Şifremi/Kullanıcı Adımı Unuttum
Bağlan Google+ ile Bağlan Facebook ile Bağlan
Şimdi Ara

ufogercegi yalanı

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
1 Misafir Kullanıcı, 1 Masaüstü Kullanıcı
25
Cevap
0
Favori
390
Tıklama
Cevapla
Sayfaya Git:
Sayfa:
Giriş
Mesaj
  • Çavuş
    45 Mesaj
    o kadar yazdık iyi kötü bir yorum yapın yahu.
    |
    |
    _____________________________
    Yalnız değiliz
  • Yüzbaşı
    356 Mesaj
    quote:

    Orjinalden alıntı: Selam Dünyalı

    Şu koskoca evrenin yalnız insanoğlu için varolduğunu düşünmekle ve savunmakla, önce kendimize sonra bilime ve teknolojiye haksızlık etmiş oluruz. Şöyle ki UFO'ların ve dünya dışı zeki varlıkların, dünyada sözü geçen, sözüne güvenilir! kişiler tarafından inkar edilmesine karşlılık UFO ların varlığı birçok fotoğraf ve video çekimleri ile kanıtlanmıştır. Hatta bunu inkar eden çoğu ülkeler, uzay, özellikle dünya dışı, homosapiens olmayan canlıların varlığını araştırmak için, bir çok ülkenin bütçesinden daha büyük meblağlar ayırmışlardır.

    ABD başta olmak üzere bir iki ülke ortak çalışma yürüterek dünya dışı varlıklarla iletişim kurmaya çalışmışlardır. Bu tek yönlü bir iletişim olup asla cevap alamamışlardır. İnsanoğluna sunmaları gereken bir çok belgeyide saklı tutmak zorundalardır. UFO ların varlığı kesinlikle kanıtlanmış olsada sıradan vatandaş bunu bilmemektedir. Nedeni? Nedeni çok basit. Dini öğretiler. İnsanoğluna bunu açıklandığını düşünün ve arkadasında gelebilecek olayları. Dinler birbirine girecektir. Yeni bir ortaya çıkacaktır (ki çıkmıştır, geçen ayki tv haberlerini hatırlayın) insanlar uzaylılara tapmaya başlayacak. Büyük kitleler halinde onlara mesaj göndermek için çok büyük sembol yada yazılar hazırlayacaklardır. Kendilerini yanlarına almaları için, daha iyi bir hayatın tadına varabilmek için, insan benliğini kaybedecek, dünya yaşamından uzaklaşacaktır. Bunların kanıtı göster diyebilirsiniz, gösteremem. Bunlar okuduklarımdan, gördüklerimden çıkardığım sonuçlardır.

    Şimdi düşünün :

    Piramitler nasıl yapıldı?

    Günümüz teknolojisinin bile açıklayamadığı, sadece teori olarak kalan bazı görüşlerin dışında (kalıplar halinde yapım veya akarsu yardımı) bir açıklık getirebildimi? Piramitlerin iç ve dış yüzeylerini kaplayan hiyoroglifler (böyle yazılıyordu galiba), arkeolog olmamıza gerek olmadan, aslında herşeyi açıklıyor.

    Piri Reis dünya haritasını nasıl çizdi?

    Günümüzde o harita yeryüzünden 200-250 km. yükseklikten çok kolaylıkla çizilebilir.Güney Amiraka'nın kıvrımı sadece bu yükseklikten belli olabilmektedir. Peki Piri Reis yaşadığında o yüksekliğe çıkabilirmiydi? Buna imkanı varmıydı? Tabiki dünyada öyle imkan yoktu. Bir başka konu ise piri reisin haritasında Dünyanın merkezi olarak kabul edilen bölge neden piramitlerdi?

    Bunların cevaplarını kendiniz vermelisiniz. Ben yada bir başkası cevap verdiğinde sadece etki altında kalarak ve söylediklerime hak vererek "doğru diyor" diyebilirsiniz. Ben soruları sordum siz kendiniz cevabınızı verin.

    Hava sahalarında görünen, ABD casus uçaklarını halkın UFO sanması yada ABD'nin uçaklarını UFO gibi göstermesi gayet normaldir. Bu noktayı iyi ayırt etmeliyiz. UFO başkadır, uçan daire başkadır, casus uçaklar başkadır. ABD yada başka bir ülke, UFO perdesinin arkasına saklanarak casus uçaklarını uçurur. Zaten casusluğun yapısında da bu vardır







    O zaman işte sorularına cevap :

    Pek çok düşünür ve arkeolog modern insanların ilk kez dünya üstünde görüldüğü 40.000 yıl içinde (son keşiflerle 100.000 yıl olabileceği düşünülüyor) sadece bir kez atom gücüne ulaşmasının gerçeği yansıtmadığına inanmaktadır. Bu düşünürlere göre en az 2 kez daha insanlık mevcut teknoloji seviyesine ulaşmış hatta bu seviyeyi geçmiştir. Ünlü düşünür Eflatun (Platon)' a göre bir zamanlar Herkül Sütunlarının (Cebelitarık) ötesinde Atlantik okyanusunda Libya ve önasya (Ortadogu) topraklarının bütünü kadar bir alan kaplayan büyük bir ülke vardı. Daha pek çok adaya da sahip olan bu ülkede birleşik krallarca yönetilen büyük bir uygarlık yaşıyordu. Her yere bilim ve uygarlığı getiren bu büyük ülkenin adı ATLANTIS idi.

    Zamanla bu büyük güç baştakilerin ve halkının yozlaşması ve maddiyata fazlasıyla kapılıp tüm dünyayı köleleştirecek bir savaş başlatması ve bir yandan da doğayı hiçe sayması sonucu (Allah Allah bu bana başkanı W. Bush olan tanıdık bi devleti hatırlattı?) büyük bir felakete yol açtı. Tarihe "Tufan felaketi" olarak geçen bu felakette kıtalar yerinden oynadı, büyük depremler oldu, savaşlar insan nüfusu ve şehirlerinin büyük bir kısmını yok etti. İklimler değişti. Sağ kalan insanlar taş devrine geri döndüler.

    Eflatun bu hikayeyi kendisinden önce yaşamış olan tarihçi ve filozof Solon'dan almıştır. Solon da Mısır seyahati sırasında bu hikayeyi onlardan duymuştur. " -Solon ah Solon siz Yunanlılar çocuk gibisiniz. İnsanoğlu şimdiye kadar pek çok kere büyük felaketler tarafından yok edilmiştir. Bunların en korkuncu ateş ve sudan doğmuştur. Denizler yükselince kıyıdakiler boğulur, dağlarda yaşayan çobanlar kalır sadece. Dağlar patlayıp ateş boşaldığında da kıyıdaki balıkçılar kaçar, şehirler yine yok olur. Siz bu dünya tarihindeki felaketlerin sadece bir tanesini hatırlıyorsunuz. Bizse bir çoğunu." Bu söylemden de anlaşılacağı gibi Mısır'ın tarihi bilinenden eskidir. Hatta krallar hanedanından önce yaşlılar meclisinin 11.000 yıl, ondan önce de "tanrı oğulları" denilen üstün teknolojiye sahip bir ırkın Mısır'da 30.000 yıl kadar hüküm sürdüğü eski Mısır yazıtlarında okunmuş fakat bunlar gizlenmiş ve modern arkeoloji tarafından reddedilmiştir. Mısır'ın erken bir Atlantis sömürgesi olduğunu söylemek yanlış olmaz. Piramitler de bu "tanrı oğullarından" felaketi önceden gören firavun SAURİD tarafından tufan felaketi öncesinde teknik bilgileri saklamak için inşa edilmişlerdir (Giza piramitleri) Bu piramitlerin ne zaman yapıldığı bilinmemektedir çünkü Carbon 14 taşların geçmişini doğru olarak veremez.

    Atlantis ve onunla aynı dönemde yaşamış olan Pasifikteki MU kıtası (bir efsane Türklerin Orta Asyaya gelen Mu kıtası sakinlerinin torunlarından olduğunu söyler. Atatürk de zamanında "Mayatapek" soyadını verdiği bir Türk arkeoloğu -ne yazıkki ismini unuttum- bunu araştırmakla görevlndirmişti) bu kaotik dönemde batmıştır. Bu hikayeler kutsal kitaplarda anlatılanlara da uyuyor.

    Tabii ki modern arkeoloji bu savları reddedecektir çünkü dünya tarihini yeniden yazmak gerekir ve hiçbir "saygın" bilim adamı bu efsanenin arkasında cesurca yer alarak akademik kariyerini tehlikeye atamaz.

    Sonuçta Uzaylılar gerçekten var olabilir ancak bu Uçan Daireler 10.000 yıl önceki büyük felaketten kaçan atalarımızın kullandığı %100 insan yapısı araçlar da olabilir. Pek çok kişi bu araçları Bermuda adaları ve Pasifikteki Ponape adaları civarında denize dalarken veya çıkarken görmüşlerdir. Ya onları birşey oraya çekiyor ya da atalarının eski harabelerine geliyorlar. Onlarla aramızda 10.000 yıl olduğunu varsayarsak galaksinin ötesine bile gidip gelmiş olabilirler.

    İnsanoğlu bunu başaracak güçtedir.
    |
    |
    _____________________________




  • Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
    1 Not
    uçandaireler asırlardır gözlemleniyor...
    insanlar uçağı icat edeli daha ancak 100 sene oldu...

    hadi sadece son zamanlarda görülenler abd casus uçağı diyelim ....

    1- eğer bu doğruysa abd nin en başarılı şekilde gizlenen ve hiçbir sızıntı olmayan tek askeri sırrı bu demektir.
    üstelik taa irana kadar uçan bu uçancasuslar nerden havalanmışlar niye bunları havalandıkları üste yada uçakgemisinde gören yok bu da buraların çevresindeki herkes kör demektir ..... ? ve ne gerek var casusluk için bunlara. küçük pilotsuz uçan araçlar (bunlara dron denir) çok daha ucuza ve hiç görünmeden casusluk işini yapıyorlar zaten...

    2- zaten henüz böyle kanatsız büyük uçaklar yada uçangemiler icat edecek teknolojiye ulaşılamadı .....



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi barsgan -- 17 Şubat 2005, 17:58:22 >
    |
    |
    _____________________________




  • Çavuş
    45 Mesaj
    quote:

    Orjinalden alıntı: Baytekin

    quote:

    Orjinalden alıntı: Selam Dünyalı

    Şu koskoca evrenin yalnız insanoğlu için varolduğunu düşünmekle ve savunmakla, önce kendimize sonra bilime ve teknolojiye haksızlık etmiş oluruz. Şöyle ki UFO'ların ve dünya dışı zeki varlıkların, dünyada sözü geçen, sözüne güvenilir! kişiler tarafından inkar edilmesine karşlılık UFO ların varlığı birçok fotoğraf ve video çekimleri ile kanıtlanmıştır. Hatta bunu inkar eden çoğu ülkeler, uzay, özellikle dünya dışı, homosapiens olmayan canlıların varlığını araştırmak için, bir çok ülkenin bütçesinden daha büyük meblağlar ayırmışlardır.

    ABD başta olmak üzere bir iki ülke ortak çalışma yürüterek dünya dışı varlıklarla iletişim kurmaya çalışmışlardır. Bu tek yönlü bir iletişim olup asla cevap alamamışlardır. İnsanoğluna sunmaları gereken bir çok belgeyide saklı tutmak zorundalardır. UFO ların varlığı kesinlikle kanıtlanmış olsada sıradan vatandaş bunu bilmemektedir. Nedeni? Nedeni çok basit. Dini öğretiler. İnsanoğluna bunu açıklandığını düşünün ve arkadasında gelebilecek olayları. Dinler birbirine girecektir. Yeni bir ortaya çıkacaktır (ki çıkmıştır, geçen ayki tv haberlerini hatırlayın) insanlar uzaylılara tapmaya başlayacak. Büyük kitleler halinde onlara mesaj göndermek için çok büyük sembol yada yazılar hazırlayacaklardır. Kendilerini yanlarına almaları için, daha iyi bir hayatın tadına varabilmek için, insan benliğini kaybedecek, dünya yaşamından uzaklaşacaktır. Bunların kanıtı göster diyebilirsiniz, gösteremem. Bunlar okuduklarımdan, gördüklerimden çıkardığım sonuçlardır.

    Şimdi düşünün :

    Piramitler nasıl yapıldı?

    Günümüz teknolojisinin bile açıklayamadığı, sadece teori olarak kalan bazı görüşlerin dışında (kalıplar halinde yapım veya akarsu yardımı) bir açıklık getirebildimi? Piramitlerin iç ve dış yüzeylerini kaplayan hiyoroglifler (böyle yazılıyordu galiba), arkeolog olmamıza gerek olmadan, aslında herşeyi açıklıyor.

    Piri Reis dünya haritasını nasıl çizdi?

    Günümüzde o harita yeryüzünden 200-250 km. yükseklikten çok kolaylıkla çizilebilir.Güney Amiraka'nın kıvrımı sadece bu yükseklikten belli olabilmektedir. Peki Piri Reis yaşadığında o yüksekliğe çıkabilirmiydi? Buna imkanı varmıydı? Tabiki dünyada öyle imkan yoktu. Bir başka konu ise piri reisin haritasında Dünyanın merkezi olarak kabul edilen bölge neden piramitlerdi?

    Bunların cevaplarını kendiniz vermelisiniz. Ben yada bir başkası cevap verdiğinde sadece etki altında kalarak ve söylediklerime hak vererek "doğru diyor" diyebilirsiniz. Ben soruları sordum siz kendiniz cevabınızı verin.

    Hava sahalarında görünen, ABD casus uçaklarını halkın UFO sanması yada ABD'nin uçaklarını UFO gibi göstermesi gayet normaldir. Bu noktayı iyi ayırt etmeliyiz. UFO başkadır, uçan daire başkadır, casus uçaklar başkadır. ABD yada başka bir ülke, UFO perdesinin arkasına saklanarak casus uçaklarını uçurur. Zaten casusluğun yapısında da bu vardır







    O zaman işte sorularına cevap :

    Pek çok düşünür ve arkeolog modern insanların ilk kez dünya üstünde görüldüğü 40.000 yıl içinde (son keşiflerle 100.000 yıl olabileceği düşünülüyor) sadece bir kez atom gücüne ulaşmasının gerçeği yansıtmadığına inanmaktadır. Bu düşünürlere göre en az 2 kez daha insanlık mevcut teknoloji seviyesine ulaşmış hatta bu seviyeyi geçmiştir. Ünlü düşünür Eflatun (Platon)' a göre bir zamanlar Herkül Sütunlarının (Cebelitarık) ötesinde Atlantik okyanusunda Libya ve önasya (Ortadogu) topraklarının bütünü kadar bir alan kaplayan büyük bir ülke vardı. Daha pek çok adaya da sahip olan bu ülkede birleşik krallarca yönetilen büyük bir uygarlık yaşıyordu. Her yere bilim ve uygarlığı getiren bu büyük ülkenin adı ATLANTIS idi.

    Zamanla bu büyük güç baştakilerin ve halkının yozlaşması ve maddiyata fazlasıyla kapılıp tüm dünyayı köleleştirecek bir savaş başlatması ve bir yandan da doğayı hiçe sayması sonucu (Allah Allah bu bana başkanı W. Bush olan tanıdık bi devleti hatırlattı?) büyük bir felakete yol açtı. Tarihe "Tufan felaketi" olarak geçen bu felakette kıtalar yerinden oynadı, büyük depremler oldu, savaşlar insan nüfusu ve şehirlerinin büyük bir kısmını yok etti. İklimler değişti. Sağ kalan insanlar taş devrine geri döndüler.

    Eflatun bu hikayeyi kendisinden önce yaşamış olan tarihçi ve filozof Solon'dan almıştır. Solon da Mısır seyahati sırasında bu hikayeyi onlardan duymuştur. " -Solon ah Solon siz Yunanlılar çocuk gibisiniz. İnsanoğlu şimdiye kadar pek çok kere büyük felaketler tarafından yok edilmiştir. Bunların en korkuncu ateş ve sudan doğmuştur. Denizler yükselince kıyıdakiler boğulur, dağlarda yaşayan çobanlar kalır sadece. Dağlar patlayıp ateş boşaldığında da kıyıdaki balıkçılar kaçar, şehirler yine yok olur. Siz bu dünya tarihindeki felaketlerin sadece bir tanesini hatırlıyorsunuz. Bizse bir çoğunu." Bu söylemden de anlaşılacağı gibi Mısır'ın tarihi bilinenden eskidir. Hatta krallar hanedanından önce yaşlılar meclisinin 11.000 yıl, ondan önce de "tanrı oğulları" denilen üstün teknolojiye sahip bir ırkın Mısır'da 30.000 yıl kadar hüküm sürdüğü eski Mısır yazıtlarında okunmuş fakat bunlar gizlenmiş ve modern arkeoloji tarafından reddedilmiştir. Mısır'ın erken bir Atlantis sömürgesi olduğunu söylemek yanlış olmaz. Piramitler de bu "tanrı oğullarından" felaketi önceden gören firavun SAURİD tarafından tufan felaketi öncesinde teknik bilgileri saklamak için inşa edilmişlerdir (Giza piramitleri) Bu piramitlerin ne zaman yapıldığı bilinmemektedir çünkü Carbon 14 taşların geçmişini doğru olarak veremez.

    Atlantis ve onunla aynı dönemde yaşamış olan Pasifikteki MU kıtası (bir efsane Türklerin Orta Asyaya gelen Mu kıtası sakinlerinin torunlarından olduğunu söyler. Atatürk de zamanında "Mayatapek" soyadını verdiği bir Türk arkeoloğu -ne yazıkki ismini unuttum- bunu araştırmakla görevlndirmişti) bu kaotik dönemde batmıştır. Bu hikayeler kutsal kitaplarda anlatılanlara da uyuyor.

    Tabii ki modern arkeoloji bu savları reddedecektir çünkü dünya tarihini yeniden yazmak gerekir ve hiçbir "saygın" bilim adamı bu efsanenin arkasında cesurca yer alarak akademik kariyerini tehlikeye atamaz.

    Sonuçta Uzaylılar gerçekten var olabilir ancak bu Uçan Daireler 10.000 yıl önceki büyük felaketten kaçan atalarımızın kullandığı %100 insan yapısı araçlar da olabilir. Pek çok kişi bu araçları Bermuda adaları ve Pasifikteki Ponape adaları civarında denize dalarken veya çıkarken görmüşlerdir. Ya onları birşey oraya çekiyor ya da atalarının eski harabelerine geliyorlar. Onlarla aramızda 10.000 yıl olduğunu varsayarsak galaksinin ötesine bile gidip gelmiş olabilirler.

    İnsanoğlu bunu başaracak güçtedir.



    Bilgiler çok güzel, hepsini biliyorum zaten. Soruları ben, kişilerin kendi fikirlerini kendileri edinmeleri için demiştim. Kimsenin benim fikirlerimi benimsemesini istemem. Aklı başında insan kendisi karar vermelidir. Tekrar bilgiler için saol
    |
    |
    _____________________________
    Yalnız değiliz




  • Yarbay
    7105 Mesaj
    boş işler bunlar
    |
    |
    _____________________________
    ZoR oLDuĞu iÇiN YaPMaYa CeSaReT eDeMeDiĞiMiZ ŞeYLeR, aSLıNDa YaPMaYa CeSaReT eDeMeDiĞiMiZ iÇiN ZoRDuR..
  • Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
    beyle böyle bişi var
    |
    |
HızlıCevap
Sayfaya Git:
Sayfa:
Reklamlar
Kurumsal Web Tasarım Şirketi
haberler
üniversite
google reklamları
Mobilya Takımları
Bu sayfanın
Mobil sürümü
Mini Sürümü

DHBR1
0,278
1.2.165

Reklamlar
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.