Şimdi Ara

Zaman Geriye Akar mı Bu Mümkün mü

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
6 Misafir (1 Mobil) - 5 Masaüstü1 Mobil
5 sn
36
Cevap
0
Favori
1.026
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
0 oy
Öne Çıkar
Sayfa: 12
Sayfaya Git
Git
sonraki
Giriş
Mesaj
  • Felsefe disiplininin ve Fizik biliminin açıklamalarıyla zaman geriye akar mı, bu mümkün mü, yani suyun akışını tersine çevirebilir miyiz?


    Not: Zaman makinesiyle başka bir zamana gitmekten bahsetmiyorum. Sadece zamanın yönünü terse çevirebilir miyiz sorum budur.




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Guest-94E0EF87A -- 7 Aralık 2021; 13:48:26 >



  • Fazla bilim-kurgu ve bilim-fantazi filmi izlemek ya da sürekli bu türden kitaplar okumak sağlıklı bir şey değildir. Zaman hiç bir şekilde geriye sarılamaz. Bir kere en başta entropi buna engel. İkincisi zamanı bütün evrende geriye sarmak ancak bir tanrının işidir, bizim gibi faniler sadece bunu hayal edebilir, o kadar. Üçüncüsü zaman felefe ile geri sarılamaz, konunun felsefe ile pek bir ilgisi yok ya da kısıtlı ilgisi var. Zamanı geriye sarmak mümkün olabilirse bunun olası implikasyonları üzerine kafa yorarken kullanılabilir felsefe.


    Zamanı geriye sarmak paradoksal durumlara yol açar ve nedenselliğe aykırıdır. Zamanı geriye sarsan bile insan zihni buna uygun değildir, insan zihni zamanın ileriye akışına göre şekillenmiştir, geriye doğru akan zamanı insan zihni algılayamaz.


    Son olarak, zaman mutlak değildir, referans çerçevesine göre zaten değişmektedir, hatta zamanın varlığı bile tam olarak kanıtlanabilmiş değildir. Biz zaman diye bir şey olduğunu varsayıyoruz, yoksa gerçekte zaman diye bir şey var mı tam olarak emin değiliz. Bilim zamanı default olarak varsayıyor ama içinde zamanın olmadığı fizik kuramları da var. Hatta çoğu fizikçiye göre zaman aslında bir illüzyondur. Zihnimizin şeyleri,olguları ve olayları algılayış biçimi, çerçevesidir. Bir seriye oturtmadan zihnimiz dış dünyayı algılayamaz, zaman belki de sadece zihnimizde var olan bir şeydir.


    Eğer zaman fiziki bir entiti değilse zaten onu ileri-geri sarmak da mümkün değildir. Zaman diye algıladığımız şey belki sadece harekettir. Hareketse enerjidir. Zaman dediğimiz şey enerjinin devinimidir.


    Things move. If they don't, neither time, nor energy could ever exist.

  • Bu filmi geri sarmak gibi degilmi.
    Yaşama aykiri bir durum bence, zamanda geri gidemeyecegimiz kesinde, isik hizina ulasilabilirse ileri gidebilecegimiz mumkun sanirim.
  • bhdrkb B kullanıcısına yanıt

    Şu an insan aklı gerçekten almıyor, ama yüz binlerce yıl sonra çok ileri bir medeniyette bu mümkün değil mi, insan ırkı başarabilir ya da başka bir tür bunu başarabilir mi?

  • Bunun teknolojiyle olabilecegini dusunmuyorum, yani aykiri geliyor. Dusununce tabi cok muazzam bir durum ama kontrol edilebilir bir durum olmazdi. Paradokslar geliyor aklima. Geri sardikca gecmise yolculuk etmis oluyorsun, paradoksun olmadigini dusunursek geriye gittikce yasadiklarinla geriye gidiyor olman lazim. Yani geri gittigin yerde senin gecmisteki halini gormeyecek bizzatbo sen olacaksin.
  • bhdrkb B kullanıcısına yanıt

    Yani şöyle diyeyim hocam. Önce hemen beş yıl geriye saran cihaz tabii ki icat etmek zor olurdu muhtemelen, ilk başta davranışlarımızı ve her şeyi zorla geriye alan 5-6 saniyelik cihazları bulurlar, sonrasında hızlıca davranışlarımızı ve her şeyi geri saran 1-2 yıllık cihazlar bulunur mesela. Usb bellek mantığı yani önce 1gb çıktı sonra 16 gb sonra 64 gb, şu anda 512 gb'ta kadar piyasada var. Yani zaten böyle bir teknoloji icat etseler bile çok zorlanacaklar ve muhtemelen zamanı 3-5 saniye geri alabilecekler ilk başta.




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Guest-94E0EF87A -- 7 Aralık 2021; 18:34:42 >
  • Ama zaman dedigin sana bana goremi sekillenecek, yani zamani bireysel olarakmj geriye saracagiz. Ilginc bir bakis acisi. Diyelimki kiz arkadasina yanlis birsey söyledin, pisman oldun 10 sn geri aldin. Geri geldiginde kiz arkadasin da geri gitmis olmayacakmi. Olmayacaksa zaten soyledigini biliyor olacak. Geri gitmis olmanin bir anlami olmamis olacak. Dolayısıyla zamani kim kontrol etmis olacak. Sen geri aldiginda herkes geri gitmis olacak
  • bhdrkb B kullanıcısına yanıt

    Makineyi 5 sn. geri sardığımızda tüm evren 5 sn. geriye gidecek ama sanırım haklısınız en sağlam cihaz bile bu işlemi yaparken kasabilir ya da yanabilir. İcat edilse bile çok zor icat edilir muhtemelen böyle bir cihaz.

  • Fazla bilim-kurgu ve bilim-fantazi filmi izlemek ya da sürekli bu türden kitaplar okumak sağlıklı bir şey değildir. Zaman hiç bir şekilde geriye sarılamaz. Bir kere en başta entropi buna engel. İkincisi zamanı bütün evrende geriye sarmak ancak bir tanrının işidir, bizim gibi faniler sadece bunu hayal edebilir, o kadar. Üçüncüsü zaman felefe ile geri sarılamaz, konunun felsefe ile pek bir ilgisi yok ya da kısıtlı ilgisi var. Zamanı geriye sarmak mümkün olabilirse bunun olası implikasyonları üzerine kafa yorarken kullanılabilir felsefe.


    Zamanı geriye sarmak paradoksal durumlara yol açar ve nedenselliğe aykırıdır. Zamanı geriye sarsan bile insan zihni buna uygun değildir, insan zihni zamanın ileriye akışına göre şekillenmiştir, geriye doğru akan zamanı insan zihni algılayamaz.


    Son olarak, zaman mutlak değildir, referans çerçevesine göre zaten değişmektedir, hatta zamanın varlığı bile tam olarak kanıtlanabilmiş değildir. Biz zaman diye bir şey olduğunu varsayıyoruz, yoksa gerçekte zaman diye bir şey var mı tam olarak emin değiliz. Bilim zamanı default olarak varsayıyor ama içinde zamanın olmadığı fizik kuramları da var. Hatta çoğu fizikçiye göre zaman aslında bir illüzyondur. Zihnimizin şeyleri,olguları ve olayları algılayış biçimi, çerçevesidir. Bir seriye oturtmadan zihnimiz dış dünyayı algılayamaz, zaman belki de sadece zihnimizde var olan bir şeydir.


    Eğer zaman fiziki bir entiti değilse zaten onu ileri-geri sarmak da mümkün değildir. Zaman diye algıladığımız şey belki sadece harekettir. Hareketse enerjidir. Zaman dediğimiz şey enerjinin devinimidir.


    Things move. If they don't, neither time, nor energy could ever exist.





  • Hareket olmasaydı zaten "varoluş" olmazdı. Mutlak statiklik ile hayat bir arada düşünülebilir mi? Hayatın konuşlanmış referans çerçevesi olarak bizler hareketten (veya değişimden) zaman algısı meydana getiriyor gibi görünüyoruz. Esasında Efesli filozof Herakleitos'un 1500 küsür yıl önce dile getirdiği bir fikir: Varlık hareket veya değişimdir. Aynı akarsuya girenin üstünden farklı sular akar. Varlık yaşamın kendisi gibi kıpır kıpır, katlanan, kıvrılan, kırılan, dönüşen, genleşen, serpilen vb bir şey olmalı. Tüm duyu ve sezgilerim böyle söylüyor. Yaşamın ontolojisini böyle izah ediyor.
  • Yukarıdaki arkadaşın söylediği gibi aykırı. Bunun olabilmesi mümkün değil, bu yer çekimi kanunu ileride kaldırabilir miyiz gibi bir soru. Ancak seyretmek amaçlı geçmişe gidebileceğimizi düşüniyorum müdahale olmadan, eğer çok gelişirsek bu mümkün.
  • erkurt02 kullanıcısına yanıt

    Hocam eski videolar var. Bazı tarihi görüntüleri seyredebiliyoruz. 

  • Zamanı geriye saran makine icat edilir ve aynı zamana geri ilerlediğininde daha ileri gitmek mümkün olmaz
  • Zamani biz uyduruyoruz. Uydurma seyin nereye aktiginin bir onemi yoktur cunku gercek degildir.
  • 1 şimdiki zamanda yaşıyor olmak,

    2 zamanı durdurmak,

    3 zamanı geriye sardırmak,

    4 zamanda geriye gidebilmek,

    5 zamanda ileriye gidebilmek,


    bu beş madde, her türlü geleceği olan bilim ve teknoloji açısından ayrı ayrı da değerlendirilse, sistemin geneline hakim, haliyle evren yani her şeyin içerisinde yer aldığı kainatın sahibi olmadıktan sonra sizce mümkün olabilir mi?





    %100 hakimiyet size ait ise neden olmasın? bu bizim açımızdan mümkün olamayacağı için sadece hayal ediyorum:




    1 nefes almaya başlamadan önce, cinsiyet seçimi yapılması durumunda bile en başarılı yöntem olan pgs ve pgd yöntemi ile cinsiyet tercih etmedeki başarı oranı %99 ve üzeri olsa bile bu konuda %100 hakimiyet yoktur. velev ki tercih tutmuş olsa bile, gerçekleşen olasılık olarak değerlendirilecektir.


    2 zamanı kendiniz veya bir başkası için durdurmak mümkündür gibi görünür ama tabi ki mümkün değildir.


    3 zamanı geriye sardırabilmek için hayal ediyorum: temel anlamda canlı ve cansız olan her türlü varlığın, zamana bağlı olarak gerçekleşmiş olan her türlü eylemini geri alabilmek gerekir. bu nasıl bir ortamda gerçekleşebilir bilemiyorum. maddenin nihayetinde, en küçük yapı taşı keşfedilmiş olsa bile, bu geri sardırma işi başlangıçta oluşturulmuş olan bir sistem için hazırlanmış olan bir kural veya kuralların çalıştırılması ile mümkün olabilir. bu kuralları koyan merci, yasa koyucudan bir başkası olamayacağı için bu sistemin içerisinden hiç bir varlığın bunu başarması mümkün değil. ilginç olan ise insan olarak bunun mümkün olabilirliğini, yapılabileceğini düşünüyor olmaktır. bunu düşünen biri, yaratıcının varlığını dili söyleyemiyor olsa bile gizli de olsa kabul eden, etmiş olan biridir. yani ben ateistim diyen birine inanmayın. dünyada ateist olan biri yok.  


    4 zamanda geriye gidebilmek için önce içinde zamanın yer aldığı bir sistemin dışına çıkabilmeyi başarmak gerekir. sistemin dışına çıkmadan, kendisini zamandan soyutlayarak, zamanda kim, neden geriye gitsin? zengin olmak için mi? ölümsüz olmak için mi? ölen birini geri getirmek için mi? bununla ilgili bir kaç film izlemiştim. yaşadığı olayları sürekli yaşıyor, olayların yönünü değiştirmeye çalışıyordu. kaç sefer ölüp kaç sefer dirilmek var.


    5 zamanda ileriye gidebilmek için de zamanın içinde yer aldığı bir yaşamın sürdüğü diyebileceğimiz, sistemin dışına çıkabiliyor olmak gerekir. aynı şekilde istediği bir zaman diliminde de sistemin içerisine girebilmeyi başarabilmesi gerekir. yani bu da yetki gerektirir. olamaz mı? size yetki verilirse, neden olmasın? bu noktada aklımıza hızır as. getirebiliriz.   acaba kendisinde var olan bilgileri mi kullandı? ya da kendisine o anda iletilen bilgileri? ya da aynı anda farklı zaman dilimlerinde, tek bir ruh ile birden fazla beden ile mi hareket etti? bu noktada da çok değişik şekilde haya gücü kullanmak mümkün.

    < Bu mesaj bir yönetici tarafından değiştirilmiştir >




  • Çevrilemez. Zaman hep ileriye akar, sadece zamanın akış hızı kütleçekiminden dolayı veya maddenin hızına göre değişir. Hızlanan madde için zaman yavaşlar, karadelik gibi madde yoğunluğunun sonsuza yaklaştığı yerlerde de zaman aşırı hızlı akar. orada geçen bir yıl için evrenin sonu gelmiş olabilir diğer canlılar için.




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi canskru -- 28 Aralık 2022; 8:20:5 >
  • Daha kütle çekimini anlayabilmiş değiliz, analiz ediyoruz, ilişki içinde olduğu diğer fizik kurallarını tahmin ediyoruz, mekaniğini keşfettik ve skaler büyüklükleri hesaplayabiliyoruz ama tam olarak kavrayabilmiş değiliz.


    Evren genişiliyor ve büyük patlamadan bu yana devam eden bir patlamanın içindeyiz. Bütün veriler, felsefe ve kültür bunun içinde. İlerde evrenin genişlemesi belki gelebileceği en yüksek olan bir noktaya gelecek, doyuma ulaşıp yavaşlayacak ve duracak. Entrropinin kendisi ile tersine dönecek, entropinin ayna görüntüsü bir implosion başlayacak. Sonra zaman belki tersine akacak, evren mininmum düzensizlik maksimum enerji için çalışacak. Neden olmasın.

  • Torlak Kemal kullanıcısına yanıt

    İnsan zihni konusunda katılmıyorum bu mantıkla uçaklara kimsenin binmemesi gerekirdi.

  • Ömer Hayyam12 kullanıcısına yanıt

    İnsan zihninde zaman algısı 2 kavram üzerinde evrilmiştir. Bunlar entropi ve neden-sonuç ilişkisi. İnsan zihni dış dünyayı bu 2 filtreden geçmiş haliyle algılar. Eğer zaman yolculuğundan söz etmiyorsak - ki o başka bir topik, zamanın geriye işlemesi bu 2 süreci de tersine çevirir ve insan geçmiş ve gelecek algısını yitirir çünkü geçmiş ve gelecek algısını beynimiz, daha doğru bir deyişle temporal lobumuz zamanın 2 özelliğinden türetir: Zamanın akışı ve zamanın geçmesi/geçişi (İngilizcelerini vereyim ki daha iyi anlaşılsın: flow ve passage). Zamanın akışı entropi yönündedir. zamanın geçmesi ise daima geçmişten geleceğe doğrudur. Zamanın geriye doğru akması temporal lobun işleyişini bozar ve zamanda lokasyon kabiliyetimizi yitiririz. En basitinden, zaman geriye akarsa, sonuç nedenden önce gerçekleşir (nedensellik kaybolur) ve insan zihni bunu anlamlandıramaz. Mesele bundan ibarettir.


    Öte yandan, evrenin başlangıcında bir T=0 anı varsayılır ve öncesinde zaman yoktu denir. benzer bir durum evrenin sonunda da yani bugünkü Lamda-CDM modelinin öngörüleri ışığında evrenin ısı ölümü gerçekleştiğinde de geçmiş ve gelecek yok olacaktır çünkü o anda maksimum entropiye erişilmiş olacak ve zaman oku işlevsiz kalacaktır. Evrenin ısı ölümü gerçekleştiğinde geçmiş ile geleceği ayırt etmek imkansız hale gelecektir.


    Yine aynı şekilde atomaltı dünyada da zaman simetriktir, yönsel değildir. Atomlar için geçmiş ve gelecek diye bir şey yoktur.


    Buradan çıkaracağımız sonuç, evrenin başlangıcındaki şartlar bizim zaman algımızı belirledi. Zaman evrenin başlangıcı ile sonu arasına sıkışmış bir kavramsal entiti. Gerçekte zaman diye bir şey var mı çözebilmiş değiliz. Zaman dediğimiz şey belki bu yüzden insan zihninin dış dünyayı algılayabilmek için yarattığı suni bir çerçeve ve ancak o çerçeveden beynimiz dış dünyayı algılayabiliyor. Yani zaman belki de sadece zihnimizin ürünü bir şey. Böyle olması muhtemel çünkü hayvanlar üzerinde yapılan deneylerde bazı hayvanların dakikalar ile saatleri birbirinden ayırt edemediğini gösterdi. Ama memelilerin pek çoğu ayırt edebiliyor. Demek ki evrim yolculuğunda memeli beyinleri benzer basamaklardan geçmiş.





  • Torlak Kemal kullanıcısına yanıt

    Zaman fiziksel entropinin nörolojik düzeye bağlı bilişsel bir fonksiyonuysa ve memelilerdeki nörolojik evrimin kurgusal bir ürünüyse doğadaki genel asimetrinin ve serpilen varyasyonun hem algıyı (evrim yoluyla) biçimlendirmesi hem de algıya yansıması olmalı. Doğa neden ısıl ölüm düzeyinde bir kez kilitli kalmaz da açıkça gayri simetriklik ve çeşitlilik gösterir? Değişim ve farklılaşma neden var? Doğa neden statik ve simetrik değil de varyant (evrimsel gelişme) üretir asimetrik bir dinamizm içerisinde? Parmenides'in yekpare değişmezliğinden ziyade sezgilerimiz Herakleitos'un değişken ve izafi oluş varlığına işaret ediyor. Ama nasıl? "Varlık" nasıl çeşitlenmektedir ve asimetrikleşmektedir? Spontane transformasyonla mı? Galiba evet. Neden - sonuç da David Hume'un işaret ettiği üzere eğer bir insan alışkanlığı ve bilişsel kurgusuysa varlığın transformasyonu ve varyasyonlanmasını açıklamak için aslında bir neden bulmamıza gerek yok mudur? Bu durumda transformasyonun ve çeşitlenmenin varlıktaki içkinliği tüm değişimin ve zamansallığın özüdür. Spontandır. "İlk nedendir" ama aslında malum iptidai A->B bilişsel ilişkilendirmemiz haricinde varlık kendi kendine değişen ve serpilip çeşitlenen fenomenal bütüncül bir varoluş olduğu için bir neden felan da değildir. Sadece "öyle olduğu" için öyledir. Spontandır. Totalde kuantize yani probilistik ve salınımlı karakter gösterir. Kuantum vakumunda bizimki gibi entropik, ısıl ölümle katılaşıp kalacak bir evreni enflasyonist tarzda üretebilir. Oluş felsefesiyle modern fiziğin temel bulgusal ve teorik kavramlaştırmalarını birbirine katarak varlığı ve spontan transformasyonla çeşitlenme ve evrimsel gelişme temelinde "zamansallığı" kendi çapımda açıklamaya çalıştım ama yorumum ne kadar anlamlıdır; bu konuda bir hüküm verecek kadar donanımlı değilim. Analizime neo-Herakleitosçu ve safkan kuantum fiziği merkezli nispeten iptidai ve üstünkörü bir ontoloji muamelesi gösterilebilir, ki açıkça öyledir. Bir M-Kuramı olmaktan tamamen uzaktır. Zaten M-kuramı bulunsa bile herhalde çok açık ki bu forumda bulunmaz.


    Söylediklerimden çıkan konuyla alakalı sonuç ise evrimsel süreç farklı işlemediği sürece (ki böyle işlemesi de muhtemelen imkansız) zamanı "tersinden" yaşayacak varlıkların türemeyeceği ve bizim gibi entropi temelinde evrimleşmiş organizmaların zamanı asla "tersinden", varsayımsal bir anti-entropik örüntü üzerinden deneyimleyemeyeceği.

    < Bu mesaj bir yönetici tarafından değiştirilmiştir >




  • 
Sayfa: 12
Sayfaya Git
Git
sonraki
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.