Şimdi Ara

yeni s80 D5 ikinci el pazarı (3. sayfa)

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir (1 Mobil) - 1 Masaüstü1 Mobil
5 sn
45
Cevap
0
Favori
7.673
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri
  • Son Yorum 12 yıl
  • Cevaplayan Üyeler 13
  • Konu Sahibinin Yazdıkları 8
  • Ortalama Mesaj Aralığı 10 gün 17 saat 54 dakika
  • Son 1 Saatteki Mesajlar 1
  • Haberdar Edildiklerim (Alıntılar) 6
  • Konuya En Çok Yazanlar
  • ylçntş (9 mesaj) hesheit (8 mesaj) honestwriter (8 mesaj) noktanınsâbiti (8 mesaj) noyton (3 mesaj)
  • @
0 oy
Öne Çıkar
Giriş
Mesaj
  • noyton ve ylçntş öncelikle küstah tavırlarınız için sizi kınıyorum. ancak size yine de cevap vereceğim. zira aslında okuduğunuzu anlamanızda ne denli sorunlara sahip olduğunuz ortaya çıkacak. ayrıca kavramlar konusunda da ciddi sorunlarınız var.(ingilizce eksiğinizi saymıyorum bile)

    quote:

    Orijinalden alıntı: noyton

    Çok küçük gerilmelerin ve ısı geçişlerinin bile verimde önemli etkisi var. Bundan dolaı bloklar farklı üretilmekte.



    blokların farklı üretildiğini bilmek için mühendis olmaya gerek yok. zira sıkıştırma oranları farklı. tabi ki fiziksel oalrak farklı olacaktır. bana lütfen blokların farklı işlemlerden geçirildiğini gösteren belge referans veriniz.

    quote:

    Orijinalden alıntı: noyton

    Bu da bir yanılgı, aynı materyalin akma ve çekme dayanımları çok farklı olabiliyor. Mesela size şöyle bir örnek vereyim;
    Aynı en boy ve alana sahip iki metal plaka , örneğin çelik, aynı karbon oranlarından olsa bile, geçirdiği ısıl işlemlerden dolayı ve içerisindeki binde bir oranında bile olan alaşımlama elementinin etkisi ile akma ve çekme dayanımı en az 4-5 kat değişebiliyor.



    öncelikle size materyalin anlamından bahsedelim de kafalar karışmasın. materyal(ya da metaryal) anlam olarak malzeme gereç demektir. yani metaryal sizin sandığınız gibi metal anlamına gelmiyor. o nedenle kavram karmaşası yaşamışsınız. metaryali silindir bloğunun yapımında kullanılan madde anlamında kullandım. sonuçta aynı maddeden(metaryal) yapılan iki motorun arasında statik hesaplamalar hariç çok ciddi sağlamlık farkları olmaz. daha basit anlatalım zira sorun oluyor. ben bir metali aldım. ısıl işleme tabi tuttum ve bir metaryal elde ettim. bundan hem dizel motor hem de benzinli motor ürettim. mesela ikisi de 1600cc silindir hacmine sahip olsun. sonuç olarak iki motor arasında sağlamlık, kullanım ömrü arasında çok da ciddi farklar olmaz. tabi birini diğerinin iki katı kalınlığında yapmazsanız -ki aradaki kalınlık farkının bu kadar bariz olmadığını çok iyi biliyoruz.

    quote:

    Orijinalden alıntı: noyton

    Sayın noktanınsâbiti, Odtü mezunu arkadaşlar ingilizce biliyorlar değil mi? Şurayı bir okuyabilirmisiniz:


    The air is then compressed with a compression ratio typically between 15 and 22 resulting into a 40-bar (4.0 MPa; 580 psi) pressure compared to 8 to 14 bars (0.80 to 1.4 MPa) (about 200 psi) in the petrol engine. This high compression heats the air to 550 °C (1,022 °F). At about this moment, fuel is injected directly into the compressed air in the combustion chamber.




    öncelikle çeviriyi yapalım da yapamayanları aydınlatalım. mealen deniyor ki silindir içine hava o kadar basınçla gönderiliyor ki havanın sıcaklığı silindir içinde 550°C ye çıkıyor. öncelikle bu motorun çalışma sıcaklığı değil. silindir içine üflenen havanın yakıt patlamadan önceki sıcaklığı. zaten yakıt patladığı anda bu sıcaklık daha da artıyor. motorun sıcaklığı 90derecedir.(celcius) silindir içi sıcaklıkta da ylçntş nin dediği yine doğru değil zira benzinlilerde benzinin tutuştuğu an silindir içi sıcaklık 100derece değil 2000derece dizellerde ise 600derece değil 2400derece. kaynak için tıkla zaten benzinli motorların silindir içi sıcaklığının 100derece olduğunu iddia etmek çok komik. kolonya bile daha yüksek sıcaklığa çıkarır.

    quote:

    Orijinalden alıntı: noyton

    6 bar ile 22 bar arasındaki basınç farkını ancak bu asınçlara maruz kalınca anlayabilirsiniz.. 6 bar basınç 61 ton/m2 basınç uygularken, 22 bar da yaklaşık 224 ton/m2 uygulanır. Bu değerler ile ikisinin aynı blok olduğunu söylememiz mümkün olmaz.



    diyorum ya okumada sorun var diye. ikisinin aynı blok olduğunu hiçbir zaman söylemedim. zaten fiziki olarak farklılıkları da olmak zorunda. bu sonucu nasıl çıkarıyorsunuz nereden çıakrıyorsunuz anlamıyorum. yukarı da açıkladım zaten ne demek istediğimi.

    quote:

    Orijinalden alıntı: noyton

    Sanırım ylçntş arkadaş mühendislik eğitimi aldığı için fazla ayrıntılı ve detaylı düşünüyor ama bilmiyor ki herkes mühendis değil...



    işte bu yoruma gerçekten çok güldüm. mühendislik disiplini deney sonuç odaklı bir eğitim bilimidir. o nedenle gözlemlere dayanır. hiçbir mühendislik bir fizik ve bir matematik bölümü kadar detayla uğraşamaz. çünkü işine yaramaz. zaten uğraşmamalıdır da. zira matematik ve fizik soyut kavramlar üzerine çalışır. ancak mühendislik somut kavramları yorumlar. bir somut kavramın soyut kavramdan daha detaylı olması mümkün değildir. kaldı ki bir insanın haklılığını ispatlamak için aldığı iki dersi referans göstererek "merak etmeyin biz detaylı düşünüyoruz başkası anlamaz" tarzı yorumlara sığınması zavallılıktan başka bir şey değildir.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi noktanınsâbiti -- 14 Nisan 2010; 0:52:31 >




  • haklısın sen bu işi bizden daha iyi biliyorsun sana meslek hayatında basarılar dılıyorum.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi ylçntş -- 14 Nisan 2010; 0:59:31 >
  • @ylçntş ,

    estağfurullah sonuçta ben bu işle hobi olarak uğraşan bir insanım. ancak ilk mesajlarındaki "bilgin yeterli değil, herkes bilgisi kadar konuşur" tadındaki saygısız mesajlarından sonra bu noktalara gelmen biraz manidar.ancak ben bakıyorum araştırıyorum. aynısını sana da tavsiye ederim. zira göstermiş olduğun "hazır dizel araba almışım da mühendislik kimliğimin arkasına saklanarak atıp tutayım ve dizellerin bazı dezavantajlarının olmadığını iddia edeyim böylece dizel araç alarak ne kadar yerinde davranışta bulunduğum ortaya çıksın" zihniyetinden ziyade benim yaptığımı yapman tam da öğrenciyken senin de yararına olacaktır. sonuçta benim bir mesleğim var. ona rağmen araştırmama devam ediyorum. üstelik senin daa bir mesleğin olmamasına rağmen mevcut tutumunu bırakıp doğruyu araştırıp öğrenmeni ilerideki iş hayatında başarılı olman için tavsiye ederim.

    edit: istanbul cındıl volvonun sahibi hikmet ustanın aşağıdaki linkte yazdığı mesaj şu şekildedir;
    "motor kasya göre hafif kalıyor piyasada yeni olmasına ragmen birkaçtane 1.6D motoru yaptım genellikle araçlar çok sıkıştırılıyor sonuç ya hararet yada turbo çok sıkışmada aşırı ısınmalarda burçlarında boşluk oluşuyor ve sonucunda piston tepesine yag basıp vuruntular oluşuyor motorda bir çok sorun oluşuyor yeni birtane motor yapıyorum hararetten dolayı tabiki usta olarak benim kanatim. 1.6 dieselden fazla birşey beklememek lazım yeterince s40 veya v50 diesel lerde güç 2.0 dan aşşagı olmamalı"
    sonuçta benzinli bir motorda bunlarla karşılaşma ihtimaliniz daha düşük.
    link:http://www.volvom.net/forum_posts.asp?TID=433&KW=bur%E7&PID=4208#4208



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi noktanınsâbiti -- 14 Nisan 2010; 1:18:53 >




  • yahu üstadım, bak bunu sen yazmışsın.
    quote:


    benim bildiğim bir firmanın ürettiği motorda kullandığı metaryal aynı.


    Bir kaç mesaj sonra materyalin ne olduğunu tanımlamışsın sonra da, ne yazdığına bakmadan...
    Arkasından, ben bloklar ve diğer elemanlar aynı demedim ki demişsiniz, sonra da aynı olmadığını bana kanıtlayın, belge getirin demişsiniz.

    Ben bir şey anlamadım bu işten.

    Benim alıntıladığım kısımda anlatmaya çalıştığımım şuydu, motorun 90 C de çalıştığını söylemişsiniz, hava 550C iken nasıl oluyor da 90 C de çalışıyor motor. (çalışma anı sıcaklığından bahsediyorum zira sizin söylediğiniz gibi bir motorda 10cm genleşme olması için çalışma anı sıcaklığı önemlidir, zira genleşecek parçalar burada yer almakta. Ki böyle bir genleşme de olmaz zaten, hatta pistonda bir kaç mm bile ölümcüldür.)

    Ama bu hatadan dönüp MOTOR DERSI Ders notlarından gerçek bilgiyi bulduğun için de tebrik ediyorum.
    İşte o dersi bende aldım, sınavına girdim, kitaplarını yuttum. Şimdi senin motor 90C de çalışıyor demen mi küstahlık yoksa bunun aksini anlatmak mı?

    Eğer adap ve üsluptan bahsedeceksek, önce sınırlarımız bilelim, ben kalkıp matematikle ilgili bir şey atıp tutmadan önce , bildiğimden kesinlikle emin olsam bile, internetten okuduğum bir kaç "how-to" dan önce, sizi dinler ve fikrimin doğruluğunu, aksini ispat etmeye çalışmadan test ederdim.

    @ylçntş da bazı yerlerde acele cevap yazmış sanırım -belki sinirle- ama karşılıklı saygı ve sevgi çerçevesinde konuşup tartışmak için buradayız. Yoksa burada yazı yazmam bana ne ün ne de para kazandırıyor... Bir çoğumuz için öyledir...

    edit:
    (benzınlı araclar 100 derece civarıyken dızle araclar 600 derece cıvarında calısırlar)

    sanırım burada anlatmaya çalıştığı benzin ve dizel yakıtın kaynama/yanma sıcaklıkları aslında ders kitaplarında boiling range diye geçer.
    Bu değer benzin için 40 C - 205 C iken dizel için 250 C - 400 C dir. 100/600 kıyaslamasını buna göre yapmış olabilir arkadaş. Yine de açıklarsa seviniriz.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi noyton -- 14 Nisan 2010; 8:58:58 >




  • quote:

    Orijinalden alıntı: noyton

    Bir kaç mesaj sonra materyalin ne olduğunu tanımlamışsın sonra da, ne yazdığına bakmadan...
    Arkasından, ben bloklar ve diğer elemanlar aynı demedim ki demişsiniz, sonra da aynı olmadığını bana kanıtlayın, belge getirin demişsiniz.

    Ben bir şey anlamadım bu işten.



    burada anlamayacak birşey yok. yazdıklarımı tam olarak okumuyorsunuz. yukarıda yazdığım mesajda kullandığım ifade "blokların farklı üretildiğini bilmek için mühendis olmaya gerek yok. zira sıkıştırma oranları farklı. tabi ki fiziksel olarak farklı olacaktır. bana lütfen blokların farklı işlemlerden geçirildiğini gösteren belge referans veriniz. "
    bakın ne diyorum; bir daha açıklayayım, blokların farklı olduğunu çalışma prensiplerinin farklı olmasından dolayı tahmin etmek güç değil. ancak önceki mesajımda da söylediğim gibi kullanılan ısı,alaşım işlemleri aynı. yani volvo metali alıyor belli işlemlerden geçiriyor, dizel blok kalıbına koyup dizel motor bloğunu üretiyor, sonra aynı metali benzinli blok kalıbına koyup benzinli motor bloğu üretiyor. zira her motor için farklı alaşım vs kullansa hiçbir üretici bu maliyetin altından kalkamaz. özet olarak ben sizden dizellerin ve benzinlilerin silindir bloklarında kullanılan metalin farklı ısısal veya alaşım işlemlerinden geçtiğini gösteren belge istedim. farklı yapılara sahip olduklarını gösteren değil. umarım anlatabilmişimdir. aynı konu etrafından dönmenin bir anlamı yok.

    quote:

    Orijinalden alıntı: noyton

    Benim alıntıladığım kısımda anlatmaya çalıştığımım şuydu, motorun 90 C de çalıştığını söylemişsiniz, hava 550C iken nasıl oluyor da 90 C de çalışıyor motor. (çalışma anı sıcaklığından bahsediyorum zira sizin söylediğiniz gibi bir motorda 10cm genleşme olması için çalışma anı sıcaklığı önemlidir, zira genleşecek parçalar burada yer almakta. Ki böyle bir genleşme de olmaz zaten, hatta pistonda bir kaç mm bile ölümcüldür.)

    Ama bu hatadan dönüp MOTOR DERSI Ders notlarından gerçek bilgiyi bulduğun için de tebrik ediyorum.
    İşte o dersi bende aldım, sınavına girdim, kitaplarını yuttum.



    bakın yine aynı komikliği yapıyorsunuz. cevap vermek yerine o dersi ben de aldım notları yuttum falan. ben de matematik okudum bazı konuları çok iyi hatırlıyorum ama bazılarını görsem hatırlamam. üniversitede öğretilen bilgilerden kullanılmayanların uzun ömürlü olmadığını hepimiz biliyoruz. tabi Türkiye'deki üniversitelerin öğretim kalitesinden bahsetmiyorum bile.

    arabanız çalışırken gidip silindir bloğuna termometre dokundurduğunuzda gösterilen sıcaklık 550derece midir. tabi ki hayır. işte motorun çalışma sıcaklığı o dur. yani 90derecedir. zira soğutma sistemi metallerin mukavemetini kaybetmemesi aşırı genleşmemesi için motorun çalışma sıcaklığını 90dereceye sabitler. ha diyorsanız bizim bahsettiğimiz silindir içinde ateşleme anındaki anlık sıcaklık; o da 550 derece değil benzinlilerde 2000 derece , dizellerde ise 2400 derecedir. yani arada aman aman bir fark yok. ama bunun adı motorun sıcaklığı değildir. silindir içi sıcaklıktır. hatta yanma odası sıcaklığıdır. eğer üniversitedeki hocanıza gidip, silindir içindeki sıcaklığı kastederek motor çalışma sıcaklığı derseniz sizin üzerinize atlar. sizin de bildiğiniz gibi metaller 1500derecelerde ergimeye başlarlar. dolayısıyla bu tür bir zarardan korunmak için soğutma sistemi motorun çalışma sıcaklığını 90dereceye düşürür. buradaki anlaşmazlık kavram karmaşasından çıkıyor bun siz de biliyorsunuz ancak biraz çarpıtıyorsunuz.

    quote:

    Orijinalden alıntı: noyton

    Eğer adap ve üsluptan bahsedeceksek, önce sınırlarımız bilelim, ben kalkıp matematikle ilgili bir şey atıp tutmadan önce , bildiğimden kesinlikle emin olsam bile, internetten okuduğum bir kaç "how-to" dan önce, sizi dinler ve fikrimin doğruluğunu, aksini ispat etmeye çalışmadan test ederdim.



    sizin kimsenin sınırlarını çizmeye hakkınız yok. haddiniz de değil. siz bu konuda üstat da değilsiniz ki sizin fikriniz bilginiz doğru olsun. kaldı ki sizinle aynı fikri paylaşmayan bir insanı aşağılama hakkı da kimse de yoktur. bunu da meşrulaştırmak zavallılıktır. bakın bunu bir daha söylüyorum ki siz de öğrenin. sizinle aynı fikirde olmayan insanları, sırf doğrusunu bilmediğini düşündüğünüz için aşağılamak zavallılıktır. zaten kimin doğrusunu bildiği de belli değil.

    kaldı ki bir bilim disipliniyle ilgili doğru yargıda bulunmak için illa o bölümden mezun olmak zorunda da değilsiniz, sadece konuya hakim olmak zorundasınız. misal bizim okulun elektrik-elektronik mühendisliği öğrencilerinin matematikleri çok iyidir. şimdi o adamlar bu konuda yorum yapsalar ben onlara "konuşma matematik mezunu değilsin" demem, diyemem. ayrıca haddime de değil.

    quote:

    ylçntş
    benzınlı araclar 100 derece civarıyken dızle araclar 600 derece cıvarında calısırlar


    ancak lise mezununun söyleyebileceği saçma bir cümleyi, iddiayı bir üniversitenin mak. müh. 3 sınıf öğrencisi söyleyebiliyorsa ya o üniversite acınacak haldedir, ya da öğrencinin dönüp bir aynaya bakması, öğrenciliğin hakkını verip vermediğini sorulaması gerekir.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi noktanınsâbiti -- 14 Nisan 2010; 10:29:42 >




- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.