Şimdi Ara

Vahdettin'in idam ettirdiği Milli Şehit Kemal Bey'in geride kalan çocuklarınaAtatürknasılsahip çıktı

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir - 2 Masaüstü
5 sn
19
Cevap
2
Favori
1.168
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri
  • Son Yorum 2 yıl
  • Cevaplayan Üyeler 14
  • Konu Sahibinin Yazdıkları 1
  • Ortalama Mesaj Aralığı 4 saat 7 dakika
  • Favoriye Eklediklerim 2
  • Konuya En Çok Yazanlar
  • gokuba (3 mesaj) Emre Tuna Mirliva (3 mesaj) serafon (2 mesaj) -OdATA- (1 mesaj) sissil (1 mesaj)
  • Konuya Yazanların Platform Dağılımı
  • Masaüstü (13 mesaj) Mobil (4 mesaj) (2 mesaj)
  • @
40 oy
Öne Çıkar
Giriş
Mesaj
  • Vahdettin'in idam ettirdiği Milli Şehit Kemal Bey'in geride kalan çocuklarına Atatürk nasıl sahip çıktı?

    Milli şehidimiz Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey'in son sözleri "Ecnebi devletlere yaranmak için beni asıyorlar. Eğer adalet buna diyorlarsa, kahrolsun adalet." olmuştu.


    Vahdettin'in onayıyla idam edilen Kemal Bey'in geride kalan çocuklarına Atatürk nasıl sahip çıktı?

    Vahdettin'in idam ettirdiği Milli Şehit Kemal Bey'in geride kalan çocuklarınaAtatürknasılsahip çıktı














    Ümit Doğan

    tsumut71@gmail.com




    Vahdettin'in idam ettirdiği Milli Şehit Kemal Bey'in geride kalan çocuklarına Atatürk nasıl sahip çıktı?

    ABONE OL






    • Dinle

    09 Nisan 2021 - 11:19 - Güncelleme: 09 Nisan 2021 - 19:16



    Milli şehidimiz Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey'in son sözleri "Ecnebi devletlere yaranmak için beni asıyorlar. Eğer adalet buna diyorlarsa, kahrolsun adalet." olmuştu.


    Vahdettin'in onayıyla idam edilen Kemal Bey'in geride kalan çocuklarına Atatürk nasıl sahip çıktı?




    İngilizler Ermeni komitacılara cesaret vermek ve onları kullanmaya devam etmek için Mondros Mütarekesi’nden hemen sonra Ermeni tehcirinin sorumlularının yargılanması konusunda faaliyete geçmişlerdi.


    İstanbul’daki İngiliz Amirali Webb, İngiltere Hükümetine gönderdiği telgrafta şöyle diyordu:

    Ermenilere zulmeden herkesi cezalandırmak için Türkleri toptan idam etmeli. Cezalandırma işlemi, (...) ibret verici bir şekilde yargılayarak kişileri cezalandırma biçiminde olmalı.”


    Vahdettin ise, 24 Kasım 1918’te Daily Mail’e verdiği mülakatta Birinci Dünya Savaşı’na girmemizin hata olduğunu ve kendisinin tahtta olsa böyle bir şeye izin vermeyeceğini söyledikten sonra, Ermeni meselesine karışanların cezalandırılacağına dair İngiltere’ye söz vermişti:

    Vahdettin'in idam ettirdiği Milli Şehit Kemal Bey'in geride kalan çocuklarınaAtatürknasılsahip çıktı


    Ümit Doğan

    tsumut71@gmail.com

    Vahdettin'in idam ettirdiği Milli Şehit Kemal Bey'in geride kalan çocuklarına Atatürk nasıl sahip çıktı?

    ABONE OL

    Dinle

    09 Nisan 2021 - 11:19 - Güncelleme: 09 Nisan 2021 - 19:16


    Milli şehidimiz Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey'in son sözleri "Ecnebi devletlere yaranmak için beni asıyorlar. Eğer adalet buna diyorlarsa, kahrolsun adalet." olmuştu.


    Vahdettin'in onayıyla idam edilen Kemal Bey'in geride kalan çocuklarına Atatürk nasıl sahip çıktı?




    İngilizler Ermeni komitacılara cesaret vermek ve onları kullanmaya devam etmek için Mondros Mütarekesi’nden hemen sonra Ermeni tehcirinin sorumlularının yargılanması konusunda faaliyete geçmişlerdi.


    İstanbul’daki İngiliz Amirali Webb, İngiltere Hükümetine gönderdiği telgrafta şöyle diyordu:

    Ermenilere zulmeden herkesi cezalandırmak için Türkleri toptan idam etmeli. Cezalandırma işlemi, (...) ibret verici bir şekilde yargılayarak kişileri cezalandırma biçiminde olmalı.”


    Vahdettin ise, 24 Kasım 1918’te Daily Mail’e verdiği mülakatta Birinci Dünya Savaşı’na girmemizin hata olduğunu ve kendisinin tahtta olsa böyle bir şeye izin vermeyeceğini söyledikten sonra, Ermeni meselesine karışanların cezalandırılacağına dair İngiltere’ye söz vermişti:




    Vahdettin şöyle demişti: “İngiltere’de öteden beri Türklere karşı var olan dostluk duyguları, savaş başladığı zaman hemen yok olmuş değildi. Ama Ermenilerin öldürülmeleri İngilizlerin Türkiye’ye karşı duygularında derin bir değişiklik ortaya çıkarmıştır.


    Birileri inanmayacak ama Vahdettin aynen şu sözleri kullanmıştı:

    Ama Ermenilerin öldürülmeleri İngilizlerin Türkiye’ye karşı duygularında derin bir değişiklik ortaya çıkarmıştır.

    Buraya dikkat: "Bu kötülükler... Yüreğimi yaralamıştır... Adalet çok geçmeden yerini bulacaktır”

    Vahdettin'in idam ettirdiği Milli Şehit Kemal Bey'in geride kalan çocuklarınaAtatürknasılsahip çıktı

    Türk arşivlerinde ve diğer kurumlarda yoğun bir araştırma yapan İtilaf Devletlerinin isnat edilen suçlarla ilgili hiçbir belge bulunamamalarına rağmen İttihatçılardan intikam almaya kararlı olan İstanbul Hükümeti adeta suçlu avına çıkmış, 1397 kişi hakkında soruşturma açılmıştı.


    Sahte mahkemelerin sahte şâhitleriyle yargılanan vatansever Türk idârecileri arasında Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey’de yer alıyordu. Daha önce Ermenilere zulmettiği gerekçesiyle Yozgat İstinaf Mahkemesi’nde yargılanıp beraat etmesine rağmen tekrar mahkeme edilmişti.


    Kemal Bey, savunmasında ihanet içinde olan Ermenilere devletin hiçbir zaman zalim ve adaletsiz davranmadığını söylemiş, ancak Ermenilerin bağımsızlık kazanmak amacıyla yüz binlerce masum Türk’ü katlettiklerini vurgulamıştı. Yargılama sonucunda Kemal Bey idama mahkum edildi.

    Burası da önemli:


    Konu ile yakından ilgilenen İngilizler Kemal Bey’in idamından sonra Damat Ferit’in güvenilir bir müttefik olduğundan ve artık Osmanlı Devleti'nde güvenilir bir mahkemenin varlığından bahsetmişlerdi.


    Kemal Bey’in idam kararı, Damat Ferit Hükümeti ve gayretleriyle alınan Şeyhülislam Mustafa Sabri fetvası ve Vahdettin’in onayından sonra 10 Nisan 1919 tarihinde yerine getirildi.


    Buranın da altını çizelim."Vahdettin, bu onay ile İngilizlere verdiği sözü tutmuş oluyordu."

    Beyazıt Meydanı’nda gerçekleştirilen infazda, son sözleri sorulan Kemal Bey şunları söylüyordu:

    “Sevgili vatandaşlarım, Ben bir Türk memuruyum. Aldığım emri yerine getirdim. Vazifemi yaptığıma vicdanım emindir. Sizlere yemin ederim ki, ben masumum. Son sözüm bugün de budur, yarın da budur. Ecnebi devletlere yaranmak için beni asıyorlar. Eğer adalet buna diyorlarsa, kahrolsun adalet. Benim sevgili kardeşlerim, ASİL TÜRK MİLLETİNE ÇOCUKLARIMI EMANET EDİYORUM. BU KAHRAMAN MİLLET, ELBETTE ONLARA BAKACAKTIR. Vatan uğrunda cephede ölen bir insan gibi şehit gidiyorum. Allah, vatan ve milletimize zeval vermesin."

    Vahdettin'in idam ettirdiği Milli Şehit Kemal Bey'in geride kalan çocuklarınaAtatürknasılsahip çıktı

    Görüldüğü üzere Vahdettin, Daily Mail’e verdiği mülakatta ifade ettiği gibi Ermeni tehciriyle ilgisi bulunanlarının cezasız kalmaması için çaba göstermiş, Kaymakam Kemal Bey gibi Türk bürokratlarının idam kararlarını onaylamıştı.

    Vahdettin'in idam ettirdiği Milli Şehit Kemal Bey'in geride kalan çocuklarınaAtatürknasılsahip çıktı














    Ümit Doğan

    tsumut71@gmail.com




    Vahdettin'in idam ettirdiği Milli Şehit Kemal Bey'in geride kalan çocuklarına Atatürk nasıl sahip çıktı?

    ABONE OL






    • Dinle

    09 Nisan 2021 - 11:19 - Güncelleme: 09 Nisan 2021 - 19:16



    Milli şehidimiz Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey'in son sözleri "Ecnebi devletlere yaranmak için beni asıyorlar. Eğer adalet buna diyorlarsa, kahrolsun adalet." olmuştu.


    Vahdettin'in onayıyla idam edilen Kemal Bey'in geride kalan çocuklarına Atatürk nasıl sahip çıktı?




    İngilizler Ermeni komitacılara cesaret vermek ve onları kullanmaya devam etmek için Mondros Mütarekesi’nden hemen sonra Ermeni tehcirinin sorumlularının yargılanması konusunda faaliyete geçmişlerdi.


    İstanbul’daki İngiliz Amirali Webb, İngiltere Hükümetine gönderdiği telgrafta şöyle diyordu:

    Ermenilere zulmeden herkesi cezalandırmak için Türkleri toptan idam etmeli. Cezalandırma işlemi, (...) ibret verici bir şekilde yargılayarak kişileri cezalandırma biçiminde olmalı.”


    Vahdettin ise, 24 Kasım 1918’te Daily Mail’e verdiği mülakatta Birinci Dünya Savaşı’na girmemizin hata olduğunu ve kendisinin tahtta olsa böyle bir şeye izin vermeyeceğini söyledikten sonra, Ermeni meselesine karışanların cezalandırılacağına dair İngiltere’ye söz vermişti:




    Vahdettin şöyle demişti: “İngiltere’de öteden beri Türklere karşı var olan dostluk duyguları, savaş başladığı zaman hemen yok olmuş değildi. Ama Ermenilerin öldürülmeleri İngilizlerin Türkiye’ye karşı duygularında derin bir değişiklik ortaya çıkarmıştır.


    Birileri inanmayacak ama Vahdettin aynen şu sözleri kullanmıştı:

    Ama Ermenilerin öldürülmeleri İngilizlerin Türkiye’ye karşı duygularında derin bir değişiklik ortaya çıkarmıştır.

    Buraya dikkat: "Bu kötülükler... Yüreğimi yaralamıştır... Adalet çok geçmeden yerini bulacaktır”




    Türk arşivlerinde ve diğer kurumlarda yoğun bir araştırma yapan İtilaf Devletlerinin isnat edilen suçlarla ilgili hiçbir belge bulunamamalarına rağmen İttihatçılardan intikam almaya kararlı olan İstanbul Hükümeti adeta suçlu avına çıkmış, 1397 kişi hakkında soruşturma açılmıştı.


    Sahte mahkemelerin sahte şâhitleriyle yargılanan vatansever Türk idârecileri arasında Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey’de yer alıyordu. Daha önce Ermenilere zulmettiği gerekçesiyle Yozgat İstinaf Mahkemesi’nde yargılanıp beraat etmesine rağmen tekrar mahkeme edilmişti.


    Kemal Bey, savunmasında ihanet içinde olan Ermenilere devletin hiçbir zaman zalim ve adaletsiz davranmadığını söylemiş, ancak Ermenilerin bağımsızlık kazanmak amacıyla yüz binlerce masum Türk’ü katlettiklerini vurgulamıştı. Yargılama sonucunda Kemal Bey idama mahkum edildi.

    Burası da önemli:


    Konu ile yakından ilgilenen İngilizler Kemal Bey’in idamından sonra Damat Ferit’in güvenilir bir müttefik olduğundan ve artık Osmanlı Devleti'nde güvenilir bir mahkemenin varlığından bahsetmişlerdi.


    Kemal Bey’in idam kararı, Damat Ferit Hükümeti ve gayretleriyle alınan Şeyhülislam Mustafa Sabri fetvası ve Vahdettin’in onayından sonra 10 Nisan 1919 tarihinde yerine getirildi.


    Buranın da altını çizelim."Vahdettin, bu onay ile İngilizlere verdiği sözü tutmuş oluyordu."

    Beyazıt Meydanı’nda gerçekleştirilen infazda, son sözleri sorulan Kemal Bey şunları söylüyordu:

    “Sevgili vatandaşlarım, Ben bir Türk memuruyum. Aldığım emri yerine getirdim. Vazifemi yaptığıma vicdanım emindir. Sizlere yemin ederim ki, ben masumum. Son sözüm bugün de budur, yarın da budur. Ecnebi devletlere yaranmak için beni asıyorlar. Eğer adalet buna diyorlarsa, kahrolsun adalet. Benim sevgili kardeşlerim, ASİL TÜRK MİLLETİNE ÇOCUKLARIMI EMANET EDİYORUM. BU KAHRAMAN MİLLET, ELBETTE ONLARA BAKACAKTIR. Vatan uğrunda cephede ölen bir insan gibi şehit gidiyorum. Allah, vatan ve milletimize zeval vermesin."




    Görüldüğü üzere Vahdettin, Daily Mail’e verdiği mülakatta ifade ettiği gibi Ermeni tehciriyle ilgisi bulunanlarının cezasız kalmaması için çaba göstermiş, Kaymakam Kemal Bey gibi Türk bürokratlarının idam kararlarını onaylamıştı.




    Atatürk önderliğindeki milliyetçiler ise çıkarttıkları kanunlarla Ermeni meselesi dolayısıyla yargılanıp idam edilen Türk bürokratların yanında olduklarını gösterdiler. TBMM’nin 14 Ekim 1922 tarihinde çıkarttığı bir kanunla Kemal Bey Millî Şehit ilan edildi. Kemal Bey'in eşi Hatice Hanım ve çocuklarına vatanî hizmet tertibinden ömür boyu maaş bağlandı. Ermeniler tarafından terkedilmiş olup Vakıflar İdaresi’ne devredilmiş bulunan 1 apartman ve 1 ev tahsis edildi. (Belgeleri aşağıda)

    Kemal Bey'in çocuklarına Atatürk sahip çıkmıştı!

    Vahdettin'in idam ettirdiği Milli Şehit Kemal Bey'in geride kalan çocuklarınaAtatürknasılsahip çıktı

    Tamamen belgelerden oluşan bu yazıyı kaydedin, arşivleyin Vahdettin savunucularına gösterin değerli dostlar.


    Vahdettin’in bu gibi ihanet belgeleri tüm detaylarıyla “Çarpıtılan Tarihle Hesaplaşma/Vahdettin ve Mustafa Kemal" kitabımda.


    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >







  • Din kotarıcılarından, sefa ve saltanat düşkünlerinden her türlü kötülüğü bekle, onların tek derdi tanrı imgesi adı altında kendi menfaatleridir, bu binlerce yıldır hiç değişmedi değişmez, abraham dinleri zaten bu rant odakları tarafından geliştirilmiştir. Din kotarıcılarının adaleti ancak bu kadar olur, yani bol bol süslü laflar, nağmeler, tanrı ve din masalları altında. Çünkü abraham dinleri asla ve asla insan özgürlüğüne ve hayatına değer vermez. Ha lafta verir, lafı çoktur, ama temel ayetlerinde ve buna uyan uygulamalara ( Kureyza katliamı ) bak görürsün veriyormu vermiyormu?

    Ne güzel söylemiş Atam...

    Kamuoyunu gerçek durum ile karşı karşıya bırakmayı tercih ederim:

    Büyük bir makamı, tantanalı bir unvanı, yanlış ve kötü bir veraset yoluyla elde edebilmiş bir sefilin, onuru çok yüksek, asil bir milleti, nasıl yüz kızartıcı bir duruma düşürebileceği, o zaman daha doğal bir biçimde anlaşılır.

    Gerçekten de her ne neden ve biçimde olursa olsun, Vahdettin gibi hürriyet ve hayatını milleti içinde tehlikede görebilecek kadar adi bir mahlukun, bir dakika dahi olsa, bir milletin başında bulunduğunu düşünmek ne hazindir!

    Teşekküre değerdir ki bu alçak, kendisine miras kalan Saltanat makamından millet tarafından düşürüldükten sonra, alçaklığını tamamlamış bulunuyor.

    Türk milletinin bu erken davranışı elbette takdire layıktır.

    Aciz, adi, duygu ve düşünceden yoksun bir mahluk, kabul eden herhangi bir yabancının korumasına girebilir. Fakat, böyle bir mahlukun bütün Müslümanların halifesi sıfatına sahip bulunduğunu ifade etmek elbette uygun değildir.

    Böyle bir anlayışın doğru olabilmesi, her şeyden önce bütün Müslüman toplumların esir olmaları koşuluna bağlıdır.

    Oysa, dünyadaki gerçek böyle midir?

    Biz Türkler, bütün tarih boyunca hürriyet ve bağımsızlığa örnek olmuş bir milletiz!

    Kıymetsiz hayatlarını iki buçuk gün daha fazla, sefilce sürükleyebilmek için her türlü aşağılığı kabul eden halifeler oyununu da sahneden kaldırabildiğimizi gösterdik.

    Bu suretle devletlerin, milletlerin birbirleriyle ilişkilerinde kişilerin, özellikle ait olduğu devlet ve milletin zararına da olsa kişisel durum ve hayatlarından başka bir şey düşünemeyecek pespayelerin, önemli olamayacağı yolunda bilinen gerçeği yeniden doğruladık.

    Milletlerin ilişkilerinde mankenlerden yararlanma sistemine önem verme devrine son vermek, uygar dünyanın samimi dileği olmalıdır!

    Abraham dinleri eski yönetim sistemlerine ait kolay yönetme politikalarıdır eskiden çok tanrılı dinler vardı ve bu tek merkezden astığım astık kestiğim kestik tipi bir yönetim şekline imkan vermiyordu, yani çok başlılık, farklı istekler, farklı çıkar gruplarını ortaya çıkarıyordu, bu tek tanrılı abraham dinleri tek tanrı ve tek yönetim sistemi sayesinde insanları kolayca yönetebilme imkanı doğurmuştur, yani iktidar ( halife, kral, kutsanmış bireyler, azizler vb ) tek tanrıyı temsil eder, onun sözleri tanrının sözü gibi görülür, geri kalan hiç bir insan hakkı, halkın yönetimde söz hakkına sahip olmasına izin verilmez ve farklı bir düşünceye yer verilmez çünkü tek tanrı imgesi sayesinde yönetim baskın bir şekilde zorlada olsa kolayca tüm sesleri bastırabilir, burada kolayca istediğinizi yapabilmeniz, kotardığınız din ile kaç tane insanı çocuk yaşta devşirdiğinizle, düşünce biçimini çocuk yaşta kotardığınız din yapmanızla doğru orantılıdır, basit mantık ne kadar çok insan sizin tarafınızdaysa o kadar çok başarı şansınız artar... Bu da iktidar sahipleri için bulunmaz çok kolay bir yönetim şekli ve uzun süren bir saltanatın sefanın, gücün, tatminin, sömürünün garantisidir, Fakat bu abraham dinlerinin yönetimleri ihya etmesinin yanında çok kötü bir yan etkisi vardır, bu eski siyasal ideolojilerde özgürlük, insan hakları, gerçek, ahlak, adalet, sorgulama ve şüphe etme değerlerin yeri yoktur, bunlar sanki varmış gibi insanlara anlatılır, gerçekte olan ise yönetimde olan din kotarıcısının ne istediğidir, bu ideolojilerin insanları uyutması, haklarını yok sayması, sadece yönetim kesiminin sesinin duyulmasını sağlamasının yanında en büyük handikapı nedir?



    İngilizler ve amerikalılar din ideolojisini bizden çok daha iyi bilir, din konusunda bizden çok daha eskidirler bu yüzden din olayına daha vakıftırlar, dolayısıyla din denen bu eski siyasal ideolojilerde özgürlük, insan hakları, gerçek, ahlak, adalet, sorgulama ve şüphe etme değerlerin yeri olmadığını çok iyi bilirler, bu değerlere sahip olmayan bir toplum asla ve asla gelişemez, en büyük handikapı budur. Abraham dinlerinde bu değerlere önem verilmez, sadece sözde yazıda veriyormuş gibi görünür, uygulamada ve temel ayetlerinde bunlara yer verilmediğini görebilirsin, ( bkz İran. Kureyza katliamı, islamın yayılma ve yönetme politikası ) yani ülkeleri bu ideolojinin içinde tutarak, bu ideolojiyi kotaranları güçlendirerek ülkeleri gelişemeyecek durumda tutacaklarını çok iyi bilirler. Türkiye'nin her daim müslüman olması abd ve ingiliz için çok önemlidir, bu nedenle, 80lerde bilinçli olarak karıştırılan, iç karışıklık yaratılan ülkemiz abdnin yaptığı 80 darbesi sonrası din eğitimi tüm çocuklara zorla dayatıldı. M. Kemal ise bunu yasaklamıştı, zorla çocuk yaşta bireylerin herhangi bir ideoloji ve din ile beyninin şekillendirilmesini, düşünme şeklinin birilerinin istediği şekilde değiştirilmesini, seçim hakkının gasp edilmesini yasaklamıştı, bu hak ve özgürlük onun ölümünden sonra bir anda tabi ki değişti. İşte ülkemizin sefil olmasının en büyük nedenlerinden biride budur.


    Yukarıda yazdığım gibi abd ve ingiliz için Türkiye'nin din idolojisi içinde olması çok önemlidir, bu nedenle ülkemizdeki tarikatları ve gericileri hep güçlü tutarlar beslerler, abd neden bir din kotarıcısı olan fetonun elinden tuttu, ülke içinde yapılanmasını sağlayacak bir sistem geliştirdi? Feto kendi aklıylamı ülkemizde yapılandı sanıyorsunuz? Abd fetoyu içten görünmeden yapılandırırken neden bir anda başka bir din kotarıcısı olan fetonun siyasi ayağını, yine içeriden feto ve diğer din kotarıcıları ile gizlice destekledi fetonun yanına görünen siyasal güç yaptı??? Kontrolü tamamen ele geçirmek istedi, zaten 80 darbesi ile din ideolojisinin dayatılmasını sağlamıştı.... Senin ülkende yabancı güçler din ile yapılanır, yapılandı ve yapılanacak çünkü sen din nedir bilmiyorsun, çünkü din senin aşabildiğin bir şey değildir... Din nedir bilmiyorsan, var oluşunu adadığın ideoloji gerçekte nedir araştırmıyorsan, birileri gelir o ideolojiyi kotaran kendi adamlarını ülkende yönetici yapar. Böylelikle sen bağımlısı olduğun ideolojiyi takip ederken, hiç farkında olmadan gerçekte ne olduğu hakkında en ufak fikrin olmayan ( Türkiye'deki müslümanların % 95 i kuran'ı bile bilmez, korkularından okuyamazlar, okusalarda korka korka akılları kitlemiş bir şekilde itaat etmek için okurlar anlamak için değil, okuyanlar bize anlatsın derler, aslında bu din kotarıcılarının onlara bilinçli olarak yedirdiği bir telkindir, çünkü gerçek islamı öğrenmelerini istemezler ) ideolojini kontrol eden abd nin ya da ideolojini kotaranın kölesi olursun. Gerçeklere vakıf olmayan, ideolojilere, geçmiş siyasal sistemlere, politikalara, dinlere bağımlı tüm toplumlar bunu yaşamaya mahkumdur.

  • durumum yoktu okuyamadım.

  • Din kotarıcılarından, sefa ve saltanat düşkünlerinden her türlü kötülüğü bekle, onların tek derdi tanrı imgesi adı altında kendi menfaatleridir, bu binlerce yıldır hiç değişmedi değişmez, abraham dinleri zaten bu rant odakları tarafından geliştirilmiştir. Din kotarıcılarının adaleti ancak bu kadar olur, yani bol bol süslü laflar, nağmeler, tanrı ve din masalları altında. Çünkü abraham dinleri asla ve asla insan özgürlüğüne ve hayatına değer vermez. Ha lafta verir, lafı çoktur, ama temel ayetlerinde ve buna uyan uygulamalara ( Kureyza katliamı ) bak görürsün veriyormu vermiyormu?




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi gokuba -- 26 Nisan 2021; 21:56:4 >
  • gokuba kullanıcısına yanıt

    yanılmıyorsam churchill bizim hakkımızda onların din adamlarını satın alın yeter savaşarak onları yenemezsiniz demişti.


    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
  • Abraham dinleri eski yönetim sistemlerine ait kolay yönetme politikalarıdır eskiden çok tanrılı dinler vardı ve bu tek merkezden astığım astık kestiğim kestik tipi bir yönetim şekline imkan vermiyordu, yani çok başlılık, farklı istekler, farklı çıkar gruplarını ortaya çıkarıyordu, bu tek tanrılı abraham dinleri tek tanrı ve tek yönetim sistemi sayesinde insanları kolayca yönetebilme imkanı doğurmuştur, yani iktidar ( halife, kral, kutsanmış bireyler, azizler vb ) tek tanrıyı temsil eder, onun sözleri tanrının sözü gibi görülür, geri kalan hiç bir insan hakkı, halkın yönetimde söz hakkına sahip olmasına izin verilmez ve farklı bir düşünceye yer verilmez çünkü tek tanrı imgesi sayesinde yönetim baskın bir şekilde zorlada olsa kolayca tüm sesleri bastırabilir, burada kolayca istediğinizi yapabilmeniz, kotardığınız din ile kaç tane insanı çocuk yaşta devşirdiğinizle, düşünce biçimini çocuk yaşta kotardığınız din yapmanızla doğru orantılıdır, basit mantık ne kadar çok insan sizin tarafınızdaysa o kadar çok başarı şansınız artar... Bu da iktidar sahipleri için bulunmaz çok kolay bir yönetim şekli ve uzun süren bir saltanatın sefanın, gücün, tatminin, sömürünün garantisidir, Fakat bu abraham dinlerinin yönetimleri ihya etmesinin yanında çok kötü bir yan etkisi vardır, bu eski siyasal ideolojilerde özgürlük, insan hakları, gerçek, ahlak, adalet, sorgulama ve şüphe etme değerlerin yeri yoktur, bunlar sanki varmış gibi insanlara anlatılır, gerçekte olan ise yönetimde olan din kotarıcısının ne istediğidir, bu ideolojilerin insanları uyutması, haklarını yok sayması, sadece yönetim kesiminin sesinin duyulmasını sağlamasının yanında en büyük handikapı nedir?



    İngilizler ve amerikalılar din ideolojisini bizden çok daha iyi bilir, din konusunda bizden çok daha eskidirler bu yüzden din olayına daha vakıftırlar, dolayısıyla din denen bu eski siyasal ideolojilerde özgürlük, insan hakları, gerçek, ahlak, adalet, sorgulama ve şüphe etme değerlerin yeri olmadığını çok iyi bilirler, bu değerlere sahip olmayan bir toplum asla ve asla gelişemez, en büyük handikapı budur. Abraham dinlerinde bu değerlere önem verilmez, sadece sözde yazıda veriyormuş gibi görünür, uygulamada ve temel ayetlerinde bunlara yer verilmediğini görebilirsin, ( bkz İran. Kureyza katliamı, islamın yayılma ve yönetme politikası ) yani ülkeleri bu ideolojinin içinde tutarak, bu ideolojiyi kotaranları güçlendirerek ülkeleri gelişemeyecek durumda tutacaklarını çok iyi bilirler. Türkiye'nin her daim müslüman olması abd ve ingiliz için çok önemlidir, bu nedenle, 80lerde bilinçli olarak karıştırılan, iç karışıklık yaratılan ülkemiz abdnin yaptığı 80 darbesi sonrası din eğitimi tüm çocuklara zorla dayatıldı. M. Kemal ise bunu yasaklamıştı, zorla çocuk yaşta bireylerin herhangi bir ideoloji ve din ile beyninin şekillendirilmesini, düşünme şeklinin birilerinin istediği şekilde değiştirilmesini, seçim hakkının gasp edilmesini yasaklamıştı, bu hak ve özgürlük onun ölümünden sonra bir anda tabi ki değişti. İşte ülkemizin sefil olmasının en büyük nedenlerinden biride budur.


    Yukarıda yazdığım gibi abd ve ingiliz için Türkiye'nin din idolojisi içinde olması çok önemlidir, bu nedenle ülkemizdeki tarikatları ve gericileri hep güçlü tutarlar beslerler, abd neden bir din kotarıcısı olan fetonun elinden tuttu, ülke içinde yapılanmasını sağlayacak bir sistem geliştirdi? Feto kendi aklıylamı ülkemizde yapılandı sanıyorsunuz? Abd fetoyu içten görünmeden yapılandırırken neden bir anda başka bir din kotarıcısı olan fetonun siyasi ayağını, yine içeriden feto ve diğer din kotarıcıları ile gizlice destekledi fetonun yanına görünen siyasal güç yaptı??? Kontrolü tamamen ele geçirmek istedi, zaten 80 darbesi ile din ideolojisinin dayatılmasını sağlamıştı.... Senin ülkende yabancı güçler din ile yapılanır, yapılandı ve yapılanacak çünkü sen din nedir bilmiyorsun, çünkü din senin aşabildiğin bir şey değildir... Din nedir bilmiyorsan, var oluşunu adadığın ideoloji gerçekte nedir araştırmıyorsan, birileri gelir o ideolojiyi kotaran kendi adamlarını ülkende yönetici yapar. Böylelikle sen bağımlısı olduğun ideolojiyi takip ederken, hiç farkında olmadan gerçekte ne olduğu hakkında en ufak fikrin olmayan ( Türkiye'deki müslümanların % 95 i kuran'ı bile bilmez, korkularından okuyamazlar, okusalarda korka korka akılları kitlemiş bir şekilde itaat etmek için okurlar anlamak için değil, okuyanlar bize anlatsın derler, aslında bu din kotarıcılarının onlara bilinçli olarak yedirdiği bir telkindir, çünkü gerçek islamı öğrenmelerini istemezler ) ideolojini kontrol eden abd nin ya da ideolojini kotaranın kölesi olursun. Gerçeklere vakıf olmayan, ideolojilere, geçmiş siyasal sistemlere, politikalara, dinlere bağımlı tüm toplumlar bunu yaşamaya mahkumdur.




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi gokuba -- 27 Nisan 2021; 19:54:11 >




  • İngiltere, abd kullanabileceği her şeyi kullanır. Sen neye yatkınsan onu iyice inceler, irdeler, çözer ve sendeki bulduğu deliklerden girip sendenmiş gibi görünüp seni saptırmaya çalışır. Burada mevzu din değil. Adamlar yüzlerce yıl İslam'ı, bölgenin etnik yapısını, sosyolojisini vb her şeyi incelemişler ve bir strateji oluşturmuşlar. İngiliz ajanı ne diyor: kimse yokken bile gece namazına devam ediyordum diyor, ajanları çocuktan yerleştiriyorlar, İslam dininin o kadar benimsenmiş olması işlerini o kadar zorlaştırmış işte. Dini bozamadılar ama insanları bozdular, dinin etrafına gölgeler oluşturuacak bir sürü sapık mezhep tarikat vb çıkardılar. İşin özünü bilen ve toplumu uyaran tayfa da yok olunca/edilince, sıradan insanları kolayca yönlendirmeye başladılar. Zaten ekonomik gücü ele geçirince herşey kat kat kolay hale geldi. O zaman 300 senede yapabildiklerini şimdi 5-10 senede yapabiliyorlar artık.





  • serafon kullanıcısına yanıt

    Sen kendi rönesansını bile yaşamadın daha, tabi ki dinini kullanabilir.




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi gokuba -- 26 Nisan 2021; 16:52:46 >
  • Ne güzel söylemiş Atam...

    Kamuoyunu gerçek durum ile karşı karşıya bırakmayı tercih ederim:

    Büyük bir makamı, tantanalı bir unvanı, yanlış ve kötü bir veraset yoluyla elde edebilmiş bir sefilin, onuru çok yüksek, asil bir milleti, nasıl yüz kızartıcı bir duruma düşürebileceği, o zaman daha doğal bir biçimde anlaşılır.

    Gerçekten de her ne neden ve biçimde olursa olsun, Vahdettin gibi hürriyet ve hayatını milleti içinde tehlikede görebilecek kadar adi bir mahlukun, bir dakika dahi olsa, bir milletin başında bulunduğunu düşünmek ne hazindir!

    Teşekküre değerdir ki bu alçak, kendisine miras kalan Saltanat makamından millet tarafından düşürüldükten sonra, alçaklığını tamamlamış bulunuyor.

    Türk milletinin bu erken davranışı elbette takdire layıktır.

    Aciz, adi, duygu ve düşünceden yoksun bir mahluk, kabul eden herhangi bir yabancının korumasına girebilir. Fakat, böyle bir mahlukun bütün Müslümanların halifesi sıfatına sahip bulunduğunu ifade etmek elbette uygun değildir.

    Böyle bir anlayışın doğru olabilmesi, her şeyden önce bütün Müslüman toplumların esir olmaları koşuluna bağlıdır.

    Oysa, dünyadaki gerçek böyle midir?

    Biz Türkler, bütün tarih boyunca hürriyet ve bağımsızlığa örnek olmuş bir milletiz!

    Kıymetsiz hayatlarını iki buçuk gün daha fazla, sefilce sürükleyebilmek için her türlü aşağılığı kabul eden halifeler oyununu da sahneden kaldırabildiğimizi gösterdik.

    Bu suretle devletlerin, milletlerin birbirleriyle ilişkilerinde kişilerin, özellikle ait olduğu devlet ve milletin zararına da olsa kişisel durum ve hayatlarından başka bir şey düşünemeyecek pespayelerin, önemli olamayacağı yolunda bilinen gerçeği yeniden doğruladık.

    Milletlerin ilişkilerinde mankenlerden yararlanma sistemine önem verme devrine son vermek, uygar dünyanın samimi dileği olmalıdır!

    < Bu ileti Android uygulamasından atıldı >




  • Kuvvacılar olmadık işkencelere uğradılar
    Yapanlara bakarsanız Fransızları görürsünüz
    Yunanlıları görürsünüz
    Bir de işbirlikçilerini görürsünüz. İstanbul basını yazarsanız da (mütareke basını) hem o günleri hem de tarihin ışığında bazı gerçekleri daha iyi anlarsınız.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi cemsinan -- 26 Nisan 2021; 19:50:39 >
    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
  • gokuba kullanıcısına yanıt

    Aramızda faz farkı var, gün gelir devran yine döner.

  • Yalnız verdiğiniz resimde hem gazete hem de tarih farklı!

  • Atatürk vahdettine boşuna "soysuzlaşmış alçak" dememişti. Aslında Atatürk sonuna kadar haklıydı çünkü vahdettinin kanında -babaları yabancı kızlarla birlikte olduğu için- 1 damla Türklük kalmamıştı.




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Emre Tuna Mirliva -- 27 Nisan 2021; 14:11:45 >
  • Emre Tuna Mirliva kullanıcısına yanıt

    Yoh yav padişahlarımızın hepsi türk oğlu türktür.




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi İbrahim Kaypakkaya -- 27 Nisan 2021; 16:47:38 >
  • İbrahim Kaypakkaya kullanıcısına yanıt

    Vahdettin'in idam ettirdiği Milli Şehit Kemal Bey'in geride kalan çocuklarınaAtatürknasılsahip çıktı 

  • Atatürk'ün borcunu ödeyemeyiz. Osmanlı yalayıcılarına da lanet olsun buradan. Vatan dinden büyüktür.

  • Atatürk ermeni soykırımi olmuştur dedi diyenler nerde

    < Bu ileti Android uygulamasından atıldı >
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.