Şimdi Ara

O Kadar Huzurluydumki... Ölüme Yaklaşanlar Anlatıyor

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir - 2 Masaüstü
5 sn
22
Cevap
6
Favori
2.354
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
0 oy
Sayfa: 12
Sayfaya Git
Git
sonraki
Giriş
Mesaj
  •  O Kadar Huzurluydumki... Ölüme Yaklaşanlar Anlatıyor

    Hürriyet'te gördüm ilginç geldi paylaşayım dedim

    Ölümü gördüler geri geldiler
    Bedenden ayrılma, ışık, sonsuz mutluluk ve hafiflik olarak tarif ediyorlar ölümü. Sonra ne oluyorsa bedenleri ve yaşamlarına geri dönüyorlar. Ölümü deneyimleyenlere ve bilim adamlarına sorduk.

    Ölmek tarif edilemez bir zevk
    Metin Münir
    (69 yaşında, gazeteci, ‘Ölümden Sonraki Hayatım’ kitabını yazarı)

    58 yaşındaydım. Doktorların anlattığına göre gittiğim hastanede kalbim dört dakika durmuş. Bu sırada vücudumun, içinde vücudumun bulunduğu odanın, odanın içinde bulunduğu binanın, binanın içinde bulunduğu ülkenin ve ülkenin içinde bulunduğu dünyanın içinden çıktım. Bilincim, belleğimi ve gövdemi geride bırakarak, bilinmeyen bir yere gitti. Kadın arkadaşımın, doktorların, hemşirelerin ve aydınlık odanın bulunduğu bandın yerini bir gök aldı. Dar bir yerde bulunan bu gök kendini küçülttü ve inceltti, kapının altında akan su gibi, dışarı çıkarak, bütün görüş alanımı kaplayan ve bu alanın dışına doğru hareket eden bir akış haline geldi; iki gök arasında akan renkli ve aydınlık bir ırmak veya ırmak benzeri bir şey gibi. Uzaklaşan bu renkli şeyi sadece görmüyordum. O şeyin kendisiydim. Gördüğüm şeyle aramda bir ikilik yoktu. Hem görüyordum, hem de gördüğüm şeydim. Aynı anda hissettiklerim de değişti. Ölüyor olmak olağanüstü bir şeydi. Benliğimi o ana kadar duymadığım bir huzur, sükûnet, hafiflik, mutluluk ve şenlik duygusu kapladı.

    Tam ve mükemmeldim. Sanki olumsuz ve acı veren her şeyin vanası kapatılmış, olumlu ve haz veren her şeyin çeşmeleri sonuna kadar açılmış, oradan akanlar sonsuz defa kendileriyle çarpılmış veya ben olumlu ve haz veren duyguların özü haline gelmiştim. Hem hissediyordum hem de hissettiklerimdim. Beden olarak var olmadan duyuyordum bu halis huzuru. Uçuyordum. Ama kanatların, kemiklerin ve kasların çabasıyla değil, rüzgarların akıntısında okyanusu aşan ağaç tohumları gibi, kendi kanatları ve itici gücü olmayan bir uçuşla. Bir ekran ve pencere vardı. İçinde bal peteği renginde, beyazdan sarı ve koyu kahverengiye uzanan, kaynaşan ışıklı bir kitle, korkunç bir süratle soldan sağa veya doğudan batıya doğru gidiyordu. İçimde korku veya heyecan yoktu. Bildik bir kumsalda veya orman patikasındaymış gibiydim. Bilinç olarak oradaydım ama bedenim o mekana ait değildi. Bütün bunların ölmüş olduğumu öğrenmiş olmamın perspektifinden, olanları tekrar tekrar geriye dönüp en ufak ayrıntısına kadar defalarca hatırladıktan sonra yazdım.

    Bir rahatlık, bir hafiflik, anlatamam!
    Ertuğrul Tepe
    (60 yaşında, kuaför)

    23-24 yaşlarındaydım. Bir pazar sabahı iki araba dolusu arkadaşla birlikte Sarıyer Kavak’a, denize gittik. Arkadaşlarım denize girdi. Onların arkasından da ben... Tam dubaları geztiğim sırada bir baygınlık geçirdim. Patronum benim suyda batıp çıktığımı görünce yüzerek yanıma gelmiş. Bir bakmış ki benim ağzım, gözlerim açık, batıyorum. Bir süre beni yüzeyde tutmak için uğraşmış. Sonra yorulmuş ve bırakmış. Sonra pişman olup tekrar dalıp çıkarmış. Yardımlarına başkaları yetişmiş ve beni kıyıya çekmişler.

    Halbuki ben dipten gri-beyaz bir aydınlıkla yükseldim, sanki bir sütunun üzerindeymişim gibi kendimi bir anda denizin üzerinde buldum. Havada uçuyordum. Ilık bir rüzgar yüzümü yalıyor gibiydi. Havada sallanıyordum. Ama nasıl bir mutluluk, rahatlık, hafiflik anlatamam! Dünyadaki bütün nimetleri verseler bu duyguları hissettirmez. Aşağıda olan bitenleri ağacın yaprağına, kum tanesine kadar net görüyordum. Normal bir gözle bu kadar net görmek mümkün değil. Sonra sanki bir sinema perdesi kapandı. Gözlerimi açtığımda hastanedeydim. Hastanede kalbimi elektroşokla yeniden çalıştırmışlar, oksijen vermişler.

    Yaşadığım bir mucizeydi
    Filiz Pak
    (46 yaşında, iletisim ve marka danışmanı)

    1988’de lenf damarlarımdaki tıkanıklık nedeniyle ameliyat oldum. Ameliyat sonrasında beni odaya aldıklarında annemin “geçti evladım” deyip başımı okşamasını hatırlıyorum. Sonra bir hemşire bana damardan ağrı kesici bir iğne yaptı. Ne olduysa ondan sonra oldu. Birden kendimi kötü hissettim ve “anne ölüyorum, ağrıkesici, yardım çağır” dedim. Sonrasında annemin bağırışını duydum. Birden tuhaf bir şekilde yükseldiğimi hissettim. Odanın tavanında ya da yukarıda bir yerde beyaz bir ışığın ortasında duruyordum. Aşağıda olanları fiziksel olarak göremesem de görüyor ve duyuyordum. Garip bir huzurla ve ne olduğunu tam anlamadan film izler gibi aşağıyı izliyordum: Tüm koşuşturmacaları, konuşmaları, annemin bağırışlarını...

    Yaşananlar benim hem içinde olduğum hem de olmadığım bir gösteri gibiydi. Ne kadar bir zaman geçtiğini bilmiyorum ama sonra aniden hızla aşağıdaki bedenime doğru düştüğümü gördüm. Ne olduğunu anlamadan büyük bir acıyla bedenime geri döndüm. Bedenime dönerken yaşadığım acıyı tarif edebilmeme imkan yok. Sonra etrafımdaki mırıltıları duydum, “çok şükür Allahım, sonunda...” Sonradan bana anlatılanlara göre yapılan iğneyle ani bir şoka girmişim ve kalbim durmuş. O grup ilaçlara alerjimin olduğunu böylece öğrendim. Tek bildiğim yukarıya ışığın içine çekildiğimde duyduğum huzurdu. Her şey bana yabancı ve uzaktı. Dönmekse, çok zor ve ızdıraplıydı. Benim gibi deneyimler yaşayan çok insan olduğunu bilmek rahatlatıcı. Onlarınkini de büyük bir merakla okuyorum ve konuyla ilgili araştırmalarımı sürdürüyorum. Her gün yaşadığım bu mucize için Allah’a şükrediyorum.

    Gidiş mutlu ediyor, dönüş acıtıyor
    Aysel Emiroğlu
    (44 yaşında, ev hanımı)

    14 yaşındaydım ve ramazandı. Evde oruç tutmayan sadece bendim. Kendime kahvaltı hazırlamak için mutfağa girdim. Çaydanlığı ocağa koydum. Ancak ocak yanmadı. Babam geldi. Tüpe baktı; basıncını azalttı. Vantilatörü açtık, içeriye koku gitmesin diye de kapıyı kapadık. Çakmağı çaktığım anda bir patlama oldu, dolaplara çarparak kendi eksenimde bir-iki tur attığımı hatırlıyorum. Cam, çerçeve indi. Bense yukarıdaydım. Oradan yangın tüpleriyle gelenleri, beni çıkarışlarını seyrediyordum. Mutlu, huzurlu ve rahattım. Bütün sesleri duyuyordum. Annem “gitti kızım” diye bağırıyordu. Orada, o şekilde kalsam çok mutlu olacağımı biliyorum. Sonra birden bire sert bir şekilde bedenime geri döndüm. İşte o gözümü açtığım anda korkunç ağrıyı hissetmeye başladım. Yüzüm, kollarım, bacaklarım her yerim ciddi oranda yanmıştı. Hastaneye kaldırıldım. O gidip-gelişimi bir yıl boyunca kimseye anlatamadım.

    Bilimsel teoriler tam olarak açıklamaya yetmiyor
    Doç. Dr. Lütfü Hanoğlu
    (Medipol Mega Hastanesi Nöroloji Uzmanı)

    Bunları, herhangi bir nedenle (kalp krizi, boğulma vb.) kısa bir süre beyin beslenmesi bozulmuş ve bilinci kapanmış insanlar anlatıyor. Biz tamamıyla nasıl bir mekanizmayla olduğunu çözememiş olsak da aynı fizyopatolojik durumların benzer bulguları göstermeleri çok akla yakın. Ölüme yakın deneyimlerde en sık anlatılan fenomenlerden birisi olan ‘kişinin kendi bedeninden ayrılması’, ‘bedeninin yukarı doğru yükselmesini seyretmesi’ gibi deneyimler aynı zamanda bazı sara nöbetleri türlerinde ortaya çıkabiliyor. Bu belirtilerin kabaca oksijensiz kalmayla ilişkili olabileceğine dair bulgular var. Ölmek ve arkasından tekrar hayata dönmek tabii ki mümkün değil.

    Can diye bir şey var
    Dr. Kadir Doğruer
    (Medikalpark Bahçelievler Yoğun Bakım Ünitesi Sorumlusu)

    Bilim ölümü, sadece hücre bazında açıklayabiliyor. Ama ölüm bundan ötede bir şey. ‘Can’ diye bir şey var. Ben, beden dışında bedenden ayrı bir bütünlüğün veya enerjinin var olduğuna inanıyorum. Gitmeye karar vermiş ruh gidiyor, karar verememiş dönüyor. Bunların bilimsel olarak çalışılması, kanıtlanması zor tabii. Ancak, çok sık ölüme tanık olmamızdan dolayı, ruhun vücuttan ayrılarak gidişini bir şekilde hissediyoruz. Ölümün gerçekleştiğini, artık o vakada geri dönüşün mümkün olmadığını tahmin edebiliyoruz. Ama bunu herhangi cihazla tespit etmemiz mümkün değil.

    Beynin oynadığı görsel efektler
    Prof. Dr. Mete Korkut Gülmen
    (Uluslararası Adli Tıp Akademisi Başkanı)

    Beyin oksijensiz kaldığında ışık, ses, görsel efektlerle çok ciddi oyunlar yapabilir. Kişi kendini görebilir, sesler duyabilir, bunların hepsi oksijensizliğe bağlı halüsinatif deneyimler. Tıpkı ateşli çocuklarda olduğu gibi... Bazen kalp ve solunumu durur, müdahale edildiğinde de geri gelir. Bu çocuğun öldüğü ve dirildiği anlamına gelmez ki..

    Ölüm varsa ışık da yok, sen de
    Prof. Dr. Lütfi Telci
    (İstanbul Tıp Fakültesi Yoğun Bakım ve Reanimasyon Anabilim Dalı Başkanı)

    Böyle bir şey söylemek mümkün değil. Ölüm kesindir. Ölüm varsa, sen yoksun. Konuşamazsın, göremezsin. Ölümün olduğu yerde ışık yoktur, “ben gördüm” diyen kişi ölmemiştir, ölümcül derecede ağırlaşmış olabilir ama ölmemiştir.

     O Kadar Huzurluydumki... Ölüme Yaklaşanlar Anlatıyor
     O Kadar Huzurluydumki... Ölüme Yaklaşanlar Anlatıyor



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi x2y -- 5 Mayıs 2013; 21:06:54 >



    _____________________________




  • burası bir harika dostum
    _____________________________

    ~CRIPPLED BLACK PHOENIX~
    "'Rab'bim, hayatımın efendisi. Benden aylaklık, ümitsizlik, küstahlık ve gevezelik ruhunu al ve bana iffet, tevazu ve sabır ver.''
  • Son resimde adam ruh ikizini bulmuş

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • _____________________________
  • beyine oksijen gitmediği için halisünasyonlar görülüyor kimse okumasın boşa sadece sonunu okuyun.
    _____________________________
  • göğsüne bıçağı taksın birisi görür o zaman huzuru
    _____________________________
  • bende 1 kere boğuluyordum baya geriden o ana kadar kücük film gibi gecti gözümün önünden hatırladıgım bu sonra dipten biri cekmıştı ama o akdar hızlıydıki rüya gibi düşünün acı hissi vardı bende ama :D
    _____________________________
    Bir ayda Gögüs kasları...için
    http://www.youtube.com/watch?v=sEdFf5LdPuE
    Tüm Zamanların En Kötü 100 Kız Tavlama Cümlesi
    http://www.youtube.com/watch?v=ZXiqu8FtSUA
  • Yapay Zeka’dan İlgili Konular
    Bu dünyaya boşa geldim
    7 ay önce açıldı
    Daha Fazla Göster
  • quote:

    Orijinalden alıntı: mavikann

    bende 1 kere boğuluyordum baya geriden o ana kadar kücük film gibi gecti gözümün önünden hatırladıgım bu sonra dipten biri cekmıştı ama o akdar hızlıydıki rüya gibi düşünün acı hissi vardı bende ama :D

    bu filmi bir biz göremedik gitti
    _____________________________
  • Millet iyice kafayı sıyırdı. Gidenler, dönenler, gönderenler.
    _____________________________
    HERKESE NASİP OLMAZ BEŞİKTAŞ'LILIK.
  • quote:

    Orijinalden alıntı: Illuminn

    quote:

    Orijinalden alıntı: mavikann

    bende 1 kere boğuluyordum baya geriden o ana kadar kücük film gibi gecti gözümün önünden hatırladıgım bu sonra dipten biri cekmıştı ama o akdar hızlıydıki rüya gibi düşünün acı hissi vardı bende ama :D

    bu filmi bir biz göremedik gitti

    ya öle bi şeritli bi film deil ona benziyor die öle dedim ama vallahi gördüm yani 5 10 sn de çocukluğuma kadar gittim diye bilirim hatırlamadıgım seyleri bile görünce seviniyo insan böle böle ypamıtsım falan die :D
    _____________________________
    Bir ayda Gögüs kasları...için
    http://www.youtube.com/watch?v=sEdFf5LdPuE
    Tüm Zamanların En Kötü 100 Kız Tavlama Cümlesi
    http://www.youtube.com/watch?v=ZXiqu8FtSUA




  • THE IBRET OVERLOAD!!! THE IBRET OVERLOAD!!!

    WARNING!!! HIGH IBRET!! PLEASE SHUTDOWN SYSTEM
    _____________________________
  • ibretle ne alakası var. gerçek insanlar yaşadıklarını anlatmış sadece... ölüm anını merak edenler için güzel bir araştırma
    _____________________________
  • Bu anlattıkları bana şeyde oluyor uyuyorum mesela bir anda küt diye bedenime dönmüş gibi oluyorum yatakda olduğum yerde sıçrıyorum.Birde yukardan düşme hissi var o ayrı mevzu.
    _____________________________
    Hayâl ile tesellîdir gönül meyl-i visâl etmez
    gönülden taşra bire yâr olduğın âşık hayâl etmez.
  • Gidip dönme deneyimleri çok var. Hepsi de benzer şeyler anlatıyor. O bir halüsinasyon diyenler şunu da düşünmeli. Belki burası bir halüsinasyon.

    Herkes benzer şeyler görüp de herkesinki nasıl halüsinasyon olabilir ki?

    Yıllardır yazılıyor bu tip şeyler ve hepsi birbirine benziyor.
    _____________________________
  • quote:

    Orijinalden alıntı: Bay çene

    Bu anlattıkları bana şeyde oluyor uyuyorum mesela bir anda küt diye bedenime dönmüş gibi oluyorum yatakda olduğum yerde sıçrıyorum.Birde yukardan düşme hissi var o ayrı mevzu.

    o uyku felci yada halk arasında karabasan. normal bir olay.http://tr.wikipedia.org/wiki/Uyku_felci
    çok yorgunluk, düzensiz uyku az uyku gibi nedenlerden kaynaklanır. beynin uykuya geçmeden bedenin uyku haline geçiyor gibi birşey
    _____________________________
  • Pamuktur o pamuk


    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • IBRET, IBRET EVERYWHERE
    _____________________________
  • Neler oluyor yahu bu ara sürekli ölüm konuları açılıyor
    _____________________________
  • Free Ibret Loader by H4ck3r0k4n


    IBRET [//// ] (%40 - 6253kbps - 1d 15h)
    _____________________________

    =iPhone 5 16GB Black=
    Nikon D5000 + 18-105 VR Lens | Lenovo Z560 + 8GB Ram | iPad 2 16GB WiFi
    Logitech F710 Rumblepad | Logitech g9x | Sony HDR-XR155E | Samsung LCD TV
    PSP 2004 | Creative inspire 5.1 | LG Bluray Player | Seagate 500GB 2,5 HDD

    Battlefield 3 | Modern Warfare 2 | Minecraft | GTA:SAMP | Visual Studio 2010 | Adobe Photoshop CS3
  • Hayat dediğin meret uzun bir kabustan ibaret
    _____________________________
  • 
Sayfa: 12
Sayfaya Git
Git
sonraki
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.