Şimdi Ara

Yargıtay'dan 'boyalı sıfır otomobil' kararı.

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir - 2 Masaüstü
5 sn
11
Cevap
0
Favori
438
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
0 oy
Sayfa: 1
Giriş
Mesaj
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, bazı bölgeleri boyalı çıkan sıfır otomobil için ayıbın sürüş güvenliğini etkilemediği ve değişimin orantısız olduğu gerekçeleriyle alıcıya değer kaybı ödenmesine hükmetti.


    Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin kararına göre, Adana'da yaşayan bir kişi, bayiden sıfır kilometre satın aldığı otomobili bir süre sonra satışa çıkardı.


    Bu süreçte otomobilini ekspertize götüren vatandaş, aracın sol kapı ve orta direğinin boyalı, sol alt marşpiyelinin ise lokal boyalı olduğunu öğrendi.

    Durumu firma yetkililerine bildiren vatandaş, ayıpsız başka bir aracın kendisine teslim edilmesini istedi ancak olumsuz yanıt aldı.

    Bunun üzerine Adana 3. Tüketici Mahkemesi'ne dava açan vatandaş, otomobilin ayıpsız misliyle değiştirilmesini talep etti.

    Aracın boyasının standartlara uygun olduğunu savunan davalı şirket, davacının araca boya yaptırıp yaptırmadığının araştırılmasını istedi.

    Misliyle değişim kararı

    Dava kapsamında alınan bilirkişi raporunda, otomobilin belirtilen bölgelerinde boya akması olduğu, bu nedenle boya kalınlığının referans değerinin üzerinde çıktığı ifade edildi.

    Araçtaki ayıbın tasarım ve üretim süreçlerinden kaynaklandığı bildirilen raporda, tüketicinin bir kusurunun bulunmadığı aktarıldı.

    Davacıyı haklı bulan mahkeme, aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesine hükmetti.


    Araçtaki sorunun "gizli ayıp" niteliğinde olduğu belirtilen mahkeme kararında, sıfır kilometre araçtan beklenen faydanın elde edilemeyeceği vurgulandı.

    "Yolcu taşımaya ve sürüş konforuna olumsuz etkisi yok"

    Temyiz üzerine dosyaya bakan Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin misliyle değişim kararını orantısız bularak bozdu.

    Dosyada, aracın değer kaybının ödenmesine yönelik hüküm kurulması gerektiğine işaret edilen kararda, şu ifadeler yer aldı:

    "Tespit edilen kusurlar kullanıcıdan kaynaklanan kusurlar olmayıp, aracın imalat aşamasından kaynaklanan gizli ayıp niteliğindedir. Aracın kullanım amacı olan yolcu taşımaya olumsuz bir etkisi, sürüş konforunu ve emniyetini olumsuz etkileyecek bir durum olmadığı, aracın ikinci el piyasa değerinde değer kaybına neden olacak nitelikte gizli ayıp olduğu değerlendirilmiştir."Yargıtay'dan 'boyalı sıfır otomobil' kararı-Memurlar.Net




    _____________________________




  • Harika karar.

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • Olması gereken olmuş yargıtay mahkemenin yanlış kararını bozmuş (böyle şeyden referans karar zaten olmaz da) referans olmasının önüne geçmiş.

    Fakat orada geçen kelime ilginç, araçlar fabrikada tekrar boyaya girebilir, bayi aşamasında da fakat boya akması olan araç nasıl teslim ediliyor ki... muhtemelen başka birşey var orada.

    Türk milleti artık otomobillerin boyanabilir şeyler olduğunu öğrenmeli ve müdahale takibinin boya üzerinden yapılamayacağını da öğrenmeli.

    Böyle şeyler yaşarsanız da yapılması gereken bellidir (bu tür araçları zaten bayilerden daha ucuza alırsınız, sonradan tespit edilirse de değer kaybı öderler fakat satıcılara da ben kesinlikle kapısı değişmiş, boyanmış araba istemiyorum demeyin önce arabaların nasıl üretildiğini öğrenin...) satıcı bayiden resmi raporlar ile durumu ve görselleri kayıt altına alın ve saklayın. Satış aşamasında ekpertize de gösterirseniz hiçbirşey olmaz. Kime çöpe çıkartamaz sizin aracınızı, illa ki bir alacak bulunur.

    Türk insanı dünya üretiminde ve pazarlarında olmayan; sıfır araçta üretim boya kalınlığı farklı araç istemem,

    kapısı, paneli fabrikada değişmiş araba istemem, değer kaybı gibi şeyler uydurdu bi tarafından herşeyi eksik dinleyip anlayarak.

    Dünyada değer kaybı diye birşey yok indirim diye birşey var.


    İnsanların ürettiği saçma sapan kavramlardan eskiden bayiler saklamazdı yada hiç farkedilmezdi dahi ürünlerin normali buydu, bayiler de saklar, gizler oldular. İndirimle çözemiyorlar ki sadece tutturuyor insanlar yok onu istemem de istemem.


    2. elde ki durumun bunlarla hiçbir ilgisi yoktu ancak oraya da aptal bir millet sirayet ettirdi. 2. elde boya ve değişen analizi aracın geçmiş işlemlerinin kasti saklanması ve hatta birleştirilmiş araçların yedirilmesi üzerine oluştu. Ki bunun karşılığında ekspertiz sistemi oluştu. O hassasiyetin sıfır araçlara evriltilmesi tam bir saçmalık.

    _____________________________
    Hp, Aerodynamic, Driver, Tire = Racing Machine
    "Hiç bir zaman kendi limitlerime ulaşamadım. Beni daha hızlı olmaktan alıkoyan hep aracın limitleri olmuştur. Kendi limitlerim değil."




  • Sıfır aracı satan bayi kusuru gizlediyse misliyle değişim kararı çıkması gerekirdi bence.

    Burada önemli olan değer kaybı değil aracın sıfır tertemiz sorunsuz diye satılmış olmasıdır. Sonradan araçta boya çıktıysa bayinin hatası olarak görülmeli.


    Milletimizi aşağılamak yerine piyasa gerçeklerine bakmak lazım, millet yanlış da düşünüyor olsa boyalı araç boyasız ile aynı fiyata satılamaz. Önemli olan piyasa değeri ki o da düşüktür. Değer kaybı olarak piyasadaki farkı görmek lazım.


    Boyasız olan fiyatına boyalı olanı da alırım aynı parayı veririm diyecek bir insan evladı yoktur burada. Fabrikada da tekrar boyanmış olsa değeri düşer. Önemli olan indirimin miktarıdır bu konuda.

    _____________________________
  • guyverland kullanıcısına yanıt

    Sıfır araç niye alır(sınız)iz?


    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • Üretim sistemini ve fabrikaların nasıl çalıştığını bilmezseniz siz onu kusur diye kafanızdan üretirsiniz. 50 yıldır dünyanın her yerinde bu iş böyle yapılıyor 5 yılda yeni çıkmadı. Araçlar fabrikada kalite kontrol aşamasında yada çok daha sonra tekrar boyaya girer, siz yıllar boyu anlamazsınız bile.


    Bunu uzman, işini görece iyi yapan ekpertizler de anlatıyor zaten. Dangalak ekspertizler yüzünden oluştu bu 50 yıllık mesele sanki hataymış sanıldı. Şimdilerde neden farkedilmeye, konuşulmaya başlandı çünkü 0 araçları da ekspertize götürüyor insanlar, bazen de haklı nedenlerle bayilere güvenmediği için ve kolayca boya kalınlıkları farkları tespit ediliyor, kapı, kaput sök taklar tespit ediliyor. iyi ekspertizler bunları anlattı bunlar normal prosesler, fikir üretmeden önce dinleyip öğrenmelisiniz.


    Bir aracın boya kalınlığının farklı çıkması, bazı bölmelerinin tekrar boyaya girmesi ne bayi hatasıdır nede üretici bir kalite kontrol proses geri dönüşüdür yahut üretici, dağıtım alanı aşamasında hasar sonucunda tekrar banta geri dönüşüdür hepsi o kadar. Konu bu kadar basit. Hiç kimse o kapı, kaputtan, tavandan atılmış kusurlu boyayı kazımaz üstüne tekrar boyaya girer dolayısıyla da aracın farklı bölgelerinde boya kalınlık farkları oluşur. Cahil elinde aletle kontrol eden bireyler ve ekspertizlerde der ki buna bak boya atılmış.

    Ör Kapı da sorun görülürse tekrar çıkarılır banttan başka kapı takılır yeni kapının PN/SN 'i evrağa işlenir ancak önceki banttaki sıralı takılanların sırası bozulmuş olur. Yine aptal ekspertiz der ki bak bunun kapısı orjinal ama sonradan takılmış. Ulan aptal herifler fabrikalarda otomobiller zaten öyle toplanıyor.:) Kaportacıdan ekspertiz ustası yaparsan işte öyle olur hayatında bir kere üretim bandı görmemiş ki.


    Hakeza otomobiller üretim sonrası dağıtım öncesi aylarca fabrikanın açık alan depo, park alanlarında kalıyor. Oralarda temaslar veya atmosfer şartlı hasarlar da oluşabiliyor. O araç tekrar banda geri döndürülür ilgili panelleri değişir, gerekirse ilgili yerleri tekrar boyaya girer.

    Komple tekrar boyaya giren araç dahi olur 600 mikron boya kalınlığı dahi çıkabilir std bir binekte. Kısaca banttaki tüm araçların boya mikronları zaten 80 yıldır aynı değildir bu yeni bir konu değil ve ilk deneyimsiz mahkemenin verdiği karar gibi kusur felan değildir.


    Bir sonraki aşama ise araçlar bayilere dağıtımda taşımalarda hasar alabiliyor. Standart logistik olayları. Üreticilere bildiriliyor bayi bunları cebinden karşılamaz bayi servisleri bu değişim, tamirleri de yapabildiği için fabrikadan ilgili parçalar gelir takarlar, yerel üretimse gerekirse parçayı gönderirler boyanır tekrar gelir takarlar. Dolayısıyla vidalardan sök tak yapıldığı anlaşılır. Tüm bu aşamalar aracın evraklarına işlenir yani sonradan her ne yapıldığı o araçtan sorgulanabilir. Başka resmi bayi de bunları sorgulayabilir. Ancak bizdeki bir insan işletme sorunu bunlar satın alanlara teslim edilmiyor, bilgileri işte insanların bu bilmez, cahilce yargılarından da anlatılmıyor artık ve saklanıyor. Çünkü bunlar bir değer kaybı da üretmez fakat bayi saklıyor çünkü kârından olacak.


    ABD ve Avrupada bunların çeşitli mevzuatları vardır özellikle lojistik taşıma aşamasında olan hasar ve tamirlerde belirli bir yüzdeyi aşarsa MSRP'in %5'i gibi. Alıcıya bunlar açıklanmak zorundadır. Alıcı isterse fiyat pazarlığı yapar isterse satın almaktan vazgeçer.

    Dünyada ki genel uygulama çoğunlukla indirim uygulanması ve bayilerin ücretsiz bakım, aksesuar gibi ek opsiyonlar sağlamasıdır. Eh kişilerin de zaten üretim dahilinde olan bu durumlar dolayısıyla bunlar işine gelir. Yıllar boyu burada da böyle uygulandı bunlar.

    Arkadaşlarımızın sipariş ettiği araçlar tırdan indirmede çizilmiş felan tamir gördüler bir sürü ek şey aldılar bayiden daha da bi mutlu olundu.


    Bizde ki asıl sorun konu genel ahlak problemidir. Bayi de ahlaksızlığa kayıyor müşteri de. Bayi zaten kaydı olan şeyi o adamın siparişi üzerine getirttiyse o aracı elinde kalmasın diye saklıyor, müşteri de fırsatını buldum madem diye dibine vurmaya kalkıyor. Bunlar da toplu bir ahlaksızlığı besliyor.

    Bunların tamamı 2. el piyasasında ki ahlaksızlıklardan bağımsız konular. Orada ki sorunlar zaten başka gerekirse onları da anlatırız. Konu yine boya ve değer kaybı değil yine.


    Piyasa değeri ve değer kaybı gibi birşey söz konusu değil zaten ne dedik indirim uygulanıyor yada uygulanmalı. Sen o aracı satış öncesi olağan kusur ile daha ucuza zaten almalısın. Ve inanın çok ahlaksız bayiler olmadıkça çoğunluğu da yıllardır böyle uygulanıyordu zaten. Bu sorunu daha çok cahil ekspertizler ve piyasa değeri, değerlemesi nedir bilmeyen (hani 2. el'e düşmüş aracı sıfırından fazlaya ilana koyan ahlaksızlar var ya onlar) cahiller üretti. Mesela hangi piyasa değeri? Kaç kişi biliyor bu ülkede araç değerlemesi nasıl yapılır? Sokak arasında ki o eski galericilerin bile çoğu bilmiyordu emin olun.

    Bu bağlamda piyasa değerinden bahsedilemez çünkü 1. bir araca trafik tescili yapıldığı an artık 2. el statüsündedir ve sınıfına, modeline göre değişken %5-10 değer kaybetmiştir. Bu tüm dünyada böyle. Ekstrem örnek sen araca trafik tescil yaptır istersen 10m bile yürütme (ki km de ki sayacı zaten 0 değil) vinçle kaldır depoya koy, 10 yıl beklet o araç sıfır asla değildir, geçti o iş.


    Fakat bizde özellikle pandemi itibariyle yok 6k km gibi, stokçuluk gibi, sıraya almak için 300 bin tl hava parası alma gibi ve daha nice ahlaksızlıklar görüldü. Devlet geçici mevzuatlarla 2. el araçları 0 dan daha pahalıya satanlara cezalar yapıştırdı vs vs.


    Kısaca piyasa değerini kasko değeri oluşturur ve bunlar yıllık yayınlanır, profesyonellerce marka/modellerin piyasa algıları üzerinden oluşturulur ve öyle sanıldığı gibi sadece sahibinden sitesiyle oluşturulmaz. Kasko değeri 1: 2.ele düşmüşün liste fiyatıdır temel referans noktasıdır, 2: o araca göre liste üzerinden durumuna göre düşümler yapılarak yaş, hasar, parça değişim vs ile tekrar belirlenir. Artı eklenmiş opsiyonlar. Sen mesela öyle opsiyonlar ekletmiş ve sistemler bağlatmışsındır ki ruhsata işletirsen o araç 2. el piyasasının kabul geçersiz en değerli aracı dahi olabilir.

    Yerli kurumsal dünya böyle oluşturur piyasa değerlerini. Her şeyin bir formülü var öyle kafaya göre olmuyor, bunlar yine de esneye bilir onu da piyasanın o modele talebi belirler, zaman içerisinde tekrar düzenlenir.


    Yani cahil halkın çoğunluğunun korkuları boştur bu konuda. Sorun ve eğilmeniz gereken 2. elde pert, change, birleştirme, ağır hasarı saklama gibi şeyleri yememeye çalışmak olmalı. Yoksa bayi ve sıfır araç satışlarını bu alana benzetmek tamamen yanlış ve bilgisizlik eseri.

    Ben epeydir faceb vs her yerde yine anlatmaya çalışıyorum türk insanında boya takıntısı yoktu, hiç olmadı, sadece geçmiş işlem anlayamama korkusu var bundan dolayı boya, sök tak, tramer dikkati oluştu ve haklı sebepliydi. Konunun çıkış noktası ve sebepler dairesi başka. Fakat yine işi alevlendiren ve sanrıları değiştiren yine otomotiv cahillerinin yargısıdır. Dünyada yok türklerde boya takıntısı saçmalığı oldu dediler. Çünkü senin kanunların işlemiyor, adam otomobilden anlamıyor ve anlamakta zorunda değil. 2 aracı birleştirip satan aracı dünyanın her yerinde içeri attırırsın burada ise attıramıyorsun sorun işte hukuki, boya var yokla ilgili değil.

    Yine hukuki sorunlardan dolayı pert/ağır hasar korkuları baş gösterdi, o sistem de yanlış çünkü kimsenin hukuk korkusu yok. Başta hukukçuların ve idarenin. Sanki muz cumhuriyeti gibi herkes yedirebildiğine sistem kuruyor.

    İşte zaten aklı başında bir ülkede o ilk mahkeme kararı zaten olmamalıydı uzmanına başvurulmalıydı böylece yargıtay bozmak zorunda da kalmazdı.

    _____________________________
    Hp, Aerodynamic, Driver, Tire = Racing Machine
    "Hiç bir zaman kendi limitlerime ulaşamadım. Beni daha hızlı olmaktan alıkoyan hep aracın limitleri olmuştur. Kendi limitlerim değil."




  • tafo0911 T kullanıcısına yanıt

    Alıntıyı görmemiştim yeni farkettim aslen uzun cevapta yazmış bulundum. Niye alırız? onun ilki olmak için :P,

    hiç kullanılmayanını alabildiğimiz için

    (bende ve tanıdığım birçok zenginde yoktur bu takıntı, olmayan kişiyi de ayrı severim, hatta pahalı sport dünya için aramızda şöyle şeyler dahi konuşmuşuzdur sıfır alacak kadar salak değilim vs vs...:) (çünkü bineklere göre inanılmaz değer kaybederler) ),

    başka sahiplikleri altında insanlarla uğraşmamak için, işletmesel ve ticari risklere girmeme çekincemiz için, mesela bazı mevzuatlarda alternatif seçeneğimiz zaten olmadığı için... belki birkaç önemsiz şey daha için.


    Fakat bunların hiçbirisi zaten birleştirilerek ve tekrarlı boyanarak oluşturulmuş otomobil denen, dış gövdesi çok da önemli olmayan ürünün insana teslim aşamasına kadar ki doğal yada ekstrem macerasını kusur yapmaz. İşte temel konu budur. Onun bi taraflarının değişmesi onu kızlıktan çıkartmıyor. Bugatti almıyorsunuz binek alıyorsunuz.:) İnsanlar PPF'in bile niçin çıktığını öğrenmiyorlar.


    Geçen birisinin sorusu üzerine dedim ucuz binek (corolla hybrid) almışsın çevrenin ikazlarıyla kaliteli PPF derdine düşmüşsün yapma, etme! bir şeyin bir ekonomik mantığı olur 2 milyonluk arabaya 100 binlik tekrarlı maliyet daha hiç kullanmadan harcanmaz dedim. Bunlar zaten üretimsel kabulle boyanarak kullanılacak ürünler dedim ve ölçeklemler kurmasını sağlamaya çalıştım, finalde mantıklı buldu ve vazgeçti. Buradaki tüm söylemlerim de aynı içerikten...


    Yerel piyasa gerçekliklerini de unutmadan bu teknik şeyleri global olarak öğrenip konuşmalıyız her zaman, otomobil denen kavram bize ait değil, bu işin banileri, elalem ne yapıyor öğrenilmeli.

    _____________________________
    Hp, Aerodynamic, Driver, Tire = Racing Machine
    "Hiç bir zaman kendi limitlerime ulaşamadım. Beni daha hızlı olmaktan alıkoyan hep aracın limitleri olmuştur. Kendi limitlerim değil."




  • Yapay Zeka’dan İlgili Konular
    Daha Fazla Göster
  • guyverland kullanıcısına yanıt

    Yazdıklarınıza katılıyorum fakat unuttuğunuz çok önemli bir şey var.

    Türkiyede yaşıyoruz 


    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • tafo0911 T kullanıcısına yanıt

    Size yanıtladığım son cümle aslında olmamış, uzun yazının bağlamını anlamayınca sanki globali anlatıyorum, türkiyeyi içermiyor gibi olmuş ama öyle değil.

    Anlattıklarımın tümünü burası için anlattım ve aslen yerli üretimi olanları içeriyor, ithal araçlarda çok ufak bir miktar süreç zaten farklı.


    Bana göre tabandaki en cahil kesimin ürettiği yargıların bir önemi yok, uğraştırmıyor mu bizi evet uğraştırıyor ancak onları düzeltip durmakla baş edemiyoruz zaten ortada ki insanı düzeltirsen onlarda görerek düzelir zaten. Bunları yani sistemi öğrenirseniz kazıklanmazsınız, kolayca aldatamazlar sizi ve gerçekçiliği olmayan yargılar üretmemiş olursunuz. Bir batılının bunları aslen öğrenmesine gerek yok; bu özel bir iş, bunlar sadece birer taşıt ve sistem iyi işliyor ancak burada dolandırılmamak için çaresiz bir miktar birşey öğrenmesi gerekiyor insanların çünkü malum hukuk işlemiyor, hırsız korkmuyor. Beklentilerinin de doğrulamasını sorarak yada dinleyerek öğrenmeliler.

    Risk halen yok mu var ancak oldukça azaltmış olursunuz.

    Mesela bu konunun çıkış noktası durum için ben mahkemeye gitmezdim dolayısıyla vakitte kaybetmezdim gidiyorsam da içeriği daha farklı olurdu. Derdim sadece bunlara dair.

    _____________________________
    Hp, Aerodynamic, Driver, Tire = Racing Machine
    "Hiç bir zaman kendi limitlerime ulaşamadım. Beni daha hızlı olmaktan alıkoyan hep aracın limitleri olmuştur. Kendi limitlerim değil."




  • bayi bilerek sattıysa okkalı bir miktar ödemesi belki başka satışlarda daha dikkatli olmasını sağlar. sıfır aldığın araçta direk dahil boya demek aracın kullanılmasa bile büyük bir hasar aldığını gösterir. tüketiciye yenisini vermesi lazımdı aslında ancak mahkeme kararıyla paraya çevrilmesi de kötünün iyisi.

    _____________________________
    .
  • 
Sayfa: 1
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.