Şimdi Ara

SPACE DYE VEST

Bu Konudaki Kullanıcılar:
3 Misafir - 3 Masaüstü
5 sn
12
Cevap
0
Favori
579
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
0 oy
Öne Çıkar
Sayfa: 1
Giriş
Mesaj
  • Space dye vest sevenler buraya bn bir siteden alinti bi soz giricem sarki sozleri we turkcesi yorumlarinisi beqliorum



  • kevin moore şarkı hakkında şunları söylüyor: “bir gün bir moda kataloğunda bir kızın resmini gördüm ve giydiği elbisenin adı space-dye vest idi. ve tuhaf bir duyguyla ona aşık oldum, bir anda gelişti ve aklımdan bir türlü çıkaramadım. kendi kendime “neden böyle yapıyorum?” dedim ve anladım ki aslında ben bunu son zamanlarda hep yapıyorum. ve bunu yapmamın asıl nedenini de o an anladım. o sıralar bir ilişki yaşamıştım ve açıkçası terkedilmiştim ve vermeye hazırlandığım her şeyi vermemiş gibi hissediyordum ve anlarsınız; başka tarafa yönelttim, projeksiyon hesabı. ve bu şarkı bunu çözmeye çalıştı, içimi dökmeme yardım etti, kısaca kaybolduğumu anlatıyor. bu yüzden karanlık bir şarkı. bir yandan da müshil gibi.” şarkinin arkasındaki alıntılar ise bir james ivory/ismail merchant filmi olan a room with a view, o. j. simpson davasi ile ilgili bir tv programından, conan o’brien’ ın şovundan ve the fifth estate isimli bir tv dizisinden alınmış. kevin, şarkının melodilerinden bir tanesini yazarken a room with a view’da, arka planda çok kısa çalan bir akor dizisinden yola çıkmış.
    space-dye vest, müzikal anlamda cok basit bir şarkıdır. herkesin çalabileceği türden bir melodiye sahiptir, şarkı hep ayni düzende gider, vs... şarkı hakkında böyle konuşan çoğunluğun atladığı bir nokta var oysa. s.-d.v.’in derdi progresif olmak değil, mükemmel olmak hiç değildir. bu sadece bir adamın aşk acısının notalara ve sözlere dökülmüş halidir. şarkının bu kadar kişisel olması, şarkıya az da olsa itici bir hava vermiştir. “bana ne adamın derdinden?” diyen çoğunluktan olmayanlar ( bu azınlığın içinde ben de varım. ) içinse, s.-d.v. çok özel bir şarkıdır. 7 dakikayı asan suresi boyunca gerçek acıyı tadabileceğin, asla topluluk içinde dinlenmemesi gereken( özellikle doğum günü partilerinde! ), eğer şarkıyla hayatını özdeşleştirebilirsen, etkisi oldukça çoğalan bir şarkıdır s.-d.v. arabesk vari sözlerini, şarkı arasına serpiştirilmiş film ve dizi replikleri kurtarır ve şarkıya farklı bir hava katılır bu şekilde. benim için, s.d.v. in bu kadar önemli olmasında, geçen sene yaşadığım olayların da büyük etkisi var kuşkusuz. bu yüzden şarkıya subjektif ( nasıl başka türlü bakabileceksem artık? ) bir şekilde baktığımı da itiraf edeyim. şarkının çevirisi ile sizleri baş başa bırakıyorum.


    meleklerin üstündeki ağaç sansarlarının
    sayfalarına düşerken
    kalbimin batıya çekilisini hissediyorum
    geleceğin bir yabancı kılığına girdiğini görüyorum
    uzay rengi yelek’ in içindeki aşk
    aşk kanın bir hareketi ve ben kanıyorum
    kalp seklindeki bir havuz,
    güzelliğin izdüşümünün aksettirilmesi,
    her zaman en kötü başlangıç

    “ama o kimsenin bilmeyeceği bir türden, ( a room with a view adlı
    en azından hepsinin bir kadın. o bir kadının filmden, bir julian sands
    ne olduğunu bilmiyor. seni sahiplenilecek repliği )
    bir şey olarak görüyor, bir tabloya ya da bir
    fildişi kutuya sahip olup bakmak gibi. sahip
    olunup başkalarına gösterilecek bir şey. o senin
    gerçek olmanı, düşünmeni ve yaşamanı istemiyor.
    o seni sevmiyor.. ama ben seviyorum. sen, kollarımda
    olduğunda da senin kendi düşünce, fikir ve duygularına
    sahip olmanı istiyorum. bu bizim son şansımız, ..
    bu bizim son şansımız..”

    simdi sen gittin ve ben bununla uğraşıyorum
    öfkemi yutmayı öğreniyorum
    yeni bir kız buldum, yapabileceğimizi düşünüyorum
    tabii o,sayfada kaldığı sürece.

    bu benim istediğim “son” değil.
    ve hiçbir zaman açık olmayacağım.

    “.. buradan taşınacaktım.. hmm .. bir .. ( kanadalı bir tv dizisinden )
    bir iş bulmak.. bir ev almak.. hmm .. ama
    çalışmak istediğim gezinti yerine gittim
    ve bana bu iş için çok genç olduğumu söylediler”

    “bazı insanlar gerçeklerle yüzleşmeden nasihat
    veriyorlar. işte bu o, onun şüphesiz en büyük ( jim hill in konuşması,
    meydan okuması. ve o bununla yüzleşmek zorunda. o.j. simpson davasından )
    siz bunu deneyeceksiniz, o da deneyecek. ..
    ve uhh .. buraya biraz yardım gerekli.
    bence kimse bu adamın neler hissettiğini söyleyemez.”

    “bu, bunu söylüyorlar, bilirsin, houston
    ya da onun gibi bir yer, bunun 10 ( conan 0’brien
    ya da 8 derece olduğunu söyleyeceksin, ın bir şovundan )
    ama bu kuru bir hava.
    houston da bunu mu söylüyorlar ?
    oh, belki de değil. kafam karıştı.
    onlar havuza girene kadar kuru herhalde. “

    “ ... ben güneşle ayağa kalkarım...
    dinle, kendi odana sahipsin, içinde ( aynı kanadalı
    uyuyabileceğin. ne yaptığın umurumda değil dizinden )
    bu kapı akşam dokuzda kilitlenir.
    eğer akşam dokuzda burada değilsen, uyuyacak
    başka bir yer bulman gerekir. çünkü
    sen bu evde bir serseri olmayacaksın. çorba hazır...”

    suçumu üstüne alabilecek kimse yok
    isteseler bile.
    hiçbir şey akıllı tutmuyor beni
    ve senin için hiçbir şey fark etmiyor
    amacımı yöneltebileceğim bir yer de yok.
    bu yüzden her yerdeyim.
    yanıma yaklaşma bir daha.
    gerçekten sana ihtiyacım olduğunu mu düşünüyorsun?

    ve güleceğim, rol yapmayı öğreneceğim
    ve hiçbir zaman açık olmayacağım
    ve savunacağım hiçbir hayalim olmayacak
    ve hiçbir zaman açık olmayacağım.




  • sarki hakkinda entry



    geldim ve işte gidiyorum diyen şarkı.aslında aşkın gerçekten ne demek olduğunu açıklayacak tek bir şarkı yapsaydı bir peygamber,işte bu şarkıyı yapar çeker giderdi. aşk hakkında yapılmış tüm şarkıların ardından bu şarkı son noktadır. çok basitçe düşünülmüş,yazılmış ve sırf bu niyetle zaten mükemmel olmuş şarkıdır. kendini ifade edebilmenin ve şarkıda söylenen bahsedilen şeylerin içinden geçmeniz bu şarkıyı mükemmel bulmanız için yeterlidir aslında ama aşkın ne olduğunu hiç bilmeyen kartonpiyerden bir duvar bile olsanız dinlediğiniz andan itibaren anlatılanların aslında nasıl şeyler olduğunu merak eder durursunuz.aşk kanın hareketidir ve siz kanarsınız..aşk kandır aslında. hali hazırda sizi siz yapan parçaların içinizde dolaşmasıdır ve bu sizi siz yapan parçalardan hareketle aşık olursunuz.aşık olduğunuz zaman sebebini bilmeyişinizin nedeni bu denli içinizden kendinizden olmasıdır aslında. kendimizi asla tam olarak anlayamayız işte bu nedenle de asla tam ve layığıyla aşkın ne olduğunu,neden aşık olduğumuzu bilemeyiz.
    piyano sesini aldığında kulağınız bir mercan tazeliğinde ve kayganlığında gözleriniz yaşlanır.
    terkedilenlerin ahını anımsarsınız. aşkın lanetlenmek olduğunu çizer size o tek parmakla çalınıyormuş hissi veren piyano melodisi.
    düşersiniz..düşersiniz..düştüğünüz uçurumun kenarlarına çarpa çarpa düşersiniz.
    melekler acı içinde sizi seyrederler. o artık bir yabancıdır..
    dev bir ekrandan onunla yaşadıklarınız yansıtılır o anda elinizi uzatırsınız kurtaramazsınız. göz göre göre içinizi siyaha bağlarsınız.
    düşünceler,akıl,mantık ve güçlü olmak yarayışsızdır. hiç bir bok sizi o düştüğünüz yerden çıkaramayacaktır.
    sizi bırakıp gitme düşüncesi sizi yokeder.. ama sizi tamamen o anda yoketmez..parça parça yokeder ve bir süre yokolan parçalarınızla yaşamak zorunda kalırsınız.
    piyano delirtir sizi. piyano her notaya basışta sizi susturur daha da. cılız bir çabayla içinizden çıkarmaya çalıştığınız o açıklamalarınızı da söndürüverir.
    acınızı ne dindirebilir?...söyleyeyim...hiç birşey.
    içi kan dolu bir havuzun ortasında siz çırılçıplak kalakalırsınız teniniz bembeyazdır.
    o seni aslında sevmiyor!!...seni bir kutu gibi saklamak istiyor..gerçek bile olmak istemiyor..o seni sevmiyor..ama ben seviyorum!...bu bizim son şansımız..
    bu sözler etkiler mi sizce sevdiğiniz ama o başka birini seven sevdiceğinizi??..asla..çünkü içeri giren girmiştir artık. aşk iyiliğin olduğu yerde olsaydı yani çok ama çok sevmek karşı tarafında size o derecede aşık olmasını sağlasaydı belki dünya daha anlaşılır bir yer ve aşk da bu kadar zalim bir varlık olmazdı. işte bütün bokluk bu dengesizlikten ortaya çıkıyor. bir kadın kendisine eziyet eden bir adama aşık olabiliyor oysa ki onu deliler gibi seven ve sevgisi için herşeyini (..altını çiziyorum her şeyini...) verebilecek bir erkeğe aşık olmuyor..bunun nedeni hayattaki belli paradigmalarla,örneklerle ve durumlarla açıklanabilir birşey değildir. bu artık metafizik bir durumdur ve bu şarkı da o metafizik boyutun kapısıdır.
    sonunda karanlığa karışır reddedilen..gururun fışkırdığı o cılız çeşmeden lorca şiirlerinden çıkma bir tiz çığlık çıkar..sana ihtiyacım olduğunu mı sanıyorsun!!?...artık gerçekten size ihtiyacı yoktur.
    nefret aşkın panzehiridir. aşkınızdan ve bunun acısından ancak nefret ederek sıyrılabilirsiniz. nefret etmezseniz acınızı ve içinize saplananları tek tek kıymık kıymık çıkartmak zorunda kalacaksınız. ya ömrünüzü tükettiğiniz onca çaba onca emek yaşamaktan ve anımsamaktan her zaman mutlu olduğunuz o muhteşem şeyleri ve bunu yaratan o diğerini nefretinizle katranlayacaksınız ya da acınızı paşa paşa çekeceksiniz..çoğu zaman nefret seçilir. diğerini seçenler de zaten hayatın zayi ettikleridir.
    bir şarkı ne anlatabilir en fazla?..işte bu şarkı hayat boyu bir şeyleri anlatabilen şarkılar arasında içinde en fazla şey barındıran şarkıdır. ben bu şarkıyı onbinlerce yıllık olan ve üzerinde tüm insanlığın gerçekten nasıl yaratıldığını bir çırpıda anlatıveren bir atlantis tableti gibi gördüm..bu tableti bulan acemi arkeolog gibi sarıldım durdum. en başında çözdüm zannetmiştim şimdi çok daha iyi anlıyorum. aşk kansızlıktır.




  • DREAM THEATER_SPACE DYE VEST

    falling through pages of martens on angels
    feeling my heart pull west
    i saw the future dressed as a stranger
    love in a space-dye vest

    love is an act of blood and i'm bleeding
    a pool in the shape of a heart
    beauty projection in the reflection
    always the worst way to start

    "but he's the sort who can't know [sample is julian sands from the ]
    anyone intimately, least of all a [film "a room with a view". ]
    woman. he doesn't know what a woman
    is. he wants you for a possession,
    something to look at like a painting or an ivory box.
    something to own and to display. he doesn't want you to be real,
    or to think or to live. he doesn't love you, but i love you.
    i want you to have your own thoughts and ideas and feelings, even when
    i hold you in my arms. it's our last chance... it's our last chance..."

    now that you're gone i'm trying to take it
    learning to swallow the rage
    found a new girl i think we can make it
    as long as she stays on the page

    this is not how i want it to end
    and i'll never be open again

    "...i was gonna move out...ummm...get, [sample from "the trouble with ]
    get a job, get my own place, ummm, [evan", from the canadian series ]
    but... i go into the mall where i ["the fifth estate". ]
    want to work and they tell me, i'm,
    i was too young..."

    "some people, gave advice before, [sample is jim hill from a news ]
    about facing the facts, about [commentary about the oj simpson ]
    facing reality. and this is, this [freeway chase. ]
    without a doubt, is his biggest
    challenge ever. he's going to have to face it.
    you're gonna have to try, he's gonna to have to try and,
    uh, and, and, and get some help here. i mean no one can
    say they know how he feels."

    "that, so they say that, in ya know [sample from the conan o'brien ]
    like, houston or something, you'd [show. ]
    say it's a hundred and eighty degrees,
    but it's a dry heat.
    in houston they say that?
    oh, maybe not. i'm all mixed up.
    dry until they hit the swimming pool."

    "...i get up with the sun... listen. [sample from "the trouble with ]
    you have your own room to sleep in, [evan", from the canadian series ]
    i don't care what you do. i don't ["the fifth estate". ]
    care when. that door gets locked,
    that door gets locked at night by nine o'clock.
    if you're not in this house by nine o'clock, then you'd better find some
    place to sleep. because you're not going to be a bum in this house.
    supper is ready..."

    there's no one to take my blame
    if they wanted to
    there's nothing to keep me sane
    and it's all the same to you
    there's nowhere to set my aim
    so i'm everywhere
    never come near me again
    do you really think i need you

    i'll never be open again, i could never be open again.
    i'll never be open again, i could never be open again.

    and i'll smile and i'll learn to pretend
    and i'll never be open again
    and i'll have no more dreams to defend
    and i'll never be open again




  • ay bana bisiler oluyo.itfaiye çağırın bana!
    zatebn yeni çıktım depresyondan hatırlatmayın şu şarkıyı!
  • hocam burda sarkidan annayan yoq mu ya bide warya forum insan war zannederdm kimse bu kadar yasiyi okumadi mi?
    eer okusanz meraq edip sarkiyi indirsnz sozlere baksanz entry leri okumus olsanz szn bu sarkiyi ne kadar baglanacaginisi hayal edmiorum bile
  • space dye vest dream theather ın a change of seasonsla en sevdiğim 2. parçalarıdır
    anlayan anlar
  • abi sarkidan annamiorlar ya bis ne yapalim al yine onu dinliorum yine aaliorum
  • ben konu disina link veriyim bak nasil geliyor millet gor sen!
  • Kaliteli müzikden anlayan yok Petek Dinçöz şarkısı fln olsa hemen atlardı millet ;) Take The Time dan sonra en sevdiğim şarkılardan biridir Space Dye West , tabi Kevin Moore farkı ...
  • Artık hiçbir konserde çalınmayan şarkı
    İstanbul konserindede çalınmadı tabi...
  • quote:

    Orjinalden alıntı: Picasso

    Artık hiçbir konserde çalınmayan şarkı
    İstanbul konserindede çalınmadı tabi...



    Pull Me Under bile çalmadılar zaten Playlist kötüydü.
  • 
Sayfa: 1
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.