Şimdi Ara

Salar de Uyuni çok uzaktı, bari Tuz Gölü'ne yakın olalım istedik

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir - 2 Masaüstü
5 sn
3
Cevap
0
Favori
75
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
0 oy
Sayfa: 1
Giriş
Mesaj
  • 2010 Eylül'üydü. Dört arkadaş kalabalıklarda pek de olağan olmayan bir sıkıntı üzreydik. Şehir hiç olmadığı kadar çirkin ve yetersiz geliyordu. Son zamanlarda yaşadığımız stres ve paranoyalar, başta Defne olmak üzere, hepimizi çileden çıkarmış olacaktı ki; Çukurova Mavi Ekspresiyle Ankara'ya gitmeye karar verdik. O zamanlarda bir efsane vardı bizim arkadaşlar arasında... Trenlerin olağanüstü eğlenceli şeylere dönüşebileceği, dönüştüğü yönünde. Yanyana iki adet, yataklı vagon kiraladık. Yataklı vagonun trenin en ucundaki vagon olması nedeniyle Anadolu'nun en mükemmel, Anadolu'nun en çirkin yollarını iliklerimize dek hissedeceğimiz yetmezmiş gibi, vagonun bitimindeki iki odayı kiralamıştık. İnanması güçtür, tren neredeyse boş gidiyordu. Ön taraftaki iki vagonda taş çatlasın 10 kişi ve arkada 4 avanak. Bir makinist, iki görevli. Sonuncu odada Hamit, Tolga ile; yan odada ise ben, Defne ile kalacaktım. Aslında uyku pozisyonunu alacağımız zaman maksimum iki kombinasyonumuz vardı. Çünkü Tolga ile Defne, anlayacağınız üzere eski sevgililerdi ve aksi eşleştirmeler tuhaf olurdu. Hamit ise, kimi kandırıyoruz? Çöp torbası gibi adamdı. Gece o tanker götüyle kimyasal gazlar yayıp, güzelim kızın hayata bakışını olumsuz etkileyebilirdi.

    Gerizekalı Tolga, iskambil kağıtlarını istasyonda, içinde herhangi bir şey için ihtiyaç duyacağı her şey ile birlikte, aptal kırmızı çantasında unutmuştu. Çantasını istasyonda kim bilir hangi serseriye unutmuştu. "Makinist'e söylesek, döner lan belki" "İçinde iki haftalık harçlığım var lan" diyordu. Hamit'in hoşuna gitmiş olacaktı ki, gül gül öldü. Gecenin bir vakti, ki bu geceden bahsediyorum; 5 yıl sonrasından yani, Hamit'in kahkahası dinince uyuyup, kurbağa gibi uyandırıldığımız, hayatımın olağan sıkıcılığında seyretmiş bu aptal saptal olayı, niye "11 yaşlarındaki, şüphesiz parlak çocukların apış arasının kıllandığını yazdığı" bir platforma yazıyorum? Neden sütümü içip, sabahına bir ıssızda belamı aramıyorum ki? Ne diye rahatsız bir koltukta radyasyon ve kafein eşliğinde hergün çirkefliğimle var oluyorum? AĞĞĞĞĞĞĞĞĞĞĞĞĞĞĞĞĞĞĞĞH.



    _____________________________
    Bir kerre sevip vuslata erdiyse cihanda, ömrün iyi rü'yâsına dalsın, uyusun rûh. Bin zevk aramak kaydına düşmekle zamanda, her gün yorulup, nafile bin yıl yaşamış Nûh.




  • 13 Ekim ekspresine iki kişilik biletim var. Kıçlı başlı yatacak biri varsa gelsin lan.
    _____________________________
    Bir kerre sevip vuslata erdiyse cihanda, ömrün iyi rü'yâsına dalsın, uyusun rûh. Bin zevk aramak kaydına düşmekle zamanda, her gün yorulup, nafile bin yıl yaşamış Nûh.
  • 15 Nisan ekspresine iki kişilik biletim var. Tavla oynamayı bilen varsa gelsin.

    < Bu ileti tablet sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    Bir kerre sevip vuslata erdiyse cihanda, ömrün iyi rü'yâsına dalsın, uyusun rûh. Bin zevk aramak kaydına düşmekle zamanda, her gün yorulup, nafile bin yıl yaşamış Nûh.
  • Yapay Zeka’dan İlgili Konular
    Daha Fazla Göster
    
Sayfa: 1
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.