Şimdi Ara

VASAT BİR ÖĞRENCİYKEN YGSDE DERECE YAPTIM [ DEVAMI GELDİ ]

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
3 Misafir (1 Mobil) - 2 Masaüstü1 Mobil
5 sn
299
Cevap
138
Favori
18.353
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
0 oy
Sayfa: 12345
Sayfaya Git
Git
sonraki
Giriş
Mesaj
  • Merhaba arkadaşlar;
    Forumda çok dolaştım bu konuda çok sıkıntıya düşen arkadaşlar gördüm, benim gibi umutsuzluğa kapılan, kendini salan, usanmış bıkmış bir ton arkadaş. O yüzden böyle bir konu açmaya karar verdim. Herkesin çıkaracağı ufak tefek dersler olucağını düşünüyorum. Tek part halinde uzun yazılarda dikkat dağılıyor çoğu kişi okumaya üşeniyor o yüzden aşama aşama yazıyorum. Anlattıklarımın hepsi gerçek ve geçtiğimiz 1 yıl içinde yaşanmıştır. Merak edenler için Ygs'de ilk 10.000'e girerek 6792. oldum. Bunuda 1 yıllık HIRSLI bir çalışmaya borçluyum. Neyse çok uzatmadan başlıyorum.

    -1. BÖLÜM; yaklaşık 14 ay önce

    O gün yine herzamanki gibi sabah 7.45'te kalktım. Okul saat 8.30'da başlıyordu. Kahvaltı yapmadan üstümü giydim. Cep telefonundan bi kaç müzik açtım odamda oturarak düşünmeye başladım.Dışardan görenler boş boş oturduğumu düşünürdü ama kafamda çok ciddi konular hakkında muhasebe yapardım. Bilgisayarda yazılım üzerine ilgim olduğumdan sürekli yeni algoritmalar düşünürdüm ama bunu ne ailem ne de okuldaki çevrem anlardı. Bana tek dedikleri ders çalış, test çöz. Oysa ben bi ton gereksiz ders saçmalığından bıkmıştım. Trigonometri benim ne işime yarayacaktı ki? diye sürekli düşünürdüm. Böyle düşünmeye daldıkça saatin alarmı çaldı saat 8.15i gösteriyordu. Okula olan mesafem yaklaşık 20dk idi. Yolda dalgın yürüdüğümden mesafe 30dkyi buluyordu. O yüzden hızlıca evden fırladım koşa koşa okulun yolunu tuttum. Ders başlamasına 3dk kala sınıfa girdim. Dosya kağıdını çıkartım yazılımlar üzerine algoritmalara kafa yormaya devam ettim. Amacım Türkiye'nin en iyi sosyal sitesini kurmaktı. Buda çok sağlam binlerce algoritma demekti. Açıkcası o sıralar Sosyal Ağ Facebook filminden çok etkilenmiştim. Sonra içeri matematik hocamız girdi. Onu görünce dersin matematik olduğunu anladım. Oysaki ders programı 1 aydır aynıydı. Ders ilgimi çekmediğinden bununda bir önemi yoktu. Hocayı gördükten sonra çok çalışkan bi kaç tip sınav hakkında sorular sordu. Hocada yazılı sonuçlarını yoklamayı aldıktan sonra okuyacağını söyledi. Yoklamayı aldı ve çantasından kağıtları çıkardı. Sıradan okumaya başladı. Ahmet 76, Mehmet 45, Zeynep 86 , bilmem ne 56 derken gibi sıra bana geldi. İsmimi söylememişti ama kağıdıma göz atınca duraksamıştı. Bana döndü bana ne olucak senin bu halin kağıdını yoldan geçen birine versek o daha iyi yapar tarzında bir şey söyledi ve notumu okudu 06 almıştım. 100 üzerinden sadece 6 . Omuz silktim iplemedim cevap vermedim yerime oturdum ve önümdeki kağıtta eksik olan geri dönüş döngüsünü tamamladım.

    ...

    Sınıfa göz gezdirdim. Sınıf Notu 99 olup neden 100 yapmadınız diye hocaya çıkışan, 80 alıp üzülen, arkadaşının notunu kıskanan bir ton GEREKSIZ ve SALAK insan doluydu. İçimden bunlar tüm sınavlardan 100 alsa ne olur ki, gerçek hayatta hangisi kendini düzgün ifade eder. Hangisi başarılı olur. Hayat şu formülleri ezberleyin gelinden ibaret değilki derdim. Yeni bir kağıt daha çıkardım facebook ve twitter gibi bir kaç sitenin kanımca hatalarını eksik yanlarını sıralamaya başladım. Evde daha önceden bu konu ile ilgili yazdığım onlarca sayfa yazı varken her seferinde 0'dan başlıyordum. Her yazışımda farklı yazıyor elbet yeni eksiklikleri farkediyordum. Buda müthiş bir şeydi. Ben yazarken zil çaldı ama tenefüste yapıcak birşey yoktu ne çoğu kişi gibi geyik yapıcak nede kızların peşinden koşacak zamanım vardı.
    ...

    İstifimi bozmazdım ama birden biri ismimi söyledi. Nöbetçi kimliği olan alt sınıflardan biri Numara 108 Bilmem neyi Murat Hoca (rehberlikçi) çağırıyor dedi. Tamam dedim, doğruldum tuvalete gittim elimi yüzümü yıkadım Murat hocanın yanına gittim. Kapıyı çalıp içeri girdiğimde duble karışık tostunu yiyip, ayranını yudumluyordu. Bana baktı gözüyle otur işareti yaptı. Oturdum. Ağzındaki lokmayı yuttuktan sonra sen bu okula neden geliyorsun? Gelmek istemiyorsan hiç gelme. Kaç kez uyardık. Elimizden geleni yaptık. Velinle konuştuk. Ne bu sosyal site merakı. Sanal alemde ünlümü olmaya çalışıyorsun. Derslerine çalış Ygsde derece yap emin ol sosyal biri olursun sanal alemde gibi bitakım gereksiz laflar söyledi. Bende zamanında yaptığım salaklığı tekrarlayıp derdimi anlatmadım. Derslerin ilgimi çekmediğini dreamweawer, photoshop, flash gibi programlara yöneldiğimi kendimi geliştirdiğimi, sizin gibi bende kendi geleceğimden kaygı duyup elimden geleni yaptığımı vurguladım. Ama adam yine anlamadı. Takmadı bile. Bi ton öğüt verdi azarlayarak. Bende özür dileyip derslerime gereken önemi vereceğimi söyleyerek odadan çıktım. Daha fazla çekemeyecektim bu adamı. Sosis salam kokan odasında durmaktansa yalan söyleyip çıkmak en iyisi idi.

    ...


    Odadan çıktığımda, canım sıkılmıştı. Derse girmek istemedim. Ama bahçede de yapıcak bir şey yoktu. O yüzden en iyisi derse girmekti. Zaten son 1 ders kalmıştı öğlen tenefüsüne. Sınafa girdim her zamanki yerime sağ en arka sıraya geçtim. Sıranın altından "CEO Olmak" adlı kitabımı aldım okumaya başladım. Kaldığım bölümde yazar yöneticilerin yaptığı çoğu hatadan bahsediyordu. Birden düşündüm, bu hataları günümüzde yapmayan yönetici yoktu. En basiti okul müdürümüz, geri kalmış düşüncesi, teoride etkili fakat uygulamada sıkıntılı bir ton yöntem ile kitlesel başarıyı düşürüyor, bireysel başarıyı ayaklar altına alıyordu. Bunları düşünürken bir arkadaşım beni dürttü. Kafamı kaldırdığımda herkesin bana baktığını, hocanında bana kitlendiğini farkettim. Anladığım kadarıyla kitaba daldığımdan ayağa kalkmayı unutmuştum. Hoca da bunu saygısızlık olarak algılamış, bana bozulmuştu.
    -Pardon hocam kitaba dalmışım, farketmedim, demeye kalmadan. Bana; senin kadar gereksiz öğrenci yok bu sınıfta, oturup kalkmasını öğrenemeden nasıl adam olmayı öğreniceksin anlamıyorum. Sınıftan kopuk kendi çevrende yaşıyorsun gibi bir takım şeyler söyledi.
    Sınıfa baktım. Kimileri ders kaynıyor diye seviniyor, kimileri içten içe gülüyor, kimileri de hocaya kızıyor ve hatta bazıları da bana acıyordu.
    Acınacak biri değildim. Derslerim kötüydü pek arkadaşımda yoktu ama her zaman kendimi seven biriydim. Hiç bir zaman kendime acımadım.
    Sesimi yükselttim.
    Hocam şuan sınıfta 5 kişi telefonundan mesajlıyor. 2 kişi önündeki kızı rahatsız ediyor. Ama kız sizden ve sınıftan çekindiğinden birşey demiyor. 1 kişi resim çiziyor. 1 kişide kağıt atıyor. Ana sınıfı çocuklarının şikayeti gibi oldu ama dikkat çekmek istediğim konu bu değil. Dikkat etmeniz gereken nokta bu kadar gereksiz işler yapan insan varken neden beni seçiyorsunuz? Ben aralarında en yararlı işi yapıyorum. Kitap okuyorum. Dersinizi ve sizi sevmiyorum. Sevmek zorunda da değilim. Fakat sınıfı rahatsız edemem, dersinizi bölemem, gürültü yapamam. Bunları biliyorum ve yapmıyorum. Sizden istediğim sizde bana saygılı olun.
    dedim.

    Yeni eklenen

    Böyle der demez. Beni dışarıda bekle dedi. Kitabımı sıraya bırakmayı düşünürken kaldığım yerin önemini hatırladım ve yanıma almaya karar verdim, dışarı çıktım. Kitaptan kaldığım yeri açtım. Bu sırada hoca sınıftakilere ben gelene kadar şu sayfayı bitirin sessiz olun tarzında bir şeyler söyledi. İki dakika geçmeden de kendisi dışarı çıktı. Yürü bakalım derdini çözelim senin. Sınıfın düzenini bozma gücünü nerden alıyorsun gibi sözler söyledi. İçimden bir insan neden bu kadar dar düşünür ki dedim. Gerçi bunlara öğretmen diyip ardından maaş bağlayan insanlar varken ben halimi yine kolay kabulleniyordum. Doğruca müdürün odasına, alt kata indik. Misafiri olduğu için beş dakika kadar bekledik sonrasında içeri girdik. Girer girmez öğretmenim (!) olayı biraz daha heyecanlandırarak sözde ona olan saygısızlığımı müdüre anlatmaya başladı. Müdür dinledikten sonra bana döndü. “Sen ne diyorsun bu konu hakkında?“ dedi. Bende derste kitap okumanın suç olduğunu bilmiyordum. Özür dilerim. Bir dahakine sınıftaki çoğu kişi gibi yapar ders dinliyor gibi gözükür sürekli sıranın altından birilerine mesaj atarım dedim. Bir an duraksadı ve sonra bana çıkmamı söyledi. Tam çıkarken son anda fark ettiği elimde duran kitabı masasına bırakmamı istedi. Bende hala bitirmedim. Bitirince ilk size getireceğim dedim ve hızlıca çıktım.

    Çok bunalmıştım. Dışarı çıkıp banklarda oturmak istedim. Şuan tek istediğim şey sessizlikti. Sadece sessizlik…

    Dışarı çıktım. Ama ne yazık ki 3 sınıfın birden beden ders vardı. Bahçe, banklar, kantin kısaca sessizliği aradığım her yer tıklım tıklım insan doluydu. Canım sıkıldı. Tuvalete gittim. Elimi yüzümü yıkadım ve yapacak başka bir şey olmadığından sınıfın yolunu tuttum. Sınıfa girer girmez o an çoğu kişi bana baktı. Ortada öğretmen yoktu. O yüzden pek umursamadım. Gerçi öğretmenin olup olmaması umursamazlık katsayımda bir değişikliğe neden olmuyordu. Normal adımlarla kendi sırama geçtim. Başımı sıraya koydum ve kitabımı açtım. Kitap okurken beynimde zaman kavramı durduğundan ne kadar süre geçti bilmiyorum ama çokta ilerlememiştim sayfalarda ki bir el bana dokundu. Çok yumuşak nazik bir dokunuştu bu. İrkildim ama ona farkettirmedim irkildiğimi. Ardından doğruldum. Bana dokunan kişi o an ismini hatırlayamadığım sol çaprazımda oturan bir kızdı. Ne yapmak istediğine anlam veremedim. Çünkü ne önceden bir tanışmışlığımız vardı ne de herhangi bir konuda konuşmuşluğumuz. Ortada hiçbir neden yoktu. Gözlerimi kaçırdım gözlerinden. Birinin gözlerinin içine bakıp rahat davranamıyorum çünkü veya bana öyle geliyordu. Sustum ama o bana izin vermedi. Sanki göz teması kurmaya çabalarcasına eğildikten sonra “Sana hak veriyorum” dedi. Ne demek istediğini anlamadım der gibi bir bakış attım istemeden ki devam etme gereği duydu.
    “Az önce olanlar, daha önce olanlar hep sen haklıydın. Ama yanlış yerde, yanlış zamanda haklıydın. Bu yüzden göze batıyorsun. Daha sakin ol olur mu?” dedi. Bende, ben çok sakinim. Olanları pek önemsemiyorum. Bu yüzden sakin kalmak pekte zor olmuyor açıkçası dedim. Cevap vermedi bir an, sustu. Galiba benden bir şeyler bekledi ama ne zamandır bir kızla konuşmamıştım. Bu bir eksiklik filan değildi ama şuan ne yapmam gerektiği hakkında bir fikrim olmamasına neden oluyordu. Açıkçası bir şeyler yapmakta istemiyordum.

    Bunları düşünürken sesiyle kendime geldim.” Şimdi hoca gelir o gelince de test çözüyor gibi yapmam lazım sonra görüşürüz” dedi. Cevap vermedim. Cevap vermememin herhangi bir nedeni yoktu ama şuan en iyisi kitap okumaya devam etmekti…

    Aslında o kadar çok kitap okuyan bir tip değildim. Ama okulda en iyi zaman bu şekilde geçiyordu. Hem bana bulaşan pekte olmuyordu böylelikle. Bu günü saymazsak öğretmenlerde anlayışlı karşılıyordu kitap okumamı.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Reveal -- 9 Haziran 2013; 0:32:23 >



    _____________________________
    Kural Dışı.




  • Yalnız daha LYS var erken sevinme derim.
    _____________________________
  • Hızlan böyle olmaz bu iş hadi.
    _____________________________
  • takip
    _____________________________
    Tehlikeli olan gelişmemektir.
  • Önlerden

    < Bu ileti tablet sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • takipteyiz hadi hızlan joe
    _____________________________
  • Hızlı biraz hızlı hadi

    < Bu ileti tablet sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    PSN&GameCenter : eRsn-
  • Yapay Zeka’dan İlgili Konular
    Daha Fazla Göster
  • takip
    _____________________________

    We Know
  • Elimiz klavyede bekliyoruz

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • Reklam alınır.

    Edit: da ekini düzgün yazmayı öğrenememişsin, neye yarar



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi H.E -- 28 Nisan 2013; 0:11:09 >
    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • no ss no güven
    _____________________________
    Her türlü kız meselesi olursa pm
  • Liseye birinci girdim birinci çıktım.Bazıları kazanmak için doğar bazıları çabalamak için,size iyi çabalamalar.
    _____________________________
  • Diğerini yaz sen merak etme sıkılmayız biz.
    _____________________________
  • Lysye dikkat et de sakata gelme

    < Bu ileti tablet sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • takip

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________


    Türkiye Türklerindir
  • 46 madalyalı kız.gif
    _____________________________
    Dh şarkı yarışması kazanan parçalar
  • okuyalım bakalım
    _____________________________
    LoL:
    TR:Oguzfb
    Kocaeli Üniversitesi Elektrik Mühendisliği
  • Takipteyim ama biraz hızlı olursan çok iyi olur

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • Aman yazman da 14 ay surmesin acele biraz takip

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • takip

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • 
Sayfa: 12345
Sayfaya Git
Git
sonraki
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.