Teğmen
04 Aralık 2003
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
0 üye
Görüntülenme
Toplam: 1 (Bu ay: 0)
Gönderileri
AMD Athlon 64x2 4800+,2Gb ram, MSI Atı Radeon HD 4800 256 bit ekran kartı, Win7 Ultimate olan bir sistemim var oyunlarda kasma yaptıgını (Crysis 2, Assassin's Creed Brotherhood ) daha önce açtıgım bir mesajda yazmıştım. KINGSTON 2GB HYPERX GENESIS DDR2 1066MHZ TEK MODÜL CL5 Ram'den 2 adet alıp ram'i 4 Gb'a çıkarsam oyunlardaki kasmadan kurtulabilirmiyim. Birde bu ram 1066 mhz anakartım destekliyor fakat resetleme problemleri ile karşılaşanlar olmuş bende bir sıkıntı olur mu ? Teşekkürler..

http://www.vatanbilgisayar.com/kingston-khx8500d22g-2gb-hyperx-genesis-ddr2-1066mhz-tek-modul-cl5-ram/productdetails.aspx?I_ID=35295
Amd Athlon 64x2 4800+,2Gb ram, MSI Atı Radeon HD 4800 256 bit ekran kartı, Win7 Ultimate olan bir sistemim var CRYSİS 2 ve Assassin's Creed Brotherhood oyunlarında yüksek ve düşük ayarlarda oyun oynarken sürekli kasmalar oluyor bu normal mi ? Driver yada sistem düşüklüğündenmi kaynaklanan bir problemim var yardımcı olabilrimisiniz. Teşekkürler.
Başlıkta belirtdiğim gibi sistemimde pes 2009 oynarken seyirci görülen stadlarda kasma yapıo Sahanın alt kısımlarına gelip tribünler gözükmeyince oyun düzeliyo.Windows vista kullandım kısa bi dönem onda kasma yapmıyor diye hatırlıyorum..Sorun yükledigim SacoreyXP2009 da olabilirmi??
telefonumun(3650) kilit kodunu degiştirdim degiştirdigim kodu kabul etmiyo ve 5 dakkika sonra bloke açılacak diyo ama 5 dakka sonra girdigimde yine kabul etmiyo nasıl düzeltebilirim.bulundugum yerde bunu yapabilecek telefoncu yok başka bi yolu varmı..
ARKADAŞIM DİGİ.FOTO. MAKİNASIYLA ÇEKTİGİ NİŞAN FOTOGRAFLARININ 1 Nİ SİLMEK İSTERKEN YANLIŞLIKLA DELETE ALL YAPMIŞ VE ÇEKTİGİ BÜTÜN FOTOLAR GİTMİŞ BU RESİMLERİ GERİ GETİRME İMKANI VARMI?? BU ARADA FOTOGRAFLARI RAM A ÇEKMİŞ YANİ SDCARD A GERİ GELME İHTİMALI VARMI...
Arjantin' li ünlü golfcü Robert De Vincenzo, yine bir turnuvayi kazanmis, ödülünü alip kameralara poz vermis ve kulub binasina gidip oradan ayrilmak üzere hazirlanmisti
Bir süre sonra, binadan çikip otoparktaki arabasina yürürken yanina bir kadin yaklasti.Kadin basarisini kutladiktan sonra, ona ocugunun cok hasta ve ölmek üzere oldugunu anlatti.
Zavalli kadinin hastane masraflarini demesi olanaksizdi. Kadinin anlattigi öykü De Vincenzo' yu çok etkilemisti, hemen cebinden bir kalem cikartti ve turnuvadan kazandigi paranin bir miktarini yazdi, çek defterine. çeki kadinin eline tutustururken, ona, "Umarim, bebeginin iyi günleri icin harcarsin" dedi.
Ertesi hafta kulubte ögle yemegi yerken, Profesyonel Golf dernegi'nin bir görevlisi yanina geldi. "Otoparktaki görevli çocuklar geçen hafta turnuvayi kazandiktan sonra yanina bir kadinin geldigini ve seninle konustugunu söylediler bana" dedi. De Vincenzo 'evet' anlaminda basini salladi. "Evet" dedi görevli, "Sana bir haberim var. O kadin bir sahtekardir. üstelik hasta bir ocugu da yok. Seni fena halde kandirmis, arkadasim." De Vincenzo, "Yani, ortada ölümü bekleyen bir bebek yok mu?" dedi.
"Hayir, yok" dedi görevli.
"Iste bu, bu hafta duydugum en iyi haber." dedi De Vincenzo.
sabah uyandığında midesinde bir yanma hissetti. Yanmanın nedeni akşam yedikleri değil,uyanır uyanmaz bugün yapacaklarının aklına gelmesiydi. Bugün 2 yıldır götürmeye çalıştığı bir birlikteliği bitirecekti. Aslında bunu yapmakta geç bile kalmıştı. `Bitmeli dedi içinden, her gün bu tatsız uyanış bitmeli.` Genç adam bunları düşünürken suratı şekilden şekile giriyordu. Süratle giyinerek dışarı çıktı. Bugüne kadar hiç bekletmemişti onu, şimdi de bekletmemeliydi. İstanbul, soğuk ve yağmurlu bir Nisan ayı yaşıyordu. Genç adam gökyüzüne bakarak iç geçirdi;
`Bulutlar bizim yaşayacaklarımızı biliyor. onlar bile ağlıyor halimize...`
Artık Kadıköy iskelesindeydi. Birkaç dakikalık beklemeden sonra karşıdan kız arkadaşının geldiğini gördü.Şimdi midesindeki ağrı daha da artmıştı. Beşiktaş`a geçtiler. Yolculuk sırasında hiç konuşmadılar. Genç kız, sevgilisinin bu durgunluğuna anlam verememişti. Nereden bilecekti bugün ayrılık çanlarının çalacağını...
"Beşiktaş`a geldiklerinde bir cafede oturdular. Genç kız anlamıştı sevgilisinin kendisine bir şey söylemek istediğini. `Bana birşey mi söylemek istiyorsun` diye sordu. Genç adam, gözlerini kaçırarak `Evet` dedi. Genç kız heyecanlanmıştı, biraz da sinirlenerek `Söylesene, ne diye bekliyorsun` dedi. Genç adam içini çektikten sonra `Sence biz nereye kadar gideceğiz?` diye sordu. Genç kız, `Bunu sorma gereğini niye duydun?` diye yanıt verdi. Genç adam söze başladı... ``Birkaç ay önce akşam 23:00 civarında sana telefon açıp senin için yazdığım şiiri okumak istemiştim. Sen bana `Sırası mı şimdi canım yaa, işin gücün yok mu?` demiştin. Biliyormusun o an nakavt olan bir boksör gibi hissettim kendimi. Özür dileyip telefonu kapatmıştım. Daha sonra da bu şiiri benden hiç istememiştin. Geçenlerde hasta olup yataklara düştüğümde arkadaşlarımla birlikte sen de gelmiş, Meral'in `Sen şanslısın, sevgilin sana bakar` sözüne `İşim yok da sana mı bakacağım, annen baksın` demiştin. Hatırladın mı?`` Genç kız, `Biliyorsun ben duygusallığı sevmiyorum. Hem hasta bakıcı gibi göründüğümü de kimse söyleyemez` diye yanıtladı. Genç adam güldü, `Evet canım haklısın. Zaten olmak istesen de bu kalbi taşıdığın sürece hasta bakıcı, hemşire falan olamazsın.` Genç adam devam etti... `Bana şimdiye kadar kaç kere sabahın erken saatlerinde güzel sözcüklerden oluşan bir mesaj çektin? Hiç... Hatta günün hiçbir saatinde çekmedin. Duygusallığı sevmeyebilirsin. Ama sen seni seven insanları da mutlu etmeyi sevmiyorsun. Halbuki ben senin tam tersine kendimden çok insanları mutlu etmeyi seviyorum. Seni tanıdığımdan beri her sabah, her akşam, her gece yani seni andığım her saat tatlı bir mesajım vardı senin için biliyormusun? Seninle ben AKLA KARA gibiyiz.` Genç kız anlamıştı, `Yani ne istiyorsun benden şair olmamı mı?` Genç adam tekrar gülümsedi içinden. Dün gece verdiği ayrılık kararının ne kadar doğru olduğunu düşündü. `Hayır` dedi, `Şair olmanı istemiyorum. Olamazsın da... BİZ AYRILMALIYIZ. Ayrılırsak ikimiz için de en hayırlısı olacak.` Genç kız şaşırmıştı, `Neden ama? Ben seni seviyorum. Senin de beni sevdiğini sanıyordum.` Genç adam iç çekerek `Hayır canım, sen beni sevdiğini sanıyorsun. Eğer beni sevseydin şimdi başka şeyler konuşuyor olurduk` dedi. Genç kızın gözleri yaşarmıştı. Genç adam cebinden çıkarttığı mendili uzattı, genç kız gözyaşlarını silerek `Sen bilirsin, umarım beni bir başkası için bırakmıyorsundur...` dedi. Genç adam `Nasıl böyle bir şey düşünürsün, hayatımda senden başka kimse olmadı ve uzun zaman da olacağını sanmıyorum` yanıtını verdi.
" Genç adam ve genç kız iki sevgili olarak oturdukları masada artık iki yabancıydılar. Birkaç dakika sessizce oturduktan sonra Genç kız, `Kalkalım istersen` dedi. Genç adam `Ben biraz daha burada kalmak istiyorum, istersen sen kalkabilirsin` diye yanıtladı. Genç kız `Tamam o zaman sana mutluluklar dilerim` diyerek elini uzattı. Genç kızın sesi ve eli titriyordu. Genç adam, `İstersen arkadaş kalabiliriz` dedi ve birbirlerine son kez sarıldılar. Genç adam doğru yaptığına inanıyordu. Eve döndüğünde yürümekten bitap bir haldeydi. Odasına girdi. Gece bitmek bilmiyordu. Sabah erken kalkıp işe gidecekti, uyumalıydı. Birkaç saat sonra uykuya dalmayı başardı. Sabah 7`de saatin ziliyle uyandı. Evden çıkacağı zaman cep telefonuna baktı, mesaj ve 10 cevapsız arama vardı. Yorgun olduğu için duymamıştı telefonun sesini. Aramalar ve mesaj sevgilisindendi. Heyecanla mesajı açtı, şunlar yazıyordu:
SADECE ONLARI SEVMEYİ SEVDİM,
HEPSİNİ ONLARSIZ YAŞADIM DA, BİR SENİ SENSİZ YAŞAYAMIYORUM,
BU AŞKI TEK KALPTE TAŞIYAMIYORUM,
SANA YEMİN GÜZEL GÖZLÜM, BİR TEK SENİ SEVDİM,
VE SENİ SEVEREK ÖLECEĞİM,
ELVEDA BİRTANEM...
Genç adam şaşırmıştı. Onu tanıdığı günden beri ilk defa şiir alıyordu ve üstelik sabahın beşinde yazmıştı. Heyecanla onu aradı, telefonu yabancı bir ses açtı. Genç adam ``Nalan`la görüşebilir miyim?`` dedi. Ama karşısındaki ağlıyordu, hıçkıra hıçkıra hemde... `Ben onun annesiyim yavrum, kızım bu sabah intihar etti. Gece sabaha kadar birilerini arayıp durdu. Sabah odasının ışığını sönmemiş görünce girdim. Yavrum kendini asmıştı....` Genç adam beyninden vurulmuşa döndü. Bir gün önceki mide ağrısının iki katını çekiyordu şimdi. Olduğu yerde yığılıp kaldı... Birkaç ay sonra iki doktor konuşuyordu hastanede. Doktorlardan biri diğerine karşıdaki hastanın durumunu soruyordu. Doktor yanıt verdi... `Haaa o mu? Üç ay önce getirdiler. Kendisi yüzünden bir kız intihar etmiş. O günden sonra cep telefonunu elinden hiç bırakmamış. Devamlı bir şeyler yazıp birine yolluyor. Geçenlerde merak ettim. O uyurken gönderdiği numarayı aradım. Numara 3 ay önce iptal edilmiş. Gelen mesajlarda bir şiir var. Bu adam duygusal mı bilmem ama benim anladığım kadarıyla şiiri yazan çok duygusal biriymiş.....


`ÇEVRENİZDEKİ İNSANLARIN NE HİSSETTİĞİ YA DA NE DÜŞÜNDÜĞÜNDEN O KADAR EMİN OLMAYIN, BAZEN BİR KALBİN, İÇİNDE NELER SAKLADIĞINI ÖĞRENDİĞİNİZDE HERŞEY İÇİN ÇOK GEÇ OLABİLİR...



Fin ordusu internet kullanıcısı yeni kuşaktan şikayetçi. Sivil hayatta interneti yoğun olarak kullanmaya alışmış gençler, orduya uyum sağlayamadıkları için izne çıkarılıyor.

- Fin ordusu, aşırı internet kullanımını bir ‘bağımlılık’ türü sayarak, internet alışkanlıkları nedeniyle ordu disiplinine uyum sağlayamayan erleri geçici olarak serbest bırakıyor. İnternet bağımlısı oldukları için iş göremez raporu verilen gençler, üç yıllık süre sonunda düzelmeleri durumunda askerlik görevlerine kaldıkları yerden devam edecekler. Kaç erin izne çıkarıldığı açıklanmadı.

Fin Ordu psikologları gençler arasında internet kullanımının bir bağımlılık halini aldığını ve bu nedenle erlerin kışla şartlarına ciddi uyum sorunu yaşadıklarını rapor etti. Rapora göre, ergenlik çağlarında bilgisayar başında oyun oynayan ve sosyal iletişim yeteneklerini geliştiremeyen gençler, internet ortamının dışında sosyalleşemiyorlar. İnternet ‘bağımlısı’ gençler, yüzlerce askerin bir arada yaşadığı kışlalarda çeşitli uyum ve itaat zorlukları yaşıyorlar.
5.2 milyon nüfuslu Finlandiya’da yılda yaklaşık 27 bin genç askere gidiyor. Ülkede zorunlu olan askerlik süresi 6 aydan başlıyor.
Diğer İskandinav ulusları gibi Finlandiya da internet kullanımı oldukça yaygın.
Bilgisayar devi IBM, ABD Savunma Bakanlığı'nın (Pentagon) yeni süper bilgisayarını üreteceğini duyurdu. Amerikan ordusuna gelişmiş silah tasarlamak için kullanılacak Linux tabanlı süper bilgisayarın, tamamlandığında en hızlı 20 makine arasına girmesi bekleniyor.

"Stryker" kod adlı süper bilgisayarın Maryland'daki Ordu Araştırma Labornatuarı'na yerleştirileceği belirtildi, ancak taraflar arasındaki anlaşmanın mali ayrıntıları açıklanmadı.

Stryker, AMD imzalı 2 bin 300 64-bit mikroişlemci tarafından birbirine bağlanan 1186 IBM bilgisayarının bir araya getirilmesiyle oluşturulacak. Saniyede 10 teraflop hıza (saniyede 10 trilyon matematiksel işlem) ulaşabilen Stryker'ın ABD ordusundaki en hızlı Linux tabanlı süper bilgisayar olacağı belirtiliyor. Stryker, bir insanın hesap makinesi ile 5 milyon yılda tamamlayabileceği bir işlemi sadece bir saniyede tamamlayabilecek.

IBM, yeni 'en güçlü 500 bilgisayar' listesinin açıklanmasıyla birlikte Stryker'ın ilk 20 makine arasına gireceğini tahmin ediyor. Yılda iki defa yayınlanan en hızlı 500 bilgisayar listesinin zirvesinde şu anda Japon NEC tarafından üretilen Earth Simulator Center bulunuyor.

IBM geçen hafta da Mississippi'de bulunan Naval Oceanographic Office Major Shared Resource Center'da kullanılmak üzere yeni bir süper bilgisayar geliştireceğini açıklamıştı.

Süper bilgisayar liginin lideri IBM

Bilgisayar devi IBM, dünyanın en güçlü 500 makinesinin yer aldığı listede yeniden zirveye oturdu. Altı ayda bir düzenlenen 'Top 500' listesinde yer alan süper bilgisayarların 224'üne imza atan IBM, Hewlett Packard'ı liderlik tahtından indirdi.

BBC'nin haberine göre, saniyede yapılan işlem sayısını ölçen Linpack adlı matematiksel hız testine göre oluşturulan Top 500 listesinde IBM'in sahip olduğu süper bilgisayarların sayısı tüm sistemlerin yüzde 44.8'ine denk geliyor. Zirveden inen HP yüzde 28 ile ikinci olurken, Silicon Graphics yüzde 8.2 ile bu iki devi takip etti.

Japon NEC'in ürettiği Earth Simulator adlı süper bilgisayar ise dünyanın en güçlü makinesi ünvanını korudu. 5 bin 120 işlemcili Earth Simulator saniyede 35.8 trilyon (35.8 teraflop) işlem yapabiliyor.

AZ YER ÇOK İŞ

IBM ağırlığını koyduyu listenin ilk 10'una da henüz prototip aşamasında olan Blue Gene/L adlı iki süper bilgisayarı da sokmayı başardı. Blue Gene/L sistemleri geleneksel süper bilgisayarlara oranla daha az yer kaplamasına rağmen rakiplerine oranla çok daha fazla güç sunuyor.

Devasa boyutlarıyla dikkat çeken geleneksel süper bilgisayarlar bir futbol sahası kadar yer kaplıyor. IBM'in yeni sistemleri ise ancak birkaç buzdolabı kadar yer kaplıyor. IBM'in şimdiki hedefi prototip aşamasında olan Blue Gene/L'leri ticarileştirerek, süper bilgisayarları araştırma ve iş dünyası için daha erişilebilir hale getirmek. Bilgisayar devi, bu sayede masa altına sığabilecek kadar küçük, ancak geleneksel süper bilgisayarlar kadar hızlı makineler üretebilmeyi planlıyor.

IBM'İN GÖZÜ NEC'IN REKORUNDA

Blue Gene/L'ler son Top 500 listesinde 4 ve 8'inci sıralara oturdu. Ancak IBM ABD'deki Lawrance Livermore Ulusal Laboratuarı için gelecek yıl hizmete girmek üzere Blue Gene sistemi geliştiriyor. Bu makine kullanılmaya başlandığında, en hızlı bilgisayar olan Earth Simulator'dan dokuz kat daha hızlı ve onda biri büyüklüğünde olacağı söyleniyor.

1 TERAFLOPU'U 242 SİSTEM GEÇTİ

Liste, süper bilgisalarların giderek hızlandığını da açıkça gösterdi. Üç yıl önce 1 teraflop barajını geçen makine sayısı 12 olarak ölçülürken son listede bu sayı 242'yi buldu.

Pazar araştırma şirketi IDC'ye göre geçen yıl 5.6 milyar dolar olan süper bilgisayar pazarı yılda yüzde 6.5 büyüyerek 2008'de 7.6 milyar dolara ulaşacak.
ARKADAŞLAR BU KONUYLA İLGİLİ TOPİC ACILDIMI BİLMİYORUM AMA MAİLİME GELEN BU KONUYU BURAYA AKTARAYIM DEDİM VE BU DEVİRDE KİMSEYE GÜVENİLMEYECEGİ Bİ KEZ DAHA ORTAYA ÇIKIYOR AYNEN AKTARIYORUM.........

Bakirkoyde bir Parfumeri dukkaninda herkes parfumlere bakmakla mesgulken
yaslica temiz giyimli bir kadin
Eline damlattigi kokuyu genc bir bayana uzatarak der ki, kizim
torunuma-kizima bir koku alacagim ama nasil bir sey
Alayim sunu sectim, bunlar genc ya bu koku olur mu ? bir bakarmisin
(koklarmisin) der; her seyden habersiz
Temiz duygulu kizcagizda gayet sevecen bir tavirla tabi hanimefendi
diyerek dukkanin bir kosesinde durmakta olan
kadinin elinin uzerini koklar, yardim edecek ya ! Koklamasiyla birlikte
kizcagiz bayilir. Parfum degil eter koklamistir.Gayet piskin olan kadin
hemen etraftakilerden yardim ister.Kizim rahatsiz yardim edermisiniz
der, hemen bir taksi cagrilir kadin kizi hastaneye goturecegim diye
arabaya bindirir,yolda giderken sofore kizimin surekli boyle
rahatsizlandigi olur bir muddet sonra gecer diyerek eve goturecegini
soyler, taksi soforu israr eder hastaneye gidelim diye, kadin yok
der.Neticede eve gelinir fakat sofor kuskulanir.Parasini alir gozu
arkadadir.Hemen en yakin polise basvurur ve olayi anlatir.Allahtan adam
sendeci olmayan bir ekibe denk gelir, polislere evi gosterir polisler
kapiyi actirip eve girerler. Ve manzara; kiz cirilciplak etrafinda 3
erkek surekli fotograf yada film cekmekle mesguller,ne oncesini ne de
devamini bende bilmiyorum. Bilinen bir gercek kadin icin hicbir seyin
degismeyecegi, genc bayanin ise beklide hayatina malolacagi. Yaziklar
olsun insan haklari diyerek memleketi bu hale getirenlere, bu gidisle
basi derde girmeyen kalmayacak gibi.

Hakkında
Konum: ankara Turkey
Forum İmzası:
"NOKTA KADAR MENFAAT İÇİN VİRGÜL KADAR EGİLME"
Temel Bilgiler ve İstatistikler
Aktiflik: Şu anda DH'de değil
Son Giriş: 9 yıl önce
Son Mesaj Zamanı: 10 yıl
Mesaj Sayısı: 122
Gerçek Toplam Mesaj Sayısı: 321
İkinci El Bölümü Mesajları: 2
Konularının görüntülenme sayısı: 5.702 (Bu ay: 42)
Toplam aldığı artı oy sayısı: 0 (Bu hafta: 0)
En çok mesaj yazdığı forum bölümü: Konu Dışı / Off Topic
Mesajları
İkinci El Referansları
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.