Şimdi Ara

SOSYAL FOBİNİN TEMELİNDE YATAN NEDEN: BİLİŞSEL ÇARPITMA

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir - 2 Masaüstü
5 sn
1
Cevap
0
Favori
255
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
1 oy
Sayfa: 1
Giriş
Mesaj
  • not:bu yazılanlar David Burns'un kitabından alıntıdır çok önemli gördüğüm için sizinle paylaşmak istedim:
    not: özellikle 3,5 ve 6 yı okuyun kendiniz göreceksiniz
    Bilişsel Çarpıtmalar
    1- Hep ya da Hiç düşüncesi:Bu çarpıtma, kişisel özelliklerinizin siyah ya da beyaz gibi uç noktalarda görmeniz demektir.Hep ya da hiç düşüncesi,mükemmeliyetçiliğin temelini oluşturur.Herhangi bir yanlış ya da hatadan korkarsınız ; çünkü , o zaman kendinizi başarısız ,beceriksiz ve değersiz hissedersiniz.Olayları bu şekilde değerlendirmek gerçek dışıdır;çünkü hayat çok seyrek olarak " ya öyle ya da böyle"dir.Örneğin hiç kimse bütünüyle aptal veya tamamen zeki değildir.Aynı şekilde ,hiç kimse her şeyiyle çekici ya da tamamıyla çirkin değildir.Oturduğunuz odanın yerlerine bakın şimdi.Mükemmel temizlikte mi?Her noktasında kir ve tozlar mı birikmiş?Ya da kısmen mi temiz? Bu evrende mutlak yoktur.Eğer yaşantınızı " mutlak"lık sınırlarına doğru zorlarsanız,sürekli bunalımda hissedersiniz;çünkü,algılarınız gerçeklerle örtüşmez.Kendinizi sonsuza kadar övgü almamaya mahkum edersiniz;çünkü yaptığınız hiç bir şey abartılmış beklentilerinizi karşılayamaz.
    2-AŞIRI GENELLEME: Depresyon geçirmekte olan satış görevlisi bir adam,arabasının camındaki kuş pisliğini görüp " bu da benim şansım.Kuşlar hep benim camımı buluyor demiştir.Geçmişi sorguladığımda ise ,20 yıldır yaptığı seyahatlerde bunun dışında camına kuş pislediğini anımsamadı.Reddedilmenin acısı neredeyse her zaman aşırı genellemeden kaynaklanır.Gerçeklerle aşırı genelleme olmaksızın bir yüzleşme,geçiçi olarak hayal kırıklığı yaratsa da , ciddi bir rahatsızlığa yol açmaz.Utangaç bir adam ,bir kıza çıkma teklif etmek için bütün cesaretini toplar.Kız,daha önce verdiği bir sözden dolayı kibarca onu reddettiğinde, o da kendi kendine: " hiç bir kız benimle çıkmak istemeyecek,hayatım boyunca yalnız olacağım demişti.Çarpıtılmış bilişlerinde,kız onu bir kez reddettiği için, hep böyle olacağı ve tüm kadınlar yüzde yüz aynı zevki taşıdığndan, her zaman ve defalarca dünyadaki her kadın tarafından reddeliceği sonucuna varır.
    3-ZİHİNSEL FİLTRE:Bir olaydaki olumsuz ayrıntının üzerinde odaklanarak bütün olayın olumsuzmuş gbi algılanmasıdır.Mesela,depresyonda olan bir üniversite öğrencisi en iyi arkadaşı ile alay edildiğini duyar ve sinirlenir;çünkü düşüncesi" bütün insanlar acımasız ve duyarsızdır" şeklindedir.Aslında ,yakın zamanda ona acımasız davranan ancak bir iki kişi olmuştu.Depresyondayken,olumlu olan her şeyi filtreleyen bir gözlük takmış gibi olursunuz.Bilincinize takılan her şey olumsuzdur.Bu " zihinsel filtre"nin farkında olmadığınız için er şeyin olumsuz olduğuna karar verirsiniz.
    4- OLUMLUYU GEÇERSİZ KILMAK: Övgülere karşı vermeye alıştığımız tepkiler mesela.Biri görünüşünüzü ya da işinizi takdir ettiğinde, kendinize otomatik olarak " aslında sadece kibar olmaya çalışıyor " diyebilirsiniz.Ani bi yumrukla bu övgüyü zihinsel olarak diskalifiye edersiniz.Gerçekten önemli bir şey değil dersiniz.Eğer hep güzel şeyin üstüne bir kova soğuk su dökerseniz,hayat tabiki size hep rutubetli ve kasvetli görünecektir.
    5-ZİHİN OKUMAK:Başka insanların sizi aşağıladığını varsayar buna da öylesine ikna olursunuzki,araştırma gereği bile duymassınız.Diyelim ki,mükemmel bir konferans veriyorsunuz ve öndeki dinleyicinin uyukladığnı farkettiniz."Dinleyiciyi çok sıktım" diye düşünebilirsiniz.ASlında,sıktığınızı düşündüğünüz dinleyici bir gece önce sabaha kadar bir partide eğlendiği için sizi izleyememektedir ama aklınıza ilk gelen onun" bu sıkıcı adamı dinlemektense uyurum daha iyi " diye düşünerek uykuya daldığıdır.Yolda yanınınzdan bir arkadaşınız geçiyor ve " merhaba " demiyor,çünkü derin düşüncelere dalmış olduğundan sizi fark etmiyor bile.Yanlış bir kanıya varıp " beni görmezlikten geliyor.Belki de beni artık sevmiyor " diye düşündünüz.Eşinizi akşam biraz sessiz görüyorsunuz,işyerinde sorunlar yaşamış ve bunu konuşmak bile istemiyor. "Bana çok kızgın.Ne hata yaptım ki? " BU hayali olumsuz olaylara geri çekilme ya da saldırı ile karşılık verebilirsiniz.Bu zarar verici davranış kendini doğrulayan bir kehanet olarak işleyebilir ve ilişkide başlangıçta varolmayan gergin bir durum yaratabilir.
    6-FALCILIK YAPMAK: Diyelimki, telefon ettiğiniz arkadaşınızın uygun bir zaman içinde size geri dönmedi.Arkadaşınızın mesajı aldığını ama sizi geri arayacak kadar önemsemediğini düşündünüz ve üzüldünüz.Çarpıtmanız: Zihin okumak.Öfkelendiniz ve tekrar aramak istemediniz; çünkü, kendinize " tekrar ararsam altta kalmış,ezik olurum.Kendimi aptal durumuna düşürürüm"dediniz.Bu olumsuz varsayımdan ötürü(falcılık yapmak) dışlanmış hissederek arkadaşınızla karşılaşabileceğiniz ortamlardan kaçındınız ve üç hafta sonra aslında arkadaşınızın mesajı almadığını öğrendiniz.Bütün bu sıkıntının kendi kendinize yarattığınız bir saçmalıktan ötürü olduğu ortaya çıktı.Zihinsel sihrinizin acı veren ürünü!
    7-AŞIRI BÜYÜLTME:Olayların önemini abartırsınız ,ya da mincik kalıncaya kadar küçültürsünüz (iyi özellikleriniz ya da başkasının kusurları gibi) buna dürbün hilesi denir.
    8-DUYGUSAL KARARLAR:Olumsuz hislerinizin aslında gerçeği yansıttığına inanırsınız: hissediyorum , o halde gerçek olmalı.
    9- - MELİ MALI CÜMLELERİ:
    10-ETİKETLEME:Aşırı genellemenin uç halidir.Hatanızı tarif etmek yerine kendinize olumsuz bir etiket yapıştırırsınız ." Ben beceriksizin tekiyim " .Başka birinin hoşunuza gitmeyen davranışı durumunda " kahrolası iğrenç herif" dersiniz
    11- KİŞİSELLEŞTİRME:Kendinizi aslında başlıca sorumlusu olmadığınız olumsuz bir olayın nedeni olarak görürsünüz



    _____________________________




  • Yapay Zeka’dan İlgili Konular
    Daha Fazla Göster
    
Sayfa: 1
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.