Şimdi Ara

Şebeke Elektriği Nasıl Depolanıyor?

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir (1 Mobil) - 1 Masaüstü1 Mobil
5 sn
16
Cevap
0
Favori
17.167
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri
  • Son Yorum 8 yıl
  • Cevaplayan Üyeler 8
  • Konu Sahibinin Yazdıkları 5
  • Ortalama Mesaj Aralığı 2 saat 43 dakika
  • Son 1 Saatteki Mesajlar 1
  • Haberdar Edildiklerim (Alıntılar) 6
  • Konuya En Çok Yazanlar
  • Bilgisayar Bağımlısı (5 mesaj) cakin (3 mesaj) 15 Kisiye Saldirdim (3 mesaj) Sozuak (1 mesaj) Emin-Firtina (1 mesaj)
  • Konuya Yazanların Platform Dağılımı
  • Masaüstü (1 mesaj) Mobil (5 mesaj)
  • @
0 oy
Öne Çıkar
Giriş
Mesaj
  • Şebekeden yoğun miktarda enerji çekiyoruz.Bataryaların geri de kaldığı günümüzde bu şebeke elektriğini nasıl depoluyorlar merak ettim.Böylesine yüksek güç miktarlarını en az masrafla nasıl depoluyorlar bilen var mı?



    |
    |
  • quote:

    Orijinalden alıntı: Bilgisayar Bağımlısı

    Şebekeden yoğun miktarda enerji çekiyoruz.Bataryaların geri de kaldığı günümüzde bu şebeke elektriğini nasıl depoluyorlar merak ettim.Böylesine yüksek güç miktarlarını en az masrafla nasıl depoluyorlar bilen var mı?

    Kim depoluyor ornek verirmisiniz

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
  • quote:

    Orijinalden alıntı: cakin


    quote:

    Orijinalden alıntı: Bilgisayar Bağımlısı

    Şebekeden yoğun miktarda enerji çekiyoruz.Bataryaların geri de kaldığı günümüzde bu şebeke elektriğini nasıl depoluyorlar merak ettim.Böylesine yüksek güç miktarlarını en az masrafla nasıl depoluyorlar bilen var mı?

    Kim depoluyor ornek verirmisiniz

    Depolanmıyor mu?Ben depolanıyordur diye tahmin ediyorum.İşin doğrusu,gerçeği nedir paylaşırsanız sevinirim.İnternette bunla ilgi bir bilgi bulamadım.Direk üretildiği gibi mi aktarılıyor şebeke elektriği.
  • Şimdi sana şöyle ifade edeyim hocam. Alternatif akım depolanamaz. Sadece doğru akım depolanabilir.Bu da kondansatörlerle sağlanır. Diğer soruna gelince elektrik bildiğim kadarıyla barajdan yaklaşık 150.000Volt çıkar. Ancak bildiğin üzere süper iletken olmadığı için, iç direnç vardır,volt düşer,daha sonra mesela barajdan tedaşa geldi 34.000Volt,bu şehiriçi hatlarla mahallelerdeki trafolara gelerek 220 Volt olur ve prizlerimize gelerek saniyede 50 kez +- olarak değişir. Bu sayede elektrik iletimi gerçekleştirilir.

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
  • Elektriği direk AC olarak mı üretiyorlar hocam?Ben DC olarak üretilip depolanıp aynı zamanda ac'ye çevirilip şebekeye verildiğini zannediyordum.
  • quote:

    Orijinalden alıntı: brkymtl11

    Şimdi sana şöyle ifade edeyim hocam. Alternatif akım depolanamaz. Sadece doğru akım depolanabilir.Bu da kondansatörlerle sağlanır. Diğer soruna gelince elektrik bildiğim kadarıyla barajdan yaklaşık 150.000Volt çıkar. Ancak bildiğin üzere süper iletken olmadığı için, iç direnç vardır,volt düşer,daha sonra mesela barajdan tedaşa geldi 34.000Volt,bu şehiriçi hatlarla mahallelerdeki trafolara gelerek 220 Volt olur ve prizlerimize gelerek saniyede 50 kez +- olarak değişir. Bu sayede elektrik iletimi gerçekleştirilir.

    Elektrik santralde yaklaşık 20 KV üretiliyor. daha sonra uüretilen gerilim 400 KV yükseltilip yuksek gerilim hatları vasıtasıyla şehirlere gönderiliyor.

    Bahsi gecen depo elemanı kondansatör değil akı batarya pil dır.

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >




  • quote:

    Orijinalden alıntı: Bilgisayar Bağımlısı

    Elektriği direk AC olarak mı üretiyorlar hocam?Ben DC olarak üretilip depolanıp aynı zamanda ac'ye çevirilip şebekeye verildiğini zannediyordum.


    Hayır depolama sözkonusu değil. Şebekede elektrik olduğu sürece kablonun diğer ucunda üretim var demektir.
    Barajlarda depolanın suyun potansiyel enerjisi bir bakıma depo kabul edilebilir veya termik santrallerde yakılan yakıtta öyle.
  • kukubara kullanıcısına yanıt
    Anladım hocam teşekkürler.Anlık olarak sürekli güç verebilmek kolay değildir valla.
  • quote:

    Orijinalden alıntı: cakin


    quote:

    Orijinalden alıntı: brkymtl11

    Şimdi sana şöyle ifade edeyim hocam. Alternatif akım depolanamaz. Sadece doğru akım depolanabilir.Bu da kondansatörlerle sağlanır. Diğer soruna gelince elektrik bildiğim kadarıyla barajdan yaklaşık 150.000Volt çıkar. Ancak bildiğin üzere süper iletken olmadığı için, iç direnç vardır,volt düşer,daha sonra mesela barajdan tedaşa geldi 34.000Volt,bu şehiriçi hatlarla mahallelerdeki trafolara gelerek 220 Volt olur ve prizlerimize gelerek saniyede 50 kez +- olarak değişir. Bu sayede elektrik iletimi gerçekleştirilir.

    Elektrik santralde yaklaşık 20 KV üretiliyor. daha sonra uüretilen gerilim 400 KV yükseltilip yuksek gerilim hatları vasıtasıyla şehirlere gönderiliyor.

    Bahsi gecen depo elemanı kondansatör değil akı batarya pil dır.

    Kusura bakmayın hocam benim aklımda 150KV olarak kalmış :) ayrıca arkadaşın dediğinin batarya olduğunu görmemişim DC yükün depolanmasını sordu sandım




  • quote:

    Orijinalden alıntı: Bilgisayar Bağımlısı

    Elektriği direk AC olarak mı üretiyorlar hocam?Ben DC olarak üretilip depolanıp aynı zamanda ac'ye çevirilip şebekeye verildiğini zannediyordum.

    Hocam aklımda kalan bilgilerle anlatmaya çalışayım.Şimdi bi yüksek gerilim kablosu düşünün bildiğimiz bakır değil,bunlar alüminyum iletkenli kablolar,bakıra nazaran daha ucuz olduğu için kullanılır.Şimdi DC gerilim üretseydik %100 gelen enerji diyelim bi' şehre %10 gibi inanılmaz düşük bi enerji olarak gelirdi.Bunun birçok nedeni olarabilir ısı kaybı vesaire.Ancak AC gerilim öyle değildir hatta Tesla Alternatif Akım'ı bu yüzden geliştirdi.DC akımın kesintiye uğramadan gidebileceği mesafe AC'nin katbekat altında.Bu yüzden Doğru akım üretilip,alüminyum iletkenli enerji kablolarıyla taşınmak istenseydi hele birde bu kabloların iç dirençleri ile %5'ini bile zor kullanırdık.Bu da demek oluyor ki %95 ENERJİ KAYBI.Ancak %100 başlayan Alternatif akım yaklaşık %90 olarak şehirlere iletilir ki bu sayede %85 gibi bir enerji kazanımı sağlarız




  • Dc ile de ac ile de aynı şartlarda kayıp aynıdır. İşin püf noktası ac gerilimin trafolar ile istenilen voltaja dönüştürülebilme yeteneğidir. Kablolardaki kayıp akan akımla artar o nedenle akımı düşürmek için gerilimi yükseltmek yeterlidir. Bu da ac ile yapılabildiğinden üretilen güç mümkün olduğunca yüksek gerilim haline getirilir.
    Şebekede üretilen enerji miktarı talebe göre otomatik ayarlanır tüm santraller ortak şebekeye bağlıdır. Şebekeden istenen güç arttıkça ek türbinler devreye girer yada düştükçe çıkartılır bu da otomatik olarak yapılabilir. Örneğin çekilen güç 1 mw olsun bu bir türbinin gücünün % 50 si olsun. Bu güç arttıkça türbin sınırına yaklaşır sistem 2 türbini şebekeye bağlar. Ta ki tüm kurulu güç değerine ulaşılana kadar. Güç değeri aşılırsa sistemin voltajı düşürülüp şebekeye bağlı senkron çalışan diğer santrallerden güç aktarımı sağlanır yani çıkış gerilimi değiştirilerek şebekeye ne kadar güç aktarılabileceği belirlenir




  • Teşekkürler arkadaşlar bilgilendirme için.Bende merak ediyordum ne seviyede bir depolama sistemleri falan vardır diye.Aslında bir yandan iyi bir şekilde depolanması iyi olurdu.Olası bir sorunda şehir elektriği kesilebilir.
  • quote:

    Orijinalden alıntı: Sozuak

    Dc ile de ac ile de aynı şartlarda kayıp aynıdır. İşin püf noktası ac gerilimin trafolar ile istenilen voltaja dönüştürülebilme yeteneğidir. Kablolardaki kayıp akan akımla artar o nedenle akımı düşürmek için gerilimi yükseltmek yeterlidir. Bu da ac ile yapılabildiğinden üretilen güç mümkün olduğunca yüksek gerilim haline getirilir.
    Şebekede üretilen enerji miktarı talebe göre otomatik ayarlanır tüm santraller ortak şebekeye bağlıdır. Şebekeden istenen güç arttıkça ek türbinler devreye girer yada düştükçe çıkartılır bu da otomatik olarak yapılabilir. Örneğin çekilen güç 1 mw olsun bu bir türbinin gücünün % 50 si olsun. Bu güç arttıkça türbin sınırına yaklaşır sistem 2 türbini şebekeye bağlar. Ta ki tüm kurulu güç değerine ulaşılana kadar. Güç değeri aşılırsa sistemin voltajı düşürülüp şebekeye bağlı senkron çalışan diğer santrallerden güç aktarımı sağlanır yani çıkış gerilimi değiştirilerek şebekeye ne kadar güç aktarılabileceği belirlenir

    İlave olarak ben su sekilde aciklarim. artan enerji ihtiyacı rampadaki arabaya benzer. Hız düşmemesi için daha fazla gaza basarsınız ve daha fazla yakıt harcarsiniz.

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >




  • Bilgisayar Bağımlısı kullanıcısına yanıt
    Uretimi drekt kullaniyoruz.. Ama depolanaydi iyiydi.. Depolanaydi iyiydi.. Depolansaydi iyiydi.. Depolanaydi iyiydi...

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
  • Elektrik enerjisi üretildiği anda tüketilmek zorundadır. Bu yüzden santraller kademeli çalışırlar. Misal bir santral 100MW gücünde olsun 70MW tüketim varsa 70MW ile çalışır. Tabi bir sürü santralin bağlı bulunduğu enterkonnekte bir sistemdeyiz. Santrali az güçte çalıştırmak verimsiz olabilir bu yüzden bazı saatlerde bazı santraller hiç çalıştırılmayabilir. Öncelikli olan ucuz santrallerin çalıştırılmasıdır. Misal 2 farklı santral var biri X yakıtı biri Y yakıtı kullanıyor hangi yakıt ucuzsa öncelik onun çalışmasındadır. Günün belli zamanlarında (tepe, peak saatler) tüketim çok artar bu aşamada enerjinin sürekliliği için tüm santraller devreye sokulur, gerekirse depolanan enerjiler harcanır gerekirse de komşularımızdan elektrik satın alınır. Amaç elektriğin hiç kesilmemesi enerji kalitesi ve sürekliliğidir. Bunun dışında alternatif akım direk olarak depolanamaz. Bunun anlamı şudur doğru akıma bir akü bağladığımızda kimyasal olarak bunu depolayabilirken alternatif akımda yarı periyot + yarı periyot - olduğundan pil dolmaz. Bunun için değişik depolama yollarına başvurulabilir misal bir tepeye büyük bir su deposu kurulur, depolanmak istenen elektrik yardımıyla bir pompa çalıştırılarak yüksekteki yere su depolanır yani potansiyel enerjiden faydalanılır. Ya da belli bir tankın içine basınçlı gaz depolanabilir ya da doğrultucularla yine doğru akıma çevrilip pillere depolanabilir.

    Bu sebeplerden ötürü 3'lü tarife diye bir şey doğmuştur. Elektriğin az kullanıldığı saatlerde santralleri düşük güçte çalıştırıp verimsiz kullanmak yerine elektriği ucuzlatıp daha çok kullanılmasını hedefliyorlar. Yoğun kullanılan saatlerde ise maksimum güç isteğini azaltmak böylelikle daha az zarar etmek istiyorlar. Çünkü elimizde ortalama 100MW güç ihtiyacı olabilir ancak güç anlık olarak gerekli olduğundan bir anda tüketiciler 150MW çekmek isterse 100MW'lik bir santral yetmeyecektir 50MW ek gerekecektir ki bunu anlık olarak bulmak yüksek bedeller gerektirebilir. O yüzden bu şekilde bir tarife vardır tabi insanlar indirimli tarife sanıp geçiyor buna :D Elektrikli arabalar gelip tüketim arttığında da elektrikli arabaların gece şarj olması düşünülmektedir. Bu şekilde gece gündüz güç dengesi kurulabilir. Ayrıca çift yönlü dönüştürücülerle (bidirectional converter) elektrikli arabaların yakıt pillerinde dolan enerjiden de faydalanılması düşünülmektedir. Misal yoğun saatlerde enerji pahalıyken elektrikli araba şebekeye elektrik satacak fakat ucuzken kendini şarj edecek. Bu da verimli ve büyük yakıt pilleriyle mümkün olacaktır. Ancak o iş malzeme teknolojisinin işi ona pek girmiyorum.

    Bunun dışında doğru akım ve alternatif akım kısmına gelirsek, burada avantajı sağlayan yüksek gerilimdir. İletilen gücün sabit olduğunu düşünürsek gerilim yüksekdikçe P=VI formülü dolayısıyla akım düşer. Yanı daha az akımla aynı güç taşınır ki hattın kayıpları P = I^2*R olduğundan I azaldıkça kayıplar da azalır. Aynı şekilde gerilim düşümü de azalır falan. Sonuç olarak verim artar. Bunu mümkün kılan faraday yasasıdır ve değişen bir manyetik akı gerektirir. Bunu da değişen bir gerilimle sağlamamız gereklidir. Yani alternatif akım zaten sinüs şeklinde değiştiğinden türevi de sinüzoidal bir şey olduğundan dolayı bizim için biçilmiş kaftan gibidir. Trafolarla çalışmayı mümkün kılar ve gerilimin değiştirilmesine olanak tanır. Bu da yüksek gerilim ve yüksek verim demektir. Yani AC daha iyidir diyemeyiz hatta daha kötüdür bile diyebiliriz. Alternatif akım hatta çeşitli yeni etkiler doğurur ve hattın üzerinde deri etkisi oluşmasına sebep olur. Yüksek gerilimli bir DC ile çok daha verimli elektrik aktarılabilir ancak elektrik şebekesinin kurulduğu yıllarda yüksek doğru gerilim elde etmek neredeyse imkansız olduğundan alternatif akım çok hızlı bir şekilde yayılmıştır. Şu an ise güç elektroniğinin gelişmesiyle HVDC dediğimiz hatlar kurulmaya başlamış, belli mesafeler (400km üstü) aşıldığında gayet verimli olmaktadır



    Görselde görüldüğü üzere, doğru akım kritik mesafeden sonra verimli olmaktadır ve gelecekte güç elektroniği elemanlarının ucuzlanmasıyla yaygınlaşacaktır. Çünkü getirisi çok fazladır,

    - AC'de frekans önemli iken DC'de frekans yoktur yani daha geniş bir alanda enterkonnekte şebeke kurulabilir.
    - Deri etkisi ve LC elemanlarının etkisi görülmez reaktif güçten cezaya düşme olayı olmaz. Buna bağlı olarak hattın doğal gücü teorikte sınırsız olur.
    - Su altı için kullanıma uygundur manyetik alan değişmediğinden canlıları etkilemez. Suyun fazla olduğu yerlerde atlama hatlarına iyi bir alternatiftir.

    Yani iyidir doğru akım Tesla'yı sevelim derken doğru akıma düşman olan arkadaşlar olabiliyor onları elektriği her haliyle sevmeye yöneltelim.




  • quote:

    Orijinalden alıntı: Emin-Fırtına

    Uretimi drekt kullaniyoruz.. Ama depolanaydi iyiydi.. Depolanaydi iyiydi.. Depolansaydi iyiydi.. Depolanaydi iyiydi...

    bırak bir şehri, alelade bir mahallenin çektiği gücü biliyormusun. senin bilgisayarına bağlı olan ups ile kurulması gereken sistem karşılaştırılamaz. giga waat değerlerinde bir gücü, 1-2 saatlik kullanım için bile, apartman büyüklüğünde bir depolama sistemi yeterli kalmaz.
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.