Şimdi Ara

Oğuzhan Uğur’un babası gözaltına alındı

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
1 Misafir - 1 Masaüstü
5 sn
19
Cevap
0
Favori
658
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
0 oy
Sayfa: 1
Giriş
Mesaj
  • Kaşif Kozinoğlu içeri girmeden önce Kurtlar Vadisi ile ilgili bir rapor hazırlamış. Rapora göre Jandarma İstihbarat’tan Hasan Atilla Uğur, jandarma içinden telefonla düzenli olarak Kurtlar Vadisi yapımcısı Osman Sınav’la görüşüp dizi hakkında direktifler veriyordu. Kurtlar Vadisi dizisindeki Kazım Kaşifoğlu isimli karakter cezaevinde Kara isimli Jandarma İstihbaratçı tarafından kaza süsü verilerek öldükten birkaç gün sonra gerçek Kaşif Kozinoğlu da hücresinde öldüğünde hücre arkadaşı hakkında rapor hazırladığı Hasan Atilla Uğur’du. Daha sonra Hasan Atilla Uğur oğlu Oğuzhan Uğur’u Osman Sınav’ın yanında asistan olarak medya sektörüne sokmuştur. Kaşif Kozinoğlu öldüğünde hücre arkadaşı olan Hasan Atilla Uğur ve Hasan Ataman Yıldırım gözaltına alındı.


    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >



    _____________________________
    Haklı olabilirsiniz, gerçekten haklı olabilirsiniz; fakat başkasının düşüncelerini değiştirmek söz konusu olunca haklı olmanız büyük bir olasılıkla hiçbir şeyi değiştirmeyecektir. Her on tartışmanın dokuzunda taraflar kendi haklılıklarına, tartışmaya başlamadan önce inandıklarından daha çok inanmaktadırlar. Tartışmayı kazanamazsınız. Çünkü kazansanız da kaybetseniz de bir şeyleri kaybetmişsinizdir. Neden? Diyelim ki diğer kişiye karşı bir zafer kazandınız ve onun fikirlerini bir paçavra gibi parça parça ettiniz, kafasının çalışmadığını kanıtladınız. Peki ya sonra? Siz kendinizi iyi hissedeceksiniz. Ya karşınızdaki kişi? Onu küçük düşürmüş olacaksınız. Gururu kırılacak. Size gücenecek. Ayrıca unutmayın: Düşüncelerinin yanlışlığı kanıtlansa da, insan aynı düşünceleri savunmaya devam eder. Bir münakaşadan en iyi sonucu almanın tek yolu münakaşadan kaçınmaktır. -Dale Carnegie
  • Kimler kimlerle neler yapıyor çok ilginç bir ülkedeyiz.

    _____________________________
  • Dizinin ilk 55 bölümünün direktiflerini Jitemciler(Hasan Atilla Uğur) veriyor. Dizi o dönem çekildiği dönemde geçiyor gibi görünse de 90larda yaşanan derin devlet-mafya olaylarını derin devletin içinde olmayan birinin bilemeyeceği ayrıntılarla anlatıyor. Halkda derin devlet bize itirafda bulunuyor, yaptıklarını anlatıyor algısı oluşup efsaneleşiyor. Mitçi Kaşif Kozinoğlu durumu araştırtıp bu gizli bilgileri Osman Sınav’a Hasan Atilla Uğur’un verdiğini ortaya çıkarıyor. İkisi de benzer siyasi görüşe sahip olsa da çıkıp kamuoyuna Hasan Atilla Uğur’u ifşa ediyor. O dönem güçde olan Fetöcüler hem Hasan Atilla Uğur’u hem Kaşif Kozinoğlu’nu içeri atıyor. Dalga geçer gibi aynı hücreye atıyorlar. Bu sırada dizinin kontrolünü de Emniyet İstihbarat yani fetöcü Ali Fuat Yılmazer ele geçiriyor. Dizi 97 bölümden sonra artık geçmişten değil gelecekten haber vermeye başlıyor. Fetö terör örgütü yapacağı eylemleri daha yapmadan bu dizide yayınlıyor. Kaşif Kozinoğlunun öldürülüp kalp krizi süsü verilmesi de bunlardan biri. 15 Temmuzdan sonra dizi yayından kaldırılıyor. Fetö Jitemi, Reis Fetöyü yiyor. Bana Hasan Atilla Uğur, Kaşif Kozinoğlunu öldürmüş değil de Fetö öldürüp Hasan Atilla Uğur’un üzerine yıkmaya çalışmış gibi geldi. Neden direkt onu da öldürmek varken böyle birşey yapmışlar bilmiyorum.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Stoa -- 17 Eylül 2026; 12:36:36 >
    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    Haklı olabilirsiniz, gerçekten haklı olabilirsiniz; fakat başkasının düşüncelerini değiştirmek söz konusu olunca haklı olmanız büyük bir olasılıkla hiçbir şeyi değiştirmeyecektir. Her on tartışmanın dokuzunda taraflar kendi haklılıklarına, tartışmaya başlamadan önce inandıklarından daha çok inanmaktadırlar. Tartışmayı kazanamazsınız. Çünkü kazansanız da kaybetseniz de bir şeyleri kaybetmişsinizdir. Neden? Diyelim ki diğer kişiye karşı bir zafer kazandınız ve onun fikirlerini bir paçavra gibi parça parça ettiniz, kafasının çalışmadığını kanıtladınız. Peki ya sonra? Siz kendinizi iyi hissedeceksiniz. Ya karşınızdaki kişi? Onu küçük düşürmüş olacaksınız. Gururu kırılacak. Size gücenecek. Ayrıca unutmayın: Düşüncelerinin yanlışlığı kanıtlansa da, insan aynı düşünceleri savunmaya devam eder. Bir münakaşadan en iyi sonucu almanın tek yolu münakaşadan kaçınmaktır. -Dale Carnegie




  • 15 yıl sonra bu araştırmaların,soruşturmaların yapılması da ayrı bir olay.Rahmetli Osman Sınav çok şey söyleyebilirdi konuyla ilgili

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • kurtlar vadisi hiç bir zaman hayal ürünü olmadı türkiyenin gerçekleri


    çekildikleri zaman kim etkinse o yönlendirme yapmıştır

    _____________________________
  • Bahsettikleri senaryo kısmında sıkıntı görmüyorum. Çakır'ın kızını Memati'ye ayarlama fikrini ortaya atan sapığı tutuklayın önce.

    _____________________________
  • Kurtlar Vadisi zaten 97 bölüm sonra fiilen bitti..90lı yılların Türkiye'sini resmediyordu ve senaryosu Raci Şaşmaz ile bahadır Özdener'in yazabileceği derinlikte bir hikaye değildi. Onlar vitrinde senaryoyu yazanlar olarak geçti hep. Zaten bu ikilinin daha sonra yaptıkları hiçbir proje elle tutulmadı, patladı..


    İlk 97 bölüm sonrasında aslında fetö diziyi ele geçirmemişti..Pusu başladıktan 8-9 bölüm sonrası fetö diziye el attı ve orjinal Kurtal Vadisi projesinin dışına çıkıldı. Verilen mesajlar hep bilinçaltı ifadeler ve sahneler içeriyordu. Mesela Kara karekteri eski jitemci Yeşil'i temsil ediyordu ve Yeşil'in devlet görevinden sonra mafyalaşıp para için yeraltına çekilmesinden ötürü pişman olup köşeye çekildiği resmediliyordu. En sonundada Suriye'de bir çatışmada bu karekteri öldürdüler. Yani Yeşil'in öldüğünün mesajını verdiler.


    Bunun gibi birçok ismin dizide farklı şekilde yer aldırarak mesaj verdirdiler. Bu denli derin senaryoyuda 2-3 ismin yazması bana göre zaten gerçekçi değildi. Yaşanacak bir olay önceden senaritstlere servis edilip o konu üzerinden bir hikaye kurgulayarak bölümler çekiliyordu. Zaten Pusu serisinde Polat karekteri ilk 97 bölümdeki Polat gibide değildi. Sanki devletin kendisiymiş gibi hareket ediyordu. Kendi kurallarına uymayanları hain ilan ederek ilerliyordu.


    Osman Sınav olayı ise efsanelere konu olacak bir duruma evrildi. Osman Sınav'ın tehtid edildiği artık resmi kayıtlara geçti ancak kimlerin tehtid ettiği açıklığa kavuşmadı. En çok konuşulan sebeb ise, dizideki cerrahpaşalılar karekterleri yüzünden çıktığı söylenir. Bu karekterler meşhur mafya babaları olan karagümrüklü nuriş kardeşlerdi. Dizideki cerrahpaşalılar ise uyuturucu kullanan, psikopat ve sınır tanımaz karekterlerdi. Polat alemdar ise sizide bir kardeşi öldürmüştü. O dönem hapiste olan Nuri Ergin'in Osman Sınav'a "dizide bizi resmediyorsunuz ve benim kardeşimi öldürüyorsunuz. Aladdin Çakıcı'yı ise Çakır karekteri üzerinden sevimli gösteriyorsunuz..Bu bize yapılan bir hakarettir, ya diziyi bırak yada biz senin senaryonu yazarız" tehtidi yüzünden Osman Sınav ayrılma kararı aldığı çok konuşuldu..Hatta Nuri Ergin o dönemde bir davada yargılanırken Osman Sınav ve Kurtlar vadisi dizisi için tehtidler savurmuştu.


    Bu arada dizi 16 haziran 2016da sezon finali yaptı. 1 ay sonrada 15 temmuz yaşandı ve dizi bir daha yayınlanmadı. Ancak bu durum çok dikkat çekmesi ve pusu serisinin fetö mesajları içerdiği dedikoduları pana filmi rahatsız edince 2017de Kurtlar Vadisi Vatan adında film çekmek zorunda kaldılar. Pana film 15 temmuz sonrası diziyi terkar çekmek için projeler hazırlasada hiçbir kanal yeni vadi dizisini kabul etmedi. Hatta diziye Kenan İmarzalioğlu'nunda katılacağı söylentileri ayyuka çıktı. Bu durumunda yukarıdan icazet gelmemesinin etkili olduğu uzunca süre konuşuldu. Yani pusu projesi yüzünden Kurtlar Vadisinin imajı 15 temmuz sonrası yerle bir oldu.


    Pek tabiki dizinin izleyici kitlesi ülkenin yarısından fazlasını oluşturuyordu..Bugün dahi eski izleyicilerin çocukları youtubedan diziyi izliyor ve pana film çok ciddi gelir elde ediyor.


    Muhtemelende pusu serisine yasak getirilecek ve youtube engeli konulacak. Ancak ilk 97 bölüm serisi gerçekten Türk televizyon tarihinin en büyük dizi projesi olmayı sürdürüyor..Necati Şaşmaz harici tüm oyuncuların gösterdiği yüksek performanslar bugün efsaneleşmiş durumda.

    _____________________________




  • Yapay Zeka’dan İlgili Konular
    Ali Aydın Hakemliği Bıraktı...
    23 yıl önce açıldı
    Daha Fazla Göster
  • https://www.instagram.com/reel/DdYeu9nt3s4/

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    radyoterapi-radyasyon güvenliği soruları cevaplanır.
  • O değil de Oğuzhan Uğur'da 2 ayı geçti tutuklu Kimse ne adını anıyor ne savunuyor ne twit atıyor çok garip olaylar.


    Oğuzhan Uğur dendimi ortalık yıkılıyordu şurada 1 yıl öncesine kadar. Bütün Muhalifleri programına çıkarıyor Tüm partilerin PR çalışmasını yapıyordu bir nevi. Veya çektiği haftalık videolar Milyonlar izleniyor. Programları Youtube ta top10 da hep 1. oluyordu.


    BABALA TV flan uçuyordu. Herkes peşinde pervane oluyordu bizde programına çıkalım diye. Ama gel gelelim tutuklanıyorsun. Muhalefet adını bile anmıyor Ünlüler arkadaşların seni savunmuyor bile gerçekten garip işler.


    Ben Oğuzhan Uğur neden içeride onuda bilmiyorum.



    Şimdi de babası tutuklanmış. İnşAlllah hiç yoktan o tutuklanmaz diyorum...

    _____________________________
  • Stoa kullanıcısına yanıt

    Yazdıklarınız bir kısmı dogru bir kısmı yanlış. Yanlış olan kısımlar ilk 97 bölümde Hasan Atilla Uğur un filan parmağı yok. Direktifleri vs uydurma. Soner Yalçın dizinin konsept danismaniydi. Soner Yalçın'ın Behçet cantürk, bay pipo vs gibi kitaplarinda dizide gösterilen pek çok olay zaten vardı. Gosterilen oyle cok gizli vs de degil. Zaten bu konularda birseyler okuyan o donemdeki olaylari bilen kisiler bunlara hiç yabanci degil. Mesela Çiller doneminde pkk ya yardim eden is adamlarini biliyoruz hesap soracagiz diye bir açıklama var. Dizinin ilk bölümünde olen adamlarin isimlerine dikkat edin:) Ilk 97 nin senaryosu zaten hazırdı. Ufak değişiklikler olmuş olabilir o da şaşmaz larin tarikat ve zikir olaylari patlayınca diziden ayrilmak isteyen devlet tiyatrosu sanatçıları nedeniyle olmustur. Dizinin ilk 97 den sonra cikan terör ve pusu adlı devamlari ise tamamen dediğiniz gibidir. Rahmetli Kozinoglu gerçekten bir araştırma yaptiysa dedikleri gibi bu Pusu üzerindendir. Özellikle kurtlar pusu da feto baglantisi kesin olarak vardı. Kasifoglu diye bir karakter getirip adami serefsiz, satılık kotu birisi olarak gosterdiler. Pusu için bu dedikleriniz olmuş olabilir. Dizi bambaşka bir yere gitti çünkü.




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi One Shot One Kill -- 18 Eylül 2026; 10:23:19 >
    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    The Only Easy Day...Was Yesterday




  • Adama ev hapsi vermişler :)
    Kimse haber yapamıyor :)
    Oysa “gözaltına alındı!” diye sürmanşet vermişlerdi.

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    radyoterapi-radyasyon güvenliği soruları cevaplanır.
  • Medyatickyoutube
    Nihat Genç, Kurtlar Vadisi hakkında uyarmıştı
    https://www.youtube.com/shorts/_Ddbt7sz3Ts?app=desktop



    Ezel dizisi bile Fetö, CIA yapımı. Ezel Erdoğan, Ramiz Fethullah gülen, Kenan ise Atatürktü.


    Bayraktar soyadıda tesadüf değil asla. Polat Alemdar ve Ezel Bayraktar. iki isimde bilinçli seçimdir.



    Peki asker üniformasıyla köprüaltında vurulan Temmuz kimi temsil ediyordu?


    Alemdar, Osmanlı ordusunda bir birliğin sancağını veya bayrağını taşıyan görevliye (sancaktar/bayraktar) verilen unvandan türetilmiş bir soyadıdır



    Ulusal Kanalyoutube
    Nihat Genç anlattı! Ezel ve Çarpışma dizilerindeki FETÖ mesajları
    https://www.youtube.com/watch?v=BQ2h4YzKN0o&t=103s


    GERÇEK Mİ ?youtube
    Kurtlar vadisinden sonra bir başka türk dizisinin daha videosunu çektik umarıım hoşunuza gider bu sayı gitgideartacaktır. Ezel disini izlediniz mi izlediyseniz en beğendiğiniz sahnesi hangisiydi ? ramiz karaeski mi yoksa ezel mi ? ezel ve fetö arasındaki bağlantıyı biliyor musunuz? #ezel #ramizkaraeski #ezelbayraktar
    https://www.youtube.com/watch?v=URjKhZb7eew&t=64s




    Ramiz Karaeskiyoutube
    Mesele Her Gün Öldürmek! Eskiden bu alemin kralıydım. Bir günde her şeyimi kaybettim. Kumarhanelerimi, adamlarımı, evlatlarımı... Hapse düştüm. Orada bir çocuk tanıdım. Her şeyini kaybetmiş bir çocuk... Ömer'di adı. Aldatılmış, dövülmüş.. Benden beterdi hali. Onu aldım, iyileştirdim. O bitmiş çocuktan bambaşka bir adam yarattım. Adını da Ezel koydum. Geri dönüp intikamını alabilsin diye.. Çünkü bir tek onu istedi benden. Bütün bunları yaparken hiç bir karşılık beklemedim. Oğlum gibi sevdim Ezel'Ii. Benim ondan istediğim tek bir şey var hayatta. Onu da ancak zamanı gelince öğrenecek... Ramiz Karaeski (Tuncel Kurtiz) #RamizKaraeski #TuncelKurtiz #Ezel #RamizDayı
    https://www.youtube.com/watch?v=3s5al7V39UE&t=11s

    Ramizin Aliyle yemek yediği sahnede Ali'nin iranı temsil ettiğini düşünüyorum. Arkasına Osmanlı minyatürlü duvarı alan Ramiz ise .....


    @One Shot One Kill @0zkanK. @DARTH_BLACK @Jose_Gökhan @Fatih KARAHAN @Stoa




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi ahmet758 -- 19 Eylül 2026; 13:17:12 >
    _____________________________




  • İlk iş bardağını yıkamışlar.

    Kaşif Kozinoğlu’nu hastaneye kaldırılmasıyla hücre arkadaşları ilk iş bardağını yıkamış. Kaşif Kozinoğlunun içtiği kahveden zehirlendiğinden şüpheleniliyordu.


    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    Haklı olabilirsiniz, gerçekten haklı olabilirsiniz; fakat başkasının düşüncelerini değiştirmek söz konusu olunca haklı olmanız büyük bir olasılıkla hiçbir şeyi değiştirmeyecektir. Her on tartışmanın dokuzunda taraflar kendi haklılıklarına, tartışmaya başlamadan önce inandıklarından daha çok inanmaktadırlar. Tartışmayı kazanamazsınız. Çünkü kazansanız da kaybetseniz de bir şeyleri kaybetmişsinizdir. Neden? Diyelim ki diğer kişiye karşı bir zafer kazandınız ve onun fikirlerini bir paçavra gibi parça parça ettiniz, kafasının çalışmadığını kanıtladınız. Peki ya sonra? Siz kendinizi iyi hissedeceksiniz. Ya karşınızdaki kişi? Onu küçük düşürmüş olacaksınız. Gururu kırılacak. Size gücenecek. Ayrıca unutmayın: Düşüncelerinin yanlışlığı kanıtlansa da, insan aynı düşünceleri savunmaya devam eder. Bir münakaşadan en iyi sonucu almanın tek yolu münakaşadan kaçınmaktır. -Dale Carnegie






  • Kaşif Kozinoğlu’nun 2011’de Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybettiği güne ait güvenlik kamerası görüntülerinde, soruşturma açısından dikkat çekici ayrıntılar bulunuyor.

    Kayıtlara göre Hasan Atilla Uğur ortak yaşam alanına inerek ışıkları kapatıyor ve koğuş yaklaşık 14 dakika boyunca karanlıkta kalıyor. Bu sırada Kaşif Kozinoğlu ile Hasan Ataman Yıldırım’ın avluda yürüdükleri görülüyor.

    Görüntülerde saat 18.57.10’da Hasan Ataman Yıldırım yerinden kalkarak üst kata çıkıyor. 18.57.20’de 5 numaralı odaya giriyor, 18.57.31’de buradan çıkarak Kozinoğlu’nun kaldığı 4 numaralı odaya geçiyor. 18.57.49’da odadan çıkarak merdiven başına geliyor ve bir süre burada bekliyor.

    Ardından yeniden Kozinoğlu’nun odasına giren Yıldırım’ın, saat 18.58.20’de sağ elinde beyaz renkli bir nesneyle odadan çıktığı kameralara yansıyor. Daha sonra alt kata inerek Hasan Atilla Uğur’un yanına uğruyor ve mutfak tezgahının bulunduğu bölüme yöneliyor.

    Söz konusu beyaz nesnenin ne olduğuna ilişkin kesin bir tespit henüz yok.

    Kayıtlardaki bir diğer önemli ayrıntı ise Kozinoğlu’nun fenalaşarak hastaneye götürülmesinden sonra yaşanıyor. Hasan Atilla Uğur’un Kozinoğlu’nun odasına girdiği, Kozinoğlu’na ait olduğu belirtilen kahve bardağını alarak mutfakta yıkadığı görülüyor.

    Bardağın neden yıkandığı ve bunun Kozinoğlu’nun ölümüyle herhangi bir bağlantısı bulunup bulunmadığı konusunda da kesinleşmiş bir adli tespit yok, araştırılıyor.

    Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada güvenlik kamerası kayıtlarının ayrıntılı incelemesi sürüyor.

    Özellikle koğuşun yaklaşık 14 dakika boyunca neden karanlıkta kaldığı, Hasan Ataman Yıldırım’ın elindeki beyaz nesnenin ne olduğu ve Kozinoğlu hastaneye götürüldükten sonra kahve bardağının neden yıkandığı Başsavcılık tarafından soruşturma kapsamında değerlendiriliyor.

    Özetle:

    Koğuşun ışıkları neden yaklaşık 14 dakika boyunca kapatıldı?

    Hasan Ataman Yıldırım’ın Kozinoğlu’nun odasından çıkarken elinde bulunan beyaz nesne neydi?

    Kozinoğlu hastaneye götürüldükten sonra kendisine ait olduğu belirtilen kahve bardağı neden yıkandı?

    Kamera kayıtları şu anda Başsavcılığın incelemesinde. Bu üç soruya verilecek cevaplar, Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmanın en kritik noktalarından olacak.

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    Haklı olabilirsiniz, gerçekten haklı olabilirsiniz; fakat başkasının düşüncelerini değiştirmek söz konusu olunca haklı olmanız büyük bir olasılıkla hiçbir şeyi değiştirmeyecektir. Her on tartışmanın dokuzunda taraflar kendi haklılıklarına, tartışmaya başlamadan önce inandıklarından daha çok inanmaktadırlar. Tartışmayı kazanamazsınız. Çünkü kazansanız da kaybetseniz de bir şeyleri kaybetmişsinizdir. Neden? Diyelim ki diğer kişiye karşı bir zafer kazandınız ve onun fikirlerini bir paçavra gibi parça parça ettiniz, kafasının çalışmadığını kanıtladınız. Peki ya sonra? Siz kendinizi iyi hissedeceksiniz. Ya karşınızdaki kişi? Onu küçük düşürmüş olacaksınız. Gururu kırılacak. Size gücenecek. Ayrıca unutmayın: Düşüncelerinin yanlışlığı kanıtlansa da, insan aynı düşünceleri savunmaya devam eder. Bir münakaşadan en iyi sonucu almanın tek yolu münakaşadan kaçınmaktır. -Dale Carnegie




  • Atilla Uğur’a üstteki sorunların hepsi soruluyor hepsine hatırlamıyorum diyerek cevap veriyor.

    HASAN ATİLLA UĞUR’UN İFADESİNDEN:

    “HAPI NEREDEN ALIP VERDİĞİMİ HATIRLAMIYORUM”

    Kaşif Kozinoğlu’nun 2011 yılında cezaevinde hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturmada, Hasan Atilla Uğur’a dil altı hapı, tansiyon ölçümleri, kamera görüntülerinde elinde görüldüğü belirtilen cisim ve odadan çıkarılan bardak soruldu.

    Şüpheli sıfatıyla dinlenen Uğur’un ifadesinden aktarılan ayrıntılar şöyle:

    DİL ALTI HAPI: “NEREDEN ALIP VERDİĞİMİ HATIRLAMIYORUM”

    Uğur, Kozinoğlu’nun odasına geçtikten kısa süre sonra kendisine seslendiğini, yanına gittiğinde göğsünün sıkıştığını söylediğini anlattı. Kozinoğlu’nun kendisinden “Senin dil altı hapın vardı, bana ondan getir” diyerek ilaç istediğini belirtti.

    Hapı verdiğini kabul eden Uğur, ilacı nereden aldığı konusunda şunları söyledi:

    “Ben de istediği dil altı hapını verdim ancak nereden alıp verdiğimi hatırlamıyorum. Tansiyon cihazını da nereden aldığımızı hatırlamıyorum.”

    Uğur böylece hem verdiği ilacı nereden aldığını hem de tansiyon ölçümünde kullanılan cihazın nereden getirildiğini hatırlamadığını ifade etti.

    ÖNCEKİ İMZALI BEYANI: “O İFADELER BANA AİT DEĞİLDİR”

    Savcılık, Uğur’a ilk ve ikinci ifadelerinde aktardığı tansiyon değerleri arasında farklılık bulunduğunu ve önceki soruşturmada bu farklılığın kendisine sorulduğunu hatırlattı.

    Hâkim huzurunda verdiği ve imzasını taşıdığı belirtilen tutanaktaki “Hiçbir görevli görevini savsaklamadan hakkıyla yapmıştır” şeklindeki beyanı da gündeme getirildi.

    Uğur, bu sözleri kabul etmeyerek:

    “O ifadeler bana ait değildir.”

    dedi.

    SAAT 18.40: ODADA YAKLAŞIK DÖRT DAKİKA

    Uğur’a yöneltilen sorulardan biri, cezaevi kamera görüntülerindeki hareketlerine ilişkindi.

    Savcılık, saat 18.40’ta Kozinoğlu’nun odasına girdiğinin, yaklaşık dört dakika içeride kaldığının ve ardından elleri arkasında odadan çıktığının görüntülerde görüldüğünü belirtti. Çıkış sırasında sağ elinde bulunduğu belirtilen cismin ne olduğu soruldu.

    Uğur’un yanıtı şöyle oldu:

    “Elimde ne olduğunu hatırlamıyorum, bir cisim olduğunu da zannetmiyorum.”

    Aktarılan tutanakta, Uğur’un odadan çıkmasından yaklaşık altı saniye sonra Kozinoğlu’nun koğuşa girdiği ve daha sonra sol eliyle kapıyı kapattığı da belirtildi.

    BARDAK: “BANA NEDEN GÖSTERDİĞİNİ HATIRLAMIYORUM”

    Savcılık, Hasan Ataman Yıldırım’ın kısa süre sonra Kozinoğlu’nun odasından elinde bardakla çıktığını ve bardağı Uğur’a gösterdiğini belirterek bunun nedenini sordu.

    Uğur:

    “Bunun sebebini bilmiyorum, bardağı bana neden gösterdiğini de hatırlamıyorum.”

    yanıtını verdi.

    Bu yanıt, bardağın neden kendisine gösterildiğini açıklamadı. Aktarılan ifade bölümünde bardağın içeriğinin ne olduğuna ilişkin bir bilgi de yer almadı.

    RAHATSIZLIĞINI NEREDE BİLDİRDİ? “YANLIŞ HATIRLIYOR OLABİLİRİM”

    Uğur’a, önceki ifadesinde Kozinoğlu için “Benim odama uğrayıp sonra kendi odasına geçti” dediği hatırlatıldı.

    Yeni ifadesindeki yanıtı ise şöyleydi:

    “Yanlış hatırlıyor olabilirim, odasına giderken bağırmış olabilir.”

    Bu bölümde, Kozinoğlu’nun rahatsızlığını kendisine nerede ve nasıl bildirdiğine ilişkin önceki anlatımı da sorgulandı.

    YEMEK İÇİN GEÇEN YAKLAŞIK 14 DAKİKA

    Savcılık, olay günü Kozinoğlu ile Hasan Ataman Yıldırım’ın yürüyüşte oldukları sırada yemeğin hazırlanması ve birlikte yenmesine ilişkin yaklaşık 14 dakikalık süreyi de sordu.

    Uğur, bu durumun özel bir nedeni olmadığını belirterek:

    “Bu hususun hiçbir sebebi ve anlamı yoktur. Zaten gündüz saatiydi.”

    dedi.

    UĞUR: ÖLÜMÜN KASTEN GERÇEKLEŞİP GERÇEKLEŞMEDİĞİ ARAŞTIRILSIN

    Uğur, ifadesinin devamında Kozinoğlu’nun ölümünün kasten gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılmasını istediğini söyledi.

    Kozinoğlu’nun FETÖ tarafından hedef alındığını ileri sürdü; ölümün arkasında örgütsel bir bağlantı bulunabileceği yönündeki kişisel kanaatini dile getirdi.

    Kendisinin ise Kozinoğlu’nun ölümünde herhangi bir dahli, ihmali veya suistimali bulunmadığını savundu.

    AVUKATLARI: YARDIM İSTEDİ, MÜDAHALE GECİKTİ

    Uğur’un avukatları, önceki soruşturmaya yönelik FETÖ etkisi iddiaları nedeniyle dosyanın yeniden ele alınması gerektiğini savundu.

    Müvekkillerinin, Kozinoğlu rahatsızlandıktan sonra yardım istediğini ancak görevli personelin gelmediğini öne sürdü. Uğur’un bunun üzerine mutfaktan aldığı bazı cisimlerle demir kapıya vurarak yardım çağrısında bulunduğunu belirtti.

    Avukatlar, cezaevi görevlilerinin müdahalesinin geciktiğini ileri sürerken Uğur’un olayda kastı veya ihmali bulunmadığını savundu.

    İfadeden aktarılan bölümlerde; hapın ve tansiyon cihazının nereden alındığı, görüntülerde görüldüğü belirtilen cismin ne olduğu, bardağın neden gösterildiği ve önceki beyanlarla farklılıklar öne çıkıyor. Uğur bu soruların bir bölümüne hatırlamadığını söyleyerek yanıt verirken kendisine yöneltilen suçlamaları reddediyor.

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    Haklı olabilirsiniz, gerçekten haklı olabilirsiniz; fakat başkasının düşüncelerini değiştirmek söz konusu olunca haklı olmanız büyük bir olasılıkla hiçbir şeyi değiştirmeyecektir. Her on tartışmanın dokuzunda taraflar kendi haklılıklarına, tartışmaya başlamadan önce inandıklarından daha çok inanmaktadırlar. Tartışmayı kazanamazsınız. Çünkü kazansanız da kaybetseniz de bir şeyleri kaybetmişsinizdir. Neden? Diyelim ki diğer kişiye karşı bir zafer kazandınız ve onun fikirlerini bir paçavra gibi parça parça ettiniz, kafasının çalışmadığını kanıtladınız. Peki ya sonra? Siz kendinizi iyi hissedeceksiniz. Ya karşınızdaki kişi? Onu küçük düşürmüş olacaksınız. Gururu kırılacak. Size gücenecek. Ayrıca unutmayın: Düşüncelerinin yanlışlığı kanıtlansa da, insan aynı düşünceleri savunmaya devam eder. Bir münakaşadan en iyi sonucu almanın tek yolu münakaşadan kaçınmaktır. -Dale Carnegie




  • Oğuzhan'ın yatarı çok hiç beklemeyin çıkmasını. 2023 Mayıs seçimlerine müdahele etti çünkü. Halkın desteklediği Muharrem İnce'yi linç ettirdi, Halkın iradesini engelledi. Seçimlere hile karıştırdı.


    Trump'ı bile bu yüzden başkanlıktan alacaklardı nerdeyse. Oğuzhan'ın yaptığı şey tam olarak buydu! Halk İradesi'ne engel oldu!


    Siz kendinizi kandırın masum bu adam diye!

    _____________________________
  • Baba ve oğlu aslında siyasi açıdan zıt iki karekter...


    Hasan Atilla Uğur özünde aşırı uç ulusalcı kesimde yer alan bir isim. Birçok konudada şaibeler içerisinde oldu ama bir şekilde kendisini kurtardı..Kaşif Kozinoğlu davasındada şaibeleri çok. Uğur yıllar önce verdiği ifadede Kozinoğlu'na verilen ilacı başkasından alıp kendisinin ona verdiğini ama o ilacın ne olduğunu bilmediğini söylemişti..Bugün ise ilacı verdiğini inkar ediyor, hatırlamıyorum diyor..Çelişkili ifadeleride güven vermiyor..



    Oğlu Oğuzhan ise babasının gölgesinde ve torpilinde medyada kendine yer edindi. Çok farklı yerlerden büyük reklam kaynakları elde ederek kendi kanalını büyüttü.


    Oğuzhan için siyaset sadece kendinin bir oyun alanıydı. Reyting uğruna sosyal medyada babasınında etkisiyle sanki bir siyasi bilirkişi gibi hareket etmeye başladı. 2023 deprem döneminde çok kişinin günahına girdi. Ahbap derneğinin fahri başkanı gibi hareket etti. Oğuzhan deprem dönemi Ahbap'a destek vermeseydi Ahbap o kadar büyük yardımlarda alamayacaktı. Buradada Haluk levent'le bir çıkar ilişkisi güttü ve daha sonra çıkarı ters düşüncede Haluk Levent'le irtibatı kesti. Oğuzhan için temel hayat görüşü kolay yoldan para kazanmak oldu sosyal medyada. Siyaseti ve siyasetçileride bu uğurda hep kullandı..

    _____________________________




  • Oğuzhan Uğur bir dönem helalleşme formatlı bir program yapmaya çalışıyor. Siyasetçileri ağırladığı açık mikrofon gibi ama geçmişte nefret ettiği isimleri çağıracak. Özellikle babasını hapse attıranları. Rok’a dm atıyor. Rok dmyi yayınladı, nasıl yağ çekiyor “size abi deme şerefine hasıl olabilir miyim?” filan. Rok uyanık olduğu için kurguyla rezil edeceğini helalleşme değil intikam yayını olacağını da anlıyor ama kabul ediyor. Sonra rok hapse giriyor. Oğuzhan Uğur çıkıp iyi oldu kim bilir daha neleri çıkacak vs. diye twit atıp düşene tekmeyi vuruyor. Rok çıkıp bunu görünce geçmişten bildiği Kaşif Kozinoğlu cinayetini bunun babasını işlemiş olacağı bilgisini ifşa ediyor. Rok bunu diyene kadar babası hep Kaşif Kozinoğlu’yla can ciğermiş de bir dostu ölmüş gibi davranıyor. Bunlar dost filan değildi düşmandı alın Kaşif’in yayınladığı Kurtlar Vadisi Raporu, açık açık Hasan Atilla Uğur’un telefonlarını dinlettim senaryoyu o verdi demiş, kamuoyuna bu adamı şikayet etmiş diyor. Fetö ile Hasan Atilla Uğur bu cinayeti ortaklaşa işledi diyor. Eğer bu cinayeti işlediyse babasını seneler sonra yakan da Oğuzhan’ın yanar döner karakteri olacak.


    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    Haklı olabilirsiniz, gerçekten haklı olabilirsiniz; fakat başkasının düşüncelerini değiştirmek söz konusu olunca haklı olmanız büyük bir olasılıkla hiçbir şeyi değiştirmeyecektir. Her on tartışmanın dokuzunda taraflar kendi haklılıklarına, tartışmaya başlamadan önce inandıklarından daha çok inanmaktadırlar. Tartışmayı kazanamazsınız. Çünkü kazansanız da kaybetseniz de bir şeyleri kaybetmişsinizdir. Neden? Diyelim ki diğer kişiye karşı bir zafer kazandınız ve onun fikirlerini bir paçavra gibi parça parça ettiniz, kafasının çalışmadığını kanıtladınız. Peki ya sonra? Siz kendinizi iyi hissedeceksiniz. Ya karşınızdaki kişi? Onu küçük düşürmüş olacaksınız. Gururu kırılacak. Size gücenecek. Ayrıca unutmayın: Düşüncelerinin yanlışlığı kanıtlansa da, insan aynı düşünceleri savunmaya devam eder. Bir münakaşadan en iyi sonucu almanın tek yolu münakaşadan kaçınmaktır. -Dale Carnegie




  • 
Sayfa: 1
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.