Şimdi Ara

Pardus nedir? Ben bilmiyorum, bilen varsa söylesin...

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir - 2 Masaüstü
5 sn
28
Cevap
0
Favori
3.805
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
0 oy
Sayfa: 12
Sayfaya Git
Git
sonraki
Giriş
Mesaj
  • Selamlar,

    Okulda her şeyin tahtaya İngilizce yazılıp, İngilazca okunup, Türkçe dil bilgisi kuralları ile cümlelerde kullanıldığı (kısaca Tarzanca diyoruz) dönemde "Türkler bir işletim sistemi yapmış!" dediler. Dedim "Ahanda budur! Sonunda bir şeyler yapıldı!"

    Çalışan cd ile sistemi açtım. Açılışta çıkan yazılara baktım, her aşamadan sonra yeşil yazıyla
    [TAMAM] yazıyordu. Yalnız her ne hikmetse bunun karşısında yazanların (yani "şu yapıldı, bu yapıldı" yazan yerde) bazen İngilizce bazen Türkçe yazıyordu. Dedim "Arkadaş, tek yaptığınız İngilizce olan bir sistemi çevirmek mi?"...

    Çalışan cd kasım kasım kasıyordu. Buna rağmen bir şeye tıkladığımda hoplayan resim (KDE'nin hareketli imleci) eksik olmuyordu. Buna da "Bravo, kaynak bol ya, gelişine savur" şeklinde yorum yapmıştım.

    Şimdi anlıyorum ki Pardus, Gentoo üzerine inşa edilmiş bir GNU/Linux dağıtımı, çalışırken kasması da bunun normalde kurulan dağıtım olarak tasarlanmasından kaynaklanıyor. Yalnız sonuçta bu, bildiğiniz dağıtım... Peki neden yapılmış? Ben bunu gerçekten anlamadım.

    Mesela Ubuntu'yu anlıyorum: "İnsanlık için Linux" diyorlar. Tüm milletlerin dillerini, ayarlarını vs. destekliyorlar. Güzel, gayet güzel. Bravo.

    Slackware, "Unix'e en yakın sistem olmayı amaçlıyor. Kendin yap kendin kullan Linux" deniyor. Güzel, bu da güzel...

    Slax, Slackware üzerine kurulmuş, kurulmadan kullanılan bir dağıtım. Slax yeni bir teknolojiye de öncülük etmiş durumda: Aufs. Böylece tüm dosya sistemi okunur/yazılır olabilmekte, dönüş aygıtıyla bağlanan, dosya sistemi içeren sıkıştırılmış dosyalar da hiç açılmadan, çok az ara bellek kullanarak sisteme bağlanabilmekte... Harika, gerçekten başarılı.

    Diğer dağıtımları ne kullandım, ne inceledim. Yalnız Pardus "yeni" olan neyi, hangi teknolojiyi, hangi felsefeyi getiriyor?

    Pardus Linux'un amacı, Türkiye'deki kullanıcıların ihtiyaç duyduğu sürücüleri yazmak mı? Çok saçma... Herhangi bir dağıtıma da (Misal Ubuntu) bu destek verilebilir, aynı iş gücü daha verimli kullanılabilir.

    Pardus Linux'un amacı "Kaynak kodlarını kendi yazdığımız işletim sistemi olsun, belli bir kararlı sürümden sonra tüm devlet dairelerine ve askeri kurumlara Pardus Linux kurmak" mı? Bu da saçma, çünkü yine herhangi bir dağıtımın kaynak kodları oturulup baştan sona incelenebilir. Bir "yamuk" görülmediği takdirde yine askeri amaç dahil her yerde kullanılabilir.

    1 milyon tane dağıtım çıkarmanın mantığı nedir? Yeni bir şeyler getiriyorsanız tabi ki buyrun, ama ben yeni bir şey göremiyorum. (Evet, bu benim körlüğüm). Bana "Peki Pardus kullandın mı?" veya "Bırak Slax'ı, Pardus kullan" diyenlere "Niye?" diyorum, "Çünkü Türkçe" diyorlar. Ben daha ne diyeyim?

    Bu soruyu burada böyle sordum, çünkü farkettim ki ufak ufak gıcık oluyorum Pardus projesine. Sağda solda tüm Linux dağıtımlarında geçerli olan şeyler "Pardus'ta şunun yapılması", "Pardus'ta Windows programlarının karşılıkları" falan gibi söyleniyor. Pardus, Linux değil mi acaba?

    Bu Pardus yanlış mı tanıtılıyor?



    _____________________________
    Türkçe konuş. * * Cerem Cem ASLAN




  • baştan sona kadar haklısın!!!
    aslında bukadar çok linux dağıtımının olmasının bir mantığı yok... linux çekirdeğinin serbestçe kullanılabiliyor olmasından kaynaklanıyor... birkaç kişi toplanıyor kendilerince bir dağıtım çıkarıyor, iyi güzelde aslında yeni birşey yok ortada hep aynı şeyler tekrarlanıp duruyor
    bildiğim kadarıyla şuan 312 tane hatrı sayılır linux dağıtımı var (küçük projeleri saymıyorum) aslında bu toplulukları bir yerde birleştirecek bir güç olsa ve bu tpoluluklar aynı şeyleri tekrarlamak yerine birlik olup yeni teknolojiler üretmek için çalışsa ortaya mükemmel bir sistem çıkar eminim...
    pardus projesindede aklıma yatmayan bir sürü nokta var... bunların en başında pisi paket sistemi!!!
    dep paket sisteminin veya rpm paket sisteminin neyi vardıki pisi'yi yazmaya gerek gördüler anlamıyorum kaynak kodlarını pisilemek içinde bir sürü mesai harcanıyor ve kısıtlı depolarda kullanıcıya dezavantaj oluyor...
    _____________________________




  • _____________________________
  • quote:

    Orjinalden alıntı: volf

    http://www.pardus.org.tr/nedir.html


    Hemen ilgili sayfaya gidiyoruz:

    quote:


    Pardus Nedir?

    [Evet, ben de bunu merak ediyorum...

    Pardus, TÜBİTAK-UEKAE (Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü) bünyesinde yürütülen bir işletim sistemi geliştirme projesidir. Pardus açık kaynak kodlu ve GPL (GNU Genel Kamu Lisansı) ile dağıtılan bir özgür yazılımdır.

    [Hikaye kısmını geçersek Pardus, özgür bir yazılımmış. Hmm... Ben Slax kullanarak neye, nereye, kime bağımlı oluyorum acaba?

    Özgür yazılımlar kullanıcılarına diledikleri gibi çalıştırma, çoğaltma, inceleme ve değiştirme, ve yeniden dağıtma özgürlüklerini koşulsuz olarak verirler. Bu özgürlükler sayesinde kapalı kodlu ve sahipli yazılımlara göre daha fazla güvenlik, esneklik ve tasarruf sağlarlar.

    [Anlıyorum. Yalnız bildiğim kadarıyla bu söylenen şey, zaten tüm Linux dağıtımlarında bulunan GNU/GPL lisansının özeti ya da tanıtımı gibi bir şey.

    Pardus 2007, proje kapsamında 18 Aralık 2006 tarihinde yayımlanan işletim sistemi sürümüdür. Tek bir CD ile kısa sürede ve kolayca işletim sistemi ve çok sayıda yazılım paketi sisteme kurulur, hızla ve kolayca üretken hale gelinir.

    [Bu söyleneni Ubuntu da yapıyor... Gayet güzel bir depo arşivi sunuyor. Kısa kurulum istiyorsanız Slax'ın üzerine tanımıyorum: 2 Dakika...

    Pardus kullanmak için nedenleri merak ediyorsanız burada bazı yanıtlar bulabilirsiniz. Pardus 2007'nin size neler sağlayacağını görmek için bu sayfadaki ekran görüntüsü ve videolara göz atabiliriniz.
    nokta Pardus 2007
    nokta Değişenler

    nokta Kolay kurulum // Pardus 1.0'dan sonra hayli yeteneklenen YALI ve Kaptan Masaüstü sayesinde Pardus 2007'yi kurmak çok daha kolay.

    [Bunu duymazdan geliyoruz...

    nokta Yeni ve güncel yazılımlar // Kurulum CD'si ile 641 yazılım paketi geliyor, 1000'i aşkın diğerleri de internetten indirileblir durumda. Pardus 1.0'dan bu yana 700'ü aşkın yeni yazılım Pardus paket deposunda yerini aldı...

    [Depo'nun büyüklüğünü tartışmıyoruz zaten, bölünen iş gücünü tartışıyoruz. Aynı programları farklı dosya biçimlerinde bir çok bilgisayarda tutmak nasıl bir akıl kârıdır?

    nokta Küçük paketler, hızlı güncelleme // Pardus paket yöneticisi PiSi'de yapılan geliştirmelerle yazılımlar artık çok daha az yer kaplayıp, internet üzerinden çok daha hızlı indirilebiliyorlar...

    [Az yer kaplama konusunda Slax'la bir karşılaştırma rica edebilir miyiz? Buradan yetkililere sesleniyorum...

    nokta Paket yöneticisi // PiSi'nin kullanışlı ve sevimli grafik arayüzü kullanılarak yazılımların güncelleme ve kurulum süreçleri de büyük ölçüde kolaylaştı.....

    nokta Hızlı açılış // Pardus yapılandırma çerçevesi ÇOMAR kullanılarak geliştirilen açılış sistemi sayesinde diğer işletim sistemlerine göre çok daha hızlı açılıyor....

    [Bir kullanıcı niye bilgisayarının hızlı açılmasını ister ki? Varsın 1 dakika yerine 4 dakikada açılsın? Günde 1 kez açılacak zaten... (Kaldı ki bu kadar bir fark bile yoktur, olsa olsa 5 - 10 saniyedir...)

    nokta Hata düzeltmeleri // Pardus 1.0'dan bu yana 1700'e yakın hata giderildi...

    [Hey maşşallah...

    nokta Diğer iyileştirmeler // USB belleklerden başlatılabilme, çok dilli kurulum desteği (Türkçe, İngilizce, İspanyolca, Almanca, Hollandaca), yeni ağ yöneticisi, Tulliana simge setine eklenen yeni semboller, ...
    nokta Ve değişmeyenler

    nokta Pardus, her zaman olduğu gibi tüm masaüstünde Türkçe yazım denetimi, internet araçları, ofis yazılımları, çokluortam (resim, müzik, video vb) oynatıcıları, oyunlar ve sayısız yazılım ile kullanıcılarının tüm gereksinimlerini karşılayacak tek bir CD olarak geliyor...

    [Asıl "İlk kurulumda her şey" diyen SuSE miydi neydi? Yani buradan anlıyoruz ki Pardus, bu işi tek cd ile yapmış (SuSE 4 DVD olması lazım). Gerçekten bu nokta takdire değer... Peki gEDA var mı gEDA? :)



    İlk iletide bir ton şey yazdım, bir zahmet siz "okusaydınız" da ondan sonra tek bir bağlantı verseydiniz...
    _____________________________
    Türkçe konuş. * * Cerem Cem ASLAN




  • tumra, yaptığınız alıntılar ve onlara yorumlarınızın aynısını savunduğunuz Slax ve Ubuntu için de yazmak mümkün:

    - Zaten kullanım kolaylığı sağlayan Mandrake Linux vardı, o halde Ubuntu'ya ne hacet?
    - Zaten CD'den çalışan ve son derece kolay Knoppix vardı, Slax'e ne hacet?
    - Zaten paket deposu çok geniş bir Debian vardı, Ubuntu'ya ne hacet?
    - Zaten Knoppix ve Mandrake birçok donanımı otomatik tanıyordu, diğerlerine ne hacet?

    Bu sorulara vereceğiniz cevapları da aynı şekilde Pardus için sorduğunuz sorulara vermek mümkün.

    Yani, tam bir kısır döngü içerisindesiniz.

    Ayrıca, size iş gücü bölünmesi konusunda bir nebze hak veriyorum. Fakat, bölündüğünü söylediğiniz iş gücü hiçbir zaman birleşik değildi. Örneğin, ben RPM'i sevmiyorum. Bağımlılık problemleri beni illet ediyor, ee? Şimdi ben PiSi'yi geliştirmekte suçlu muyum? Eğer memnun olmadığım yazılımları geliştirenler de benim yapmak istediğim değişiklik ve düzenlemeleri kabul etmiyorsa (ki her önüne gelen bir değişiklik yaparsa o yazılım ne hale gelir bir düşünün) ne yapayım? Kabullenip bir kenara oturayım mı? Bu mudur Özgür Yazılım?

    Hayır, kabullenmem. Geliştirme özgürlüğümü kullanırım, alırım diğer paket sistemlerinin iyi taraflarını, getiririm geliştiririm.

    Misal GNOME, KDE vs. bu şekilde çıkmadı mı? Hani Windows'a karşı Linux'u savunurken o ballandıra ballandıra allattığınız (doğrudan size demiyorum, genel konuşuyorum) "seçeneklerin bolluğu ve bu seçeneklerin bolluğunun sağladığı özgürlük" e ne oldu? Herkes herşeyi sevmek zorunda mı? Bir kişiye uyan şey diğerine de uyar mı? Bir kişinin fikrini herkes kabul edecek olsaydı niye insanlar düşünüyor? Bir kişi düşünsün, herkes ona uysun. Zaten böyle şeyler yapıldı geçmişte. Çeşitli şekilleri var. Bazılarına diktatörlük deniyor, bazılarına Komünizm. Eğer hoşunuza giderse buyrun Kuzey Kore'ye.

    Tamam, mantar gibi dağıtım türemesinden ben de rahatsızım. Ama benim rahatsızlığımın sebebi bir amacı ve hedefi olmayan dağıtımların çıkışı. Ama Pardus öyle değil ki. Pardus'un bir amacı var: Türkiye'deki bilgisayar kullanıcılarına uygun işletim sistemi geliştirmek.

    Peki, Ubuntu Türkiye'deki kullanıcılara uygun mu? Uygun uygun olmasına da Ubuntu daha global bir hedefe sahip. Misal Pardus ortaya çıkmadan önce sistem genelinde Türkçe imla denetimi imkanı var mıydı? Yoktu. Tamam Zemberek ayrı bir proje, ama Zemberek ile KDE entegrasyonunu Pardus ekibinin maaşlı çalışanları yaptı. Diyeceksiniz ki bu diğer dağıtımlarda da yapılabilir. Evet, ama niye Pardus'tan önce birisi çıkıp da yapmadı? TÜBİTAK bu iş için eleman çalıştırıp bunları yapmasını sağlamasaydı kim yapacaktı? Siz mi?

    Keza, Pardus ile birlikte farkında olmasanız da Türkiye'de popüler olan donanımların Linux sürücüleriyle ilgili çeşitli düzenlemeler (hatta yeni geliştirmeler) yapıldı. Birilerinin bunlarla oturup uğraşması gerekiyor. Elbetteki gönüllüler de bunu yapardı. Ama kim Türkiye'deki popüler donanımlar için sürücü düzenlemesi yapardı? Ubuntu'nun çekirdek kadrosu mu?

    Pardus projesi kapsamında yapılan geliştirmeler diğer dağıtımlar tarafından da kullanılmadı mı?

    Diğer dağıtımların yapmadıklarına bir başka örnek ise Müdür'dür. Müdür Python ile yazılmış bir açılış yöneticisi (init manager). Diğer birçok dağıtım System V init kullanırken, Pardus ekibi böyle bir açılış yöneticisi geliştirdi ve diğer dağıtımların da benzer sistemler geliştirmesine ön ayak oldu.

    Elbetteki her dağıtım diğer dağıtımların iyi taraflarını kendine alır ve bunu yaparken de başka bir dağıtımı baz alabilir. Pardus Gentoo'yu seçti. Eğer Pardus'u "Pardus, Gentoo üzerine inşa edilmiş bir GNU/Linux dağıtımı" diyerek eleştiriyorsanız, Slax'in Slackware tabanlı olması, Ubuntu'nun Debian tabanlı olmasını niye eleştirmiyorsunuz? Diyorsunuz ki Aufs var. Ben de diyorum ki Müdür var.

    Bu arada, o alıntı yaptığınız sayfa bir pazarlama sayfası. Aynı diğer dağıtımların web sitelerinde olduğu gibi. Teknik gelişimini anlamak için o dağıtımın geçmişine, yapılan çalışmalara, geliştiricilerin günlüklerine, CVS veya SVN depolarına falan bakmak gerek. Ayrıca bu soruları sormakta oldukça geç kaldınız. Zira aynı sorular bundan 3 yıl önce, daha Pardus 1.0 ile birlikte sorulmuş, çeşitli platformlarda tartışılmıştı (örnek: Fazlamesai.net).

    Ek olarak Pardus'un ilk hedefi Türkiye'deki son kullanıcılardır. Belli teknik yeterliliğe sahip kullanıcılar zaten tercihleri doğrultusunda farklı dağıtımlarla da işini görüyor olabilir. Ancak diğer dağıtımların birçoğu Türkiye'deki son kullanıcıların ihtiyaçlarını yeteri düzeyde karşılayamıyordu. Ubuntu'yu iş yerinde kullanması için sıradan bir kullanıcıya tavsiye ettiğinizde, size bu Evolution denen e-posta programında Türkçe imla denetimine ihtiyacım var, nasıl yaparız diye sorunca "GTK'yi ve GNOME kütüphanesini Zemberek ile çalışacak şekilde yamalaman gerek" diye cevap veriyorsanız, ne siz, ne de Ubuntu bu gereksinime cevap verememiş oluyor. Ama Pardus, kurulduğunda kullanıcının hiçbir şey yapmasına gerek kalmadan Zemberek ile KMail altında Türkçe imla denetimi yapıyorsa ve bu da kullanıcının ihtiyacını karşılıyorsa, o halde Pardus başarılı bir projedir.

    Pardus'u abartı derecede ön plana çıkaranlardan, Linux yerine Pardus diyenlerden ben de hoşlanmıyorum. Ama onlar "kraldan çok kralcı" olanlar. Kaldı ki ne geliştirici ekibinin, ne de TÜBİTAK'ın böyle bir yaklaşımı yok.

    Ben farklı nedenlerle Ubuntu kullanıyorum. Ancak Pardus'un son kullanıcı için Ubuntu'dan daha iyi olduğunu düşünüyorum.

    Son olarak "Bir kullanıcı niye bilgisayarının hızlı açılmasını ister ki? Varsın 1 dakika yerine 4 dakikada açılsın? Günde 1 kez açılacak zaten... (Kaldı ki bu kadar bir fark bile yoktur, olsa olsa 5 - 10 saniyedir...)" demişsiniz.

    Cevap: Bilgisayarını günde belki de 10-15 defa açıp kapatması gereken bir dizüstü bilgisayar kullanıcısı 1 dakikaya ihtiyaç duyar. Hele hele her an çok acil bir işi birisiyse. Siz öyle olmayabilirsiniz, ama ben öyleyim ve benim gibi bilgisayarının olabildiğince kısa sürede açılmasını isteyen o kadar çok insan tanıyorum ki.

    Dedim ya, Kuzey Kore'de yaşamıyoruz.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Challenger -- 17 Nisan 2008; 21:52:41 >
    _____________________________




  • Bu konuyu açmayı uzun zamandır düşünüyordum, sonra vazgeçiyordum. En sonunda bugün, "Windows'daki programların Pardus'daki karşılıkları" diye bir liste görünce, ki aynı listeden ben daha önce Ubuntu'da ve şimdi Slax'da faydalanıyorken bunun şimdi Pardus'a özgü bir şeymiş gibi sunulması, açıkçası canımı çok sıktı.

    Açıkçası tam bilgiye sahip olunmadan bu türden çıkış yapmanın sonuçlarını biliyorum, büyük ihtimalle ağzımın payını da alırım ama en azından önerilerimi sunayım.

    Bu türden "Elinizi hiçbir şeye sürmenize gerek yok, biz güncellemeleri de yaparız, ayarları da yaparız; siz çayı koyun, biz bi'tek onu yapamıyoruz buradan" dağıtımı yapmak için illa ki oturup baştan sistem mi yazmak lazım? Mesela Ubuntu'da falan filan ayarları yapmak için bir betik yazılamaz mıydı? Bence yazılabilirdi.

    Paket yöneticisi olayın zaten anlayamıyorum. Bağımlılık olayı nasıl yöneticiden yöneticiye değişiyor? deb paketlerinin içinde bir dosya oluyor, ona tüm bağımlılıklar vs. işleniyor, böylece bağımlılıkları belirlemek de kolay oluyor diye biliyorum. Hakikaten, deb paketlerinin ne eksiğini gördüler? Bunun üzerine söyleyeceklerim bu sorunun cevabını bekliyor...

    Ben "Gentoo üzerine kurulu bir dağıtım" derken "Tamam, başlangıçta çıkan yazıların bazılarının İngilizce bazılarının Türkçe olmasını şimdi anlıyorum" manasında kullanmak istemiştim. Ben zaten tekerleği yeniden yapmaya da değiştirmeye de karşı değilim. Tekerleği yeniden icad etmeye karşıyım ama bu ikisinin (üçünün) karıştırılmasına da karşıyım. Tekerlek bir kez yapılmışsa sen ona bakarak yeni bir tekerlek yapabilirsin. Diyelim elinizde bir at arabası var, siz bunun tekerleklerinin ses çıkarmasını istemiyorsunuz. Elinizde kauçuk şerit bulunuyorsa o mevcut tekere sarabilirsiniz, böylece tekerler ses çıkarmaz. Eee? Ne oldu? Biz mevcut tekeri kullandık, ayıp mı ettik? Ettiysek ettik, işimizi görüyor muyuz? Görüyoruz... Bitti... Ha, o tekerlek Murat 124'e uymadı mı? Oturur baştan yaparız, ama en azından neye benzeyeceği ve hangi eksikleri gidereceğimizi biliriz. Şeklini tekrar düşünmeyiz; Yuvarlak olacak!

    Dolayısıyla varsınlar istedikleri dağıtım üzerine bir şeyler kursunlar. Buna bir şey demiyorum...

    Gnome, KDE bu şekilde çıkmadı mı? Bildiğim kadarıyla (ya da bildiğimi sandığım kadarıyla) Gnome, KDE'nin kullandığı QT kütüphanelerinin lisans durumuna bir çeşit tepki olarak çıktı. Hatta bundan sonra QT'nin lisans durumunda değişiklik yapılmıştı (diye sanıyorum) Yine bildiğim kadarıyla KDE de birinin çıkıp "Beyler, manyak mıyız biz, niye sağda solda herkes kafasına göre bir şey yapıyor; gelin toparlanalım, belli bir tarz çerçevesinde programlar yazalım, dağılmayalım, bu Linux olaylarını güzelleştirelim" çağrısı üzerine yapılmıştır. Eğer bu bilgilerim yanlış değilse, gördüğünüz üzere millet toparlanarak ortaya bir şeyler çıkarıyor, her yeni şey bulduğunda yeni bir dağıtım çıkararak değil.

    Bilgisayarın hızlı açılmasının gerçekten bu denli bir önem arzettiğini asla düşünmüyorum. Ben ki bırakın günde 10 - 15 defayı, o kadar çok açıp kapatmıştım ki (GRUB denemeleri vs. sırasında) en sonunda oturup GRUB'a Türkçe Fe klavye ayar dosyası yazmıştım, ben bile o derece 3'ün 5'in hesabını yapmıyorum. Şimdilerde de haddi hesabı yoktur bilgisayarı açıp kapatmamın. Tamam, ben abartı bir örnek verdim (1 dakikaya 4 dakika gibi) ama yine de bilgisayar açılırken kronometre tutup "Heheee, benim bilgisayarım senin bilgisayarını döver" gibi veya "İşte Linux, 3 saniye erken açılıyo..." gibi bir sonuca bağlayan arkadaşları kınıyorum. Hatta içimden böyle mır mır mır bir şeyler diyorum.

    Tekrar belirtiyorum, bu türden bir konu açmamın nedeni, Pardus'a *gıcık* oluyor olmam. Linux için yapılmış şeyleri Pardus'a özgüymüş gibi sunmaları beni geriyor.

    Şimdi bulamadım, 15 dakikadır arıyorum forumu, buralarda bir yerlerde bi ara konusu açılmıştı ya da açılan bir konuda geçmişti; bir televizyon programında Pardus _adına_ konuşan biri, sürekli "Pardus, Pardus" diyip durmuş, hiç Linux'u anmamış. (O programı da izlemedim.) Arkadaşlardan bazıları bu duruma "kıl olsa" da bazıları bunun normal olduğunu, markalaşmanın böyle olabileceğini falan söylemişti. Dolayısıyla geliştiricileri bilmem de Tübitak'ın böyle bir abartma, Pardus'u abartı şekilde öne çıkarma çabasında olmadığı konusundaki fikrinize pek güvenemedim. O konuda biraz daha emin olana kadar bir fikre sahip olmamayı tercih ediyorum.

    Sizi az çok tanımış biri olarak Müdür'le Aufs'yi bir tutmanıza - en efendi halimle - anlam veremedim diyeyim. Müdür'ün olmaması kullanılabilirliği nasıl etkiler? Neyden mahrum kalırız? Sonuçta bilgisayar açılıyor mu, açılmıyor mu? Tamam, illa ki dünyanın gidişatına yeni bir yön vermesi gerekmiyor ama bunu tutup da Gnome'u yazıp Gnomix gibi bir dağıtım yapmaya benzetiyorum. Adamlar ne güzel Gnome diye bir şey yapmış, bunu alıyorsun, istediğin dağıtıma uyguluyorsun. Müdür de pekala öyle olabilirdi gibime geliyor... Ancak bir aufs'yi Ubuntu'ya uygulamak bu derece kolay olmayacaktır, zira paket yönetimi ciddi şekilde farklılaşıyor... Aslında şu da var, Slax bir kişinin (tek 1 kişinin) kişisel projesi olarak başlamış bir dağıtım. Bu kadar beğenilmesi ve yaygınlaşması, onun güzel, farklı, güzel olmasına dayanıyor. (evet; güzel, farklı, güzel) Pardus'da ise zorlama bir reklam desteği kokusu yayılıyor. Ya da bana öyle geliyor... "Pardus güzeldir! Evet, Pardus güzeldir!!!" gibi, birileri kafama vuruyormuş gibi hissediyorum. Dolayısıyla da sormadan edemiyorum, "Neresi güzel kardeşim? Ben göremiyorum, hala göremiyorum, daha ne diye birileri gözüme gözüme sokuyor?" (Hakikaten gözüme gözüme sokuluyor gibi hissediyorum) Misal, ben şimdi Müdür'ü Slax'a uygulayamayacak mıyım? Önce bir bakayım, nedir ne değildir, güzel mi değil mi; sonra uygulamaya - kullanmaya karar verirsem bunu Slax'a uygulayıp uygulayamayacağımı zaman gösterecek...

    Türkiye'deki popüler donanımlar için kim sürücü desteği sağlardı? Sağlayan sağlardı.

    (Normalde iki adet satır sonu karakteri ve bir adet parantez açma karakteri önce ("Sağlayan sağlardı" cümlesinden hemen sonra) şu satırlarıma devam edebilirdim, ama böyle olsun istedim. "Yapacak olan yapar" cümlesi aslında bir felsefeyi belirtiyor. Ben bu felsefeye inanıyorum. Zamanı geldiğinde bir buluş yapılır. Zamanı geldiğinde bir denklem bulunur. Zamanı geldiğinde bir program yazılır. Zamanı geldiğinde bir fikir tartışılır. İsterseniz tankla topla bunun karşısında durun. Siz bu sürücüyü yazmak istediğinizde karşınızda hiçbir engel duramayacaktır. Aç kalırsınız, susuz kalırsınız, ama yazarsınız. Ben öğrencilik yıllarımda gecenin bir vakti yataktan fırlayıp "asal sayıyı bulduran algoritmada şu şekilde bir değişiklik yaparsam çalışma süresini kısaltabilirim" diyerek arkadaşın bilgisayarına uçtuğumu biliyorum. Birileri Türkiye'de bu donanımı Linux ile kullanmak istiyorsa ve bunu yapacak yeteneğe (bilgiye, beceriye) sahipse o arkadaş bu sürücüyü ya-za-cak. Bunun başka bir yolu yok. İşte, bu sürücü olmadığı için Linux kullanmayanlar da o gün kullanmaya başlayacak. İşte, Türkiye'de Linux'un yaygınlaşması da o tarihte olmalıdır. Ha, o gün bugünse, peki, hemen bir kenara tarihi not edelim. Tarih, sayısal değerler olmak zorunda değil. Tarih bir isim de olabilir: Pardus. Ancak zorlama bir tarih ya da zorlama bir isim olmamalı. Amaç üç tane ayar yapmak, bir tane duvar kağıdı koymak, iki tane sürücü yazmaksa tutup da bunu yazdılar diye bir dağıtım çıkarmak zorunda değillerdi. Ha, benim algılayamadığım, algı sınırlarımın ötesinde bir amaçları varsa buyrun, dinlemeye, öğrenmeye hazırım.)
    _____________________________
    Türkçe konuş. * * Cerem Cem ASLAN




  • Burada dağıtımlar arasında teknik değerlendirme yapmanın esasta gereksiz olduğunu düşünüyorum. Bu iş biraz felsefe işi, yöntem işi. Ne demeye çalıştım bir iki örnekle bakalım.

    Birincisi ve en basiti şu:

    Okulda (bütün öğrencilik yıllarında olur bu) öğretmen, öğrencinin bilmediği bir konuyu anlatıp örnek problem çözdükten sonra öğrencilere alıştırma sorusu çözdürür. Eğer öğrenci bu soruları çözmezse hocayı ne kadar iyi dinlemiş olursa olsun, anlattıklarını ne kadar iyi anlamış olursa olsun pratik uygulamada sıkıntı çeker. Sorunun çözülüyor olması önemli değildir burada, öğrencinin soruyu çözüyor olması önemlidir.

    Bu örnekten çıkarımda bulunursak TÜBİTAK işletim sistemi nasıl yapılır onun pratiğini yapıyor. Ki işletim sistemi geliştirmek yazılımcılığın temel ve karmaşık bir uygulaması değil mi? Yazılım konusunda herşeyi bildiğimizi (ülke olarak) kim iddia edebilir ki? Bırakın alıştırma yaparak öğrenelim.

    İkinci örneğim de şu:

    Abraham Lincoln (isim konusunda yamuluyor olabilirim) 11 yıl sonra aya çıkacağız dediğinde, acaba gerçek amaç yalnızca aya ayak basmak mıydı? Ya da bu insanlığa ne kazandırabilirdi ki yalnızca aya ayak basmaksa amaç? Peki bu amaç yolunda neler geliştirildi? Herbirini saymaya gerek yok ama günümüzdeki manasıyla bilgisayar bu amaç uğruna yapılmadı mı? Demek ki hedefe giderken neleri öğrendiğin de bir hayli önemliymiş, hedef uğruna yaptığın çalışmaların sana birçok şey kazandırabiliyormuş.

    TÜBİTAK son kullanıcı için uygun bir işletim sistemi geliştirme hedefi koymuş olabilir kendine. E tamam da buna ne gerek, zaten bu tarz sistemler var demek, aya ayak basınca ne olacak ki demekten farksız bana göre. Hedefe giderken emin ol çok şeyler öğreniyoruz.


    Son olarak Pardus'un çok ön plana çıkarılması, Linux yerine Pardus kullanılması kısmına gelelim. Birşeyler öğrenmek rekabet işidir. Sözkonusu devlet olunca özgür yazılım mantığı sekteye uğrayabilir, bunu kah devlet güven vermek için yapar, ön planda olmak için yapar, kah da Türk insanı devletine fazlaca güvendiği, onu büyük gördüğü için yapar. Ama kişiler seni yapılandan soğutmasın, kim yapıyor olursa olsun, devlet adına iyi işler yapılıyor. Fanatik olmaya gerek yok bu konuda. Yani tutar başka bir sürümü kullanırsın, kimse karışamaz. Ama Pardus projesine de bize getirisi açısından saygı duyarsın.
    _____________________________
    I don't care...




  • Yapay Zeka’dan İlgili Konular
    Bunun Nedenini Bilen Var Mı?
    17 yıl önce açıldı
    Ne olduğunu bilen var mı
    geçen yıl açıldı
    Daha Fazla Göster
  • pardus projesi başladığında en çok sorulan soru ''neden baştan bir işletim sistemi yazmak yerine linux tabanlı bir dağıtım yapmayı tercih ettiniz?'' sorusuydu... peki gelen cevap nedir? ''amerika'yı tekrar keşfetmeye gerek yok!!''
    fakat pisi paket sistemi amerikayı tekrar keşfetmek değilmidir?
    yıllarca üzerinde çalışılan pardus'un kubuntu'dan ne farkı var?
    2004 yılında truva linux adında bir türk dağıtımı daha geliştirilmeye başlandı; kolay kullanımlı %100 türkçe bir dağıtım sloganıyla çıktılar!!! ee zaten bunları pardus bana vermiyormu? %100 türkçe desteğini debian'dada bulabiliyorum zaten (hatta pardus'tan bile daha iyi)...
    işin özü herkesin amacı keşfedilmiş amerikayı tekrar keşfetmek! ama şu amerikanın üzerine bina dikelim fabrika yapalım yaşanabilir bir yer haline getirelim diyen kesim çok az...
    yani linux camiasında iş gücü organizasyonu yok herkes dağıtım çıkarmak peşinde ama şöyle adam akıllı köklü piyasaya hakim olabilecek,profesyonel anlamda sektörel çözümler üretecek programlar yazılmıyor...
    _____________________________




  • quote:

    Orjinalden alıntı: sedatayma
    %100 türkçe desteğini debian'dada bulabiliyorum zaten (hatta pardus'tan bile daha iyi)...

    Debian'da Emacs'te Türkçe yazmayı dener misiniz?
    Bakalım %100 müymüş görelim.
    _____________________________
  • emacs kullanmıyorum fakat google'de yaptığım küçük bir araştırmayla Emacs 22.1 versiyonunda utf-8 türkçe dil desteğinin ön tanımlı olarak geldiğini öğrendim...
    şimdi sizde hem pardus'ta ve hem debian'da virtualbox veya avidemux programlarını kurup hangisinin arayüzünün türkçe olduğuna bakarmısınız? nasıl bir türkçe desteği ise pardus'ta hala bu programlar ingilizce...
    _____________________________
  • Linux'un %100 Türkçe olamayacağı açıkça bellidir. "Açıkça" ifadesi, belli bir konuda uzlaşma sağlandığı varsayılarak söyleniyor tabi ki: Programlamanın dili İngilizce'dir. Bir yerde birlik olacak ki geliştirme olsun. Kabul, bu dil İngilizce oluversin. Bununla uzaktan yakından alakası olmayan nokta da şudur; her programa yerel dil desteği verilebilmelidir, verilmelidir.

    Slax'ı ilk aldığımda Türkçe karakter içeren dosyalarımı disk üzerinde bulamıyordum, yeni dosyalara Türkçe isim veremiyordum... Sonra bunu kendi başıma hallettim. Hala uğraştıran şeyler var, ama en azından şu anda sistem açılırken tüm bölütler Türkçe karakter kümesi dönüşümü sağlanarak bağlanıyor. Hala xterm'de Türkçe karakterler doğru görüntülenemiyor, ama bunu sorun etmiyorum. Nedir yani. Bir ara yaparım, yaptıktan sonra da herkese veririm. Bunlar çok önemli değil. Sonuçta Pardus'un ne derece yeterli bir yerelleştirme takımı olup olmadığını tartışmıyoruz.
    _____________________________
    Türkçe konuş. * * Cerem Cem ASLAN




  • önce linux karşıtı sandım
    sonra değilsiniz diye anladım
    dünyada herkesin rakibi olmalı yoksa fiyat yükselir
    dostumu severim ,düşmanımı da
    dostum gücümü,düşmanım ödevimi gösterir
    (daha kolay kullanılır hale gelmesi iyi olacak)
    _____________________________
    Opel Antara
  • Anladığım kadarıyla linux hakkında bilgili insanlar yorum yazmış bu başlığa.
    Şimdi birde beni yani daha önce pekçok linux sürümünü denemiş ama daha sonra cd'lerini atmış acemi bir bilgisayar kullanıcısını dinleyin.
    Önce pardus'la nasıl tanıştığımı anlatayım. Duyduk ki Pardus 2007,3 lynx lynx çıkmış.Tanıtımı şöyle: Ulusal İşletim Sistemi. Merak ettik indirdik. Tabi önce çalışan sürümünü - diğer dağıtımlarında (sizin deyiminizle distro) yaptığımız gibi. Hoşumuza gitti yükleyelim dedik. Karşımıza YALI çıktı sevindik. Sonra kurulum bitince KAPTAN karşıladı bizi. Daha sonra da PİSİ. windows'tan sonra ilk defa sistemine linux tabanlı bir işletim sistemi kurmuş biri olarak çok sevdim PİSİ'yi. Google da araştırdım. PİSİ'yi Türkler geliştirmiş. Pekçok kişi eleştirmiş neden düzgün çalışan paket yükleme sistemleri varken yeni bir tanesi yazılıyor dye. Ama ben sevdim. Adı bile güzel PİSİ. Velhasılı kelam şimdi Pardus kullanıyorum.

    Şimdi birde sizin dediğiniz gibi olsaydı ne yapardım onu anlatıyım. Diyelim ki Tübitak açıklama yaptı: Ubuntu'yu yada herhangi bir distro'yu destekliyoruz.
    Diyeceğim tek şey emin olun ki "Aferin iyi yapmışsınız" dan farklı olmayacaktı. Ne indirecektim ne de kullanacaktım.

    Düşüncelerimi eleştirebilirsiniz. Ama başta da dediğim gibi ben acemi bir bilgisayar kullanıcısıyım. Pardus'tan önce linux distro'su olarak sadece redhat ve suse'yi bilirdim. Bana linux'u sevdirdiği, diğer distro'ları araştırmama vesile olduğu için bile aferin Pardus'culara iyi ki başka bir dağıtımı desteklemeyip Pardus'u çıkardıkları için.
    Son olarak yavaş yavaş çevremde ki insanlar Pardus'a alışıyor. Şimdiden birkaç kişiye yükledim bile. İnanın bu insanlara Ubuntu yükletmeyi başaramazdım. Bu arada bende sistemime yeni distro'lar yüklüyorum denemek için. Yazdıklarımı okuyun ve birde benim açımdan düşünün Pardus çok mu kötü bir dağıtım?
    _____________________________




  • Pardus hakkinda yapilan elestirilere katilmakla beraber, Pardus projesini sonsuza kadar destekliyorum.

    Hic Pardus kullanmadim, ama ilk ciktiginda, bunu Turk Mali, Yerli Yazilim, Turk Isletim Sistemi, vs olarak tanitmaya calistilar. Ama az cok linux kullanan herkes bilir ki Pardus'un bir Turk yapimi filan oldugu yok. kernel.org sitesindeki kernel'leri indirip derlenerek yapilan bir isletim sistemini kendin yaptin gibi gosteremezsin.... Icinde yerli yazilim yok mu? Var, ama 2-3 prgram ile OS yapilmiyor.

    Neyse, birileri uyandi, yada hatadan donuldu, yeni nesil Pardus daha cok ozgun yazilim olarak lanse ediliyor. Baska turlu de gosteremezler zaten.

    Bunlar isin disaridan gozuken kisimlari. Ama isin bir de perde arkasi var, bence Pardus'un esas amaci TUBITAK icinde bu konuda bilgi ve uzmanlik sahibi olmak. Bu da uzun donemde kotu yatirim degil. Mesela bir devlet kurulusunun ihtiyaci oldu, orada az cok ne yaptigini bilen insanlar var ve devlete profesyonel servis sunabilirler. Sonra Secure Linux uzerine arastirma da yapiyorlar diye biliyorum, bu projeler de buyuk olasilikla dogrudan orduya yapiliyor.

    Edinilen uzmanlik hicbir zaman zarar olmayacagi icin, Pardus'e destek.
    _____________________________
    cout<<"imza yok"<<endl;




  • Yalnız ben cidden sinirleniyorum. (Zaten asabi bir insanım.) Nedir yani, bir dağıtım çıkarmadan Linux öğrenilmiyor mu? Allah Allah? Bu kadar Linux geliştiricisinin hepsinin kendi dağıtımı mı var? (Veya kendi dağıtımı olmayan adamdan sayılmıyor mu Linux camiasında, nedir?)

    Yahu arkadaş, bu insanlar kendileri kullanınca, yanlarındaki binadakilere kullandırtınca öğrenemiyorlar mı Linux'u? Ben bu yaygarayı anlamıyorum...

    Geçenlerde katıldığım 7. Linux Şenliklerinde de bir gaflette bulunup bu soruyu sordum: Pardus nedir, ne işe yarar?

    Bir anda bütün sempatiyi üzerime topladım :) Hakikaten, ikinci söz alışımda "Selam, ben dostum, zarar vermeye gelmedim" demesem sonuçlar daha farklı olabilirdi... Orada bir arkadaşın verdiği cevap biraz mantıklı gibi geldi. Arkadaşın tahminine göre, mevcut dağıtımlarda yapılması gereken ufak tefek değişiklikler o kadar fazla olabilirmiş ki yeni bir dağıtım yapmak daha mantıklı gelmiş olabilirmiş. Düşündüm, az da olsa mantıklı...

    Saygı görme konusunu açan Orhan arkadaşım, saygı görmek için (ki çok acayip bir kavramdır bu "saygı görme" kavramı) illaa ki bir dağıtım mı çıkarmak gerekir? Tübitak bunca zamandır saygı görmemiştir de bir Linux dağıtımı çıkarınca mı saygı görmüştür/görecektir? Gülerim, ağlanacak halimize gülerim vallahi!

    ---------------------------------

    Şunu iyi anlayalım: Mutlaka yeni başlayanlara destek olmak lazım. Artık o zebanisiz kuyu fıkrasını* tarihe gömmek gerekir, buna katılıyorum. Bendeniz de Ar-Ge Mühendisiyim (kendimi böyle adlandırıyorum, itirazı olan?). Zırt pırt yeni bir fikir buluyorum, onunla ilgili araştırma yapıyorum, onun üzerine para harcıyorum. Benim de başımda "Hah, yapa yapa bunu mu yaptın... Salaksın oğlum sen... 100 lira harcadın buna, halbuki satın alsan daha süperi 10 liraya satılıyor... Geri zekalı..." diyenler oluyor. Onlar bilmiyor ki ben, ürünün yanında bilgisine de erişiyorum. Bilginin bir kıymeti yok sanıyorlar. Asıl zeka seviyeleri tartışılacak olanlar kendileridir.

    Bu tartışmada ise konuyu bu şekilde algılayanlar varsa önce derin bir nefes alsınlar. Ben böyle demiyorum.

    Diyorum ki, buyrunhttp://www.pardus.org.tr/hakkimizda.html adresinde bakalım ne demişler:

    quote:


    NEDEN PARDUS?

    Ülkemizde işletim sistemlerinin bilgi teknolojileri alanında kapsadığı yeri, dolaylı olarak etkiledikleri sektörleri ve genel olarak gelişme hareketi ile ilişkilerini irdelediğimizde şu gözlemlere varılmaktadır:

    * Ulusal bağımsızlık, güvenlik ve tasarruf amacıyla, kritik uygulamaların üzerinde çalışabileceği, açık ve standart bir veri yapısını destekleyen, güvenlik izlemesine imkan verecek şekilde kaynak kodu açık olan ve finansal yük oluşturmadan yaygınlaştırılabilecek bir işletim sistemine gereksinim duyulmaktadır.

    Yok muydu böyle bir işletim sistemi? Buyrun işte, BAĞIRA BAĞIRA SÖYLÜYORUM, YANLIŞ TANITIYORLAR! SANKİ DAHA ÖNCE BÖYLE BİR SİSTEM YAPILMADI, İLK KEZ KENDİLERİ YAPACAKLAR!!!

    * Türkiye’nin bilgi teknolojileri konusundaki etkinliğinin katma değerli projelere yöneltilmesi, araştırma ve geliştirme ağırlıklı yüksek teknoloji üretimi yoluna gidilmesi gerekmektedir.

    Burada ne dediklerini anlamadım. Bu cümlenin zerre kadar anlam taşıdığını iddia eden varsa buyursun, anlamaya dinlemeye açığız...

    * Bunun bir yandan öncülü ve bir yandan da ürünü olarak yerel bilgi birikiminin, gerek teknolojik alanda ve gerekse iş süreçleri düzeyinde, sağlanması zorunluluğu vardır.

    Cümleye gel... "Bunun bir yandan öncülü ve bir yandan da ürünü olarak"... Öncül ne? Neyse, herhalde "Bu işi yaparken hem ürün ortaya koyulacak (Pardus), hem de bunu yaparken elde edilecek bilgi birikimi kar kalacak" deniyor.

    * Ülke gereklerine bağlı olarak teknolojik gelişmenin yönünü belirlemek, farklı alanların ağırlığını değiştirmek ve dolayısıyla söz konusu işletim sisteminin yol haritasına hakim olmak tercih edilmektedir.

    "Ülke gelenekleri" derken? Bizim ülkenin gelenek - göreneklerinin yazılımla ne ilgisi var? Neyse, onu geçelim, "farklı alanların ağırlığını değiştirmek" ne demek? Ayrıca "işletim sisteminin yol haritasına hakim olmak" ne demek??? Yol haritası nedir arkadaşım? İşletim sistemi bu; koyarsın programı, canavar gibi çalıştırır. Programlar arasında işlemci gücünü, belleği, (genel olarak kurul donanım kaynaklarını) paylaştırır. Hepi topu budur. Ha, diyeceksiniz ki "Çekirdeğe girişiyoruz, haydi bismillah", derim ki "Eyvallah, canımsınız, şimdi coşarız". O zaman "Yol haritası" denen şeye hakim olursunuz. Şimdiki harita nedir? "Acaba bu sürümde hangi programları koysak, arkaplan resmi olarak ne yapsak?" olayı mı?

    Bu gereksinimlerden hareketle Linux temelli bir ulusal işletim sistemi dağıtımı oluşturma işine girilmesine karar verilmiştir.

    "Ulusal İşletim Sistemi" olayını biri açıklayabilir mi?



    Buyrun, bir de şuna bakalım:
    quote:


    Pardus'un Hedefleri
    # Tam Türkçe desteğini, hem karakter yapısının Türkçe’ye uygun (UTF-8 uyumluluğu), hem de kullanıcıya görünen tüm mesaj ve belgelerin Türkçe olması yoluyla sağlaması.

    Türkçe'ye uygunluk derken? Halihazırdaki sistemlere uyumdan bahsediliyorsa hiç kastırmayın, ben size söyleyim, mevcut Windows kurulumlarında varsayılan karakter kodlaması ISO-8859-9'dur. Ha, tabi ki UTF-8 kullanın, ama onu da siz bulmadınız, hiç "hedef" listesine koymayın...

    # Mevcut Linux dağıtımlarından ve rakip diğer işletim sistemlerinden daha kolay kurulabilen ve kullanılabilen bir işletim sistemi olması.

    Vay, sayın abim, "rakip diğer işletim sistem*ler*i"? Kimmiş onlar? :)

    # Araç temelli ve teknoloji merkezli bir tasarım yerine görev temelli ve insan merkezli bir yaklaşımla ve esnekliği ve yüksek performansı sağlayabilecek modüler bir yapıda tasarlanması.

    Ne merkezli ne merkezli? İnsan merkezli mi? Haha... Diğerleri ne merkezli, hayvan merkezli mi? Bir de, o değil de, bu ağabeylerimizin yaptıkları dağıtım "Araç temelli" değilmiş, "Görev temelli"ymiş. O ne demek? Ben anlamıyor sizin kurduğunuz cümleleri...



    Velhasıl-ı kelam, sayın arkadaşlarım, biri çıksın açıklasın şu işin eğrisini doğrusunu. Görüyorsunuz, bende bir mallık var, adamların açıklama sayfalarında yazanları bir türlü anlayamıyorum. Anlayan varsa buyursun, versin ayarı... Yüklendiğimiz taraf aslında sağlam taraf mıymış, anlayalım bakalım...

    Ben, dedim ya, Slax kullanıyorum. Burada, okulda, hocamın bilgisayarına da kurduk. Şimdi ona bire bir destek veriyorum. Diyor ki "Şunu yapamadım, Windows'da böyle değildi, otomatikti bu işler", diyorum ki "Hemmen bir betik yazıyoruz ve sizi bu dertten kurtarıyoruz...". Misal hala yazıcıyı tanıtamadım. Ama nedir, uğraşıyorum. Ha, böyle 1 kişiye destek verince ben bu işi kapamıyor muyum? Kapıyorum... Siz kapamaz mıydınız? Kapardınız... Kırıkkale Üniversitesinde Linux kullanan olmadığı gibi (hocam hariç), kullanmanın ne faydası olacağını bilen de yok. O harcadığınız canım zamanı ve emeği bu türden bir "Üniversitelere Linux Yayalım" kampanyasına harcasaydınız diyorum? Fena mı olurdu diyorum?


    quote:


    * : Adamın biri ölmüş, cehenneme gitmiş. Adam bakmış ki bir sürü kaynayan kocaman kazan var, içinde de insanlar var, her birinin başındaki zebani de kafasını yukarı çıkaranın kafasına vuruyor, geri kazana sokuyormuş. Adam bir bakmış, bir tane kazanın başında zebani yokmuş. Sormuş, "Niye o kazanın başında zebani yok, ya oradakilerden biri kafasını çıkarırsa?" diye, baş zebani cevap vermiş: "Gerek yok, orada Türkler var; aralarından biri kafasını çıkardığında diğerleri onu ayağından aşağı çekiyorlar, bize gerek kalmıyor"



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi tumra -- 22 Haziran 2008; 21:04:42 >
    _____________________________
    Türkçe konuş. * * Cerem Cem ASLAN




  • Linux dağıtımlarında mükemmele yaklaşmak bir amaç mıdır? Bence evet. Yeni çıkan dağıtımlar diğerlerinden daha iyi birşeyler yapacaklarına inandıkları için bu yola çıkıyorlar. Ama hepsi o kapasitede değil elbette çoğu sadece hayal kuruyor. Ama kimin bu misyonu göğüsleyeceğini nerden bileceğiz. Bir kere içimizden biri evde çok şahane bir linux dağıtımı oluştursa. Bundan kaçımızın haberi olucak. Ya da kaçımız onu denemeye layık görüceğiz. Tübitak yapsın bu işi ona destek verelim. Evet yaptığının ne olduğunu hepimiz biliyoruz. Adına ulusal işletim sistemi denmemesi gerektiğini de biliyoruz. Lünuxun yayılmasını istemiyormuyuz nasılsa. Bırakın Tübitak ülkemizin milliyetçilik duygularını okşayarak Linuxı yaysın. Yayıldıkça daha iyileştiriecektir bu dağıtım bunuda biliyoruz. Burda hepimiz bu Linux dağıtımlarını karşılaştıracak eksikliklerini tartışacak kadar bilgi sahibiyiz. Burdaki arkadaşlar ister Slax da kullanabilir Ubuntuda. Ben Pardus kullanmıyorum ama herkese Pardus tavsiye ediyorum. İlgisiz kişilere anlatacaklarım uzunca bir hikaye gibi gelecektir. Ve büyük olasılıkla Linux denemek içlerinden gelmeyecektir. Ama Tübitak yapmış milli işletim sistemi diyince.. Afferin bizimkilere bizde kuralım diyor insanlar. Tübitak bunun böyle olmadığını bilmiyor mu sizce? Ya da insanları kandırmayı mı seviyorlar sizce? Bence hiç alakası yok. Ülkemizde Linuxı yaymanın en güzel yolu Pardus. Kullanmasak ta beğenmesekte destekleyelim bence.




  • Evet pardus linux değilmiş gibi lanse edilmeye uğraşılıyor.Bu mantıken yanlış ama churchy nin yazdıklarıda son derece doğru.
    Windows la yatıp windowsla kalkan insanlara al sana unix türevi kur öğren dersen hiç sallamaz ama
    quote:

    Ama Tübitak yapmış milli işletim sistemi diyince.. Afferin bizimkilere bizde kuralım diyor insanlar.


    Görünen o ki Pardusu yazan ekip pardus adını marka yapma derdinde.Bu bana freebsd den türeyen Mac i hatırlatıyor.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi sse -- 1 Temmuz 2008; 11:32:41 >
    _____________________________
    Kul´a bela gelmez, Hak yazmadıkça.Hak bela yazmaz, kul azmadıkça.
    Körler duyduklarını gerçek sanır,sağırlar gördüklerini,aptallarsa kendi bildiklerini
  • Pardus anadolu kaplanı demek. :)
    _____________________________
  • SuSe'ymiş, Debian'mış, Slax'mış, Pardus'muşş ne gereği var canım bu kadar dağıtım çıkarmaya.. Hatta dağıtıma ne gerek var, LFS (http://www.linuxfromscratch.org/ ) varken..

    Ben aşmış uçmuşum kardeşim, herkes gitsin benim gibi kendi Linux'unu kendi yapsın. Ben yapabiliyorsam bizim Salih abi de neden yapmasın?

    Salih Abüüü.. Bana bir Linux yap.. 2.6.25 çekirdekli..ince kabuklu..

    Asabiyim, gompleksliyim..ayakkabı çekeceği nedir, ben bilmiyorum kardeşim! işi gücü olmayan biri bana anlatsın...



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi terranigma -- 2 Temmuz 2008; 9:53:39 >
  • Arkadaşlar siz Pardus'u tamamen yanlış tanıtıyorsunuz ve yanlış düşünüyorsunuz.

    Pardus;
    -Özgür yazılımları (Freeware)
    -Özgür ortamı
    -Özgür arayüzü
    -Özgür kodlamaları
    ile ortaya çıkıyor yani Pardus özgürlük için çıkmış bir sistem sloganından belli oluyor "Özgürlük İçin"
    Bu sloganı iyi düşünün,Pardus'un içindeki yazımlar tamamen özgürdür FireFox KDA aMSN gibi uygulamalar bunlar özgürdür yani Dağıtımı serbesttir.
    Pardus'da bunan yola çıkarak ücretsiz olarak insanların işini görmesini sağlayan bir işletim sistemi çıkarttılar...

    Ve size kim dedi Pardus'un içindeki yazılımları Türk'ler yaptı diye! Biz sadece ana sistemi yazdık o programları çalıştıracak sistemi geliştirdik...En önemliside budur zaten gerisi önemli değil ,yeterki oltanın sapı yapılsın..!
    Pardus'un içindeki yazılımlar sadece Türkçe'ye çevirildi

    Size şu bilgiyide vereyim Pardus 6 kişi tarafından geliştirilmiş ve o 6 kişi okuyor!! dikkatinizi çekerim....!!!

    Size bir örnek göstereyim,
    http://www.escort.com.tr/?module=pardus
    Bu adresi iyi inceleyin
    Pardus sistemli bilgisayar 299$
    Windows Vista lı bilgisayar ( Pardus'daki ile aynı donanımlı ) 499$

    Ben şuanda Pardus kullanıyorum gayette memnunum...Hiç bir şikayetim yok...sürücü falan saçmalıkları ,virüs tehlikesi,güncelleme sıkıntıları,sistem sorunları,donma,yavaşlama gibi şeyler Pardus'da yok...

    Daha fazla yazardım ama bu saatte yorgunum...

    ÖZGÜRLÜK İÇİN...



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Lyc -- 4 Temmuz 2008; 7:35:58 >
    _____________________________




  • 
Sayfa: 12
Sayfaya Git
Git
sonraki
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.