Şimdi Ara

Sosyalist olacağımı zannetmiyorum, ama bu kitapları okumalıyım.

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir - 2 Masaüstü
5 sn
36
Cevap
1
Favori
926
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri
  • Son Yorum 4 hafta
  • Cevaplayan Üyeler 16
  • Konu Sahibinin Yazdıkları 3
  • Ortalama Mesaj Aralığı 5 saat 55 dakika
  • Son 1 Saatteki Mesajlar 2
  • Haberdar Edildiklerim (Alıntılar) 1
  • Favoriye Eklediklerim 1
  • Konuya En Çok Yazanlar
  • alvete (10 mesaj) bily7091 (5 mesaj) MiLLETiNVEKiLi (4 mesaj) Ey merhametli Türk (3 mesaj) Hendrik Johannes Cruijff (2 mesaj)
  • Konuya Yazanların Platform Dağılımı
  • Masaüstü (23 mesaj) Mobil (9 mesaj) Mini (4 mesaj)
  • @
Tüm Forumlar >> Sinema - Dizi - Televizyon - Müzik - Kitap >> Kitap >> Kitap Üzerine Sohbetler >> Sosyalist olacağımı zannetmiyorum, ama bu kitapları okumalıyım.
Sayfaya Git:
Sayfa:
Giriş
Mesaj
  • Binbaşı
    1304 Mesaj
    Konu Sahibine Özel

    Sınırlı bilgimle şunları söylemeliyim, içinde belki yanlış ifadeler de olacak:

    Sosyalizmin mülksüz toplum ve nikahsız toplum görüşüne muhalifim, keşke marx bu öğretiyi ortaya atarken bunları öngörmeyip toplumda sadece sosyal adaletin öngörüldüğü bir öğreti ortaya atsa idi. Zannedersem insan doğasına en uygun öğreti sosyo kapitalizm olsa gerek. Çünkü insan biriktirmek mülk sahibi olmak ister doğası gereği. Hür teşebbüsün olduğu liberal bir toplumda sosyal paylaşımı çok güzel, başarılı uygularsanız; hakkaniyetli, gelirin mümkün mertebe eşit paylaşıldığı bir toplum oluşturabilirsiniz.

    https://forum.donanimhaber.com/cache-v2?path=http://store.donanimhaber.com/b9/ca/61/b9ca611c949b1f3b0f233fd8f1bdf005.png&t=0&width=480&text=1




    |
    |
    _____________________________

    İnsan bencildir; çalışkanlık, işinde disiplin, sürekli gelişme ve sosyal adalet gibi vasıflar ile bezenmiş otoriter bir rejim ülkemize sonra da insanlığa çok kazandırır.

    Yaşasın, bir milleti baştan var eden Sakarya Muharebesi'nde Duatepe'yi ele geçiren 38.alay, ki zaten şan içinde sarılıdır( Mukaddes tarih 10 Eylül 1921)

    Hani İsrailoğulları çocuklarını havralarına adarlarmış ya, işte öyle bir adanmışlık ülkesine insanlığa.




  • O kitapları okudun diye sosyalist olmak zorunda değilsin ya.Zaten hangi sosyalist,komünist ideolojilerine uygun hayat sürüyor ki?Komünizm,sosyalizm yenilmiş ideolojilerdir.Ya bu çağa uyarlanacaklar ya da yok olup gidecekler.Gittiler de zaten.

    Sosyalizm ve komünizm insan doğasına aykırı ideolojilerdir.Nitekim bu görüşler 20.yüzyılda Dünya genelinde büyük kitlelere hitap etmiş ancak hitap ettiği kitlelere umulan refahı,huzuru ve mutluluğu getirmemiştir.Yani bu ideolojiler kapitalizm karşısındaki savaşı kaybetmiştir.

    İnsan doğası gereği rekabetçi ve mücadeleci bir canlıdır.''Zengin birisinin çocuğu doğuştan zengin olması adalet midir?'' diye sormuşsunuz.Evet,adalet değildir 'şans'tır.Ancak şurası bir gerçek ki nice zengin ailenin çocuğu kendisine miras kalmış olan zenginliği iyi idare edemediği için yok olup gitmiştir.Yani onun zengin olarak doğması zenginliğinin sürekli süreceği anlamına gelmez.Eğer sisteme ayak uyduramaz veya işleri yürütemezse iflas etmesi kaçınılmazdır.Peki çalışkan birisi ile tembel birisi arasında eşitlik olması sizce adalet midir?İşini en iyi yapanın statüsü ile işini özensiz yapan birisinin eşit şartlarda yaşamaya zorlanması adalet midir?

    Bence devletin asıl görevi her vatandaşa rekabet şansını tarafsız ve özgürce tanımasıdır.Eğer devlet gerek kamu gerek özel sektörde insanlar arasındaki rekabeti tarafsız ve özgür birşekilde sağlamayı başarırsa insanlar daha iyi koşullar altında yaşama şansını bulur.Sosyalist ve komünist ülkelerde hayal edilen tarafsızlığın sağlanmadığını ise var olan sosyalist/komünist devletlerde gördük ve görmeye devam ediyoruz.Yani bir ülkenin sosyalist ve komünist olması o ülkenin kaymağını yiyen belli bir azınlığı yok etmiyor.Kendi içinde ülkenin kaymağını tüketen sınıflar ortaya çıkıyor.Misal SSCB'de Komünist parti'nin üst görevlerinde yer alanlar sıradan sovyet vatandaşlarına göre daha ayrıcalıklı olmuyorlar mıydı?Çin'de de durum aynı.Bugün K.Kore görünüşte sosyalist ve komünist olsa da aslında bir hanedanlık tarafından idare ediliyor ve ülke rejime bağlı insanlara göre sınıflara bölünmüş durumda.Hani eşitlik?Hani özgürlük?Hani hakça paylaşım?

    Son olarak sosyalist düşünce iflas etmiş ve ölmüştür.Sosyalizmin ve komünizmin vaat ettiği Dünya sadece hayaldir.Gerçek Dünya'da bir karşılığı yoktur.

  • O kitapları okudun diye sosyalist olmak zorunda değilsin ya.Zaten hangi sosyalist,komünist ideolojilerine uygun hayat sürüyor ki?Komünizm,sosyalizm yenilmiş ideolojilerdir.Ya bu çağa uyarlanacaklar ya da yok olup gidecekler.Gittiler de zaten.

    |
    |
    _____________________________
  • Teğmen
    148 Mesaj

    Peki zengin olanlar her geçen zaman diliminde devamlı daha çok mülk sahibi olup da bir gün paran olsa bile satın alacak arazi bırakmadıklarında işçi sınıfı nerede yaşayacak? Peki üretim araçlarını ve arazileri çok parası olduğu için satın alanlar 50 yıl sonra sıfır işçi ile üretim yaptıklarında ne olacak? Üretim araçlarına sahip olmayanları besili köpekleri yapmayacaklar mı sence? Mesela Roma'da çok büyük bir nüfus varmış. Devlet halka bedava buğday dağıtırmış. Birilerinin birilerine bedava baktığı bir toplumun özgür olma şansı var mıdır? Zengin birinin oğlunun dünyaya zengin gelmesi adil midir?

    Devlet dediğin mekanizma doğmuş ve doğacak her insanın üzerinde hakkı olan dünyayı parsel parsel birilerine satıyor. Bir gün tüm zenginler deniz kıyılarını satın alsa, fakirler deniz görmeyecek mi? Bunlar belki sana ütopik gelir ama bir gün mutlaka gerçekleşecek. O gün de Marx'ın dediği gibi mülk sahipleri ile mülksüzler savaşacak.

    _____________________________
    Eğitimin en etkili yolu, doğru olanı buldurmaktır. Bu da, kişiye doğru olanı direkt öğretmek yerine,doğru olandan başka yola çıkamayacağı sorular sormakla mümkündür.




  • Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
    2 Not

    12 Eylül döneminde o kitaplardan biriyle bile yakalanan işkenceden geçiyordu. Şimdi internetten alıyoruz. Nereden nereye.

    |
    |
    _____________________________
  • Yüzbaşı
    318 Mesaj

    Sosyalizm ve komünizm insan doğasına aykırı ideolojilerdir.Nitekim bu görüşler 20.yüzyılda Dünya genelinde büyük kitlelere hitap etmiş ancak hitap ettiği kitlelere umulan refahı,huzuru ve mutluluğu getirmemiştir.Yani bu ideolojiler kapitalizm karşısındaki savaşı kaybetmiştir.

    İnsan doğası gereği rekabetçi ve mücadeleci bir canlıdır.''Zengin birisinin çocuğu doğuştan zengin olması adalet midir?'' diye sormuşsunuz.Evet,adalet değildir 'şans'tır.Ancak şurası bir gerçek ki nice zengin ailenin çocuğu kendisine miras kalmış olan zenginliği iyi idare edemediği için yok olup gitmiştir.Yani onun zengin olarak doğması zenginliğinin sürekli süreceği anlamına gelmez.Eğer sisteme ayak uyduramaz veya işleri yürütemezse iflas etmesi kaçınılmazdır.Peki çalışkan birisi ile tembel birisi arasında eşitlik olması sizce adalet midir?İşini en iyi yapanın statüsü ile işini özensiz yapan birisinin eşit şartlarda yaşamaya zorlanması adalet midir?

    Bence devletin asıl görevi her vatandaşa rekabet şansını tarafsız ve özgürce tanımasıdır.Eğer devlet gerek kamu gerek özel sektörde insanlar arasındaki rekabeti tarafsız ve özgür birşekilde sağlamayı başarırsa insanlar daha iyi koşullar altında yaşama şansını bulur.Sosyalist ve komünist ülkelerde hayal edilen tarafsızlığın sağlanmadığını ise var olan sosyalist/komünist devletlerde gördük ve görmeye devam ediyoruz.Yani bir ülkenin sosyalist ve komünist olması o ülkenin kaymağını yiyen belli bir azınlığı yok etmiyor.Kendi içinde ülkenin kaymağını tüketen sınıflar ortaya çıkıyor.Misal SSCB'de Komünist parti'nin üst görevlerinde yer alanlar sıradan sovyet vatandaşlarına göre daha ayrıcalıklı olmuyorlar mıydı?Çin'de de durum aynı.Bugün K.Kore görünüşte sosyalist ve komünist olsa da aslında bir hanedanlık tarafından idare ediliyor ve ülke rejime bağlı insanlara göre sınıflara bölünmüş durumda.Hani eşitlik?Hani özgürlük?Hani hakça paylaşım?

    Son olarak sosyalist düşünce iflas etmiş ve ölmüştür.Sosyalizmin ve komünizmin vaat ettiği Dünya sadece hayaldir.Gerçek Dünya'da bir karşılığı yoktur.

    |
    |
    alvete kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
    _____________________________




  • Çavuş
    82 Mesaj
    quote:

    Orijinalden alıntı: alvete

    Peki zengin olanlar her geçen zaman diliminde devamlı daha çok mülk sahibi olup da bir gün paran olsa bile satın alacak arazi bırakmadıklarında işçi sınıfı nerede yaşayacak? Peki üretim araçlarını ve arazileri çok parası olduğu için satın alanlar 50 yıl sonra sıfır işçi ile üretim yaptıklarında ne olacak? Üretim araçlarına sahip olmayanları besili köpekleri yapmayacaklar mı sence? Mesela Roma'da çok büyük bir nüfus varmış. Devlet halka bedava buğday dağıtırmış. Birilerinin birilerine bedava baktığı bir toplumun özgür olma şansı var mıdır? Zengin birinin oğlunun dünyaya zengin gelmesi adil midir?

    Devlet dediğin mekanizma doğmuş ve doğacak her insanın üzerinde hakkı olan dünyayı parsel parsel birilerine satıyor. Bir gün tüm zenginler deniz kıyılarını satın alsa, fakirler deniz görmeyecek mi? Bunlar belki sana ütopik gelir ama bir gün mutlaka gerçekleşecek. O gün de Marx'ın dediği gibi mülk sahipleri ile mülksüzler savaşacak.

    Boşversene. Sen bunları ulu orta söylediğinde ilk olarak o işçi sınıfı karşına dikilecektir bundan emin olabilirsin



    < Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________




  • Uzaklaştırılmış 18 gün cezanın, 17 gün 3 saat 43 dakika kadarı kaldı.
    quote:

    Orijinalden alıntı: alvete

    Peki zengin olanlar her geçen zaman diliminde devamlı daha çok mülk sahibi olup da bir gün paran olsa bile satın alacak arazi bırakmadıklarında işçi sınıfı nerede yaşayacak? Peki üretim araçlarını ve arazileri çok parası olduğu için satın alanlar 50 yıl sonra sıfır işçi ile üretim yaptıklarında ne olacak? Üretim araçlarına sahip olmayanları besili köpekleri yapmayacaklar mı sence? Mesela Roma'da çok büyük bir nüfus varmış. Devlet halka bedava buğday dağıtırmış. Birilerinin birilerine bedava baktığı bir toplumun özgür olma şansı var mıdır? Zengin birinin oğlunun dünyaya zengin gelmesi adil midir?

    Devlet dediğin mekanizma doğmuş ve doğacak her insanın üzerinde hakkı olan dünyayı parsel parsel birilerine satıyor. Bir gün tüm zenginler deniz kıyılarını satın alsa, fakirler deniz görmeyecek mi? Bunlar belki sana ütopik gelir ama bir gün mutlaka gerçekleşecek. O gün de Marx'ın dediği gibi mülk sahipleri ile mülksüzler savaşacak.

    Seçimler olduğu sürece bu dediğin olmaz. Zenginler tüm deniz kıyılarını alamaz tam tersi fakirler, göçmenler ,çok üreyenler her yeri ele geçirir demokrasi sayesinde. AKPyi sevmiyorsun diyelim seçimler sayesinde, oy gücü sayesinde istanbul bir köye dönüştü

    Bütün arazileri zenginler aldığında kurumsal vergi artar halk bedava yemek yer çalışmasına bile gerek kalmaz

    zengin birinin çocuğu zengin olması adil değilse zengin birinin çocuğuna miras bırakmayıp herşeyi talan edilmesi yok edilmesi daha fazla adil değildir bundan önemlisi bu topluma yapılan bir kötülüktür. Düşün Beko fabrikasının sahibi öldü beko fabrikası mirasçısına kalmayacak ne olacak yıkılması gerekiyor. Bu durum beko'da çalışanlar için beko tv buzdolabı alacaklar için kötülük değil mi? Hayır beko fabrikası 80 milyona verilsin dersen de 1 yılda o fabrika iflas eder veya fabrikanın sahibi yıllarca işini büyütmek için uğraşmaz biraz parası olunca yan gelip yatar fabrika açmazdı. Ülkede fabrika olmayınca Moğolistan gibi bir ülke olurduk. Bırak fabrikayı insan birikimini sevdiklerine çoluk çocuğuna bırakamayacaksa hiç birikim yapmaz ülkede süpermarket bile olmazdı .Ancak devlet bakkal ,süpermarket açarsa olurdu insanlar ürettiği domatesi de yol kenarlarında satardı bisküvi ise ya devlet üretirdi ya da ithal edilmesi gerekirdi .ithal etmek için petrol-doğalgazın olması gerekirdi yoksa bisküvi ithal etmen de zor olurdu çünkü ülkede ihraç edecek (diğer ülkelerde olmayan )bir üretim oluşmayacaktı




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi MiLLETiNVEKiLi -- 22 Eylül 2020; 6:34:57 >
    _____________________________
    Demokratik Değişim Hareketi. Demokratik seçimler için 41 ilde 2000 kişi gerekiyor CHP-iyi parti demokrasi için adım atmazsa seçimlere girebilecek parti kurmalıyız




  • Binbaşı
    1304 Mesaj
    Konu Sahibine Özel
    quote:

    Orijinalden alıntı: Long Nightt

    Sosyalizm ve komünizm insan doğasına aykırı ideolojilerdir.Nitekim bu görüşler 20.yüzyılda Dünya genelinde büyük kitlelere hitap etmiş ancak hitap ettiği kitlelere umulan refahı,huzuru ve mutluluğu getirmemiştir.Yani bu ideolojiler kapitalizm karşısındaki savaşı kaybetmiştir.

    İnsan doğası gereği rekabetçi ve mücadeleci bir canlıdır.''Zengin birisinin çocuğu doğuştan zengin olması adalet midir?'' diye sormuşsunuz.Evet,adalet değildir 'şans'tır.Ancak şurası bir gerçek ki nice zengin ailenin çocuğu kendisine miras kalmış olan zenginliği iyi idare edemediği için yok olup gitmiştir.Yani onun zengin olarak doğması zenginliğinin sürekli süreceği anlamına gelmez.Eğer sisteme ayak uyduramaz veya işleri yürütemezse iflas etmesi kaçınılmazdır.Peki çalışkan birisi ile tembel birisi arasında eşitlik olması sizce adalet midir?İşini en iyi yapanın statüsü ile işini özensiz yapan birisinin eşit şartlarda yaşamaya zorlanması adalet midir?

    Bence devletin asıl görevi her vatandaşa rekabet şansını tarafsız ve özgürce tanımasıdır.Eğer devlet gerek kamu gerek özel sektörde insanlar arasındaki rekabeti tarafsız ve özgür birşekilde sağlamayı başarırsa insanlar daha iyi koşullar altında yaşama şansını bulur.Sosyalist ve komünist ülkelerde hayal edilen tarafsızlığın sağlanmadığını ise var olan sosyalist/komünist devletlerde gördük ve görmeye devam ediyoruz.Yani bir ülkenin sosyalist ve komünist olması o ülkenin kaymağını yiyen belli bir azınlığı yok etmiyor.Kendi içinde ülkenin kaymağını tüketen sınıflar ortaya çıkıyor.Misal SSCB'de Komünist parti'nin üst görevlerinde yer alanlar sıradan sovyet vatandaşlarına göre daha ayrıcalıklı olmuyorlar mıydı?Çin'de de durum aynı.Bugün K.Kore görünüşte sosyalist ve komünist olsa da aslında bir hanedanlık tarafından idare ediliyor ve ülke rejime bağlı insanlara göre sınıflara bölünmüş durumda.Hani eşitlik?Hani özgürlük?Hani hakça paylaşım?

    Son olarak sosyalist düşünce iflas etmiş ve ölmüştür.Sosyalizmin ve komünizmin vaat ettiği Dünya sadece hayaldir.Gerçek Dünya'da bir karşılığı yoktur.

    Çalışkan birisi ile tembel birisi arasında eşitlik olması adalet midir? demişsiniz.

    Bence eğer bir birey çalışıp doktor, mühendis ya da öğretmen olsa bile kazandığı gelir ile bir işçi ile çiftçinin kazandığı gelir arasında çok fark olmamalı, devlet bu kesimler arasındaki gelir dağılımı adaletsizliğini ve çalışma şartlarındaki farklılığı yok etmeye çalışmalı, bak ben eşit maaş alsınlar demiyorum, ama gelirleri arasında da çok fark olmasın diyorum, çünkü nasıl doktor aile geçindiriyorsa, işçi de çiftçi de aile geçindiriyor, ayrıca okuyup doktor öğretmen olan toplumda prestijli bir meslek yapmış oluyor, yani o zaman hiç kimse okumaz tezi tamamen yanlış bir tez, dediğim gibi beden işi yapmamak için ve mesleğinin prestijinden faydalanmak için toplumda okumak isteyenler çıkacaktır. Demek istediğim ben okudum, çiftçi işçi okumadı, bundan dolayı onlar kapitalizm altında ezilsin ve az para alsın ve kötü çalışma koşullarında çalışssın demek vicdansızlık olur. Sistemi komünizme götürmeden sosyo kapital bir sistem ile toplumdaki adaletsizliği yok edebiliriz.




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Ey merhametli Türk -- 22 Eylül 2020; 14:48:37 >
    _____________________________

    İnsan bencildir; çalışkanlık, işinde disiplin, sürekli gelişme ve sosyal adalet gibi vasıflar ile bezenmiş otoriter bir rejim ülkemize sonra da insanlığa çok kazandırır.

    Yaşasın, bir milleti baştan var eden Sakarya Muharebesi'nde Duatepe'yi ele geçiren 38.alay, ki zaten şan içinde sarılıdır( Mukaddes tarih 10 Eylül 1921)

    Hani İsrailoğulları çocuklarını havralarına adarlarmış ya, işte öyle bir adanmışlık ülkesine insanlığa.




  • Yüzbaşı
    318 Mesaj

    ''okuyup doktor öğretmen olan toplumda prestijli bir meslek yapmış oluyor, yani o zaman hiç kimse okumaz tezi tamamen yanlış bir tez''

    Bu sözünüze katılmıyorum.Böyle bir düşünce ancak avuntu düşüncesidir.Öğretmen veya doktor olan birisini toplum içinde prestijli yapan statüsü ve maddi gücüdür.Siz eğer öğretmeni ve doktoru işçiyle,çiftçiyle aynı kategori içine sokarsanız ve bir tık yüksek maaş alarak kendisini avutmasını isterseniz bu mesleklerin herhangi bir prestiji kalmaz.Doğal olarak kimse kendisini daha iyi mesleklere taşımak için bir neden görmez.En basitinden üniversite mezunu ile mezun olmayanları karşılaştıralım.Malum ülkemizde üniversiteden mezun olanlar mezun olduktan sonra yıllarca işsiz dolaşmak zorunda kalıyor.Bu işsizlik evresinde üniversite okumayanlar mezun olan bu insanlarla dalga geçerler.Mesela ''Sen okudun da ne oldu bak ben sanayide çalışarak ev aldım,araba aldım,evlendim.Sen ne yaptın?'' diyerek küçümsemeye çalışır.Halbuki üniversite mezunu olmasından dolayı toplum içinde değer görmeleri gerekirdi değil mi?Ama iş bulamadıkları için ve işsiz kaldıkları için üniversite okumamış çoğu ilkokul ve lise mezunu tipler tarafından aşağlanırlar,hor görülürler.Hani bu tür faaliyetlerde bulunmak toplum içinde prestij sahibi olmaya yeterliydi?Açıktır ki eğer üniversite mezunu genç mezun olur olmaz çalışıyor olsaydı o insanlar onu böyle aşağlayamayacaklardı.Zira statüsü ve eğitimi dahası maaşı ve iş şartları o dalga geçenlere göre daha yüksek olacaktı.Buradan da anlaşılacağı üzere bir öğretmeni veya bir doktoru toplum içinde prestijli yapan mesleklerinin isimleri değil meslekleri ile kendilerine gelen statü yükseltisi ve maddi güçtür.Statüler ve maddi güç eşitlendiği an ya da bir tık avuntu olacak şekilde yüksek olduğu zaman bu mesleklerin toplum içinde herhangi bir prestiji kalmaz.

    Bir insan neden daha iyi çalışır?Zira çalışmasının karşılığında statüsünün yükseleceğini ve daha rahat bir yaşama kavuşacağını düşünür.Fakat siz ''Ama işçilerde/çiftçilerde aile geçindiriyor'' gibi insan doğasına aykırı bir düşünce ile herkesi eşit seviyeye getirirseniz o toplumda çalışma isteğini yok edersiniz.Nitekim SSCB'nin kendi içinde çökmesine en büyük etken bu oldu.Nitekli insan sayısı gün geçtikçe azaldı ve var olanlarda sistem içinde daha iyi yerlere gelemediği için zamanla köreldi.Herkesin eşit olması ve eşit şartlarda yaşaması demek o toplum içinde çalışma azmini ve girişimciliği ezer.İnsanları tembelliğe yöneltir.




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Long Nightt -- 22 Eylül 2020; 15:21:37 >
    |
    |
    Ey merhametli Türk kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
    _____________________________




  • Yarbay
    2614 Mesaj

    Sosyalizm toplum sosyolojisine ters, kabile ve aile kavramı bile paylaşamamaktan ortaya çıkmış, düzene karşı gelecek birileri olacaktır Rusya ve Çin bile kapitalizmin babası oldu çağ dışı ideoloji ancak kaynaklar tükenmeye başladıkça tekrar gündeme gelecek.

    |
    |
    _____________________________
  • Binbaşı
    1304 Mesaj
    Konu Sahibine Özel

    @Long Nightt katılmıyorum sana, bence üniversite mezunu olmak doktor, öğretmen ya da mühendis gibi bir meslek sahibi olamadıktan sonra çok basit kalır, kaldı ki Türkiye'de herkes üniversite mezunu oluyor, üni mezunu olmak bir ayrıcalık değildir. Ayrıca prestij kavramını yanlış yorumluyorsun, prestij sahibi olmak toplumda saygı görmek, sevilme, itibar görmektir, para ile hiçbir alakası yoktur.

    Sosyal adaletin insan doğasına aykırı olduğu noktasında seninle hemfikirim, dinler bile bunu bildiği için zenginliğe karşı gelmemiş, sadece sadaka zekat gibi müesseseler ile sosyal adaleti sağlamaya çalışmış, zaten benim dediğim sistemi çalışkanlık, işinde disiplin, sosyal adalet ve sürekli gelişme gibi vasıflar ile benzenmiş otokrat bir idare tesis edebilir,
    Ben işçinin ve çiftçinin de aile geçindirdiğini ve daha fazla emek harcadığı savından yola çıkarak okumuş ile hem çalışma şartları hem de ücret olarak fazla fark olmaması gerektiğini öne sürdüm, dediğim gibi dinler bile senin gibi düşünüyor, bizim ütopyamız biraz da erdemli insanların ütopyası olarak kalmaya devam edecek belki de.

    Ayrıca sscb'nin yıkılma nedeni Afganistan işgali başarısızlığıdır.




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Ey merhametli Türk -- 22 Eylül 2020; 16:24:52 >
    |
    |
    _____________________________

    İnsan bencildir; çalışkanlık, işinde disiplin, sürekli gelişme ve sosyal adalet gibi vasıflar ile bezenmiş otoriter bir rejim ülkemize sonra da insanlığa çok kazandırır.

    Yaşasın, bir milleti baştan var eden Sakarya Muharebesi'nde Duatepe'yi ele geçiren 38.alay, ki zaten şan içinde sarılıdır( Mukaddes tarih 10 Eylül 1921)

    Hani İsrailoğulları çocuklarını havralarına adarlarmış ya, işte öyle bir adanmışlık ülkesine insanlığa.




  • Yarbay
    5535 Mesaj

    Belki de tabiatı koruyabilmenin tek yolu insanların çalışma isteğini yok etmektir. Çünkü insanlar iş ile işgüzarlığı gitgide ayırd edememeye başladılar.

    Bence izmler insanların doğasına aykırı. İnsanlar aslında yönetilemezler. Dünya da ideolojilerle yönetilmiyor. Sosyalizm yok, kamu harcamalarınını toplam harcamaların %70-80'i olan İskandivya var.

    |
    |
    _____________________________
    in vino veritas *
  • Teğmen
    148 Mesaj

    Benim dogama aykiri degil desem sen insan degilsin mi diyeceksin? Ben rekabet etmek yerine birlikte hareket etmeyi tercih ederim desem? Peki benimle ayni goruste en az karsit gorusteki insan sayisi kadar insan toplasam hala insanin dogasina terstir mi diyeceksin?
    Komunizm bir ulkede uygulanabilecek bir sey degildir. Dunyanin geneline uygulanabilecek bir seydir. Komunizm siniflarin olmadigi dolayisi ile devletin olmadigi bir topluluktur. Bunu amac degil arac olarak kullanan totaliter, baskici devletleri ornek gostermek komunizme ornek gostermek degildir. Marx isci sinifinin baskici devletini sadece karsi gruplarin hepsini dagitmasi surecinde bir arac, kendi kendini tasfiye edecek bir durun olarak gormustur. Saydigin ve komunizmin daha erken safhalarinda oldugunu iddaa ettigin ulkelerin hangisi devletsizlesmeye dogru gitmis?
    Ayrica kapitalizmin oldugu yerde komunizm var olamaz. Yenilmeye mahkumdur. Tipki Amerika'da kizilderililerin yok edildigi gibi yok olmaya mahkumdur. Cunku sadece refahi, mutlulugu amac edinen bir topluluk daha cok seye sahip olmak isteyen bir grupla bas edemez. En basit sekilde biri koleleri kullanip daha fazla silah uretirken digeri daha fazla refahi hedefler.
    Babasi zengin olup da oglu fakir yasayan, iflas eden, 2000 lira isci maasina muhtac olan kackisi taniyorsun mesela? Yuzdeye vursak yuzde kac dersin? Eminim cok komik bir rakamdir. Bu komik rakamin ustune ornek aramak bile sacma bence. Mesela cengizholding batsa cocuklari yarin is mi ararlar? Fakir bir hayat mi surerler sence? En kotu ihtimal kac evleri, kac arabalari olur?
    Neden anlatilan bir seyi duz mantik dusunuyorsunuz anlamiyorum. Adam uretim oyle bir seviyeye gelecek ki artik insanlar hak ettigi kadar degil ihtiyaci olan kadar kazanacak diyor. Siz herkesin ayni parayi almasi adalet mi diyorsunuz. Bir insan bir ayda kac kilo et yiyebilir? Herkese yiyebilecegi kadar et verilen bir toplulukta, satamadiktan sonra kim yiyebileceginden daha fazla et ister,? Herkesin ferrarisinin oldugu bir mahallede ben iki tane istiyorum cunku ben doktorum diyene vermemek adalete mi zittir? Birbirinin sirtindan gecinen, uretenlerin calisanlarin payindan alarak onlara verebilecekleri en az maddiyati verdigi, bunun yaninda sinirsiz birikim yapabildigi sisteme o kadar dayali ki dusunce tarziniz kendinizi her zaman ayni toplumun icinde dusunuyorsunuz. Herkesin sadece kullanim hakkina sahip oldugu bir dunya dusunemiyorsunuz. Bir insanin isini iyi yapmasi icin yiyemeyeci kadar yiyecek, icinde oturamayacagi kadar evi, suremeyecegi kadar arabasinin mi olmasi gerekli?
    Bu dusunceleri destekledigim icin soylemiyorum. Toplumlari,ekonomileri,siniflari tahlil etmis birinin buradaki insanlardan daha zeki biri oldugunu, onlarin 1 dk dusunerek yazdigi seyleri dusunmeyip de karsi tez olusturmadigini zannetmelerinin ne kadar salakca oldugunu bilmeleri icin yaziyorum. Devletsiz, sinifsiz bir topluma ornek olarak bir devleti ornek gostererek marx'in teroileri cokmustur demek komik.
    Devlet nedir ne yapmalidir tartismayacagim fakat su konuda hem fikirim ki bu gorus bu dunya icin utopyadir. Cunku insanlarin cogunlugu aptal, bencil, kibirlidir. Ustune bir de cirkinse vay haline. Toplumda sahte de olsa itibar gormelerinin tek yolu baska insanlari kendine muhtac etmektir. Bir masaya oturup da cuzdanini, anahtarini, telefonunu koyan. Sahte de olsa itibar gormek isteyen, kendisini ettafindakilerden buyuk gormek isteyen aptal insanlarin cogunluk oldugu bir yerdir dunya. Ondan dolayidir ki herkese iyi bir yasam sunmak yerine herkesin gucunun yettigine soz gecirdigi bir duzen daha cok tercih edilecektir.




    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    Eğitimin en etkili yolu, doğru olanı buldurmaktır. Bu da, kişiye doğru olanı direkt öğretmek yerine,doğru olandan başka yola çıkamayacağı sorular sormakla mümkündür.




  • Teğmen
    148 Mesaj

    Haklisiniz hocam. Ben zaten isci sinifi umrumda oldugu icin degil Marx'in soylediklerinin dogru ya da yanlis oldugunu insanlarin kendilerine sormalarini saglamak icin yazdim.




    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    |
    |
    İAmSterdam06 kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
    _____________________________
    Eğitimin en etkili yolu, doğru olanı buldurmaktır. Bu da, kişiye doğru olanı direkt öğretmek yerine,doğru olandan başka yola çıkamayacağı sorular sormakla mümkündür.
  • Teğmen
    148 Mesaj

    Dedigin fakirler, gocmenler, cok ureyenler bogazdaki yalilari bir ele gecirmeye calissin bakalim ne oluyor? Antalyada kac tane beach var ozel tesebbuse kiralanmis. Buralar hepimizin mali istedigim yerde guneslenirim desin bakalim ne oluyor. Otellerin oldugu yerde deniz degil mi kardesim insanligin ortak mali ben burada guneslenecegim de bakalim ne oluyor?
    Kurumsal vergi artarmis da halk bedava yemek yermis. Gercekten aklinda canlandirarak mi yaziyorsun bu cumleyi? İsciler daha kendi paralari, haklari olan issizlik maasini bile alamiyor. Almamalari icin binbir sart kosuluyor. Bedava yemek yer diyorsun. İscilerr yapilan yardimlarla sirketlere yapilan yardimlari, vergi aflarini, vergi oranlarini kiyasla kimin kimin uzerinden bedava ekmek yedigini daha net gorursun.
    Neden fabrikanin illaki bir sahibinin olmasi gerekiyor? Fabrikayi gelistiren sahibi midir calisanlar midir? Fabrikanin muduru, muhendisleri daha fazla uretimi hedeflerken bekonun sahibi fabrikanin uretiminden pay mi veriyor yoksa ayni ucretlerini almaya devam mi ediyorlar? Uretim araclarini gelistiren bekonun sahibi mi yoksa muhendisler mi? Fabrikanin sadece kullanim hakkini ayni muhendisler gibi profesyonel bir gruba gecici bir sure biraksak yok olup gider mi?




    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    |
    |
    MiLLETiNVEKiLi kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
    _____________________________
    Eğitimin en etkili yolu, doğru olanı buldurmaktır. Bu da, kişiye doğru olanı direkt öğretmek yerine,doğru olandan başka yola çıkamayacağı sorular sormakla mümkündür.




  • Yarbay
    2066 Mesaj
    Alma 110 tl boşa gider

    Sosyalizm sacmaligin daniskasidir. Ekonomi gercekleri ile bagdasmayan delinin tekinin kutuphane masalarinda uydurdugu ideolojidir



    < Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >
    |
    |
    _____________________________
  • Uzaklaştırılmış 18 gün cezanın, 17 gün 3 saat 43 dakika kadarı kaldı.
    quote:

    Orijinalden alıntı: alvete

    Dedigin fakirler, gocmenler, cok ureyenler bogazdaki yalilari bir ele gecirmeye calissin bakalim ne oluyor? Antalyada kac tane beach var ozel tesebbuse kiralanmis. Buralar hepimizin mali istedigim yerde guneslenirim desin bakalim ne oluyor. Otellerin oldugu yerde deniz degil mi kardesim insanligin ortak mali ben burada guneslenecegim de bakalim ne oluyor?
    Kurumsal vergi artarmis da halk bedava yemek yermis. Gercekten aklinda canlandirarak mi yaziyorsun bu cumleyi? İsciler daha kendi paralari, haklari olan issizlik maasini bile alamiyor. Almamalari icin binbir sart kosuluyor. Bedava yemek yer diyorsun. İscilerr yapilan yardimlarla sirketlere yapilan yardimlari, vergi aflarini, vergi oranlarini kiyasla kimin kimin uzerinden bedava ekmek yedigini daha net gorursun.
    Neden fabrikanin illaki bir sahibinin olmasi gerekiyor? Fabrikayi gelistiren sahibi midir calisanlar midir? Fabrikanin muduru, muhendisleri daha fazla uretimi hedeflerken bekonun sahibi fabrikanin uretiminden pay mi veriyor yoksa ayni ucretlerini almaya devam mi ediyorlar? Uretim araclarini gelistiren bekonun sahibi mi yoksa muhendisler mi? Fabrikanin sadece kullanim hakkini ayni muhendisler gibi profesyonel bir gruba gecici bir sure biraksak yok olup gider mi?

    *ele geçirmiş işte fakirler ,göçmenler ,çok üreyenler Boğaz manzaralı gece konduları olan K.armutlu var çok bilinen



    Bunun gibi 10larca mahalle vardır muhtemelen istanbulda bazıları zamanında çok katlı imar gelince hepsi bu ele geçirdikleri arsalar sayesinde zengin olmuşlardır

    *Antalyadaki beach'e neden gidiyorsun? 8 bin km kıyısı var Türkiyenin uydudan baktım o kadar çok yer var ki gidilemeyen görülemeyen . Sosyalist AKP-Arap komünist partisi nedeniyle zenginleşemediğimizden araç ve benzin bulup gidemiyoruz gezemiyoruz. parası olan herkes aslında bir deniz kıyısında kamp kurabilir tabii insanlar tek başına deniz kenarında korkabilir. İşte o beachler o deniz kenarına plaj ve yol yaptığı için bir sürü para alıyor belediye merkezi hükümetin desteğiyle. İnsanlar makarna yerine deniz kenarında tatil istesin partiler tatilde verecektir bedava beach'de verebilir

    * Bedava yemek saçma diyorsun. Almanyada Amerikada binlerce dolar -euro ödemedi mi ?devletler yine işsiz insanlara ,annelere Avrupa'da maaş ödemiyor mu?

    *Fabrikayı geliştiren sahibidir. fabrikanın sahibi olmasa fabrika gelişmez. Düşün bir an Tv teknolojisi gelsin tüplü tv olsun bu. Bu tv nasıl lcd , led 4k olacak . Bunu sağlayan rekabet ve kar isteğidir. Yoksa tüplü tv'den 1 adım ileri gidilmezdi samsung ,sony rakiplerini ekarte etmek için farklı teknoloji yaratmak zorunda hisseder yoksa beko tv'de tuplü tv yapar ve sony samsung çalışanları iyi yaşam elde edemez ve fabrika fazla karlı olmaz .Oysa Led tv çıkınca kazanç artar çalışanlar daha fazla kazanır artık yılda 1 hafta yerine 1 ay tatil 3000birm yerine 10 bin birim kazanırlar 20 yılda ev alacağına 5 yılda ev alacaktır . Beko tv sahibide aynı teknolojiye geçmek zorunda kalır hatta farklı şeyler de yapabilir samsungla birşekilde rekabet etmek zorundadır yoksa batar. Sen diyorsun ki beko 'yu mühendisler yönetsin .niye ? adam mühendis mi yönetici mi? Mühendis yönetti diyelim firma ne kadar kar edecek ar-ge'ye ne kadar ayıracak.Bunları bilebilir mi? ...insanlarda şöyle bir şey var fabrika sahibi yıllık 5 milyon euro kazanan futbolcudan aylık 80bin lira kazanan c.başkanından 20 bin kazanan validen daha fazla lüks hayat yaşar oysa bakanlarından valininde makam aracı var fabrika sahibininde, valide vali kebabı yer fabrika sahibi de bakanda özel jetle gider fabrika sahibide futbolcu ferrari biner fabrika sahibi daha ucuz mercedes biner . Vali kaymakam futbolcu fabrika sahibinden daha lüks yaşayabilir ama geliri aylık 15 bin liradır ve malvarlığı belki yoktur daha mütevazi yaşayan fabrika sahibinin ise malvarlığı fazladır sadece. Bu ülkede sosyalist düşüncenin 10 yıllardır baskın olmasından kaynaklanan birşey .Zaten bu düşünce güçlü olduğu için kimse üretim ve yatırımla uğraşmıyor bir vakıf kuruyor kral gibi yaşıyor adı ensar olsun okçular olsun farketmiyor . Maaş ne desen 2300 liradır ama vakfa derneğe ait özel jet , mercedes , yat hizmetindedir



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi MiLLETiNVEKiLi -- 23 Eylül 2020; 13:55:23 >
    _____________________________
    Demokratik Değişim Hareketi. Demokratik seçimler için 41 ilde 2000 kişi gerekiyor CHP-iyi parti demokrasi için adım atmazsa seçimlere girebilecek parti kurmalıyız




  • Uzaklaştırılmış 18 gün cezanın, 17 gün 3 saat 43 dakika kadarı kaldı.
    quote:

    Orijinalden alıntı: alvete

    Benim dogama aykiri degil desem sen insan degilsin mi diyeceksin? Ben rekabet etmek yerine birlikte hareket etmeyi tercih ederim desem? Peki benimle ayni goruste en az karsit gorusteki insan sayisi kadar insan toplasam hala insanin dogasina terstir mi diyeceksin?
    Komunizm bir ulkede uygulanabilecek bir sey degildir. Dunyanin geneline uygulanabilecek bir seydir. Komunizm siniflarin olmadigi dolayisi ile devletin olmadigi bir topluluktur. Bunu amac degil arac olarak kullanan totaliter, baskici devletleri ornek gostermek komunizme ornek gostermek degildir. Marx isci sinifinin baskici devletini sadece karsi gruplarin hepsini dagitmasi surecinde bir arac, kendi kendini tasfiye edecek bir durun olarak gormustur. Saydigin ve komunizmin daha erken safhalarinda oldugunu iddaa ettigin ulkelerin hangisi devletsizlesmeye dogru gitmis?
    Ayrica kapitalizmin oldugu yerde komunizm var olamaz. Yenilmeye mahkumdur. Tipki Amerika'da kizilderililerin yok edildigi gibi yok olmaya mahkumdur. Cunku sadece refahi, mutlulugu amac edinen bir topluluk daha cok seye sahip olmak isteyen bir grupla bas edemez. En basit sekilde biri koleleri kullanip daha fazla silah uretirken digeri daha fazla refahi hedefler.
    Babasi zengin olup da oglu fakir yasayan, iflas eden, 2000 lira isci maasina muhtac olan kackisi taniyorsun mesela? Yuzdeye vursak yuzde kac dersin? Eminim cok komik bir rakamdir. Bu komik rakamin ustune ornek aramak bile sacma bence. Mesela cengizholding batsa cocuklari yarin is mi ararlar? Fakir bir hayat mi surerler sence? En kotu ihtimal kac evleri, kac arabalari olur?
    Neden anlatilan bir seyi duz mantik dusunuyorsunuz anlamiyorum. Adam uretim oyle bir seviyeye gelecek ki artik insanlar hak ettigi kadar degil ihtiyaci olan kadar kazanacak diyor. Siz herkesin ayni parayi almasi adalet mi diyorsunuz. Bir insan bir ayda kac kilo et yiyebilir? Herkese yiyebilecegi kadar et verilen bir toplulukta, satamadiktan sonra kim yiyebileceginden daha fazla et ister,? Herkesin ferrarisinin oldugu bir mahallede ben iki tane istiyorum cunku ben doktorum diyene vermemek adalete mi zittir? Birbirinin sirtindan gecinen, uretenlerin calisanlarin payindan alarak onlara verebilecekleri en az maddiyati verdigi, bunun yaninda sinirsiz birikim yapabildigi sisteme o kadar dayali ki dusunce tarziniz kendinizi her zaman ayni toplumun icinde dusunuyorsunuz. Herkesin sadece kullanim hakkina sahip oldugu bir dunya dusunemiyorsunuz. Bir insanin isini iyi yapmasi icin yiyemeyeci kadar yiyecek, icinde oturamayacagi kadar evi, suremeyecegi kadar arabasinin mi olmasi gerekli?
    Bu dusunceleri destekledigim icin soylemiyorum. Toplumlari,ekonomileri,siniflari tahlil etmis birinin buradaki insanlardan daha zeki biri oldugunu, onlarin 1 dk dusunerek yazdigi seyleri dusunmeyip de karsi tez olusturmadigini zannetmelerinin ne kadar salakca oldugunu bilmeleri icin yaziyorum. Devletsiz, sinifsiz bir topluma ornek olarak bir devleti ornek gostererek marx'in teroileri cokmustur demek komik.
    Devlet nedir ne yapmalidir tartismayacagim fakat su konuda hem fikirim ki bu gorus bu dunya icin utopyadir. Cunku insanlarin cogunlugu aptal, bencil, kibirlidir. Ustune bir de cirkinse vay haline. Toplumda sahte de olsa itibar gormelerinin tek yolu baska insanlari kendine muhtac etmektir. Bir masaya oturup da cuzdanini, anahtarini, telefonunu koyan. Sahte de olsa itibar gormek isteyen, kendisini ettafindakilerden buyuk gormek isteyen aptal insanlarin cogunluk oldugu bir yerdir dunya. Ondan dolayidir ki herkese iyi bir yasam sunmak yerine herkesin gucunun yettigine soz gecirdigi bir duzen daha cok tercih edilecektir.

    * Komünistler devletsiz toplum istiyor bu olduğunda huzur gelecek ancak herkes bunu istediğinde olacak diyorsan müslümanlarda benzer şey istiyor herkes müslüman olduğunda dünya cennet olacak diyorlar... Sen herkesin komünist olmadığı için problemin kaynağı olarak görüyorsan müslümanlarda herkes müslümanlığı kabul etmediği için problem görüyor

    Rejimin tam uygulanması için herkesin komünist olması gerektiğinden Sovyetler her yeri işgal etmeye çalışmıştı. benzer şekilde IŞİD de toplumları müslüman yapmak için şiddet uyguluyordu çünkü IŞİDde islamın uygulanması için ahlaksız yada islam dışı oluşumların yok edilmesi gerekiyor nasıl ki komünizmin tam uygulanması için kapitalizmin yok edilmesi gerektiği gibi

    *Sizin dünyada herkese yetecek kadar etin olacağına ve herkesin ferrari sahibi olabileceğine inanıyorsanız diyecek söz bulamadım marx'ın torunu olsa bile bunu söyleyemezdi. Ferrari'nin varlık nedeni ulaşılamaz olmaktır ( yani belli bir azınlığa hitap eder) eğer herkes değil belli kesim bile sahip olmaya başladığında boyut değiştirmesi gerekir .Bırak ferrariyi otomobil sahipliği için bile epey zaman gerekecektir ve fosil yakıt yerine farklı enerji kaynakların bulunması gerekir çünkü dünyada 5 milyar yetişkinin otomobiline yetecek kadar petrol yok dünyada. Düşün bahçede elma ve armut ağacı var ve deniyor ki hergün biriniz 5 kg elma ve armut toplasın yiyelim. mutlaka işi kaytaranlar olacaktır ve düzgün birşekilde elma ve armut yenmeyecektir elma ve armut ağacındaki meyvelerin bir kısmı çürüyecektir .Oysa toplanan elmanın 2 katı armut verilecek dense elma ağacında meyve kalmaz ( tabii 2 katı olan armutların kalitesi düşük, bazıları çürük olabilir ama baştan bunu bilinmediği için sistem daha iyi çalışır ve meyveler ağaçta çürümez)



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi MiLLETiNVEKiLi -- 23 Eylül 2020; 0:11:53 >




  • Teğmen
    148 Mesaj

    İktidar şahsi popülaritesini sağlamak, oylarını almak için fakirlere imar vermiş. Anca öyle sahip olurlar zaten. Kapitalist piyasa içinde kazandıklarıyla sahip OLAMAZLAR. Buralar bu insanlara dağıtılırken daha Türkiye yeni yeni sanayileşme,kentleşme, tarımdan kopma kısacası kapitalist ekonomiye girmeye çalışıyor. Şimdi git bakalım deniz kıyısında kim fakirlere ev veriyor? İstanbul'un nüfusu 40 milyar olupta bu mahalleler ekonomik önem ya da değer kazandığında git tekrar bak bakalım o fakirler hala orada mı olacak? Yoksa zenginlerin yeni yalıları mı dikilmiş olacak? Konuştuğumuz konuyla alakalı cümle kurmuyorsun. Biz insanların nasıl zengin olduklarını konuşmuyoruz. Bu piyasa ilerleyişinin Marx'ın tahminlerine ne kadar uyacağını konuşuyoruz. İnsanların nasıl zengin olduklarını tartışmak mantıklı değil çünkü göçebe toplumdan, yerleşik tarımsal toplumuna; tarım toplumundan sanayi toplumuna vs. geçişini tartışırız o zaman. Geçiş aşamasında birileri yaşadıkları yerler artık benim demiş ve servet biriktirmeye başlamış. Arkasına da devlet diye bir kurum koymuş benim dediği toprakları garanti altına almış.

    O deniz kenarı insanların en kolay ulaşabileceği, en kolay para kazanılacak yerler olduğu için kiralanıyor. Yapılan plaj ve yol da kimsenin babasının parasıyla yapılmadı. Bu ülkenin vatandaşının vergisiyle yapıldı. Birilerinin babasının parasıyla yapılsa bile 500 yıl sonra dogacak insanların o denize orada girme hakkını kimse elinden alamamalı. İsterse 8milyar kilometre kıyısı olsun. Nerede canın isterse orada girebilmelisin denize. Bu dünya kimsenin babasının malı olamaz. Top oynamak için illaki gidip bir halı sahaya para vermek zorunda değiliz.

    Ödenen paralar zaten halkın parası. Her şeyden vergi alan devlet, halka kendi parasını verirken bizimkilerin yaptığı gibi 'köpek besler gibi' televizyonlarda bakın size ne güzel bakıyoruz havalarında konuşamıyorlar. Çünkü halk biliyor ki kendi parasını geri alıyor. Kimsenin bedava verdiği bir şey yok.

    Fabrikayı geliştiren sahibi falan değildir. Sahip dediğin insan sermayesi olandır. Üretmek için parasını koyan, koyduğu paradan daha çok değer üretip, kendine en fazla kârı bırakmak için elinden geleni yapan girişimcidir. Girişimci devlet olur, fabrika halkın olursa sen kimse geliştirmeye çalışmaz diyorsun ben ise daha güçlü gelişeceğini iddia ediyorum. İnsanlar devamlı bir şeyler yapıp köşeyi dönmenin peşinde. Dönecek bir köşe olmaz ise bencillik yerini toplumsal faydacılığa bırakır. Bilim yapan insan para kazanıp, patronuna para kazandırmak yerine halkına fayda sağlamak için çalışırsa daha gönülden çalışır diyorum. Yeter ki gerekli sistem akıllıca kurulsun. Bilim zaten para için yapılmaz insan için yapılır. Bilim tutkudur, merak etmektir, yapabilir miyim demektir. Para kazanmak, hep daha fazla kazanmak değildir. Bilimde hızlı ilerlemenin yolu kâr maksimizasyonu olabilir fakat tek yolu değildir. Çalışanın motivasyonunu sağlayan bir çok etmen vardır. Mühendisler falan yönetsin de demedim. Karar alıcı geçici yapılar oluşturulabilir dedim. Ayrıca özel mülkiyetin olmadığı, sadece kullanım haklarının verildiği bir piyasada ev, araba vs. almanın bir sorun olmayacağını bilmeni isterim.

    |
    |
    MiLLETiNVEKiLi kullanıcısının, bahsedilen mesajını gör
    _____________________________
    Eğitimin en etkili yolu, doğru olanı buldurmaktır. Bu da, kişiye doğru olanı direkt öğretmek yerine,doğru olandan başka yola çıkamayacağı sorular sormakla mümkündür.




Sayfaya Git:
Sayfa:
Reklamlar
Canlı Tv izle
Cancer Clinical Trials
Radyo Dinle
SEO
Bu sayfanın
Mobil sürümü
Mini Sürümü

BR4
3,328
1.2.165

Reklamlar
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.