Donanım Haber Forum
Ana Sayfa | Kayıt ol | Profilim | Gelen Kutusu | DH Hız Aşırtma VT | Adres Defteri | Email'le üyeliklerim | Benim forumlarım | Fotoğraf Albümleri
Favorileriniz | Üyeler | Arama | SSS | Şikayet listesi | Uyarı listesi | Nick işlemleri
••••TÜRK VE OSMANLI TARİHİ KULÜBÜ ••••

İlgili konuları bak: (bu forumda | tüm forumlarda)

Bu isimle girdiniz: Guest
Bu konudaki kullanıcılar: hiç
  Basılabilir versiyon
Tüm forumlar >> [Konu Dışı / Off Topic] >> Konu Dışı >> ••••TÜRK VE OSMANLI TARİHİ KULÜBÜ •••• Sayfa: [1] 2 3 4 5 6 7 8 9 10   sonraki >   >>
Giriş
Mesaj << Daha eski konu   Daha yeni konu >>
Fetih

Mesaj: 3773
Bu kullanıcının bu kategori altındaki blog mesajlarına git Bu kullanıcının DH Blog sayfasina git


Sisteme Gözat

 2 Nisan 2008; 9:11:09 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

Merhaba arkadaşlar.Bilgi ve paylaşımlarınızı tekrar görmek isteriz.Sadece Osmanlı ile değil gelmiş geçmiş btün Türk Devlet'leri hakkında paylaşım yaparsak daha güzel olur.



.


�Geçmişini bilmeyen, geleceğini bilemez� �Geçmişini bil ki yere sağlam basasın. Nereden geldiğini bil ki nereye gideceğini de bilesin� Edebalı.

"Osmanlı Devleti�nin Kudreti:
Milletimiz ufak bir aşiretten;anavatanda müstakil bir devlet tesis ettikten başka garb alemine,düşman içine girdi ve orada azim müşkilat içinde bir imparatorluk vucuda getirdi.Ve bunu.bu imparatorluğu altı yüz yıldanberi tam bir heybet ve azametle devam ettirdi.Buna muvaffak olan bir devlet elbette yüksek siyasi ve idari niteliklere sahiptir.
Böyle bir vaziyet yalnız kılıç kuvvetiyle meydana gelemezdi.Cihanın malumudur ki Osmanlı Devleti pek geniş olan ülkesinin bir hududundan diğer bir hududuna ordusunu büyük bir süratle ve tamamen mücehhez olarak naklederdi.Ve bu orduyu aylarca hatta yıllarca iyi besler ve idare ederdi.Böyle bir hareket yalnız ordu teşkilatının değil devletin tüm kademelerinin fevkalade mükemmeliyetini ve kendilerinin ne kadar kabiliyetli olduğunu gösterir."
M.Kemal Atatürk




Kuruluş (1299 )

Osman Bey yerel adıyla Otman Bey; Karacahisar,Bilecik,Yarhisar ve Mudurnu'yu almıştır. Beyliğe adını veren Osman Bey'dir. Osman Bey, Çobanoğulları Beyliği'nin vâsalı olarak akınlarda bulunurken, bu beyliğin Bizans'la anlaşması üzerine, bölgede Bizans üzerine akınlarda bulunanlar, etkinliklerini bu kez Osman Bey'in bayrağı altında sürdürdüler. Bu durum yavaş yavaş Osman Bey'i bağımsızlığa iten bir etken oldu.

Osmanlı Beyliği'nin genişlemesi, Marmara bölgesindeki büyük Bizans kentlerinden Bursa'nın 1326'da Osmanlı Beyliği'nin eline geçmesiyle sürdü. Bursa'nın alınışını göremeden o yıl ölen Osman Bey'in yerine geçen oğlu Orhan Bey zamanında da Osmanlı Beyliği'nin gelişmesi hızlandı.Para bastırarak Osmanlı beyliğini, Osmanlı Devleti haline getirdi. Bursa'nın ardından Marmara bölgesinin öteki büyük Bizans kentleri, İznik ve İzmit de Osmanlılar'ın eline geçti. Osmanlı ilerlemesini durdurmak isteyen ve başında Bizans İmparatoru III. Andronikos'un bulunduğu bir Bizans ordusu Pelekanon(Maltepe) denilen yerde bozguna uğratıldı (1329). Osman Bey döneminde, Osmanlı beyliği yalnız Bizans topraklarında genişlemişti.

Orhan Bey döneminde ise komşu Türkmen beyliklerinin topraklarında da genişlemeye başladı. Böylece Osmanlılar hem Karesi Beyliği'nin donanmasına, hem Rumeli'ye geçiş için önemli bir takım noktalara, hem de Rumeli topraklarını iyi tanıyan Karesi komutanlarına sahip oldular. Osmanlılar Rumeli'ye Bizans İmparatorluğu'nda Palaiologoslar ile Kantakuzenoslar arasındaki taht kavgalarından yararlanarak, 1354'te ayak bastılar. Osmanlılar'ın Balkanlar'da ele geçirdikleri ilk üs Gelibolu Yarımadası'nda Çimpe Kalesi oldu. Orhan Bey'in yerine oğlu I. Murat (1362 - 1389) geçti. Osman Bey ölünce yerine Orhan Bey geçti. Bizans o sıralarda iç karışıklıklar içindeydi. Kantakuzen, Orhan Bey'den, Çimpe Kalesi karşılığında yardım istedi. Orhan Bey, Bizans Tekfurlarını (vali) bozguna uğrattı ve Çimpe'yi Rumeli'ye geçişte üs olarak kullandı. İznik ele geçince Orhan gazi tuğrasının olduğu ilk osmanlı parasını bastırtarak, tarihteki ilk padişah oldu. Donanma ilk kez Orhan Bey zamanında kuruldu ve Osmanlı Beyliği, Osmanlı Devleti haline geldi. Yine Orhan Gazi zamanında, 6 yıl süren kuşatmanın ardından Bursa alınarak başkent yapıldı.Wikipedi.







İsteyenlerin isimleri eklenecektir.(Listede eksik olabilir.Ekletiniz)


Oriental
1-eggy13
2-Fetih
3--SOA-
4-YalnızEnes
5-Axi-laz
6-hurmacı
7-OsmanliGörüşü_1453
8-Haşin_ErKeK
9-smyrna17
10-ank_yer_6
11-Jan!ssaRy
12-SabroN
13-BeyazBüyü
14-electronica
15-dicey_celo
16-PASATURK
17-byzihh�
18-Ora et labora
19-@lperen
20-KIZILÖTESİİ
21-kArpUz3
22-james_tr
23-Jansay
24-chiculata
25-İSKORPİT-X
26-Jean de Joinville
27-BaYDoGaN
28-_LoRDi_
29-vaypcnet
30-agemennon
31-007ybse04
32-talha_145
33-csb
34-salih_763
35-MsS
36-_asparagas_
37-demircibu
38-THESHUCK
39-Apoca[L]z
40-mcjacky
41-hexflood
42-Magina
43-ß@HR
44-ottoman24
45-_KARDELEN_
46-ßaTıKaN
47-sey15da25
48-kerkuklumurat
49-SurlarÖnünde
50-İzmiR_CoasT
51-dIsAstEr
52-farukaan
53-Caglar.1903
54-baykagan
55-nar16
56-KnightOfKingdom
57-arena
58-SiLVeR_FoX
59-lynx68
60-ama=neden
61-zXr
62-satelite
63-Cheff_
64-mad skillz
65-SurlarÖnünde
66-TheMassacre
67-trabzon99
68-lynx68
69-ehhiste
70-PeterPetrelli
71-ugur9595
72-The Specialist
73-yokedici61
74-nm1
75-DiabloJR
76-DeHsHeT
77-YaK ®
78-Askaray
79-Sfred
80-goodboy89
81-kutlu_turk
82-j.r.duke
83-BaRoN55
84-|BLood|
85-ERGENEKON
86-korner12
87-piri.reis
88-Y.e.ş.i.L
89-maxelll
90-_Akıncı
91-Yılmaz
92-ibra0661
93-Ottomans1453
94-Favo
95-ÖmerÖzdemir
96-__canavar__
97-MaCKaLl
98-bedo20
99-AbsoluT ZerO
100-Peçito
101-Ottoman_PoweR
102-* Deniz *
103-EneRGy.
104-weezer009
105-shady_tr
106-fenerlix07
107-AK_47
108-K@D!R
109-cCc_Süleyman
110-GFB_SİNAN
111-DreaM0707
112-мooŋωαlкεя
113-atroce
114-BousterHawk
115-godfather09
116-.CaPtaiN.
117-TKY
118-fedayeen
119-karahisar
120-springci
121-PowerOn
122-POWER64
123-palya
124-Ademsx1
125-kutluk1453
126- KaraDavut1989
127-MaVi.
128-OngiRanT
129-savageness
130-TurkishDelight
131-aksoy93
132-BhuraQe
133-İSKENDER_BÜYÜK
134-TechesT
135-theend34
136-doganza
137-Qnur
138-Bellatrix
139-serious_captain
140-KinGaSSaS
141-erzincanspor
142-DİABLO 3
143-A.vahit
144-Mc-Spleak
145-vendeta
146-






imza ;

Türk ve Osmanlı Tarihi Kulübü

[image]http://img225.imageshack.us/img225/2457/793armafo0.gif[/image]
[link=http://forum.donanimhaber.com/m_22293386/mpage_1/key_//tm.htm#22293386][color=#CC0000][b][size=1]Türk ve Osmanlı Tarihi Kulübü[/size][/b][/color][/link]



< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Fetih -- 8 Temmuz 2008; 19:36:47 >


_____________________________

O Fatih Sultan Mehmed Han!

Onu Fetheden Kumandan,Ne Güzel Kumandan,
Onu Fetheden Asker,Ne Güzel Askerdir!
Hz.Muhammed (S.a.v) (555.Yıl)

Osmanlı ve Türk Tarihi Kulübü
Şehitler Ölmez-Vatan Bölünmez
"Ne Mutlu Türk'üm Diyene.M.K.Atatürk.

-SOA-

Mesaj: 118


 2 Nisan 2008; 9:18:43 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.






< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi -SOA- -- 15 Haziran 2008; 8:13:55 >


_____________________________

Fetih

Mesaj: 3773
Bu kullanıcının bu kategori altındaki blog mesajlarına git Bu kullanıcının DH Blog sayfasina git


Sisteme Gözat

 2 Nisan 2008; 9:53:42 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

Tabiki var.



_____________________________

O Fatih Sultan Mehmed Han!

Onu Fetheden Kumandan,Ne Güzel Kumandan,
Onu Fetheden Asker,Ne Güzel Askerdir!
Hz.Muhammed (S.a.v) (555.Yıl)

Osmanlı ve Türk Tarihi Kulübü
Şehitler Ölmez-Vatan Bölünmez
"Ne Mutlu Türk'üm Diyene.M.K.Atatürk.

Emerald Dolphin

Mesaj: 2174


 2 Nisan 2008; 10:29:41 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

hayırlı olsun Osman,
destek olunmalı

_____________________________



elinden geliyorsa bir ağız tatlandırmaya bak,o ağıza yumruk atmak erkeklik değildir
kötülere iyilik yapmak, iyilere kötülük yapmak demektir
BeyazBüyü

Mesaj: 7771
Bu kullanıcının bu kategori altındaki blog mesajlarına git Bu kullanıcının DH Blog sayfasina git


Sisteme Gözat

 2 Nisan 2008; 10:31:03 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

Yeniden hayırlı olsun.

_____________________________

SATILIK XBOX360 PARÇALARI

xbox360 elite
pal falcon
YalnızEnes

Mesaj: 1390
Bu kullanıcının bu kategori altındaki blog mesajlarına git Bu kullanıcının DH Blog sayfasina git


Sisteme Gözat

 2 Nisan 2008; 10:40:31 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

Bende varım





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi YalnızEnes -- 3 Nisan 2008; 10:40:19 >


_____________________________


Ergenekon yurdun adı,Börteçine Kurdun adı.



BeyazBüyü

Mesaj: 7771
Bu kullanıcının bu kategori altındaki blog mesajlarına git Bu kullanıcının DH Blog sayfasina git


Sisteme Gözat

 2 Nisan 2008; 10:41:32 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.



_____________________________

SATILIK XBOX360 PARÇALARI

xbox360 elite
pal falcon
YalnızEnes

Mesaj: 1390
Bu kullanıcının bu kategori altındaki blog mesajlarına git Bu kullanıcının DH Blog sayfasina git


Sisteme Gözat

 2 Nisan 2008; 10:43:31 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.




_____________________________


Ergenekon yurdun adı,Börteçine Kurdun adı.



YalnızEnes

Mesaj: 1390
Bu kullanıcının bu kategori altındaki blog mesajlarına git Bu kullanıcının DH Blog sayfasina git


Sisteme Gözat

 2 Nisan 2008; 10:57:17 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.


Ergenekon destanı

Ergenekon destanı, Göktürkler'in türeyişini anlatan bir Türk destanıdır. Genel olarak, düşman tarafından hile ile yenilgiye uğratılan Türklerin, Ergenekon Ovası'nda yeniden türeyip tekrar eski yurtlarına dönerek düşmanlarıyla çarpışmalarını anlatır.

Efsanenin Sadeleşmiş Özet Hali: Türk illerinde Türk oku ötmeyen, Türk kolu yetmeyen, Türk'e boyun eğmeyen bir yer yoktu. Bu durum yabancı kavimleri kıskandırıyordu. Yabancı kavimler birleştiler, Türkler'in üzerine yürüdüler. Bunun üzerine Türkler çadırlarını, sürülerini bir araya topladılar; çevresine hendek kazıp beklediler. Düşman gelince vuruşma da başladı. On gün savaştılar. Sonuçta Türkler üstün geldi.

Bu yenilgileri üzerine düşman kavimlerin hanları, beğleri av yerinde toplanıp konuştular. Dediler ki: "Türklere hile yapmazsak halimiz yaman olur"

Tan ağaranda, baskına uğramış gibi, ağırlıklarını bırakıp kaçtılar. Türkler, "Bunların gücü tükendi, kaçıyorlar" deyip artlarına düştüler. Düşman, Türkler'i görünce birden döndü. Vuruşma başladı. Türkler yenildi. Düşman, Türkleri öldüre öldüre çadırlarına geldi. Çadırlarını, mallarını öyle bir yağmaladılar ki tek kara kıl çadır bile kalmadı. Büyüklerin hepsini kılıçtan geçirdiler, küçükleri tutsak ettiler.

O çağda Türkler'in başında İl Kagan vardı. İl Kagan'ın da birçok oğlu vardı. Ancak, bu savaşta biri dışında tüm çocukları öldü. Kayı (Kayan) adlı bu oğlunu o yıl evlendirmişti. İl Kagan'ın bir de Tokuz Oguz (Dokuz Oğuz) adlı bir yeğeni vardı; o da sağ kalmıştı. Kayı ile Tokuz Oguz tutsak olmuşlardı. On gün sonra ikisi de karılarını aldılar, atlarına atlayarak kaçtılar. Türk yurduna döndüler. Burada düşmandan kaçıp gelen develer, atlar, öküzler, koyunlar buldular. Oturup düşündüler: "Dörtbir yan düşman dolu. Dağların içinde kişi yolu düşmez bir yer izleyip yurt tutalım, oturalım." Sürülerini alıp dağa doğru göç ettiler.

Geldikleri yoldan başka yolu olmayan bir yere vardılar. Bu tek yol da öylesine sarp bir yoldu ki deve olsun, at olsun güçlükle yürürdü; ayağını yanlış yere bassa, yuvarlanıp paramparça olurdu.

Türkler'in vardıkları ülkede akarsular, kaynaklar, türlü bitkiler, yemişler, avlar vardı. Böyle bir yeri görünce, ulu Tanrı'ya şükrettiler. Kışın hayvanlarının etini yediler, yazın sütünü içtiler. Derisini giydiler. Bu ülkeye Ergenekon dediler.

Zaman geçti, çağlar aktı; Kayı ile Tokuz Oguz'un birçok çocukları oldu. Kayı'nın çok çocuğu oldu, Tokuz Oguz'un daha az oldu. Kayı'dan olma çocuklara Kayat dediler. Tokuz'dan olma çocukların bir bölümüne Tokuzlar dediler, bir bölümüne de Türülken. Yıllar yılı bu iki yiğidin çocukları Ergenekon'da kaldılar; çoğaldılar, çoğaldılar, çoğaldılar. Aradan dört yüz yıl geçti.

Dört yüz yıl sonra kendileri ve süreleri o denli çoğaldı ki Ergenekon'a sığamaz oldular. Çare bulmak için kurultay topladılar. Dediler ki: "Atalarımızdan işittik; Ergenekon dışında geniş ülkeler, güzel yurtlar varmış. Bizim yurdumuz da eskiden o yerlerde imiş. Dağların arasını araştırıp yol bulalım. Göçüp Ergenekon'dan çıkalım. Ergenekon dışında kim bize dost olursa biz de onunla dost olalım, kim bize düşman olursa biz de onunla düşman olalım.

Türkler, kurultayın bu kararı üzerine, Ergenekon'dan çıkmak için yol aradılar; bulamadılar. O zaman bir demirci dedi ki: "Bu dağda bir demir madeni var. Yalın kat demire benzer. Demirini eritsek, belki dağ bize geçit verir." Gidip demir madenini gördüler. Dağın geniş yerine bir kat odun, bir kat kömür dizdiler. Dağın altını, üstünü, yanını, yönünü odun-kömürle doldurdular. Yetmiş deriden yetmiş büyük körük yapıp, yetmiş yere koydular. Odun kömürü ateşleyip körüklediler. Tengri'nin yardımıyla demir dağ kızdı, eridi, akıverdi. Bir yüklü deve çıkacak denli yol oldu.

Sonra gök yeleli bir Bozkurt çıktı ortaya; nereden geldiği bilinmeyen. Bozkurt geldi, Türk'ün önünde dikildi, durdu. Herkes anladı ki yolu o gösterecek. Bozkurt yürüdü; ardından da Türk milleti. Ve Türkler, Bozkurt'un önderliğinde, o kutsal yılın, kutsal ayının, kutsal gününde Ergenekon'dan çıktılar.

Türkler o günü, o saati iyi bellediler. Bu kutsal gün, Türklerin bayramı oldu. Her yıl o gün büyük törenler yapılır. Bir parça demir ateşte kızdırılır. Bu demiri önce Türk kaganı kıskaçla tutup örse koyar, çekiçle döver. Sonra öteki Türk beğleri de aynı işi yaparak bayramı kutlarlar.

Ergenekon'dan çıktıklarında Türklerin kağanı, Kayı Han soyundan gelen Börteçine (Bozkurt) idi. Börteçine bütün illere elçiler gönderdi; Türkler'in Ergenekon'dan çıktıklarını bildirdi. Ta ki, eskisi gibi, bütün iller Türkler'in buyruğu altına girdi.


_____________________________


Ergenekon yurdun adı,Börteçine Kurdun adı.



Deitel

Mesaj: 1192
Bu kullanıcının bu kategori altındaki blog mesajlarına git Bu kullanıcının DH Blog sayfasina git


 2 Nisan 2008; 10:59:06 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

Şeyh EDEBALİ'den Osman Gazi'ye Nasihat
“Ey Oğul!

Beysin! Bundan sonra öfke bize; uysallık sana... Güceniklik bize; gönül almak sana.. Suçlamak bize; katlanmak sana.. Acizlik bize, yanılgı bize; hoş görmek sana.. Geçimsizlikler, çatışmalar, uyumsuzluklar, anlaşmazlıklar bize; adalet sana.. Kötü göz, şom ağız, haksız yorum bize; bağışlama sana... Bundan sonra bölmek bize; bütünlemek sana.. Üşengeçlik bize; uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek sana..

Ey Oğul!

Yükün ağır, işin çetin, gücün kıla bağlı, Allah Teala yardımcın olsun. Beyliğini mübarek kılsın. Hak yoluna yararlı etsin. Işığını parıldatsın. Uzaklara iletsin. Sana yükünü taşıyacak güç, ayağını sürçtürmeyecek akıl ve kalp versin. Sen ve arkadaşlarınız kılıçla, bizim gibi dervişler de düşünce, fikir ve dualarla bize va’dedilenin önünü açmalıyız. Tıkanıklığı temizlemeliyiz.

Oğul!

Güçlü, kuvvetli, akıllı ve kelamlısın. Ama bunları nerede ve nasıl kullanacağını bilmezsen sabah rüzgarlarında savrulur gidersin.. Öfken ve nefsin bir olup aklını mağlup eder. Bunun için daima sabırlı, sebatkar ve iradene sahip olasın!.. Sabır çok önemlidir. Bir bey sabretmesini bilmelidir. Vaktinden önce çiçek açmaz. Ham armut yenmez; yense bile bağrında kalır. Bilgisiz kılıç da tıpkı ham armut gibidir. Milletin, kendi irfanın içinde yaşasın. Ona sırt çevirme. Her zaman duy varlığını. Toplumu yöneten de, diri tutan da bu irfandır.

İnsanlar vardır, şafak vaktinde doğar, akşam ezanında ölürler. Dünya, senin gözlerinin gördüğü gibi büyük değildir. Bütün fethedilmemiş gizlilikler, bilinmeyenler, ancak senin fazilet ve adaletinle gün ışığına çıkacaktır. Ananı ve atanı say! Bil ki bereket, büyüklerle beraberdir. Bu dünyada inancını kaybedersen, yeşilken çorak olur, çöllere dönersin. Açık sözlü ol! Her sözü üstüne alma! Gördün, söyleme; bildin deme! Sevildiğin yere sık gidip gelme; muhabbet ve itibarın zedelenir...

Şu üç kişiye; yani cahiller arasındaki alime, zengin iken fakir düşene ve hatırlı iken, itibarını kaybedene acı! Unutma ki, yüksekte yer tutanlar, aşağıdakiler kadar emniyette değildir.

Haklı olduğun mücadeleden korkma! Bilesin ki atın iyisine doru, yiğidin iyisine deli (korkusuz, pervasız, kahraman, gözüpek) derler.

En büyük zafer nefsini tanımaktır. Düşman, insanın kendisidir. Dost ise, nefsi tanıyanın kendisidir. Ülke, idare edenin, oğulları ve kardeşleriyle bölüştüğü ortak malı değildir. Ülke sadece idare edene aittir. Ölünce, yerine kim geçerse, ülkenin idaresi onun olur. Vaktiyle yanılan atalarımız, sağlıklarında devletlerini oğulları ve kardeşleri arasında bölüştüler. Bunun içindir ki, yaşayamadılar.. (Bu nasihat Osmanlı’yı 600 sene yaşatmıştır.) İnsan bir kere oturdu mu, yerinden kolay kolay kalkmaz. Kişi kıpırdamayınca uyuşur. Uyuşunca laflamaya başlar. Laf dedikoduya dönüşür. Dedikodu başlayınca da gayri iflah etmez. Dost, düşman olur; düşman, canavar kesilir!..

Kişinin gücü, günün birinde tükenir, ama bilgi yaşar. Bilginin ışığı, kapalı gözlerden bile içeri sızar, aydınlığa kavuşturur. Hayvan ölür, semeri kalır; insan ölür eseri kalır. Gidenin değil, bırakmayanın ardından ağlamalı... Bırakanın da bıraktığı yerden devam etmeli. Savaşı sevmem. Kan akıtmaktan hoşlanmam. Yine de, bilirim ki, kılıç kalkıp inmelidir. Fakat bu kalkıp-iniş yaşatmak için olmalıdır. Hele kişinin kişiye kılıç indirmesi bir cinayettir. Bey memleketten öte değildir. Bir savaş, yalnızca bey için yapılmaz. Durmaya, dinlenmeye hakkımız yok. Çünkü, zaman yok, süre az!..

Yalnızlık korkanadır. Toprağın ekim zamanını bilen çiftçi, başkasına danışmaz. Yalnız başına kalsa da! Yeter ki, toprağın tavda olduğunu bilebilsin. Sevgi davanın esası olmalıdır. Sevmek ise, sessizliktedir. Bağırarak sevilmez. Görünerek de sevilmez!.. Geçmişini bilmeyen, geleceğini de bilemez.

Osman! Geçmişini iyi bil ki, geleceğe sağlam basasın.

Nereden geldiğini unutma ki, nereye gideceğini unutmayasın...”


_____________________________

.
..
....
.....
YalnızEnes

Mesaj: 1390
Bu kullanıcının bu kategori altındaki blog mesajlarına git Bu kullanıcının DH Blog sayfasina git


Sisteme Gözat

 2 Nisan 2008; 11:05:18 
Bu mesajla ilgili şikayetinizi bu icon a tıklayarak yapabilirsiniz.

BOZKURT DESTANI

Bozkurt Destanı, Çin kaynaklarında kayıtlıdır ve iki ayrı söyleniş biçimi vardır. Ama bu ikisi arasında pek az fark vardır.


Birinci Söyleyiş

Hun Ülkesinin kuzeyinde So adı verilen bir ülke vardı. Burada, Hunlarla aynı soydan olan Gök Türkler otururdu. Bir gün Göktürkler So Ülkesinden ayrıldılar. Bu sırada başlarında Kağan Pu adlı bir yiğit vardı. Kağan Pu'nun on altı kardeşi bulunuyordu. On altı kardeşten birinin annesi bir kurttu.

Annesi Göktürklerce en kutsal yaratıklardan biri olarak bilinen ve böyle kabul edilen bir kurt olduğu için delikanlı, rüzgârlara ve yağmura söz geçirir, bu iki kuvveti buyruğu altında tutardı.

Bununla beraber, So Ülkesindeki yurtlarından ayrılan Göktürkler düşmanlarının baskınına uğradılar.

Bu baskında düşmanlar bütün Gök Türkleri yok ettikleri gibi on altı kardeşten sadece birisi kurtulabildi. Kurtulan delikanlı annesi kurt olan idi.

Bu delikanlının da, birisi yaz diğeri de kış ilâhının kızı olan iki karısı vardı. Baskından sonra her ikisinden ikişer oğlu oldu. Zamanla kalabalıklaşıp çoğalan halk, çocuklardan en büyüğünü kendilerine Hakan seçtiler; o zamanki adı Göktürk dilinde değildi. Hakan seçilir seçilmez Göktürkçe olmayan bu adını bıraktı ve Türk adını aldı.

Ondan sonra Türk on kadınla evlendi, birçok çocukları oldu. İçlerinden Asena adını taşıyan biri hakanlık tahtına geçince boyun adı da Aşina oldu.


İkinci Söyleyiş

Hunların bir boyu olan ve adına Aşina denilen Türk boyu Hazar Denizinin batı taraflarında yerleşmişti. Türklerin ilk atası olarak biliniyordu. Rahat ve huzur içinde otururlarken bir gün ansızın düşmanların baskınına uğradılar. Baskının sonunda kimse sağ kalmadı.

Her nasılsa küçücük bir çocuk bu baskından sağ kalmış bir köşeye sığınmıştı. Düşmanlar onu da gördüler. Fakat, cılız ve küçük bir çocuk olduğu için kimse ondan korkmadı ve ona aldırmadı. Hattâ içlerinden acıyanlar bile çıktı. Ama düşman yine de her ihtimali düşünüp, çocuğu öldürmektense kolunu bacağını kesip orada öylece bırakmayı uygun gördü; düşündükleri gibi yaptılar.

Kolunu bacağını kesip, yan ölü hâle getirdikleri çocuğu alıp bataklıkta bir sazlığa attılar; bırakıp gittiler.

O sırada, nereden çıktığı bilinmeyen bir dişi Bozkurt göründü, geldi, çocuğu emzirdi. Yaralarını yalayıp iyi etti. O günden sonra da, avlanıp getirdiği yiyeceklerle çocuğu besleyip büyüttü, gücünü kuvvetini arttırdı.

Zamanla Bozkurt'un beslediği çocuk gürbüzleşti.

Günlerden sonra bir gün, baskın yapıp Aşina soyunu yok eden düşman başbuğu, kolunu bacağını keserek sazlığa attıkları çocuğun yaşadığını öğrendi. Adamlar gönderip durumu öğrenmek, sağ kaldı ise öldürtmek istedi.

Düşman başbuğunun gönderdiği asker geldiğinde, kolu bacağı kesik gencin yanında bir dişi Bozkurt gördü. Dişi Bozkurt tehlikeyi sezmişti, dişleriyle gerici yakaladığı gibi denizin öte yanına geçirdi; orada da durmayıp Altay Dağlarına doğru götürdü. Orada, her tarafı yüksek dağlarla çevrili bir yaylada bir mağaraya yerleştirdi, onunla evlendi; on oğlan doğurdu!

Mağaranın bulunduğu yayla yeşillikti; serin gür suları, meyve ağaçlan, av hayvanları vardı. Oğlanlar orada büyüdüler, orada evlendiler. Her birinden bir boy türedi. Bunlardan birinin adı da Asine boyu idi.

Asine, kardeşlerinin içinde en akıllı, en gözü pek, en yiğit olanı idi. Bu yüzden Türk Hakanı o oldu.

Soyunu unutmadı. çadırının önüne her zaman, tepesinde bir kurt başı bulunan bir tuğ dikti.

Aradan çok yıllar geçti. Aşina boyuna Asençe adlı bir başka yiğit hakan oldu. Bunun zamanında ise Aşine boyu, bulundukları yerden çıkıp daha güzel yurtlara yerleştiler.


_____________________________


Ergenekon yurdun adı,Börteçine Kurdun adı.



Fetih

Mesaj: 3773
Bu kullanıcının bu kategori altındaki blog mesajlarına git Bu kullanıcının DH Blog sayfasina git


Sisteme Gözat

 2 Nisan 2008; 11:18:52