Er
28 Mart 2018
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
0 üye
Görüntülenme
Toplam: 263 (Bu ay: 25)
Gönderileri
Son yıllarda ağızdan düşmeyen fikirlerden biri.

Odanda oturuyorsundur, bir an düşünürsün? Ben neyi seviyorum acaba diye. Aklına hiçbir şey gelmez, üniversite sınavına az kalmıştır ama herhangi bir bölüme ilgin yoktur. "Ne gelirse" dersin. Zaten hayatın da öyle geçmiştir o zamana kadar. Bilgisayar başında öylesine vakit geçirerek.

Sonra kendinde bir sorun olduğunu düşünmeye başlarsın, çünkü hayatın o kadar monoton ve sıkıcıdır ki bu hayatı yaşamaya nasıl katlandığını anlayamazsın. Tutkuyla bağlandığın hiçbir aktivite yoktur, konuşmak bile karmaşık bir oyun gibi gelir sana. Çok da konuşmazsın zaten, söyleyecek ne vardır ki? Şaka yapmak mı? Hiç deneme daha iyi.

Tüm bunlar seni umutsuzluğa sürükler, ne yapacağını bilemez haldesindir. Sonra ise oradan biri çıkıp der ki "Herkesin bir yeteneği vardır, sadece henüz keşfetmemişsindir"

Yok, benim yok. Valla yok. Çok ciddiyim yok. Eğer bu bir hipotez olsaydı ben bu hipotezin istisnası olurdum. Yok hocam, bende yetenek filan yok. Kandırmayın insanları şöyle saçma kişisel gelişim laflarıyla. Dizi film zar zor izliyorum ben, sıkılmamak için kendimi zor tutuyorum. Her şeyden sıkılıyorum ben. Bir aktiviteyi gerçekleştirmek bir kenara dursun. Her şeyden sıkılırım ben. Tutku mu? O kadar uzağım ki o kelimeye.

Hiç yeteneği olmayan insanlar varlar arkadaşlar. Hatta dünyanın çoğunluğunu oluşturuyorlar. Buna rağmen kişisel gelişim teorisyenleri biraz daha kitap satabilmek için böyle teoriler çıkarıyorlar.
Evet 75 gündür mastürbasyon eylemini gerçekleştirmiyorum. İçimden bir ses patlat bi tane diyor, fakat diğer ses patlatmamam gerektiğini bana hatırlatıyor.

Neyse, etkilere gelelim. Daha güzel gözüken bir cildim var, hafızam güçlendi ve daha iyi hissediyorum, yani iyi hissetmek demeyeyim de daha zinde hissediyorum. Kaygılarım azaldı, hayattan aldığım zevk arttı.

Bu arada bu süreçte 1 kere rüyalandım. Sormak istediklerinizi bekliyorum.
Ne güzel ne olduğunu anlamadan basınçtan dolayı gitmek, hem de en güzel yerde gökyüzünde sonlanıyor yaşamın.

Bilmiyorum niye böyle düşünüyorum ama yaşamımın böyle sonlanması çok tatmin edici ve tamamlayıcı hissettiriyor. Seni öldüren bir hastalık yok, biri yok, kaosun bir sonucu olarak uçağın moturuna bir şey giriyor ve süzülerek ölüyorsun. Tabii çakılarak veya yangın sonucu ölmekten bahsetmiyorum o acı verici olurdu.

Bilmiyorum, gece gece böyle bir his dank etti ve yazdım işte.

Evet bu kadarı yeterli gibi, en azından bugünlük. Kendimle yarım saat de olsa ders çalıştığım için gurur duyuyorum. Yarın 45 dakikaya çıkarmayı düşünüyorum bunu. Adım adım.

Hayatıyla ilgili ne yapmak istediğini bilmemek ve tüm gün telefona bilgisayara anlamsızca bakmak. Dizi izlemek için Netflix'i açmak ama hangi diziyi seçeceğini bilememek. Birilerine ne söylemek istediğini bilememek, kendini tanımamak. Yavaş yavaş kendinde bir sorun olduğunu düşünmeye başlamak ve bunun getirdiği psikoloji ile garip davranışlar sergilemek, sürekli aynı şeyleri yapmak, aynı filmleri tekrar tekrar izlemek. Kendine yabancılaşmak, insanlardan uzaklaşmak ve bu hissi yapay şeylerle doyurmayı alışkanlık edinmek ama günün sonunda o boşluğu derinden hissetmek.


Sevmek istemek ama neyi sevdiğine emin olamamak, denemeye cesaret edememek ve o bilinmezliğin kaosundan zevk almak. Bir şey hissetmesi gerektiğini bilmek ama yine de sanki beyin hücreleri lanetlenmişcesine hissedemediğini anlamak. Bu acımasız dünyada bir baltaya sap olamamak ve bunun sebebini tam olarak bilmemek.

Her gün 3-4 bardak kahve içiyordum, redditte de "Decaf" isimli bir subreddit'e denk geldim. Kafein tüketmenin hayatlarını nasıl kötü hale getirdiğini anlatan insanlarla dolu. 20 bin üyeye sahip.


Ben de yaklaşık 4 gündür kahve içmiyorum ve ruh halimde kesinlikle biraz da olsa değişim yaşadım. Anksiyetem azaldı, gerginlik ve mental yorgunluk azaldı, uykumu daha iyi almaya başladım. Ne bileyim daha iyi hissediyor gibiyim. Belki arada içerim ama böyle memnunum. Eğer siz de bu tarz bir durumdaysanız, kafeine bir süre ara verebilirsiniz.

Yok, bir gün yatağında dünyanın en zeki insanı olarak uyanmayacaksın. Bir gün tüm dertlerin çözülmeyecek, bir gün biri seni arayıp seni sevdiğini söylemeyecek.


Bu dertler böyle bitmeyecek, kolay bir yol arıyoruz belki uyursak her şey geçer sanıyoruz ama yine her sabah aynı kafa aynı hayat aynı şeyler.


Depresyondayım yaklaşık 4 yıldır, bu 4 yılın her günü boş geçti, anlamsızlığa boğularak, umutsuz ve çaresiz hissederek geçti.


Şunu söylemek isterdim, bakın mutlu olmanın yolu bu arkadaşlar veya şunları şunları yapın ve şunlar olsun ve mutlu olun. Yok, öyle sihirli bir yol yok, bu hayatı yaşayacaksınız şu gerçeği kabul etmeniz gerekiyor : Hayat neyse o, acı mı? Sonuna kadar acı. Mutluluk mu? Belki biraz arada. Artık size ne geldiyse, başınıza ne geldiyse ve nasıl doğduysanız hayat da o işte. Hayatınızı başka yerlerde aramayın, tam şu an hayatınızı bir düşünün, ailenizi, kendinizi, nasıl bir çevrede olduğunuzu ve hayat şartlarını, neyse o işte.


Afrikada açlıktan ölen bir çocuk da ne ise onu yaşıyor, Finlandiyada zengin bir ailenin çocuğu da ne ise onu yaşıyor. Bu olayın bir adaleti yok, ama öyle yada böyle yaşayacaksınız. Yaşadıklarınız kontrol edemediğiniz şeylerdir, yaşadıklarınız sizsinizdir, siz de yaşadıklarınız, başka yerlerde aramayın, git aynaya bak gözlerinin içine ve her ne aklına geliyor ve hissediyorsan, sen o sun. Hayatın da şu an bu. Gerçeklere in, hayallerde yaşama, hayal kurup sonra çok pişman olma.

Full matematik mi kasmalıyım yoksa diğer derslere de bakmalı mıyım? 2.5 ay kaldı ve ben neredeyse birkaç video izlemek ve öylesine sorulara bakmak dışında bir şey yapmadım.

Yöntemleriniz veya taktiklerinizi paylaşmak isterseniz bekliyor olacağım.
5 ay önce açtığım konulara bakıyorum ve sanki 2 hafta önce açmış gibiyim o konuları. Aradaki 5 ay nerede? Ben ne yaptım bu 5 ay boyunca? Sanki hiç yaşamamışım gibi o kadar hızlı geçmiş.

Ne bir anı biriktirebildim ne de kendime yararlı bir şey yaptım. Tek yaptığım kahve içmek, düşünmek, uyumaktı. Ama zamanın böyle acımasızca hızlı geçmesi içimi burktu gece gece.
Zaten hali hazırda NoFap yapıyorum (60 gün oldu)

Kahve yok (Belki bir bardak), Sürekli telefona bakmak yok, bilgisayarda ders çalışmadan veya verimli bir aktivite gerçekleştirmeden oyun oynamak yok (Ödül mekanizması).

Yok arkadaş, "beynine niye acı çektiriyorsun" diye hayıflananlar olacak fakat olay da zaten beynin bir nevi acı çekmesi, daha doğrusu yoksunluk çekmesi ki bu sayede gerçekten mutlu olsun, kaçışlarla mutlu olmasın yani.

Çünkü yaptığım hiçbir şeye odaklanamaz veya hiçbir şeyi umursamaz oldum. Beynim telefona girip ani dopamini direk alabiliyorken niye tam olarak uzun vadeli konulara çaba harcasın ki?

Beynime bir ebeveyn gibi davranmazsam, ne sınava çalışırım ne de herhangi bir şeye sahip olurum.

Denemekten zarar gelmez.
Temel Bilgiler ve İstatistikler
Aktiflik: Şu anda DH'de değil
Son Giriş: 6 sa. önce
Son Mesaj Zamanı: 2 sa. önce
Mesaj Sayısı: 3
Gerçek Toplam Mesaj Sayısı: 636
İkinci El Bölümü Mesajları: 0
Konularının görüntülenme sayısı: 0 (Bu ay: 6.522)
Toplam aldığı artı oy sayısı: 1.147 (Bu hafta: 0)
En çok mesaj yazdığı forum bölümü: Konu Dışı / Off Topic
Mesajları
İkinci El Referansları
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.