sırtına pelerin gibi attığı bir pars postu ile dolaşan zamanın bu ünlü avcısı İsmet İnönü tarafından çifte ile ödüllendirilmiştir. Anadolu'da, pars ile ilgili olarak 1960 ve 1970'li yıllardaki, parsın avlanması sonucunda elde edilen kayıtlar sırasıyla; 1967 yılında Abant Gölü / Bolu, 1970 yılında Karakale Köyü / Kars, 1972 yılında Ağrı Dağı, 1972 yılında Çatacık / Eskişehir, 1974 yılı Ocak ayında Bağözü Köyü / Beypazarı'dır" diye konuştu.
Latince'deki bilimsel adı ise 'Panthera pardus' olan hayvandan Türkiye'de 'panter' ya da 'leopar' olarak da bahsedildiğini söyleyen Dr. Şağdan Başkaya, "Pars, bilim adamlarının çoğu tarafından kabul edilen sınıflandırmaya göre dünyadaki kaplan, aslan, jaguar, puma, çita, kar leoparı, vaşak, karakulak ve yaban kedisi gibi toplam 36 adet kedi türü içerisinde en geniş yayılışa sahip olan kedi türüdür. Parsın, dünyadaki yayılışı, Sahra Çölü hariç olmak üzere Afrika'dan Arabistan Yarımadası ve Türkiye'ye, oradan güney Asya'ya ve kuzeye doğru Doğu Çin'de Amur Nehri'ne kadar uzanmaktadır. Sri Lanka ve Java'da ise parsın 2 adet ada popülasyonu bulunmaktadır. Parsın dünyada kabul gören toplam alt tür sayısı 15-30 arasında değişmektedir. Türkiye'de yaşadığı tespit edilen alt türü Anadolu Parsı'dır (P. pardus tulliana). Ülkemize yakın alanlarda yaşadığı tespit edilen alt türleri ise Afganistan, Azerbaycan, Ermenistan ve Kuzey İran'da yaşayan İran Leoparı, Kafkaslarda yaşayan P.p. ciscaucasica, Orta İran'da yaşayan P.p. dathei ve Arabistan'da yaşayan P.p. nimr'dir. Anadolu'da 1974 yılındaki toplam popülasyonu en çok 13-14 birey, 1978 yılındaki toplam popülasyonu ise 15-23 birey olarak tahmin edilen Anadolu Parsı, 1978 yılında nesli en fazla tehlike altında bulunan memeli hayvanlardan birisi olarak belirtilmiştir. Bugün, nesli kritik tehlike altındaki memeli türü olarak belirtilen Anadolu parsının doğada 250'den daha az sayıda bireyinin kaldığı tahmin edilmektedir" dedi.
"SOYU TÜKENMEDİ"
Türkiye'de son 20 yıl içerisinde ülkenin hemen her yöresinden birçok kişinin pars gördüğünü iddia ettiğini söyleyen Dr. Şağdan Başkaya, açıklamasına şöyle devam etti:
"Uzun süredir parsa ait kesin bir bulgu elde edilmediği ve her şeyden önemlisi yeterince araştırılmadığı için rastlanılmayan bu hayvanın artık ülkede yok olduğuna ilişkin oluşan genel kanı sonucunda, birçokları görüldüğü iddia edilen hayvanların pars değil de ülkemizin birçok bölgesinde yaşayan ve kendisine en çok benzeyen vaşak olduğunu düşünmüştür. Sadece bir kısmı araştırılan bu iddiaların bir kısmı asılsız çıkarken, bir kısmı vaşağa ait çıkmış, geriye kalan önemli bir kısmı ise belirsizliğini korumuştur. Anadolu Parsı'nın 1990'lı yıllarda halen Anadolu'da yaşamakta olduğu, 1992 yılında, Termossos Milli Parkı'nda, bulunan taze dışkı örnekleri ile kanıtlanmıştır. 2000 ve 2001 yıllarında özelikle Toros Dağları'nda yapılan arazi çalışmalarında parsa ait elde edilen bulgulardan yola çıkarak bu hayvanın Akdeniz Bölgesi'nde geniş bir alanda yaşamakta olduğu, tespit edilmiştir. Yine aynı tarihlerde Kaçkar Dağları, Pokut Yaylası yöresinde parsın ayak izlerine rastlanmış ve birkaç saniyelik filmi çekilmiştir. Doğu Karadeniz'e komşu olan Gürcistan ve yakın ülkeler olan Rusya'nli attığı bir pars postu ileın güneyinde, Ermenistan, Azerbaycan ve İran'da da yayılış gösteren leoparın ülkemizde bu bölgeye en yakın kayıtları sırasıyla; Hopa ve İspir yörelerinde bulunduğu, Erzincan-Kemah ve Kiğı Dağları, Van-Özalp İlçesi, Kars-Karakale Köyü, Ağrı Dağı ve Erzurum'dur."
Dr. Başkaya, parsın Doğu Karadeniz Bölgesi'nde de yayılış gösterdiğini ve yaptığı çalışmalarla bunu tespit ettiğini belirtti. Özellikle 1990 yılından sonra pars görüldüğüne ilişkin ortaya atılan iddiaların doğruluğunu araştırmak amacıyla 1993 yılında arazi çalışmaları başlattığını ifade eden Dr. Başkaya, ilk bulgulara 1995 yılında Doğu Karadeniz Bölgesi'nde ulaştığını kaydetti.
Pars ile ilgili çalışmaların özellikle yayılış, popülasyon durumu ve yaşam alanı istekleri gibi konularla ilgili bilgiler elde etmek amacıyla devam etmesi gerektiğini ifade eden Dr. Şağdan Başkaya, "Bu durumda esas olan parsın en azından yaşayabilir popülasyon seviyesinde veya bu seviyenin üzerinde olmasını sağlamaktır. Hayvanın ihtiyaç duyduğu yaşam alanı istekleri belirlenmeli ve bu konuda gerekli tedbirler alınmalıdır. Örneğin, parsın gıdasını oluşturan türler olan çengel boynuzlu dağ keçisi, yaban keçisi, yaban domuzu, karaca ve tavşan gibi hayvanların bölgede yoğun bir şekilde yapılan kaçak avcılığının önüne geçilmeli ve bu hayvanların doğada olmaları gereken popülasyon seviyelerinde bulunmaları sağlanmalıdır. Doğu Karadeniz dağlarında yaptığım araştırmalarda pars gece çadırın 10-20 metre yakınından geçip ayak izlerini bırakmış olmasına rağmen, herhangi bir saldırı, taciz veya eşya karıştırma eyleminde bulunmamıştır. Parsın, yayılış gösterdiği bütün ülkelerde insanlara saldırdığı ve insan öldürdüğüne pek rastlanılmamıştır. İnsanlardan kaçan ve genelde gece faaliyette olan bir hayvandır. Av durumu gibi bazı yaşam alanı şartlarına göre dünyada gündüz faal olduğu bölgeler de bulunmaktadır" diye konuştu.

Kaynak: http://www.pazar53.com/news_detail.php?id=123

----------------------------------------------------------------------------


Resimler:

0

0

0

0

0

0

0

0

0

0

0

0







< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Ata -- 1 Mayıs 2008; 0:09:46 >


_____________________________

Encinaar


379 Mesaj
29 Nisan 2008; 4:04:23 

Allah'ın salakları. Al işte marifet ya silahla panter avlamak. Soyunu tükettiniz hayvanın.


_____________________________

IMZANIZ DIŞIDIR KURAL | | Uyumanız icin tıklayınız.


3144 Mesaj
29 Nisan 2008; 4:12:55 

Yukarı


_____________________________

Encinaar


6436 Mesaj
29 Nisan 2008; 4:20:57 

Güzel konu tşkler..


_____________________________

Darkchild.. Sert Bakışlı, Haşin Çocuk !!


1181 Mesaj
29 Nisan 2008; 4:21:51 

mal mileltiz , hanzo milletiz ! tiplere bak !!! korunmak icin veya beslenmek vursalar neysede , zevk icin hayvanmi oldurulur !


_____________________________

İmzanız kural dışıdır! || Uymanız gereken imza kurallarını okumak için tıklayınız.


6436 Mesaj
29 Nisan 2008; 4:33:27 

Valla alttaki resimleri sonra gördüm o kadar çok kızdım ki.. resmen hanzoluk bu "bakın pars avladık" diye poz vermişler nerydese hepsi her resimde.. her boş adam pars öldürünce ortada pars mars kalmamış tabi...

*Bu arada devletimiz naapmıoş merak ediyorum bu hayvanın avlanmasını yasaklamamış mı ?


_____________________________

Darkchild.. Sert Bakışlı, Haşin Çocuk !!


3144 Mesaj
29 Nisan 2008; 4:33:27 

quote:

Orjinalden alıntı: Darkchild

Güzel konu tşkler..



Rica ederim


2006'da yaklaşık 56.000$ bütçe ile tekrar araştırmalar başlanmış.Araştırmanın tekrar başlamasına yol açan sebeplerden biriside 2001'de Van Gölü çevresinde öldürülen bir parsın postunu, bölgede yaşayan birisinde bulmuşlar.Aynı şekilde 2004'te Cemal Gülaş'ın parsı görüntülemesi ve ayak izlerine ulaşması, Karadeniz bölgesinde delillere rastlanmasıda parsın hayatta olduğu düşüncesini sağlamış.


NOT: 2006'da araştırmaya katılan bir Türk bilim adamı, 2000 metre rakımlı bir yerde gece çadırında uyuyup, sabah uyandığında çadırın 10-12 metre uzağında taze pars izleri bulmuş.Aynı kişi adını unuttuğum dağlarda 2 tane ayının pars tarafından öldürüldüğünü tespit etmiş.


@Yukarıda zamanın Hürriyet gazetesinin manşetide dikkat çekici: "İnsan Parçalayan Panter"

Hayvan ortadan kaybolduktan sonra koruma altına alınmış.Avalayan 22bin YTL ceza varmış.



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Ata -- 29 Nisan 2008; 4:34:44 >


_____________________________

Encinaar


5824 Mesaj
29 Nisan 2008; 4:45:06 


quote:

Orjinalden alıntı: 02AN

Allah'ın salakları. Al işte marifet ya silahla panter avlamak. Soyunu tükettiniz hayvanın.



Hayvan bu salakların götlerine pandik atmış galiba ondan gidip vurmuşlar!


_____________________________

Bildiğini bilenin arkasından gidiniz.
Bildiğini bilmeyeni uyarınız.
Bilmediğini bilene öğretiniz.
Bilmediğini bilmeyenden kaçınınız.
KONFÜÇYÜS


3144 Mesaj
29 Nisan 2008; 4:47:21 

Belgesellerde gördüğümüz sırtlanların ülkemizde yaşadığını ve hala yaşamakta olduğunu biliyor muydunuz?

0



Anadolu'da yaşadığı bilinen; ancak bugüne kadar görüntülenemeyen çizgili sırtlanlar ise kampanya çerçevesinde ilk defa görüntülendi.

Halkın bireysel desteği ile başlatılan ilk doğa koruma çalışması olan Sıfır Yok Oluş Kampanyası, sonuçlarını vermeye başladı. Kampanya çerçevesinde SMS ve banka hesaplarına yapılan bağışlarla 99 bin YTL destek toplandı. Bu kaynakla ilk olarak "Urfa'nın Bozkırları" projesi başlatıldı. Doğa Derneği uzmanları, proje kapsamında Anadolu'da yaşadığı bilinen çizgili sırtlanları ilk defa doğada görüntülemeyi ve filme almayı başardı. Turan Çetin ve Murat Bozdoğan 8 ayı aşan bir çalışmanın sonucunda Güneydoğu Anadolu'da 3 sırtlan yuvası belirleyerek, bu yuvalardan birini kullanan bir çift çizgili sırtlanı görüntüledi. Yuvalar, yakınlarındaki köylerde yaşayan Doğa Derneği gönüllüleri tarafından düzenli olarak izleniyor ve korunuyor. Dernek, türün yasadışı avlanmasını engellemek amacıyla sırtlanların yerini gizli tutuyor.

Sırtlan koruma altına alındı, sıra parsta

Kampanyanın bir diğer hedefi ceylanlardı. Proje başlamadan önce sayıları ancak 50'yi bulan yabani ceylanın bulunduğu Şanlıurfa'daki alana yeni ceylan kolonileri yerleştirildi. Şu anda alanda bulunan ceylanların sayısı 200'e çıktı. Ayrıca, Şanlıurfa'da yaşayan Doğa Derneği gönüllüleri tüm Avrupa'da sadece ülkemizde yaşayan toplam 8 çift çöl koşarının izlenmesini ve korunmasını sağlıyor. Avrupa'da sadece Birecik ilçesinde yaşayan 3 çift çizgili ishakkuşunun (baykuş türü) yaşadığı çay bahçesi de koruma altına alındı. Doğa Derneği Genel Müdürü Güven Eken, Türkiye içinde ve dışında yürüttükleri çalışmalarla 305 önemli doğa alanı ve 2880 türü yaşatmayı hedeflediklerini söyleyerek, "Bu hedefe ulaşmak için yurtiçinde veya dışında yaşayan vatandaşlarımızın tam desteğine ihtiyacımız var." dedi. Hedef: Sıfır Yok Oluş kampanyasının ikinci yılında 9 acil projeye daha destek aranacak. Yeni projeler desteklenirse, telli turnaların son 11 bireyi ve Güneydoğu Toroslar'da yaşadığı tahmin edilen son parslar kurtulmuş olacak. 2007 projeleri arasında Göller Bölgesi'nin küresel ısınmanın olumsuz etkilerinden korunmasını sağlayacak yeni girişimler de bulunuyor. Avrupa Parlamentosu'nda açılacak olan sergide 9 proje alanı ve bu alanlarda yaşayan canlı türleri tanıtılacak.

Yalnızca Afrika'da bulunan diğer sırtlan türlerinden farklı olarak çizgili sırtlan Asya'da bulunur. Yaklaşık 40-50 kilogram ağırlığa sahip olan çizgili sırtlan, kuyruğuyla beraber 140 cm uzunluğa sahip. Genellikle yalnız yaşayan çizgili sırtlanlar çok nadir olarak ufak aile grupları oluşturur.


Kaynak: http://www.zaman.com.tr...yfield=73C4B172746C616E



-------------------------------------------------------------------------------------------------------------


Yavru sırtlanlar doğaya bırakıldı

Hataylı sırtlan avcısı Hacı Mustafa Geçen tarafından yakalanan ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi hayvanat bahçesine verilen iki yavru sırtlan, doğdukları yere getirilerek tekrar doğaya bırakıldı.

Hataylı sırtlan avcısı Hacı Mustafa Geçen tarafından yakalanan ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi hayvanat bahçesine verilen iki yavru sırtlan, doğdukları yere getirilerek tekrar doğaya bırakıldı. Gaziantep’ten getirilen yavru sırtlanlar dün sabah saatlerinde Çevre ve Orman Müdürlüğü’ne bağlı araçlarla yakalandıkları Altınözü ilçesi Yenişehir mahallesindeki kayalık alana götürüldü. Burada sırtlanları yakalayan avcı Hacı Mustafa Geçen kendisinin yakaladığı sırtlanları kafeslerin kapaklarını açarak yine kendisi serbest bıraktı. Kafesten çıkan sırtlanlar kısa sürede kayalık alanda kayboldu. Sırtlan avcısı Hacı Mustafa Geçen, sırtlanları kendisinin yakaladığını belirterek, “Burada üç tane sırtlan yakaladım ve Gaziantep Hayvanat bahçesine bağışladım. Bir daha sırtlan avlamayacağım. Onları tekrar doğaya bıraktığım için de sevinçliyim” dedi. Hatay Çevre ve Orman Müdürü Bilal Doğan ise, Hatay’da sırtlan izleme gurubu oluşuturduklarını belirterek, “Bugün Gaziantep’ten getirdiğimiz sırtlanları yeniden özgürlüklerini kavuşturmak için buradayız. Doğaya saldığımız sırtlanların yeniden doğal hayata adapte olmasını sağlayacağız. Bu adaptasyon süresi içerisinde yemeğini ve takibini gerçekleştireceğiz. Sırtlan izleme gurubu oluşturduk. Bu gurup sırtlanlar hakkında ayrıntılı ve detaylı bilgiler elde edecekler. Ayrıca sırtlanların bulunduğu ormanlık alını koruma altına alacağız. Doğaya bırakılan sırtlanların üzerine radyo vericisi yerleştirdik. Sırtlarların da korunması içinde Kaymakamlık ve Jandarma tarafından eğitim çalışması yapılacak.”şeklinde konuştu.

Kaynak: http://arsiv.zaman.com....4/01/18/akdeniz/h15.htm


-------------------------------------------------------------------------------------------


Sağlığına kavuşan sırtlan doğaya bırakıldı
Bir ay önce avcı Hacı Mustafa Seçen tarafından kurt kapanı ile yakalanan çizgili Anadolu sırtlanı 5 haftalık bir tedavinin ardından dün doğaya bırakıldı.

Antakya'ya bağlı Kuruyer köyü yakınlarında 08.01.2004 tarihinde yakalanan sırtlan o tarihten buyana Mustafa Kemal Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi'nde tedavi ediliyordu. Neslinin tükendiği zannedilen sırtlanı koruma altına alan Çevre ve Orman İl Müdürlüğü, sağlığına kavuşan çizgili Anadolu sırtlanını tekrar yakalandığı yerde doğaya bıraktı. Veterinerlik fakültesinde kafesini kıran ve salonda serbest kalan sırtlanı daha önceden doğaya bırakmayı planlayan yetkililer, sırtlanı tekrar kafese koyamadıkları için işin kaldığını belirtti. Uyuşturucu iğne atan silahların sırtlanı etkisiz hale getirememesi nedeniyle sırtlanı daha önce yakalayan Hacı Seçen, köyünden çağırıldı. Yetkililerin yakalayamadığı sırtlanı Seçen üzerine ağ atarak yakalayıp kafesin içine tekrar koydu. Kafesle birlikte araca bindirilen sırtlan Kuruyer dağlarında kendisini bir ay önce yakalayan Hacı Seçen tarafından tekrar doğaya bırakıldı.

Çevre ve Orman İl Müdür Vekili Mehmet Kuşçu, 40 yıldır görülmeyen çizgili Anadolu sırtlanının yaşadığı bölgenin koruma altına alınması için gerekli çalışmaların başlatıldığını söyledi. Sırtlanın bir aydır tedavisini yapan Veterinerlik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fuat Odabaşoğlu da, yapılan özel tedavilerin ardından sırtlanın tamamen sağlığına kavuştuğunu belirterek, "Evcil hayvanlardan farklı bir tedavi yapıldı. Beklediğimizden daha kısa sürede sağlığına kavuşan sırtlanı Çevre İl Müdürlüğü ekiplerine teslim ettik." şeklinde konuştu. Sırtlanı yakalayan ardından kendi elleriyle tekrar doğaya bırakan avcı Hacı Mustafa Seçen ise, aynı bölgede 30'a yakın sırtlan bulunduğunu ifade ederek, "Ben yasak olduğunu bilmiyordum, bilseydim kesinlikle yakalamazdım. Bundan sonra ava da çıkmayacağım." şeklinde konuştu.

Abdullah Özyurt, Antakya

Kaynak: http://www.zaman.com.tr...yfield=73C4B172746C616E



Yanlış hatırlamıyorsam 2003 senesinde televizyonda "Türkiye'deki son çizgili sırtlan" diye haber izlemiştim.Ankara'nın bir köyünde, evcil olarak yaşamını sürdüren ve köylü tarafından korunan yetişkin bir erkekti.Haberde araştırmacılar dişi bulup neslin devamını sağlamak istiyor diyorlardı.Neyseki 3 tane yuva bulmuşlar



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Ata -- 29 Nisan 2008; 4:47:55 >


_____________________________

Encinaar


3144 Mesaj
29 Nisan 2008; 15:57:12 

Yukarı


_____________________________

Encinaar


623 Mesaj
29 Nisan 2008; 16:06:02 

hazar kaplanı da yaşıyodu 20 sene öncesine kadar...
onunda soyu tükendi...


_____________________________



1136 Mesaj
29 Nisan 2008; 16:11:14 

KaraDeniz Ordu'da sırtlan vardı 8-10 sene önce dedemin tavuklarını yiyordu.


_____________________________

The Only Easy Day...Was Yesterday


3144 Mesaj
29 Nisan 2008; 17:26:08 

Yukarı


_____________________________

Encinaar


2142 Mesaj
29 Nisan 2008; 17:30:01 

şu rezilliğe bakarmısn ya ,doğamızın zenginliğini mahvediyoruz .. hayvanlardan ne istemişler sanki doğayı katlettiğimiz yetmiyomuş gibi yok kardeşim bu ülke insanlarına herşey müstehak


_____________________________



3719 Mesaj
29 Nisan 2008; 17:32:17 


quote:

Orjinalden alıntı: Ata

Belgesellerde gördüğümüz sırtlanların ülkemizde yaşadığını ve hala yaşamakta olduğunu biliyor muydunuz?

0



Anadolu'da yaşadığı bilinen; ancak bugüne kadar görüntülenemeyen çizgili sırtlanlar ise kampanya çerçevesinde ilk defa görüntülendi.

Halkın bireysel desteği ile başlatılan ilk doğa koruma çalışması olan Sıfır Yok Oluş Kampanyası, sonuçlarını vermeye başladı. Kampanya çerçevesinde SMS ve banka hesaplarına yapılan bağışlarla 99 bin YTL destek toplandı. Bu kaynakla ilk olarak "Urfa'nın Bozkırları" projesi başlatıldı. Doğa Derneği uzmanları, proje kapsamında Anadolu'da yaşadığı bilinen çizgili sırtlanları ilk defa doğada görüntülemeyi ve filme almayı başardı. Turan Çetin ve Murat Bozdoğan 8 ayı aşan bir çalışmanın sonucunda Güneydoğu Anadolu'da 3 sırtlan yuvası belirleyerek, bu yuvalardan birini kullanan bir çift çizgili sırtlanı görüntüledi. Yuvalar, yakınlarındaki köylerde yaşayan Doğa Derneği gönüllüleri tarafından düzenli olarak izleniyor ve korunuyor. Dernek, türün yasadışı avlanmasını engellemek amacıyla sırtlanların yerini gizli tutuyor.

Sırtlan koruma altına alındı, sıra parsta

Kampanyanın bir diğer hedefi ceylanlardı. Proje başlamadan önce sayıları ancak 50'yi bulan yabani ceylanın bulunduğu Şanlıurfa'daki alana yeni ceylan kolonileri yerleştirildi. Şu anda alanda bulunan ceylanların sayısı 200'e çıktı. Ayrıca, Şanlıurfa'da yaşayan Doğa Derneği gönüllüleri tüm Avrupa'da sadece ülkemizde yaşayan toplam 8 çift çöl koşarının izlenmesini ve korunmasını sağlıyor. Avrupa'da sadece Birecik ilçesinde yaşayan 3 çift çizgili ishakkuşunun (baykuş türü) yaşadığı çay bahçesi de koruma altına alındı. Doğa Derneği Genel Müdürü Güven Eken, Türkiye içinde ve dışında yürüttükleri çalışmalarla 305 önemli doğa alanı ve 2880 türü yaşatmayı hedeflediklerini söyleyerek, "Bu hedefe ulaşmak için yurtiçinde veya dışında yaşayan vatandaşlarımızın tam desteğine ihtiyacımız var." dedi. Hedef: Sıfır Yok Oluş kampanyasının ikinci yılında 9 acil projeye daha destek aranacak. Yeni projeler desteklenirse, telli turnaların son 11 bireyi ve Güneydoğu Toroslar'da yaşadığı tahmin edilen son parslar kurtulmuş olacak. 2007 projeleri arasında Göller Bölgesi'nin küresel ısınmanın olumsuz etkilerinden korunmasını sağlayacak yeni girişimler de bulunuyor. Avrupa Parlamentosu'nda açılacak olan sergide 9 proje alanı ve bu alanlarda yaşayan canlı türleri tanıtılacak.

Yalnızca Afrika'da bulunan diğer sırtlan türlerinden farklı olarak çizgili sırtlan Asya'da bulunur. Yaklaşık 40-50 kilogram ağırlığa sahip olan çizgili sırtlan, kuyruğuyla beraber 140 cm uzunluğa sahip. Genellikle yalnız yaşayan çizgili sırtlanlar çok nadir olarak ufak aile grupları oluşturur.


Kaynak: http://www.zaman.com.tr...yfield=73C4B172746C616E



-------------------------------------------------------------------------------------------------------------


Yavru sırtlanlar doğaya bırakıldı

Hataylı sırtlan avcısı Hacı Mustafa Geçen tarafından yakalanan ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi hayvanat bahçesine verilen iki yavru sırtlan, doğdukları yere getirilerek tekrar doğaya bırakıldı.

Hataylı sırtlan avcısı Hacı Mustafa Geçen tarafından yakalanan ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi hayvanat bahçesine verilen iki yavru sırtlan, doğdukları yere getirilerek tekrar doğaya bırakıldı. Gaziantep’ten getirilen yavru sırtlanlar dün sabah saatlerinde Çevre ve Orman Müdürlüğü’ne bağlı araçlarla yakalandıkları Altınözü ilçesi Yenişehir mahallesindeki kayalık alana götürüldü. Burada sırtlanları yakalayan avcı Hacı Mustafa Geçen kendisinin yakaladığı sırtlanları kafeslerin kapaklarını açarak yine kendisi serbest bıraktı. Kafesten çıkan sırtlanlar kısa sürede kayalık alanda kayboldu. Sırtlan avcısı Hacı Mustafa Geçen, sırtlanları kendisinin yakaladığını belirterek, “Burada üç tane sırtlan yakaladım ve Gaziantep Hayvanat bahçesine bağışladım. Bir daha sırtlan avlamayacağım. Onları tekrar doğaya bıraktığım için de sevinçliyim” dedi. Hatay Çevre ve Orman Müdürü Bilal Doğan ise, Hatay’da sırtlan izleme gurubu oluşuturduklarını belirterek, “Bugün Gaziantep’ten getirdiğimiz sırtlanları yeniden özgürlüklerini kavuşturmak için buradayız. Doğaya saldığımız sırtlanların yeniden doğal hayata adapte olmasını sağlayacağız. Bu adaptasyon süresi içerisinde yemeğini ve takibini gerçekleştireceğiz. Sırtlan izleme gurubu oluşturduk. Bu gurup sırtlanlar hakkında ayrıntılı ve detaylı bilgiler elde edecekler. Ayrıca sırtlanların bulunduğu ormanlık alını koruma altına alacağız. Doğaya bırakılan sırtlanların üzerine radyo vericisi yerleştirdik. Sırtlarların da korunması içinde Kaymakamlık ve Jandarma tarafından eğitim çalışması yapılacak.”şeklinde konuştu.

Kaynak: http://arsiv.zaman.com....4/01/18/akdeniz/h15.htm


-------------------------------------------------------------------------------------------


Sağlığına kavuşan sırtlan doğaya bırakıldı
Bir ay önce avcı Hacı Mustafa Seçen tarafından kurt kapanı ile yakalanan çizgili Anadolu sırtlanı 5 haftalık bir tedavinin ardından dün doğaya bırakıldı.

Antakya'ya bağlı Kuruyer köyü yakınlarında 08.01.2004 tarihinde yakalanan sırtlan o tarihten buyana Mustafa Kemal Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi'nde tedavi ediliyordu. Neslinin tükendiği zannedilen sırtlanı koruma altına alan Çevre ve Orman İl Müdürlüğü, sağlığına kavuşan çizgili Anadolu sırtlanını tekrar yakalandığı yerde doğaya bıraktı. Veterinerlik fakültesinde kafesini kıran ve salonda serbest kalan sırtlanı daha önceden doğaya bırakmayı planlayan yetkililer, sırtlanı tekrar kafese koyamadıkları için işin kaldığını belirtti. Uyuşturucu iğne atan silahların sırtlanı etkisiz hale getirememesi nedeniyle sırtlanı daha önce yakalayan Hacı Seçen, köyünden çağırıldı. Yetkililerin yakalayamadığı sırtlanı Seçen üzerine ağ atarak yakalayıp kafesin içine tekrar koydu. Kafesle birlikte araca bindirilen sırtlan Kuruyer dağlarında kendisini bir ay önce yakalayan Hacı Seçen tarafından tekrar doğaya bırakıldı.

Çevre ve Orman İl Müdür Vekili Mehmet Kuşçu, 40 yıldır görülmeyen çizgili Anadolu sırtlanının yaşadığı bölgenin koruma altına alınması için gerekli çalışmaların başlatıldığını söyledi. Sırtlanın bir aydır tedavisini yapan Veterinerlik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fuat Odabaşoğlu da, yapılan özel tedavilerin ardından sırtlanın tamamen sağlığına kavuştuğunu belirterek, "Evcil hayvanlardan farklı bir tedavi yapıldı. Beklediğimizden daha kısa sürede sağlığına kavuşan sırtlanı Çevre İl Müdürlüğü ekiplerine teslim ettik." şeklinde konuştu. Sırtlanı yakalayan ardından kendi elleriyle tekrar doğaya bırakan avcı Hacı Mustafa Seçen ise, aynı bölgede 30'a yakın sırtlan bulunduğunu ifade ederek, "Ben yasak olduğunu bilmiyordum, bilseydim kesinlikle yakalamazdım. Bundan sonra ava da çıkmayacağım." şeklinde konuştu.

Abdullah Özyurt, Antakya

Kaynak: http://www.zaman.com.tr...yfield=73C4B172746C616E



Yanlış hatırlamıyorsam 2003 senesinde televizyonda "Türkiye'deki son çizgili sırtlan" diye haber izlemiştim.Ankara'nın bir köyünde, evcil olarak yaşamını sürdüren ve köylü tarafından korunan yetişkin bir erkekti.Haberde araştırmacılar dişi bulup neslin devamını sağlamak istiyor diyorlardı.Neyseki 3 tane yuva bulmuşlar

o resim fakemi?


_____________________________



On the nightside of Eden
Await the wisdoms Nemesis
Nightside of Eden

To be the Exodus of our Genesis
Nightside of Eden

Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
29 Nisan 2008; 17:36:24 

Aramayın Bizim mahallede çok var bunlardan


195 Mesaj
29 Nisan 2008; 17:36:30 

halen yasadığına inanıyorum öyle istiyorum


_____________________________

Bir dinin doğal olması için akla, fenne,ilme ve mantığa uygun olması lazım.Bizim dinimiz bunlara tamamen uygundur .MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
EVCİL HAYVANLARLA İLGİLİ AKLINIZA TAKILAN TÜM SORULARI SORABİLİRSİNİZ

Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
29 Nisan 2008; 17:36:34 

Halkın bilinçlendirilmesi lazım böyle nadir türleri korumak için
Çok yazık olmuş ülkemizde böyle güzel yaratıklar var ama yok olup gitmişler cahilliğimiz yüzünden



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi _HURMACI_ -- 29 Nisan 2008; 17:36:06 >


3838 Mesaj
29 Nisan 2008; 17:41:55 

Cahillik


_____________________________

92


2006 Mesaj
29 Nisan 2008; 17:47:25 


quote:

Orjinalden alıntı: Darkchild

Valla alttaki resimleri sonra gördüm o kadar çok kızdım ki.. resmen hanzoluk bu "bakın pars avladık" diye poz vermişler nerydese hepsi her resimde.. her boş adam pars öldürünce ortada pars mars kalmamış tabi...

*Bu arada devletimiz naapmıoş merak ediyorum bu hayvanın avlanmasını yasaklamamış mı ?

Vatandaş bugüne kadar hangi yasağı ipledi ki?


_____________________________


Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
29 Nisan 2008; 17:47:28 

Pars mükemmel bir varlık 1.kangal 1.Pars!


 
3984 Mesaj
29 Nisan 2008; 18:03:36 


quote:

Orjinalden alıntı: Darkchild

Valla alttaki resimleri sonra gördüm o kadar çok kızdım ki.. resmen hanzoluk bu "bakın pars avladık" diye poz vermişler nerydese hepsi her resimde.. her boş adam pars öldürünce ortada pars mars kalmamış tabi...

*Bu arada devletimiz naapmıoş merak ediyorum bu hayvanın avlanmasını yasaklamamış mı ?


Devletimiz henüz faşizmin pençesinden sıyrılıp karşıt görüşlü insanları koruma altına alamamış, hayanı kim ne yapsın...


_____________________________



3072 Mesaj
29 Nisan 2008; 18:03:44 

Eğer varsa hemen bulunup labaratuara alınmalı ve çoğaltılmaya çalışılmalı...

Anatolian Pantera... ismi de güzel


Anadolumuzun , çok güzel hayvanları var.Bunların başında gelen Sivas Kangal , dünyanın en iyi köpeklerinden biri.

Elimizdekilerin kıymetini bilmiyoruz..


_____________________________



ŞAMPİYONLUK ŞARKISI BÖYLE YARIM KALMAYACAK,O KUPA BİR GÜN ELLERİNİZ DE KALKACAK!


339 Mesaj
29 Nisan 2008; 18:04:56 

Pars var mı bilmiyorum ama şu büyük kedilerden ben bir tane gömüşdüm bizim köyde ...Adını da unuttum

Rize Çayeli'liyim.


_____________________________



3144 Mesaj
29 Nisan 2008; 18:12:52 

@YalnızEnes

Değil.Şu anda bilinen sırtlan yuvalarını bulmadan önce çekilmiş bir resim.

http://www.nationalgeog...asp?Yil=04&Ay=03&Konu=6

Avcılar tarafından öldürülmüş bir sırtlan:

0


Yaşarken görüntülenebilen bir sırtlan:
0



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Ata -- 29 Nisan 2008; 18:12:24 >


_____________________________

Encinaar


3144 Mesaj
29 Nisan 2008; 18:28:32 

Ülkemizde yaşayan ve yaşadığı tahmin edilen yırtıcı memeliler:



KURT
0

0

Kurt (Canis lupus) birkaç yıl öncesine kadar Türkiye'de sınırsızca avlanabiliyordu.2004–2005 Merkez Av Komisyonu kararları gereğince sadece belirli dönemlerde avlanabiliyor. Türkiye’nin Avrupa’nın en büyük kurt popülasyonuna –yaklaşık 7000– sahip olduğu tahmin ediliyor.





BOZAYI
0

0

Bozayı (Ursus arctos), Türkiye’nin en büyük etobur türü. Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgeleri önde gelen yaşam alanları arasında. 2004–2005 Merkez Av Komisyonu kararlarına göre koruma altına alınmış olmasına rağmen av turizmi kapsamında avı yapılabiliyor.




VAŞAK
0

0

0

0

0

Vaşak(Lynx lynx) 2004–2005 Merkez Av Komisyonu karaları gereğince koruma altındaolduğu için avlanması, ölü veya canlı bulundurulması ve nakledilmesi yasak.Dağ keçisi popülasyonunu tükettiğine inanılması nedeniyle, özellikle Akdeniz Bölgesi'nde zehirlenmesi, türü tehdit eden unsurların başında geliyor.





ÇİZGİLİ SIRTLAN
0

Çizgili sırtlan(Hyaena hyaena) WWF–Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki büyük memeli türlerine yönelik çalışmasına kadar yok olduğu sanılıyordu (üstte). 2002




YABAN KEDİSİ
0

0

0

Yaban kedisi(Felis silvestris) nadir bir tür ve esas olarak Karadeniz, Ege ve Akdeniz Bölgesi'nde bulunuyor. Merkez Av Komisyonu kararları gereğince koruma altına alındı.




KARAKULAK
0

0

Karakulak(Caracal caracal) Türkiye doğasında oldukça nadir bulunan türler arasında yer alıyor. Türkiye'nin batısında ve güneyinde seyrek ormanlar, bozkırlar ve makilik alanlarda yaşıyor. Merkez Av Komisyonu kararları gereğince koruma altında.




PARS
0

Anadolu leoparı(Panthera pardus tulliana) 1980'lerin ortasına kadar Akdeniz ve Ege Bölgesi'nde dağılım
gösteriyordu. Varlığı ile ilgili çeşitli iddialar gündeme geldi ama halen Türkiye doğasında bulunduğuna dair kesin bir bilimsel kanıt bulunmuyor.



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Ata -- 29 Nisan 2008; 18:30:11 >


_____________________________

Encinaar

Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
29 Nisan 2008; 18:35:50 

çok güzel bilgilere devam


339 Mesaj
29 Nisan 2008; 19:18:55 

0


Aha benim gördüğüm bunun gibiydi.


_____________________________



3144 Mesaj
29 Nisan 2008; 19:23:03 

@axi-laz

O zaman büyük ihtimalle karakulaktır.8-10 sene önce Karadeniz Bölgesi'nde sırtlan varmış


_____________________________

Encinaar


1155 Mesaj
29 Nisan 2008; 19:34:36 

ee hepsi bukadarmı başka tür yokmu?


_____________________________


Nasııll??


6436 Mesaj
29 Nisan 2008; 19:41:42 

Hayvanın güzelliğine bak

0



_____________________________

Darkchild.. Sert Bakışlı, Haşin Çocuk !!


 
526 Mesaj
29 Nisan 2008; 19:42:45 

@ Ata

http://forum.donanimhaber.com/m_22876832/tm.htm


Yukarıda linki bulunan konu; bu konuyu açmanda etkili oldu mu?


_____________________________



3144 Mesaj
29 Nisan 2008; 19:45:48 

quote:

Orjinalden alıntı: zeus_1907

ee hepsi bukadarmı başka tür yokmu?




Var tabi.En geç yarına kadar ülkemize ait diğer endemik türleride ekleyeceğim



@Yazat

Evet



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Ata -- 29 Nisan 2008; 19:46:03 >


_____________________________

Encinaar


 
894 Mesaj
29 Nisan 2008; 19:51:35 

Gerçekten ilginç bilgiler ben daha önce o sırtlanın türkiyede olduğunu bilmiyordum çok teşekkürler


_____________________________



3144 Mesaj
29 Nisan 2008; 20:10:38 

http://www.freewebs.com...olianleopard/photos.htm

Linkteki resimleri foruma koymak için izin istemiştim.Resimleri çeken Hollandalı kişi medyanın ilgisini çekeriz, mailler gelir diye izin vermedi.Biraz kızdım sanki


_____________________________

Encinaar


6436 Mesaj
29 Nisan 2008; 20:19:51 


quote:

Orjinalden alıntı: Ata

http://www.freewebs.com...olianleopard/photos.htm

Linkteki resimleri foruma koymak için izin istemiştim.Resimleri çeken Hollandalı kişi medyanın ilgisini çekeriz, mailler gelir diye izin vermedi.Biraz kızdım sanki



Yani hala var diyosun bunlar

*Bu arada adam neden izin vermiyo dikkat çekse nolur muş ki artislik yapıyo hem sen neden izin almaya kalktın anlamadım


_____________________________

Darkchild.. Sert Bakışlı, Haşin Çocuk !!


3144 Mesaj
29 Nisan 2008; 20:22:59 


quote:

Orjinalden alıntı: Darkchild





Yani hala var diyosun bunlar

*Bu arada adam neden izin vermiyo dikkat çekse nolur muş ki artislik yapıyo hem sen neden izin almaya kalktın anlamadım



Resimlerin üstüne izinsiz kullanılmaları yasaktır.Mail atıp izin isteyin diyor.Başıma bela almayım diye izin istedim de yabancıların bizim parsımıza sahiplenmesi dokunmadı değil


_____________________________

Encinaar


339 Mesaj
29 Nisan 2008; 20:49:27 

Olabilir...Hayvanı gördüğümde mevsimlerden kıştı ava gitmişdikde görmüştüm vay be

quote:

Orjinalden alıntı: Ata

@axi-laz

O zaman büyük ihtimalle karakulaktır.8-10 sene önce Karadeniz Bölgesi'nde sırtlan varmış


_____________________________



1679 Mesaj
29 Nisan 2008; 21:08:43 

Arkadaşım Tebrikler Çok İyi Bir Araştırma Yapmışsın.
Devamını Dilerim.


_____________________________

And the Raven, never flitting, still is sitting, still is sitting
On the pallid bust of Pallas just above my chamber door;
And his eyes have all the seeming of a demon's that is dreaming,
And the lamp-light o'er him streaming throws his shadow on the floor;
And my soul from out that shadow that lies floating on the floor
Shall be lifted—nevermore!


1934 Mesaj
29 Nisan 2008; 21:27:36 

Ülkemizin yaban hayatıyla ilgili bilgimiz çok yetersiz.Açıklayıcı bilgiler için teşekkür ederim.


_____________________________

İnsan seveceği kimseyi iyi seçmeli,
ona göre sevmeli; kim olduğun değil,
kiminle olduğun önemlidir.
Madde Bağımlılığına "HAYIR"


2205 Mesaj
29 Nisan 2008; 21:30:58 

yanlışmı hatırlıyorum yıllar önce bir ağacın üzerinde yatar vaziyette resmini görmüştüm gördüğüm dergide atlas dergisiydi tabi temsili resim değilse


_____________________________


Uzaklaştırılmış
Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
29 Nisan 2008; 21:34:55 

O mantolo mehmeti vurmak lazım şerefsiz herif
0


 
397 Mesaj
29 Nisan 2008; 21:53:28 

o yıllarda sadece Türkiye'de değil, hindistandan afrikaya kadar olan(belki daha fazla) coğarafyada yapılan hayvan katliamlarını düşünün. o devirlerde insanların aklında çevrecilik ya da doğa koruma bilinci yoktu şimdiki kadar. bildiğim kadarı ile en fazla 15-20 yıl geriye gidiyor bu doğa koruma sevdası... bir çok mesajda hakaret boyutunu geçen ithamlar var..


_____________________________

İmzanız kural dışıdır! || Uymanız gereken imza kurallarını okumak için tıklayınız.


3144 Mesaj
29 Nisan 2008; 23:05:29 

Yukarı


_____________________________

Encinaar


2418 Mesaj
29 Nisan 2008; 23:14:44 

Sırtlanların hala türkiyede yaşadığını biliyorum ve Linux tabanlı ilk tük işletim sistemi olan Pardus adını parsdan almaktadır.Bunun yanı sıra meşhur Köpeğimiz Sivas kangalı bir yabancı uyruklu profesor tarafından dünyaya tanıtılıp kurtla boğuşabilen tek köpek cinsidir.(Buldog un yaşama şansı daha az.)


_____________________________

Gözüm,aklım,fikrim var deme; hepsini öldür..
Sana göl gibi gelen,O çöl diyorsa; çöldür..


728 Mesaj
29 Nisan 2008; 23:54:08 

arkadaşlar mantolu hasanı "yüzyılın toynaklı öküzü" yarışmasında favori aday gösteriyorum.


_____________________________

Yer yüzünde kibir ve azametle yürüme, çünkü sen, aslâ Arz'ı yaramazsın ve boyca da dağlara erişemezsin.
Böylesi davranışların hepsi kötü olup, Rabbinin nazarında hoş görülmeyen şeylerdir.
-isra-suresi-37-ayet


 
40 Mesaj
30 Nisan 2008; 1:11:42 


quote:

Orjinalden alıntı: KaraDavut1989

KaraDeniz Ordu'da sırtlan vardı 8-10 sene önce dedemin tavuklarını yiyordu.



sırtlan değildir o sansar dır....


sansarın başlıca besin kaynağıdır tavuk ve kuşlar....

bende orduluyum ordan biliyom.....

bildiğim kadarıyla orduda sırtlan felan yok... en fazla çakal vardır....


_____________________________

www.metinyaras.com.tr
www.sinemasaldunya.com


3144 Mesaj
30 Nisan 2008; 2:03:50 

Yarın taaa İngiltere'den prenslerin avlamak için binlerce dolar verdiği memelileri ekleyeceğim...



_____________________________

Encinaar


3144 Mesaj
30 Nisan 2008; 23:42:07 

Bozkırın Asil Çocukları Anadolu Yaban Koyunları(Ovis gmelini anatolica) nam-ı diğer Konya mouflon

0


Tüm dünyada yalnızca Türkiye’de özellikle Konya’da yaşıyan Anadolu yaban koyunu, dünyadaki 5 yaban koyunu türünden biri olan Asya Muflonu’nun 15 alttüründen biri...

Koyundan çok ceylana benzeyen bu zarif hayvana yöre halkı Ceren”, “ceran”, “dağ koyunu” gibi isimler veriyor. Ancak bu bölgenin dışında yaşayanlar Anadolu yaban koyununun varlığından dahi haberdar değil. Anadolu Yaban Koyunu`nun tipik yaşama ortamı, bozkırla ormanın birbirine yaklaştığı, kurak ve yumuşak hatlı tepelerdir. Otlar, baklagiller ve yer altından kazarak çıkardıkları yumrularla beslenirler. Düşmanlarını çok uzaktan görüp hızla kaçabilirler.Anadolu yaban koyununu bilim dünyasına ilk kez 1841 yılında Blyth, sonra da 1856 yılında Valenciennes tanıttı. Danford ve Alston adlı araştırmacılar ise 1877’de yaptıkları gözlemlerle tür hakkında ilk derli toplu bilgileri bize sundular. Bu araştırmacılar o tarihlerde yaban koyununa İç Anadolu’nun birçok yerinde, özellikle Konya bölgesinde rastlandığını belirtirler. Dünyanın en eski uygarlıklarından ve belki de ilk kenti olan Çatalhöyük, Hodulbaba Dağı`ndan yalnızca 100km uzaklıkta. Hayvanların evcilleştirilmesinde önemli rol oynadıklarına inanılan Anadolu`nun bu eski halkı, belki Andolu Yaban Koyunu`nu da ilk evcilleştiren insanlardı

0

0

0




Anadolu Yaban Koyunu (Ovis gmelini anatolica)
Elli yıl öncesine kadar İç Anadolu`nun batı (Sivrihisar, Nallıhan, Emir Dağları) ve güney (Karaman civarı, Bolkar Dağları) sınırlarında, orta yükseklikteki dağlarda yaşayan Anadolu Yaban Koyunu, evcil koyunların atası olmasına karşın, onlara hiç benzemez. Çok zarif ve çevik bir hayvandır.

Yazın sarımsı kahverengi olan postu kışın koyulaşır, ayak bileklerindeki ve sağrısındaki (beli ile kuyruğu arasındaki dolgun ve yuvarlakça kısmında) beyaz lekeler belirginleşir. Erkeklerin iki yana doğru açılan ve yaşlandıkça uzayan boynuzları vardır. Dişiler boynuzsuzdur ve diğer akrabaların bu şekilde ayrılırlar. Erkeklerinin 45-74kg, dişilerininse 35-50kg ağırlıkta olduğu bu hayvanların boyları 105-140cm`dir.

Anadolu Yaban Koyunu`nun tipik yaşama ortamı, bozkırla ormanın birbirine yaklaştığı, kurak ve yumuşak hatlı tepelerdir. Otlar, baklagiller ve yer altından kazarak çıkardıkları yumrularla beslenirler. Düşmanlarını çok uzaktan görüp hızla kaçabilirler.

Yaban koyunları 15 yaşına kadar yaşayabilir. Erkekler 4-5 yaşından sonra, dişiler iki yaşından sonra ürerler. Dişiler gençken tek, yaşlanınca ikiz kuzu doğururlar. Yaşlı erkekler kızışma mevsimi dışında, diğer bireylerden ayrı olarak gevşek sürüler oluştururlar.

Dünyanın en eski uygarlıklarından ve belki de ilk kenti olan Çatalhöyük, Hodulbaba Dağı`ndan yalnızca 100km uzaklıkta. Hayvanların evcilleştirilmesinde önemli rol oynadıklarına inanılan Anadolu`nun bu eski halkı, belki Andolu Yaban Koyunu`nu da ilk evcilleştiren insanlardı. Değişik ülkelerden birçok araştırmacı, şu sıralarda arkeolojik ve genetik çalışmalarla gerçeği aydınlatmaya çabalıyorlar.

1966`da koruma altına alınınca, Anadolu yaban koyunlarının sayıları hızla artmış; bugün 700`ü aşkın oldukları tahmin ediliyor. Yörede evcil koyunların çokça otlatılması ve çoban köpeklerinin yaban koyunu kuzularını öldürmeler en önemli azalma etkenleri. Bunu önlemek için 1989 yılında, yaklaşık 5000 hektarlık bir alan elektrikli tel örgüyle çevrilmiş ve kışın kuru ot ile desteklenmiş.

Yerel olarak "ceran" ya da "ceren" olarak da adlandırılan Anadolu yaban koyununun dünya üzerindeki toplam bireylerinin %90`ı şimdi Milli Parklar ve Av-Yaban Hayatı Genel Müdürlüğü`nün yönettiği Üreme İstasyonunda bulunuyor.


0


YABAN KOYUNLARI BELGESEL OLUYOR

Konya Bozdağ’da doğal yaşamını sürdüren Anadolu yaban koyunlarının belgeseli TRT tarafından çekiliyor.

Konya Milli Parklar Av ve Yaban Hayatını Koruma Başmühendisi Mustafa Yılmaz, Bozdağ’daki Yaban Koyunu Üretme İstasyonu’nda TRT’ nin belgesel çekimlerine bu yılbaşında başladığını söyledi. Nesli koruma altında olan yaban koyunları ile ilgili ilk defa bir belgesel çekimi yapıldığını anlatan Yılmaz, çekimlerin 2003 yılı sonuna kadar değişik zamanlarda devam edeceğini ifade etti.

Kapalı yerlerde yaşayamayan ve kış mevsiminin en sert aylarında bile, Bozdağ’ın zirvesinde dolaşan yaban koyunlarının doğal yaşam sahalarının, meralar ve açık alanlar olduğunu belirten Yılmaz, “Çok hızlı koşabilen bu hayvanların sağlıklı ve genç olanlarını kurtlar bile yakalayamazlar. Bu nedenle özgürlüğüne düşkün bu hayvanların belgeseline Vahşi Delikanlılar ismi verildi” dedi.

Belgeselin yaban koyunlarının bir yıl boyunca doğal ortamdaki gelişimlerinden ve yaşamlarından kesitler içereceğini anlatan Mustafa Yılmaz, bir çok tarihi ve kültürel değeri ile tanınan Konya’nın Vahşi Delikanlılar belgeseli ile önemli bir değerinin daha tanıtılmış olacağını kaydetti.


0



YABAN KOYUNLARI İÇİN YENİ ÇİFTLİK
Konya Bozdağ'daki üretme çiftliğinde doğal yaşamını sürdüren yaban koyunları için yeni bir üreme alanı oluşturulacağı bildirildi.

Konya Milli Parklar Av ve Yaban Hayatı Koruma Başmühendisi İskender Halit Yaz, Bozdağ'da bulunan üretme çiftliğindeki yaban koyunlarının sayısının 2 bini aştığını belirtti.

Yakın zamana kadar soyları tükenme noktasına gelen yaban koyunları için Sarayönü İlçesi'nin Ladik Beldesi yakınlarında 3 bin 500 dekar alanda yeni bir üretme sahası oluşturmak için çalışmalara başladıklarını kaydeden Yaz, şunları söyledi: "Ana vatanı Orta Anadolu'nun stepleri olan bu yaban koyunları, Bozdağ'da bizim gözetimimizde yaşamlarını sürdürüyor. Ancak sayıları gittikçe artan koyunlar için ikinci bir çiftlik oluşturmak zorunlu hale geldi. Yaptığımız araştırmalar sonunda Ladik Beldesi yakınlarında bu hayvanların yaşaması için uygun bir yer bulduk. Selçuk Üniversitesi'nden konunun uzmanı öğretim üyeleri bu proje üzerinde çalışıyor. Bozdağ'dan getireceğimiz genç koyunları burada çitlerle çevireceğimiz alana bırakarak doğal hayatlarını sürdürmelerini sağlayacağız."

Yaban koyunlarının doğal yaşamlarına, kış mevsiminde kar yağdığında ot ve sıcak yaz aylarında da su vermek dışında fazla müdahale etmediklerini ifade eden Yaz, "Yaban koyunları evcillere oranla çok hızlı koşarlar. Sağlıklı bir yaban koyununu bir kurt kolay kolay yakalayamaz. Yiyecek sıkıntısı çekmedikleri sürece bu hayvanlar kısa zamanda çoğalabilirler. İmkanlar ölçüsünde Konya'da başka bölgelerde de yaban koyunu üretme çiftliği kurmak istiyoruz" diye konuştu.






< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Ata -- 30 Nisan 2008; 23:46:50 >


_____________________________

Encinaar


3144 Mesaj
30 Nisan 2008; 23:52:22 

Bozdağ'da, 40 bin dolara yaban koyunu vurmak istiyorlar
Dünyada sadece Konya Bozdağ’da doğal yaşamını sürdüren Anadolu yaban koyunları, avlanmak isteyen yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. Avlanması kanunla yasak olan koyunları avlamak isteyen av meraklıları 40 bin doları gözden çıkarmaya razı olduklarını söylüyor.

Konya Milli Parklar, Av ve Yaban Hayatı Koruma Başmühendisi İskender Halit Yaz, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, anavatanı İç Anadolu Bölgesi’nin stepleri olan ve Bozdağ’daki 2000 hektarlık üretme çiftliğinde koruma altında bulundurulan yaban koyunlarının sayısının, her yıl üreme yoluyla yaklaşık 500 adet arttığını ve toplam sayılarının 2000’e ulaştığını kaydetti.

Nesilleri azaldığı için değeri 10 milyarlarla ifade edilen kıymetli koyunların, önemli bir gelir kaynağına dönüştürülebileceğini anlatan Yaz, “Bu koyunları avlamak isteyen yabancı turistler, 40 bin dolar vermeye hazırlar. Görüştüğümüz turizm acenteleri, av meraklısı zenginlerin bu konuda kendilerine yoğun talepte bulunduğunu söylüyorlar. Ancak yasalar buna müsaade etmiyor.” dedi.

Yürürlükteki Av Kanunu’nun koyunların avlanmasını yasakladığını anlatan Yaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Koyunların avlanabilmesine olanak sağlayacak yeni Av Kanunu yasa tasarısı TBMM’de kabul edilirse, yaşlı koçların yaklaşık 50 milyar liraya avlanmasının önü açılabilir. Böylece çok önemli bir gelir elde edilebilir. Üreme özelliklerini kaybeden yaşlı koçlardan onlarcası kendiliğinden ölüp gideceğine, ülkeye para kazandırmış olur. Elde edilecek kazançla da bu hayvanlar için yeni üreme alanları oluşturulabilir.”

Çeşitli nedenlerle toplam sayıları 25’e düşen ve nesli tükenmek üzereyken koruma altına alınan yaban koyunlarının bugün için doğal ortamlarında ürediklerini ve sayılarının hızla arttığını anlatan Yaz, “Kış mevsiminde kar yağdığında ot veriyoruz. Yazları aşırı sıcaklarda ise su ihtiyaçlarını sağlıyoruz. Bunların dışında yaban koyunlarının doğal hayatlarına fazla müdahale etmiyoruz. Evcil koyunlardan çok daha çevik olan ve son derece hızlı koşan bu hayvanları, yaşlanmadığı sürece bir kurdun bile yakalaması mümkün değil.” diye konuştu.
Kaynak - Konya, AA / 02 Nisan 2002

0


50 MİLYARA KOYUN AVI
Dünyada sadece Konya Bozdağ'da doğal yaşamını sürdüren Anadolu yaban koyunları, avlanmak isteyen yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. Avlanması kanunla yasak olan koyunları avlamak isteyen av meraklıları 40 bin doları gözden çıkarmaya razı olduklarını söylüyorlar.

Konya Milli Parklar, Av ve Yaban Hayatı Koruma Başmühendisi İskender Halit Yaz, yaptığı açıklamada, anavatanı İç Anadolu Bölgesi'nin stepleri olan ve Bozdağ'daki 2000 hektarlık üretme çiftliğinde koruma altında bulundurulan yaban koyunlarının sayısının, her yıl üreme yoluyla yaklaşık 500 adet arttığını ve toplam sayılarının 2000'e ulaştığını kaydetti.

Nesilleri azaldığı için değeri 10 milyarlarla ifade edilen kıymetli koyunların, önemli bir gelir kaynağına dönüştürülebileceğini anlatan Yaz, "Bu koyunları avlamak isteyen yabancı turistler, 40 bin dolar vermeye hazırlar. Görüştüğümüz turizm acenteleri, av meraklısı zenginlerin bu konuda kendilerine yoğun talepte bulunduğunu söylüyorlar. Ancak yasalar buna müsaade etmiyor" dedi.

YAŞLI KOYUN 50 MİLYARA VURULABİLİR
Yürürlükteki Av Kanunu'nun koyunların avlanmasını yasakladığını anlatan Yaz, sözlerini şöyle sürdürdü: "Koyunların avlanabilmesine olanak sağlayacak yeni Av Kanunu yasa tasarısı TBMM'de kabul edilirse, yaşlı koçların yaklaşık 50 milyar liraya avlanmasının önü açılabilir. Böylece çok önemli bir gelir elde edilebilir. Üreme özelliklerini kaybeden yaşlı koçlardan onlarcası kendiliğinden ölüp gideceğine, ülkeye para kazandırmış olur.

Elde edilecek kazançla da bu hayvanlar için yeni üreme alanları oluşturulabilir." Çeşitli nedenlerle toplam sayıları 25'e düşen ve nesli tükenmek üzereyken koruma altına alınan yaban koyunlarının bugün için doğal ortamlarında ürediklerini ve sayılarının hızla arttığını anlatan Yaz, "Kış mevsiminde kar yağdığında ot veriyoruz. Yazları aşırı sıcaklarda ise su ihtiyaçlarını sağlıyoruz. Bunların dışında yaban koyunlarının doğal hayatlarına fazla müdahale etmiyoruz. Evcil koyunlardan çok daha çevik olan ve son derece hızlı koşan bu hayvanları, yaşlanmadığı sürece bir kurdun bile yakalaması mümkün değil" diye konuştu.

Kaynak - http://www.merhabagazetesi.com.tr


0



YABAN KOYUNUNA PARA İÇİN AV OYUNU

Dünyada sadece Konya Bozdağ'da doğal yaşamını sürdüren Anadolu yaban koyunları, avcılara hedef yapılmak isteniyor. Konya Milli Parklar Başmühendisi Yaz, hem yaban koyunlarının neslinin güç bela kurtarıldığını söylüyor hem de yabancı turistlerin 40 bin doları gözden çıkarttığı gerekçesiyle av yasağının kaldırılması gerektiğini savunuyor.

Konya Milli Parklar, Av ve Yaban Hayatı Koruma Başmühendisi İskender Halit Yaz, anavatanı İç Anadolu Bölgesi'nin stepleri olan ve Bozdağ'daki 2000 hektarlık üretme çiftliğinde koruma altında bulundurulan yaban koyunlarının sayısının, her yıl üreme yoluyla yaklaşık 500 adet arttığını ve toplam sayılarının 2000'e ulaştığını kaydetti.

Nesilleri azaldığı için değeri 10 milyarlarla ifade edilen kıymetli koyunların, önemli bir gelir kaynağına dönüştürülebileceğini anlatan Yaz, "Bu koyunları avlamak isteyen yabancı turistler, 40 bin dolar vermeye hazırlar. Görüştüğümüz turizm acenteleri, av meraklısı zenginlerin bu konuda kendilerine yoğun talepte bulunduğunu söylüyorlar. Ancak yasalar buna müsaade etmiyor" dedi.

"KOYUNLARA AV YASAĞI KALKSIN"
Yürürlükteki Av Kanunu'nun koyunların avlanmasını yasakladığını anlatan Yaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Koyunların avlanabilmesine olanak sağlayacak yeni Av Kanunu yasa tasarısı TBMM'de kabul edilirse, yaşlı koçların yaklaşık 50 milyar liraya avlanmasının önü açılabilir. Böylece çok önemli bir gelir elde edilebilir. Üreme özelliklerini kaybeden yaşlı koçlardan onlarcası kendiliğinden ölüp gideceğine, ülkeye para kazandırmış olur. Elde edilecek kazançla da bu hayvanlar için yeni üreme alanları oluşturulabilir."

Çeşitli nedenlerle toplam sayıları 25'e düşen ve nesli tükenmek üzereyken koruma altına alınan yaban koyunlarının bugün için doğal ortamlarında ürediklerini ve sayılarının hızla arttığını anlatan Yaz, "Kış mevsiminde kar yağdığında ot veriyoruz. Yazları aşırı sıcaklarda ise su ihtiyaçlarını sağlıyoruz. Bunların dışında yaban koyunlarının doğal hayatlarına fazla müdahale etmiyoruz. Evcil koyunlardan çok dahaçevik olan ve son derece hızlı koşan bu hayvanları, yaşlanmadığı sürece bir kurdun bile yakalaması mümkün değil" diye konuştu.
Kaynak - http://www.hurriyetim.com.tr

Türkiye’den olmayan tek hayvan yaban koyunu
Hayvanat Bahçesi’nde 182 çeşit ve 2 bin adet hayvanın bulunduğunu söyleyen AOÇ Müdürü Hasan Muhammet Güldaş, hayvanat bahçelerinde Türkiye’den bulunmayan tek hayvanın yaban koyunu olduğunu belirtti. Konya Bozdağı’nda yaşayan ve şu an 2 bin tane bulunan yaban koyunlarından bir çifti hayvanat bahçesine getirtmek için çok çaba sarfettiklerini vurgulayan Güldaş, prosedür nedeniyle bunu başaramadıklarını kaydetti. “Bir salgın çıkması durumunda oradaki yaban koyunlarının neslinin sona ermesi söz konusu. Halbuki birkaç hayvanat bahçesine birer çift gönderilse böyle bir risk durumunda buradakiler o neslin devamını sağlar. Zaten biz burada o hayvanları çoğaltıyoruz.” diyen Güldaş, yaban koyunlarının verilmesi konusunda Çevre ve Orman Bakanlığı Milli Parkler Genel Müdürlüğü yetkililerinin yardımcı olmasını istedi. Çift tırnaklılar grubuna alındığı için Avrupa’dan ithali durdurulan kangurunun yakında Amerika Birleşik Devletleri’nden getirileceğini bildiren Güldaş, puma ve kaplana erkek eş arayışlarının devam ettiğini kaydetti. http://www.zaman.com.tr

0



_____________________________

Encinaar


3144 Mesaj
30 Nisan 2008; 23:57:56 

Anadolu’nun zenginliği
Orman Bakanlığı Milli Parklar ve Av Yaban Hayatı Genel Müdürlüğü, Türkiye’nin hayvan ve bitki çeşitliliği açısından Avrupa ülkelerinden zengin olduğunu bildirdi. Milli Parklar ve Av Yaban Hayatı Genel Müdürlüğü’nün tespitlerinde, Türkiye’de yetişen 9000 bitki türünün 3000’i sadece Türkiye’ye özgü (endemik) olarak kabul ediliyor.

Türkiye’deki endemik bitkilerinin yüzde 35’ini otsu bitkiler oluştururken, Avrupa’da 12 bin bitki türünün sadece 2600’ü bu kıtaya özgü olarak biliniyor. “Tanrı’nın Anadolu’ya imtiyazı” olarak ifade edilen ve halk arasında adı “günlük” olarak söylenen “sığla ağacı” sadece Muğla ve ilçelerinde yetişiyor. “Sığla ağacı” aynı zamanda ekonomiye katkısı olan önemli bir bitki olarak biliniyor ve gövdesinden elde edilen sığla yağı, parfüm ve eczacılık sanayiinin önemli hammaddelerinden birini oluşturuyor. Dalları ise Hıristiyanlar tarafından kiliselerde tütsü olarak kullanılıyor. Türkiye ayrıca, bitkilerin dışında, kuşların göç yollarında bulunması, su ve sulak alanların bozulmamasından dolayı önemli bir ülke durumunda bulunuyor.

İzmir-Yunanistan arasında göçen “yalı çapkını” ile Birecik’ten Fas’a gidip gelen “kelaynak” kuşları da, göç yolundaki ölümler ve Fas ve Yunanistan’daki doğallığın bozulması nedeniyle literatürde sadece Türkiye’ye özgü olarak ifade ediliyor. Anavatanı Türkiye olan tek hayvan türü ise Anadolu yaban koyunu olarak biliniyor ve Konya’da yaşayan bu türün dünyaya tanıtımı açısından çalışma yapılması gerekiyor.

Türkiye’de göller ve sulak alanlarda endemik balıklar da bulunuyor. Abant Gölü’nde Abant alabalığı, Eğridir Gölü’nde siraz balığı, Burdur ve Tatlısu Gölü’nde Burdur dişlisazancığı, Asi Nehri’nde inci balığı, Bergama’da Bergama bıyıklı balığı endemik olarak kabul ediliyor.


0



Yaban hayvanlarına, helikopterle yem atılacak
Orman Bakanlığı yetkililerinden alınan bilgiye göre, ağır geçen kış şartlarında doğanın tamamen karla kaplanması ve dere ve göllerin donması, yaban hayatı yaşama ortamını olumsuz etkiliyor.

Bakanlık, önümüzdeki günlerde, yolların kapalı olduğu yaban hayatı koruma sahalarına kış mevsimi öncesinde stokladığı yemleri helikopterle bırakacak.

Bu kapsamda, Niğde Demirkazım Yaban Hayatı Koruma Sahası’ndaki yaban keçileri için 5 ton, Afyon Akdağ Yaban Hayatı Koruma Sahası’ndaki geyikler için 4 ton, Konya Bozdağ Yaban Hayatı Koruma Sahası’ndaki yaban koyunları için 3 ton kuru ot balya halinde havadan atılacak.

Bu arada, yurt çapında Milli Parklar ve Av Yaban Hayatı Genel Müdürlüğü başmühendisliklerinin kendi imkanlarıyla veya sivil toplum kuruluşları ve belediyelerce düzenlenen kampanyalar sonucunda temin edilen yem, ekmek kırıntısı gibi yiyeceklerin doğaya bırakılması çalışmaları sürüyor.

Orman Bakanlığı, geçtiğimiz aralık ayında yörenin özelliklerine göre geyik, karaca, yaban koyunu ve yaban keçisi için uygun yerlerde başta yonca olmak üzere bitkisel kökenli; kanatlılar için de buğday, mısır gibi taneli yem ve pelet yem stoklarının yapılması ve bu stokların oluşabilecek olumsuz hava koşullarında ikinci bir talimat beklemeden doğaya salınması konusunda tüm bölge müdürlüklerine talimat göndermişti.
Kaynak - Ankara AA / 26 Şubat 2002

Burası belgeseller diyarı Afrika değil, Türkiye:

0

0

0

0


Yaşam alanı:
0



Anadolu yaban koyunları için TRT " Bozkırın Çocuklar" isimli, 90dk süren bir belgesel yapmıştı.Görüntülerini aradım ama bulamadım malesef.



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Ata -- 1 Mayıs 2008; 0:12:21 >


_____________________________

Encinaar


3144 Mesaj
1 Mayıs 2008; 0:42:59 

Yukarı


_____________________________

Encinaar


3144 Mesaj
1 Mayıs 2008; 4:32:54 

Yukarı


_____________________________

Encinaar


1015 Mesaj
1 Mayıs 2008; 5:21:08 

0


_____________________________

Change begets change

"357.Dönem (Kasım 2014) Kısa Dönem - Yedek Subay Adayları"
_



3144 Mesaj
1 Mayıs 2008; 7:11:49 


quote:

Orjinalden alıntı: ehckelem

0




Ceylan mı onlar?