İ

Er
01 Nisan 2019
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
1 üye
Görüntülenme
Toplam: 42 (Bu ay: 0)
Gönderileri

https://top25sarikantaron.blogspot.com/2020/06/agiz-kokusunun-dogal-tedavi-yollari.html




Ağız kokusu olarak da adlandırılan halitozis, bireyler için utanç verici hatta bazen kaygıya neden olabilen bir sorundur.

Ağız kokusunda ilk önce ağız ve diş hijyeni alışkanlıkları gözden geçirilmelidir. Yemekten sonra dişler ve dil fırçalanmalı, diş ipi kullanılmalı ve bol su içmek gibi yaşam tarzı değişiklikleri yapılmalıdır. Bu gibi değişiklikler yaptıktan sonra ağız kokusu devam ederse, diş hekiminize başvurulması gerekir.


Ağız Kokusunun Nedenleri

-Dişlerin arasındaki veya çevresindeki biriken yiyecek parçacıklarının parçalanması bakterileri artırabilir ve kötü kokuya neden olabilir.

-Sigara içmek hoş olmayan ağız kokusuna neden olur. Ayrıca sigara içenlerde diş eti rahatsızlıkları daha fazladır. Diş eti rahatsızlıkları da ağız kokusuna neden olur.

-Dişlerin yeterince fırçalanmaması ve diş ipleriyle dişlerin arasındaki besin artıklarının temizlenmemesi ağız kokusunun en yaygın sebeplerindendir.

-Tükürük, kötü kokulara neden olan partikülleri temizleyerek, ağzı temizlemeye yardımcı olur. Tıp dilinde kserostomi denilen ağız kuruluğunda, tükürük üretimi azaldığı için ağız kokusu artabilir. Ağız kuruluğu uyku sırasında doğal olarak oluşur, sabahları insanlarda normal olarak gözlenen kötü ağız kokusuna yol açar. 

-Diş çekilmesi gibi ağız ve çene cerrahisi sonrasında ağızda oluşan yaralar, kötü kokuya neden olabilir. Bunun haricinde diş çürümeleri ve diş eti hastalıkları da kötü kokulara neden olur.


-Ağız Kokusunun Doğal Tedavi Yolları-


Doğru Ağız ve Diş Bakımı İçin Pratik Bilgiler

Aşağıda önerilen işlemleri yaparak hiçbir doğal tedaviye gerek kalmadan büyük oranda ağız kokusundan kurtulabilirsiniz.

-Dişlerinizi günde en az 2 kere fırçalayın.

-Fırçalama esnasında sadece dişlerinizi değil ağız kokusuna sebep olan bakterilerin yaşam alanı olan dil yüzeyini ve diş etlerini de mutlaka fırçalayın.

-Diş aralarında bulunan besin artıkları da zamanla ağız kokusuna neden olurlar. Diş ipi yardımıyla bu atıkları diş aralarından uzaklaştırın.

-Takma dişler de ağız kokusuna sebep olur. Bu yüzden takma dişler de fırçalanmalıdır.

-3 ayda bir diş fırçanızı değiştirin.



1- Maydanoz-Fesleğen-Kişniş-Nane

Bu bitkiler yüksek klorofil içerikleriyle kokuları giderici ya da baskılayıcı özelliklere sahiptirler.

Her yemek sonrası bu bitkilerden birini çiğnemek ağız kokularını gidermede etkili olabilir.


2- Elma Sirkesi

Elma sirkesi, asetik asit adı verilen doğal bir asit içerir. Bakteriler asidik ortamlar sevmezler. Bu nedenle elma sirkesiyle gargara yapmak ağız kokusuna sebep olan bakterileri öldürerek ağzı daha steril bir hale getirebilir.

1 bardak suyun içine 2 yemek kaşığı elma sirkesi ekleyin ve 30 saniye kadar bu karışımı ağzınızda tutun ve gargara yapın. Gargara sonrası ağzınızı yıkamayın.


3- Kekik Yağı

Kekik yağı antiseptik ve antibakteriyeldir. Bu özellikleriyle hem hijyen eksikliğinden hem de diş eti rahatsızı nedeniyle oluşan ağız kokusunun giderilmesinde etkili olabilir.

Dişelerinizi fırçaladıktan sonra bir çorba kaşığı kekik yağını ağzınıza alın ve 10-15 dakika kadar ağzınızda tutun. Daha sonra bu yağı ağzınızdan boşaltın ve ağzınızı suyla çalkalayın.


Kekik yağının faydaları ve zararları


4- Aloe Vera

Popülaritesi her geçen gün daha da artan aloe vera antibakteriyel, antiviral ve antiseptik özellikleriyle ağız içi yaraların, diş eti rahatsızlıklarının ve hijyen eksikliğinin neden olduğu ağız kokularını önleyebilir.

Aloe vera bitkisininin dalını kesin ve jeli diş eti iltihabının ya da ağız içi yaralarının olduğu bölgelere parmağınız yardımıyla sürün. 10 dakika kadar bekledikten sonra ılık suyla ağzınızı durulayın. 

Yine aloe vera jelinden yeterli miktarını (Jeli iyice ezin.) diş fırçasının üzerine koyup dişlerinizi, diş etlerinizi ve dilinizin üstünü fırçalayabilirsiniz. Böylece ağız içi hijyeninizi sağlayabilir, ağız kokusuna sebep olan bakterileri ağzınızdan uzaklaştırabilirsiniz.


5- Karanfil, Rezene ya da Anason

Birkaç tane karanfil, bir çay kaşığı rezene tohumu veya aynı miktarda anason çiğneyebilirsiniz. 

Bunlar antiseptik özellikleriyle bakterilerle savaşarak ağız kokusunu önleyebilirler.


6- Oksijenli Su

Hidrojen peroksit yani oksijenli su, mikropları öldürmede ve ortamın steril hale getirilmesinde etkili bir çare olabilir.

Bir yemek kaşığı suyun içine bir yemek kaşığı oksijenli su karıştırın ve ağzınıza alın. Oksijenli suyu 30 saniye kadar ağzınızda tutun ve tükürün. Ağzınızı çeşme suyuyla çalkalayın. Günde 2 kere deneyebilirsiniz.


7- Karbonat

Karbonatla ağız içi asit seviyesini dengeleyerek ağız kokusundan kurtulabilirsiniz. Karbonat ayrıca kötü kokuya neden olan bakterilerle de savaşır.

Ilık bir bardak suya 1 çay kaşığı karbonat katın ve günde bir defa bu karışım ile ağzınızı çalkalayın. Ayrıca haftada 1-2 kere karbonatla dişlerinizi fırçalayabilirsiniz. Fırçalardan pürüzlü olan dil yüzeyini ve diş etlerini de fırçalamayı unutmayın.


https://top25sarikantaron.blogspot.com/2020/06/agiz-kokusunun-dogal-tedavi-yollari.html

https://top25sarikantaron.blogspot.com/2020/06/siyah-noktalarin-evde-tedavisi.html



Siyah Noktalar

Siyah noktalar, çok sık yaşanan cilt sorunlarının başında gelir. Siyah noktalar, derinin alt katmanında salgılanan fazla yağın, ciltteki ölü deri ve kirle birleşmesi sonucu ortaya çıkar.

Siyah noktaların pek çok nedeni vardır. Ergenlik döneminde yağ bezlerinin genişliğinin artması, kirli hava koşulları, cildin yeterince temizlenmemesi, güneşe çok fazla maruz kalmak, stres, beslenme tarzı gibi etmenler siyah nokta oluşumuna zemin hazırlar.


Siyah Noktaların Evde Tedavisi


1- Beyaz Kil (Bentonit Kili)

Bentonit kili, mineraller açısından zengindir ve burna ya da yüze uyguladığınızda siyah noktaları dışarı çıkarırken cilt de kilin yapısındaki bu mineralleri emer.


Malzemeler

-1 çorba kaşığı beyaz kil (bentonit kili)

-1 çorba kaşığı su 


Bentonit kilini aktarlardan ya da internet satış sitelerinden satın alabilirsiniz.

1 çorba kaşığı bentoniti 1 çorba kaşığı su ile karıştırın. Cıvık olursa biraz daha kil ekleyebiirsiniz. Daha sonra bunu burnunuza sürün. 15 dakika sonra yüzünüzü yıkayın ve bir nemlendirici sürün. Eğer cildiniz kuruysa 7-8 dakika sonra yüzünüzü yıkayın yoksa kilin tahriş etme özelliği vardır.

Yağlı ciltli olanlar haftada 1-2 kere, cildi kuru olanlar ayda 2-3 kereden fazla uygulamamalıdır.


2- Salisilik Asit İçerikli Cilt Temizleme Ürünleri Kullanın

Salisilik asitin cilt temizleme ürünlerinde bu kadar çok tercih edilmesinin nedeni; gözeneklerin derinliklerine nüfuz edebilmesi, cilt yüzeyinin yanı sıra gözenek içlerini de soyabilmesidir. Aynı zamanda salisilik asitin tahriş ve kızarıklık giderici özellikleri, cildi rahatlatır ve yatıştırır.

Salisilik asit içeren tonikleri ya da salisilik asit içeren kremleri sadece siyah noktaların olduğu bölgelere uygulayarak cilt temizliğinizi yapabilirsiniz. Daha sonra uygulama yaptığınız bölgeye bir nemlendirici sürün.


3- Aspirin Kürü

Aspirin içerdiği salisilik asit sayesinde gözenekleri derinlemesine temizleyebilir. Özellikle kuru bir cilde sahip olanlarda kızarıklığa ve hafif tahrişe neden olabilir. Bunun için uygulamadan sonra mutlaka bir nemlendirici kullanılmalıdır.


Malzemeler

-1 adet aspirin

-1 damla badem yağı

-1 çay kaşığı limon suyu

-3 çay kaşığı su

1 adet toz haline getirilmiş aspirin, 3 çay kaşığı su, bir damla badem yağı ve bir çay kaşığı limon suyunu cam bir kapta iyice karıştırın. Elde ettiğiniz karışımı cildinizdeki sadece siyah noktaların olduğu yerlere sürün. 10-15 dakika maskenin kurumasını bekleyin ve daha sonra cildinizi ılık suyla yıkayıp durulayın ve bir nemlendirici sürün. Bu kürü haftada bir kez uygulayabilirsiniz.



4- Kömür (Aktif Karbon) Maskesi

Aktif karbon, yüksek ısıya maruz kalan kömürden elde edilen kokusuz, siyah bir tozdur. Kömürün yüksek bir sıcaklıkta ısıtılması, çok emici olması için küçük cepler veya delikler oluşmasına neden olur.

Yüz maskesi olarak kullanıldığında aktif karbon, ciltteki toksinleri ve ciltteki gözeneklerde oluşan kirleri emerek temizler. Bu özelliğiyle akne, sivilce, siyah ve beyaz noktaların giderilmesinde aktif karbon güzellik ürünlerinde sıkça kullanılan bir materyaldir.


Malzemeler

-1 çay kaşığı aktif kömür

-1 çay kaşığı bentonit kili 

-1 tatlı kaşığı su

-Yarım çay kaşığı bal


-Mikrop öldürücü ve sıkılaştırıcı olarak 1 damla limon ya da çay ağacı yağı (İsteğe bağlı)

Aktif kömürü ve bentonit kilini aktarlardan ya da internet satış sitelerinden satın alabilirsiniz.

Yukarıdaki malzemeleri bir kabın içine dökerek macun kıvamına gelinceye kadar iyice karıştırın. Önce yüzünüzü yıkayıp kurulayın daha sonra da bu macunu bir parmağınızın ya da bir fırça yardımıyla yüzünüze sürün. 10-15 dakika bekledikten sonra yüzünüzü yıkayın ve bir nemlendirici sürün. Bu uygulamayı haftada birkaç kez uygulayabilirsiniz.




https://top25sarikantaron.blogspot.com/2020/06/siyah-noktalarin-evde-tedavisi.html

Kulak Çınlamasının Bitkisel Tedavisihttps://top25sarikantaron.blogspot.com/2019/08/kulak-cinlamasinin-bitkisel-tedavisi.html

Kulak çınlaması (tinitus) şikayeti olanların, fındık, fıstık, ceviz, kabak ya da ay çekirdeğinden uzak durmaları gerekmektedir.
Özellikle kabak ve ay çekirdeklerinin tinitus üstünde oldukça olumsuz etkileri bulunmaktadır.

Kireçlenme Sonucu Oluşmayan Kulak Çınlamasının ya da Uğultusunun Tedavisi
1-Sarı Kantaron Yağı ve Alıç Çayı: Kulak çınlaması tek bir sebebe dayanmamaktadır. Eğer kulak çınlamanız mikrobikse ya da kireçlenme sebebiyle oluşmayan bir nedenden kaynaklanıyorsa bu tedavi etkili olacaktır.

-Kulağınıza Sarı Kantaron Yağı Damlatın: Bir miktar sarı kantaron yağını boş bir damlalığın içine koyun ve 15 gün boyunca günde 3 kez 2'şer damla kulağınıza damlatın.

-Alıç Çayı İçin: Yukarıdaki tedaviye ek olarak alıç çayı da için. 1 tutam alıç yaprağını 1 bardak kaynamış suya koyun ve 5 dakika kadar demleyip sabah ve akşam olmak üzere günde 2 kere aç karnına için. Tedaviye 30 gün devam edin.

2-Hint yağı: Antiviral, antibakteriyel ve anti-enflamatuar etki göstermesiyle tanınan bu yağ kulağınızdaki hasarlı hücrelerin sağlıklı haline dönmesine yardımcı olur. Çınlamaya sebep olan bakterileri etkisiz hale getirir ve çınlamayı ortadan kaldırır. Hint yağını çınlama olan kulağınıza 3 damla damlatın ve emilmesini bekleyin. Daha sonra kulağınıza pamuk tıkayın.

-Çoban Çantası Çayı İçin: Yukarıdaki tedaviye ek olarak bu çayı da için. Kaynayan 1 bardak suyun içerisine 1 tutam çoban çantası atıp 8-10 dakika demleyin. Sabah ve akşam olmak üzere günde 2 defa aç karnına için. Bu tedaviyi 30 gün boyunca devam ettirin.

3-İbrahim Saraçoğlu'nun Soğan Kürü: 30-40 yaşlar arasında ve kireçlenme yoksa 15 gün sabah akşam taze hazırlanmış soğan kürü uygulanabilir.

Kaynayan 1,5 bardak suyun içine ince kabuğu soyulmuş 1 kuru soğanı, dörde bölüp atın. 5 dakika kısık ateşte kaynatın. Ilındıktan sonra süzün ve için. Bunu her seferinde taze olarak tekrar hazırlayın. Bu kürü 15 gün uyguladıktan sonra aşağıdaki kürü uygulamaya başlayın.

-Testere Dişli Aslan Pençesi Kürü: Kaynayan 1 bardak suyun içerisine 1 tutam testere dişli aslan pençesi atıp 6 dakika demleyin. Sabah ve akşam olmak üzere günde 2 defa aç karnına için. Bu tedaviyi 30 gün boyunca devam ettirin.

4-İbrahim Saraçoğlu'nun Lahana Kürü: Kaynamakta olan 2,5 bardak suyun içine 6-7 tane beyaz lahananın dış yapraklarını koyun (En üstteki yapraklar değil. ) ve ağzını kapattıktan sonra 10 dakika kadar kısık ateşte pişirin ve süzün.

Daha sonra süzün ve bu suyu sabah akşam günde 2 defa tok veya aç karnına 1'er bardak olacak şeklinde beş gün boyunca için. Beş gün sonrasında üç gün ara verin ve bu şekilde bu uygulamayı iki defa daha tekrarlayıp bırakın. Dolaşım sistemindeki sorunları çözeceğinden buna bağlı çınlamaya etkisi olacaktır.

Beyaz lahana kürünü uyguladıktan sonra 10 gün boyunca U vitamini takviyesi almanız önerilir.

Kireçlenme Sonucu Oluşan Kulak Çınlamasının ya da Uğultusunun Tedavisi
1-İbrahim Saraçoğlu'nun Çınar Yaprağı Kürü: Derin yapraklı 2 adet çınar yaprağı kaynayan 1 bardak suya küçük parçalar halinde konulur ve sadece 2 dakika kaynatılır. Sabah-akşam aç karnına birer bardak içilir.

Burada önemli olan çınar yapraklarının derin yapraklı olmasıdır. Diğerlerinin zehirleme tehlikesi vardır.
https://top25sarikantaron.blogspot.com/2019/08/kulak-cinlamasinin-bitkisel-tedavisi.html
ASTIM - KRONİK ASTIM VE ALERJİK ASTIM İÇİN BİTKİSEL KÜR
Yüksek oranda kalsiyum ve fosfor içeren kuru incir, barındırdığı vitamin, protein ve mineral sayesinde, hücrelerin yenilenmesini sağlar. Zeytinyağı da, son derece şifalı bir besindir. Ancak kuru incir ve zeytinyağını karıştırıp kür yaparsanız, şifasının katlandığını göreceksiniz.
Kuzenim de yıllardır çektiği kronik astımdan bu kürü uygulayarak kurtuldu. Az bir maliyetle kurtulacağınız bu hastalık için size gereken tek şey sabretmek. Çünkü bu kürün süresi 6 ay.

Hem astım hem de alerjik astım için aşağıdaki 2 kürü de birlikte uygulayın. “Kuru İncir Kürünü” sabah, “Keçiboynuzu Kürünü” de akşam uygulayın.

1- Keçiboynuzu Kürü:
Keçiboynuzu bronşlarınızı genişletir ve astım ataklarınızı azaltır. Balgamınızı rahatça çıkarmanızı sağlar. Bu etkisini kısa zamanda göstermeye başlar.

Orta büyüklükteki 5 tane keçiboynuzunu önce soğuk su altında yıkayın. Daha sonra bunları 3-4 parçaya bölerek kaynamakta olan 2 su bardağı suyun içine atın. Hafif ateşte 8 – 10 dakika kaynatın. Daha sonra suyunu süzün ve gece yatmadan önce aç karnına bir su bardağı için. (Kalanını buzdolabına koyup ertesi gün içebilirsiniz.) Bu kürü 1,5-2 ay uygulayın.

Keçiboynuzu çayı şekerli gibi gözükse de keçiboynuzunun içeriğinde şeker bulunmaz. Yukarıdaki ölçeğe göre yaptığınız bu çay kilo aldırmaz.




2- Kuru İncir ve Zeytinyağı Kürü: (İbn-i Sina'ya ait bir kürdür.) Bir tabağın içine bir çay bardağı sızma zeytinyağı dökün. 4'er parçaya ayırdığınız 2 kuru inciri, kesilmiş yerleri zeytinyağına temas edecek şekilde tabağa yerleştirin.

Sabah kahvaltıdan bir saat önce bu incirleri yiyin. (Tabaktaki zeytinyağı içilmeyecek.)

Her akşam aynı tabağa, aynı şekilde incirleri keserek tabağa yerleştirin. Zeytin yağı eksildikçe ilave etmeyi unutmayın.

6 ay boyunca ara vermeden her gün bu kürü uygulayın. Sağlığınıza tamamen kavuştuğunuzu göreceksiniz.

Zeytinyağının mutlaka doğal olmasına özen gösterin.
https://top25sarikantaron.blogspot.com/2019/10/astimin-bitkisel-tedavisi.html


BU DA ÇOCUKLARDAKİ ASTIMIN VE ALERJİK ASTIMIN BİTKİSEL TEDAVİSİhttps://top25sarikantaron.blogspot.com/2019/10/cocuklarda-astimin-bitkisel-tedavisi.html
Hem astım hem de alerjik astım için aşağıdaki 2 kürü de birlikte uygulayın. “Kuru İncir Kürünü” sabah, “Keçiboynuzu Kürünü” de akşam uygulayın.

ASTIM VE ALERJİK ASTIMIN İBN-İ SİNA VE SARAÇOĞLU KÜRLERİYLE TEDAVİSİTEDAVİSİ
1- Keçiboynuzu Kürü:
Keçiboynuzu bronşlarınızı genişletir ve astım ataklarınızı azaltır. Balgamınızı rahatça çıkarmanızı sağlar. Bu etkisini kısa zamanda göstermeye başlar.

Orta büyüklükteki 5 tane keçiboynuzunu önce soğuk su altında yıkayın. Daha sonra bunları 3-4 parçaya bölerek kaynamakta olan 2 su bardağı suyun içine atın. Hafif ateşte 8 – 10 dakika kaynatın. Daha sonra suyunu süzün ve gece yatmadan önce aç karnına bir su bardağı için. (Kalanını buzdolabına koyup ertesi gün içebilirsiniz.) Bu kürü 1,5-2 ay uygulayın.

Keçiboynuzu çayı şekerli gibi gözükse de keçiboynuzunun içeriğinde şeker bulunmaz. Yukarıdaki ölçeğe göre yaptığınız bu çay kilo aldırmaz.
https://top25sarikantaron.blogspot.com/2019/10/astimin-bitkisel-tedavisi.html

ASTIM VE ALERJİK ASTIMIN İBN-İ SİNA VE SARAÇOĞLU KÜRLERİYLE TEDAVİSİTEDAVİSİ
2- Kuru İncir ve Zeytinyağı Kürü: (İbn-i Sina'ya ait bir kürdür.) Bir tabağın içine bir çay bardağı sızma zeytinyağı dökün. 4'er parçaya ayırdığınız 2 kuru inciri, kesilmiş yerleri zeytinyağına temas edecek şekilde tabağa yerleştirin.

Sabah kahvaltıdan bir saat önce bu incirleri yiyin. (Tabaktaki zeytinyağı içilmeyecek.)

Her akşam aynı tabağa, aynı şekilde incirleri keserek tabağa yerleştirin. Zeytin yağı eksildikçe ilave etmeyi unutmayın.

6 ay boyunca ara vermeden her gün bu kürü uygulayın. Sağlığınıza tamamen kavuştuğunuzu göreceksiniz.

Zeytinyağının mutlaka doğal olmasına özen gösterin.
https://top25sarikantaron.blogspot.com/2019/10/astimin-bitkisel-tedavisi.html


Diğer Tedaviler
Çocuklarda Astım ve Alerjik Astımın Tedavisihttps://top25sarikantaron.blogspot.com/2019/10/cocuklarda-astimin-bitkisel-tedavisi.html

Çocuklarda Alerjik Bronşitin Tedavisihttps://top25sarikantaron.blogspot.com/2019/12/cocuklarda-alerjik-bronsitin-bitkisel-tedavisi.html

Yetişkinlerde Alerjik Bronşitin Tedavisihttps://top25sarikantaron.blogspot.com/2019/12/yetiskinlerde-ve-alerjik-bronsitin-bitkisel-tedavisi.html



https://top25sarikantaron.blogspot.com
SABIRLI DEĞİLİM İLAÇLARLA MİDEMİ ÇÜRÜTMEYE RAZIYIM DİYENLER OKUMAK İÇİN ZAMAN HARCAMASINLAR.

Yüksek Tansiyonun Çörek Otu Yağıyla Tedavisi
1. Tedavinizde kaliteli ve sızma çörek otu yağı kullanın. (Aktarlardan satın alabilirsiniz.)
2. Yüksek tansiyonun tedavisi için 1 tatlı kaşığı çörek otu yağını sabah-akşam aç karna için. Eğer yağ ağır gelirse, yoğurt ya da meyve suyuyla beraber içebilirsiniz.
3. Çörek otu yağı, böbreklerden süzülürken bazı yararlı mineralleri de beraberinde vücuttan uzaklaştırır. Eksilen bu minerallerin tekrar yerine konulabilmesi için çörek otu yağını 10 gün içip 5 gün ara verin ve 5 ay boyunca böyle devam edin.
4. Tansiyon ilacınız varsa bırakmayın ve kullanmaya devam edin. Tansiyon ilacınızın fazla gelmeye başladığını anladığınızda tamamen bırakabilirsiniz.

Hızlı bir iyileşme beklemeyin. İlk bir kaç ay fazla bir iyileşme olmayabilir. Sonrasında tansiyon yükselmeleri arasındaki süre artar. Yani 2 haftada bir artarken 3 haftaya, 3 haftada bir artarken 4 haftaya çıkar.
Asıl iyileşme çörek otu yağını bıraktıktan sonra olur. Tedavi süresince sabırlı olun. Unutmayın ki tansiyon, yıllar içinde sinsice gelişen bir rahatsızlıktır. Bu yüzden iyileşmeniz de biraz uzun olacaktır.
Ben bu kürü uygulayarak yüksek tansiyon rahatsızlığımdan büyük ölçüde kurtuldum. Eskiden 2 haftada bir tansiyonum yükselirdi ve 2-3 gün sürerdi. Tansiyonumu ölçtüğümde genelde küçük tansiyon 10, büyük tansiyonum da 16-17 çıkardı.
Şimdi ise her gün tuzlu çekirdeğimi yiyorum ve yeme içme kaynaklı bir tansiyon yükselişi yaşamıyorum.
Ancak 2-3 ayda bir stres kaynaklı yükselmeler yine de oluyor. Ben henüz yapmadım ama her yıl 1-2 ay bu kür tekrarlanırsa stres kaynaklı bu yükseliş de yaşanmaz diye düşünüyorum. Ayrıca rafine tuzu bırakıp kaya tuzu kullanmaya başladık.

Not: Nisan 2018 'de 1 aylık bir kür daha uyguladım ve 8 aydır tansiyonumda herhangi bir yükselme olmadı. Sanırım tam iyileşme oldu. Şiddetle tavsiye ederim. Ama kesinlikle aktardan alacağınız kaliteli ve sızma çörek otu yağıyla kürünüzü yapın.

Dükkan önlerine konulan ve hemen sıkılarak verilen çörek otu yağları ısıya maruz kaldıkları için tedavide istenilen sonucu vermiyorlar.

Diyabet (Şeker hastalığı), vücut dengelerini bozan bir hastalık olduğu için şeker hastalarının bu kürü yılda bir kez sadece 1 ay sürecek şekilde tekrarlamaları gerekebilir.
.
.

AYRINTI İÇİN BLOG SİTEM: https://top25sarikantaron.blogspot.com/p/yuksek-tansiyon-damarnicindeki-kann.html
Tanıştığım bir yaşlıyla şifalı bitkiler hakkında konuşuyorduk. Bana gençken bir türlü geçmeyen bir mide ağrısı olduğunu ve hangi ilacı kullandıysa bir türlü mide ağrısından kurtulamadığını söylemişti. Bir gün kendisinden yaşça büyük bir tanıdığının oğul otu bitkisini çay gibi demleyip içmesini ve 1 ay boyunca bunu devam ettirmesini tavsiye ettiğini söylemiş. Gerçekten de söylendiği gibi oğul otunu kullandığında şifa bulduğunu ve geçen 30 yıllık sürede de bir daha midesinin bu şekilde ağrımadığını söyledi.

Bu konuşmadan sonra internetten bu şifalı bitkiyi araştırdım. Oğul otunun aslında melissa ya da melisa adıyla bilinen oldukça şifalı bir bitki olduğunu ve mide ağrılarının tedavisinde etkili olduğunu öğrendim. Her türlü -sebepli ya da sebepsiz- mide ağrıları olanlar, hiç bir yan etkisi olmayan bu bitkiyi gönül rahatlığıyla kullanabilirler.

-Bir tatlı kaşığı kurutulmuş melisayı ya da 5-6 tane taze melisa yaprağını 10 dakika demledikten sonra günde iki ya da üç kez aç karnına için. Sonraki yarım saat boyunca bir şey yemeyin.

-Sabırlı olun ve tedavinizi iyileşene kadar 2 ya da 4 hafta kadar devam ettirin. (4 hafta olmasının sebebi, kronikleşmiş mide ağrıları içindir.)
https://top25sarikantaron.blogspot.com/2019/08/mide-agrisi-nasil-gecer.html
KILCAL DAMAR Varisinin Sarı Kantaronla Tedavisi

VARİSİN SARI KANTARONLA TEDAVİSİ


Bu tedavi başlangıç ve orta seviye kılcal damar varis rahatsızlıkları için uygundur. Tedaviniz sırasında ev yapımı sarı kantaron yağı kullanın.

Eğer sarı kantaron yağını aktarda bulamazsanız internette araştırarak temin edebilirsiniz. Tedaviniz için 500-750 mL sarı kantaron yağı yeterli olacaktır.

Günde 3 kez varisli bölgeye sarı kantaron yağını yedirerek sürün. Sarı kantaronu plastik ya da metal bir kabın içine koymayın. Yağın etkisini azaltır. Cam ya da porselen kap kullanın .

Aynı zamanda eğer kilonuz 65 kg altında ise sabah-akşam birer çay kaşığı, 65 kg üstü ise birer tatlı kaşığı içmek tedavinin içten de desteklenmesine fayda sağlar. Tedavinin süresi 4-5 haftadır.



DİKKAT !

Tedavinizin Başarılı Olabilmesi İçin Aşağıdaki Kuralları Mutlaka Okuyun Ve Uygulayın.

-Eğer yüksek tansiyonunuz varsa sarı kantaronu kullanmayın. İlk önce yüksek tansiyonunuzu tedavi edin (Tedavi için tıklayın)

-Sarı kantaron birçok ilaçla etkileşime girdiği için etkisi azalmakta ya da tedavi edici özelliği kalmamaktadır. Bu nedenle tedavi sürecinde hiçbir reçeteli ya da bitkisel ilaç kullanmayın.

-Eğer antibiyotik veya antidepresan ilaçlarından birini kullanıyorsanız, sarı kantaron yağını bu ilaçları bıraktıktan 4-5 gün sonra kullanmaya başlayın. Aksi durumda ciddi sıkıntılara neden olur.

-Kortizon içeren ilaçlar kullanıyorsanız sarı kantaronu bu ilaçları bıraktıktan 1 ay sonra kullanmaya başlayın.

-Tedavinizi geciktirecek ya da engelleyecek her türlü şeyden uzak durun. (Yoğun stres, sigara, alkol tüketimi vb…)

-Yan etki olarak baş ya da göğüs bölgesinde sivilcelenme yapabilir.


Sarı Kantaron Yağı Neden Ev Yapımı Olmalı?

Ev yapımı olanlar 3-4 ayda olurken ve belli bir mayalanma sürecinden geçerken fabrikasyon olanlar kısa sürede üretilmektedirler. Doğal olarak fabrikasyon olanlar belki yeni başlamış bir hastalığı tedavi ederken, kronikleşmiş olan aynı hastalığı tedavi edemeyebilirler.
Bu illeti 1,5 yıl çektim. Doğru bitkiseli kullandığım halde bir türlü geçmiyordu. Kullandığım şey sarı kantaron yağıydı. Makatın üzerine sürüp geçiyordum. 4-5 gün biraz rahatladıktan sonra tekrar şiddetleniyordu. Sonunda jeton düştü tabiki 1,5 yıl sonra :)
Sarı kantaron yağını anüs kanalının içine sürünce (5 hafta) hem makattaki daralma hem de hemoroidim geçti. Bu süre zarfında da her şeyi yedim. Yalnız iyileşene kadar acıdan uzak durun. Bu illet bana web sayfası bile açtırdı :)

Ayrıntı için:https://top25sarikantaron.blogspot.com/p/hemoroid-hemoroidler-anal-kanaln-ust.html
Merhaba arkadaşlar,
Başlangıç ve orta düzey hemoroidi olanlar aşağıdaki tedaviyi mutlaka uygulasınlar. Eğer daha önce uyguladım ama benimkini geçirmedi diyorsanız tedaviyi kesinlikle yanlış uygulamışsınızdır. 2 yıldır hemoroidi olan bir arkadaşım ısrarla sarı kantaron yağını makatına sürdüğü halde bir türlü iyileşmiyordu. Daha doğrusu sürdükten sonraki 5-6 gün boyunca rahatlıyor ama sonra hemoroidi yine tekrarlıyordu.Yağı nasıl sürdüğünü anlattıktan sonra aşağıdaki tedaviyi uygulamasını söyledim. 7 ay geçmesine rağmen hemoroidi hiç tekrarlamadı. Hemoroid olanlarda anüs kanalındaki damarlar varisleştiği için bu damarların tedavi edilmesi gerekir. Bu yüzden sarı kantaron yağı makatın içine sürülmelidir.


Hemoroidin / Basurun Sarı Kantaronla Tedavisi

1. Tedavinizde mümkünse ev yapımı olan sarı kantaron yağını tercih edin .
Buradaki tedavi önerileri başlangıç ve orta düzey hemoroid rahatsızlıkları için geçerlidir. Bu tedavi hiç bir zaman hemoroiddeki sarkmaları eski haline geri döndürmez.
Bu tedavi hemoroid ağrılarınızı keser ve tedaviyi doğru uygularsanız hemoroidinizi kesin olarak tedavi eder.

2. EĞER İÇ HEMOROİDİNİZ varsa sabah-akşam aç karnına birer tatlı kaşığı sarı kantaron yağı için. (Yüksek tansiyonu olanlar içmesinler. Sarı kantaron yağı tansiyonu yükseltir.)
İç hemoroide, dış hemoroid de eşlik ediyorsa makatın üzerine ve makatın içine (parmağınızı sokarak) sarı kantaron yağını sabah-akşam yedirilerek sürün.
İyileştiğinizi hissetseniz bile tedaviyi mutlaka 4. haftaya tamamlayın. Tedaviniz için 350 mL sarı kantaron yağı yeterli olacaktır.

EĞER SADECE DIŞ HEMOROİDİNİZ varsa makatın üzerine ve makatın içine (parmağınızı sokarak) sarı kantaron yağını yedirilerek sürün. Parmağınızı sokarken mutlaka tırnağınızın çok kısa olmasına özen gösterin. Yoksa o bölgeyi tahriş eder ve tedavi sürenizi uzatır. Yağını içmenize gerek yok.

Sarı kantaronu plastik ya da metal bir kabın içine koymayın. Yağın etkisini azaltır. Cam ya da porselen kaba koyun.

3. Acı ve ekşi gıdalardan, domates, salça (yemeklerde kullanılabilir), turşu, karabiber, pul biber vb. gıda ve baharatlardan tedavi süresince kesinlikle uzak durun. Bu gıdaları tüketmeniz iyileşmenizi engelleyecektir.

4. Sabırlı olun ve tedavinizi iyileşene kadar 4 - 5 hafta devam ettirin.
Hakkında
Konum: BURSA
Meslek: SINIF ÖĞRETMENİ
Hakkımda:
Adım faruk yıldız. Sınıf öğretmeniyim.
Temel Bilgiler ve İstatistikler
Aktiflik: Şu anda DH'de değil
Son Giriş: 2 yıl önce
Son Mesaj Zamanı: 2 yıl
Mesaj Sayısı: 0
Gerçek Toplam Mesaj Sayısı: 51
İkinci El Bölümü Mesajları: 0
Konularının görüntülenme sayısı: 0 (Bu ay: 525)
Toplam aldığı artı oy sayısı: 5 (Bu hafta: 0)
En çok mesaj yazdığı forum bölümü: İlk Okullar, Ortaöğretim ve Okul Öncesi
Mesajları
İkinci El Referansları
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.