Yüzbaşı
29 Ağustos 2007
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
9 üye
Görüntülenme
Toplam: 50 (Bu ay: 0)
Gönderileri
Merhaba.

iPad'i olmayanlar, sanırım en çok Türkçe gazete ve dergi uygulamalarını merak ediyorlardır. Bu arkadaşların meraklarını gidermek için bir video hazırladım. Videonun ilk kısmını aşağıdan, 1080p (FullHD) olarak izleyebilirsiniz. Umarım bilgilendirici bir çalışma olmuştur...





Son zamanlarda sahip olduğum tüm teknolojik cihazları kablosuz hale getirmek gibi bir takıntı bende başgösterdi. İlk olarak kablo yığını içerisinde kaybolmuş masaüstü bilgisayarımdan kurtulup tüm işlerimi dizüstünde yapmaya başladım. Sonra kablosuz bir fare aldım (harika bir Logitech Vx Nano). Ancak masamın üstünü ve altını işgal eden hoparlör kabloları bu konudaki huzursuzluğumu tam olarak üzerimden atamamama neden oluyordu.

Hem kablolu hoparlörleri dizüstü bilgisayar, cep telefonu ya da tablet gibi gittiğiniz her yere beraberinizde götüremiyorsunuz da. Bu nedenle, daha önce merak edip araştırmamış olmama rağmen “kesin yapmışlardır” diyerek kablosuz hoparlör arayışına girdim. İşin aslı iPod‘lar ve diğer Mp3 çalıcılar için üretilmiş dock tipi hoparlörlerin varlığından haberdardım ancak benim aradığım daha farklı, üzerine herhangi bir şeyi oturtmak zorunda kalmayacağım türden cihazlardı. Çok geçmeden istediğim özelliklerde bir hoparlör bulabildim. O hoparlör Logitech‘in Z515‘i…

Logitech Z515, ben kablosuz hoparlör araştırdığım sıralarda, Türkiye’de olmayan bir üründü. İşin aslı ülkemizde satılan sınırlı sayıdaki ürün de benim istediğim özelliklere sahip değildi; ben de Z515′i yurtdışından getirtmeye karar verdim. Tam eBay‘den sipariş verecektim ki ürünün Vatan Bilgisayar stoklarına girdiğini öğrendim. Üstelik Vatan Bilgisayar’ın belirlediği fiyatla kargo ücreti dahil eBay fiyatı arasında çok fark yoktu. Ürün Vatan’ın web sitesinde satışa çıkar çıkmaz sipariş verdim ben de.

Hoparlörüm bir günde elime ulaştı.

Ürün ofisime gelir gelmez o ilk heyecanla hemen bir kutu açma videosu hazırladım:





Videoda isteksiz ve keyifsizmişim gibi konuştuğuma bakmayın; hoparlör, kullanmak için can attığım bir cihazdı. Videoyu kaydederken biraz hasta olmamın etkilerini taşıyordum üzerimde. İşin aslı videoda söylediğimin aksine, ürün kutusu da gayet yerli yerinde ve iyi hazırlanmıştı.

Hoparlörü, yanında verilen USB adaptörü yardımıyla ofiste kullandığım dizüstü bilgisayara bağladım. Adaptörü bilgisayara takar takmaz Windows 7 cihazı tanıyıp sürücülerini yükledi. Aslında hoparlöre bluetooth aracılığıyla bağlanılabiliyor ancak bilgisayarınızda bluetooth arabirimi yoksa ürünle birlikte gelen USB adaptör yardımınıza koşuyor.

Aşağıdaki videoda hoparlörle yaptığım ilk denemeyi görebilirsiniz.





Ürün sade ve güzel bir tasarım sahip, her yere sığabilecek boyutlarda bir hoparlör; ayrıca ağır da sayılmaz. Ve tabii ki stereo. Hoparlörün ön tarafında iki led ışığına yer verilmiş; üstteki led güç, alttaki led kablosuz bağlantı durumunu gösteriyor. Cihazın arkasındaysa güç, ses açma ve ses kapama tuşları bulunuyor. Tuşlar yeterince kolay ulaşılabilir ve kabarık yapıda olduğu için elinizi hoparlörün arkasına attığınız anda tüm kontrollere ulaşıyorsunuz. 3.5 mm jak girişi ve güç adaptörü bağlantı noktası cihazın yan tarafında yer alıyor. Hoparlörü masanın üzerinde ya da dilediğiniz uygun bir alanda konumlandırabilmeniz için arka kapak açılıp sehpa ayağı haline getirilebiliyor. Ayrıca bu kapağın arkasında, USB adaptörü cihazla birlikte taşıyabilmenize yarayan küçük bir yuva saklanmış.

Hoparlör bilgisayarın yanısıra bluetooth hoparlörlere bağlanma özelliği olan tabletler, cep telefonları ve medya oynatıcı cihazlarla da kullanılabiliyor. Hoparlörü diğer cihazlarla eşleştirmek için, kablosuz bağlantı göstergesi hızlı bir şekilde yanıp sönmeye başlayıncaya kadar cihazın arkasındaki ses açma ve kapama tuşlarına aynı anda basmanız yeterli. Ben denemeyi HTC Desire cep telefonumla yaptım; aşağıda o denemenin videosu bulunuyor (videoyu kaydetmekte kullandığım kameradaki odaklanma sorunu nedeniyle telefonun ekranı iyi görünmüyor ama yine de video size bazı fikirler verecektir):





Logitech Z515 ile denediğim cihazlarda bağlantı sorunu hiç yaşamadım; hoparlör, USB adaptörüyle de blutooth arabirimiyle de gayet hızlı ve sıkıntısız eşleşiyor diğer aygıtlarla. Gelelim ürünün artılarına ve eksilerine…

Öncelikle baştan belirteyim: Bu cihazın, stereo hoparlör sınıfındaki diğer ürünlere göre pahallı fiyatına rağmen bir dizüstü hoparlörü alternatifi olduğunu unutmamanız lazım. Yani ürünün ses kalitesi iyi bir masaüstü 2+1 hoparlörle yarışacak seviyede değil. Buna rağmen sesin gayet gür ve canlı çıktığını söyleyebilirim. Ancak sorun bendeki üründe mi bilmiyorum ama yüksek seslerde, özellikle basın ve tizin yüksek olduğu müzik parçalarında seste kırılma ve çatlama olabiliyor.

Cihazın en güzel özelliği, tabii ki taşınabilirliği. Yaptığım denemelerde 10 metreye kadar, cep telefonumla arasındaki kalın duvara rağmen şarkıları başarılı bir şekilde çalmaya devam etti; bunun yanında hoparlör uzaktayken ses kalitesi kulağa son derece iyi geliyor (kaçınılmaz olarak). Bu nedenle çalışma odamda hoparlörü bilgisayarın biraz uzağına konumlandırıyorum.

Hoparlörün içinde sökülüp yakılabilen bir pil yok; batarya durumunu gösteren ledin rengi kırmızıya döndüğü zaman güç adaptörüyle bir süre şarj etmeniz gerekiyor. 2 saatten biraz fazla bir sürede batarya tam dolu hale geliyor ve durum göstergesinin rengi yeşil oluyor. Cihazla kablosuz olarak 7, 8 saat boyunca kesintisiz müzik dinleyebiliyorsunuz. Yalnız hoparlör kullanmadığınız zamanlarda kendini bekleme konumuna almıyor; bu nedenle müzik dinlemeseniz bile bir günden kısa bir sürede şarjı tükenebiliyor. Uzun süre kullanmayacaksanız cihazı kapatmanızı öneririm.

Ürünle ilgili söylenebilecek başka bir olumsuz özellik, bluetooth eşleşmesini sağlamak için arkasındaki ses açma ve kısma tuşlarına basılı tutarken hoparlörün sesinin kısılması. Bluetooth bağlantısı kurulduğunda sesi üzerindeki tuşa basarak tekrar açmanız gerekiyor. Ayrıca sadece benim mi başıma geldi bilmiyorum ama hoparlörde müzik dinlerken internet bağlantı hızım baya düşüyor. Cihaz 2.4 GHz‘lik bandı kullanmakta; modemimin radyo bandını 5 GHz‘e aldığımda da değişen bir şey olmadı. Bu konudaki çözüm arayışım devam ediyor.

Son video, evde kullandığım kişisel bilgisayarımda Z515′i kullanarak internetten müzik dinleme deneyimimi gösteriyor (bu video HTC Desire ile kaydedildi):





Konuyu toparlayacak olursak, Logitech Z515′i hoparlör ve güç kablolarıyla boğuşmak istemeyen, dizüstü bilgisayarının hoparlöründen memnun olmayan ve müziğini gittiği her yere götürmek isteyen kablosuz yaşam tutkunlarına öneriyorum. Ürünle birlikte verilen siyah taşıma çantası da son derece işlevsel, içinde hoparlörle güç ve USB adaptörlerini koymak için farklı gözler bulunuyor. Biliyorum ki bu tarz bir ürün henüz bizim piyasamız için biraz lüks sayılabilir; bu nedenle hoparlörün fiyatı aynı ses kalitesini verebilen muadillerine göre biraz yüksek. Yine de kablosuz özgürlük için bu fiyata değdiğini söyleyebilirim. Araştırmalarım şu an Türkiye piyasasında, aynı fiyat aralığındaki ürünler arasında en kaliteli ve alınabilir hoparlörün Logitech Z515 olduğunu gösteriyor. Sonuç olarak ürünü, meraklılarına rahatlıkla önerebiliyorum.

Artılar

+ Sade ve hoş tasarım.
+ Basit kurulum, kolay kullanım.
+ Piyasada çok fazla muadili olmamasına rağmen kabul edilebilir seviyedeki fiyatı.
+ Kablosuz çekim mesafesinin tatmin edici seviyede olması.
+ 3 saatlik şarjla 10 saate yakın müzik dinletebilmesi.

Eksiler

- Yüksek seste seviyesinde müzik performansının yeterince tatmin etmemesi.
- Modem gibi diğer kablosuz cihazlarla çakışma yaşama olasılığının bulunması.
- Türkiye piyasası için kablolu eşdeğerlerine göre henüz kabul görebilecek durumda olmaması.

http://kemalersin.com/logitech-z515-kablosuz-hoparlor.html

Not: Yazıdaki görseller CrunchGear (http://www.crunchgear.com) sitesinden alınmıştır.
Arkadaşlar merhaba.

Düşük maliyetli, download ve medya sunucusu olarak kullanma amaçlı bir mini pc toplamaya karar verdim ve konfigürasyonu oluşturup, parçaların tamamını HepsiBurada'da buldum.

Düşündüğüm parçaları aşağıda yazdım.

Bu sistemi 7/24 açık tutarsam, dosya indirmenin dışında, ftp ve web sunucusu olarak da verimli kullanabilir miyim?
Özellikleri LCD TV'ye bağlayıp medya sunucusu olarak kullanmak için yeterli olur mu? (1080p MKV video oynatacağım.)



1- Anakart



ECS A740GM-M
http://www.ecs.com.tw/ECSWebSite/Products/ProductsDetail.aspx?detailid=864&CategoryID=1&DetailName=Specification&MenuID=1&LanID=0
http://www.hepsiburada.com/ecs-a740gm-m-ht-2000mt-dual-ddr2-800mhz-am2-soket-940-matx-phenom-destekli-amd-anakart/ProductDetails.aspx?productId=bd50711&categoryId=152

2- İşlemci



AMD Sempron LE-140 2.7 GHz
http://www.hepsiburada.com/productDetails.aspx?Categoryid=46&Productid=bd999857

3- Bellek



Kingston 2GB 800MHz DDR2 CL6
http://www.hepsiburada.com/productDetails.aspx?Categoryid=47&Productid=bd72719

4- Sabit Disk



Western Digital Caviar Green 2TB (Bende var)

5- Kasa



Tx Venus 250W Mini-Tower
http://www.hepsiburada.com/productDetails.aspx?Categoryid=1013&Productid=bd84249

6- Kasa Fanı



Xilence 80MM (2 Adet)
http://www.hepsiburada.com/productDetails.aspx?Categoryid=1125&Productid=bd999174
Evdeki bilgisayarlarıma şirketten uzak bağlantı yapabilmek için DynDns'ten host hesabı oluşturdum, IP'imi bu hesapla ilişkilendirdim ve Linksys modemime hesabı tanıttım. Tabii Windows 7'nin güvenlik duvarında uzak bağlantıyla ilgili kuralları da etkinleştirmeyi unutmadım.

Bugün şirketten evdeki bilgisayarıma temiz ve sağlıklı bir uzak masaüstü bağlantı gerçekleştirebildim; hız da tatmin edici. Bir de teknik servisimizdeki başka bir bilgisayardan bağlanmayı deneyeyim dedim ve ofisimdeki bilgisayarda başlattığım oturumu sonlandırmadan teknik servis bilgisayarında aynı oturuma bağlanmak için uzak masaüstü bağlantısı kurdum. Tabii doğal olarak teknik serviste yaptığım bağlantıda, evdeki bilgisayarımın açık olan oturumları listeleyen giriş ekranına düştüm.

Ama o da ne! Açık oturumlar arasında, "gizlikral" adında, benimle ilgisi kesinlikle olamayacak bir kullanıcı hesabı görmeyeyim mi! Şaşırdım tabii. Bugüne kadar bilgisayarına sızılmamış ya da sızılmadığını sanan biri olarak ne yapacağımı bilemedim bir süre. 2 dakika sonra başka bir bilgisayardan bağlandığımdaysa kullanıcı adının "fatih" olarak değiştiğini gördüm. Bu kullanıcıyla girmeye çalıştım ama yazdığım parolayı kabul etmedi tabii.

Hemen administrator yetkilerine sahip kendi kullanıcımla giriş yapıp "gizlikral" ın peşine düştüm; ama sonradan adını gizleme zahmetine bile girmeden kullanıcısını değiştiren bu kişi gerçekten de kullanıcıyı başta iyi gizlemiş. Ne yönetim panelindeki kullanıcı ve gruplarda, ne Windows kullanıcı hesaplarında, ne görev yöneticisinde, ne de "Net Users" ta görülebiliyor kendisi.

Tabii Regedit'ten yapılacak küçük bir anahtar değişikliğiyle giriş hesaplarının gizlenebildiğini biliyorum. Tabii bunu kontrol etmek yerine, önce hemen evi arayıp modemi kapattırdım. :) Şimdi şöyle bir sorunla başbaşa kalıyorum:

Bu eleman bilgisarıma nasıl girmiş olabilir? Eve gidince bu bilginin peşine düşeceğim ama bilgisayarıma nasıl sızılmış olunabileceğiyle ilgili vereceğiniz bilgilere ihtiyacım var.

Sistemim şu:

Modem: Linksys WAG320N Router Modem
Gizli Kullanıcı Hesabı Açılan Bilgisayar: Modeme gigabit ile bağlı, Windows 7 kurulu MSI dizüstü bilgisayar. Dün gece formatlandı ve sadece Avast 5 kuruldu, IIS Web sunucusu, 80 portu yönlendirilerek dışarıya açıldı. Windows Güvenlik Duvarı çalışıyor ve web sunucusu ile uzak bağlantı için olan kurallar açık. Avast 5'in güvenlik duvarıysa, ince ayar yapılmadan sadece "Ev kullanımı" seçeneği ile çalıştırıldı.

Ağıma dış dünyadan erişebilmek için DynDNS'den yönlendirme hizmeti alıp modemime tanıttım. 80 ve 3389 portları modemden, dizüstü bilgisayara yönlendirildi. FTP için, modeme bağladığım USB harici disk üzerinden Linksys'in FTP servisini kullanıyorum.

Evet, görüşlerinizi merak ediyorum, paylaşırsanız sevinirim.
Büyük bir hevesle Cisco Linksys'in NMH410 ağ depolama cihazını satın aldım.
Çoklu ortam içeriği depolayıp, ağa bağlı cihazlara ya da internet üzerinden dış dünyaya "stream" etmek amacıyla kullanılabilecek bu ürün, kağıt üzerindeki mükemmel özelliklerine rağmen kullanım aşamasında bana saç baş yoldurtarak kendisini aldığıma pişman ettirdi beni.



İşte bu cihazı alıp kullanmamanız için yeterli olabilecek o nedenler (ben yandım, siz de yanmayın):

1- Cihaza en fazla iki tane sabit disk takılabiliyor. Bu da şu an için 4 TB'lık sabit depolama kapasitesiyle yetineceğiniz anlamına geliyor. Ama dikkat! Sabit diski cihaza yerleştirmek çocuk oyuncağı olsa da ikinci bir disk yerleştirdikten ya da mevcut diski değiştirdikten sonra cihazı açtığınızda, NMH410 yeni diskin içinin dolu olup olmadığına bakmaksızın, sizi uyarma zahmetine bile girmeden diski bir güzel biçimlendiriyor ve bunun önüne geçemiyorsunuz. Hatta bu işlem sırasında cihaz reseti bile kabul etmiyor. (Neyse ki ürünü almadan önce bu durumun bilincindeydim de 2 TB'lık sabit arşivimi harici diske yedekledim).

2- Ağ üzerinden dosya kopyalama hızı inanılmaz yavaş! NMH410, router özellikli modemime gigabit ethernet ile bağlı. Win7 yüklü dizüstü bilgisayarımı başka bir ethernet portuna bağlayıp bilgisayardan 8 GB'lık video dosyası aktarmaya çalıştığımda, tek bir dosyayı kopyalamak yarım saati geçiyor. Bu süre zarfında bilgisayarınız NMH410'u ağda kaybederse ki bu benim başıma geldi, kopyalama işleminiz yarım kalıyor ve her şeye yeniden başlamanız gerekiyor.

3- Cihazın web tabanlı kendi arayüzünde çeşitli sıkıntılar var; USB'den taktığınız harici diskin içeriğini görebiliyor, içindeki dosyaları kopyalayabiliyorsunuz ancak dosya gezgini kısmında kesme, silme, dosya adı değiştirme gibi işlemler yapmanıza izin yok! Kısacası harici disk üzerinde, dosya kopyalamak dışında hiç bir işlem gerçekleştiremiyorsunuz. Bunun yanında, "ağ üzerinden dosya transferi yavaş ama en azından USB disk takılabiliyormuş, kolayca dosya kopyalarım" diye de düşünmeyin sakın; cihazın kendi arayüzünden harici diskteki dosyaları kopyalama hızı da yerlerde sürünüyor. Az önce bahsettiğim 8 GB'lık dosyayı USB'den aktarmak 25 dakikadan fazla sürdü! Arayüz kısıtlamaları bununla da bitmiyor; kopyalama konusunda belli bir dosya boyutu sınırı olduğundan, iki üç yüksek boyutlu dosyayı aynı anda kopyalayamıyorsunuz. Yani üç tane 8 GB'lık HD film dosyasını birlikte kopyalamaya izin yok, illa tek tek uğraşacaksınız! Nedendir bilinmez, otomatik "USB Media Importer" özelliği de, yüksek boyutlu video dosyalarını içeri almıyor. "Olmadı, Windows'tan sürükle&bırak yaparım" diyorsanız da 2. maddeyi okumamışsınız demektir.

4- Bu cihaza bağlı olan disklere, internetten doğrudan dosya indirme yapılamıyor! Paylaşımdaki dizinleri ağ sürücüsü olarak bağladıktan sonra download programınızın bu konumlara dosya indirmesine sağlayabileceğinizi aklınızdan çıkarın. Bilgisayarınıza ya da harici diskinize indirdiğiniz dosyaları tek tek cihaza kopyalamaya mahkumsunuz. Bununda ne derece sıkıntılı bir iş olduğunu iyice idrak edebilmek için 2. ve 3. maddeleri tekrar okumaya davet ediyorum sizi!

5- NMH410'u FTP sunucusu olarak kullanıp içindeki paylaştırılmış klasörlere FTP'den erişilebilmesini sağlayabiliyorsunuz. Bunu yapmak çocuk oyuncağı! Kötü olan ise, dizinler üzerinde farklı yetkiler ve izinler ayarlayamamanız. Yani ağa bağlı cihazlarınız hangi paylaştırılmış klasörleri görüyorsa, FTP üzerinden de bunların tamamı görülebiliyor. Ayrıca, anonim ve kullanıcı adı ile parolasını kendinizin belirlediği kısıtlı bir kullanıcı dışında başka kullanıcılar eklemenize izin yok.

Sanırım, bu saydığım 5 madde cihazı neden kullanmamanız konusunda ikna edici olacaktır. Başlıkta "10 Neden" demiştim; geriye kalan 5 nedeni, ürünü satın alırsanız eminim kendiniz bulacaksınızdır.

Cisco'nun neden böyle bir cihaz ürettiğini anlamak mümkün değil; ürün inceleme sitelerinde de öyle bir övülmüş ki NMH410, sanırsınız hayatınızı kurtaracak çözüm karşınızda duruyor.

Fotoğraflarınızı, mp3 dosyalarınızı, video kamera ya da cep telefonu ile çektiğiniz düşük boyutlu videoları arşivleyip, yedekleyecek ve bunlara internet ya da ağ üzerinden erişeceksiniz; bu ürünü alın! Ama unutmayın ki NMH410'a vereceğiniz 600 TL ile daha yararlı işler yapabilirsiniz. Sonra bu yararlı işler, ürünü satın aldıktan sonra aklınıza gelir ve başınızı duvarlara vurursunuz... Uyarmadı demeyin!
Merhaba arkadaşlar;

Yakın zamanda, internet ve ağ desteği sunan WD TV Live medya oynatıcı ürününü aldım. Amacım, bu ürüne sahip çoğu insan gibi yerel ağımda paylaşıma açtığım klasördeki dosyaları televizyonumda oynatabilmekti. Tabii modemim ve ağ adaptörüm yetersiz kaldığı için sağlıklı bir sonuç elde edemedim.

Ben de bunun üzerine iki Linksys (Cisco) cihaz alarak ağımı güçlendirmeye karar verdim. Öncelikle kurmak istediğim yapıdan biraz bahsedeyim:

WD TV Live, Cat6 RJ-45 ile kablosuz ADSL modemin Gigabit ethernet portuna bağlı. Modem Wireless-N Dual Band özelliklerinde (300 Mbit ve 5 GHz'de çalışabiliyor).
Paylaşım ise masaüstü bilgisayarımda; bilgisayar modem ve WD TV Live'a 15 mt. uzaklıkta ve arada bir duvar var.

Sanırım bir şekilde kablosuz bridge yapmam gerekecek. Modemimle uyumlu, Wireless-N Dual band USB adaptör var ancak bu adaptörden alıp kullanırsam istediğim performansı yakalayabilirmiyim, bilmiyorum.

Modemim bu:

Linksys by Cisco WAG320N (Dual-Band Wireless-N ADSL2 Modem Gigabit Router)
http://www.linksysbycisco.com/UK/en/products/WAG320N

Modemle birlikte, yukarıdaki yapıyı uygulamaya geçirebilmek için şu ürünü de aldım:

Linksys by Cisco WRT320N (Dual-Band Wireless-N Gigabit Router)
http://www.linksysbycisco.com/UK/en/products/WRT320N

İkinci bahsettiğim yönlendiriciyi, bilgisayarıma yine Gigabit ethernet portundan bağlayıp bilgisayarı modemle haberleştirmeyi planlamıştım. Ama bu konudaki cahilliğime verin, aldığım yönlendirici "bridge" olarak kullanılamıyormuş; yani bilgisayarımın modemle olan iletişimini güçlendirmek için kullanamadım bu cihazı. Tabii böyle olunca, iade etmek zorunda kaldım.

Şu an iki farklı ürün üzerinde duruyorum. Bunlardan biri HD video ve oyunları aktarmak için optimize edilmiş olan aşağıdaki cihaz:

Linksys by Cisco WET610N (Wireless-N Ethernet Bridge with Dual-Band)
Bu da Dual Band, yani 5 GHz'de çalışabiliyor (HD video stream etmek için güzel bir artı özellik). Tabii en önemlisi "bridge mode" da kullanılabiliyor ki amacı da bu zaten. Ancak yukarıda bahsettiğim iki cihazda olan Gigabit ethernet özelliği bunda yok; 10/100 Mbps standart ethernet bağlantısı yapılabiliyor.

İkinci cihaz ise yine Linksys'in wireless USB adaptörü:

Linksys by Cisco WUSB600N (Wireless-N USB Network Adapter with Dual-Band)
http://www.linksysbycisco.com/UK/en/products/WUSB600N

Yine Wireless-N, yine Dual Band.

Bu konuda deneyimli olan arkadaşların yardımlarını rica ediyorum. WET610N kablosuz bridge'i alıp bilgisayarımı modemle güçlü bir şekilde haberleştirirsem, HD videoları akıcı bir şekilde izleyebilir miyim? Tekrar belirtiyorum: WD TV Live, modemime gigabit ethernet ile bağlı (her ne kadar WD TV Live 10/100 destekli olsa da). Ya da Linksys'in USB adaptörü iş görür mü? (15 mt. mesafe için 5 GHz'de kullanmak şartıyla.)

Yanıtlarınız benim için önemli, çünkü bu konuda çok uğraştım ve harcama yaptım.

Saygı ve sevgiyle.
http://www.kemalersinyilmaz.com

Kişisel blog tadında, her türden konuyle ilgili yazılar bulabileceğiniz bir site...
İçinde web tasarım&hosting ile ilgili fikirler, deneyimler de var, sinema, müzik üzerine eleştiriler de...
Tasarım, hazır WordPress teması ama zamanla daha kişisel bir tasarım yapıp, sitenin genel görüntüsünü kişiselleştireceğim.
İçerik zaman içinde ben yazılarımı ekledikçe git gide zenginleşecek.

Düşüncelerinizi esirgemezseniz sevinirim.
Hakkında
Konum: Adana
Forum İmzası:
Kuzey Merkez Pozitronik /http://www.kemalersin.com
Temel Bilgiler ve İstatistikler
Aktiflik: Şu anda DH'de değil
Son Giriş: 3 gün önce
Son Mesaj Zamanı: 4 ay
Mesaj Sayısı: 863
Gerçek Toplam Mesaj Sayısı: 1.015
İkinci El Bölümü Mesajları: 171
Konularının görüntülenme sayısı: 53.237 (Bu ay: 116)
Toplam aldığı artı oy sayısı: 99 (Bu hafta: 0)
En çok mesaj yazdığı forum bölümü: Mobil Cihazlar
Mesajları
İkinci El Referansları
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.