|
az önce şans eseri youtube'da aşağıdaki videoyu gördüm ve izledim. denis villeneuve günümüzdeki en parlak yönetmenlerden birisi. son olarak bilimkurgu janrının yüzüklerin efendisi olarak anılan the dune kitap serisinin filmini çekmişti. şahsi fikrimce gelmiş geçmiş en iyi uyarlamalardan birisini çekti. kitabı okuyan-okumayan herkes filmden keyif alabilirken kitabı okuyanlar içinse detaylarda boğulmak çok çok daha keyifli çünkü kitaplarda 20-30 sayfa anlatılan detaylar filmde saniyelik sekanslarla gösteriliyordu ve kitabı okuyan birisi bunları daha rahat anlayıp daha da keyif alabiliyor. In this episode of "Notes on a Scene," 'Dune' director Denis Villeneuve breaks down the scene where Paul Atreides (Timothée Chalamet) is challenged to a test, the Gom Jabbar, to see if his humanity will overcomes his animal impulses. A poisoned needle is held to his neck to incentivize him to complete the test. Denis explains how he built such a tense scene with the layering of an ancient aesthetic and visual effects.
See DUNE in theaters beginning Friday, October 22.
Still haven’t subscribed to Vanity Fair on YouTube? ►► http://bit.ly/2z6Ya9M
Want to stay in the know? Subscribe to Vanity Fair Magazine and be exquisitely informed ►► http://vntyfr.com/2RuQGW2
ABOUT VANITY FAIR
Arts and entertainment, business and media, politics, and world affairs—Vanity Fair’s features and exclusive videos capture the people, places, and ideas that define modern culture.
'Dune' Director Denis Villeneuve Breaks Down the Gom Jabbar Scene | Vanity Fair https://www.youtube.com/watch?v=GoAA0sYkLI0video kısmına gelirsek, sahnenin çekimleri ile ilgili bilgi verirken zaten defalarca yazara atıfta bulunan yönetmen, 8.45 civarlarında diyor ki "ne zaman ne yapacağıma dair şüpheye düşsem kitabı açıp baktım. çekim esnasında, post production esnasında, her zaman takıldığım yerde kitaba döndüm. set boyunca kitap incil gibi elimizdeydi, ne zaman şüpheye düşsek doğrusunu göstermesi için ona başvurduk". şimdi baktığımız zaman elimizdeki yönetmen adını sanını duyurmuş, mevcut adı geçen sayılı yönetmenlerden biri haline gelmiş. ben yaparım kafasına girmek yerine, olabildiğince orjinal metine bağlı kalıyor ve gerisi ortada. bu konuda tolkien'in hayırsız torunlarından birinin fazla kitaba bağlı kaldı diye eleştirdiği peter jackson ve yüzüklerin efendisinin güzelliğini de unutmayalım. öbür tarafta, kitaba fazla bağlı kalıp "bağnaz" olmayan yeni uyarlamalara bakıyoruz. elimizde rings of power ve zaman çarkı gibi müthiş potansiyeli olup rezil rüsva olan işler var. yani yeteneğini tüm dünyaya kanıtlamış koskoca denis villeneuve kalkıp ben orjinalinden iyisini yapacağım, hepiniz parmaklarınızı yiyeceksiniz diye şov yapmayıp esere bağlı kalıp müthiş bir iş çıkartıyorsa adı sanı duyulmamış, hiçbir elle tutulur işi olmayan genç herifler kalkıp tolkien'in dünyasını daha iyi yerlere getireceğiz diye iddialı söylemlerle diziye başlayıp sonra temel kurgu kurallarını bile bilmeden iş yapmamalı demektir. bence bu son gelişen ahlak normlarının aşırı bir uçtan bir uca hızlı değişimiyle batıda inanılmaz bir kafa karışıklığı var. bu da inanılmaz haksızlıklar doğuruyor, transların kadınlarla aynı kategoride yarışıp fiziksel üstünlükleriyle kadınları sporun dışına itmesi gibi, ve hollywood gibi sektörlerde de inanılmaz liyakatsizlik durumu var gibi gözüküyor. son 5 yıla bakarsanız hiçbir alanda hiçbir düzgün film veya dizi çıkmıyor neredeyse. yapılacak her işin bir kendi senaryosu var bir de "abi günümüzden mesaj vermemiz şart" diye zorlanan ikinci bir senaryosu, ve bunu alın birleştirin diyorlar. günün sonunda 1300lerde geçen bir filmde 2023 harlem diyalogları duyuluyor. çok klişe bir söz vardır, faşizm susma zorunluluğu değil konuşma zorunluluğudur diye. şimdi herkes ben ırkçı değilim abi diye bir şey kanıtlamak zorunda hissedip daha da cılkını çıkartmak zorunda hissediyor kendini. |
|
_____________________________
|




Yeni Kayıt

Konudaki Resimler






