Şimdi Ara

SAHABE-İ KİRAMA BAKIŞ AÇIMIZ

Bu Konudaki Kullanıcılar:
2 Misafir - 2 Masaüstü
5 sn
4
Cevap
0
Favori
232
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri
  • Son Yorum 5 ay
  • Cevaplayan Üyeler 4
  • Konu Sahibinin Yazdıkları 1
  • Ortalama Mesaj Aralığı 6 dakika
  • Son 1 Saatteki Mesajlar 4
  • Konuya En Çok Yazanlar
  • huseyinates571 (1 mesaj) Guest-31EBF3EDD (1 mesaj) Death From Above (1 mesaj) Zuko (1 mesaj)
  • Konuya Yazanların Platform Dağılımı
  • Masaüstü (1 mesaj) Mobil (1 mesaj) Mini (2 mesaj)
  • @
0 oy
Öne Çıkar
Tüm Forumlar >> Konu Dışı / Off Topic >> İnançlar >> İslamiyet >> SAHABE-İ KİRAMA BAKIŞ AÇIMIZ
Sayfaya Git:
Sayfa:
1
Giriş
Mesaj
  • Er
    0 Mesaj
    Konu Sahibine Özel

    SAHABE-İ KİRAMA BAKIŞ AÇIMIZ 

     

    Alemlerin Rabbi olan, alemlerin terbiyecisi olan, insanları kula kulluktan kurtarıp yalnızca kendisine kul olmaları için Yeryüzüne Peygamberler gönderen Allah'a hamd olsun. Allah'ın görevlendirmesiyle yeryüzündeki tağutlarla yani haddi aşmış olanlarla mücadele eden, Allah'ın gökleri idare ettiği gibi yeryüzünü de idare etmesi için mücadele veren ve bu yolda her türlü bedeli ödeyen çağırdıkları din “İslam”, üzerinde durdukları en temel mesele “Tevhid” olan gönderilen bütün peygamberlere salat ve selam olsun. Gönderilen son peygamber Hz. Muhammedi (s.a.v) görüp ona iman eden, her türlü zorluğa göğüs geren, çaresizlikerin ortasında bahanelere sarılmayan, nübüvvetin ilk günlerinde işkencelere sabreden, hicret emri geldiğinde hicret eden, cihad emri geldiğinde cihad eden, Allah Resulü'nün (s.a.v) dizi dibinde yetişen Ashab-ı kirama binlerce defa selam olsun. Selam taabinin, tebeu't tâbiînin, alimlerin, şehitlerin, salihlerin, müttakilerin, bu aziz islam, bu şerefli davaya hizmet eden bütün müslümanların üzerine olsun. Allah(a.c) yeryüzüne 124.000( Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 7, 265,266) başka bir rivayette ise 224.000( İsmail Hakkı Bursevi, Tefsiru Ruhu'l-Beyan 2, 323) peygamber göndermiştir. Rabbimizin yeryüzüne peygamber göndermesi demek yeryüzüne müdahale etmesi demektir. Yeryüzündeki bozulan düzeni ıslah etmek, adaletsizliği ortadan kaldırmak, insanları kula kul olmaktan kurtarıp yalnızca kendisine kul yapmaktır. Bundan dolayı hz. Nuh, Hud, Lut, Salih, Şuayb, Musa, İsa, Muhammed Mustafa(a.s) ve diğer peygamberler hepsi: “Ey kavmim! Allah'a kulluk edin, o'ndan başka bir ilahınız yoktur.”(Hud Sûresi 61. Ayet) Dediler. İnsanları Allaha kulluğa çağırdılar, insanları Allah’tan başka ilah, otorite kabul etmemeye yalnızca Allah'ın istediği gibi yaşamaya davet ettiler. Tevhidin Allah’ın varlığı, birliği olmadığını bilakis Allah’ın otorite olması Allah’ın gökleri idare ettiği gibi yeryüzünü de idare etmesi demek olduğunu insanlara anlattılar. Çünkü tarih boyunca Allah’ın varlığı ve birliği konusunda çok fazla ihtilaf çıkmamış ve toplumlar Allah’ın varlığını ve birliğini kabul etmişler. Allah Resulü’ünün gönderilmiş olduğu mekke toplumu da nitekim böyleydi. Allah’ın varlığını ve birliğini kabul ediyorlar ancak Allah’ın peygamber göndermesini, kitap göndermesini yani hayatlarına müdahale etmesini kabul etmiyorlardı. Allah (a.c) ise neden yeryüzüne peygamber gönderdi? Bunu onlara açıklamak için şu ayeti gönderdi: “ Bütün dinlerin üzerindeki yerini alsın diye resulünü doğru yol rehberi ve hak din ile gönderen o’dur. Buna şahit olarak Allah yeter.”(Fetih Sûresi 28. Ayet) Yani Rabbimiz peygamber gönderiş amacını bütün dinlerin , bütün ideolojilerin üstüne çıkmak ve kendi hükümlerinin yeryüzüne hakim olması için gönderdiğini açıklıyor. 

     

    -Allah(a.c) gönderdiği herbir peygamberini mucizelerle desteklemiştir. Mesela hz. Süleyman (a.s) kuşlar ile konuşurdu, aynı zamanda cinler, rüzgarlar, evcil ve yabani hayvanlar onun emrindeydi.  

    Mesela hz. Musa(a.s) asayı(değnek) yere attığında yılan oluyor, tekrar eline aldığında asa oluyordu. Elini koynuna koyup çıkardığında hiçbir hastalık olmadığı halde bakanlara bembeyaz oluyordu. Asasını(değnek) yere vurduğunda su  fışkırıyordu. Böyle dokuz mucizesi vardı. 

    Mesela hz. İsa(a.s) beşikteyken konuştu, ölüleri diriltir, yine İnsanların ne yediklerini ve ne biriktirdiklerini söylerdi. 

    Elbetteki bunlar Allah'ın(a.c) dilemesiyle oluyordu. İşte bu şekilde Allah(a.c) son peygamberi hz. Muhammedi(s.a.v) de farklı mucizelerle desteklemiştir. Ayın ikiye bölünmesi gibi, isra-miraç mucizesi gibi, ellerinden suların akıtılması gibi, yemeğin bereketlenmesi-çoğaltması- gibi, savaşta gözü çıkan sahabenin gözünü yerine koyması ve şifa bulması gibi daha birçok mucizesi var. Ama hiç şüphesiz ki en büyük mucizesi Kur'an’dır . Çünkü o dönemde araplar söze şiire çok önem verdikleri için mucizenin de o cihetten gelmesi gerekirdi ve öyle oldu. Kur’an-ı Kerimin belağatı, uyumu, musikisi onların o şiirlerini ve şairliklerini  yerle bir etti.  

     

    -Kur'an’ın da kendi içinde birçok mucizesi vardır. Mesela nazmı mucizedir, musikisi mucizedir, belağatı mucizedir, hükümleri mucizedir, gelecekten haber vermesi mucizedir, hükümlerinin kıyamete kadar geçerli olması mucizedir, kolay ezberleniyor olması mucizedir ve daha birçok mucize vardır. Ama Kur’an-ı Kerimin de en büyük mucizesi kaliteli bir topluluk meydana getirmiş olması, bir nesil meydana getirmiş olmasıdır. İşte bu nesle sahabe nesli diyoruz. 23 yıl gibi kısa bir sürede Kur’an'ın ışığında böyle muhteşem bir neslin ortaya çıkması Kur’an-ı Kerimin ve Efendimizin(s.a.v) en büyük mucizesidir. O zaman şöyle dersek isabet etmiş oluruz hz. Muhammed’in(s.a.v) en büyük mucizesi Kur’an’dır. Kur’an’ın ise en büyük mucizesi sahabe neslidir. Kur’an-ı Kerimin ışığında, efendimizin dizi dibinde yetişmiş olan bir nesil. İşte “ sahabe-i kirama” bakış açımız böyle olmalı. Onların herbiri Kur’an’ın ışığında, Efendimizin(s.a.v) dizi dibinde yetişmiş, herbiri Efendimiz’den(s.a.v) izdüşüm olan Kur’an’ın adam dediği insanlardır. 

    - Son olarak Şunu da unutmamak lazım ki Sahabe dediğimiz o ilk nesil, o mübarek nesil, o bedel ödeyen nesil, bu dinin bize ulaşması için her türlü gayreti gösteren nesil neticede onlar da bir beşerdir ve ismet sıfatına haiz değiller yani hata yapmama sıfatına sahip değiller. Sahabe nesli dediğimiz nesil hata yapmayan nesil değil, bilakis hatasından dönen nesil işte meselelere bu şuurla ve bütüncül bir şekilde bakmalı, haklarında konuştuğumuz şahısların Allah Resulü’nün(s.a.v) dizi dibinde yetişmiş olan sahabe nesli olduğunu unutmamalıyız aksi halde kıyamet gününde bunun hesabını veremeyiz . 

     

    HÜSEYİN ATEŞ 




    |
    |




  • Teğmen
    123 Mesaj
    Haydaaaaa

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    |
    |
  • Yarbay
    3488 Mesaj
    Dedim tepecikli mi geldi

    < Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >
    |
    |
  • Yarbay
    5588 Mesaj
    Bir ay dayanamadin mi Tepecikli?

    < Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >
    |
    |
Sayfaya Git:
Sayfa:
1
Reklamlar
valorant points
valorant vp
Sohbet
Bu sayfanın
Mobil sürümü
Mini Sürümü

BR3
1,172
1.2.165

Reklamlar
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.