Şimdi Ara

Otomobillerin Artık Yürüyen Birer Bilgisayar Olması

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir - 2 Masaüstü
5 sn
7
Cevap
0
Favori
390
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
0 oy
Sayfa: 1
Giriş
Mesaj
  • Sosyal medyada otomobil videolarını izlemeyi seven biri olarak bugün çok sık gördüğüm yeni nesil araç problemlerini bir bilgisayar müh gözüyle ele almak istedim (bazı kısımlarda ai'dan bilgi aldığımı da aktarmak isterim).


    Bildiğiniz gibi otomobil firmalarının büyük çoğunluğu yıllardır yazılımsal problemlerle uğraşıyor, öyle ki bayiye girdiğiniz zaman artık araçları incelemek bir şey ifade etmiyor çünkü kaputun altında hata yapmaya çok müsait kompleks onbinlerce satır kod yatıyor.

    Gördüğüm bir 2021 A3 videosunda aracın fren sisteminin düzgün çalışmaması, ekranının gidip gelmesi, SOS arızaları gibi üreticisine yakışmayacak türde hatalardan bahsediyordu.

    Temelde VAG grubu 5 - 6 sene önce yazılım tarafına ağırlık vermek amacıyla CARIAD isimli bir yazılım şirketini kurdu, aracın sensörleri ve multimedyasıyla ilgili her şeyi bu şirket üstlenecekti. Burada birtakım sorunlar çıkmaya başladı, örneğin araç ECUsu dediğimiz şey çoğu geleneksel sistemde tek bir yapı değil, onlarca alt sistemi içerir, yani fren kontrol sisteminin üretimi X firmasından gelir, direksiyon Y firmasından, gövde kontrol modülü de Z firmasından. Bu modüller kendi içerisinde zaten işleyici içeren kompleks sistemlerdir ve verialış verişi dışında dışarıdan müdehale edilemez. VW'nin koyduğu merkezi işlemci, hem içerisinde ağır Android / AppleCarPlay çalıştırmak zorunda hem de bu alt sistemlerin tamamıyla doğru bir şekilde iletişim kurmak zorunda kalmıştır.

    Bu karmaşık sisteme otomotiv regülasyonları (Şoför geri vitese taktıktan en fazla x sn sonra kamera açılmalı ya da risk türleri vb.) ve VAG grubunun yazılım alanında yeni olması eklenince ortaya çeşitli sorunlar çıktı, önceden bahsettiğim bu alt sistemlerin kapalı birer modül olması da testleri ve hatanın gerçekten nerede olduğunu anlamayı zorlaştırdı. Takvimin de etkisiyle özellikle 2021 sonrası çok çeşitli şikayetler duymaya başladık. Şirket de çözümü daha gelişmiş işleyicilerde, kadro yapılanmasında ve dışarıdan yazılım desteği almakla buldu. Yazılımların birçok alt markada kullanılması da aynı sorunun Golf ve Octavia gibi araçlarda yaşanmasının da önünü açtı.

    Peki diğer firmalar ne yaptı?

    Tesla: Bu alanda en uzman otomotiv şirketi denebilir. Bunun sebebi de üstte anlattığım dağıtık ve belirsiz sistem yerine her şeye kendisi karar veren merkezi bir sistem oluşturmalarıydı. Tesla aracı 4 bölgeye ayırır ve o bölgelerden gelen sensör verileri merkezde değerlendirilir ve yanıt hazırlanır. Arabayı doğrudan bir telefon gibi görürler. Üstelik yazılımı kendi içlerinde sıfırdan tasarlayabilmeleri, araç güncellemelerini de stabil bir şekilde yapabilmelerine olanak sağlamıştır, fakat her şeyin bu kadar dijitalleşmesi müşteride haklı olarak bir soru işareti oluşturur.

    Bazı Renault, Ford, Polestar gibi araçlar: Sistemlerinde Google ile anlaşıp doğrudan Android Automotive OS (Google Built-in) altyapısını araçlarına yerleştirdiler. Bu sayede de üstteki kadar belirgin yazılım sorunları yaşanmadı.

    Toyota, Mazda, Lexus: Tahmin edebileceğiniz gibi bu araçlar en muhafazakar yolu seçti. Bilgi Eğlence Sistemleri ile sensör sistemleri tamamen ayrılmıştır, kaynaklar çok verimli kullanılır ve yeni teknolojilere geçmek için acele etmezler, Eğer elinizde yıllardır çalışan bir klima sensörü varsa neden değiştiresiniz ki? Diğer markalar kadar renkli ve akıcı bir sunum yapamasalar da kanıtlanmış olanı takip ederler.

    TOGG: Tesla gibi sıfırdan sistem geliştirilmedi, fakat VAG gibi de dağıtık sistemlerle uğraşmadılar. Merkezde güçlü bir işlemcinin yanında diğer sensörler için kendini kanıtlamış üreticilerle anlaştılar. İlk zamanlarda kamera sorunları, ekran gidip gelmesi gibi sorunlar yaşayan şirket güncellemelerle durumu toparlamaya emek harcıyor. Güncelleme yazılımlarını sıfırdan modern teknolojilerle yapmaları onlar için bir artı oldu zira bir yazılım ne kadar kompleks olursa ve zaman geçerse bakımı da o kadar zorlaşır, sıfırdan yazmanın maliyeti ise katbekat artar.

    Stellantis Grubu: Bünyesinde barındırdığı onlarca markanın birleşmesinin getirdiği etkiyi atlatmak isteyen stellantis, yazılım tercihinde VAG gibi sıfırdan ağır bir sistem kurma işine girişmedi, aksine arkada işlemci yoğunluğunu az tutan sistemler üzerinde çalıştılar, fakat buradaki asıl sorun, bu geçişin ilk aşamalarında maliyeti çok kısmaları ve performanslı olmayan işlemciler kullanmalarıdır. 308, Astra gibi araçların geri görüş kamerasının çok kötü olması aslında lens kalitesiyle ilgili değil arkadaki sensörün maksimum kapasitesiyle ilgilidir. Öte yandan zaten eski Peugeot araçlarda rastlanan tesisat sorunları burada da elektriksel sinyal sorunlarıyla gelince sistemlerin çalışması olumsuz etkilendi. Şu an ise Stellantis, Foxconn ile ortak bir girişim (SiliconAuto) kurdu ve Amazon/Qualcomm ile masaya oturdu, yeni platformlarda (STLA Medium - Yeni Peugeot 3008, yeni Grandland vb.) eski PSA mimarisi tamamen çöpe atıldı. Yeni nesil bu araçlarda Qualcomm işlemcilere, yüksek çözünürlüklü ve akıcı ekranlara ve merkezi mimariye geçiş yapıldı.

    BMW: Uzun yıllardır tecrübesini biriktirdiği iDrive teknolojisini devam ettirdi, kritik sistemlerle eğlence sistemleri çok net bir şekilde ayrıldı. Büyük otomobillerinde (5, 7, X5, X7) Linux tabanlı mimariyi koruyup (iDrive 8.5) stabilitesi kanıtlanmış donanımlarla yola devam ettiler. Küçük kompakt sınıfta (1, 2 Serisi, X1) ise doğrudan açık kaynaklı Android Automotive OS tabanlı iDrive 9'a geçtiler. Görsel olarak birtakım hatalar yaşanmıştır ve kokpit tasarımı ilk başta birçok kişi için yabancı görünmüştür.

    Mercedes: Grafik ve görsel şova çok fazla yoğunlaşan marka, yazılım sisteminde çeşitli markalarla ortaklık kurdu, sıfırdan kendi başına bir yola girmedi. (Otonom Sürüşte Nvidia, harita ve bulut altyapısı için Google, Sensör mimarisi için de Luminar ve Bosch). Sonuç olarak MB.OS adı verilen kendi işletim sistemleriyle sahneye çıktılar

    Gördüğünüz gibi otomobiller artık DSG mi CVT mi, 1.5 kronikleri nedir gibi soruları aştı, fiziksel incelemelerin yetersiz olduğu bir hale geldi, o sebeple bazı araçlar bu dönüşümün sıkıntısını gösterirken (Milyonlarca para eden araçların çıkardığı sorunların arkasındaki sebep budur) yeni sistemlerde üreticiler durumu toparlamaya çalışıyor.



    Otomobillerin Artık Yürüyen Birer Bilgisayar Olması



    [size=5]



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Leopard76 -- 27 Eylül 2026; 12:5:21 >



  • Up

    < Bu ileti Android uygulamasından atıldı >
    _____________________________
  • Çok güzel bir içerik olmuş, elinize sağlık. Eski sistemler update edilemez mi acaba

    < Bu ileti iOS uygulamasından atıldı >
    _____________________________
  • furkantasdemir kullanıcısına yanıt
    Teşekkür ederim öncelikle

    Update konusunda mutimedya tarafında pek bir zorluk yok zaten birçok yer harici sistem takıyor onların da güçlü güçsüz işlem gücüyle en azından uygulama çalıştırabiliyorlar

    Fakat işin güvenlik ve asistan tarafında bu iş pek mümkün görünmüyor, tabi ki arabanın ne kadar eski olduğu da önemli ama mesela şerit takip sistemini düşünürsek eski bir aracın bunu yapabilmesi için her şeyden önce direksiyon kontrolcüsünün dışarıdan gelecek komutlara açık olması gerekir, frenlerin de aynı zamanda sadece basınçla değiş yazılımla da çalışması gerekir vs. Öte yandan 10 senelik bir araçtaki veri yollarının hızı belki 500kbps iken şimdiki araçlar ethernet bağlantıları sayesinde 100mbps ile 1gbps arası aktarım yapan sistemlere sahip, yani otonom sürüş gibi özellikler için ancak tüm bu tesisatın değişmesi falan lazım ki onda da muhtemelen güvenlik yazılımları ya da uyumsuzluklar çıkacaktır. Hiç sorun çıkmasa bile nihayetinde yazılımlar donanımlara komut verdiği için mekanik tarafta tutarsızlık çıkacaktır.

    Güncelleme tarafında da zaten bu yavaş veri yolları uzaktan güncelleme alacak kadar gelişmiş olmadığı gibi o güncelleme muhtemelen bu eski işlemcileri direkt çökertecektir (kapsamlı doğrudan araç donanımı ya da yapay zeka güncellemelerinden bahsediyorum). Zaten güncellemeyi almak bile eski araçlarda böyle bir güncellemeyi güvenle ve enerjiyi çok az tüketerek alacak bir sistem de yok

    Şu da var mesela bazı şirketler kutu gibi bir modül satıyor o da otonom sürüş olmayan araçlara otonomluk veriyor, ama onda bile kendi sistemlerini aracın sisteminde araya giren ve direksiyona son komutu veren bir modül olarak konumlandırılıyor, o da tamamen otomobilin veri yolu hızına bağlı olduğu için çok yaygın ve önerilen bir inovasyon olarak karşımıza çıkmıyor. Zaten yeni ve düzgün kurgulanmış sistemlerde otomotiv içi mesajlar şifreleniyor, donanımlar sürekli birbirini doğruluyor ve daha önceden belirlenmiş protokollere göre çalışıyor, kısaca 10 senede araçların dışı ya da temel mekanikleri pek değişmemiş olsa da yazılım anlamında çok büyük değişikliklerin yaşandığını söylemek mümkün.

    < Bu ileti Android uygulamasından atıldı >
    _____________________________




  • Güzel konu. Sorunun kökü bence kod miktarından çok mimaride. Klasik araçta her işlev ayrı bir beyinde, her beyin farklı bir tedarikçiden geliyor. Orta sınıf bir araçta 70-100 arası kontrol ünitesi olabiliyor. Üretici bunları birbirine konuşturmaya çalışırken entegrasyon hataları çıkıyor, ekran gidip gelmesi gibi sorunların çoğu buradan.


    Tesla ve Çinliler baştan az sayıda merkezi bilgisayarla başladıkları için bu yükü taşımıyor. VAG'ın CARIAD ile yaşadığı da eski mimariyi taşırken yenisine geçmeye çalışmanın bedeli. Uzun vadede herkes merkezi mimariye gidecek ama geçiş dönemindeki modeller en çok sıkıntı çıkaranlar olacak gibi.

    _____________________________
  • Yapay Zeka’dan İlgili Konular
    Daha Fazla Göster
    
Sayfa: 1
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.