Şimdi Ara

TÜRK Bayrağını indirmek isteyen yunanlı videosu :::::::acil (2. sayfa)

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir - 2 Masaüstü
5 sn
31
Cevap
0
Favori
5.896
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
0 oy
Öne Çıkar
Sayfa: önceki 12
Sayfaya Git
Git
Giriş
Mesaj
  • 1996da olmuştu olay. G3le vurulmuştu ki çok hayvani bir silahtır. adamın ağzında da sigara var. çok rahat adam.

    keşke gebermeseydi de hapse atsaydık ...tamam sınır ihlali var ama keşke ayağından vurulsaydı .

    bu olaydan sonra türkiye mahkemelik olmuştur. hatta bir ingiliz bir bez için adam vurulmaz gibi birşey demiş ve tepkileri üzerine çekmişti.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Hiçbiri -- 21 Şubat 2009; 18:36:21 >
  • www.proxygenie.com ... burdan youtubeye sorunsuz gırebıLırsın.. bu sayfayı acınca alt tarafında adres cubugu bosLugu var oraya.www.youtube.com yaz browse ye tıkla gir sorunsuz..
  • quote:

    Orjinalden alıntı: Rosenrot

    (Ç)alıntı:
    11 ağustos 1996 yılında yolculuğa batı almanya’dan başlayan; batı avrupalı, rum ve yunanlı 8 bin motosikletli kıbrıs’ta sınırları delip, türk topraklarına girerek, türk bayrağını indirip yerine rum bayrağı çekeceklerini açıklıyorlar.
    motosikletlilere rum –yunan ortodoks kiliseleri destek veriyor. en büyük desteği de rum lider klerides ve güney kıbrıs bisiklet - motosiklet federasyonu başkanı hagicostas veriyormuş. abd büyükelçisi de iki günde bir kundakçı korgeneral’e gelip, “motosikletliler sınırınızı geçip bayrak direğinize bir bez parçası (rum bayrağını kastediyor) asacaklar, bundan bir şey olmaz” diyormuş. kundakçı korgeneral, hem cesur hem de çok zekidir. abd büyükelçisine diyor ki: “öyleyse rauf denktaş bey’den izin alın, ben sessiz kalayım” diyerek onlara zekice bir tuzak kurar fakat bu tuzağa düşmez büyükelçi. der ki: “o zaman kktc’yi tanımış oluruz”. bunun üzerine kundakçı korgeneral, “o halde bizi zorlamayın. bizim sınırımızı geçmeye kalkan kim olursa olsun kurşunlarım. onun için sakın sınırda bulunan bayrak direğine çıkıp türk bayrağı’nı indirmeye ve rum bayrağı çekmeye yeltenmesinler”.

    denktaş da “paşam gerçekten ateş edecek misin? ölüm olursa zor duruma düşeriz” diye endişesini belirtir. korgeneral kundakçı: “bütün sorumluluk bendedir. ne gerekirse onu yapacağım, sınırlarımızı deldirmeyeceğim” der .

    hasan kundakçı korgeneral, türk askerlerine diyor ki: “eğer sınırlarımızı bir kişi geçer, bayrağımızı indirirse ben türkiye’ye dönmem, dönemem. alnıma tabancayı dayar, dokunurum tetiğe”.

    11 ağustos 1996 günü, işin ciddiyetini anlayan 8 bin motosikletliden yarısı bu işlerden vazgeçer, sadece rum ve yunanlılar kalır.

    14 ağustos 1996 günü 35-40 fanatik rum ve yunanlı, hududumuzu delip bayrağımızı indirmeye kalkınca, bayrak direğine tırmanan bir rum, türk bayrağına dokunamadan tek kurşunla yere düşer. bu fanatiklere destek veren iki ingiliz askeri de kalçalarından vurulur.

    korgeneral kundakçı: “olaydan on dakika sonra odamda oturuyordum, bm barış gücü komutanı tuğgeneral ve bm kurmay başkanı ingiliz albay geldi:

    - sayın generalim, çok kötü şeyler oldu. bayrak direğine çıkan bir kişi öldü ve iki de ingiliz askeri kalçasından yaralı, dediler öfke ve telaşla.

    onlara dedim ki, sizi kaç gündür uyarıyorum. bu işe mani olabilirdiniz, olmadınız, üstelik o vurulan ingiliz askerleri de motosikletli fanatiği direğe doğru yönelttiler. engel olabilirlerdi, olmadılar. merak etmeyin albayım biz iki ingiliz askerini uyardık. isteseydik öldürebilirdik, sadece uyardık, öldürmedik. onun için kalçalarından kurşunladık.

    bm kurmay başkanı albay:

    - ölebilirlerdi generalim, diye yüksek sesle konuştu”.

    ingiliz albay küstahlaşınca, kundakçı paşa odadaki havalı tabancayı alır. albaya der ki: “yan taraftaki hedefi yenile”. albay şaşkındır ama hedefi yeniler. 25 metreden 5 el ateş eder, “oku puanları albayım”. puanlar okunur 50 üzerinden 5 kurşun da 49’a isabet edince, konuşan ingiliz albay şaşırır ve susar.

    korgeneral kundakçı devam eder: “şimdi anladınız mı? türk bayrağını indirmek isteyeni şah damarından vurup öldürmek istedik, öldürdük. sizin iki ingiliz’i öldürmek istemedik, sadece uyardık”.


    http://www.vidivodo.com/114213/turk-bayragi-ve-meczup-rum

    50'de 49 olayı doğru mu hocam ?




  • İlk defa duydum, konuyu açan arkadaşa ve yorum ile bilgilendiren arkadaşa çok teşekkür ederim. Allah razı olsun.
  • quote:

    Orjinalden alıntı: FearFroMe


    quote:

    Orjinalden alıntı: Rosenrot

    (Ç)alıntı:
    11 ağustos 1996 yılında yolculuğa batı almanya’dan başlayan; batı avrupalı, rum ve yunanlı 8 bin motosikletli kıbrıs’ta sınırları delip, türk topraklarına girerek, türk bayrağını indirip yerine rum bayrağı çekeceklerini açıklıyorlar.
    motosikletlilere rum –yunan ortodoks kiliseleri destek veriyor. en büyük desteği de rum lider klerides ve güney kıbrıs bisiklet - motosiklet federasyonu başkanı hagicostas veriyormuş. abd büyükelçisi de iki günde bir kundakçı korgeneral’e gelip, “motosikletliler sınırınızı geçip bayrak direğinize bir bez parçası (rum bayrağını kastediyor) asacaklar, bundan bir şey olmaz” diyormuş. kundakçı korgeneral, hem cesur hem de çok zekidir. abd büyükelçisine diyor ki: “öyleyse rauf denktaş bey’den izin alın, ben sessiz kalayım” diyerek onlara zekice bir tuzak kurar fakat bu tuzağa düşmez büyükelçi. der ki: “o zaman kktc’yi tanımış oluruz”. bunun üzerine kundakçı korgeneral, “o halde bizi zorlamayın. bizim sınırımızı geçmeye kalkan kim olursa olsun kurşunlarım. onun için sakın sınırda bulunan bayrak direğine çıkıp türk bayrağı’nı indirmeye ve rum bayrağı çekmeye yeltenmesinler”.

    denktaş da “paşam gerçekten ateş edecek misin? ölüm olursa zor duruma düşeriz” diye endişesini belirtir. korgeneral kundakçı: “bütün sorumluluk bendedir. ne gerekirse onu yapacağım, sınırlarımızı deldirmeyeceğim” der .

    hasan kundakçı korgeneral, türk askerlerine diyor ki: “eğer sınırlarımızı bir kişi geçer, bayrağımızı indirirse ben türkiye’ye dönmem, dönemem. alnıma tabancayı dayar, dokunurum tetiğe”.

    11 ağustos 1996 günü, işin ciddiyetini anlayan 8 bin motosikletliden yarısı bu işlerden vazgeçer, sadece rum ve yunanlılar kalır.

    14 ağustos 1996 günü 35-40 fanatik rum ve yunanlı, hududumuzu delip bayrağımızı indirmeye kalkınca, bayrak direğine tırmanan bir rum, türk bayrağına dokunamadan tek kurşunla yere düşer. bu fanatiklere destek veren iki ingiliz askeri de kalçalarından vurulur.

    korgeneral kundakçı: “olaydan on dakika sonra odamda oturuyordum, bm barış gücü komutanı tuğgeneral ve bm kurmay başkanı ingiliz albay geldi:

    - sayın generalim, çok kötü şeyler oldu. bayrak direğine çıkan bir kişi öldü ve iki de ingiliz askeri kalçasından yaralı, dediler öfke ve telaşla.

    onlara dedim ki, sizi kaç gündür uyarıyorum. bu işe mani olabilirdiniz, olmadınız, üstelik o vurulan ingiliz askerleri de motosikletli fanatiği direğe doğru yönelttiler. engel olabilirlerdi, olmadılar. merak etmeyin albayım biz iki ingiliz askerini uyardık. isteseydik öldürebilirdik, sadece uyardık, öldürmedik. onun için kalçalarından kurşunladık.

    bm kurmay başkanı albay:

    - ölebilirlerdi generalim, diye yüksek sesle konuştu”.

    ingiliz albay küstahlaşınca, kundakçı paşa odadaki havalı tabancayı alır. albaya der ki: “yan taraftaki hedefi yenile”. albay şaşkındır ama hedefi yeniler. 25 metreden 5 el ateş eder, “oku puanları albayım”. puanlar okunur 50 üzerinden 5 kurşun da 49’a isabet edince, konuşan ingiliz albay şaşırır ve susar.

    korgeneral kundakçı devam eder: “şimdi anladınız mı? türk bayrağını indirmek isteyeni şah damarından vurup öldürmek istedik, öldürdük. sizin iki ingiliz’i öldürmek istemedik, sadece uyardık”.


    http://www.vidivodo.com/114213/turk-bayragi-ve-meczup-rum

    50'de 49 olayı doğru mu hocam ?


    (Ç)alıntı olduğunu yazmıştım, olayın netliğini ben de bilmiyorum.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Rosenrot -- 21 Şubat 2009; 18:32:22 >




  • vay anasını diyorum ya ilk defa izledim ve duydum helal olsun ,suratımda anlam veremedigim bi gülümseme olustu tekrar tekrar izliyorum

    o değilde nasıl yırttık bu olaydan



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi JaSoN_ -- 21 Şubat 2009; 18:35:55 >
  • sevdiğim vidyolardan biridir. Rumların bir şey demeye hakları yok. Askerimiz böyle davranmakda haklıydı. Vuran askere devlet üstün hizmet madalyası verilmesi gerekir bana göre.
  • @sibumi2008 (siteden)
    O benim sun'-u bediim onu çiğnetme"dedi./Asım 'ın nesli..diyordum ya..nesilmiş gerçek,/İşte çiğnetmedi namusunu,çiğnetmeyec ek! M.A.ERSOY
  • quote:

    Orjinalden alıntı: JaSoN_

    vay anasını diyorum ya ilk defa izledim ve duydum helal olsun ,suratımda anlam veremedigim bi gülümseme olustu tekrar tekrar izliyorum

    o değilde nasıl yırttık bu olaydan

    STRASBOURG - Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM), Türkiye’yi ceza ödemeye mahkum ettiği söz konusu kararlardan ikisini Ağustos 1996’da Kıbrıs’ta Yeşil Hat üzerinde çıkan olaylarda hayatını yitiren Rum vatandaşları Tassos Isaak ile Solomos Solomou’nun yakınları tarafından açılan davalar oluşturuyor.
    Haberin devamı



    AİHM’nin AİHM bu iki davada, Yeşil Hat’ta gösteri yapan iki Rum’un Türk ve Kıbrıslı Türk güvenlik güçleri tarafından meşru hiçbir gerekçe olmaksızın öldürülmeleri ve bu olaylar hakkında hiçbir soruşturma yapılmamış olmasını Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin yaşama hakkıyla ilgili maddesine aykırı buldu. Mahkeme, Ankara’yı, Tassos Isaak’ın yakınlarına toplam 227 bin Euro, Solomos Solomou’nun yakınlarına ise toplam 137 bin Euro tazminat ve mahkeme masrafı ödemekle cezalandırdı.

    Mahkeme, 2007 yılında esasa ilişkin kararını açıkladığı bir mülkiyet davasında davacı 4 Rum vatandaşına toplam 30 bin Euro maddi tazminat ve mahkeme masrafı ödenmesini hükme bağladı.

    Mahkeme son olarak, Ocak 1995’te Karpaz bölgesinde Kıbrıs Türk polisinin kötü muamelesine maruz kaldığını iddia eden Rum vatandaşı Eleni Foka’nın ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine hükmetti ve Ankara’yı davacıya toplam 5 bin 300 Euro ödemekle cezalandırdı..

    http://www.ntvmsnbc.com/news/451046.asp




  • haketti adi herif.helâl olsun bizimkilere
  • 
Sayfa: önceki 12
Sayfaya Git
Git
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.