BSC Editörü
24 Nisan 2015
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
0 üye
Görüntülenme
Toplam: 83 (Bu ay: 0)
Gönderileri



Dr. Egemen İmre ile gerçekleştirdiğim söyleşinin "Uydular Nasıl Yapılıyor?" bölümünü sizlerle paylaşmak istiyorum.


Hamit Can SAYILGAN: Genel olarak uyduların yapım süreçlerini anlatır mısınız?

Egemen İMRE: Uyduların yapım süreçleri aslında birilerinin aklına gelmesiyle başlıyor. Birilerinin aklına “biz uydu yapalım!” diye bir şey değil, “bizim şöyle bir veriye ihtiyacımız var!” geliyor. Örneğin; “Dünya’daki karbondioksit emisyonlarını ölçebilir miyiz? Veya Türkiye’de yetişen tarım ürünlerin tespitini yapabilir miyiz?” sorularıyla başlıyor. Veriyi kullanacak insanlar, nasıl bir veri istediklerini tanımlıyor ve bu istekleriyle uyduyu yapacak (ya da yaptıracak) kişilere geliyorlar. Sonucunda da uyduya da değil üretilen verilere bakılıyor. Örneğin uydunun çektiği görüntüler. Burada uydu, amaç değil araç olarak nitelendiriliyor. Bu şekilde bakınca da bizim önemimiz azalmış gibi oluyor; bir taraftan da öyle çünkü bu görüntüler geliyor, görüntü işlemeciler tarafından geliştirilen algoritmalarla işleniyor ve ürüne dönüştürülüyor. Biz devasa bir zincirin en görünür kısmımı oluşturuyoruz ama neticede biz de bir aracız.
Uydunun içerisinde iki ana bölüm var. Bunlar platform ve faydalı yük. Faydalı yüke bu örnekte kamera diyelim. Platform ise bu kameranın çalışması, verilerini aktarabilmesi ve hayatta kalabilmesi için oluşturulan yapıdır. Uyduya enerji sağlanması, ısıl kontrolün gerçekleştirilmesi, verilerin yere indirilmesi, uydunun istenilen yöne bakması, yapısal sağlamlık ve bunun gibi kalan her şeye ilgilenilmesi platformun alanına giriyor. O anlamda, uyduların içerisine girildiği zaman en çok ilgiyi çeken taraf faydalı yükü yapan kişiler oluyor. Çünkü mesela kameracılar ne istiyorsa bu süreçte onların bu isteklerine uygun bir sistem ortaya çıkarılmaya çalışılıyor.

Uydunun yapılması denilen şey öncelikle neyin yapılmasının istendiğini anlamaya çalışmakla başlıyor ve bu belki 1 yıl civarında bir süre. Bu aşamada sadece oturup, “bu istenilen şeyi yapabilir miyiz? Nasıl bir teknolojiyle yapabiliriz? Hangi sensör ve haberleşme teknolojisini kullanabiliriz? Nereden fırlatabiliriz?” bunlar düşünülüyor ve ortaya çıkan ön tasarımla birlikte istenilenlerin yapılıp yapılmayacağı tartışılıyor. Görüldüğü gibi bir sürü sorunun aynı anda çözülmesi gerekiyor ve bunlara göre de, çeşitli çözüm setleri oluşturuluyor. Bunlar mutlak anlamda en iyi çözüm setleri olmayabilir, fakat elde edilebilen en iyi çözüm seti diyebiliriz. Belki geriye dönüp baksak bu yanlış karar oldu diyebiliyoruz ama geçmiş olsun, sistem ilerliyor.
Bu ön tasarım süreci ardından detay tasarım ve işlevsellik kısmına geçiliyor. Uydu ne yapmalı? Kamera ne yapmalı? Optik sistemler ne yapmalı? Uydu nasıl bir doğrulukta yönelim yeteneğine sahip olmalı? Bu soruları yanıtlayan analizler gerçekleştiriliyor ve ilgili tasarımlar yapılmaya başlanıyor. Sonra bir an geliyor ve müşteriye projenin doğru anlaşıldığını ve doğru ilerlediğini teyit etmek için sormak durumunda kalıyorsunuz “buraya kadar tasarladığımız sistem sizin talep ettiğiniz ile uyumlu, değil mi?” şeklinde.
Sistem isterlerinin çıkartılması, ön tasarım, detay tasarım süreci ve ardından üretim süreci başlıyor. Ardından sistemin yapı taşları tedarik edilmeye başlanıyor, yazılımlar yazılmaya başlanıyor ve bunlar bir araya getiriliyor. Ardından test ediliyor ve bizim gördüğümüz uydu denilen yapı ortaya çıkmaya başlıyor. Parçalar birleştirildiğinde örneğin “fırlatmadaki titreşim yüküne dayanabilir mi?” sorusunu yanıtlamak gerekiyor ve bunu tabii ki uyduyu kırıp dökmek istemediğinizden, uydu üzerinde test etmek istemiyorsunuz. Bunun için uydunun yapısal bir eş değerini çıkartıyorsunuz ve titreşim tablasına koyup test ediyorsunuz.

Bunun gibi, önce kart seviyesinde sonra kartların birleştiği sistemler seviyesinde ondan sonrasında uydu seviyesinde testler yapılıyor. İşlevsel ve çevresel olarak test edildiğinde “tamamdır, bu uydu uzayda çalışacak gibi görünüyor.” diyorsunuz. İşlevsel testte “uydu, kameraya görüntü çek komutu verebiliyor mu? Bunun üzerine kamera, görüntü çekip yer istasyonuna görüntüyü iletebiliyor mu?” gibi soruları soruyorsunuz. Buna bir işlev silsilesi diyebiliriz ve uyduda bunun gibi birçok silsile mevcuttur. Performans testlerinde ise, verilerin istenilen hızda inmesi gibi uydunun performansına yönelik veriler kontrol edilir ve de bahsettiğim gibi çevresel testlerde tüm uydunun ısıl dayanımı, titreşim yüküne dayanımı test edilir.
Anlattığım bütün bu süreçler uydunun büyüklüğü ve karmaşıklığına bağlı olarak 3 ila 8 yılı bulabiliyor. Örneğin Hubble ve James Webb Uzay Teleskobu gibi büyük projelerde ise daha da uzayabiliyor. James Webb Uzay Teleskobu ne zaman fırlatılacak sorusu halen daha kesin bir yanıt bulamamış durumda. Projeye başlayanlar emekli oldu fakat doğrusu çok büyük bir aşama da kaydettiler.

Basit bir uydu yapmıyorsanız çok fazla bilinmeyen etmen vardır. Zaten en başta bir uydu 4 yılda tamamlanır dediğiniz zaman o uydu genellikle 4 yılda tamamlanmıyor. Kontrolünüz dışında gerçekleşen o kadar çok süreç var ki; tedarik edilen parçaların üretilmesi sürecindeki aksamalar bütün test ve entegrasyon süreçlerini de aksatıyor ve birçok ekipman birbirleriyle bağıntılı durumda. O yüzden uydu sektöründe gecikmeler normal karşılanır. O yüzden bizim ülkemizde “TÜRKSAT ve İMECE çok gecikti!” denildiğinde normal karşılamak gerekiyor çünkü çok zor bir iş yapılıyor. Mesela tasarımını iyi bildiğimiz GÖKTÜRK-2 uydusunu bir daha yapalım dediğinizde bile çok zorlanırız çünkü aynı parçaları tekrar tedarik etmek için çok zaman gerekecek.
Uydu yapımına geri dönecek olursak testlerin ardından bu uydu uçuşa hazır dediğimizde fırlatma üssüne gönderilip uydu fırlatılıyor. Ondan sonra fırlatıcıdan ayrılıyor ve ilk sinyal ile uyduyu kontrol altına almaya başlıyorsunuz. Birkaç haftalık, uydunun devreye alınması süreci başlıyor. Devreye alma süreci uydunun temel işlevlerinin çalışır hale getirilmesi süreçlerini kapsıyor ve bu işin en stresli kısmı. Uzun ve emek isteyen yorucu kısmı ise, “bu uyduyu talep eden insanların istediği hassasiyette veriler sağlanabiliyor mu? İstenilen çözünürlük sağlanabiliyor mu? Görüntü kalitesi istenilen şekilde mi?” gibi soruları yanıtlayan testlerin gerçekleştirilmesi. Bütün bunların cevaplanması yaklaşık 6 aylık bir süreci kapsıyor ve bu 6 ayın sonucunda istenilen verileri ve raporları müşterisine teslim ediyorsunuz. Örneğin GÖKTÜRK-2’nin durumunda bu Hava Kuvvetleri Komutanlığı’ydı. Ardından uydunu operasyonel dönemi başlıyor, görüntüler düzenli olarak indiriliyor ve bu görüntüler ilgili kullanıcılara dağıtılıyor.

Bunları uzunca anlatmamın sebebi, insanların uydu yapımını ilk günden birilerinin bir şeyleri lehimledikleri veya bir şeylerin satın alınmaya başladığı bir süreç olarak bilmeleri. Hiçbir parçasının AR-GE olmadığı hepsinin dışarıdan toplandığı bir uydu yapalım desem, onda bile inanılmaz büyük bir tasarım süreçlerinden bahsediyoruz. Bir kamera satın alıyorsunuz ama kamera ekibi diyor ki, “kameranın sıcaklığını +/- 0.5 derecede tutacaksınız”. İstenilen sıcaklıkta tutmak tamamen sizin sorumluluğunuz. Veyahut yazılımları dışarıdan satın alsanız bile uydunun ataletini ölçmekten tutun, uydunun bir tarafının “kızarmaması” diğer tarafının soğumaması için yapılan ısıl tasarım gibi o kadar çok iş var ki yapılması gereken. Uydu çalışabilir fakat müşteri “bu uydu benim istediğim veriyi üretmiyor” diyebilir. O yüzden karmaşık bir süreçten bahsediyoruz. Bu uçak da yapsanız böyledir, İHA’da yapsanız böyledir.
Bu kısım gözden kaçıyor, o yüzden işin bir taraftan sistem mühendisliğini vurgulamak istedim. Diğer taraftan da sistem mühendisliğinin bu denli bütüncül yapısı genellikle lisansta öğretilmiyor. Herkes kendini bir kartı lehimleyecek sanıyor. Fakat bütün bunların nasıl bir araya geldiğini hiç kimse hayal etmiyor.

Söyleşinin devamını https://hamitcansayilgan.blog/2020/08/12/dr-egemen-imre-soylesisi/ buradan okuyabilirsiniz.


-
Egemen İmre, ODTÜ Havacılık ve Uzay Mühendisliği Bölümü'nden 2001 yılında mezun oldu. TÜBİTAK BİLTEN'in (yeni adıyla TÜBİTAK UZAY) Bilsat uydu projesi kapsamında yüksek lisans programı için Surrey Üniversitesi'ne gönderildi, Surrey'de yüksek lisans ve doktora çalışmalarını Yörünge Mekaniği alanında tamamladıktan sonra 2006 yılında TÜBİTAK UZAY'da çalışmaya başladı. Türkiye'de tasarlanan ve üretilen yer gözlem uyduları olan RASAT ve GÖKTÜRK-2 projelerinin tasarım ve analiz çalışmaları ile fırlatılmasında, devreye alınmasında ve operasyonlarında çalıştı. Doküman yazmak ve toplantılara girmekten kalan boş vakitlerinde uydu tasarımı, uzay çöpleri ve yörünge mekaniği alanlarında çalışmaktadır.

Uzay ve havacılık hakkında merak ettikleriniz için @uyducusirin Twitter hesabından sorularınızı sorabilirsiniz.

 
         Zula Süper Lig 5. Sezon 5. hafta karşılaşmaları geçtiğimiz hafta sonu oynandı. 5. hafta karşılaşmalarının sonuçlarının ardından; Mod-Z haftayı mağlubiyetsiz olarak tamamlayarak birinciliğini sürdürdü.
 
     5. hafta karşılaşmalarının çoğu berabere sonuçlandı. Puan sıralamasına baktığımızda; Mod-Z, 26 puanla birinciliğini korudu. Hemen ardından gelen Beşiktaş, 22 puana ulaştı. Üçüncü sırada ise 18 puanla İstanbul Wild Cats yer aldı.  
 
Zula Süper Lig 5. Sezon 5. Hafta 1. Gün Karşılaşmaları
15 Şubat Cumartesi
 
İstanbul Espor 0-2 Mod-Z
İstanbul Wild Cats 1-1 Beşiktaş
Dark Passage 1-1 Gamers Of Future
Çamlıca Espor 1-1 Bursa Espor
1907 Fenerbahçe Espor 0-2 Galatasaray
 
Zula Süper Lig 5. Sezon 5. Hafta 2. Gün Karşılaşmaları
16 Şubat Pazar
 
İstanbul Wild Cats 1-1 Galatasaray
Gamers Of Future 1-1 1907 Fenerbahçe Espor
Çamlıca Espor 0-2 Beşiktaş
İstanbul Espor 1-1 Bursa Espor
Dark Passage 0-2 Mod-Z 
 


 
     Riot Games Türkiye Direktörü Erdinç İyikul, dünyada ve Türkiye’de en çok oynanan espor oyunlarından olan League of Legends’la ilgili Türkiye özelinde dikkat çekici veriler paylaştı.
 
     Türkiye’deki espor ekosisteminin en büyük temsilcisi olan Riot Games, dijital oyunlar ve espor pazarında yaptığı yatırımlarla adından söz ettiriyor. Riot Games’in 2009 yılında pazara sunduğu ve hem Türkiye’de hem de dünyada en çok oynanan MOBA türündeki oyunların başında gelen League of Legends’la başladığı macera, şirketin yeni oyunlarıyla ve diğer projeleriyle büyüyerek devam ediyor.

     Riot Games hem PC'de hem de mobil platformlarda oynanabilecek olan stratejik kart oyunu Legends of Runeterra’yı ve otomatik savaş türündeki oyunu Teamfight Tactics’i de bu sene oyuncuların beğenisine sunuyor. Ayrıca şirketin geliştirmeye devam ettiği ilk FPS türündeki ürün olan Proje A kod adlı taktiksel nişancı oyunu da merakla beklenenler arasında. Riot Games Türkiye’nin Ülke Direktörü Erdinç İyikul, ilk oyunları League of Legends verilerinden yola çıkarak ülkemizdeki oyuncu davranışlarıyla ilgili dikkat çekici analizler paylaştı.

"Türkiye’de toplam 15 milyon LoL hesabı var" 
 
     Riot Games’in 2009 yılında oyunculara sunduğu League of Legends, bugün tüm dünyada aylık 100 milyondan fazla aktif oyuncusuyla espor ekosisteminin lokomotiflerinden biri haline gelmiş durumda. Türkiye ise League of Legends, oyuncuları, izleyici kitlesi ve gerçekleşen dev organizasyonlarıyla tutkulu bir topluluğa sahip. Ülkemizde açılan toplam 15 milyon hesabıyla LoL, bugüne kadar Türkiye’de en çok oynanan oyunların başında geliyor. Son bir yıldaki yeni kayıt sayısı ise 2 milyondan fazla.

"2019 yılında Türkiye’de toplam 400 milyon saat LoL oynandı"
 
     League of Legends’ı oynayan kitlenin yaş aralığına baktığımızda 15 – 25 arasında seyrediyor ve oyuncu kitlesini ağırlıklı olarak lise / üniversite öğrencileri oluşturuyor. Oyunun en çok oynandığı saat aralığı 19.00 – 22.00 aralığı. Yani bir zamanlar “TV saati” olarak tanımlanan prime time artık “oyun saati” olarak konumlanıyor. Bu noktada edindiğimiz veriler/ rakamlar dikkat çekici. 2019 yılında ülkemizde toplam 400 milyon saat LoL oynandı. En çok oyun oynanan günler ise Cumartesi ve Pazar günleri. Bu anlamda eğlencenin tanımı değişiyor; dijital oyunlar, yeni neslin kendi yarattığı bir alan olarak öne çıkıyor. Monolog ve bireysel tüketimden sosyal ve interaktif bir eğlence anlayışına geçiş yaşanıyor.

"Sonuç odaklıyız" 
 
     Erdinç İyikul, genel oyuncu profili ile ilgili şu değerlendirmelerde bulundu; “Türkiye’deki oyuncu profiline baktığımızda hızlı sonuç almak isteyen, tek hamleyle rakibin en kritik noktasını ortadan kaldırabilen karakterlerin tercih edildiğini görüyoruz. Oyuncularımız, seçtiği rolün etkili olmasını, maçlarda ön plana çıkmasını tercih ediyor. Bu nedenle, örneğin şampiyon seçiminde özellikle ani hasar potansiyeli yüksek (suikastçi) şampiyonlar Türkiye’de çok tercih ediliyor. Geleneksel spor olan futbolda nasıl forvet olup gol atmayı seviyorsak; Sihirdar Vadisi’nde de hızla skor almaya, takımın yıldızı olmaya bayılıyoruz.
 


 
 
     League of Legends Türkiye Şampiyonluk Ligi (VFŞL), 3. hafta karşılaşmaları oynandı. Riot Games Espor Sahnesi'nde seyircilere açık olarak oynanan VFŞL 2020 Kış Mevsimi'de 3. haftayı mağlubiyetsiz tamamlayan takımlar; Papara SuperMassive ve Royal Youth oldu. Puan durumu ise şu şekilde; 1907 Fenerbahçe Espor ve Dark Passage, 4 galibiyet - 1 mağlubiyet ile birinci sırayı paylaşıyor. Üçüncü sırada 4 galibiyet ve 1 mağlubiyet ile Royal Youth, dördüncü sırada Beşiktaş, beşinci sırada ise Papara SuperMassive yer alıyor.
 
VFŞL 2020 Kış Mevsimi 3. Hafta / 15-16 Şubat
 
15 Şubat Cumartesi
 
Team Aurora 0-1 1907 Fenerbahçe Espor
5 Ronin 0-1 Galakticos
Royal Youth 1-0 Beşiktaş
Papara SuperMassive 1-0 Dark Passage
 
16 Şubat Pazar
 
1907 Fenerbahçe Espor 0-1 Beşiktaş
Galakticos 0-1 Royal Youth
Dark Passage 1-0 Team Aurora
Papara SuperMassive 1-0 İstanbul Wild Cats
 


 
      League of Legends Avrupa Şampiyonası (LEC) 2020 Bahar Mevsimi 4. hafta karşılaşmaları oynandı. 4. hafta karşılaşmalarının ardından haftayı mağlubiyetsiz tamamlayan takımlar; Origen, Rogue ve Misfits Gaming oldu. Puan durumuna baktığımızda ligin lider takımı olan G2 Esports, 4. haftayı 2 mağlubiyet ile tamamladı ve böylelikle liderlik koltuğunu Misfist Gaming ve Origen ile paylaştı.
 
G2, Misfist ve Origen 6 galibiyet ve 2 mağlubiyet ile birinci sırayı paylaşıyor.
 
LEC 2020 Bahar Mevsimi 4. Hafta - 1. Gün Karşılaşmaları
14 Şubat Cuma
 
MAD Lions 0-1 Origen
Excel Esports 1-0 SK Gaming
Vitality 0-1 Fnatic
FC Schalke 04 0-1 Rogue
Misfits Gaming 1-0 G2 Esports 
 
LEC 2020 Bahar Mevsimi 4. Hafta - 2. Gün Karşılaşmaları
15 Şubat Cumartesi
 
Vitality 0-1 Misfits Gaming
Rogue 1-0 SK Gaming
FC Schalke 04 1-0 G2 Esports
Excel Esports 0-1 Origen
Fnatic 0-1 MAD Lions 
 


 
      ESL ve Intel ortaklığında Polonya'da düzenlenen Intel Extreme Masters Katowice 2020, Counter Strike: Global Offensive turnuvasının ilk karşılaşmaları belirlendi. 500.000 dolar ödül havuzu oluşturulan IEM Katowice 2020 turnuvasında 16 takım mücadele edecek.
 
EM Katowice 2020, 24 Şubat Pazartesi günü başlayacak.
 
     A grubu: Astralis, Cloud9, FaZe, fnatic, Natus Vincere, NiP, Renegades, Vitality
    B grubu: 100 Thieves, Evil Geniuses, G2, Liquid, MAD Lions, mousesports, Virtus.pro, TYLOO 
 
 24 Şubat Pazartesi
 
14:00 -  Astralis vs.  Cloud9 | BO3
14:00 -  NiP vs.  Vitality | BO3
17:30 -  Natus Vincere vs.  FaZe | BO3
17:30 -  Renegades vs.  fnatic | BO3
21:00 -  mousesports vs.  ViCi | BO3
21:00 -  100 Thieves vs.  G2 | BO3
 
25 Şubat Salı
 
14:00 -  Liquid vs.  Virtus.pro | BO3
14:00 -  MAD Lions vs.  Evil Geniuses | BO3
17:30 - A Grubu Üst Tur Yarı Finali #1
17:30 - A Grubu Alt Tur 1. Round
21:00 - A Grubu Üst Tur Yarı Finali #2
21:00 - A Grubu Alt Tur 2. Round 
     
     Grup etabı ve Playoff karşılaşmaları 3 maçlık, final karşılaşması ise 5 maçlık seri formatında oynanacak.  
 


 
     Battle for Azeroth ‘un yavaş yavaş sonuna yaklaşırken, 2020 yılında World of Warcraft esporu için oldukça şaşalı günler bizleri bekliyor. Bunların arasında bu zamana kadar düzenlenen en büyük LAN partisi ve hem Arena Dünya Şampiyonası (Arena World Championship / AWC) hem de Uluslararası Destansı Zindan Karşılaşmaları'na (Mythic Dungeon International / MDI) gelen değişiklikler yer alıyor.

     AWC’nin çevrimiçi eleme kupalarına kayıt önümüzdeki bahar aylarında başlıyor. Çevrimiçi 8 Arena kupasının her biri 10.000 $ ödül havuzuyla ve AWC puanlarıyla geliyor. İsteyen herkes bu ödül havuzundan pay almak ve marifetlerini dosta düşmana sergilemek için kayıt yaptırabiliyor. 
 
 
 
     Toplamda dört tane olan Kuzey Amerika ve Avrupa kupalarının ardından en fazla puana sahip takımlar AWC Battle for Azeroth Finallerinde oynamaya davet edilecek. Burada dünyanın en iyi 8 takımı gelmiş geçmiş en büyük ödül tutarı olan 500.000 dolarlık ödül havuzu için mücadele edecek.
 
     World of Warcraft: Shadowlands’ın çıkışıyla birlikte Arena Dünya Şampiyonası yeniden başlayacak. Azeroth’un en iyi gladyatörlerinin güçleri eskisinden daha çok test edilecek. Shadowlands’deki İlk AWC Turnuva Serisi iki çevrimiçi kupalı rekabetçi sezona ve iki de yüz yüze turnuvaya dayalı olacak. Bunlar arasında bir seri ortası LAN partisi ve yaz aylarında gerçekleşecek, bu yılki Battle for Azeroth finalleri benzeri bir final etkinliği yer alıyor. 
 
 
 Uluslararası Destansı Zindan Karşılaşmaları (Mythic Dungeon International)
 
     Mythic Dungeon International ikinci yılı için yepyeni bir zindanla geri dönüyor. Bu yıl geçen yıllara kıyasla format değişikliği gerçekleştirildi.

Format Değişiklikleri

     Bu sezonun en önemli değişikliklerinden biri de grupların tanımlamasıyla ilgili. Hâlâ iki farklı grup olsa da eskiden olduğu gibi Doğu (East) ve West (batı) olarak keskin bir şekilde ayrılmayacaklar.

- Avrupa ve Asya (EU/Asya) grubunda Avrupa, Orta Doğu, Afrika, Kore, Çin ve Tayvan’dan oyuncular yer alacak.

- Amerika (AMER) grubundaysa Kuzey ve Güney Amerika, Avustralya ve Yeni Zelanda’dan katılan oyuncular yer alacak.

- Takımların gruplara ayrımı bünyelerindeki oyuncuların ağırlıklı olarak hangi ülkelerden olduğuna bakılarak ayrılacak.

     Finallerde takımlar 300.000$’lık dev ödül havuzundan pay almak için kıran kırana mücadele edecek. 11 Nisan tarihinde başlayacak olan MDI turnuvası canlı olarak resmi Warcraft YouTube hesabı üzerinden yayınlanacak. 
 


 
     İkinci haftanın ardından mağlubiyet ile tanışmayan sadece iki takım kaldı: 1907 Fenerbahçe Espor ve Dark Passage. İki tarafın da birer maçı eksik olmasına rağmen aldıkları üçer galibiyet onları zirveye taşımaya yetti. 1907 Fenerbahçe Epor, 2. haftayı tek maçla kapattı. Ligin favorisi olarak görülen Papara SuperMassive net bir oyunla mağlup edilirken Koreli Üst Koridor oyuncusu Hirit, Maçın En Değerli Oyuncusu seçildi. Zirvenin diğer ortağı Dark Passage da bu haftayı tek maçla kapattı. GALAKTICOS’u mağlup etmeyi başaran takım, 2016 Yaz Mevsimi’nden sonra en iyi lig başlangıcını yaptı. GALAKTICOS galibiyetinde takımın en değerli oyuncusu Juuzou seçildi.
 
 
     İlk haftayı GALAKTICOS yenilgisiyle kapatan Beşiktaş’a dair algı pek de olumlu değildi. Genç bir takım kuran ekip, ilk sınavından hiç de iyi bir sonuçla ayrılmamıştı. Bu durum ikinci haftada tam tersine döndü. Papara SuperMassive ve Team Aurora karşısında alınan galibiyetler takımı üst sıralara taşıdı. Alınan galibiyetlerde en ilgi çeken nokta, takım oyuncularının ilginç ve cesur şampiyon tercihleri oldu.

     Team Aurora ise okyanusu aştı, derede boğuldu. Ligin en zayıf ekiplerinden biri olarak görülen Aurora; ilk iki sınavını Royal Youth ve Papara SuperMassive’e karşı vermiş ve bu maçlardan zaferle ayrılmayı başarmıştı. 2. haftanın son gününde Beşiktaş karşısına çıkan ekip favori olarak görülüyordu. Ne var ki galibiyet serileri de tam olarak favori gösterildikleri bu maçta son buldu.
 
     Ligde 3. hafta karşılaşmaları 15 ve 16 Şubat tarihlerinde oynanacak. 16 Şubat tarihinde yeşil sahalardan alışık olduğumuz iki takım Sihirdar Vadisi’nde karşı karşıya gelecek. Saat 14.00’da başlayacak maçta 1907 Fenerbahçe Espor ve Beşiktaş galibiyet için mücadele edecek. 
 


 
      Mod-Z elektronik spor takımı, 2020 Zula Süper Lig 5. Sezon'da çıktığı 8 maçta 6 galibiyet, 2 beraberlik alarak 20 puan toplamayı başardı. Topladığı puanlarla ligin zirvesinde yer almalarının yanı sıra İstanbul WildCats, Beşiktaş Espor, 1907 Fenerbahçe gibi takımların önünde bulunurken son 4 sezonun şampiyonu olan Galatasaray Espor’un tam 13 puan önünde yer almayı başardılar.

     Sezonun öncesinde Türkiye Espor Federasyonu’nun düzenlemiş olduğu Zula Türkiye Kupası’nda güçlü rakiplerini elemeyi başarak şampiyon olan Mod-Z hem ilk kupalarını müzelerine götürmeyi başardılar hem de bu sezon ki hedeflerinin ne kadar büyük olduğunu göstermişlerdi. Ligde yer aldıkları ilk sezonda istedikleri gibi bir sezon geçiremeyen Mod-Z başarısız geçen ilk sezonun ardından yavaş yavaş kimlik değiştirmeye ve yeni bir yapılanmaya gitmeye başladı. Kadrosunu kademeli olarak değiştiren ve ligin en iyi oyuncularını transfer eden Mod-Z, 5. sezonun başında ise gözünü zirveye dikerek ses getiren hamleleri yapmış oldu.
 
     100.000 TL’lik dev bir bütçeyle sezona başlayan ve tek hedef şampiyonluk diyen Mod-Z, sezona Hüseyin ‘’CixEd’’ Kıran, Yakut ‘’Y4K7T’’ Erdoğan, Mehmet Burak ‘’Extreme’’ Akbalık, Furkan Can ‘’Masic’’ Öztürk ve Eren ‘’Brave’’Kasırga 5’lişiyle başladı. Yedek oyuncu için ise Kerem ‘’Wadaa’’ Uysal ile anlaştılar. 5. sezonun özellikle İstanbul WildCats ve Beşiktaş Esports’un domine etmesi beklenirken Mod-Z, 2 güçlü rakibinden sıyrılarak ilk 8 maç itibariyle ligin zirvesinde yer almayı başardı. Özellikle Yakut ‘’Y4K7T’’ gösterdiği performans ve 2.07 gibi çok yüksek bir KDA ile oynaması zirveye giden yolu açtı diyebiliriz. 
 


 
           League of Legends Kuzey Amerika Şampiyonası (LCS) 2020 Bahar Mevsimi 3. hafta karşılaşmaları oynandı. 3. hafta karşılaşmalarının ardından haftayı mağlubiyetsiz tamamlayan takımlar; Team SoloMid, Cloud9 ve Immortals oldu.
 
     Can "Closer" Çelik'in yer aldığı Golden Guardians ve Sergen "Broken Blade" Çelik'in yer aldığı Team SoloMid karşı karşıya geldi. Karşılaşmanın sonucunda Team SoloMid galibiyetle ayrıldı.
 
     Puan durumuna baktığımızda Cloud9, mağlubiyetsiz 6 galibiyet ile ligde birinci sırada yer alıyor. İkinci sırayı 4 galibiyet ve 2 mağlubiyet ile Immortals ve Team SoloMid paylaşıyor.  
 
LCS 2020 Bahar Mevsimi 3. Hafta - 1. Gün Karşılaşmaları 
     9 Şubat Pazar 
 
Evil Geniuses 0-1 Counter Logic Gaming
100 Thieves 1-0 Team Liquid
Team SoloMid 1-0 Dignitas
Cloud9 1-0 FlyQuest
 
LCS 2020 Bahar Mevsimi 3. Hafta - 2. Gün Karşılaşmaları 
     10 Şubat Pazartesi 
 
Immortals 1-0 100 Thieves 
Golden Guardians 0-1 Team SoloMid
Dignitas 0-1 Cloud9
FlyQuest 0-1 Evil Geniuses
 
LCS 2020 Bahar Mevsimi 3. Hafta - 3. Gün Karşılaşmaları 
    11 Şubat Salı 
 
Team Liquid 0-1 Golden Guardians
Counter Logic Gaming 0-1 Immortals 
 

Hakkında
Konum: İzmir
Temel Bilgiler ve İstatistikler
Aktiflik: Şu anda DH'de değil
Son Giriş: 3 ay önce
Son Mesaj Zamanı: 3 ay
Mesaj Sayısı: 1.623
Gerçek Toplam Mesaj Sayısı: 1.637
İkinci El Bölümü Mesajları: 13
Konularının görüntülenme sayısı: 5.495 (Bu ay: 1.397)
Toplam aldığı artı oy sayısı: 48 (Bu hafta: 0)
En çok mesaj yazdığı forum bölümü: Oyun
Mesajları
İkinci El Referansları
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.