F

Binbaşı
21 Mayıs 2006
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
5 üye
Görüntülenme
Toplam: 85 (Bu ay: 0)
Gönderileri

Arkadaşlar herkese selamlar ismini ALPHAN olarak koyduğum tasarımı-modellemesi-animasyonu kendime ait olan otomobil tasarımını burada paylaşıyorum. daha önceden de bir çok tasarım yapıp burada paylaşmıştım, (poyraz yerli otomobil)


diğer resimler için facebook linki https://www.facebook.com/FATIH-Kapcak-AUTO-Design-207710936079467


tasarıma ait video animasyon bu linktedir:




gençler yaşım oldu 38 artık bu tasarım vs işlerinden gerçekten çok sıkıldım ve yoruldum beni affedin bu tasarımım hayatımda yaptığım son tasarım ve artık bitti başka yok :) yani bu benim için bir final oldu. yani bu bir veda paylaşımıdır :) 


hani Tayyip Erdoğanın bir sözü vardı ya daha da gelmem davos'a diye, ha işte otomobil markaları gel beraber çalışalım dese artık uğraşamam , o kadar kaybettim heyecanımı, bundan sonra kendimi kitap okumaya ve maneviyata (dinimi, islamı öğrenmeye) adayacağım. hepiniz sağlıcakla kalın.



https://forum.donanimhaber.com/cache-v2?path=http://store.donanimhaber.com/b1/79/95/b179958f98715faa3f4f61636142bfb4.jpeg&t=0&width=480&text=1
https://forum.donanimhaber.com/cache-v2?path=http://store.donanimhaber.com/0e/ba/64/0eba64f8d0b1fb5256b6270ceebc6538.jpeg&t=0&width=480&text=1
https://forum.donanimhaber.com/cache-v2?path=http://store.donanimhaber.com/18/46/83/184683796ffa783368a3eb864134eb4d.jpeg&t=0&width=480&text=1
https://forum.donanimhaber.com/cache-v2?path=http://store.donanimhaber.com/d2/d6/8e/d2d68eadaa2655f53c4584f4bebe771e.jpeg&t=0&width=480&text=1
https://forum.donanimhaber.com/cache-v2?path=http://store.donanimhaber.com/8e/7f/5a/8e7f5a9aba60afac2c0fc717a0c1e28e.jpeg&t=0&width=480&text=1
https://forum.donanimhaber.com/cache-v2?path=http://store.donanimhaber.com/27/8e/80/278e80611fce65bf851ac93775e9809d.jpeg&t=0&width=480&text=1
https://forum.donanimhaber.com/cache-v2?path=http://store.donanimhaber.com/d7/5f/f4/d75ff48c353cd9777c22909618c2c535.jpeg&t=0&width=480&text=1
https://forum.donanimhaber.com/cache-v2?path=http://store.donanimhaber.com/eb/7f/68/eb7f6847b48a71993bec4cbde93352fd.jpeg&t=0&width=480&text=1
https://forum.donanimhaber.com/cache-v2?path=http://store.donanimhaber.com/52/42/1b/52421b8cc3ee2e90f2f7d3e794467790.jpeg&t=0&width=480&text=1
https://forum.donanimhaber.com/cache-v2?path=http://store.donanimhaber.com/1b/40/05/1b400594d7ebc8f2555efc082a2f4af3.jpeg&t=0&width=480&text=1
https://forum.donanimhaber.com/cache-v2?path=http://store.donanimhaber.com/f7/b3/6a/f7b36af0d98f891d2906908e7dacb529.jpeg&t=0&width=480&text=1
https://forum.donanimhaber.com/cache-v2?path=http://store.donanimhaber.com/36/4a/ad/364aaddad5cd10c3fd35bb3a5532e086.jpeg&t=0&width=480&text=1
https://forum.donanimhaber.com/cache-v2?path=http://store.donanimhaber.com/61/6f/33/616f3391c1165102297f503509aac878.jpeg&t=0&width=480&text=1
https://forum.donanimhaber.com/cache-v2?path=http://store.donanimhaber.com/51/95/4b/51954b0e7e20249ddd26840599779d8b.jpeg&t=0&width=480&text=1
https://forum.donanimhaber.com/cache-v2?path=http://store.donanimhaber.com/18/1b/e7/181be798410e4fdbddb71a0b42dd8ba5.jpeg&t=0&width=480&text=1
https://forum.donanimhaber.com/cache-v2?path=http://store.donanimhaber.com/82/66/10/82661063f1dcd7e49d65cedb7bc2203e.jpeg&t=0&width=480&text=1
https://forum.donanimhaber.com/cache-v2?path=http://store.donanimhaber.com/a9/64/7c/a9647cbefed536de9218d59b958b9753.jpeg&t=0&width=480&text=1
Öncelikle söylemem gerekir ki, ben denedim ve çalışıyor. Bu aslında bir diyet değil, Sadece düzenli beslenme alışkanlığından oluşan bir zayıflama programı diyebiliriz.Burada asıl amaç abur cubur ve şeker yememek Bu ikisini kestiğiniz anda göreceksiniz ki vücudunuz bir düzene giriyor ve hızlı kilo vermeye başlıyorsunuz

Ilk yapmamız gereken şey öğün sayımız,

sabah kahvaltısı ve akşam yemeği olmak üzere iki öğün yemek yiyoruz. bu iki öğünde dilediğimiz şeyi dilediğimiz kadar Doyana kadar yiyoruz yani Bu bakımdan hiçbir sıkıntı yok

Fakat dikkat etmemiz gereken konu sabah kahvaltısında kesinlikle reçel çikolata gibi tatlı şeylerden yemiyoruz Yani bu bir tatlı diyeti unutmayalım Fakat diğer peynir zeytin sucuk salam yumurta aklınıza ne gelirse şeker olmayan yani ilave şeker içermeyen her şeyden sınırsız yiyebilirsiniz


akşam yemeğinde de aynı şekilde herhangi şekerli birşey yemeden dilediğimiz yemekten dilediğimiz kadar yiyoruz Yani bu 2 öğünde de yeme ve içme bakımından hiçbir sıkıntı yok.

içme demişken içecek konusuna da değinelim;

kesinlikle kola meyve suyu gibi şekerli içecekler ve Asitli içecekler tüketmiyoruz.

Bu programdaki en önemli kurallardan bir tanesi ara atıştırması diye bir şey kesinlikle yok.

yani sabah kahvaltısını yaptınız akşam yemeğine kadar en fazla 1 elma veya başka bir meyve Bunun dışında kesinlikle ara atıştırması diye bir şey yok yani bir şey yemiyorsunuz kesinlikle.

Bu programa yeni başlayanlar önceden çok fazla çikolata ve abur cubur gibi şeylere alıştıkları için İlk başlarda zorlanabilirler, Onun için benim kişisel Önerim Akşam yemeğinden sonra canınız Eğer şekerli bir şeyler ile beraber çay içmek falan isterse 1 adet incir ile bereber 2–3 ceviz veya kuru üzüm ile beraber 4–5 adet fındık yiyerek bu arzunuzu hafifletebilirsiniz, böylece Tıpkı çikolata yemiş gibi etki yapıyor.

Bu programın en güzel tarafı sabahleyin aç bir şekilde uyanıp iştahlı r şeklilde kahvaltı yapmaktır emin olun Kahvaltılar ve akşam yemekleri çok zevkli oluyor, çünkü sadece o vakitlerde istediğiniz kadar yiyorsunuz.

Tabii bünyeden bünyeye farklılık gösterebilir ama en sadece Bunları yaparak 6 ayda 10 kilo verdim bakın akşam yemeğinde ve sabah kahvaltısında sınırsız yiyorum.
gerçekten traji komik bir hikayedir efendim.

sene 1996, lise 1' e gidiyorum. endüstri meslek lisesinde okuyorum, endüstri meslek lisesi ortamını bilen bilir, metre kareye düşen kumaş pantolonlu, mavi önlüklü ve yarısı tüğden oluşan ergen sakallı sap ortalaması türkiye ve dünya standartlarının çok üzerindedir.

öyle bir seviyedir ki burası, sizin beğenmediğiniz bağcılar anadolu lisesi bizim meslek lisesinin yanında `california ınstitute of technology` gibi durur. mesela yere kalem düşürsek eğilip alamazdık, tüm gün ceza sahası içerisinde yandan kesilen sert ortaya penaltı olmasın diye eli götünde müdahale eden defans oyuncusu gibi gezerdik. işte bu yüzdendir ki vahşi bir ortam ve bu ortamda evrim geçirmiş ve vahşi doğaya uyum sağlamış öğretmenlerimiz mevcuttu.


eskiden fifa oynayanlar bilir şimdi var mı bilmiyorum, oyunun zorluk ayarları vardı `amateur` - `professional` - `world class` diye.

ha işte bizim öğretmenler içerisinde de böyle zorluk dereceleri vardı. bunlar içerisinde de `sadullah` isminde çekindiğimiz, `yiğit bulut` 'dan geriye kalan tüm jöleleri kullanan bol saçlı ve world class zorluk seviyesinde bir hocamız mecuttu.

efendim kendisinin dayak atma ratings'leri ise şu şekildeydi:

tokat : 99
tekme: 92
uçan tekme : 89
cetvelle geçirme: 88
küfür: 92
rezil etme: 96
dayak sonrası sınıftan siktir etme özelliği ise 92 idi.

yani öğretmenlerin dayak açısından `cristiano ronaldo`su , zorluk seviyesi olarak world class'ı idi. aynı yolda ğkarşılaştığımızda sadece yolumuzu değil kimliğimizi değiştirirdik


neyse efendim okuldan kendimi eve attığım bir günün akşamında bir akrabanın düğünündeyiz. okula göre çok daha elit bir ortamda , yani okula göre elit olan ortam, dayılı, amcalı, halalı, halaylı, zılgıtlı düğün akşamı işte:)

neyse çaylarımız içiyor, erkekler bir arada oturuyor sohbet akıyordu. ortamınhttps://store.donanimhaber.com/16/4b/f7/164bf7b2238f55a7c5707966ea1ff3ae.jpg reno 12 sahibi, israil, ameriga falan alakasız sallayan, her şeyi bilen, düğün gecelerinde orta sahada sohbet kuran, kumaş patolonlu, çizgili cepli tişörtlü ve göbekli amcası nedendir bilinmez o karmaşada benim okulu sordu.
nerede okuyon vs falan derken '' la orda bizim sadullah var la'' bak ona benim selamı mı söyle, kör seyidin selamı var de seni kollar, gözetir haaa dedi.

içimden hassiktir, dışımdan aleyküm selam deyip ortamdan uzaklaştım. sonra
dışarıya kız kesmeye çıktım,şalvarlı 65 yaşında teyzelerin arasında kimseyi göremeyince tam eve yönelecekken yine aynı dayı omzuma dokunup ''sadullah'a selam söylemeyi unutma yiğenim'' dedi.

neyse aradan 2 ay falan geçti, yıl sonu yaklaşıyordu, o sene ilk defa uygulanan bir sistem var `ortalama ile geçme sistemi`. ders ortalaması 2.5 'in altında olanlar otomatikman sınıfta kalıyor.

sınavlar falan bitti, vergi memuruna döküman hazırlayan muhasebeci gibi bir oraya bir bu buraya elde hesap makinası dolaşıyorum. matematik'den şu kadar, türkçe'den şu kadar vs.. neyse tüm dersler açıklandı, baktım tüm planlarım tutuyor, `ortalamam atölye dersi hariç 2.24` civarı ama `atölye dersi 3 gelirse` direkt ortalamam `2,60` falan yapıyordu ki bu bana fazlasıyla yetiyordu. atölye uygulamalı ders olduğu için birazda ona güveniyorum.

neyse efendim geldi bizim atölye dersi notu, sonuç : `2` ve dolayısı ile sınıf tekrarı demekdi bu. 2 hafta sonra ortalama yükseltme sınavı vardı. anneme babama falan sonucu söylemedim ama ne yapıp ne edip ortalama yükseltme sınavından 3 almalıyım.

bu arada nabız yoklamak için arada okuldan arkadaşlarla falan görüşüyorfum, tabi görüşüyorum dediğim muhabbet her nekadar `ne ber lan yar....m` dan ibaret olsada bu sohbetlerde bizim sadullah hocanın bölüm başkanı ve atölye dersi sorumlusu olduğunu öğrendim.

amerikan filmlerinde birden kafasında şimşek çakıp, ip uçlarını birleştiren dedektif edasıyla, aklıma düğünde israilden dem vuran reno 12'li amca geldi.

''sadullah'a selam söylemeyi unutma yiğenim''

artık bu son şansımdı yoksa sınıfta kalacaktım, kafaya koydum o riski alıp dayının selamını söyleyip, bir şekide durumumu anlatıp, atölye dersinden 3 almak için her şeyi yapacak, hatta belkide hocayı kafalıyacaktım.

büyük gün geldi, sırf tertipli ve düzenli görünmek için ütülü kumaş pantolon, gömlek, babamın kravatı ve içinde kariyerime şaşmaz oto sanayine devam edeceğimi gösteren ders notlarım ile tertipli ve ciks bir şekilde yola koyuldum, odasına yaklaştığımda odadan bir müzik sesi geliyordu kapı aralıklıydı yani açıktı. kapıyı iki defa tıkladım , döner koltuğunda `o ses türkiye'de sırtını dömüş hadise` gibi sırtı dönüldü. karşında oturan başka bir öğretmene konuşmadan bakıyordu. sanki ben şarkı söyleceğim o da kırmızı tuşa basıp bana gülerek yüzünü döbecek ,benim atöyle notuna 3 verecek ve bende sınıfı geçecektim.

sert bir şekide arkasını dönüp ayağa kalktı.

hocam bizi....derken sağ avcunu elmacık kemiğime sapladı.kıravatımdan tutup iki tane okkalı şamar daha atıp ''siktirrrrr'' çık dışarı kapıyı vur tekrar gel dedi.

ne oluyor anlamadan yüzümde sadullah hocanın elinin şablonu , dağılmış kıravat ve gömlekle kendimi tekrar kapıda buldum. eski topraklarını kazanmak için 1. balkan savaşına katılıp elindeki edirne'den de olan osmanlı ordusu gibi hissettim kendimi. selam söylemeye gelmiştim halbuki, ama dedim ya sınıfta kalmak var işin ucunda tekrar kapıyı vurdum, hiç bir şey olmamış gibi sesi geldi:

-gelllll

sesizce ve nefretle bana bakıyordu, ''evet söyle'' dedi.

- sanki kapıya ikinci gitiğimde '' çekil amk bok ettin, ben hallederim'' diyen diğer ikinci kişiliğim olayı dervralmış ve hiç bir şey olmamış gibi gibi'' hocam dedim bizim bir akraba var `seyit amca`. size selam söylememi söylemişti onun için geldim dedim. size selamı var !

-hangi seyit?

- valla `kör seyit` dedi ama tam soyadını bilmiyorum. dedimhttps://eksiup.com/dc3d3b27b128 bu resimdeki dayak yemiş adam edasıyla.

içinde bulunduğumuz durumdan o dahttps://eksiup.com/7d9d0f3cf654 bu resimdeki gibi utanmıştı kendisine bir tanıdığından selam getiren öğrenciye dayak atmış, herşeyi berbat etmişti. yere bakarak "tamam sağol"dedi.

hiç bir şey söylemeden bok gibi çıktım odadan, bırak muhabbet kurmayı falan dayak yiyip çıkmıştım yanından. tek umudum vardı artık, o da bu durumdan kendisinin de utanıp bana atölyeden 3 vermesiydi. böylece kör seyit'e de mahçup olmazdı.

aradan 2 hafta geçti atöyle sınavına girdim atölye dersim 2 idi. sınavdan sonra kurul sınav puanı olarak `0` verdi. evet yazıyla `sıfır`. ortalamadan daha düşük puan alınca ortalamam düşmüyordu ama 2.24 ile sınıfta kalmıştım yapacak bir şey yoktu.

o gün anladım ki torpil vs falan bize pek gelmiyor, hatta ters tepiyor. dedim ki bundan sonra kimseye kendini ezdirme ve en iyisini yapmaya çalış. zaman geçti sağlık yüksek okulu bitirdim o okulda öss'den en iyi puan alan 10 kişiden birisi ben oldum. ayrıca onların tüm çabalarına rağmen o sene sınıfta kalmadım çünkü milli eğitim bakanlığı çok sınıfta kalan olduğu için not geçme ortalamasını 1 ay sonra 2.00 a düşürdü. yaşım şu an 37, o sene 1 aylığına sınıfta kaldığımı hala babam bilmez.

ama ben hiç unutmam....
Kafesin içinde vahşi bir kaplan varmış, bu hayvan doğası gereği saldırgan ve açmış, kafesin hemen yanında da Bir tane kuzu ağaca bağlanmış bekliyormuş, hayvanlara bakan görevli bakıcı,kaplanın yemeğini doğru düzgün vermediği gibi birde çıkarken kaplanın kafesini açık bırakıp gitmiş, ertesi gün kontrole gelenler birde ne görsün? kaplan kuzuyu yemiş.

Şimdi burada kuzuyu yiyen kaplan mi suçlu yoksa işini iyi yapmayan görevli bakıcı mı?

Evet bu iç güçlerin hiçmi suçu yok? Yani diyelim ki bu dış mihraklar bizi bitirmek istiyor peki 16 yıldır tek başına hükümet olan AKP buna önlem olarak ne yapmış? Hadi buradan elestirelim?

İşin aslı şudur, paranın ve sermayenin duygusu ve mihragi, iyisi kötüsü olmaz.
keza ülkeler ve piyasalar da aynı şekilde nefretle veya kıskançlıkla hareket etmezler, nerede karşılığını alabileceği güvenli Bir yatırım görürse para ve sermaye oradadır.


üretim bitmiş `tış küşler`

eğitim bitmiş `tış küşler`

fabrikalar satılmış `tış küşler`

tarım ve hayvancılık bitmiş `tış küşler`

tamam da güzel kardeşim`iç güçlerin`
hiçmi suçu yok?

Umarım bu son olur, artık beton değil yatırım ve üretim istiyoruz
trabzonspor'u anlatan bir fıkra;

trabzonspor çok zor günler geçirmekteymis.

kulüp hem futbol,hemde finansal açıdan iyice batağa batmış.

gel zaman git zaman,kulüp herseyini satmış, elde avucta bir şey kalmamış.

ertesi sezon, başkan artık iyice ümidini kesmiş, para kaynağı için yönetim kurulunu toplamış, ne yapabiliriz diye başlamışlar araştırmaya.

başkan:
" herşeyi sattık, elimizde şu kupaların olduğu vitrinden başka birşey kalmadi, oradaki kupaları eritelim, satalim,belki bir iki tane ucuz afrikalı futbolcu bulur, onlarla ligde kalırız"demiş.

indirmişler vitrini,
1970'lerden kupalar, 1980'lerin şampiyonluk kupaları,tsyd kupası vs falan derken arada küçük tozlu bir kupa bulmuşlar,buda ne acaba demişler? üzerini okumuşlar "1972 binbir gece cin kupası"

başkan almış eline kupayı, tam silerken içinden bir cin çıkmış,

kupadan çıkan cin,yönetim kuruluna dönmüş ve;

"3 dilek hakkınız var istekleriniz anında kabul olacaktır, fakat bilinki her dileginizde başkasına da 10 katı pay vardır."


başkan önce çok şaşırmış, gözlerine inanamamış sevinç içerisinde hemen ilk dileği söylemiş;

-süper ligde şampiyon olalım!

isteğiniz kabul oldu demiş cin ve trabzonspor süper lig şampiyonu olmuş

ama o da ne? tüm spor kanallarında son dakika gelişmesi :
"fenerbahçe uefa şampiyonlar ligi şampiyonu"

"buda başkasının 10 kat payı"demiş cin.

trabzonlularin biraz morali bozulmuş ama beklemeden hemen ikinci dileği söylemiş başkan:

-kulübün kasasına 1 milyar dolar para yatsın!

hay hay demiş cin ve anında banka hesaplarında 1 milyar dolar bakiye yatmış.

ama o da ne? tüm spor kanallarında son dakika gelişmesi :

fenerbahçe'ye piyango!
"bir arap milyarderi fenerbahçe'ye 10 milyar dolar bağışta bulundu"

"buda başkasının 10 kat payı"demiş cin.

trabzonspor başkanı sinirinden tırnaklarını yemiş, kahrolmus.

"evet son dileğinizi alayım"demiş cin.

trabzonspor başkanı ayağa kalkmış ve bağırarak;

" madem herşeyden fener'e 10 katı var, o zaman trabzonspor amatör lige düşsün"

ve trabzonspor amatör lige düşmüş.

ama o da ne? yerel bir kanalda son dakika gelişmesi :
"amatör ligin yeni şampiyonu fenerbahçe"
Superonline 100 gb akk li 10 mbit fiber internet tarifem bu ay sona erdi beni aradılar ve teklifleri şu:

Turkcell TV plus +25 mbit 50gb akk fiber 64 TL

50 GB akk dolunca bizim hiz 16 mbite düşecekmis

Yani işin özeti ,bir kısmı 25 mbit olmak üzere sınırsız 16 mbit 64 TL sizce nasıl?
Ben cevabını yazayım, zorda kalmadan sırf eğlence amaçlı bile hırsızlık yapıyoruz maalesef


Film
Mp3
Oyun
Program

Bunlar emek gösterilip ,para kazanmak amacıyla (ticari olarak ) yapılıyorlar
sen gelip bedava yolunu buldum diyerek çatır çatır hepsini bedavaya sömürüyorsun

Bu şimdi kul hakkı değilde nedir? Hırsızlık değilmidir?

Bir mağazaya gidip pc oyunu çalarmısınız? Yoksa onun hırsızlık olması için gerekli olan şey kutusu mu? Yoksa hırsızlık sayılması için mağaza rafında mı olması gerekiyor?

Ayrıca,

Bunları parayla satın alan milyonlarca insan var bunlar enayimi?
Öncelikle paralı bir ünv den 2 yıllık paramedik bölümü kazanılınır ––––––20.000 tl

Kpss den 70 civarı puan yetrrlidir

Türkiyenin ilk 10 büyük şehri dışında bir ilin sakin bir ilçesinin 112 istasyonu seçilir

Sonra ömür boyu rahat bir memuriyet

ver elini ayda 7–8 gün mesai,
gerisi tatil ,hobi,balık ,piknik vs,vs

Maaş şu an toplam yeni başlayan tazminatlarla 3000 küsür

Ne yapacaksınız mühendis vs okuyup özel şirkette 7 gün ayda 2000 liraya?
internet servis sağlayılar için sizin kotalı veya kotasız internet kullanmanız ,yaptığınız download ,altyapı yetersizliği vs hepsi yalan dolan hikaye,hiçbirisi sandığınız kadar önemli değil

Asıl önemli olan sorun verilen hizmetin paylaşılması sorunu, unutmayalım ki Akk bu sebepten dolayı çıktı

Neydi sorun?

Mesela 2008 yılında 4mbit sınırsız interneti olan bir kullanıcı bunu 3–4 kişi ile hatta tüm apartman olarak paylaşıyor ve bu sayede internet sağlayıcı firmalar 1 müşteri kazanıp 10 kişi kaybediyorlardı

Firmalar çözümü nerede buldu?

Akk'de,

böylece internet paylaşımının önüne geçildi

Yani şu anda firmaları kotkutan sizin indireceğiniz 4k filmler değil sınırsız internetin paylaşımı.
Yıl olmuş 2017 adamlar hala 5 gb paketli tarifeler sunuyor

bu kafayla bu ülkeden küresel bir markanın çıkmaması gayet normal


çünkü karşısındakini aptal yerine koyan bu şirrketler daha çok kazanayım derken yzun vade de kaybetmeye mahkümdurlar

Mesela aşağıdaki gibi tarifeler olsa bunlar para kazanamayacak mı?


8mbit sınırsız kotasız 40 tl


16mbit sınırsız kotasız 50 tl


24mbit sınırsız kotasız 60tl


100 mbit sınırsız kotasız 90 tl


İllaki kotalıda mı olsun?

50gb 16mbit 15 tl

100 gb 16mbit 25 tl

250 gb 16 mbit 35 tl
Hakkında
Konum: İstanbul,Beyoğlu
Meslek: TURKISH ARMED FORCES
İlgi Alanları: ekrankartı-İŞLEMCİ-VİDEOE
Forum İmzası:
İNSANI İKİ ŞEY YIKAR; DOSTUNDAN GELEN İHANET DÜŞMANINDAN GELEN MERHAMET
Hakkımda:

D.H. NEDEN BİR OTOMOBİL MARKAMIZ YOK? GRUBU

Hz. Ömer'in "Bizans kralı ve İran şahı dünya nimetleri içinde yüzerken, Resulullah kuru hasır üstünde yaşıyor" diyerek ağlaması üzerine, Sahabîsinin gönlünü hoş tutan yüce Peygamberimiz:

"Yâ Ömer, varsın, Kisra (İRAN ŞAHI)ve Kayser(BİZANS KRALI) dünya nimetlerinden zevklerini alsınlar, keyif sürsünler. Âhiret nimeti bize yeter" diyerek tevekkül ve rızasını dile getiriyordu.

RÜYALARINI GERÇEKLEŞTİRMENİN TEK YOLU UYANMAKTIR...
f5b6a5a70ad53cf9d01e5f42daac5466A.jpg
Temel Bilgiler ve İstatistikler
Aktiflik: Şu anda DH'de değil
Son Giriş: 7 ay önce
Son Mesaj Zamanı: 7 ay
Mesaj Sayısı: 1.956
Gerçek Toplam Mesaj Sayısı: 5.287
İkinci El Bölümü Mesajları: 17
Konularının görüntülenme sayısı: 797.244 (Bu ay: 1.681)
Toplam aldığı artı oy sayısı: 773 (Bu hafta: 0)
En çok mesaj yazdığı forum bölümü: Konu Dışı / Off Topic
Mesajları
İkinci El Referansları
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.