Yarbay
01 Kasım 2009
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
0 üye
Görüntülenme
Toplam: 1051 (Bu ay: 0)
Gönderileri
Arkadaşlar öncelikle herkese merhaba böyle bir konuya artık kesinlikle ihtiyaç olduğunu düşündüğüm için bu konuyu açmak istedim.

Forumdan takip edip bildiğiniz üzere 17-18 ay önce forumda Atilla Yeşilada, Elvan Aktaş ve Selçuk Geçer gibi tipleri takip edip Ağustos 2018 sonrası, Eylül-Ekim gibi 6.20, 6.50 ve 6.80'den yüklü dolar alan bir grup var ve bunlar düştükçe dolar alıp maliyetlerini düşürmeye çalışıyorlar.

Bu insanlar Dolar Ana Konusunda terste kaldıkları için huysuzluk yapıyorlar ve konuyu kirletiyorlar. Bende bunların moralinin düzelmesi ve burada dertleşmeleri için gereken bir konu olduğunu düşündüm. Neden?

Çünkü 100.000tl'si ile 6.30'den dolar alan biri 15.873 dolar aldı ve dolar şuan 5.90tl. Yani 15.873*5.90= 93.650tl ediyor.

Ama yediğiniz içtiğiniz herşeyin fiyatı 2-3 katına çıktı mı? Çıktı. Dolar yerine 100.000tl'ye sıfır alacağınız otomobilin fiyatı 200.000tl oldu mu? Oldu.

Ama elinizde artık o kadar para yok ve dolar 2 katına çıkıp paranız 200.000tl olsa da bu sefer alacağınız otomobil de 400.000tl olacak diğer şeylerde 2 katın çıkacak.


Keşke her seviyeden dolar alınır diyen kardeşlerimiz bizi dinleyip daha düşük seviyeden dolar alsalardı bari en azından değerini korurlardı ama kaçan balık büyük oldu. Neyse bir dahaki sefere artık..

Bu kardeşlerimiz bu konu altında "yavaş yavaş yaklaşıyor yaklaşmakta olan" vb. paylaşımlarını yaparsa sevinirim.
En baştan belirteyim ki bu bir yatırım tavsiyesi değildir. Sadece ülke ve ekonomi piyasasına dair şahsi görüşümdür.

Arkadaşlar beni açtığım ekonomi konularından tanıyor olabilirsiniz. O yüzden yazdıklarımı dikkatli okursanız sevinirim. Tabi son karar her zaman kişinin şahsına aittir.

Bu tarz uzun süreli ekonomik durgunluklara girilen dönemlerde siyasilerin ve büyük firmaların tecrübeleri sayesinde size sürekli uyguladıkları bir davranışsal iktisat taktiği vardır.

Peki nedir bu taktik? "Ölümü gösterip, sıtmaya razı etmek!"

Bundan 1-2 sene öncesine kadar 90.000tl olan full Honda Civic olmuş 167.000tl ve sanki çok büyük bir nimetmiş gibi 36 ay vade ile size 0.49 / 0.69 faiz oranları ile sanki iyi kampanyaymış gibi sunuyorlar.

Gerçekten ihtiyacınız varsa yani mesela çocuğunuzu okula götüreceksiniz, hasta yakınınız var vb. durumlar hariç otomobil almanızı tavsiye etmem. Şahsen ben durumum olmasına rağmen bu dönemde otomobil almam.

Prof. Özgür Demirtaş hoca da tasarruf etmemiz gerektiğini söylüyor! Biz cebimizdeki paraları müteahhitlere ve firmalara kaptırmamalıyız! Onlar fedakarlık etmeli! Biz değil!

Tekrar ediyorum arkadaşlar! Siz geçen dönemde ölümü gördünüz! Şimdi sıtmaya razı oluyorsunuz! Olmayın!

Siz normal sağlıklı halinizde, sağlıklı bir şekilde otomobil almayı hakediyorsunuz!

Saygılarımla.
3 yıldır bu forumda gerek açtığım konularda gerekse bu tarz konularda yazdığım ve anlattığım tek şey vardı.

"Eğer otomobil ihtiyacınız varsa alın, kredi çekecekseniz ve yatırım için değil oturmak için ev alacaksın hemen alın, cep telefonu vs. gibi ihtiyaçlarınızı halledin. Ve bugünler güzel günleriniz isyan etmeyin, bugünlerin tadını çıkarın."

Şimdi kredi çekerek otomobil alabilir misiniz? Ya da ev? Ya da rahat bir şekilde telefon? Gıda malzemeleri bile ne kadar pahalı oldu değil mi? Şimdi yaz geldiği için bir yalancı bahar var kışa doğru yeniden gıda enflasyonu konuşmaya başlayacağız. Hele bir daha kur atağı gelirse aynı filmi tekrar izleyeceğiz.

O kadar çaresiz bir hale düştü ki devlet, yurtdışından getirilen telefonların süresini 3 yıla çıkardı, telefon harclarını yükseltti. Bunun Süleyman Demirel'in "70 cent'e muhtacız" durumundan ne farkı var?

Umarım aynı hataları yapmaya devam etmeyiz. Bugünlerde ise Dolar konusunda yeni söylemeye başladığım bir söz var ve umarım ileride neden bunu söylediğimi de anlamak durumunda kalmayız. Çünkü devlet yönetimi hata yaptıkça işler dahada kötü hale gelebilir.

Tekrar ediyorum! Dipsiz kuyunun dibi yoktur! Gittikçe daha derine gider!
Soğan ve Swap arasında beyinlerimiz karmaşa yaşarken, gençler anlıyorum kanınız kaynıyor, doların yükselmesi ile heyecanınız artıyor.

Ve bu sayede size kendinizi ifade edebileceğiniz bir ortam oluşuyor forumda.

Fakat siz bu kardeşinize bir kulak verin ve FED'in bilanço daraltma işlemini yani bastığı paraları piyasadan çekme işlemini kademeli biçimde Ekim 2019'da sonlandırmayı düşünürken.


(Bu kardeşinize yetkiyi verin faiz,enflasyon, kur nasıl düşüyor görün aksdjaksjdlk)


Aynı FED'in 1 yıl içinde faiz indirmeye hazırlandığı ve Avrupa Merkez Bankasının yeniden parasal genişlemeye gittiği ortamda

Dolar uçacak kaçacak söylemlerine elbette kulak asın ihtimal var ama doların TL'ye karşı az değerlenme hatta belirli bir bantta hareket etme ihtimalini de göz ardı etmeyin derim.

Yani sene sonu dolar 5.50 - 6.00tl arasında da olma ihtimali var çünkü dünya ekonomisi yavaşlayacaksa tıpkı bizde olduğu gibi dolara olan talep azalacak demektir.

Yatırım Tavsiyesi Değildir.

BU ARADA AKP'Lİ KARDEŞLERİM NEDEN ARTIK BENİMLE DOLAR 3TL'NİN ALTINA DÜŞECEK DİYE TARTIŞMIYORLAR? NEREDE BUNLAR?
Ötv ve Kdv indirimi açıklayıp parasal genişlemeye giderek kurların düşmesine darbe vuran ekonomi yönetimi, attığı bu adımdan da eli boş dönmüş görünüyor.

Çünkü 2017 Kasım ayına göre Otomobil ve Tica Araç Satışları %42.29 azalmış.

2017 yılının Ocak- Kasım ayı toplam satışlarına(819.954 adet) göre 2018 Ocak- Kasım Toplam Satışları(543.231 adet) is %34 azalmış durumda.


Başkanlık Sistemi, Ülke yönetiminde atılan akıl dolu adımlar ve doğru ekonomik politikalar ile halkın alım gücünün günden güne arttığı otomobil satışlarından tutun, ev satışlarına, cep telefonu ve bilgisayar satışlarına kadar her alanda kendi çok sert bir biçimde hissettiriyor.

İstikrar ve kalkınma ile..

Not: Ayrıca Otomobil alan arkadaşlar Ocak ayında ödeyecekleri vergi miktarlarındaki artışa, yaptıracakları kasko fiyatlarındaki artışa ve zorunlu trafik sigortasındaki artışlara çok dikkat etsinler.

Kaynak:http://odd.org.tr/folders/2837/categorial1docs/2314/BasinBulteni%204%20Aral%C4%B1k%202018.pdf

Not: Türkiye'de Otomobil ve Hafif Ticari Satışları rakamlarını Türkiye Otomotiv Distribitörleri Derneği açıklar. Kaynakwww.odd.org.tr'den yani bizzat orjinal kaynağındandır.
Günümüzde tıpkı bundan 6 yıl önce olduğu gibi hala whatsapp ve instagram üzerinden hayatımızı devam ettiriyoruz. Elde tutulur tek fark ise o döneme göre telefon fiyatlarının, işlemci hızlarının, ram/depolama kapasitelerinin artması ve bu verilerinin iletim hızının artması değişti.

Fakat elimizde hala çok basit mesajlaşma programı whatsapp ve instagram var. Masaüstü işlemci hızına ve ram kapasitesine ulaşmış minik ekranlarda bu kadar temel yazılımların bu kadar iyi cihazlarda neden kastığı ise çok büyük soru işaretleri tabi.

Fakat günümüzde fiyatlar arttıkça ve insanlar teknolojide bilinçlendikçe şöyle bir tablo ortaya çıktı ve bu gözlemimi forum ile paylaşmak istedim.

Benim gibi eskiden Apple takipçisi olanlar yeni bir model çıktığında yabancı sitelerde ve Türkiye Apple sayfasında cihazların gönderim sürelerinin ne kadar uzun olduğunu bilirler. Fakat son tablo Apple satışlarının ne kadar düştüğünü aslında bize net bir biçimde gösteriyor. Gönderim süreleri Apple bu cihazları yeni satışa çıkarmış olmasına rağmen sadece 1 gün. Zaten Apple'nin ABD Borsasında son zamanlarda ki %25 değer kaybının da temel nedenini oluşturuyor.

İphone XS



İphone XS Max



İphone XR



Bu tablolar bize artık Apple kullanıcılarının whatsapp ve instagram gibi temelde basit olan mesajlaşma ve resim görüntüleme gibi programların, dallandırıp budaklandırılıp ve biraz süslü bir görüntüleme için artık gösteriş için bile olsa İphone almaktan vazgeçtiklerini gösteriyor.

Bunlara birde ekonomik kriz eklendi diyeceğim ama Türkiye gibi yerlerde krizlerde zenginler daha zengin fakirler daha fakir olur. Bu yüzden kriz ile ilgisi yok derdim. Fakat Türkiye'de zamanında Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın Apple CEO'su Tim Cook'a dediği gibi "Bizim çocuklar yemez içmezler yine İphone alırlar" sözünün ne kadar doğru olduğunu gösteriyor.

Kriz alt kesimi vurduğu için harçlığından arttırıp ya da düşük maaş alsa bile İphone alan insanların artık İphone alamadığı gibi bir sonuca da ulaşabilir miyiz?

Yorumu sizlere bırakıyorum...
Merkez Bankası Eylül ayında 625 baz puan faiz arttırmış ve faizleri %24'e çıkarmıştı ve Dolar'da geri çekilme görmeye başlamıştık. Daha sonra Brunson'un serbest bırakılmasının ardından Dolar'da dahada geri çekilmeler gördük. Ekim ayında ise Hazine ve Ekonomi Bakanımız Berat Albayrak "Ekonomide en kötünün geride kaldığını ve bundan sonra Enflasyon ile topyekün bir mücadele yapılacağını ve ayrıca fiyatlarda en az %10 indirim olacağını" açıklamıştı.

Eylül ayında elbette Merkez Bankasının faiz arttırımının etkisini görmeyi beklemiyorduk ama son 20 yılın en yüksek aylık bazda enflasyon artışını gördük ve enflasyon Merkez Bankasının faizlerinin de üzerine çıkarak %24.52'yi görmüştü.

Ekim ayında ise fiyatlara yapılan indirimler ve Dolar kurunda ki düşüşler baz alınarak pek çok ekonomist Ekim ayında "Negatif Enflasyon" göreceğimizi söylüyordu. Çok az ekonomist ise bu fikre karşıydı sıfır ya da biraz aylık enflasyon görüp ama yıllık enflasyonda yine biraz da olsa düşüş olacağını öngörüyorlardı. Maalesef hepsi yine yanıldı..

Ve biz Ekim ayı enflasyonunda aylık %2.67, yıllık olarak ise %24.57'den %25.25'e çıkan bir enflasyon gördük. (Merkez Bankası faizi %24 yani enflasyonun altında. Bankalarda mevduat faizleri ise yine enflasyonun altında kalmış oldu.)
https://tr.investing.com/economic-calendar/turkish-cpi-871

Ben ise enflasyonda artışın devam edeceğini ve %25-26-27'li enflasyonlara hazır olmamız gerektiğini yazıyor ve forumda yine bazı şahıslar tarafından çok tepki görüyordum. Hatta faizlerin arttırılmaması durumunda önümüzdeki dönemde enflasyonun %30'a yakınsaması hatta bunlara birde siyasi ve jeopolitik riskler eklenip, ekstra kur şokları görürsek %30'dan bile yüksek seviyeleri görebileceğimi iddia ediyordum.

Şu hiç bir zaman unutulmamalıdır ve ekonominin temel kuralıdır. Eğer yerli yatırımcıya düşükte olsa negatif ya da sıfır reel faiz sunarsanız bu enflasyon yaratır. Bunu daha sonra çok daha yüksek faiz artışları ile geçtiğimiz 2-3 senede olduğu gibi kapatmaya çalışırız.

Umarım bu dönemler yabancılar ile sorunsuz bir biçimde atlatılır, kur şokları yemeyiz ve devletin mali disiplini bozulmadan maliye politikası seçim bahane edilmeyip devam edilir. O durumda ise kur 5tl'ye yakınsayıp oralarada stabil kalırsa enflasyonda Kasım ayından sonra düşüş görebiliriz. Yoksa kampanyalar bitince yukarıda bahsettiğim kötü senaryoya tanık olabiliriz Ocak 2019'dan sonra. Ekonomi daralırken yani talep azalırken enflasyon görmemiz bu sefer bizi kötü bir potaya sokar ve "slumpflasyon mu geliyor?" diye tartışmaya başlarız.

Stagflasyon: Enflasyonist ortamda sıfır büyüme.

Slumpflasyon: Enflasyonist ortamda ekonominin daralması.
Türkiye'de ÖTV ve KDV İndirimi yapmak neden tehlikelidir? Sonra Faiz ve Enflasyon bumerank gibi bizi neden vurur?

Bu yazı, bu ülkeyi kriz döneminde yöneten insanların bilgi seviyesinin ne kadar yetersiz olduğunu anlatmak için yazılmıştır.

1) Devletin ötv ve kdv indirimi yaparak gelir seviyesini azaltır mı? Azaltır.

Daha sonra borçlarını vs. ödemek için ne yapması gerekir? Borçlanması gerekir. Ya yurtdışından dolar ya da yurtiçinden tl ya da dolar. Peki piyasadan bu kadar para çekince? Piyasada azalan şeyin değeri ne olur? Artar!

Yani devlet geliri azalarak iç piyasadan para çekerek sayısını azaltır ve bulunamayan şeyi elde etmek için bankalar mevduat faizlerini arttırmak zorunda kalır. Mevduat faizini arttıran bankalar daha sonra kredi faizlerini de arttırmak zorunda kalırlar. Peki biz faizlerin düşmesini mi istiyoruz azalmasını mı?

2) Biz yurtiçinde mal üreteceğimiz zaman bile o malları üretmek için yurtdışından %65'ini hammadde olarak satın alıyoruz yani ithal ediyoruz. Beyaz eşya, otomobil vs. biz bunları yeniden satın almak istediğimizde Türkiye içinde TL ya da Dolar olan birikimlerimizi ne yapacağız ya da var olmayan birikimlerimiz ile kredi kartı ile satın alıp. O birikimlerin dolara dönüp yurtdışına çıkmasını sağlayacağız.

Ama biz kriz döneminden geçiyoruz ve tasarruf eksiğimiz yok mu? Bu halde birikimler yurtiçinden yurtdışına giderse piyasa içinde azalan doların değeri ne olur? Artar. TL'nin değeri ne olur o da artmalı ama piyasada tl'ye ulaşmak için yine faizleri arttırmak gerekir yoksa dolar aşırı fırlar.

Kısacası rakamlarda büyüme ilizyonu yaratmak için doların düşüşüne kendi attığımız adımlar yüzünden engel oluyor ve sektörleri 1-3 ay vadede kurtarıp tüm yıl bilançolarını iyi göstermek için 2019 ilk yarısına kadar olan dönemlerini yakıyoruz.

Umarım enflasyon %30'un üstüne çıkmaz diyip sözlerimi burada bitiriyorum..


Hızlı bir biçimde bizi yöneten insnaların ne kadar düşüncesiz bir biçimde hareket ederek yine kendi ayağımıza nasıl sıktıklarını anlatmak istedim. Bu ülkenin bu hale gelmesine kimsenin şaşırmaması gerekiyor.
Son zamanlarda bana sorulan sorulara hem cevap olması hemde 2019'da piyasanın beklediğinin aksine nasıl bir beklenti içinde olduğumu yazmak istedim. Konuyu öne çıkarırsanız sevinirim çünkü bunlarla ilgili çok fazla soru alıyorum herkes faydalanmış olur. Bizede geri dönüp baktığımızda neleri doğru öngördüğümüzü, neleri doğru öngöremediğimizi görebileceğimiz toplu bir kaynak bilgi şeklinde duruyor olur hem.

"Merkez Bankası Yıl Sonu Enflasyon Beklenti Anketi" yayınlandı ve piyasadaki ekonomistler enflasyonun %24.22 olacağını tahmin ediyor.

(Merkez Bankasının tahmini değil bu. Fikir danıştıkları ekonomistler ve kuruluşlar)

Merkez Bankası daha öncede defalarca söylediğim gibi 25 Ekim'de faizleri 300 baz puan arttırmalı. Bunu yapmak istemiyorsa en az 200 baz puan arttırmalı ve faizi %26'ya getirmeli. Yoksa yabancılar Türkiye'deki enflasyonist beklentilerden korkar çünkü yüksek enflasyon TL'nin yüksek değer kaybı demektir. Ve dolarlarını alır giderler. Buda dolarda artış anlamına gelir.

Bunu engellemenin yolu beklentileri düzeltmektir ve kısa vadede ki en büyük ve en etkili silah faizdir.

Eğer bunu yaparsa dolarda 5.50tl'yi çok rahat geçeriz diye düşünüyorum eğer o zamana kadar 5.50tl kırılırsa bu sefer 5.2tl direnç noktasına çok rahat hareket edilebilir ve sonrasında orası kırılırsa 5.00tl'ye doğru hareket olabilir.

Bazı ekonomistler faizler arttırılmamalı diyor. Açıkçası bir ekonomist nasıl söyler anlamıyorum. Daha önce açtığım konulara bakın faizler yükseltilmezse dolar yükselcek, yükselince enflasyon ve sonra faiz yükseltilecek yazmıştım. Eğer şimdi Merkez Bankası faiz arttırmazsa yine aynı döngüye gireceğiz. Ve bu sefer enflasyon %30'ları aşar mı diye tartışmaya başlayacağız ilerde.

Beni rahatsız eden diğer bir konu ise 2019 yılı için YEP'te 2.3 gibi bir büyüme beklentisi. Ve çoğu ekonomistin ise %1-2 arasında büyüme beklemesi.

Açıkçası bu kadar yüksek faiz ortamında ve reel sektörün(holdingler, şirketler, esnaflar) bu kadar dolar borcu olup bunu çeviremediği bir ortamda Türkiye'nin büyüyeceğini düşünmek şuan ki şartlar altında hayal perestliktir. Bizim asıl tartışmamız gereken konu ise "Türkiye acaba 2019 -%1-%4 arasında hangi değerde küçülecek olmalıdır?" şuan ki şartlar altında.

Umarım ABD ve AB ile ilişkilerimiz tekrardan iyi olur. Böyle bir durumda Türkiye'ye çok fazla kaynak girişi olur, beklentiler düzelir. Ve biz en azından 2019 yılını bir durgunluk içinde atlatırız. Fakat krizin henüz başladığı ve giderek derinleşeceği bir ortamda bunları konuşmak bana çok tuhaf geliyor. Türkiye gibi dövize aşırı duyarlı bir toplumda bence ülkenin durumunu en güzel özetleyen şey otomobil satışlarıdır. Çünkü halkın alım gücü yüksekse satışlar yüksek, alım gücü düşükse satışlar düşüşte oluyor. Ve maalesef 2019 yılında toplam otomobil satışları 2018'in de altında olacak gibi görünüyor..

Ve bu yüzden Reel Sektörü kurtarmak için öncelikle doların düşürülmesi gerektiğini ve faiz arttırımının bize vereceği zararı göze alıp önce bu şirketleri kurtarmamız gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bu adamlar borcunu bankalara ödeyebilirse bankaların elinde likidite artacak ve bu sayede Merkez Bankasının faizleri yüksek olmasına rağmen bankalar hızlı bir şekilde mevduat faizlerini ve sonra kredi faizlerini aşağı çekecektir. Bu durumda enflasyon beklentilerini düşürecek ve Merkez Bankasının da faizleri indirmesine sebep olacaktır.

Merkez Bankasının henüz adımını görmedik. Açıkçası bir üst paragrafta ki ihtimalin de gerçekleşmesi çok düşük bir ihtmal gibi geliyor bana şuan için ama umarım olur.

2019 yılı bizim için ilginç bir yıl olacak. Çünkü bizim jenerasyon ilk kez büyük bir krizi tecrübe edecek. Bu kriz 2001 krizinden daha yumuşak, 2008 krizinden biraz daha sert olacak. Bende o dönemleri çok net hatırlamıyorum ama o dönemde açıklanan veriler ile şimdi olmasını beklediğim verilere baktığımda bunu görüyorum.

Sormak istediğiniz, benim yazmayı unuttuğumu düşündüğünüz şeyler varsa konu altında sorarsanız sevinirim.
Bugünlerde IMF'den dünya büyüme oranı için bir revizyon gördük ve 2019 büyüme oranlarını düşürdü. Burada 1 yıldan fazladır ara ara hep sizlere sunduğu bir hiopetezim(varsayımım) vardı biliyorsunuz. Kısaca neydi onu tekrar hatırlayalım..

"Gelişmekte olan ülkelerdeki kriz yayılabilir ve sonra Avrupa'da başta İtalya ve sonrasında tüm Avrupa ve ABD'yi vurabilir ve bu dünyayı yeniden bir ekonomik krize/sarsıntıya sokabilir." diye pek çok kez yazmıştım konu ve satır aralarında.

ABD'yi vurmasının sebebini ise öğrenci kredileri(student loans) ve otomobil kredilerindeki bozulmaları tetikleyebilir ve bu tüm dünyayı yeniden bir krize sokabilir demiştim hatırlarsanız.

Sanırım bu senaryo gerçekleşecek gibi duruyor. Çünkü İtalya ayı piyasasına girmeye başladı yani ekonomisi başta borsa olmak üzere düşmeye başladı ve ordan tüm AB'yi ve sonra ABD'yi etkileyecek.

ABD etkilenince zaten hassas olan öğrenci ve otomobil kredileri yeni bir sorun yaratacak gibi duruyor.

Bakalım önümüzdeki dönemde borsalarda sert düşüşlerin olduğu bir döneme gireceğiz gibi görünüyor. Zaten gelişmekte olan ülkelerden yayılan bu durum İtalya'yı ve bugün tüm AB'yi etkiledi. Şimdi ise buradan çıkıp ABD'yi etkilemeye başladı..
Hakkında
Konum: İzmir
Forum İmzası:
"Eğer bir gün benim sözlerim bilimle ters düşerse, bilimi seçin." (Mustafa Kemal ATATÜRK)
Temel Bilgiler ve İstatistikler
Aktiflik: Şu anda DH'de değil
Son Giriş: 3 ay önce
Son Mesaj Zamanı: geçen yıl
Mesaj Sayısı: 2.176
Gerçek Toplam Mesaj Sayısı: 6.923
İkinci El Bölümü Mesajları: 24
Konularının görüntülenme sayısı: 280.148 (Bu ay: 1.292)
Toplam aldığı artı oy sayısı: 13.983 (Bu hafta: 0)
En çok mesaj yazdığı forum bölümü: Finans Forumları
Mesajları
İkinci El Referansları
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.