Şimdi Ara

Yerli Firmalara Olan Düşmanlık Üzerine Açılmış Konudur

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir - 2 Masaüstü
5 sn
402
Cevap
14
Favori
11.344
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri
  • Son Yorum 4 yıl
  • Cevaplayan Üyeler 135
  • Konu Sahibinin Yazdıkları 140
  • Ortalama Mesaj Aralığı 18 saat 15 dakika
  • Son 1 Saatteki Mesajlar 3
  • Haberdar Edildiklerim (Alıntılar) 63
  • Favoriye Eklediklerim 15
  • Konuya En Çok Yazanlar
  • Ado (140 mesaj) dylanobrien (14 mesaj) EXcom_Zkko (10 mesaj) joven (9 mesaj) mavi.baykus (9 mesaj)
  • Konuya Yazanların Platform Dağılımı
  • Masaüstü (78 mesaj) Mobil (120 mesaj) Tablet (10 mesaj) Mini (30 mesaj)
  • @
26 oy
Öne Çıkar
Tüm Forumlar >> Ev Elektroniği ve Elektrikli Ev Aletleri >> Televizyonlar >> Tv Genel >> Yerli Firmalara Olan Düşmanlık Üzerine Açılmış Konudur
Sayfaya Git:
Sayfa:
Giriş
Mesaj
  • Emekli Yönetici
    9371 Mesaj
    Konu Sahibine Özel
    Merhaba;

    Özel Mesaj Yolu ile bana ulaşan @torguehp - @pybs147 - @kemal1414 - @noluftu ve forum içinden yazan bazı arkadaşların isteği üzerine konuyu biraz genişletiyorum; orijinal yazıya hiç dokunmadım o aşağıda devam ediyor. yeni okuyacak arkadaşlara söylüyorum ki konu uzun ve sıkıcı. gelen bilgiler bu yönde en azından :)

    Ben, televizyon bölümü olduğu için sadece televizyon üreticilerinden 1-2 örnek vermiştim. hem onları çoğaltayım hem de sektörü genişleteyim.

    1955 yilinda kurulmuş elginkan. bilinen adi ile E.C.A.
    1979 yılında kurulmuş olan ve bu gün 42 ÜLKEYE ihracat yapmayı başaran bir ATMACA ELEKTRONİK yani SUNNY
    1995 yılında 21 mağaza ile kurulup bu gün mahalle bakkallarının bile yerini almayı başaran BİM
    1964 yılında kurulan ve ilk yıllarda Austin üretip 1966 da yatırımını genişleten BMC
    1994 yılında kurulan ve neredeyse dünya operatör devleri arasına giren TURKCELL
    1975 yılında kurulan ve gururumuz olan ASELSAN
    1994 yılında kurulan BANVİT
    1963 yılında kurulan ve KOÇ holding iştiraki olan OTOKAR
    1973 de ege de kurulan ve ülkenin ilk market zinciri olan TANSAŞ (artık Migros oldu)


    Ve daha adını saymaya kalksak bilinen yüzlerce, bilinmeyenleri ile ise 1000 ler ce markayı neden kötü buluruz? neden şikayet siteleri insanlarımızın tavan yapmış şikayet verileri ile doludur? hep mi üretici veya servis sağlayıcı suçludur?
    Üretmek kavramından ne anlarız? servis hizmetinden beklentimiz nedir? bunları sohbete yönelik bir konu olsun istedim.

    Kültür seviyemizi eleştirdiğimde bana kızan arkadaşlarıma ithaf en de bir kaç bilgi paylaşmak istiyorum. lütfen açınız Türkcell müşteri hizmetlerine ağzına gelen küfrü eden insan kılıklıya bir bakınız. O gencecik kardeşimizin ne suçu vardı da yedi sülalesine küfür edildi? konu neydi? tarife aşım bedeli vs. konu ne olursa olsun insanın insana yapacağı şey mi bu?
    bu konuşma tarzı düşmanlık değil de nedir? sonra bana yazıyorlar ne cüretle konu başlığına düşmanlık yazarmışım. al buyur bu düşmanlık değil de nedir?
    Git sen yıllarca oku, bir şirkete gir müşteri temsilcisi ol. Sonra paketini aşan hesabını bilmeyen müşteri gelsin anana avradına yedi sülalene küfür etsin. O müşteridir haklı olsun ben de bunları yutup insan kalayım, bırakın lütfen böyle şeyleri.
    Yukarıda örnek bir kaç ismini paylaştığım firmalar yatırım yapmış istihdam sağlamış. Fabrika kurmuş veya müşteri hizmetleri iletişim birimi açmış veya tavuk üretim çiftliği kurmuş. Bunlar bu ülkeye yapılan yatırımlardır diye düşünüyorum. eksikleri yanlışları hataları vardır diyorum ama yabancı yatırımcıların böyle hataları yok mu? onlardan her istediğinizi anında alıyor musunuz? her şeyi geçtim sizce artık yerli yabancı kavramı kaldı mı diyorum.

    Markasının ne olduğu veya yerlimi yabancımı olduğu önemli değil X bir Müşteri almış çelik teli eline güzelce inox ankastre ocak yüzeyini temizlemiş. sonra ürün çizildi paslandı dandik berbat diye aramış servisi, servis gelmiş garanti dışı bırakmış, ''Allah belasını versin böyle servisin.'' Neden? garanti dışı bıraktı diye. E peki sen kullanma kılavuzunu okudun mu? Montaj da sana anlatılanları dinledin ve uyguladın mı? O ürün nasıl kullanılır nasıl temizlenir merak edip araştırdın mı? demezler mi adama.

    Bana kalırsa konu sadece üreticiler, üreticinin yerli yabancı olması, ürünlerin kaliteli kalitesiz olması değil. Artık insan yaklaşımlarının da bu konuda büyük rol aldığı düşüncesindeyim.

    Yazımın Geneli yerli malı savunucusu algısı yaratsa da gerçek derdim o değil. evet ben yerli üretimin desteklenmesi taraftarıyım ama körü körüne fanatiklerden değilim. Tesislerini ve uygulamalarını biliyor olmam nedeniyle VESTEL den çok örnek vermem onun savunucusu veya personeli algısı yaratmış o da değil. Gerçek yerli nedir? ne kadarı yerlidir? yerli olsa ne oluyor olmasa ne oluyor? gibi kavramların neleri ne kadar etkilediğinin sizler tarafındaki düşünceleri merak ediyorum.
    bir üniversite adına çalışma yapmıyorum
    bir kurum personeli değilim
    bir siyasi parti mensubu değilim
    yabancı güçler tarafından sizin içinize sokulmuş bir ajan değilim
    fanatik değilim
    promotör değilim
    yabancı düşmanı değilim
    doğan görünümlü şahin değilim

    bunları da şimdiden yazayım ki konudan sapmayalım :)

    Saygılar























    ORİJİNAL YAZI AŞAĞIDADIR (SIKICI BİLGİLER İÇERİR)
    Forumda uzun uzadıya gezip dolaşmam sonucu büyük bir kesimin, gerek yaşadığı tatsız deneyimler ve gerekse kulaktan dolma bilgiler, Ebeveyn etkisi gibi unsurlar neticesi yerli üretimlere oldukça tepkili yaklaştıklarını gördüm. Mutlaka ki sorun yaşayan ve tepki duyan birçok arkadaşım kendi çapında haklılardı fakat benim önerim, gelin bir de bu dünyaya içeriden bakalım. İşler orada nasıl yürüyor, üzerlerindeki baskı nedir? Ticari korkular, piyasa etkisi, siyaset, yabancı ve güçlü markaların etkileri vs vs

    Öncelikle ben kimim ve bu yazımın güvenilirlik kaynağı nedir o güven sorununu ortadan kaldıralım. 2005 yılında yerli üretimlerden birinde neredeyse en alt kademede görev alarak başladım. Branşım elektronik ve bilişim ürünleriydi. Zaman içerisinde elektronik atölye şefi-sorumlu-müdür gibi ünvanlar alıp sonrasında müşteri hizmetleri genel müdürlüğüne bağlı kalite sistemleri ve eğitim müdürlüğünde ortak operasyonlarda eğitmen olarak görev almaya başladım. Yaşar üniversitesinden işletme yönetimi eğitimi ile Sakarya üniversitesinden BİDE S4 sertifika sahibiyim.

    Konuya başlamadan önce şu hususta mutabık kalalım ki ben hiçbir kurumun sözcüsü savunucusu avukatı veya takıntılısı değilim. Nasıl ki sizlerin burada görüş bildirme hakkı var ise ben de aynı haktan yararlanıp burada bir yazı yazma gereği duydum. Bazı yazılanlardan farklı olarak ben belirttiğim her hususu elimden geldiğince bir kaynağa dayandırmaya yani gerçeklikten saptırmamaya çalıştım. Yazımda mümkün olduğunca ‘’ben bu işi biliyorum’’ ispatı gibi akademik bir dil kullanmak yerine halk dilini tercih ettim, sürç-i lisan ettiysem affola 

    Yerli üretim nedir?

    Arkadaşlar bu cümlede anlatılmak istenen, bir ürünün üreticisi isen, o ürünün içeriğinde kullanılan tüm unsurları ham maddesinden başlayarak kendi koşulların ile yapmak anlamında değildir. Gerçek yerli üretim ile sizin anladığınız yerli üretim arasında ki en temel fark burada ortaya çıkmaktadır. Bizim yerli üretim karşıtı birçok arkadaşımıza, ‘’ana kartımızı kendimiz yapıyoruz’’ dediğimizde düşman gibi bize saldırır ‘’ entegresini nerede yapıyorsunuz’’ sorusu sorarlardı. Elbette ki entegresini/transistörünü biz yapmıyoruz. Bırakın entegreyi direnç dahi yapmıyoruz. Ancak anlayamadığınız husus şu. Bu firmalar entegre üreticisi değil, televizyon üreticisi firmalardır. SONY firması da bravıa serisinde kendi teknolojisini üretmiyordu o zaman, zira bravıa serisi tüm SONY tv lerde SAMSUNG panel kullanılmıştır. Yine eski tamirciler bilir ki televizyon SONY olmasına karşın içerisinde kullanılan tüner modülü PHILIPS, entegresi NEC/SANYO oluyordu ve bunlar kabul edilir durumlardır ve bu yeni bir uygulama değil bahsettiğim tüner örneği 20-30 yıl öncesine kadar dayanır.
    Sizin mantıkla yaklaşırsak eğer, şampuan üreticilerinin sodium citrate, Cocamidopropyl Betaine, Ammonium Lauryl Sulfate gibi tüm kimyasal bileşenleri kendileri üretiyor olmaları lazım.
    Veya en basit zeytincinin dahi, zeytin üretiminde kullanılan tuz, sitrik/laktik asit, ferroglukonat, alkali, potasyum sorbat gibi tüm kimyasalları da kendisi üretiyor olması lazımdı. Ama adı üstünde o bir zeytinci, kimyager değildi.
    İşte elektronik veya beyaz eşya sektöründe de durum bundan farklı değil. Çamaşır makinesi üreten bir şirketi, makinenin gövdesini yapmakta kullandığı sacı üretmemekle suçlayamazsınız. Televizyon üreticisi bir şirketi de, anakartın tümdevrelerini oluşturan komponentleri üretmemekle suçlayamazsınız.

    Bu kısa örnekler sonrası üretimin temel mantığının ne olduğunu anladığımıza göre artık bu yerli üretim düşmanlığının halka neden bu derece yaygınlaştığını somut örneklerle anlamaya çalışalım. Şahsi düşüncem milletçe zaten birbirimize olan büyük bir güven sorunumuz var. Kesinlikle siyasete girmem zira benim dalım değil ancak her ne olursa olsun en önce siyasetçilerimize, gazetecilerimize, sanayicilerimize güvenmiyoruz. Bunun altında işçi sömürü düşünceleri, iktidara yakın durma çabaları, daha çok para kazanma hırsını öncelikli sıraya koyabiliriz. Olayın sosyopolitik kısımlarını bir yana bırakıp teknik kanattan yani fiyat/performans bağlantısından gidecek olursak eğer, geçmiş dönemlerde yaşanan ucuza mal edip pahalıya satma ve cebini doldurma politikaları nedeniyle teknoloji üreticilerine de güvensizliğimizin tavan yapması gayet anlaşılır bir durum diye düşünüyorum. Güncel durum şu dur ki artık büyük ölçüde (!) saydam bir politika izleyen üreticiler, müşteri hizmetleri-müşteri yönetimi programları ile üretim kanatlarındaki kaliteyi sosyal platformlara geniş ölçüde taşıyarak kullanıcılarına da sunmaya başladılar. VESTEL in üretim tesislerini görenler, ülkemiz topraklarında bu derece büyük ve ileri teknoloji yatırımın hayranı olsa da, yine halkımızın büyük bölümü şirketlerin ücret politikaları ve sömürü düzene olan inançları nedeniyle de yerli üretimlere uzak durabiliyor ve hatta nefret besleyebiliyorlar. Oysaki düşünmek gerekir, bu sitemde bulunan arkadaşlar acaba yurtdışında ki eşdeğer kuruluşlarda işçi düzeni nasıldır bunu araştırmışlar mıdır? Çok merak ederim bir SAMSUNG fabrikasında çalışan alt seviye işçiye nasıl bir ödeme sistemleri vardır veya hangi mesai şartlarında çalıştırılmaktadırlar ki bizim ülkemizdeki koşullardan daha üstün olabilme olasılıkları olabilir. Tüm bu büyük kuruluşların mesai koşulları ve İSG uygulamaları uluslararası standartlarda değil miydi? Bu durumda nasıl olurda bir SAMSUNG fabrikasındaki alt sınıf işçi ile ARÇELİK firmasındaki alt sınıf işçi arasında uçurum farklar olabilir. Bakınız ülkeler arası refah düzeyi değil buradaki konumuz. O yüzden Avrupa standartlarında bir işçinin asgari ücreti ile alabildikleriyle ülkemiz şartlarında bir işçinin asgari ücretle alım gücü arasındaki farkı birbirine karıştırmamak lazım.

    Gelelim bu düşmanlığın ürün kalitesi kaynaklı olduğunu söyleyenlerin boyutuna. Yukarıdaki açıklamalarımda da belirttiğim üzere, örneğimizi televizyondan verecek olursak eğer, üretimde kullanılan komponentlerin üretimlerinin zaten burada (ülkemizde) yapılmadığını belirtiştik. Sizlere bu konuda küçük bir senaryo yazmak isterim ki teknik arkadaşlar haricinde herkes daha rahat anlayacaktır söylediklerimi. Bu nedenle işin hem teknik kısmını hem de halk dilini arka arkaya yazacağım.

    Varsayıyorum ki bu forumda birçok konu açılmasına sebep olan HI-LEVEL (HI-LEVEL48UHL950 3D ) marka televizyonumuzu satın aldık. Ürün VESTEL servis güvencesinde ve üretim de yine VESTEL Manisa fabrikalarında yapıldı. Ürünü aldınız, büyük hevesle kurdunuz her şey gayet güzel, bütün performans değerlerini zorladınız, ufak tefek hoşunuza gitmeyen şeyler oldu ama genel anlamda çok beğendiniz ve ürünü kullanmaya devam ettiniz. Aradan geçti 4 ay ve bir gün sabah kalktınız tv açmak istediniz, bir baktınız ki ürün hiç açılmıyor hatta stby ışığı dahi yanmıyor. VESTEL firmasına lanetler okuyarak küfürler ede ede müşteri hizmetlerini aradınız. Bir ton afra tafra ile o hiç suçu olmayan CC AGENT diye tabir ettiğimiz müşteri temsilcisine arıza kaydı bıraktınız. Yetkili servis elemanları geldi, sanki bu dandik(!) malı üretenler o gelen teknisyenlermiş gibi onlara da bir sürü söylendiniz afra tafra yaptınız zira 1799TL para saydığınız ürün daha 4 ayda arıza yapmış. Şimdi senaryonun bu kısmında biraz teknik detay gireyim. Ürün üretiminde 17IPS20R9 (gerçek bilgi) besleme kartı kullanılmıştır. Yani internel power supply bir güç kaynağı. Şimdi teknik birimler bilir ki, SMPS dediğimiz switch mode power supply üniteler güçlerini şebekeden alırlar. Üretim esasına göre 140-250 volt arası stabil enerjide hiç sorunsuz, çıkış değerleri olan 1.8-3.3-5-12-24 gibi voltajlarda milim bile sapma yapmazlar. Buraya kadar her şey normal, fakat az önce yazdığım cümlede enteresan bir kelime vardı. Bu kelime STABİL di. Yani üretici size diyor ki ‘’ sevgili kullanıcı, sen bu ürüne 140 volt ac de versen, 250 volt ac de versen ben çıkış gücü değerlerinde sapma yapmam’’. Zaten 250 voltu aşacak olursa da varistör devreye girerek kendisini kısadevre edecek ve IPS kart üzerindeki sigortayı açıkdevre konuma alıp güvenlik unsurlarını yerine getirmiş olacaktı. Sorun şu ki, güvenlik prosedürü olan bu uygulamaya sizler arıza diyeceksiniz çünkü bu noktadan sonra ürününüz çalışmayacak. Enerji dağıtım şirketleri bizlere STABİL dediğimiz sağlıklı bir enerji sunamamaktalar. Bunun sonucunda şebeke sistemimiz sürekli olarak bölgesel farklılıklar ile 180 ile 240 arasında ani değer değişimleri göstermektedir ve bu değişimler günün 24 saati her an ama her an olmaktadır. Regülasyon dediğimiz sistem burada devreye girmekte, şebeke giriş voltajı ne olursa olsun çıkış dc değerleri asla değişmemektedir. Sorun şu ki regülasyon ile birlikte bu sefer absorbasyon da devreye girer. Bunu da şöyle açıklayayım. Karın kaslarınızın çok geliştiğini ve ultra dayanıklı olduğunuzu farz edelim. Güç gösterisinde bulunmak adına arkadaşınıza karın kaslarınızı yumruklatacak kadar da sadist olduğunuzu kabul edelim. 1 yumruk, 2 yumruk, 3 yumruk bravo hepsini absorbe ettiniz yani dayanıklılığınız sayesinde gerilimi emdiniz. Peki, gelin bu yumruk sayısını 20 – 30 – 50 – 100 yapalım. Şimdi bir cevap rica ediyorum. Bu yumrukları ne kadar daha absorbe edebilirsiniz? İşte şebeke gerilimi tarafından sürekli yumruklanan besleme kartınız bir an bu dengesiz gerilimi absorbe edemediği zaman diliminde başınıza gelene ARIZA, sizin ağzınızdan çıkan cümlelere de biz KÜFÜR diyoruz 

    Gelelim arıza ile ilgili kısa bir bilgi vermeye. Oluşan arızanız ya primer ünitede fet kısadevresi. Ya da seconder ünitede tepe gerilimini aşıp rms değerine ulaşan diyot kısadevresidir. Dikkat ederseniz arıza aslında kendiliğinden oluşmadı, Şartlar buna zorladı. Şimdi yabancı hayranı arkadaşlarımız hemen şunu söyleyecek ‘’aynı prize bağlı SAMSUNG vardı o neden bozulmadı’’ birincisi bu teknik olarak ne kadar mümkündür biraz tartışmak lazım. Hatırlarsanız yine bu yazımda şunu dile getirmiştim. TV üreticisi olmak ile komponent üreticisi olmak ayrı şeylerdir. Bu doğrultuda komponentleri biz üretmediğimize göre, aynı panel unsurunda olduğu gibi zaten onlar ne kullanıyorsa biz de aynısını kullanmıyor muyuz? SAMSUNG ve LG de kullanılan komponentler altın gümüşten yapıldı da VESTEL ve ARÇELİKTE yapılanlar tenekeden mi yapıldı? Arıza neydi? Diyot kısadevre. Diyot dediğin şey nedir? Yapısal değerlerine göre silisyum veya germanyum madenlerinden yapılan ac/dc çevirici komponent diyelim (hadi girmeyelim çok teknik detayına). Peki, bu diyot dediğimiz mesela UF504 ün üreticisi kim? Veya kimler? JGD -MCC –DIOTEC- SEMIKRON vs vs peki üretim değerleri yani rms değerleri ısı değerleri uluslararası standartlarda mı? Evet, o halde neden ARÇELİK TV de bozulsun da LG TV de bozulmasın bu diyot birisi lütfen mantıklı bir açıklama yapsın bana. Neden bir Allah’ın kulu da çıkıp demez ki ‘’ üretimde sorun yok, sağlıksız enerji hatlarımız yüzünden televizyonumuz bozuldu.’’ Ben nedenini size söyleyeyim. Satın almış olduğunuz TV nin muhatabı kim ise siz onu sorumlu tutarsınız da ondan. Ne yazıyor televizyonun önünde? ARÇELİK. O zaman ‘’lanet olsun Arçelik’e’’ ne yazıyor? VESTEL. O zaman ‘’lanet olsun Vestel’e’’ ne yazıyor ‘’ SAMSUNG’’ o zaman ‘’ lan dur priz bozuldu galiba bu TV bozulmaz koskoca SAMSUNG’’. İşte akademik açıdan buna PARADİGMA deniyor arkadaşlar. Yerli üretime karşı paradigmalarımızdan kurtulmalıyız artık. Kabul edelim üretim yerli olunca negatif ön yargılarımız tavan yapıyor.

    Bazı sohbetlerde daha önce dile getirmiştim. Sizin AVRUPA AVRUPA diyerek bayıla bayıla satın aldığınız birçok marka yine bizim topraklarımızda ve yine VESTEL Manisa fabrikalarında üretilmektedir. Örnek olarak TOSHIBA ve HITACHI yi yazabilirim. Bunun dışında, FINLUX, TECHWOOD, TEKNİKA, REGAL, SEG, TELEFUNKEN, NEXON, TVİSİON, HILEVEL, PANASONIC vs vs diye sayarak bitiremeyeceğim kadar marka. Sizin varsayımınız ile dandik(!) olan yerli üretimler bu derece kötü ise, sizin hep el üstünde tuttuğunuz Avrupalılar neden üretimlerini burada yaptırıyor? Gelin soruyu şöyle değiştireyim. TOSHIBA gibi bir markanın TELEVİZYON üretiminden sorumlu bir müdür olsanız, size bu derece geniş yetkiler verilse ve araştırma yapsanız, bu araştırmalar sonucu bir firmada karar kılsanız ve üretimden sonra ürün sahaya sürülünce ürünler bomba gibi patlasarsa ne olur.? Ürünler alanın elinde kalsa, o üretimin takibinden sorumlu olan müdür olarak kariyerinizin sonuna gelmişmisiniz dir sizce? Bence iş hayatınız bitmiştir. Dolayısı ile bir anlaşmanın altına imza atacaksanız, o üretim tesislerini önce gidip yerinde inceler, iş güvenliği standartlarına bakar, üretim kalitesini ve kaynaklarını, tedarikçilerini, gelmişini geçmişini incelerim. Bu kadar detaylı kontrollerden geçip HITACHI veya TOSHIBA gibi markaların üretimlerini dahi yapan veya yapmayı başaran bir şirket sizce bazı şeyleri aşmamış mıdır artık? Bu noktada birçok kullanıcıda ise şöyle bir soru işareti oluşuyor kafalarda. ‘’Yerli üretimlerden iç piyasaya verilen ile dış piyasaya verilenlerin kaliteleri bir değil’’. Hayır, arkadaşlar bu da tamamen yanlış bir bilgidir. Bunu da şöyle açıklayayım. Üretim de kullanılacak olan anakartların veya besleme kartlarının iş emirleri marka veya modellere göre değişmemektedir. Kaliteleri değişmez ancak üretilecek modele göre port bağlantı soketleri ile yazılımları fark etmektedir. Örnek vermek gerekirse, HI-LEVEL televizyonda kullanılan 17MB100 dediğimiz anakartın işlemcisi ve bu işlemcinin kapasitesi ile yetkinlikleri bellidir. sadece üretim anlaşmasına göre bu kapasite ve yetkinliklerin ne kadarının ve hangi portların kullanılacağına karar verilir. Yani 17MB100 anakart ile üretilecek olan HI-LEVEL 55’’ bir üründe 3 HDMI port kullanılacaksa port bağlantıları ve yazılımı ona göre, ancak aynı anakart 48’’ üründe kullanılacaksa 2 HDMI port bağlantısı ve ona göre yazılım uygulaması yapılabilmektedir. Sonuç olarak kartlar üretilirken hangi MARKA da kullanılacağına değil, hangi özelliklerinin ve hangi panelde kullanılacağına göre de üretiliyor. Mesela PANASONIC TX-55CXW304T LED TV305LB/MB100 örneğinde olduğu gibi PANASONIC için Vestel tarafından üretilen televizyonda V23308703 kodlu anakart kullanılmış. Yani bu bir 17MB100 anakart. Hal bu ki HI-LEVEL üründe de, VESTEL 55UA8900 üründe de yine 17MB100 anakart kullanılmıştır. Sadece aynı anakartın kullanılacağı panele ve üretim anlaşmasına göre üzerine özellikleri eklenmiş veya eklenmemiştir. Ekte bir resim mevcut. Bu resimde MB100 dediğimiz anakartın hangi ürünlerde kullanıldığını görebilirsiniz. Ancak yine dikkat edeceğiniz üzere her birinde farklı kod var zira her kullanıldığı ürünün farklı özellikleri ve panel ölçüleri mevcut.

    Verdiğim bu örneklerden de anlayacağınız üzere bu işin artık yerlisi yabancısı kalmamıştır. Bazı markalar dışında yabancı dediğiniz ürünlerin de zaten bu topraklarda üretildiğini anlamış oldunuz umarım. Yönetim politikalarında hatalar vardır, ürün üretimlerinde hatalar vardır, müşteri yaklaşımlarında hatalar vardır vs vs asla itiraz etmem bunlara. İtiraz ettiğim tek konu. Tüm bunlar sadece bizim üretimimiz ürünlerde yaşanan sorunlar değildir. Dünya genelinde tüketicilerin oldukça bilinçlenmiş olması, ülkemiz sınırlarında geçerli olan 6502 sayılı tüketiciyi koruma kanununun etkileri, sosyal paylaşım sitelerinin etkisi ile kitlelerin birbiri ile daha etkin iletişim halinde olmaları gibi birçok unsur, geçmişi bu günden ayıran en önemli etkenlerin başında yer almaktadır. Tüketiciler olarak elbette hakkımızı arayalım. İstediğim tek şey, bunu yaparken bilgi dağarcığımıza güvenecek bilgilere sahip olalım. Mesela 6502 sayılı tüketiciyi koruma kanununun 56 ve 84 üncü maddeleri bize ne söylüyor bunu bilelim. Şebeke kaynaklı arızalarda servislerin neden ürünlere garanti harici hizmet verdiğini ama sizi kurtarmak adına verdikleri rapor ile yine aynı kanun kapsamında hizmet veren enerji sağlayıcı şirketin zararınızı nasıl tazmin etmek zorunda olduğunu bilin. Neden şebeke kaynaklı arızalarda üretici firmaların bir kusuru olmadığını anlayın. Servis personeli ile didişmenin sizin işinizi uzatmaktan başka işe yaramayacağını unutmayın. Şu forumda yapılan bir çok yorumu okuyorum hep ‘’ bağırdım çağırdım çıktım’’ , ‘’ açtım telefonu ağzıma ne geliyorsa söyledim’’ gibi söylemler mevcut. Ne geçti ki elinize bağırarak hakaret ederek.

    Neden, taktik insansız hava aracı yapan VESTEL gibi yerli bir şirket takdir edilmez. Neden savunma sanayine yazılım üzerine çalışan VESTEL gibi yerli bir kuruluş desteklenmez. Neden bu kadar nankör insanlarız ki KOÇ grubunun ülke tarafından en sevilen bir ferdi vefat ettiğinde arkasından tüm sosyal mecrada belalar okunur. Çekirdekte 102.000 çalışanı olan ve dolaylı yollardan bir milyon kişiye ekmek kapısı açan, ARÇELİK markasını da bünyesinde bulunduran koca holding neden birileri için hedef tahtasına oturtulmuştur. İçinizden işveren olanlara soruyorum. Hanginiz vasıfsız personelinize ‘’ yahu bu ülkede asgari ücret 1300TL ama ben sana 2600TL vereceğim’’ diyebiliyor. Veya hanginiz vasıflı olanına ‘’seni kuşadasına tatile yolluyorum’’ cümlesini kuruyor. Ben yaptım arkadaşlar, şirketim bünyesinde 20 dolayında personelime asgari ücretin 877TL olduğu 2013 yılında, vasıfsız tüm personelin maaşını teşvik adı altında 1000TL yaptım. 1000TL maaşı olan Vasıflı personelime ‘’ özverili çalışıyorsun bu nedenle maaşını 1300TL yaptım’’ dedim ki böyle bir beklentisi ve talebi dahi yoktu. İşveren olarak bu yaklaşımıma Mükâfat olarak ilerleyen zamanda personelimin birisi rapor aldı işe gelmedi, işe gelmediği bu 1 ayda taşeron olarak başka şirkete gizli gizli iş yaptı. Bir diğerine uzmanlık belgesi aldım ve tüm masraflarını ben karşıladım o da bu belge sayesinde rakip şirkete geçti daha yüksek maaş ile. Bir diğeri şirketin aracını çarptı korkusundan arabayı da olduğu yerde bırakıp kaçtı. Bir başkası işi bırakmak için şirkete gelmeye dahi gerek görmedi, şirketin arabasını yanındaki bir diğer personel ile yollayıp kendisi dahi gelmedi hem de 10 gün önceden aldığı maaşı ile birlikte. Tüm bunlar şirket arşivinde hepsinin özlük dosyalarında kayıtlı. Hiç kusura bakmayın arkadaşlar öyle oturduğumuz yerden sallamakla olmuyor bu işler. Biz daha 20 kişinin hikâyesi ile uğraşmak istemiyorken bahsettiğimiz şirketler on binlere istihdam sağlıyor ve halen ayaktalarsa demek ki doğru yoldalar. Bu gün, kendi temelinde hiçbir bilgi birikimi olmadan ARÇELİK gibi bir firmaya bela okuyanlara sesleniyorum. Lütfen daha iyi şirketleri siz kurun, alın yüz binlerce personel ve hepsini 5000 er TL maaş ile çalıştırın. Bakın bakalım size ‘’ helal olsun patron’’ diyecekler mi? Bakın bakalım şikâyet edecek bir unsur bulacaklar mı bulmayacaklar mı? Kabul edelim arkadaşlar, işveren işgöreninden, işgören ise işvereninden memnun değil. Ülkede işsizlik var diye ana haber bültenlerine konu yapanlar, cevap alamadığımız personel ilanlarını neden haber yapmazlar o da ayrı merak konusudur.

    Uzatmayayım sıkıcı olmasın. Hiçbir şey tek taraflı değil sevgili dostlar.

    Sıkıcı olmaması adına yazımı burada bitiriyorum ama bu konu bitmez :)
    Sevgiler Saygılar.





    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Ado -- 30 Ocak 2016; 19:34:15 >







  • Yarbay
    6359 Mesaj
    Tüm yazıyı okumadım çok uzun ama benim düşmanlığım vestelin öncülüğünde cumhurbaşkanına çıkılarak ben para kazanamıyorum yabancı firmalara ek vergiler getirin böylece kimse yabancı ürün alamasın bizim malları alsınlar. Demelerinden sonra özellikle evime bedava olsada vestel sokmuyorum. Diğer markalarada aynı bakmaktayım. Ben seçim özgürlüğümü kısıtlıyorlarsa bende biraz daha bekler para biriktirir gidip yabancı marka alırım bukadar basit.



    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
  • Emekli Yönetici
    9371 Mesaj
    Konu Sahibine Özel
    quote:

    Orijinalden alıntı: guguk

    Tüm yazıyı okumadım çok uzun ama benim düşmanlığım vestelin öncülüğünde cumhurbaşkanına çıkılarak ben para kazanamıyorum yabancı firmalara ek vergiler getirin böylece kimse yabancı ürün alamasın bizim malları alsınlar. Demelerinden sonra özellikle evime bedava olsada vestel sokmuyorum. Diğer markalarada aynı bakmaktayım. Ben seçim özgürlüğümü kısıtlıyorlarsa bende biraz daha bekler para biriktirir gidip yabancı marka alırım bukadar basit.

    Merhaba;
    Yazımı yazarken bu tepkilerin geleceğini biliyordum o nedenle baştan belirttim ki girmeyeceğim vergi konusuna.
    Sadece şunu belirtmek isterim ''kazın ayağı öyle değildi'' diyebilmek için.
    Nasrettin Hoca'nın filler hikayesini bilirsiniz. Timur'un huzuruna çıkmak üzere yola çıkarken alınan karar, yolda yaşanan kayıplar,Hocanın yalnız kalışı ve sonra yola çıkılan asıl amacın tam ters etkisi durum ile karşı karşıya kalmalarını da hatırlarsınız mutlaka.
    Bu durum da farklı değil. işin iç yüzü muhtemelen yıllar sonra ortaya çıkacak. Ancak bazı şeyler değişince.




  • Emekli Yönetici
    9371 Mesaj
    Konu Sahibine Özel
    quote:

    Orijinalden alıntı: joven



    Tüketici olarak kendi adıma yerli markalardan beklentim

    iyi bir servis hizmeti Müşteriyi iyi dinlemek sorunun ne olabileceği neden kaynaklanabileceği
    hususunda bilgiye sahip olmak işte bu nokta çok önemli hem marka hemde müşteri mağduriyeti
    yaşanmaması için dürüstlük her daim şirket politikası olmalıdırki müşteri size itimat etsin ürün alırkenede sorun yaşarkenede


    Elbette en büyük haklı beklentilerin başında, verilen bedelin karşılığında kalitede bir ürün ve satış aşamasında vaat edilen kalitede satış sonrası hizmet.
    |
    |
  • Emekli Yönetici
    9371 Mesaj
    Konu Sahibine Özel
    quote:

    Orijinalden alıntı: joven

    Bence yerli markaların vizyon eksikliği var
    mesela markayı öne çıkartacak ürünlere gerekli çalışmalar yapmıyorlar tasarımda
    ürün malzeme kalitesinde teknolojik özellikleri ile marka değerini öne çıkartacak
    yatırımlar ve AR-GE çalışması yeterince yapılmıyor

    Marka bilinirliğini insanların zihnine aklına kalbine deyim yerinde ise tüm benliğine yerleştirmek için gerekirse bir müddet karından fedakarlık ederek vizyon sahibi güvenilir bir marka olduğunu ortaya koyacakki müşteri o markayı benimsesin


    Kısmen katılırım bu düşüncenize, yaşadığım ama şirket sırrı olması nedeniyle açıklayamayacağım bir olay bunun en basit örneğidir. yabancı marka baskısı nedeniyle bir model ürünü daha erken piyasaya sürebilmek adına verilen mücadelelerin sonuçlarını iyi bilirim. bu noktada işte ''kısmen'' katılma konusu devreye giriyor. işte aslında argeye yapılan bir yatırım var, fakat teknoloji hırsızlığı da var. pazardaki daha önce hiç yapılmamış unsuru bulup piyasaya süremeden önce rakip yabancı firma başka bir teknoloji sürüp payı daraltmasın diye AR-GE ''daha hazır değil'' demesine rağmen ''kervan yolda düzelir'' mantığı ile piyasaya sürülen ürünler var. ha bu bahsettiğim ürün ömrüne veya kalitesine etki eden bir şey olmasa da, neticede bahsettiğim baskının ne derece etkili olduğunu ispat eden bir durumdur.
    prestij ürün adı altında sizin de belirttiğiniz gibi vizyon ürünler üzerinde daha çok durulabilir. pazar payı korkusu ile ''hazır değil'' denilen ürünü bekletecek cesarete sahip olmak lazım.
    |
    |




  • Emekli Yönetici
    9371 Mesaj
    Konu Sahibine Özel
    quote:

    Orijinalden alıntı: joven

    Her malın bir müşterisi vardır mantığını iyi irdelemek gerek günümüzde tv almak isteyipte para hususunda
    sıkıntısı olmayan birçok insan eder fiyatının çok altında
    hemde dünyaca markalara deyim yerinde ise para bayılmaktadırlar

    Bu ihtiyacı karşılıyacak bir baba yiğit çıksa eminimki
    çok para kazanır


    İki sene önce hatırı sayılır bir fiyata tv aldım
    Forumda Hidefman nik simli bir arkadaşın deyimiyle
    Gittik Japon'a bayıldık

    evimdeki neredeyse bütün teknolojik cihazlar revizyon üründür. işin içinde olunca ne o kadar para vermeye değer diyorum ne de illa yeni çıkan her teknolojiyi almaya uğraşıyorum.
    55'' çift ekran televizyonum varken, panel üretimlerinde bir türlü önüne geçemedikleri sehim sorununa istinaden yaşanan ışık sızması nedeniyle gıcık olup, halen salonumda ısrarla defansif backlıght teknolojisine sahip 5 yaşındaki 46'' LCD televizyonumu kullanıyorum. 55 olanını diğer odaya koydum oraya gidersem arada bakıyorum.
    yani hocam bu işin Japon'u Amerikalısı kalmadığından, şartlar neyi gerektiriyorsa onu kullanıyorum önünde hangi ismin yazdığı pek önemli olmuyor benim için :)
    |
    |




  • Yarbay
    5175 Mesaj
    Hadi ben de Vestel özelinde gördüğüm eksiklilkerden birini yazayım. Ürünlerin spesifikasyonlarını belirtmekte çok çok zayıflar. Hatta o kadar zayıflar ki, Çin'de merdiven altı tabir edilen abidik gubidik markalar bile "bu konuda" Vestel'den daha iyi.

    Mesela yeni satın aldığım Vestel 48UA9300'dan örnek vereyim. Bi'kere ürünün kullanma kılavuzuna sitelerinden ulaşmak mümkün değil. Birisi bi'yerlerden edinip Yandex Disk'e falan atmış da, denk gelirsek oralardan indirmeye uğraşıyoruz. İndirdik diyelim; HDMI girişlerinin kaçı 2.0 destekli; ARC desteği var mı, MHL desteği var mı, varsa hangilerinde var? Dahili Wifi modülü hangi iletişim standartlarını destekliyor? Ya da ne bileyim en basitinden bu TV kaç watt elektrik tüketiyor? Net bir bilgi yok.

    Super Motion Rate diye ikonları falan yerleştirmişler, ama 55 inç olanında hareketli görüntüleri iyileştiren Movie Sense özelliğini varken, 48 inç olanda bu yok. E ben alırken bu özelliği de göz önünde bulundurmuştum, olmadığını aldıktan sonra görmüş oldum. Ne olacak şimdi? Hangi boyutta hangi özellik var, hangisinde yok; ancak aldığınızda görüyorsunuz, piyango gibi.

    Cihazların adam gibi hangi özelliği taşıdığı, hangi özelliği taşımadığı internet sitelerinde veya en azından kullanma kılavuzlarında açık şekilde belirtilmesi lazım. Cihazın üzerinde başka, web sitesinde başka, kullanma kılavuzunda başka elektrik tüketim değerleri yazıyor şuan. Wireless AC standartını desteklemesine rağmen kullanma kılavuzunda sadece b/g/n desteklediği yazıyor. Yine yukarıda bahsettiğim HDMI ARC özelliği var, ama kılavuzda bahsi bile geçmemiş. Bunlar yıllık bilmemkaç milyon TL cirosu olan bir marka için komik eksiklikler.




  • Yüzbaşı
    379 Mesaj
    kisa ve öz;teknolojiyi bulan, buluşunu patent hâline getirenmi, yoksa kendini akıllı zanneden mühendislermi? yabancı teknoloji siteleri takip edip ben buldum diyenmi, bari elin çinlisi kopyayi adam akıllı yapıyor, sahada yoklar Arge piyasası yok , en yakın teknoloji droneler hadi üretime başlasana telefonlar gibi hayatımızın her kademesinde girecekler, tahmini 10 yıl içinde, inanılmaz bir pazar payı alsana saha argesi .....



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi edessa2017 -- 25 Ocak 2016; 19:38:49 >
  • Emekli Yönetici
    9371 Mesaj
    Konu Sahibine Özel
    quote:

    Orijinalden alıntı: EXcom_Zkko

    Hadi ben de Vestel özelinde gördüğüm eksiklilkerden birini yazayım. Ürünlerin spesifikasyonlarını belirtmekte çok çok zayıflar. Hatta o kadar zayıflar ki, Çin'de merdiven altı tabir edilen abidik gubidik markalar bile "bu konuda" Vestel'den daha iyi.

    Mesela yeni satın aldığım Vestel 48UA9300'dan örnek vereyim. Bi'kere ürünün kullanma kılavuzuna sitelerinden ulaşmak mümkün değil. Birisi bi'yerlerden edinip Yandex Disk'e falan atmış da, denk gelirsek oralardan indirmeye uğraşıyoruz. İndirdik diyelim; HDMI girişlerinin kaçı 2.0 destekli; ARC desteği var mı, MHL desteği var mı, varsa hangilerinde var? Dahili Wifi modülü hangi iletişim standartlarını destekliyor? Ya da ne bileyim en basitinden bu TV kaç watt elektrik tüketiyor? Net bir bilgi yok.

    Super Motion Rate diye ikonları falan yerleştirmişler, ama 55 inç olanında hareketli görüntüleri iyileştiren Movie Sense özelliğini varken, 48 inç olanda bu yok. E ben alırken bu özelliği de göz önünde bulundurmuştum, olmadığını aldıktan sonra görmüş oldum. Ne olacak şimdi? Hangi boyutta hangi özellik var, hangisinde yok; ancak aldığınızda görüyorsunuz, piyango gibi.

    Cihazların adam gibi hangi özelliği taşıdığı, hangi özelliği taşımadığı internet sitelerinde veya en azından kullanma kılavuzlarında açık şekilde belirtilmesi lazım. Cihazın üzerinde başka, web sitesinde başka, kullanma kılavuzunda başka elektrik tüketim değerleri yazıyor şuan. Wireless AC standartını desteklemesine rağmen kullanma kılavuzunda sadece b/g/n desteklediği yazıyor. Yine yukarıda bahsettiğim HDMI ARC özelliği var, ama kılavuzda bahsi bile geçmemiş. Bunlar yıllık bilmemkaç milyon TL cirosu olan bir marka için komik eksiklikler.

    Öncelikle bu yapici eleştiriler icin teşekkür ederim. bu ilettiginiz konularla ilgili yarin ofise gittigimde gerekli yerlerle gorusup sorunun ne oldugunu ve nasil cozulecegini arastiracagim. muhtemelen mesai bitimine kadar sizi de bilgilendirmis olurum :)



    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >




  • Emekli Yönetici
    9371 Mesaj
    Konu Sahibine Özel
    quote:

    Orijinalden alıntı: next20

    kisa ve öz;teknolojiyi bulan, buluşunu patent hâline getirenmi, yoksa kendini akıllı zanneden mühendislermi? yabancı teknoloji siteleri takip edip ben buldum diyenmi, bari elin çinlisi kopyayi adam akıllı yapıyor, sahada yoklar Arge piyasası yok , en yakın teknoloji droneler hadi üretime başlasana telefonlar gibi hayatımızın her kademesinde girecekler, tahmini 10 yıl içinde, inanılmaz bir pazar payı alsana saha argesi .....

    haksizlik etmeyelim üstadım yerli firmalarimizin patenti kendisine ait bir cok uretimi var.



    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
  • Yüzbaşı
    379 Mesaj
    quote:

    Orijinalden alıntı: Ado


    quote:

    Orijinalden alıntı: next20

    kisa ve öz;teknolojiyi bulan, buluşunu patent hâline getirenmi, yoksa kendini akıllı zanneden mühendislermi? yabancı teknoloji siteleri takip edip ben buldum diyenmi, bari elin çinlisi kopyayi adam akıllı yapıyor, sahada yoklar Arge piyasası yok , en yakın teknoloji droneler hadi üretime başlasana telefonlar gibi hayatımızın her kademesinde girecekler, tahmini 10 yıl içinde, inanılmaz bir pazar payı alsana saha argesi .....

    haksizlik etmeyelim üstadım yerli firmalarimizin patenti kendisine ait bir cok uretimi var.

    Ben bir vatandaşım evimde yerliurun var sadece tv yabancı isim ama 5 yıllık , şimdi onun seviyesine bir tv almayi dusunuyorum. firma uhd pro serisini çıkarmış, işte tek farkla yabancı firmayı alırken gözüm kapalı aldım halada memnunum , alacağım yerli ürün 2016 ,bayilerinin söylediğine göre sayımlar bitince ürünler teşhire gelecek, ancak teshir ürünü izleyip ,karar vereceğim , bir misal vereyim bundan 8-9 yıl önce dvixplayer aldım vestelden, hatta siparişim doğrudan manisa üretim merkezinden geldi, ne yaptım biliyormusunuz , dvd kizigina sürekli açıp kapatma yolunu buldum, dvd kızağı 2 saat Artema Musluğu gibi aç kapa yapıyordu , ne kadar süre test ettim bilemiyorum, sonra söyle bir mesaj yazdım vestele ; sony terk ediyorum sizin ürünüz kullaniyorum yazdım sonra beni aradılar ciddimisiniz çok mutlu olduk dediler , yani sadece ben veya bizler mutlu olmak istemiyoruz onların da mutlu olmasını istiyoruz ...hakkini vermek bu olsa hocam..



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi edessa2017 -- 25 Ocak 2016; 21:04:09 >




  • Emekli Yönetici
    9371 Mesaj
    Konu Sahibine Özel
    quote:

    Orijinalden alıntı: next20


    quote:

    Orijinalden alıntı: Ado


    quote:

    Orijinalden alıntı: next20

    kisa ve öz;teknolojiyi bulan, buluşunu patent hâline getirenmi, yoksa kendini akıllı zanneden mühendislermi? yabancı teknoloji siteleri takip edip ben buldum diyenmi, bari elin çinlisi kopyayi adam akıllı yapıyor, sahada yoklar Arge piyasası yok , en yakın teknoloji droneler hadi üretime başlasana telefonlar gibi hayatımızın her kademesinde girecekler, tahmini 10 yıl içinde, inanılmaz bir pazar payı alsana saha argesi .....

    haksizlik etmeyelim üstadım yerli firmalarimizin patenti kendisine ait bir cok uretimi var.

    Ben bir vatandaşım evimde yerliurun var sadece tv yabancı isim ama 5 yıllık , şimdi onun seviyesine bir evimde kullandığım bir firma uhd pro serisini bak işte tek farkla yabancı firmayı alırken gözüm kapalı aldım halada memnunum alacağım yerli ürün 2016 bayilerinde söylediğine göre sayılar bitince ürünler teşhire gelecek ancak teshir ürünü izleyip karar vereceğim , bir misal vereyim bundan 8-9 yıl önce dvixplayer aldım vestelden hatta siparişim doğrudan manisa üretim merkezinden geldi ne yaptım biliyormusunuz dvd kizigina sürekli açıp kaptma yolunu buldun dvd kızı 2 saat Artema Musluğu gibi aç kapa yapıyordu ne kadar süre test ettim bilemiyorum sonra söyle bir mesaj yazdım vestele ; sony terk ediyorum sizin ürünüz kullaniyorum yazdım sonra beni aradılar ciddimisiniz çok mutlu olduk dediler , yani sadece ben veya bizler mutlu olmak istemiyoruz onların da mutlu olmasını istiyoruz ...haKlinik vermek bu olsa hocam..

    bence bu dur



    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    |
    |




  • Yarbay
    5175 Mesaj
    quote:

    Orijinalden alıntı: Ado


    quote:

    Orijinalden alıntı: EXcom_Zkko

    Hadi ben de Vestel özelinde gördüğüm eksiklilkerden birini yazayım. Ürünlerin spesifikasyonlarını belirtmekte çok çok zayıflar. Hatta o kadar zayıflar ki, Çin'de merdiven altı tabir edilen abidik gubidik markalar bile "bu konuda" Vestel'den daha iyi.

    Mesela yeni satın aldığım Vestel 48UA9300'dan örnek vereyim. Bi'kere ürünün kullanma kılavuzuna sitelerinden ulaşmak mümkün değil. Birisi bi'yerlerden edinip Yandex Disk'e falan atmış da, denk gelirsek oralardan indirmeye uğraşıyoruz. İndirdik diyelim; HDMI girişlerinin kaçı 2.0 destekli; ARC desteği var mı, MHL desteği var mı, varsa hangilerinde var? Dahili Wifi modülü hangi iletişim standartlarını destekliyor? Ya da ne bileyim en basitinden bu TV kaç watt elektrik tüketiyor? Net bir bilgi yok.

    Super Motion Rate diye ikonları falan yerleştirmişler, ama 55 inç olanında hareketli görüntüleri iyileştiren Movie Sense özelliğini varken, 48 inç olanda bu yok. E ben alırken bu özelliği de göz önünde bulundurmuştum, olmadığını aldıktan sonra görmüş oldum. Ne olacak şimdi? Hangi boyutta hangi özellik var, hangisinde yok; ancak aldığınızda görüyorsunuz, piyango gibi.

    Cihazların adam gibi hangi özelliği taşıdığı, hangi özelliği taşımadığı internet sitelerinde veya en azından kullanma kılavuzlarında açık şekilde belirtilmesi lazım. Cihazın üzerinde başka, web sitesinde başka, kullanma kılavuzunda başka elektrik tüketim değerleri yazıyor şuan. Wireless AC standartını desteklemesine rağmen kullanma kılavuzunda sadece b/g/n desteklediği yazıyor. Yine yukarıda bahsettiğim HDMI ARC özelliği var, ama kılavuzda bahsi bile geçmemiş. Bunlar yıllık bilmemkaç milyon TL cirosu olan bir marka için komik eksiklikler.

    Öncelikle bu yapici eleştiriler icin teşekkür ederim. bu ilettiginiz konularla ilgili yarin ofise gittigimde gerekli yerlerle gorusup sorunun ne oldugunu ve nasil cozulecegini arastiracagim. muhtemelen mesai bitimine kadar sizi de bilgilendirmis olurum :)

    Rica ederim. Finlux'un UK sitesinde panelde kullanılan led aydınlatma tipine kadar yazarken, Türkiye müşterisine bu baştansavma durumu reva görmeleri hoş değil. Hem bu "Vestel bu bilgileri vermediğine göre kendisi bile ne olduğunu bilmiyor" algısına sebep olabilir.

    Ulaşabilme şansınız varsa iletmenizden ben de memnun olurum.




  • Teğmen
    135 Mesaj
    48ua9400'ü Teknosa'da ilk gördüğümde müşteri hizmetlerinden bilgi almaya çalıştım ama çoğu özellikten haberleri yok. Hala Vestel sitesinde ürünler yok bile.
  • Emekli Yönetici
    9371 Mesaj
    Konu Sahibine Özel
    quote:

    Orijinalden alıntı: ANIL.K

    48ua9400'ü Teknosa'da ilk gördüğümde müşteri hizmetlerinden bilgi almaya çalıştım ama çoğu özellikten haberleri yok. Hala Vestel sitesinde ürünler yok bile.

    48UA9400 diye benim bildiğim bir modelimiz yok. model den emin misiniz acaba?

    Teşekkürler
  • Emekli Yönetici
    9371 Mesaj
    Konu Sahibine Özel
    quote:

    Orijinalden alıntı: EXcom_Zkko

    quote:

    Orijinalden alıntı: Ado


    quote:

    Orijinalden alıntı: EXcom_Zkko

    Hadi ben de Vestel özelinde gördüğüm eksiklilkerden birini yazayım. Ürünlerin spesifikasyonlarını belirtmekte çok çok zayıflar. Hatta o kadar zayıflar ki, Çin'de merdiven altı tabir edilen abidik gubidik markalar bile "bu konuda" Vestel'den daha iyi.

    Mesela yeni satın aldığım Vestel 48UA9300'dan örnek vereyim. Bi'kere ürünün kullanma kılavuzuna sitelerinden ulaşmak mümkün değil. Birisi bi'yerlerden edinip Yandex Disk'e falan atmış da, denk gelirsek oralardan indirmeye uğraşıyoruz. İndirdik diyelim; HDMI girişlerinin kaçı 2.0 destekli; ARC desteği var mı, MHL desteği var mı, varsa hangilerinde var? Dahili Wifi modülü hangi iletişim standartlarını destekliyor? Ya da ne bileyim en basitinden bu TV kaç watt elektrik tüketiyor? Net bir bilgi yok.

    Super Motion Rate diye ikonları falan yerleştirmişler, ama 55 inç olanında hareketli görüntüleri iyileştiren Movie Sense özelliğini varken, 48 inç olanda bu yok. E ben alırken bu özelliği de göz önünde bulundurmuştum, olmadığını aldıktan sonra görmüş oldum. Ne olacak şimdi? Hangi boyutta hangi özellik var, hangisinde yok; ancak aldığınızda görüyorsunuz, piyango gibi.

    Cihazların adam gibi hangi özelliği taşıdığı, hangi özelliği taşımadığı internet sitelerinde veya en azından kullanma kılavuzlarında açık şekilde belirtilmesi lazım. Cihazın üzerinde başka, web sitesinde başka, kullanma kılavuzunda başka elektrik tüketim değerleri yazıyor şuan. Wireless AC standartını desteklemesine rağmen kullanma kılavuzunda sadece b/g/n desteklediği yazıyor. Yine yukarıda bahsettiğim HDMI ARC özelliği var, ama kılavuzda bahsi bile geçmemiş. Bunlar yıllık bilmemkaç milyon TL cirosu olan bir marka için komik eksiklikler.

    Öncelikle bu yapici eleştiriler icin teşekkür ederim. bu ilettiginiz konularla ilgili yarin ofise gittigimde gerekli yerlerle gorusup sorunun ne oldugunu ve nasil cozulecegini arastiracagim. muhtemelen mesai bitimine kadar sizi de bilgilendirmis olurum :)

    Rica ederim. Finlux'un UK sitesinde panelde kullanılan led aydınlatma tipine kadar yazarken, Türkiye müşterisine bu baştansavma durumu reva görmeleri hoş değil. Hem bu "Vestel bu bilgileri vermediğine göre kendisi bile ne olduğunu bilmiyor" algısına sebep olabilir.

    Ulaşabilme şansınız varsa iletmenizden ben de memnun olurum.

    Merhabalar;
    gerekli yerlere ilettim. bir kaç cevap aldım ancak tamamı bitince yazarım buraya.
    |
    |




  • Yüzbaşı
    773 Mesaj
    quote:

    Orijinalden alıntı: Ado

    quote:

    Orijinalden alıntı: ANIL.K

    48ua9400'ü Teknosa'da ilk gördüğümde müşteri hizmetlerinden bilgi almaya çalıştım ama çoğu özellikten haberleri yok. Hala Vestel sitesinde ürünler yok bile.

    48UA9400 diye benim bildiğim bir modelimiz yok. model den emin misiniz acaba?

    Teşekkürler

    49ua9400
    Bu sene çıkardı vestel. Ayrıca Şöyle bir pdf dosyasına ulaştım fakat model isimlendirme piyasaya göre farklı ve kafa karıştırıcı. + Vestel Televizyon almaya karar verdiğinizde tam teknik bilgileri edinmek imkansız gibi.


    http://vestelinternational.com/en/file/catalogues/d9c800af81058a3b9310b1a512ed5e31-7764186480116014976.pdf




  • Teğmen
    135 Mesaj

    Kusura bakma 49 olacaktı, Teknosa sitesinde 15 gündür var sanırım.

    http://www.teknosa.com/arama?s=ua9400
    |
    |
    Ado kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
  • Emekli Yönetici
    9371 Mesaj
    Konu Sahibine Özel
    quote:

    Orijinalden alıntı: Barış Can

    quote:

    Orijinalden alıntı: Ado

    quote:

    Orijinalden alıntı: ANIL.K

    48ua9400'ü Teknosa'da ilk gördüğümde müşteri hizmetlerinden bilgi almaya çalıştım ama çoğu özellikten haberleri yok. Hala Vestel sitesinde ürünler yok bile.

    48UA9400 diye benim bildiğim bir modelimiz yok. model den emin misiniz acaba?

    Teşekkürler

    49ua9400
    Bu sene çıkardı vestel. Ayrıca Şöyle bir pdf dosyasına ulaştım fakat model isimlendirme piyasaya göre farklı ve kafa karıştırıcı. + Vestel Televizyon almaya karar verdiğinizde tam teknik bilgileri edinmek imkansız gibi.


    http://vestelinternational.com/en/file/catalogues/d9c800af81058a3b9310b1a512ed5e31-7764186480116014976.pdf



    Merhaba;

    tamam 43-49-55 ise sorun yok teşekkür ederim bilgi için. diğer konudaki karışıklık iç piyasadaki isimlendirme ile yurtdışı satış isimlendirmeleri farklı olduğundan kaynaklanıyor olabilir. ekte bir resim koydum sistemde de sizin belirttiğiniz gibi isimler farklı. anladığım kadarıyla genel talep, ürünü aldıktan sonra içindeki kullanma kılavuzunu okumaktansa satın almadan önce kullanma kılavuzuna ulaşıp incelemek yönünde. ben 9400 kullanma kılavuzunu size ulaştırıyorum. genel kılavuz taleplerinizde de elimden geldiğince yardımcı olurum. ama bunları herkesin indirebilmesi adına genel bir çalışma yapılması yönde gerekli birimlerle görüşecEĞİM.

    http://dosya.co/6h9p821wf7zf/Kullanim_Kilavuzu_9400.pdf.html





    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Ado -- 26 Ocak 2016; 18:25:10 >




  • Emekli Yönetici
    9371 Mesaj
    Konu Sahibine Özel
    quote:

    Orijinalden alıntı: ANIL.K

    Kusura bakma 49 olacaktı, Teknosa sitesinde 15 gündür var sanırım.

    http://www.teknosa.com/arama?s=ua9400
    quote:

    Orijinalden alinti: ANIL.K

    Kusura bakma 49 olacakti, Teknosa sitesinde 15 gündür var sanirim.

    http://www.teknosa.com/arama?s=ua9400

    Rica ederim. tüm modelleri ezbere bilme imkanym olmady?yndan ben de hata yapmy? olabilirim diye sizden teyit etme gere?i duymu?tum :)
    ben bir kullanma kylavuzu payla?tym sizin için. siz onu bir inceleyin, o esnada ben de EXcom_Zkko arkada?ymyzyn bahsetti?i di?er konularla ilgili de yine burada o soru i?aretlerini gidermeye çaly?aca?ym.
    t?k
    |
    |




Sayfaya Git:
Sayfa:
Reklamlar
Pubg mobile uc
Radyo Dinle
Ko Cuce
backlink paketleri
Bu sayfanın
Mobil sürümü
Mini Sürümü

BR5
0,531
1.2.165

Reklamlar
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.