Şimdi Ara

uçak , havacılık ve uzay son durum?

Koronavirüs Özel
Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir (1 Mobil) - 1 Masaüstü1 Mobil
26
Cevap
1
Favori
1.453
Tıklama
Sayfaya Git:
Sayfa:
Giriş
Mesaj
  • Teğmen
    230 Mesaj
    quote:

    Orijinalden alıntı: canturk222

    quote:

    Orijinalden alıntı: Huddleston

    quote:

    Orijinalden alıntı: canturk222

    quote:

    Orijinalden alıntı: Huddleston

    quote:

    Orijinalden alıntı: canturk222

    peki şununu nasıl yorumlayacaksınız iyi güzel bölümde sürekli puanının düşmesi her sene 400-500 kişi geriye gitmesi neye bağlı

    ayrıca tai roketsan gibi yerlere alımlarda torpil geçtiği ve yeteri kadar alım yapmadıkları konusunu nasıl buluyorsunuz sonuçta bu kurumlar bütün mezunları toplayıp götürmüyor ya.

    Geçen sene düşmedi ki sıralama arttı?

    ohtü havacılık ve uzaya bir bak isersen her sene az veya çok düşüyor.

    Doğrudur düşüyordur. Fakat bunun yanında İTÜ'nün ODTU'ye oranla armtasının sebebini İTÜ'nün geçen sene yaptığı reklam olarak düşünüyorum.

    Ayrıca ODTÜ'nün yanılmıyorsam geçen sene elektrik-elektronik, bilgisayar mühendisliği gibi bölümlerinde de bir düşme oldu.

    makina sadece 70 kişi düştü elelkrik elektronik ise 200 kişi yükseldi

    Dostum her sene birkaç bölüm yükselir geri kalan bölümler düşer. Ona bakılırsa 5 sene önce odtü inşaat 7binden alıyordu şimdi 14binden alıyor. Bu durumun iş imkanıyla alakası yok o seneyi popülariteyle alakası var.
    |
    |
    _____________________________
    Intel Q9550 Quad Core 2.83 Ghz
    ZOTAC GTX 275 AMP! 896 MB 448 Bit
    GIGABYTE EP45-DS3LR"Ultra Durable
    OCZ Platinum XTC 4 GB (2*2) 1066 MHz DDR2 RAM CL5
    Western Digital Caviar Black 1 TB 32Mb Cache
    Cooler Master RC-690 600Watt




  • Yüzbaşı
    352 Mesaj
    quote:

    Orijinalden alıntı: hn_enn

    gemi makina, uçak, uzay, havacılık uzay bölümleri ile makina fakültesinin makina, imalat ve tekstil fakültesi tekstil müh. bölümlerinin hepsinin ortak noktası; hepsinin %80 oranında makina müh. derslerinden oluşması mıdır? doğru mu bu?

    Tekstil tam olarak makina temelli bir bölüm değildir. Evet ortak olarak aldıkları 2-3 ders vardır. Uçak-uzay-gemi makina makina müh. temelli bölümlerdir ve ortak ders sayıları fazladır fakat %80 de biraz abartı olmuş. Mesela akışkanlar mekaniği, termodinamik, statik, dinamik, malzeme bilimi, mukavemet1-2, sayısal yöntemler, ısı geçişi gibi ortak dersleri vardır.
    |
    |
    _____________________________

    Devlet-i Ebed Müddet
  • Er
    0 Mesaj
    Şu andaki kalite sırlaması aşağıda. Tercihlerinizi de bu yönde yapmanızı öneririm.

    1. tercih: İTÜ Uçak Müh.

    2. tercih: İTÜ Uzay Müh.

    3. tercih: THK Uçak Müh.

    4. tercih: THK Uzay Müh.

    5. tercih: ODTÜ Havacılık ve Uzay Müh.



    ODTÜ Havacılık ve Uzay yerine İTÜ Makine ya da ODTÜ Makinbe'yi öneririm.



    ABET konusuna gelince...



    ABET akreditasyonu Amerika Birleşik Devletleri'ndeki bazı üniversitelerin eğitim kalitelerinin belirli bir düzeyin altına inmemesini sağlamak amacıyla oluşturulmuş bir eşdeğerlik sistemidir. Bu üniversiteler ABD'nin önde gelen üniversiteleri değildir; genel olarak orta kalite olup kalitesini düşürme olasılığı olan türden diyebileceğimiz üniversitelerdir. Örneğin Princeton, MIT, CalTech, Stanford, Harvard, Yale gibi üniversiteler bu sistemde yokturlar.



    Bizde ise bu akreditasyon önemseniyor çünkü üniversitelerin bir şekilde reklam yapması gerekiyor. ABET akreditasyonu üniversitenin kalitesini belirleyen bir kriter değil yalnızca aslında kötü bir üniversite olmadığını göstermeye yönelik bir eşdeğerlik sistemidir.



    Şu anda Bilkent, Boğaziçi, İTÜ, ODTÜ'de genele yayılmış bir akreditasyon var. Bir iki üniversitede de sanırım bir iki bölüm akredite edildi. Koç ve Sabancı'da ise yok. Başvuracaklarını da sanmıyorum. Akreditasyonun alınma amacı açıkçası tamamen reklam amaçlı gibi duruyor çünkü çok anlamlı bir akreditasyon değil.



    Araştırdığım kadarıyla bu sistem içerisinde tüm dünyada en aykırı örnek ise İTÜ. Sürekli de öyle olacak gibi duruyor. Bu akreditasyonun İTÜ'de çok tartışmalara neden olduğunu duydum. İTÜ çok uzun bir süre bu akreditasyonu almamak için direndi ama reklam hususunda geri kalmayalım düşüncesi ile başvurup aldı. Şu anda da aldığım duyumlara göre bu akreditasyonu terketmeyi düşünüyor. Çünkü İTÜ'nün eğitim kalitesini düşürdüğü yönünde genel bir kanı oluşmuş. Zaten İTÜ ABET kriterlerini sürekli deliyor. ABET'e göre akredite olduğunuz bir programdaki ders planını revize etmeniz için ABET'ten izin almanız gerekiyor. İTÜ'de ise ders planları hızlı güncelleniyor. Bu yüzden özellikle Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği Programı'nın ABET akreditasyonunu almasının üzerinden bir iki yıl geçmeden programını revize ettiklerini ve bu yüzden de akreditasyonun dışında kaldığını duydum - ki bu bölüm ABD'deki NJIT ile de ortak bir lisans programı yürütüyor. En son İTÜ'deki tüm ders planları revize edildi ve böylece tüm programların akreditasyonunun ABET tarafından yenilenmesi reddedildi. İlerleyen süreçte çok yüksek olasılıkla ya İTÜ meseleye bizatihi kurum olarak müdahil olacak ve ABET sisteminin elden geçirilmesinde paydaş olacak ya da ABET sistemini terkedecek; çünkü üniversitenin dinamizmine ve eğitim kalitesine balta vuruyor.



    Dünya çapında çeşitli akreditasyon kuruluşları var. Bunların bazıları sunduğunuz programların dünya çapında kalitesini ortaya koyan sistemler. Ancak ABET böyle bir sistem değil. Dediğim gibi ABD'de kalitesi orta (medium) ile düşük (poor) arasında kalan üniversitelerin kalitelerinin daha da kötüleşmesini önlemek ve en azından belirli bir kalitede tutmak amacıyla geliştirilmiş bir akreditasyon sistemi - ki bu üniversitelerin düzeyi İTÜ'nün çok ama çok gerisinde.



    Örneğin Türkiye'de yalnızca yine İTÜ Mimarlık'ta olan NAAB akreditasyonu ABET'ten farklıdır. Bu gerçekten dünya ölçeğinde bir eğitim verildiğinin bir belgesi durumundadır.



    ABET'i alan üniversitelerimiz de var ama bence onların da İTÜ'yü izleyip aynı şekilde bir tavır almaları gerekiyor; en azından yukarıda saydığım dört üniversitenin İTÜ'yle birlikte hareket etmesi gerekiyor.



    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________




  • Er
    1 Mesaj

    Eğitimci değil öğrenci olduğum için ABET Türkiye'deki üniversitelerin eğitim kalitesini hangi yönde etkiliyor bilemem ama dünyaca en ünlü ve en prestijli akreditasyonlardan biridir. Ayrıca dünyanın en önde gelen mühendislik okulu MIT ve sizin örnek verdiğin Princeton'un birçok bölümü ABET'e sahip. Bölümler için:http://main.abet.org/aps/AccreditedProgramsDetails.aspx?OrganizationID=41&ProgramIDs=

    http://main.abet.org/aps/AccreditedProgramsDetails.aspx?OrganizationID=83&ProgramIDs=



    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    |
    |
    machinetosh kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
    _____________________________
    Adventurer




  • Er
    0 Mesaj

    Onlar ABET surecine girmiyorlar. Baska bir akreditasyon surecinden geciyorlar. Kendi sistemleri var yani. Bu sisteme akredite olanlari ABET dogrudan akredite kabul ediyor. Bence ITU ya MIT'nin oldugu sisteme dahil olmali ya da kendi sistemini kurmali. Aslinda ITU ABET'ten cok memnun degil.



    ABET ilk alinirken iyi bir sistemdir. Ilk defa aliniyorsa alinabilir ama sonrasinda yenilemek yerine daha iyi sistemlere gecmek gerekiyor. Zaten bu gidisle ABET kriterlerini ITU surekli delecek...oyle gorunuyor.



    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    |
    |
    Tuzubaza kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
    _____________________________
  • Er
    0 Mesaj

    Siz konuyu açınca ben de araştırma gereği duydum. MIT'nin dahil olduğu sistem Washington Board'un Türkiye'de bir karşılığı varmış: MÜDEK. Yani MÜDEK'i karşılıklı olarak denetleyecekler ve bir akreditasyon sistemi oluşacak. MÜDEK çok yüksek olasılıkla birkaç akreditasyon sınıfı oluşturacak. Bunların en üstünde olanını alabilen üniversiteler MIT'nin aldığı akreditasyonu almış kabul edilecek. Yani dünya ölçeğinde birinci sınıf eğitim verdiği kabul edilecek. Bu iyi bir gelişme. Memnun edici. (Bu arada devletin en üst düzeyinden açıklanan araştırma üniversiteleri bunun bir adımı olabilir.) Sonuç olarak MÜDEK daha hızlı davranıp MIT, Princeton, vs. nin içinde bulunduğu akreditasyon sınıfı için bir süreç oluşturmalı bu durumda. Çok geç kalmaya gerek yok.

    Hemen şunu da söyleyeyim İTÜ, Boğaziçi, Bilkent, Koç gibi üniversitelerde lisans eğitimi almış kişiler ABD'de çok zorlanmıyorlar zaten. Bunlardan yüksek lisans ve doktora alanlar da yine yurt dışına çıktıklarında çok rahat ediyorlar. Eğitim genel olarak iyi düzeyde Türkiye'de; daha da iyi olabilir şüphesiz. Sorun ise AR-GE'nin eksik ya da zayıf oluşunda.



    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    |
    |
    Tuzubaza kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
    _____________________________




Sayfaya Git:
Sayfa:
Reklamlar
Bey Azura
Mobilya Takımları
emek server
192.168.1.1
SEO
Bu sayfanın
Mobil sürümü
Mini Sürümü

BR3
0,531
1.2.165

Reklamlar
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.