Şimdi Ara

Yeni Dünya Düzeni (İllumunati,HAARP,Müzik Endüstrisi ve dahası)Ana Konu

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir Kullanıcı, 2 Masaüstü Kullanıcı
10.327
Cevap
438
Favori
887.764
Tıklama
Tüm Forumlar >> Konu Dışı / Off Topic >> Konu Dışı >> Yeni Dünya Düzeni (İllumunati,HAARP,Müzik Endüstrisi ve dahası)Ana Konu
Giriş
Mesaj
  • Yüzbaşı
    310 Mesaj
    bu adamları o kadar çok gözünüzde büyütüyorsunuzki sadece 7 milyon kişiler ümmet uyuduğu için bu adamlar böyle ortalığı boş bulunca dünayayı yönetmeye başlamış 2 milyar müslüman bunun farkında olsa hepsini bir tükürüğü ile boğabilir ama işte farkında değiliz.bizim şuurlu müslümanlara ihtiyacımız var
    |
    |
    _____________________________
  • Yarbay
    3238 Mesaj
    quote:

    Orijinalden alıntı: Blue Dragon Ready

    quote:

    Orijinalden alıntı: Blue Dragon Ready

    Şu resim neyi ifade ediyor ? ;



    Şimdide şunu buldum bunu açıklayacak var mı? :



    Buyuk markalarda hepsinin acıklaması bu subniminal mesajlar işte. Adam dunya bankasının ve teknolojinin sahibi..



    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    |
    |
    _____________________________
    Bir sonraki nesli düşün.




  • Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
    1 Not
    size güzel bilgiler getirdim yine

    DECCAL
    Arapça bir kelime olan Deccal, “yalancı, hilekar; zihinlerde, iyi ile kötüyü, hak ile batılı karıştıran; bir şeyi yaldızlayıp gerçek yüzünü gizleyen; her yeri dolaşan kötü ve uğursuz kişi” gibi anlamlara sahiptir. Sözlükte, bir şeyi örtmek, yaldızlamak veya boyamak manasındaki ‘decl’ kökünden türemiş bir sıfat olup, çok yalancı, aldatıcı, hilekâr demektir Deccâl’ ile ilgili Kur’an’da her hangi bir bilgi yoktur ‘Deccâl’ ve onun faaliyetleriyle ilgili bilgiler hadislerde bulunmaktadır Daha çok ta ‘mesih deccâl- yalancı mesih’ olarak geçmektedir.
    Peygamberimiz (sav) hadislerinde, kıyamet kopmadan önce Deccal'in muhakkak çıkacağını belirtirken, Deccal'in nasıl bir ortamda ortaya çıkacağını da bildirmiştir. Deccal'in çıktığı dönem; din ahlakının yaşanmadığı, Allah'ın açıkça inkar edildiği, ahlaksızlığın, karmaşanın, savaşların, çatışmaların çok yaygınlaştığı, terörün, cinayetlerin ve şiddetin günlük hayatın bir parçası haline geldiği bir dönem olacaktır. Tarih boyunca dünya üzerinde anarşi ve kargaşanın yaşandığı dönemler olmuştur, ancak Deccal'in neden olduğu karmaşa ve kaos ortamı, tarihin hiçbir döneminde eşi görülmemiş büyüklükte olacaktır.
    Günümüzde dünyanın durumu ise, Peygamber Efendimizin hadislerinde tarif ettiği ahir zaman ile büyük benzerlikler göstermektedir. Hadislerde bu dönemde fitnenin (karmaşa ve bozgunculuğun), anarşinin ve şiddetin yaygınlaşacağı dünyada huzurun kalmayacağı insanların kargaşa,kaos ve kıtlık gibi pek çok sıkıntı ile mücadele edeceği, kötülüğün ve fesadın yaygınlaşacağı bildirilmiştir. Bu dönemde, karmaşa ve huzursuzluğun yaygınlaşmasına neden olan, insanları ahlaksızlığa ve kötülüğe iten, kitleleri inkara ve isyana yönlendiren, terörün ve şiddetin kaynağı haline gelen fikri altyapı ise Deccal'dir. Deccal'in ahlaksızlığı yaymada kullandığı metod iyiyi kötü, kötüyü iyi göstermesi olacaktır
    Deccal ile İlgili Hadisler
    RE. 97/6. Deccal'in sol gözü kör ve alnında "kâfir" diye yazılıdır. Gözlerinin üzerinde de kalın bir perde vardır.Hz. Enes RA
    Hz. Abdullah B. Ömer’in bildirdiğine göre, Hz. Resulüllah (sav): “Bu gece (rüyada) kendimi Kabe’nin yanında gördüm. Bir de ne göreyim ki kısa ve kıvırcık saçlı, sağ gözü kör olan bir adamı görmeyeyim mi? Bu kimdir diye sorduğumda “Bu Mesih-üd deccal’dir” dediler buyurdu”[4]
    Peygamberimizin rüyasında gördükten sonra söylediği hadiste deccali kızıl renkte sol gözü kör ve alnında kafir yazılı olduğunu söylemiş ve okuma bilen bilmeyen onu okuyacaktır demiştir .Rüya tabirlerine göre Buradan şunu anlamaktayız. Deccalin kızıl renkte olması kötü bir insan olmasına , yalancı olmasına; kısa boylu olması fitne ve fesat çıkartacağına , yeryüzünde pek çok kötü olay gerçekleştireceğine, baskıcı zorba birisi olduğunu göstermektedir.Sol gözünün kör olması veya üzüm salkımı gibi dışarı çıkık olması onun gerçeklerden habersiz olmasına işarettir. Yaptıklarını da Allah tan gafil olarak ,bilmeyerek yaptığını göstermektedir.Alnında kafir yazılıdır denmesi de hareketlerinde , tavırlarında yaptığı icraatlerde kendini açıkça Allah a inanan bir kimse olmadığını, tanrı konusunda bilgisiz olduğunu gösterecektir.
    Pek çok insan cahilce deccal in sol gözünün kör ,yanında cennet ,cehennem var olarak alnında kafir yazılı olarak geleceğini zanneder. Din bir imtihandır. İmtihanda ise “akla kapı açılır, irade elinden alınmaz.” Böyle olunca, kıyamet alametlerinin herkesin görüp anlayacağı şekilde çıkmalarını beklemek yanlış olur. Mesela alnında “bu kâfir” yazan bir deccal beklemek bence çok cahilce bekleyiştir. İmtihanın ne anlamı kalır.
    Bu tür hadisler hep misal ve benzerlikle anlatılır. Hadis ilmini araştırırsanız anlarsınız.mesela sol gözünün kör olma meselesini aşağıdaki adresten okuyabilirsiniz. Her söylediğim şeyi size burada ayrıca açıklayamayacağım. Yoksa yazım çok uzar. Sizler merak ettikleriniz konusunda araştırma yapınız.http://www.tefekkurdergisi.com/icerik.a ... 2&konu=791
    Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Deccal çıktığı vakit beraberinde su ve ateş vardır. Ancak halkın ateş olarak gördüğü tatlı sudur; halkın su olarak gördüğü ise yakıcı bir ateştir. Sizden kim o güne ererse, halkın ateş olarak gördüğüm düş(meyi kabul et)sin. Çünkü o, tatlı soğuk sudur."
    HadisNo : 5011 /Buhari, Fiten 26, Enbiya 50; Müslim, Fiten 105, (2935); Ebu Davud, Melâhim 14, (4315
    Pek çok hadis araştırmalarımda aynı hadis farklı sahabeler tarafından birbirine benzer nakledilmiş. Yukarda ki hadis de ateş ve su yerine cehennem ve cennet diye de iletilmiştir.Bu hadisten şunu anlamaktayız. Deccal in çok güçlü,dünyaya hakim bir sisteminin olduğu,Dünya ekonomisini elinde tutuğu,Pek çok ulus ve ülke liderlerinin arkasından giderek yanında cennet ve cehennem gibi alemlere kapı açıldığı anlaşılmaktadır.Deccal bir şehre gelir o ülke liderine ve halkına bana itaat edin, beni dost seçin ardımdan gelin der. Eğer o ülke lideri ona uyarsa deccal onu över orada bolluk bereketlik başlar, ticaret anlaşmaları yaygınlaşır. Deccalin ardından gidenler onunla alışverişe başlar, ayrıca deccal para ve mal desteği de sağlar.Ve bir de bakmışınız ki orada hadisteki gibi yağmurlar yağmakta , bolluk ve bereketlik olmaktadır. Ancak bu hal aslında bir sıkıntıdır.O ülke ve halkı hiçbir zaman rahat ve huzurlu olamayacaktır. Emperyalizm etkisindedir artık. Psikolojik ve manen huzursuzlardır artık.
    Eğer o ülke halkı deccal e uymazsa hadisde denildiği gibi orada kıtlık başlar., ambargolar koyar. Hiçbir ülke ve toplum onunla alışveriş yapamaz. O ülkenin liderine karşı birtakım kimseleri kışkırtır.Halkının içinde ikilik ve bozgunculuk çıkartır. İşte bu durumda deccal in cehennemidir. Ancak bu hal ona uymakdan daha iyidir.Kendi içinde serin ve cennetdedir. Bu hal o ülke ve lideri için daha iyidir.Psikolojik ve manen huzur içinde olacaklardır.
    Deccal, Medine geçitlerine girmesi kendisine haram kılınmış olarak çıkacak. Derken (Medine civarındaki) bazı ekimsiz yerlere kadar gelir. O gün insanların en hayırlısı olan -Veya en hayırlılarından- bir kimse onun karşısına çıkar ve: "Sen Resulullah (sav)`ın bize haber verdiği Deccal`sin!" der. Oradakiler: "Hayır!" derler. Deccal onu öldürür ve sonra diriltir. Dirilttiği zaman adam. "Allah`a yemin olsun. Senin hakkında hiçbir vakit bugünkünden daha basiretli olmamıştım!" der. Deccal onu tekrar öldüreyim mi di(yerek öldürmek isteye)cek, fakat musallat edilmeyecek."


    bu yazının tamamını okudunuzda ve bugüne uyarladınızda ne kadar doğru demi artı bunlara ek olarak türkiyede yaşanan yıllarca sağcı solcu türk kürt alevi sunni olayları insanları çatışmaya ölüme sürükleme aslında bunların tam bir hayal ürünü olduğu bilimsel olarak ortaya cıkmıştır (Deccal'in ahlaksızlığı yaymada kullandığı metod iyiyi kötü, kötüyü iyi göstermesi olacaktır) sex uyuşturucu içki satanist müzikler küfürlü müzikler vs bildimiz gibi amerika bir ülkeye saldırmadan önce şeytanlaştırır kötüler saddam kaddafi usame bin ladin ve niceleri böyle olmuştur.Gözlerinin üzerinde de kalın bir perde vardır burda bahsedilen perde amerika tarafından getirilen hükümetlerin kendilerinden başka ve amerikayı düşünmediğini söylebilirim bunun örneğini görüyoruz halkı hiçe sayıyorlar daha bircok örnek
    |
    |
    _____________________________
    Benim Yaratılışımda Fevkalade Olan Bir Şey Varsa, Türk Olarak Dünyaya Gelmemdir




  • Uzaklaştırılmış 1 gün cezanın, 19 saat 20 dakika kadarı kaldı.
    10 Not

    bakınız bu şeytan adam ayda ezan duyup imana gelmiş müslüman olmuş lütfen inanınız gibi birşey :) totodan uyduryolar işte bukadar gizli bilgiyi kime veriyo ?? yahu komik anca beyni amonyoklaşmış olanlar inanır.
    |
    |
    Bahsedilenler: cantona10
    _____________________________
  • Yüzbaşı
    452 Mesaj

    Teşekkür edenlere teşekkürler.

    Montevo bende böcek grafiğin söylediklerine benzer şeyler söyleyecektim baktım ki o yazmış. Hz. İsa yeniden gelip insanları müslümanlığa davet edecek bu kesin ancak peygamber olarak gelmeyecek çünkü din'i tebliğ etme işi bitmiştir.
    Hz. Muhammed peygamberimiz bu yüzden son peygamber. Son nebi. Peygamberlik görevi artık bitti. İnsanları artık dine çağırma işi yok. Sadece savaşa karşı birleştirme işi var. Onu da yapacak olanlar Hz. İsa ve Muhammed Mehdi' dir. Mehdi de peygamber değil, komutandır. O ne güzel komutandır. Ve inşallah askerleri de ne güzel olacaklardır.

    @rude.

    @montevo

    @bocekgrafik

    @changemart



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi rockonur -- 31 Mayıs 2013; 19:21:00 >
    |
    |
    Bahsedilenler: rude. , montevo , changemart , bocekgrafik
    _____________________________
  • Yüzbaşı
    553 Mesaj
    quote:

    Orijinalden alıntı: cCc_Reis_cCc


    quote:

    Orijinalden alıntı: 1679fbhju

    quote:

    Orijinalden alıntı: montevo

    quote:

    Orijinalden alıntı: 1679fbhju

    quote:

    Orijinalden alıntı: montevo

    quote:

    Orijinalden alıntı: 1679fbhju

    quote:

    Orijinalden alıntı: montevo

    kimileri de Allahın verdiği aklı kullanmıyor bu ne çelişki demiyor.nedne peygamber hadislierni toplatıp kitap halien getirmedi?neden halifeler bunu yapmadı demiyor.ned iyelim Allah ıslah eylesin

    Gayet basit,Ayetlerle hadisler karışmasın diye hadisler yazdırılmadı, Vahiy bitti,Kuran-ı Kerim kitaplaştırıldı,sonra. Ne diyelim Allah ıslah eylesin

    güzel açıklama ancak benim değinmek istediğim noktayı arkadaş anlamamakda diretmişti.mesela bi hadisde kıbleye doğru abdest bozmayın diyor diğerinde ise bozmada sakınca yoktur diyor.söyleyen peygamberimiz peki neden bi yaptığını soradan yapmayın demiş?ben burdaki rivayet çelişkisinden bahsediyordum.

    Tabi önce kaynağın sıhhatine ve zamana da bakmak gerekir, şöyle diyelim, Hanefi ve Şafide abdestin bozulmasında kan ile ilgili bazı farklılıklar vardır, ayrıca sizin de bildiğiniz gibi namazlarda el bağlama Fatihayı okuma ya da imama uyma gibi bazı hayvanların haram ya da helal olma gibi durumları vardır en basitinden,ehli sünnet de bir sonuca şöyle varılır,önce Kuran-ı Kerim,sonra Sünnet sonra İcma sonra Kıyas.Peki bu alimlerin hadislere bakış açısında ve/veya 4 mezhebin olması farklı görüşler bildirmesi çelişki midir, hayır.(Ümmetimin âlimlerinin farklı mezheplere ayrılması rahmettir-Hadisi)Bir hasta vardır ona sıcak su bir hasta vardır ona ılık su bir hasta vardır ki ona da soğuk su fayda verir,ilaç aynıdır sudur ama farklı şekillerde içildiğinde rahmettir.Hadislerle ilgili birkaç durum mevcuttur, ya sahihtir, ya zayıf ya da yanlıştır, yanlışsa gitti, ama sahih kaynaklarda birbirinden farklı manalara sahip hadisler varsa yani sahih olduğu kesinse, bu durumda ya zamanda bir farklılık olabilir ya da bu ihtilaf rahmettir, yani kıbleyle ilgili söylenmiş iki farklı hadis var diyelim ama zamana bakıyoruz ki biri kıble Kudüsken söylenmiş, ya da bakıyoruz ki bir namazda elini bağlamış, bir namazda elini dirseklerine götürmüş peygamberimiz, ikisi de doğrudur(sahih kaynaktan 1400 yıl boyunca kabul edilmiş kaynaklardan bahsediyoruz)İnsan doğduğu yer ortam kendi mizacına uygun olan mezhebi seçer ona uygun şekilde suyu içer.

    peki söyleyin bana kurana göre ben hangi mezhepdenim.hastalık örneği buna pek uygun değil.ayrıca burda deve sırtında keisnliğği kabul edilmiş 500 000 e yakın hadisden bahsediyoruz.kusura bakmayında her hadis için 1 sat ayrılsa yemeden içmeden uyumadan 40 seneyi aşkın sürüyor.bu konuyu daha fazla uzatmak sitemiyorum öleki insanlar çocukluğunda duyduğunu,tv de duyduğunu ve kendisinden üsütn olduğunu düşündüğü kişileirn s zleri değişmez gerçekler sanıyor.

    Siz neden 1 saat ayırıyorsunuz her hadise müçtehid misiniz, tarih boyunca müçtehidler içtihadlarını ortaya koymuş zaten, namazı hangi mezhebe göre kılıyorsanız o mezhebdensiniz, namazın tam vakitleri,tam kılınış şekli Kuran-ı Kerimde yer almaz,

    tam kılınış şekli Kuran-ı Kerimde yer almaz, demişsiniz, peki neden.? sonuçta Kuran-ı Kerim ahirete kadar değişmeden kalacak Allah (c.c)'un sözleridir, yani Kuran-ı Kerimde namaz'ın tam olarak nasıl kılınacağı neden yer almaz? günümüzde insanlar Kuran-ı Kerim okumaya fırsat bulamıyorken,(tabii ki her insanın muhakkak bolca vakti var bahane olarak söyledim) sahih hadisleri nereden bulup okuyacak ?

    Kuran-i Kerim genel ifadeler kullanir,her konuda ayrintidan bahsedilse milyon sayfa olurdu ki peygamberler bunun icin var, ayette Allaha ve peygamberine uyun deniyor. bu konudaki bir baska mesajda da belirttigim gibi her hadisi okumaya gerek yok, yillar yili muctehidler sorunlara cozum aramislar ve ictihadlarini ortaya koymuslardir, onlara uyarak(en basitinden aileden gorerek) İslama uygun yasanilir



    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    |
    |
    _____________________________




  • Yüzbaşı
    961 Mesaj
    KAYNAK: http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=1825
    İnternet İsyan Raporu

    (İnternet Ağı Şemsiyesi)




    Bugün sizlere ilginç bir çalışmadan bahsedeceğim. Konu biraz karışık ama meramımı anlatacağımı ümit ediyorum.

    ABD’nin özellikle internet medyasını kullanarak yaptığı bir planı deşifre edeceğim:

    Bu planın ana beyni yani merkezi Pentagon. Plan bu merkezden yürütülmekte ve kontrol edilmektedir. Ancak bu merkezle bağlantılı bazı özel birimlerle de işbirliği yapılmaktadır.

    Bunun için kullanılan ara birimlerden biri Kanada’da bir üniversite.(Başka iki ülke üniversitesi daha var.) Pentagon tüm dünyanın internet ağını izlenmekte. Bu izlemeyi basit bir takip olarak ele almayın.Yani şöyle düşünmeyin; nereye giriliyor nereler tıklanıyor vs.

    Benim burada anlatacağım şey işin “basit izleme kısmı” ile ilgili değil. Bu birim, özellikle sosyal medyayı ve internet kullanıcılarının girdikleri sitelerdeki yorumları takip ediyor.

    Neden özellikle bu iki alan seçilmiş? Bu alanlardan toplanılan bilgiler ortak bir havuzda bir araya getirilerek çeşitli analizler için kullanılıyor.(İşte üniversiteler burada devreye giriyor.) Mesela ABD, operasyon yapacağı ülkelerdeki kişilerin ruh halini ölçüyor. Bir anlamda toplumun ruhsal durumu inceleniyor. Yani kişilerin neye tepki verdikleri, neleri beğendikleri, öfkeleri, sevinçleri vs. Bu analizler kullanılarak, o ülke insanının ayaklanma tepkisi ortaya çıkarılıyor. Buna göre de raporlar hazırlanıyor.Burada önemli olan, kişilerin ruh hali ölçülürken, özellikle isyana olan eğilimlerine azami dikkat ediliyor.

    Konunun bazılarına çok saçma geleceğini tahmin edebiliyorum. “Biz ne ile uğraşırken, millet nelerle uğraşıyor,” diyebilirsiniz ama ben de gerçekleri yazdığıma inanıyorum. Bu bilgiyi özellikle iki nedenle paylaşıyorum: Birincisi bu çalışmadan “bizim ilgili birimlerimizi” haberdar etmek, ikincisi ise ABD’nin bu çalışmasından haberdar olduğumuzu ortaya koymak.

    Biraz sonra vereceğim örneklerle konu kafanızda daha da şekillenecek.

    Ortak havuzda toplanan bu bilgilere dayanarak analizler yapılıyor ve buna göre de senaryolar yazılıyor. Analizlerde; toplumların neye tepki verdiği, bu tepkisini ne kadar sürdürdüğü, ne zaman tepki verdiği raporlanıyor. Bu iş için çok ciddi bir ekip çalışıyor ve çalışanlar da konusunun önde gelen uzmanları. İçi boş bir toplumsal mühendislik değil bu yapılanlar.

    Toplumların tepkileri ölçülürken olaya bir de ticari açıdan yaklaşıyorlar. Yani bu işin bir kısmını da “ekonomik analiz” olarak ele alıyorlar. Toplumların tüketim eğilimlerini ve ihtiyaçlarını tespit ederek yeni pazarlar oluşturuyorlar. Yapılan bu analizlerin etki sahası oldukça geniş.

    İçinde bulundukları ruh hali tespit edilen ülkelerin tepki alanları ayrı numaralandırılmış. Mesela ekonomik olarak değerlendirilen alanlarla ilgili şöyle bir raporlama yapılıyor: Falan ülkenin batısı şu ürünü tüketir, şuna kızar, şu hoşuna gider vs.

    Şimdi gelelim bu işin Pentagon ayağına. Pentagon bu teknikleri nerede ve nasıl kullandı?

    Pentagon, bu metodu Ortadoğu’da meydana gelen ayaklanmalarda kullanmıştır. Bu metodun diğer bir ayağı olan “İnternet Ağı Şemsiyesi” aracılığı ile bu ayaklanmalar organize edildi. Arap Baharı bilindiği üzere internet üzerinden organize edilerek halklar yönlendirildi. Arap Baharı ayaklanmalarında kimsenin aklına gelmeyecek psikolojik harp teknikleri kullanıldı. Örneğin, Mısır’daki Tahrir Meydanı, bu iş için seçilmişti. Bu meydana halkı çekebilmek için işte Pentagon bu İnternet Ağı Şemsiyesi’ni kullanmıştır.

    Nasıl mı? Bu iş için Mısır’ın en etkili gazetelerinden biri olan Al Ahram Gazetesi’nin internet sayfası paravan olarak kullanıldı. Güya Al Ahram Gazetesi Tahrir Meydanı’na toplanma çağrısı yapmıştı. Aslında böyle bir şey yoktu. Yani Al Ahram Gazetesi çağrı falan yapmamıştı. Ama internette o gazetenin sayfası öyle sunuldu. Ancak burada bir detay daha vardı: İnternete giren tüm Mısırlılar bu çağrıyı gazetenin o sayfasında göremediler. Tahrir Meydanı’nda toplanma çağrısı sadece ilgili alanlardaki internet ağı kullanıcılarına servis edilmişti.

    --------------------------------------------------------------------------------





    --------------------------------------------------------------------------------



    İş sadece bununla da kalmadı; bunun yanında cihad çağrıları, tüm dünya haberleri farklı bir şekilde sunuldu belirlenmiş olan bu ağı kullananlara. Mesela bu ağı kullananlara; “tüm dünyada İslami seferberlik başlatıldı” haberleri yayınlandı. Oysa gerçekte böyle bir haber yoktu. Bu seferberlik haberi sadece internetten Mısır’ın belli bölgelerine gösterildi. Bu haberleri görenler sanıyorlardı ki, tüm dünya aynı haberleri görüp, okuyor. Gerçek elbette böyle değildi. Bu internet ağını kullananları, ajanlar ve özel birimler, ellerindeki bond çantalardan yönlendiriyordu.

    Daha açık bir örnek vermek gerekirse; Diyelim ki bir Mısırlı, bölgesindeki internet ağını kullanarak, uluslar arası bir yayın kuruluşu olan CNN’nin ana sayfasına giriyor. Ancak bu Mısırlının girdiği CNN sayfası, CNN’nin gerçek sayfası değildi. Bu Mısırlının girdiği sayfalar, önceden Pentagon tarafından hazırlanan, sahte sayfalardı. O topluma göre hazırlanmış, toplumu yönlendirmek üzere kurgulanmış sayfalardı.

    (Tahrir Meydan’ı ile ilgili Facebook sayfası üzerinden örgütlenme ve iPhone, Blackberry kullanıcılarının yönlendirilmeleri artık bilinen şeyler olduğu için fazla üzerinde durmadım.)

    --------------------------------------------------------------------------------





    --------------------------------------------------------------------------------

    Bütün bu çalışmalar için çok önceden müthiş bir ön hazırlık aşaması vardır. Bunun için önceden toplanılan bilgiler analiz edilmiş, isyan edebilme kapasitesi olan toplumun tüm bireyleri internet ağı kullanılarak yönlendirilmişti.

    Pentagon’un bu yeni tekniği bugün Ortadoğu’da yaygın olarak kullanılmaktadır. Ortadoğu’da seçilmiş bazı bölgelerde internete girenler kolayca manipüle edilebilmektedir.

    Nasıl mı? Bir örnek vereyim: Diyelim ki, bu sahte internet ağı kullanılarak, meşhur bir sitede şöyle yayın yapılıyor:

    “Türk askerlerini; Suriye’de, Afganistan’da vs. ABD ile birlikte Ebu Garib hapishanesindeki görüntülere benzer görüntüler yayınlayarak gösteriyorlar.” İşte Türk askerlerinin de içinde bulunduğu bu yalan olan görüntüleri bu internet ağı kullanıcıları hiç şüphelenmeden izliyor ve gerçek sanıyor. Oysa kullandıkları internet ağı onları yanıltıyor. Bu görüntüleri izleyenler hiçbir şeyden şüphelenmiyor ve yayınlanan görüntüleri herkesin gördüğünü sanarak, gerçek kabul ediyorlar.

    Şimdi bir düşünün bakalım; bu İnternet Ağı Şemsiyesi kullanılarak tüm dünya nasıl kandırılır? Tüm dünya iletişim araçları, onların tasarladığı, fakat bizim normal günlük girdiğimiz internet ağına toplanıp yönlendirme yapabilirler.

    Bir örnek verelim; interneti açıyorsun, her zaman girdiğin haber sitelerine giriyorsun. Bu haber sitelerinin hepsi “İsa’nın gökten indiğini” yazıyor. Başka siteye giriyorsun yine aynı haber… Bu haber ve görüntüleri, komşuların, mahalledeki kişiler, ilçedekiler vs. hepsi görüyor. Bütün bu insanlar aynı tepkiyi veriyor. İnterneti bırakıp, Tv’yi açıyorsun aynı haberler orada da var. Demek ki, aynı sistemi burada (tv’de) da uyguluyorlar. (Bunun için internette kullanılan görüntüleri, spikerlerin dublörlerini kullanarak, sahte tv programları hazırlıyorlar.)

    İşte bu aşamada 36 saatlik kaos planı devreye giriyor. Bu süre, yapılacak şeyler önceden tasarlandığı için yeterli bir süre.

    Mısır’da uygulanan bu taktik 28 saat üzerine kuruluydu. Şehre gelen gazeteler bile planlanmıştı. (Gazetelerin bile sahtesini basmışlardı.)

    İşte Pentagon’un yeni çalışma alanı bu. Ancak bizim bu yazımızdan sonra değişiklikler olur mu, bekleyip göreceğiz.

    (Bu konuyla ilgili yurtdışında bir iki kitap çalışması da yapılıyor/yaptırılıyor. Sanırım 3-4 aya kadar piyasaya çıkar. Bu yazımızdan sonra onlar da çıkar mı bilmiyorum.

    Benzer konu için: http://www.onaltiyildiz.com/artikel.php?artikel_id=14



    Erol Elmas

    KAYNAK:http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=1825


    Hani su aralar dis medyada Turk Bahari diyorlar ya ne olur ne olmaz diye koyayim dedim makalenin yayin tarihi 7 Eylul 2012
    _____________________________




  • Beyin kıvrımlarını yediklerim merhabalar.

    Dün gece Show TV'de ''Vali'' adlı film vardı. Onu izledim. Sonradan düşünmeye başladım. Lan forumda 140 sayfadır aynı şeyler yazılıyor, Sikkofield ve diğer benzeri siteler hep aynı şeyler yazıyor. Yani sürekli bir ortaya çıkarma durumu var ancak çözüm için hiç bir şekilde öneri yok. Düşünmekten beynimi yedim bitirdim resmen. Bunlar nasıl yokedilir diye. Neyse şimdi aklımdan geçenleri söyleyeyim.

    1-Devlet görevlilerinin baş kaldırması. Vali, Belediye Başkanı, Kaymakam vs.

    Sonra bunun neden olamayacağını düşündüm. Bunları zaten buralara atayanlar devlet. İstedikleri tarzda adamları görevlendiriyorlar. Diyelim ki başkaldırdılar. O zaman işin içine görevden alma, halka itibarsızlaştırma, karalama çalışmaları başlıyor. Bunlar olmazsa en sonra yapılacak şey yaşamına son vermek oluyor. Yani birinci madde gitti.

    2-Devlet başındaki kişilerin itiraz etmeleri. Başbakan, Cumhurbaşkanı vs.

    Sonra bunun neden olamayacağını düşündüm. Bunları zaten atayanlar bu oluşumun abileri. İstedikleri tarzda adamları görevlendiriyorlar. Diyelim ki başkaldırdılar. O zaman işin içine ülkede kaos çıkarma ve Medya giriyor. İlk önce kaostan doğan düzen ile devlet görevlisi zor durumda bırakılıp üstüne basın aracılığıyla baskı kuruluyor. İkinci maddede gitti.

    3-Halkın bu konuda ayaklanması.

    Sonra bunun neden olamayacağını düşündüm. Şuan halk zaten bana dokunmayan yılan bin yaşasın modunda ve devlet bana baksın o bana yeter düşüncesinde. Devletin halkına (en azından kendisine oy verenlere) yardımda bulunması bu onları devleti daha çok sevmesi anlamına gelecek. Diğer kalan oy vermeyenler ise devlet ve medya zoruyla terörist ve örgüt kurma bahaneleri ile çökertilecek. Üçüncü maddede gitti.

    4-Halk ve Devlet'in bir arada ayaklanması.

    Sonra bunun neden olamayacağını düşündüm. Bunun için Devlet'in ve Halkın en az %80-85'i gerekli gibime geliyor. Buda neredeyse 68 milyon insan demek. Tabi bu insanları öncelikle dış baskılardan koruyarak ayrışmamalarını engellemelisin. Sonra Hükümet'e oy vermeyenleri ikna etmelisin. Daha sonra Muhalefet partilerini ikna etmelisin. Ama en önemlisi bana göre Asker'i ikna etmelisin. Diyelim ki Asker karşıt görüşte. O zaman ülkede yapılacak Darbe ile her şey bozulacak. Dördüncü maddede gitti.

    5- Halk-Devlet-Asker üçlüsünün bir arada ayaklanması.

    Bu zaten seni savaşa götürecektir. Bu durumda ya savaşa gireceksin. Yada dışarıdan yapılacak olan Ekonomik krizlere engel olmaya çalışacaksın. Tabi bu durumda halkın %100'üne yakın bir kesimin arkanda olması lazım. Yoksa uğraşmaya değmez. Tabi bu durumda dış borçların varsa hapı yuttun. Bunlar bir bir kapına gelecek. Karşılığında senden başka şeyler isteyecekler. Çok vahim durum. 5 madde zorda olsa gitti.

    Maddeler arasında en heyecan verici olanı 5.madde bana göre.

    Ancak şöyle bir durum var. Eğer sen sadece bu laneti sadece kendi ülkenden atmaya çalışırsan tüm vücudu hastalıklı bir insanın sadece kolunu kesmiş olursun. Daha sonra onun verine temiz bir kol takılacak ve o temiz kol tekrar hastalıklı olacaktır. Kısacası bunun kökünden çözmek gerekli. Ancak bu çok zor bir şey. Bir kere insanlar artık Kapitalizme alıştı. İnsanlar Süpermarketler,Hipermarketler, büyük teknolojik ürünler. Son model arabalar, evler, yatlar, katlar aklınıza gelecek herşeyden vazgeçmeyecektir. İnsanları bu oluşuma karşı koyabilmeniz için öncelikle bunlardan eksik yaşamayı öğretmeniz lazım. Ve tabiki Bankanlar. Şuan araştırılsa dünya üzerinde kaç milyar insanın bankalara borcu var diye işin içine girmek bile istemezsiniz. Zaten Bankalar bu gibi durunmlar için yapılmıştır bana göre. Diyelim ki her şeyi yaptınız. Bunlardan vazgeçirdiniz ve Bankalara borcu olmayan insanları bilinçlendirdiniz. Sonra ne yapacaksınız. ? Büyük abiler tarafından yerleştirilmiş Politikacıları ikna edebilecek misiniz ? Asla. Diyelim ki ikna ettikleriniz oldu. Çin-Rusya-Almanya- vs vs. Sizce sorun çözülecek mi ? Savaş çıkmayacak mı ? Parayı elinde bulunduran sistem yine sizi kendilerine itaat etmeye zorlamayacakmı ? Yaşamak için paraya ihtiyacınız olmayacak mı ? İşte o zaman Bankalar tekrar devreye girecek. Sistem tekrar işleyecek.

    Bunlar tamamen ütopya. He olmasını istemezmiyim ? İsterim açıkçası. Denemeye değer bir şey. Ancak bence sonuca hiç bir zaman ulaşılamayacak. Bizim ülkemizde bu gibi durumlar için ayaklanma olmaz. Dün Vali filmini izledim demiştim. Orada Uranyum bulmaya çalışıyor bazı araştırmacılar. Tabi Amerikalı büyük abiler orada Uranyum olduğunu biliyorlar. Vali ve arkadaşlarının bunu teknoloji için kullanmasını engellemek için elinden geleni yapıyorlar. Mühendisleri öldürüyorlar. Sonradan büyük abinin hak verdiğim bir lafı vardı. Siz Türk'lerin sevdiğim bir özelliği var. Yapılan olayları 3-4 gün sonra unutuyorsunuz. Böyle bir ülkede böyle bir ayaklanmanın olacağını düşünüyor musunuz ?

    Ve bana göre en önemlisi insanları buna inandırabilmek. Konu Dışına gidin bakalım bir İllumunati konusu açın bakalım kaç kişi sizinle dalga geçecek. He şöyle bir şey olabilir. Malcolm X filmini izleyenler bilir. Adam hapishanede biriyle tanışır ve hayatı değişir. Çıktıktan sonra insanları bilinçlerdirmek için arkadaşları ile çırpınırlar. İlk önce 10 kişiye konferans verirler. Daha sonra bu sayı 50, 100, 300, 500, 1000'e ulaşıyor. Tabi daha sonradan peşinden gittiği adamın sahtekar olduğunu öğreniyordu galiba. Sikkofield'in sevdiğim özelliklerinden birisi 1 kişi olsa bile önemlidiri benim için demesi. Gerçektende çok önemli.

    Diğer bir yol müzik ile olabilir. Eskiden Rap müzik deyince bir baş kaldırış olurdu. Rap bunun için yapılırdı. Arada karı kız olayları olur, hatta west-east kavgalarıda olurdu ama asıl amaç sisteme başkaldırış için yapılırdı. Gerçektende müthiş bir toplaşma, birlikte olma aracıydı rap müzik. Tabi şimdilerde sektörü değiştirip r&b falan soktular. Rap müzik deyince insanların aklına kliplerde oynayan koca popolu kızlar ve havada uçuşan paralar ile lüks arabalar geliyor. Ve bunu bilerek değiştirdiler. Ki şuanda sisteme karşı çıkan rapçiler olmasına rağmen rap müzik artık bitmiş durumda.

    Herkes belki içinden düzgün bir siyasetçi gelir gerçekleri bize söyler diyor ama benim görüşüm her zaman aynıdır. Politikacılar yalancıdır. İnsanları kandırmak için başkaları tarafından görevlendirilmiştir. Şuanda BTP partisnin kurucuları böyle gözüküyor ama hiç bir zaman isim veremiyorlar. Ya Amerika veya İsrail. Sürekli aynı laflar. Ayarlanmışlar başkaları tarafında. Ve bu görüşüm yukarıdaki maddeler arasından 5. madde ile zıt durumda. Ama ne yaparsın işte bir umut. Ama hiç bir zaman değişmeyecek bu sistem. Taki kıyamete kadar.

    Not: Bu kadar yazı arasında sadece bir kaç şeyden bahsettim. Kimine göre doğru kimine göre yalnıştır. Saygı duyarım ama şunu bilin ki bu işin içinde daha Eğitim'den, Ekonomiye kadar uzanan bir uzun yol var.
    |
    |
    _____________________________




  • Dün yapılan eylemleri keşke bu bilinç ilede yapılsaydı. Ama dün yapılanlar gösterdi ki, miilet artık sesini yükseltirse bir şeyleri durdurabiliyoruz.
    _____________________________
  • Yüzbaşı
    861 Mesaj
    Bu düzenin yıkılması mescidi aksanın altındaki büyü kitaplarına bağlı israil bulmadan önce biri gidip bulması gerekiyor.
    _____________________________
    Rahat bir köle mi olmak istiyorsun, özgür bir insan mı?
  • Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
    quote:

    Orijinalden alıntı: Kırarım Boynuzunu İblis

    Dün yapılan eylemleri keşke bu bilinç ilede yapılsaydı. Ama dün yapılanlar gösterdi ki, miilet artık sesini yükseltirse bir şeyleri durdurabiliyoruz.

    Aynen öyle. Tanklardan, uçaklardan hatta biber gazlarından daha fazla korktukları bişe var. İnsanlar.



    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    |
    |
    _____________________________
  • Yüzbaşı
    961 Mesaj
    quote:

    Orijinalden alıntı: Le7els

    Bu düzenin yıkılması mescidi aksanın altındaki büyü kitaplarına bağlı israil bulmadan önce biri gidip bulması gerekiyor.

    Onlari tapinakcilar buldu zaten 1000 yil once, ama artik is o kadar basit degil ne yazikki Mescidi Aksayi ele gecirecekler orasi icin cok baska planlar var
    _____________________________
  • http://michaelsikkofield.blogspot.com/

    Yazmış olaylarla ilgili.
    _____________________________
  • Yüzbaşı
    861 Mesaj
    quote:

    Orijinalden alıntı: TuRKKuRT

    quote:

    Orijinalden alıntı: Le7els

    Bu düzenin yıkılması mescidi aksanın altındaki büyü kitaplarına bağlı israil bulmadan önce biri gidip bulması gerekiyor.

    Onlari tapinakcilar buldu zaten 1000 yil once, ama artik is o kadar basit degil ne yazikki Mescidi Aksayi ele gecirecekler orasi icin cok baska planlar var

    Kitaplar halen bulunmadı 600 seneyi geçgin kazı yapıyorlar. Kazı halen devam ediyor Hz süleyman mühür ile kitapları sakladı bulunması çok zor.
    |
    |
    _____________________________
    Rahat bir köle mi olmak istiyorsun, özgür bir insan mı?
  • Yarbay
    18110 Mesaj

    @Kırarım Boynuzunu İblis:
    Yazmış ama s.çmış resmen. Ben hem yazdığını, hem de alttaki tüm yorumları okudum. Şuurlu takipçilerinin ciddi mânâda tepkileri ve çok orjinal tespit ve analizleri var bir kısmının.



    @Le7els:
    Bulunalı çok oldu. Uzun zamandır da uyguluyorlar. Bir avuç insanın (Siyonistlerin) milyarlarca insanı nasıl kontrol ettiğini düşünüyorsun?
    |
    |
    Bahsedilenler: Le7els , Kırarım Boynuzunu İblis
    _____________________________
    Büyük beyinler fikirleri, orta beyinler olayları, küçük beyinler ise kişileri konuşur. Hyman G. Rickover

    Ben gerçeğin peşindeyim, kimin söylediği önemli değil. Ben adaletin peşindeyim, kim için veya kime karşı olduğu önemli değil.
    Eğer dikkatli değilseniz, gazeteler sizin zulüm gören insanlardan nefret etmenizi ve zulmü uygulayan insanları sevmenizi sağlar. Malcolm-X

    Her zaman kazanan, bir defa kaybettiğinde tam kaybeder. Adâlet geciktikçe cezası büyür. Adâlet geldiğinde iflat etmez. Hak sillesinin sadâsı yoktur! Bir vurdu mu, devâsı yoktur. Mustafa Özcan
  • Yüzbaşı
    961 Mesaj
    quote:

    Orijinalden alıntı: Kırarım Boynuzunu İblis

    http://michaelsikkofield.blogspot.com/

    Yazmış olaylarla ilgili.

    Sag altta 116 Polat Alemdar adayi Online yaziyordu,ilk defa gordum ,diger konuya gelirsek yazida hem hakli hem haksiz yanlari var,sokakta tabiki akli basinda insanlar var,fakat yonlendirilemez diye birsey yok,unutmayalim ki Sosyal Medyanin bu konudaki etkisi cok buyuk
    |
    |
    _____________________________
  • Sikkofield biraz gaza geldi aslında. Eylemin ne için olduğunu çok iyi biliyordu ama o başka bir şeyler bekliyordu. Bizim burada beklediğimizi. Ama beklediği şey bana göre çıkmadı. Çıkan da vardı. Örneğin Halk'ın istediği zaman tepki verip, kararları yerinden oynatabileceği gibi. Oda durumun farkında. Zaten yazısında da bahsetmiş, orada olan provokatörlerden. Ama yineden herkese önerdiğim şey, bu gibi olayları en ince ayrıntısına kadar düşünmeden tepki vermemeniz. İşte doğru bu! diğer tezleri çürüttüm dediğiniz anda harekete geçme vaktidir diye düşünüyorum açıkçası.

    Bu arada blog'ta güldüğüm en iyi şey yorum atarken 'Bu yorum kullanıcının kendisini bağlar, ayriyetten makaram sarı bağlar' kısmı
    |
    |
    _____________________________
  • Yarbay
    18110 Mesaj

    Eylemlerin nereye yönlendirilmek istediğine dair...



    quote:

    Orijinalden alıntı: bocekgrafik

    Olayların aslı nereye yönlendirilmek isteniyor? Bilinçlenmek isteyen ve Kürdistan'ın kurulmasına alet olmak istemeyenler buyrun okusun. İki yazı da önemli.

    Ne Oluyor? Ne Yapmalı?
    Banu Avar'ın 1 Haziran 2013 tarihli yazısı


    Olayın özü şudur: İç karkaşa çıkartıp (adının şucu-bucu olması farketmez) milleti yine birbirine kırdırtmak istiyorlar. Türkiye, bu iç sorunlarla uğraşırken de Kürdistan'ı ilan etmenin ön hazırlığıdır tüm bu olaylar. Yoksa ne işi var orada ortalığı yakıp-yıkan BDP'lilerin, PKK'lıların, İşçi Partililerin vb grupların. Azıcık bunu düşünün. AKP'nin yanlışları vardır. İnsanların tepkileri de haklıdır ama bunun sonu bölünmedir ve buna bilmeden alet olmaktır. Alet olmayın.





    quote:

    Orijinalden alıntı: bocekgrafik

    İşte eylemcilerin yaptıklarından biri. Bunlar halk dimi şimdi?
    Irak'taki camilere postallarla giren conilerden ne farkı var bunların?


    quote:

    Orijinalden alıntı: EnesCimen

    Hz. Muhammed (S.A.V) ile dalga geçiyolar.



    Yunan işgal güçleri bile camilere bu kadar saygısızlık yapmamıştır



    |
    |
    Bahsedilenler: Kırarım Boynuzunu İblis
    _____________________________
    Büyük beyinler fikirleri, orta beyinler olayları, küçük beyinler ise kişileri konuşur. Hyman G. Rickover

    Ben gerçeğin peşindeyim, kimin söylediği önemli değil. Ben adaletin peşindeyim, kim için veya kime karşı olduğu önemli değil.
    Eğer dikkatli değilseniz, gazeteler sizin zulüm gören insanlardan nefret etmenizi ve zulmü uygulayan insanları sevmenizi sağlar. Malcolm-X

    Her zaman kazanan, bir defa kaybettiğinde tam kaybeder. Adâlet geciktikçe cezası büyür. Adâlet geldiğinde iflat etmez. Hak sillesinin sadâsı yoktur! Bir vurdu mu, devâsı yoktur. Mustafa Özcan




  • Ek olarak Başbakan Tunus Cezayir vs bi Afrika turu atacak. En geç 2 hafta içerisinde olay çıkmazsa benim adımda Kırarım Boynuzunu İblis değil. Adam resmen Arap Baharı'nın en büyük destekçisi olan ülkeyiz dedi ya.
    Neyse zaten olacağı vardı halk yine uyudu. Bu arada yapılan yasa ile Petrol arama, çıkarma sadece devlet elinden çıkartıldı. Kısacası Devlet istediği herkese Petrol arama çıkarma izni verebilir. Tabi bunu yine millet eylemdeyken yaptı.
    Ben artık bir şeylere başlıyacağım. Burada forum köşelerinde dalga geçen liselilere laf anlatmaktan bıktım. Herkes, partiler, gruplar, örgütler nasıl konferans yapıyorsa bizde, bende yapabilirim. Önceki yazımda yazdım. Belki ilk 10 kişi gelecek, ama çaba ile bunu 20 kişiye 50 kişiye katılanların insanlara anlata anlata çoğalmasını sağlayabilirim. Burada herkes karakter analizi yapıyor, oyunları, filmleri, kitapları, resimleri inceliyor. Ama sesiniz kime gidiyor ? Burada konu dışından gelen -15 yaşındakilere anca. Anlatabildiğiniz kadar anlatın, evde kapattırın televizyonu size bir şey anlatacağım deyin. Okulda, otobüste, parkta, bakkalda, kahvede. Kısacası her yerde. Bilgisayarınızda 30 dakika facebook'a, twitter'a harcıyacağıma broşür hazırlayalım. İnsanları sadece konuları araştırmalarını isteyelim. Eminimki onlar araştırmaya başlayınca gerçekten devamı gelecek. İnsanları sadece araştırmaya yöneltmeliyiz. Daha sonra zaten eminim ki kendileri bu konular hakkında konuşmak isteyecekler. Zaten bundan kormuyorlar mı ? Televizyonları, dizileri, fimleri zaten insanların gerçekleri araştırmasın diye ortaya çıkartmadılar mı ? Bunları engellemeliyiz. Halen burada şurda göz var, şurda kulak var gibi saçma şeyler ile zaman kaybetmemeliyiz. Olayın en tepesinden başlamalıyız. Yoksa siz söze bak şurda üçgen ar, şurada göz var diye girerseniz gerizekalı lafını yersiniz direk.
    |
    |
    _____________________________





  • Görüşüne saygılıyım ama bu genelleme yapılacak konu değil. O zaman neye giriyor biliyor musun ? Fenerbahçeli taraftar Ebue'ye muz görtedi diyelim. Bu O taraftarımı yoksa tüm fenerbahçe taraftarını mı ırkçı yapar ? Ben zaten her eylemde olduğu gibi bunda da provokatörlerin olduğunu söyledim. Bu sayede insanlara bunlar gerçekten devleti yıkacaklar mesajı verdirebilirler. Bunun için sizden en ince ayrıntısına kadar düşünmenizi istiyorum.

    @bocekgrafik
    |
    |
    Bahsedilenler: bocekgrafik
    _____________________________
HızlıCevap
Reklamlar
Mobilya Takımları
SEO
Bey Azura
SEO
Bu sayfanın
Mobil sürümü
Mini Sürümü

DHBR1
0,578
1.2.165

Reklamlar
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.