DonanımHaber'de AraYENİ GELİŞMİŞ ARAMA
ForumBu Bölümde Ara
SİGARAYI İLAÇ KULLANMADAN BIRAKMANIN YOLU...
70
Cevap
2
Favori
3.903
Tıklama
Tüm Forumlar >> Konu Dışı / Off Topic >> Sağlıklı Yaşam >> SİGARAYI İLAÇ KULLANMADAN BIRAKMANIN YOLU...
Sayfaya Git:
Sayfa: 1 2 sonraki >>>
Giriş
Mesaj
    • Onbaşı
      30 Mesaj
      05 Kasım 2012 19:03:55
      Arkadaşlar merhaba Kötü ve vazgeçilmesi çok zor öldürücü olduğu halde elim kolum bağlı peşinden sürüklendiğim bir şeytan tarafından ele geçirildiğimi düşünüyorum bu günlerde. Eskiden severek ve isteyerek peşinden giderken son yıllarda özellile bu son 1 yıldır peşinden sürüklendiğim şeyin nasıl bir şey olduğunu daha iyi anlıyorum. İstediğim zaman bağlarımı söküp atarak özgürlüğüme kavuşacağımı bilmeme rağmen beynimdeki asılsız korku bu bağları koparmama engel oluyor. Bir çoğumuzu esir alan aynı şeytan değimli*? Peşinden giderken, ben ne yapıyorum böyle ne işim var benim burada, salakmıyım ben deyip, kafamızı ondan çevirdiğimiz an gözlerimizin delice aradığı , vazgeçmeye çalıştığımız an sudan çıkmış balığa döndüren büyülü aldatmaca.... Evet sigaradan bahsediyorum....
      Her bırakmaya çalışışımda beliren ve beni deli eden bir şeylerden yoksun kalma duygusundan ve başarısızlıkla sonuçlanan her bırakma deneyimimden sonra bilinçsel irademe vurduğum darbelerden, giderek günlük hayattaki diğer konularda da iradesizleşmeye başlayışımdan , Normalde hiç kimseden hiç bir şey isteme alışkanlığım olmamasına rağmen Sigaram bittiğinde, samimi olmadığım birinden bile sigara istemek zorunda kalmaktan, Yemeğimi çayımı bile sigara içmek için yiyip içmekten, Sararmış dişlerden , Kendimi bilerek zehirlemekten bıktım.
      Sigara içmemin beni rahatlattığına inanmıyorum, Çünkü her sigara içişimde; lanet olsun seni biran önce bırakmalıyım, bugün son Diye düşünceler içerisinde oluyorum. Ve bu beni rahatlatmıyor aksine daha kötü bir hale sokuyor. Çünkü her sigaramda bunları düşünüyorum ve birtürlü o son gün gelmiyor. O son sigarayı hiçbir pakette bulamıyorum ne kadar bulmak için arasamda. Ve bağımlılığımın her geçen gün daha kalın zincir parçalarıyla birbirine bağlandığını düşünüyorum, Bu zinciri beynimde ve düşüncemde kıramazsam asla bırakamayacağımı da biliyorum. Can sıkıntısını giderdiğinede inanmıyorum. Çünkü canı sıkan zaten sigara, Nasılmı; Hani komşumuzun alarmı bütün gün çalar ve bunun gibi küçük bir şey sizi bir süre
      rahatsız eder, sonra birdenbire ses kesilir. Huzur dolu bir duygu kaplar içinizi. Fakat bu
      huzur gerçek anlamda bir huzur değil yalnızca rahatsızlığın sona ermesidir.

      Bazısı sigaranın büyük bir zevk olduğunu söyler. Bu doğru değildir. Sigarayı yalnızca zevk için içtiğini sanan bir tiryakiye sigarası bittiğinde
      içtiği marka yoksa onun yerine hiç sevmediği bir markayı içip içmeyeceğini sorun. Sigara
      tiryakileri hiçbir şey içmemektense kenevir otu bile içerler. Bunun keyifle bir ilgisi yoktur.
      Ben ıstakoz severim ama hiçbir zaman günde yirmi tane ıstakoz yemek gereksinimi
      duymadım. Zevk aldığımız başka şeyleri yapmadığımız zaman çaresizlik içinde kıvranmayız.


      Bazısı el alışkanlığı, bazısı ağız alışkanlığı der. Öyleyse sigarayı neden yakarlar?
      Dumanın ciğerlere inerken verdiği duygu derler. Ne kadar iğrenç duygudur, adına
      tıkanmak derler.

      Şimdi ben bu mesajı neden yazdım , Bir aptal olduğumu artık ciddi ciddi düşünmeye ve buna inanmaya başladım da ondan. Sigaranın eroin bağımlılığından hiçbir farkı olmadığını sadece etkilerinin ve öldürme sürelerinin farklı olduğunu anladım. Sigaranın hayatıma zevk ve keyif getirme yerine kendimden nefret etmeme sebep olduğunu anladım. Ve benim gibi birçok sigara tiryakisinin olduğunu biliyorum ondan.

      Ve bugün hiçbir ilaç almadan kendi irademle Sadece elimdeki bir kitabın hergün bir kısmını okuyarak ve gün içinde hep bunu düşünerek sigarayı bırakmaya karar verdim. Ve bunu burayı okuyacak olan kişilerle paylaşmamın iyi bir başlangıç olduğunu düşünüyorum. Bu kitaptaki konuları hergün düzenli olarak burada paylaşmak istiyorum. Ve benimde sigarayı bırakmadaki gelişmelerimide hergün burada anlatmak istiyorum. Eğer bırakamazsam ve yarın veya öbür gün veya 5 gün sonra tek bir sigara içersem bunu burada paylaşıp iradesizliğimi tescilleyeceğimede söz veriyorum. :) Ayrıca 30 yaşındayım ve Müzik öğretmeniyim. Umarım bana ve burayı okuyacak tiryakilere faydası olur bu ve bundan sonraki yazılarımın.



      < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi classsara -- 13 Kasım 2012; 20:13:57 >
      _____________________________

    • Yüzbaşı
      962 Mesaj
      06 Kasım 2012 19:20:46
      Dünyaya bir defa daha gelsem,sigarayı bana ilk içiren kisinin kafasına sıkardım. Bu kadarki nefret ediyorum,ama fizyolojik bağımlıyım.


      < Bu ileti tablet sürüm kullanılarak atıldı >
      _____________________________

      Varsa Paran Olur Çulun,
      Olursa Çulun,Olurlar Kulun.
    • Yüzbaşı
      741 Mesaj
      06 Kasım 2012 21:21:05
      Allah yardımcınız olsun


      < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
      _____________________________

    • Yüzbaşı
      741 Mesaj
      06 Kasım 2012 21:23:31
      Sigarayı bırakmak istiyorsanız biz spor salonuna yazılın ve spor yapin.


      < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
      _____________________________

    • Yüzbaşı
      265 Mesaj
      07 Kasım 2012 10:28:49
      bu kadar nefret ettiğinize göre
      ve daha da önemlisi bu kadar büyük bir bilinçle durumu kavradığınıza göre
      bence şimdiden bırakmış sayabiliriz sizi...





      _____________________________

      magic was here
    • Onbaşı
      30 Mesaj
      08 Kasım 2012 22:23:48
      Arkadaşlar teşekkürler. Bugün Birinci günüm,Sigarayla ilgili ne varsa hayatımdan çıkardım. Sloganım < BEN SENİN AVIN DEĞİLİM< Buz devrini izleyenler bilir . inşallah kalıcı olacaktır. Kitabın ilk kısmını paylaşmak istiyorum. Gerçekten çok etkili sigarayı bırakmak isteyenlerin fakat bırakamayanların mutlaka okuması gerekiyor.Kitabın önsözünü okuduğunuzda zaten dünya çapında bilinen ve ne kadar etkili bir kitap olduğunu anlayacaksınız. Sigara hakkında önemli bir bilince ulaşacağımıza inanıyorum beraber. Bende daha okumadım burayı takip edecek tiryakilerle beraber hergün bir bölümünü okuruz umarım. Kitabın kendisini burada paylaşabilirdim ama hergün bir bölümünü buraya koymam daha etkili ve zevkli olacaktır. Önsözü ve birinci bölümüyle başlayalım okumaya ...

      Önsöz
      İşte sonunda bütün sigara tiryakilerinin beklediği mucize:
      - Etkisini hemen gösteren
      - En ağır tiryakilerde de aynı şekilde başarılı olan
      - Sigara özlemini hafifleten
      - Etkisi kalıcı olan
      - Güçlü bir irade gerektirmeyen
      - Şok tedavisi uygulamayan
      - Yardımcı maddelere ve gereksiz ıvır zıvıra başvurmayan
      - Kilo da aldırmayan bir yöntem
      Sigara içiyor musunuz? O zaman okumaya devam edin.
      Kendiniz sigara içmiyorsanız ve bu kitabı sevdiğiniz biri için aldıysanız o zaman onu
      bu kitabı okumaya ikna edin. Onu ikna edemezseniz kitabı kendiniz okuyun; son
      bölümdeki öğütler size hem sigaraya içenlere önemli noktaları aktarmak hem de kendi
      çocuklarınızı sigaraya başlamaktan korumak konusunda yardımcı olacaktır. Çocuklarınızın
      sigaradan tiksinecekleri yanılgısına düşmeyin. Bütün çocuklar tiryaki olana kadar öyle
      düşünürler.
      -

      Giriş
      “DÜNYAYI SİGARA DERDİNDEN KURTARACAĞIM” dediğimde karım
      çıldıracağımı sandı. Çünkü yaklaşık iki yılda bir sigarayı bırakmak için yaptığım ciddi
      atılımları biliyordu. Daha da önemlisi son kez sigarayı bıraktığımda altı ay azap çektikten
      sonra yine başladığım için küçük bir çocuk gibi ağladığımı biliyordu –o gün ağlamamın
      nedeni o kez de bırakmayı başaramazsam yaşamımın sonuna dek sigara içmeye devam
      edeceğimi sanmamdı, o kadar çok enerji tüketmiştim ki başaramazsam bir daha bu
      işkenceye katlanacak gücüm kalmayacağını biliyordum. En önemlisi de yukarıdaki cümleyi
      son sigaramı söndürür söndürmez söylememdi, yalnız kendimi değil bütün dünyayı
      kurtaracağıma inanıyordum.
      Şöyle bir geriye baktığımda bugüne kadarki yaşamım sanki sigara sorununu
      çözmek için bir hazırlıkmış gibi geliyor. O nefret ettiğim öğrencilik ve mali müşavirlik yılları
      bile sigara sorununu çözmek açısından çok değerliydi. Herkesi her zaman aldatamazsınız
      derler, oysa tütün endüstrisi yıllardır herkesi aldatmayı başarmış. Sigara tuzağının sırlarını
      ortaya çıkaran ilk insanın ben olduğuma inanıyorum. Kendini beğenmiş bir izlenim
      bıraktıysam bunu müthiş zekama değil, yalnızca yaşam tarzıma borçlu olduğumu hemen
      ekleyeyim.
      O tarihi gün 15 Temmuz 1983’tü. O gün son sigaramı söndürdüğüm an duyduğum
      özgürlük hissi herhalde hapisten kaçan birinin yaşadığı duygudan daha hafif değildi. O an
      bütün sigara tiryakilerinin düşlediği bir şeyi keyfettiğimi anladım: Sigarayı bırakmanın kolay
      yolunu. Bu yöntemi arkadaşlarımda ve yakınlarımda denedikten sonra bu konuda
      profesyonel bir danışman olup diğer tiryakilere bağımlılıklarından kurtulmalarında yardımcı
      olmaya başladım.
      Bu kitabın ilk baskısını 1985 yılında yazdım. Kendisinden 25. bölümde söz
      edeceğim başarısızlıklarımın birinden esinlenmiştim. Beni iki kez ziyaret etti ve iki
      görüşmemiz de karşılıklı göz yaşlarımız ile sona erdi. O kadar gergindi ki, onu
      söylediklerimi kavrayacak kadar bile rahatlatamadım. Birden aklıma bunları yazarsam ne
      zaman isterse okuyabileceği ve böylece önemli noktaları anlayacağı düşüncesi geldi. Bu
      giriş bölümünü kitabın yeni baskısı için yazıyorum. Elimdeki kitabın kapağındaki küçük
      kırmızı ok kitabın yıllardır satış listelerinin başında yer aldığını gösteriyor. Bu kitabı
      yazdığım için dünyanın her köşesinden teşekkür mektupları alıyorum. Ne yazık ki bu
      mektupların hepsini cevaplandıramıyorum ama her biri beni ayrı ayrı sevindiriyor ve
      aslında tek bir tanesi bile bütün bu zahmete değer.
      Sigara konusunda her gün yeni bir şey öğreniyor olmama hala şaşırıyorum. Yine de
      bu kitabın ana düşüncesi hiç değişmiyor. Hiçbir şey mükemmel olmayabilir ama kitabın en
      kolay yazdığım ve tesadüfen okuyucuların çoğunun en sevdiği bölüm olan 21. bölümünde
      kesinlikle değiştirme yapmam.
      Danışmanlık deneyimlerimin yanı sıra şimdi artık kitabın da verdiği beş yıllık bir
      birikim oluştu. Kitabın ikinci baskısında yer alan değişiklikleri daha kesin ve anlaşılır bir
      ifade sağlamak amacı ile yaptım. Bu değişiklikleri yaparken yöntemimin başarısızlığa
      uğradığı durumları göz önünde tutarak bunun nedenlerini ortadan kaldırmaya çalıştım.
      Bunların çoğu anne babaları tarafından benimle görüşmeye zorlanan ve kendileri aslında
      sigarayı bırakmak niyetinde olmayan gençlerdi. Bunların bile dörtte üçünü vazgeçirebilirim,
      fakat bazen 25. bölümde anlattığım, sigarayı bırakmak için umutsuzca çaba harcayan kişi
      gibi gerçek anlamda başarısızlıklar da oluyor. Başarısızlıklar beni çok üzüyor ve bazen
      geceleri bu insanlara nasıl yardımcı olabilirim diye düşünmekten gözüme uyku girmiyor.
      Bu durumlarda başarısızlığın sigarayı bırakamayan kişiye değil, bırakmanın ne kadar kolay
      olduğunu ve insanın sigaranın hapsinden kurtulur kurtulmaz yaşamdan ne kadar zevk
      alacağını kendisine anlatamadığım için kendime ait olduğuna inanıyorum. Biliyorum ki
      sigara içen herkes yalnızca kolaylıkla değil aynı zamanda büyük bir zevkle sigarayı
      bırakabilir fakat bazı insanlar o kadar sabit fikirli oluyorlar ki, hayal güçlerini çalıştıramıyor
      ve sigarayı bırakmanın verdiği korku yüzünde yerlerinde sayıyorlar. Bu korkuyu sigaranın
      yarattığı ve sigarayı bırakmaktaki en büyük kazancın bu korkudan kurtulmak olduğunu
      anlamıyorlar.
      Bu kitabın ilk baskısını sigarayı bırakmalarını sağlayamadığın insanlara adadım.
      Seanslarımda başarısızlık halinde parayı geri vermeyi garanti ediyorum. Yöntemim yıllarca
      eleştirildi. Yine de “Yönteminiz bende etkili olmadı” eleştirisini alıyorum. Yöntemimi nasıl
      uyguladıklarını anlattıklarında ise söylediklerimin yarısını yerine getirmedikleri ortaya
      çıkıyor ve de hala sigara içtikleri için şaşırıyorlar! Yaşamınızı bir labirentte çıkış yolunu
      arayarak geçirdiğinizi düşünün. Bende labirentin planı var ve size “şimdi sola dön, sonra
      sağa dön, vs.” Diyorum. Söylediklerimin birini atlarsanız diğerleri de anlamını yitirir ve
      labirentten dışarı hiç çıkamazsınız.
      Başlangıçta tek kişi ile seans yapıyordum. Yalnızca çok umutsuz vakalar bana
      geliyordu. İnsanlar bana bir tür deli diye bakıyorlardı. Bugün sigara bırakma konusunda
      öncü bir uzman olarak tanınıyorum ve seanslarıma dünyanın her köşesinden insanlar
      geliyor. Şimdiki seanslarım sekizer kişilik, reklam yapmadığım halde bana başvuran bütün
      insanlara yardımcı olamıyorum. Adımı rehberde ararsanız sigarayla ilgili hiçbir şey
      yazmadığını göreceksiniz.
      Hemen hemen her seansa eskiden alkolik veya eroinman olan yada birkaç
      bağımlılığı birden olmuş biri katılıyor. Yöntemimi alkoliklerde ve eroinmanlarda
      denediğimde (daha önce başka gruplara katılmamışlarsa) sigara tiryakilerinden daha kolay
      tedavi olduklarını gözledim. Benim yöntemim her türlü bağımlılık için uygulanabilir. Sigara
      tiryakisi, eroinman yada alkolik olsun beni en çok üzen şey eskiden bağımlı olanların
      bıraktıktan sonra tekrar başlamaları. En üzücü mektupları bu kitabı okumuş veya video
      filmimin yardımıyla sigarayı bırakmış fakat sonra yine başlamış insanlardan alıyorum.
      Önce özgürlüğe kavuştukları için çok mutlular derken bir ikinci kez aynı tuzağa düşüp artık
      bir daha kurtulmayı başaramayacaklarını fark ediyorlar. Bu sorunu çözmeyi, sigara
      tiryakilerine tekrar bağımlılık kazanmamaları için yardımcı olmayı ve alkol, diğer
      uyuşturucular ve sigara arasındaki ilişkiyi açıklığa kavuşturmayı çok istiyorum. Fakat bu
      konunun başlı başına bir kitap oluşturacağını fark ettim ve şu anda onun üzerinde
      çalışıyorum.
      En çok aldığım eleştiri kitapta birçok tekrarın yer alması. Bu yüzden özür
      dilemiyorum. İleride belirteceğim gibi asıl sorun bedensel bağımlılıkta değil beynimize
      işlenmiş asılsız inançlarda; bağımlılığın etkisi bunun yanında hiç kalıyor. Nedense bu
      tekrarlardan en çok şikayet edenler başarı gösteremeyen tiryakiler oluyor.
      Daha önce de söylediğim gibi hem bir sürü övgü hem de biraz eleştiri alıyorum.
      Başlangıçta doktorlar bana şüphe ile bakıyorlardı, şimdi bana en büyük destek onlardan
      geliyor. Şimdiye kadar aldığım en güzel övgü bir doktorun “bu kitabı keşke ben yazmış
      olsaydım” demesiydi.
      -


      _____________________________

    • Onbaşı
      30 Mesaj
      08 Kasım 2012 22:39:09
      1. BÖLÜM

      SİGARAYI BIRAKAMAYACAK TİRYAKİYE DAHA RASTLAMADIM

      Belki önce neden özellikle kendimi böyle bir kitap yazmaya uygun gördüğümü
      anlatmam gerekir. Hayır, ne doktorum, nede psikolog; benim niteliklerim çok daha uygun.
      Yaşamımın otuz üç yılını sürekli sigara içerek geçirdim. Son yıllarda bazı günler yüz
      sigarayı buluyor, ama hiçbir zaman üç paketten az içmiyordum. Sigarayı bırakmak için
      birçok girişimde bulundum. Bir kere altı ay boyunca sigara içmedim ve neredeyse
      duvarlara tırmanıyordum, küçük bir tütün dumanı yakalayabilmek için trenlerde sigara
      içilen kompartımanlara biniyordum.

      İş sağlık konusuna gelince sigara içenlerin çoğu “sağlığımı etkilemeye başlamadan
      önce bırakacağım zaten” derler. Ben öyle bir duruma gelmiştim ki sigarayla kendimi
      öldürdüğümü gayet iyi biliyordum. Sürekli öksürmenin yaptığı basınç kronik baş ağrısına
      neden oluyordu. Dikey olarak alnımın ortasına doğru yükselen sabit damar atışını
      hissediyor, kafamın içinde her an bir şey patlayıp beyin kanamasından öleceğimi
      sanıyordum. Bu düşünce beni rahatsız ediyor ama yine de sigarayı bırakmama neden
      olmuyordu. Artık bırakmayı denemiyordum bile. Aslında sigara içmek bana keyif
      vermiyordu. Sigara tiryakilerinin çoğu yaşamlarında bir zaman sigaradan zevk aldıkları
      hayaline kapılırlar oysa bende hiç öyle olmadı. Ben tadından da kokusundan da hep nefret
      ettim ama sigaranın beni rahatlattığına ve bana cesaret verdiğine inandırmıştım kendimi.
      Sigarayı bırakma girişimlerimde hep perişan olurdum ve sigarasız yaşam çekilmez gibi
      gelirdi.

      Sonunda karım beni bir hipnoz tedavisine gönderdi. İtiraf etmeliyim ki son derece
      kuşkuluydum, çünkü o zaman hipnotizmayla ilgili hiçbir şey bilmiyordum ve karşıma şeytan
      kılıklı gözleri fırıl fırıl oynayan birinin çıkacağını sanıyordum. Ben de bütün tiryakiler gibi
      kendime sigarayla ilgili çeşitli aldatmacalar yapıyordum, yalnız bir tanesi hariç: Kendimi
      hiçbir zaman iradesi zayıf bir insan olarak görmedim. Yaşamımdaki diğer her şey
      kontrolüm altındaydı. Sigara konusunda ise işler tam tersiydi. Hipnotizmanın iradeyi
      zorladığına inanırdım ve karşı koymadığım halde (çünkü birçok tiryaki gibi ben de sigarayı
      kesinlikle bırakmak istiyordum) kimsenin beni sigara içmenin gereksizliğine
      inandırabileceğini sanmıyordum. Bütün seans bana zaman kaybıymış gibi geldi. Hipnotist
      kollarımı kaldırıp bazı şeyler yapmamı istedi ama hiçbir şey doğru dürüst yürümüyordu.
      Bilincimi kaybetmedim. Trans haline geçemedim yada en azından yalnızca sigarayı
      bırakmadım sigarasızlığa alışma yöntemlerinden bile zevk aldım.

      Size şimdi bir hipnoz tedavisine koşmadan önce bir şeyi açıklığa kavuşturmak
      istiyorum. Hipnoz tedavisi bir iletişim aracıdır, yanlış bir şey iletilirse sigarayı
      bırakamazsınız. Gittiğim kişiyi eleştirmek istemiyorum çünkü ona gitmeseydim herhalde
      şimdiye kadar çoktan ölmüş olurdum ama sigarayı onun uğraşları sayesinde değil
      uğraşlarına rağmen bıraktım. Hipnoz tedavisini küçümsediğim izlenimini bırakmak
      istemiyorum, bilakis kendi seanslarımda ben de hipnotizmayı kullanıyorum çünkü
      hipnotizmanın iyiye yada kötüye kullanılabilecek çok kuvvetli bir yönlendirme gücü vardır.
      Size biri tarafından tavsiye edilmemiş ve kendisine saygı ve güven duymadığınız bir
      hipnotiste gitmeyin.

      Sigara içtiğim o iğrenç yıllarda yaşamımın sigaraya bağlı olduğunu sanıyor ve
      bırakmak yerine ölmeyi tercih ediyordum. Şimdi “bazen yine canınız istemiyor mu?” diye
      soruyorlar. Cevabım çok açık: “Asla, asla, asla. Gayet güzel bir yaşamım oldu, sigara
      yüzünden ölseydim yine de yakınmayacaktım.b Hayatta çok şansım oldu fakat başıma
      gelen en güzel şey bu kabustan, yani ömür boyu sistemli olarak kendime zarar verme ve
      bunun için bir de servet harcama tutsaklığından kurtulmak oldu.

      Bir şeyi başından açıklığa kavuşturayım. Gizem dünyasıyla bir ilgim yoktur.
      Büyücülere, perilere inanmam. Bilimsel bir beynim vardır ve büyü gibi şeyleler aklım
      ermek. Hipnotizma ve sigara hakkında bilimsel araştırmalar okudum. Okuduğum hiçbir şey
      bu gerçekleşen mucizeye bir açıklık getiremedi. Daha önceden haftalarca ağır
      depresyonlar yaşayan ben nasıl oldu da birden bire sigarayı bu kadar kolay bir şekilde
      bırakabildim? Bu sorunun cevabını sondan başa gitmeye çalıştığım için uzun süre
      bulamadım. Sigarayı bırakmanın neden bu kadar kolay olduğunu bulmaya çalışıyordum,
      oysa sorun sigara içenlerin bırakmakta neden bu denli güçlük çektikleridir. Hep o
      sigarasızlığa alışmanın felaketinden söz edilir ama şöyle geriye bakım bu felaketi
      anımsamaya çalıştığında silinmiş olduğunu fark ettim. Bedensel hiçbir şikayetim yoktu,
      demek ki her şey tamamen beynin ürünüymüş.

      Şimdi tüm zamanımı başka insanlara alışkanlıklarından vazgeçmeleri için yardımcı
      olmakla geçiriyorum. Benim sayemde binlerce tiryaki kurtuldu. Bir noktayı başından
      belirteyim: Sigarayı bırakmayacak tiryaki yoktur. Sigaraya benim kadar bağımlı (yada en
      azından o denli bağımlı olduğunu sanan) birine daha rastlamadım. Sigarayı herkes
      kolaylıkla bırakabilir. Aslında sigara içmeye devam etmemizin nedeni sigarasız yaşamın
      zevk vermeyeceği ve bir şeyden yoksun kalacağımız korkusudur. Bunun kadar gerçek dışı
      bir şey olamaz. Sigarasız yaşam hem aynı şekilde güzel hem de birçok yönden daha
      eğlencelidir, sağlık, enerji ve paraysa birçok avantajın yalnızca birkaçıdır.

      Sigarayı herkes kolaylıkla bırakabilir, -siz bile! Yapmanız gereken tek şey kitabın
      devamını açık kalplilikle okumak. İçindeki düşüncelerin ne kadarını anlarsanız sigarayı o
      kadar kolay bırakabilirsiniz. Tek bir kelime bile anlamasanız dahi, söylediklerimi harfiyen
      uygularsanız sigarayı kolaylıkla bırakabilirsiniz. En önemlisi sigara içmediğiniz için yas
      tutarak kendinizi bir şeyden yoksun bıraktığınız duygusuyla sürüklenip gitmezsiniz.
      Şaşıracağınız tek şey neden o zamana kadar sigara içtiğiniz olur.

      Önceden sizi uyarayım. Yöntemimi başarısızlığa uğratacak iki nokta var:

      1) Söylediklerimi Uygulamamak
      Kimileri benim bazı öğütler üzerinde inatla durmamı can sıkıcı buluyor. Örneğin size
      sigarayı azaltmak için uğraş göstermemenizi veya sigaranın yerine şeker, sakız vs. Gibi
      (özellikle nikotin içeriyorlarsa) başka şeyler kullanmamanızı söyleyeceğim. Bu konuda
      hiçbir şekilde ödün vermiyorum çünkü ne dediğimi iyi biliyorum. Birtakım taktiklerle sigarayı
      gerçekten bırakan çok insanın olduğunu inkar etmiyorum ama onlar sigarayı bu taktikler
      sayesinde değil bu taktiklere rağmen bırakmışlardır. Bir hamakta ayakta sevişen insanlar
      da vardır, işin en kolay yolu bu olmasa da... Söylediğim her şeyin bir nedeni var: Size
      sigarayı bırakmayı kolaylaştırmak ve başarıyı garanti etmek.

      2) Söylediklerimi tam olarak anlamamak
      Hiçbir şeyi garanti olarak düşünmeyin. Yalnızca benim söylediklerimi değil kendi
      düşüncelerinizi ve toplumun sigara konusunda size öğrettiklerini de sorgulayın. Sigarayı
      yalnızca kötü bir alışkanlık olarak görenler iğrenç bir tadı olan, bir servete mal olan ve
      ölüme yol açan bir alışkanlıktan vazgeçmek bu kadar zorken, başka alışkanlıkların neden
      kolaylıkla bırakılabildiğini kendilerine bir sorsunlar. Sigaranın bir zevk olduğuna inananlar
      hayatta çok daha fazla zevk veren başka şeyleri yapmanın ve bırakmanın neden kolay
      olduğunu acaba hiç merak etmişler mi? Neden kendinizi bir sigara yakmak zorunda
      hissediyor ve yakmazsanız paniğe kapılıyorsunuz?


      _____________________________

    • Onbaşı
      30 Mesaj
      09 Kasım 2012 21:29:18
      2. BÖLÜM

      KOLAY YÖNTEM

      Bu kitabın amacı alışılagelmiş diğer yöntemlerde olduğu gibi Everest Dağı’nı
      tırmanacakmışçasına bir duyguya kapılıp haftalarca sigara diye ölerek, sigara içenleri
      kıskanmak yerine, daha ilk dakikadan itibaren felaket bir hastalıktan kurtulmanın verdiği
      yüksek morali aşılamaktır. Zamanla sigaraya baktıkça “ben bunu nasıl içiyordum” diye
      şaşıracak, sigara içenleri kıskanmak yerine onlara acıma duygusu besleyeceksiniz.

      Sigara içmeyen veya sigarayı yeni bırakmış bir kişi değilseniz bu kitabı bitirene
      kadar sigara içmeye devam edin. Bu size şimdi bir çelişki gibi gelebilir. Sigaranın size
      hiçbir şey kazandırmadığını daha sonra anlatacağım. Çok ilginçtir, bazen sigara içerken
      sigaraya bakıp kendimize neden sigara içtiğimizi sorarız. Sigara sigarasız kaldığımız
      zaman değerli olur. Hoşunuza gitsin yada gitmesin bağımlı olduğunuza inandığınızı kabul
      edelim. Bağıllılığınızdan eminseniz sigarasız hiçbir zaman tamamen rahatlayamaz yada
      konsantre olamazsınız. Bu yüzden bu kitabı sonuna kadar okumadan sigarayı bırakmaya
      kalkışmayın. Okurken sigara içme isteğiniz zamanla azalacaktır. Kendinizden tam olarak
      emin olmadan bırakmayın, sonu kötü bitebilir. Unutmayın, benim söylediklerimi
      uygulamanız yeterli olacaktır.

      Kitabın ilk baskısından beri kazandığım birikimde beni 28. bölüm “Zamanlama”
      dışında en çok kahreden şey kitabın sonuna kadar sigara içmeye devam edin talimatı
      olmuştur. Ben sigarayı bıraktığım zaman birçok yakınım ve arkadaşım sırf ben bıraktım
      diye sigarayı bıraktı. Herhalde “o bırakırsa biz çoktan bırakırız” diye düşündüler. Sonraki
      yıllarda sigarayı bırakmamış olanları küçük mesajlarla özgürlüğün ne kadar güzel
      olduğuna inandırmayı başardım. Bu kitap çıkınca hala sigara içmeye devam eden çetin
      cevizlere hediye ettim. Dünyanın en sıkıcı kitabı bile olsa “bir arkadaş yazmış” diye okurlar
      sandım. Aylar sonra sonuna kadar okuma zahmetinde bile bulunmadıklarını duyunca çok
      şaşırdım ve kırıldım. O zamanki en iyi arkadaşımın kitabın ona hediye ettiğim imzalı orijinal
      baskısını okumadan başka birine hediye ettiğini öğrendiğimde çok kırılmıştım. Çünkü
      tiryakiliğin insanda yarattığı o inanılmaz korkuyu unutmuştum. Bu korku her arkadaşlığa
      baskın çıkabilir. Neredeyse bir boşanmaya neden oluyordu. Annem bir gün karıma “Neden
      ya sigara ya ben diye tehdit etmiyorsun?” diye sorduğunda karım “o zaman sigarayı seçer
      de ondan” diye yanıtladı. Utanarak itiraf etmeliyim ki sanırım haklıydı. İşte sigaranın
      insanlarda yarattığı korku bu denli büyüktür. Şimdi anlıyorum ki birçok tiryaki sigarayı
      bırakmak zorunda kalmamak için bu kitabı sonuna kadar okumuyor. Bazıları o korkunç
      günü ertelemek için özellikle günde bir satır okuyor. Anladığım kadarıyla birçok okuyucu
      kendilerini seven biri tarafından bu kitabı okumaya zorlanıyor. Şöyle bir düşünün:
      Kaybedecek neyiniz var? Kitabın sonunda sigarayı bırakmazsanız şimdikinden daha kötü
      bir duruma düşmeyeceksiniz. KAYBEDECEK BİHÇİB ŞEY YOK, kazanacak o kadar çok
      şey var ki! Birkaç gün veya haftadır sigara içmiyorsanız ve hala sigarayı bırakıp
      bırakmadığınızdan emin değilseniz kitabı okurken sigara içmemeye devam edin. Artık
      sigara içmeyen bir insansınız nasıl olsa. Bir de beyninizle bedeniniz bağdaşırsa bu kitabın
      sonunda sigara içmemekten mutluluk duyan bir insan olursunuz.

      Benim yöntemim temelde sigarayı bırakmanın alışılagelmiş yöntemlerinin tam tersidir.
      “Normal yöntemler” sigaranın dezavantajlarını sıralayıp” yeterince uzun bir süre sigarasız
      kalırsam sonunda sigara içme isteğim yok olur ve tütünün esiri olmadan yaşamdan zevk
      alabilirim” ilkesini savunur.

      Bu mantıksal bir yöntemdir. Her gün binlerce kişi bu yöntemin değişik bir türü ile
      sigarayı bırakmaya çalışıyor. Fakat bu yöntemi başarılı bir şekilde uygulamak aşağıdaki
      nedenlerden dolayı çok zordur.

      1. Asıl sorun sigarayı bırakmak değil. Her söndürdüğünüz sigarayla sigarayı
      bırakmış oluyorsunuz. Birinci gün size “artık sigara içmek istemiyorum” dedirtecek
      nedenler olabilir. Sigara içen herkes her gün bu tür nedenlerle karşılaşır ve bu nedenler
      insanları sigara içmemeye tahmininizden çok fazla zorlar. Asıl sorun ikinci, onuncu yada
      on birinci gündedir. Zayıf veya çakırkeyif yada güçlü bir anınızda bir sigara içtiğiniz zaman
      işin içine uyuşturucu bağımlılığı girdiği için canınız ikinci bir sigara isteyecek ve böylece
      tekrar sigara içmeye başlamış olacaksınız.

      2. Sağılığımıza verdiği zararın aslında bize sigarayı bıraktıracak bir etken
      olması gerekir. Aklımız: “Bırak artık aptal kafa” diyerek bir bakıma işimizi daha da
      güçleştirir. Örneğin sinirli veya heyecanlı olduğumuz zaman sigara içeriz. Sigara içen
      birine sigaranın kendisini öldüreceğini söylediğinizde ilk yapacağı şey bir sigara yakmak
      olur. İngiltere’nin ünlü kanser kliğini Royal Marsden Hospital’in önünde ülkedeki diğer
      kliniklerden çok daha fazla sigara tiryakisi beklemektedir.

      3. Bizi sigarayı bırakmaya zorlayan nedenler bırakmayı aslında aşağıdaki iki
      unsurdan dolayı güçleştirir. Birincisi insanda özveride bulunma duygusu yaratmaları.
      Sürekli o küçük dost, destek, günah yada keyif –yorumu kişiye kalmış- diye bildiğimiz
      nesneyi bırakmaya zorlanıyoruz. İkincisi insanı umursamazlığa itmeleri. Sigara içmemizin
      nedeni bırakmamızı gerektiren nedenlerden çok farklıdır. Asıl soru neden sigara içmek
      istediğimiz yada buna neden gereksiniz duyduğumuzdur.

      Benim yöntemimin temelinde neden sigarayı bırakmak istediğimizi tamamen
      unutarak sigara sorununu ele alıp aşağıdaki soruları sormak yatıyor:
      1. Sigara içmek bana ne veriyor?
      2. Gerçekten zevk alıyor muyum?
      3. Bu şeyleri yaşam boyunca ağzıma sokup kendimi zehirlemek ve bunun için
      bir servet harcamak zorunda mıyım?

      Sigaranın size hiçbir şey vermediği kesin bir gerçektir. İzin verin, bunu iyice
      açıklayayım. Sigara içmenin dezavantajları avantajlarından daha fazladır demiyorum,
      bunun öyle olduğunu her tiryaki bilir. Ben sigara içmenin size kesinlikler hiçbir şey
      vermediğini söylüyorum. Sigaranın bugüne kadar sağladığı tek avantaj bir zamanlar
      toplumun sigarayı “artı puan” olarak nitelendirmesiydi. Bugün ise tiryakiler bile sigara
      içmeyi anti-sosyal bir davranış olarak yorumluyorlar. Çoğu tiryaki neden sigara içtiğine
      mantıklı bir açıklama getirmek gereğini duyar fakat yaptığı açıklama aldatmaca ve
      yanılgıdan ibarettir. İlk olarak bu aldatmaca ve yanılgıları ortadan kaldıracağız. Sigarayı
      bıraktığınızda aslında hiçbir şeyden vazgeçmek zorunda olmadığınızı göreceksiniz. Hem
      bıraktığınız şeyin hiç bir şey olduğunu anlayacak hem de sigara içmeyen bir insan olarak
      bir sürü güzel ve olumlu şeylere kavuşacaksınız. Sağlık ve para bunların yalnızca ikisi.
      Yaşamın sigara olmadan bir daha o kadar zevk vermeyeceği yanılgısı kaybolur
      kaybolmaz, siz sigarasız yaşamın hiçbir eksiği olmadığı gibi daha anlamlı olduğunu fark
      eder etmez, yoksunluk ve özlem duygusu yok olur olmaz, sağlık ve tasarruf edilen para gibi
      sigarayı bırakmanın bir sürü haklı nedenini tekrar ele alabiliriz. Yukarıdaki noktaları
      kavradığınız zaman gerçek hedefinize ulaşmanız kolaylaşacak ve tütünün tutsaklığından
      kurtulup yaşamın tadını çıkarabileceksiniz.


      _____________________________

    • Onbaşı
      30 Mesaj
      10 Kasım 2012 22:22:22
      3. BÖLÜM

      BIRAKMAK NEDEN ZOR GELİYOR.

      Daha önce belirttiğim gibi bu konuya kendi bağımlılığım yüzünden ilgi duymaya
      başladım. Sonunda bıraktığımda mucize olmuştu sanki. Daha önceki bırakma
      girişimlerimde haftalarca ağır depresyonlar yaşardım. Arada bir nispeten keyfim yerine
      gelir sonra yine depresyona girerdim. Hani kaygan bir çukurdan dışarıya çıkmaya
      çalışırsınız; tam yukarıya çıkıp gün ışığını görünce birden ayağınız kayar ve tekrar aşağı
      düşersiniz ya onun gibi bir şey. Sonunda yine bir sigara yakarsınız, tadı iğrenç gelir ve
      neden o sigarayı yakmak gereğini duyduğunuzu anlamaya çalışırsınız.

      Tiryakilere seanslarımdan önce yönelttiğim sorulardan biri “sigarayı bırakmak istiyor
      musunuz?” sorusudur. Bir yerde aptalca bir soru. Bütün tiryakiler sigarayı bırakmaya can
      atarlar. En koyu tiryakiye bile “sigaraya başlamadan önceki zamana geri dönme şansınız
      olsaydı şimdiki aklınızla tekrar sigaraya başlar mıydınız?” diye sorduğunuzda “kesinlikle
      hayır” cevabını alırsınız. Sigaranın sağlığına zarar verdiğini kabul etmeyen, sosyal baskıya
      aldırmayan ve sigaraya para ayırabilen (bugünlerde artık fazla kalmadı) bir tiryakiye
      “çocuklarınızı sigara içmeye teşvik eder misiniz?” diye sorduğumuzda yine “kesinlikle
      hayır” cevabıyla karşılaşırsınız.

      Bütün tiryakiler şeytani bir gücün etkisi altında olduklarının farkındadırlar. İlk
      zamanlar insan kendini “yakında bırakacağım, bugün değil ama yarın” düşüncesiyle
      avutur. Sonunda öyle bir noktaya gelir ki, ya iradesinin olmadığını yada sigaranın
      yaşamdan tat alabilmek için gerekli bir şey olduğunu düşünmeye başlar.

      Daha önce söylediğim gibi sorun bırakmanın neden kolay olduğunu değil, neden
      “zor” olduğunu açıklamaktır. Aslında gerçek sorun insanların neden sigaraya başladıkları
      veya bir zamanlar dünya nüfusunun yüzde altmışından fazlasının neden sigara içtiğiydi.

      Bu sigara konusuna akıl sır ermez. Sigaraya başlamamızın tek nedeni binlerce
      insanın sigara içiyor olması. Oysa her biri başlamamış olmayı dilediklerini belirtip sigaranın
      para ve zaman kaybı olduğunu söylerler. Sigaradan zevk almadıklarına bir türlü
      inanamayız ve yetişkinlere özenti olarak başlayıp bağımlılık kazanana dek bir sürü çaba
      harcarız. Sonra yaşamımızın geri kalan bölümünü çocuklarımıza sigara içmemelerini
      söyleyerek, kendimizi ise bu alışkanlıktan kurtarmaya çalışarak geçiririz.

      Ayrıca yaşam boyu bu dert için bir servet harcarız. Günde ortalama yirmi tane
      sigara içen bir tiryaki sigara için yaşamı boyunca 30.000 pound harcar. Bu parayla ne
      yaparız? Pencereden dışarı atsak daha iyi olur. Oysa biz sistemli olarak ciğerlerimizi
      kansere yol açan bir katranla doldurmak ve damarlarımızı yavaş yavaş tıkayıp zehirlemek
      için kullanırız. Her geçen gün bedenimizin kas ve organlarını daha fazla oksijenden yoksun
      bırakır giderek iyicene uyuşuk oluruz. Kendimizi pislik içinde bir yaşama, kötü kokan
      nefese, sararmış dişlere, yanık izlerine, kirli küllüklere ve durmuş sigaranın o iğrenç
      kokusuna mahkum ederiz. Yaşamımızın yarısını ya toplumun bize sigara içmeyi
      yasakladığı yerlerde (hastaneler, okullar, otobüsler, tiyatrolar, kiliseler vs.) yada sigarayı
      azaltmaya veya bırakmaya çalışırken yaşadığımız çaresizlik içerisinde geçiririz. Ne biçim
      bir hobi bu böyle? Yaparken keşke yapmasam dedirten yapmazken ise kendini özleten.
      Toplumun insana yaşam boyu cüzamlı bir hasta olarak bakmasına daha da kötüsü aslında
      akıllı, mantıklı bir kişinin ömür boyu aşağılanmasına yol açan etken sigaradır. İnsan
      farkında olmadan sigara paketinin üzerine ufacık yazılmış uyarıyı okuduğunda, sigara
      içmeyenlerden oluşan bir grubun içinde bulunduğunda yada kansere veya ağız kokusuna
      karşı bir kampanya sırasında kendisini yine aşağılanmış hisseder. Aklının bir köşesinde bukara lekeler varken yaşamdan ne bekleyebilir? HİÇBİR ŞEY! Eğlence? Keyfi? Rahatlama?
      Destek? Enerji aşısı? Çıkardığınız zaman rahatlama duygusu verdiği için dar ayakkabı
      giymekten hoşlanan bir insan değilseniz, bunların hepsi aldatmacadır!

      Söylediğim gibi asıl sorun tiryakilerin sigarayı bırakmakta neden bu kadar güçlük
      çektikleri değil insanların neden sigara içtiklerini bulmaktır.

      Herhalde !İyi, güzel biliyoruz ama alışınca bırakmak zor geliyor” diyorsunuzdur. Peki
      ama bırakmak neden bu kadar zor ve neden sigara içmek zorundayız? Sigara tiryakileri
      yaşamları boyunca bu soruların cevaplarını bulmaya çalışırlar.

      Bazısı sigaranın eksikliğini şiddetli bir şekilde duymaktan korkar. Aslında nikotin
      eksikliğinin yarattığı özlem duygusu o kadar hafiftir ki birçok tiryaki uyuşturucu bağımlısı
      olduğunu fark etmeden yaşayıp ölür (6. Bölüm)

      Bazısı sigaranın büyük bir zevk olduğunu söyler. Bu doğru değildir. Sigara pis ve
      iğrenç bir şeydir. Sigarayı yalnızca zevk için içtiğini sanan bir tiryakiye sigarası bittiğinde
      içtiği marka yoksa onun yerine hiç sevmediği bir markayı içip içmeyeceğini sorun. Sigara
      tiryakileri hiçbir şey içmemektense kenevir otu bile içerler. Bunun keyifle bir ilgisi yoktur.
      Ben ıstakoz severim ama hiçbir zaman günde yirmi tane ıstakoz yemek gereksinimi
      duymadım. Zevk aldığım başka şeyleri yapmadığımız zaman çaresizlik içinde kıvranmayız.

      Bazısı nedenleri psikolojinin derinliğine inip Freud sendromu veya anne kucağındaki
      bebeklik döneminde arar. Aslında durum tam tersidir. Sigara içmeye başlamamızın asıl
      nedeni yetişkin ve olgun olduğumuzu göstermek istememizdir. Herkesin önünde
      ağzımızda bir emzikle otursak utancımızdan ölürüz.

      Bazısı burun deliklerinden duman yada ateş çıkarmanın tam tersine maço izlenimi
      verdiğini düşünür. Bu düşüncenin de aslı yoktur, çünkü kulak deliğinde yanan bir sigara
      komik olurdu. Kansere yol açan katran maddelerini ciğerlere doldurmak ise daha da
      komiktir.

      Bazısı el alışkanlığı, bazısı ağız alışkanlığı der. Öyleyse sigarayı neden yakarlar?
      Dumanın ciğerlere inerken verdiği duygu derler. Ne kadar iğrenç duygudur, adına
      tıkanmak derler. Birçok kişi sigara içmenin can sıkıntısını geçirdiğini savunur. Bu da bir
      yanılgıdır, çünkü can sıkıntısı beynin bir ürünüdür.

      Ben otuz üç yıl boyunca, beni rahatlattığına bana güven ve cesaret verdiğine
      inandım. Aynı zamanda beni öldürdüğünü ve bana bir servete mal olduğunu da biliyordum.
      Neden bir doktora gidip beni rahatlatacak, güven ve cesaret verecek bir alternatif
      sormadım? Çünkü bir alternatif önereceğini biliyordum. Benimki bahaneden başka bir şey
      değildi.

      Bazıları sırf arkadaşları yüzünden içtiklerini söylerler. Gerçekten o kadar aptal olup
      olmadıklarını merak ederim. Dua etsinler de arkadaşları istiyor diye, baş ağrısından
      kurtulmak için başlarını kesmeye kalkışmasınlar!

      Bu konuya biraz kafa yoran tiryakilerin çoğu sonunda bunun bir alışkanlık olduğu
      sonucuna varır. Bu gerçek bir açıklama değildir ama bütün mantıklı nedenleri eledikten
      sonra geriye kalan bir tek budur. Fakat korkarım bu açıklama da saçmadır. Yaşamımızın
      her günü alışkanlıklarımızı değiştiririz, bunların bazıları çok da eğlencelidir. Benim yemek
      alışkanlıklarım sigara içtiğim günlere dayanır. Sabah ve öğle yemek yemem, yalnızca bir
      öğün yemek yerim o da akşam yemeğidir. Tatilde ise en çok sevdiğim öğün kahvaltıdır.
      Eve geldiğimde en ufak bir çaba harcamadan normal alışkanlığıma dönerim.

      İğrenç bir tadı olan, bizi ölüme sürükleyen bir servete mal olan, aslında bırakmak
      için can attığımız ve istesek bir anda keserek kurtulabileceğimiz bu pis ve tiksindirici
      alışkanlığa neden bu denli bağlıyız? Bırakmak neden bu kadar zor geliyor? Oysa hiç zor
      değil, bilakis çok basit. Sigara içmenin gerçek nedenlerini anlar anlamaz kolayca
      bırakacaksınız. Ve en geç üç hafta sonra bu kadar yıl neden sigara içtiğinize
      şaşıracaksınız.
      OKUMAYA DEVAM EDİN
      -


      _____________________________

    • Onbaşı
      30 Mesaj
      11 Kasım 2012 13:32:54
      4. BÖLÜM

      SİNSİ TUZAK

      Sigara kadar sinsi ve kurnaz bir tuzak yoktur. Akıl almayacak kadar zekice
      düşünülmüştür. Bizi başlangıçta bu tuzağa düşüren, tuzağın içindeki binlerce yetişkindir.
      Bize sigaranın dünyanın parasına mal olan, ölüme yol açan pis, iğrenç bir alışkanlık
      olduğunu söylemelerine rağmen biz hiçbir keyfi olmadığına inanamayız. Sigara
      alışkanlığının acıklı yanlarından biri de alışana kadar birçok uğraş vermemizdir.

      Yemi, peyniri olmayan tek tuzak sigaradır. Ağzımızın suyunu akıtan sigaranın enfes
      değil iğrenç tadıdır. İlk içtiğimiz sigaranın tadı güzel olsaydı alarm çanları çalardı ve zeki
      bir insan olarak yetişkinlerin yarısının büyük paralar harcayarak kendilerini neden
      zehirlediklerini anlayabilirdik. Ama o ilk sigaranın tadı iğrenç olduğundan acemi beynimiz
      hiçbir zaman bağımlılık kazanamayacağımız kanısına varır ve zevk almadığımızdan dolayı
      ne zaman istersek o zaman bırakabileceğimizi sanırız.

      İnsanı hedefine ulaşmaktan alıkoyan tek uyuşturucu sigaradır. Genç erkekler sert
      bir izlenim bırakmaya, Humphrey Bogart yada Clint Eastwood’a özenerek başlarlar. Oysa
      sertlik ilk sigaranın verdiği en son duygudur. İnsan içine çekmeye cesaret edemez ve çok
      içtiğinde önce baş dönmesi sonra mide bulantısından yakınır. O anda yapmak istediği tek
      şey diğerlerinden ayrılıp o pis sigaraları atmak olur.

      Kızlar deneyimli, modern genç kadın olma amacındadırlar. Sigaralarını içerken ne
      kadar komik olduklarını hepimiz görmüşüzdür. Erkekler sert, kızlar da deneyimli ve modern
      görünmeyi öğrendikten sonra sigaraya hiç başlamamış olmayı dilerler.

      Böylece yaşamımız boyunca neden sigara içtiğimizi açıklamaya çalışır.
      Çocuklarımızı bu tuzağa karşı uyarır ve ara sıra kendimiz bırakmaya çalışırız.

      Tuzak öyle ayarlanmıştır ki sigarayı ancak sağlık ve para sorunu olduğunda yada
      cüzamlı muamelesi görmekten rahatsızlık duyduğumuz stresli, sıkıntılı anlarda bırakmaya
      çalışırız.

      Bırakır bırakmaz da sıkıntımız artar (o korkunç sigara özlemi) çünkü stres anında
      rahatlamak için kullandığımız eski arkadaşımız artık yoktur yanımızda.

      Birkaç gün eziyet çektikten sonra yanlış bir zaman seçtiğimize karar verir daha az
      stresli bir anı beklemeye başlarız. O an geldiğinde ise bırakma nedenimiz ortadan kalkmış
      olur. Tabii o an hiç gelmez çünkü kendimizi yaşamımızın giderek daha stresli olduğuna
      inandırmışızdır bir kere. Anne babamızın korumasından çıktığımızda yaşamımızın doğal
      akışı ev kurmak, borçlar, çocuk, daha fazla sorumluluk isteyen görevler vs. Olur. Bu da bir
      yanılgıdır. Aslında yaşamımızın en stresli dönemleri çocukluğun ilk yılları ve ergenlik
      dönemidir. Biz genellikle sorumluluğu stresle karıştırırız. Sigara içenlerin yaşamları
      otomatik olarak daha çok stres doludur. Çünkü tütün toplumun ileri sürdüğü gibi bizi
      rahatlatmak yada sıkıntılarımızı hafifletmek yerine tam tersine daha sinirli ve gergin
      olmamıza neden olur.

      Sigarayı bırakan tiryakiler bile (bir çoğu yaşamlarında bir veya birden daha çok kez
      denerler) gayet mutlu bir yaşam sürerken birdenbire tekrar bağımlılık kazanırlar.

      Bu sigara konusu büyük bir labirente dönüşmeye benzer. Girer girmez kafamız
      dumanlanır, aklımız karışır ve yaşamımızın geri kalan kısmını kurtulmaya çalışarak
      geçiririz. Bir çoğumuz başarırız fakat bir süre sonra tekrar aynı tuzağa düşeriz.

      Ben otuz üç yılımı labirentin çıkış yolunu aramakla geçirdim. Bütün tiryakiler gibi bir
      türlü işin içinden çıkamıyordum. Sonunda kendime mal edemeyeceğim bazı ilginç
      durumların bir araya gelmesi sonucunda başardım. Sigarayı bırakmakta daha önce neden
      bu denli güçlük çektiğimi, bıraktığımda ise bırakmanın neden bu denli kolay ve eğlenceli
      olduğunu merak etmeye başladım.

      Sigarayı bıraktığımdan beri sigaranın sırlarını çözmeyi önce hobi, sonra meslek
      edindim. Sigara Rubik küpü gibi çözülmesi neredeyse olanaksız karışık ve büyüleyici bir
      bilmeceye benzer. Fakat bütün karmaşık sabır oyunları gibi cevabı bilindiğinde çözümü
      çok kolaydır. Ben sizi labirentten dışarıya çıkarıp bir daha oraya girmemenizi
      sağlayacağım. Yapmanız gereken tek şey talimatlarımı uygulamaktır, yalnız bir kez yanlış
      yola saparsanız diğer talimatların anlamı kalmaz.

      Bir kez daha vurgulamak istiyorum ki sigarayı herkes bırakabilir. Yalnız önce
      gerçekleri ortaya koymak gerekir. Hayır bizde korku yaratan gerçekleri demiyorum, onları
      bildiğinizi biliyorum. Sigaranın doğurduğu kötü sonuçlarla ilgili yeterli enformasyon var
      zaten. Bu sizi sigaradan vazgeçirseydi şimdiye kadar çoktan bırakırdınız. Benim söylemek
      istediğim sigarayı bırakmakta neden bu denli güçlük çektiğimiz. Bu soruyu yanıtlamak için
      neden hala sigara içtiğimizin nedenini bulmamız gerekir.
      -


      _____________________________

    • Binbaşı
      1001 Mesaj
      12 Kasım 2012 09:39:36
      Bir arkadaşım birkaç günde uyuşturucu bağımlılığından kurtulmuştu. Hem de en bağımlılık yapanıymış, hangisiyse artık.

      Tiryaki arkadaşları buna bir türlü inanmayıp yine sürekli partilere davet etmelerine rağmen.

      Nasıl yaptığını sorduklarında bırakmak için Allah'a çok fazla dua ettiğini söylüyordu.

      İsteyen psikolojik etki de diyebilir tabi.



      _____________________________

    • Teğmen
      129 Mesaj
      12 Kasım 2012 11:18:50
      Allen Carr'ın kitabı bu, gerçekten güzel bir kitap. Sigaranın yarattığı sanal boşluğu anlatıyor. Sigara içmeyenlerin hiç yaşamadığı yoksunlukları yaşadığımızdan bahsediyor. Champix + Allen Carr= sigarasızlık..


      _____________________________

      Yarın Kimseye Vaad edilmemiştir..Düne üzülüp gelecekten korkmak neden?

    • Onbaşı
      30 Mesaj
      12 Kasım 2012 15:49:40
      5. BÖLÜM

      NEDEN HALA SİGARA İÇİYORUZ

      Hepimiz sosyal baskı, sosyal zorunluluk gibi saçma sapan nedenler yüzünden
      sigaraya başlıyoruz. Fakat bağımlılık kazandığımızı fark ettiğimizde neden hâlâ sigara
      içmeye devam ediyoruz?

      Sigara içenlerin çoğu neden sigara içtiğini bilmez. Gerçek nedeni bilselerdi sigarayı
      bırakırlardı. Seanslarımda binlerce tiryakiye neden sigara içtiklerini sorarım. Gerçek neden
      hiç değişmese de yanıtlar çok farklıdır. Bu, benim seanslarda en komik fakat aynı
      zamanda en acıklı bulduğum bölümdür.

      Sigara içen herkes kalbinin derinliklerinde aptal olduğunun farkındadır. Bağımlılık
      kazanmadan önce sigara içmeye gerek duymadığını bilir. Birçok tiryaki ilk sigarasının
      tadının ne kadar iğrenç olduğunu ve bağımlılık kazanabilmek için ne denli çaba
      harcadığını hâlâ anımsar. Tiryakiler sigara içmeyenlerin kaçırdıkları hiçbir şey olmamasına
      ve kendileriyle alay etmelerine çok kızarlar.

      Yine de tiryakiler mantıklı ve zeki insanlardır. Sağlık konusunda çok büyük risk
      aldıklarını ve sigara için ömür boyu bir servet harcadıklarını bilirler. Bu yüzden
      alışkanlıklarını haklı çıkarmak için mantıklı bir açıklama yapmak gereksinimi duyarlar.
      Tiryakilerin sigara içmeye devam etmelerinin gerçek nedeni önümüzdeki iki
      bölümde anlatacağım faktörlerin kurnazca bileşimidir.
      1. NİKOTİN BAĞIMLILIĞI.
      2. İNANDIRILDIĞIMIZ ALDATMACALAR
      -


      _____________________________

    • Onbaşı
      30 Mesaj
      12 Kasım 2012 16:13:54
      6. BÖLÜM

      NİKOTİN BAĞIMLILIĞI.

      Tütünün içindeki renksiz yağlı bileşim nikotin bizi sigaraya bağlayan uyuşturucudur.
      İnsanlığın bildiği uyuşturucuların hepsinden daha fazla bağımlılık sağlar; bazen tek bir
      sigara bile bağımlılık için yeterli olur.

      Sigaradan çekilen her nefes ciğerlerden beyne ufak bir doz nikotin taşır ve bu doz
      etkisini bir eroinmanın damarlarına sıktığı eroinden daha çabuk gösterir. İnsan bir
      sigaradan ortalama olarak yirmi nefes çekerse bir tek sigaradan yirmi doz uyuşturucu
      almış olur.

      Nikotin etkisini çabuk gösteren bir uyuşturucudur ve kandaki nikotin miktarı sigara
      içtikten yarım saat sonra yarıya, bir saat sonra ise dörtte bire düşer. Bu da birçok tiryakinin
      neden günde yaklaşık yirmi tane sigara içtiğini açıklar.

      Sigaramızı söndürür söndürmez nikotin hızla vücudumuzu terk etmeye başlar ve
      canımız tekrar sigara istemeye başlar.

      Bu noktada tiryakilerin sigara eksikliğinin yarattığı özlem duygusu konusunda
      düştükleri yaygın yanılgıyı düzeltmek istiyorum. Tiryakiler sigaranın eksikliğinin yarattığı
      özlemin sigarayı bırakmaya çalışırken yada zorlanırken yaşanan o korkunç sarsıntı
      olduğunu sanırlar. Aslında bu özlem duygusu öncelikle ruhsal bir şeydir, tiryaki zevk yada
      destek diye bildiği şeyden yoksun kaldığını düşünür. Sonra bu konuya daha ayrıntılı olarak
      değineceğim.

      Nikotin eksikliğinin yarattığı özlem duygusu o kadar zayıftır ki çoğu tiryaki
      uyuşturucu bağımlısı olduğun fark etmeden yaşar ve ölür. “Nikotin bağımlısı” dediğimizde
      alışkanlığa “daha yeni” başladığımızı düşünürüz. Çoğu tiryakinin uyuşturucudan ödü
      kopar, oysa kendileri uyuşturucunun bağımlısıdır. Gerçi bırakılması kolay bir uyuşturucu
      fakat insan önce bağımlı olduğunu kabul etmek zorundadır.
      Nikotini kesmek hiçbir fiziksel ağrı vermez. Yalnızca bir şeyin eksildiğini anımsatan
      boş, huzursuz bir duygu belirir. Bu yüzden birçok tiryaki sigaranın ellerle bir ilgisi olduğunu
      sanır. Bu huzursuz duygu uzun sürerse tiryaki sinirli, gergin, güvensiz ve hassas olur. Bu
      NİKOTİN zehrine duyulan açlıktır.

      Bir sigara yaktıktan yedi saniye sonra vücuda taze nikotin girer ve özlem sona erer;
      böylece sigaranın tiryakiye verdiği rahatlama ve güven duygusu sağlanmış olur.
      Sigaraya başladığımız ilk günlerde sigara eksikliğinin yarattığı özlem duygusu ile
      sigaranın verdiği rahatlama duygusu o kadar hafiftir ki varlıklarını fark etmeyiz bile. Düzenli
      olarak sigara içmeye başladığımızda ya sigaradan tat almaya başladığımızı yada
      alışkanlık edindiğimizi sanırız. Aslında bağımlılık kazanmış oluruz. Biz fark etmesek de o
      küçük nikotin canavarı kanımıza girmiştir ve artık zaman zaman onu beslememiz gerekir.
      Tiryakilerin hepsi hiç gereği olmadığı halde saçma sapan nedenlerden dolayı
      sigaraya başlar. Az sigara da içsek çok sigara da içsek devam etmemizin tek nedeni o
      küçük canavarı beklemektir.

      Sigara konusu bir dizi bilmecedir. Bütün tiryakiler aslında aptal olduklarını ve bir
      şeytanın tuzağına düştüklerinin farkındadırlar. Benim için sigara içmenin en üzücü yanı
      insanın bağımlılık kazanmadan önce sahip olduğu iç huzura ve öz güvene bundan böyle
      ancak sigara sayesinde kavuşmasıdır.

      Hani komşumuzun alarmı bütün gün çalar ve bunun gibi küçük bir şey sizi bir süre
      rahatsız eder, sonra birdenbire ses kesilir. Huzur dolu bir duygu kaplar içinizi. Fakat bu
      huzur gerçek anlamda bir huzur değil yalnızca rahatsızlığın sona ermesidir.

      Nikotinin hapsine girmeden önce fiziksel açıdan hiçbir eksiğimiz yoktur. Derken
      vücudumuza nikotin vermeye başlarız. Her sigara söndürüşümüzde nikotinin etkisi
      kaybolur ve bedenimiz bir eksiklik duyar –bu fiziksel bir ağrı değil beynin yarattığı bir
      yoksunluk duygusudur. Biz bu duygunun farkına bile varmazken o bedenimizi damlayan
      bir musluk gibi yavaş yavaş doldurur. Mantığımız bunu anlayamaz, anlamak zorunda da
      değildir. Bildiğimiz tek şey bir sigara istediğimizdir, sigarayı yaktığımızda açlığımız gider ve
      kendimizi o an için hoşnut ve güvenli hissederiz –sigaraya başlamadan önceki gibi. Fakat
      bu doyum geçicidir, çünkü artık açlığımızı gidermek için vücudumuza sürekli nikotin
      vermek zorundayız. Bir sigarayı bitirir bitirmez açlık yeniden başlar ve kısır döngü devam
      eder. KIRMADIĞINIZ TAKTİRDE bu kısır döngü yaşam boyu sürer.

      Sigara içmek dar ayakkabı giymeye benzer, çıkardığınızda rahatlarsınız. Bir
      tiryakinin olayların nasıl geliştiğini anlamamasının öncelikle üç nedeni var.

      1. Bedeninde fark edilebilir bir ağrı yoktur. O yalnızca bir duygudur.

      2. Her şey tersten yürür. Uyuşturuculardan kurtulmak bu yüzden çok zordur.
      İnsan sigara içmediği zaman o usandırıcı duyguyu yaşar ve sigarayı
      suçlamaz. Bir sigara yakar yakmaz rahatlar. Bu yüzden sigaranın ona zevk
      verdiği yada destek olduğu yanılgısına düşer.

      3. Yaşamı boyunca beynine bir sürü asılsız düşünce işlenir. Sigaraya
      başlamadan önce hiçbir şeyi eksik olmadığı halde zor bir öğrenme
      sürecinden sonra sigaranın insana zevk ve güven verdiğine inanmaya
      başlamasına şaşırmaz. Neden sorgulasın ki? O artık en mutlu tiryakiler
      topluluğuna girmiştir.

      Bu noktada sigara hakkındaki bazı yanılgıları gidermem gerekecek. Sigara içmek
      alışkanlık değildir. Yaşamımızda her türlü alışkanlığımız olur, bazıları çok da eğlencelidir.
      Fakat iğrenç bir tadı olan, bir servete mal olan, pis ve tiksindirici bulduğumuz ve zaten
      kurtulmak istediğimiz bir alışkanlığı kolaylıkla bırakmamız gerekirken neden bu kadar
      zorlanırız? Çünkü bu bir alışkanlık değil, bir uyuşturucu bağımlılığıdır. Bununla başa
      çıkmasını öğrenmemiz gerekir. Daha nasıl olduğunu anlayamadan yalnızca düzenli olarak
      sigara almakla kalmaz aynı zamanda sigaraya gereksinim de duymaya başlarız.
      Sigaramız olmadığında paniğe kapılır, giderek daha fazla sigara içeriz.

      Sigarayı artırmamızın nedeni vücudun her uyuşturucuda olduğu gibi nikotinin
      etkisine bağışıklık kazanması ve sonuç olarak giderek daha fazla nikotine gereksinim
      duymamızdır. Kısa bir süre sonra sigara doğurduğu açlık duygusunu tam anlamıyla
      dindirememeye başlar; öyle ki bir sigara yaktıktan sonra kendimizi bir an öncesine göre
      daha iyi hissetmemize rağmen sigara içerken bile içmeyen bir kişiden daha sinirli ve
      gerginizdir. Bu dar ayakkabı giymekten daha da komiktir, çünkü ağrının bir kısmı ayakkabı
      çıktıktan sonra bile sürer.

      Aslında durum daha da kötüdür, çünkü nikotin vücuttan çok çabuk –sigara biter
      bitmez- çıkar. İnsanların sıkıntılı anlarda bir sigarayı söndürüp öbürünü yakmalarının
      nedeni budur işte.

      Daha önce de söylediğim gibi sigara içmek alışkanlık değildir. Tiryakilerin sigara
      içmeye devam etmelerinin gerçek nedeni içlerindeki küçük canavardır. Onu sürekli
      beslemek zorundadırlar. Tiryaki bu anı dört durumdan biri yada bunların bir araya gelmesi
      anında kendisi seçer. Bu dört durum şunlardır:

      CAN SIKINTISI / KONSANTRASYON – İki büyük Çelişki STRES / RAHATLAMA – İki
      büyük çelişki.

      Hangi olağanüstü uyuşturucu yirmi dakika önce yarattığı etkiyi birdenbire tam
      tersine çevirebilir? İnsan şöyle bir düşündüğünde bu yukarıdaki dört durumdan başka
      yaşamda uyku dışında ne kalıyor ki Aslında sigara ne can sıkıntısı veya stresi geçirir nede
      konsantrasyonu veya rahatlamamızı sağlar. Bunların hepsi aldatmacadır.

      Nikotin yalnızca bir uyuşturucu değil aynı zamanda sineklerin yok edilmesinde
      kullanılan etkisi çok güçlü bir zehirdir (ansiklopediye bakabilirsiniz). Bir sigaranın içerdiği
      nikotin miktarı doğrudan doğruya DAMARLARINIZA VERİLDİĞİNDE ÖLÜRSÜNÜZ. Tütün
      aynı zamanda karbonmonoksit dahil başka birçok zehir de içerir.

      Pipo yada puroya geçme hayalleriniz varsa bu kitabın tütünün her türünü hedef
      aldığını belirteyim.

      İnsan vücudu yeryüzündeki en karmaşık şeydir. Amipler ve solucanlar dahil hiçbir
      canlı türü besinle zehir arasındaki farkı bilmeden yaşayamaz.

      Binlerce yıldır devam eden doğal bir gelişme sürecinde insan vücudu ve beyni
      yemekle zehir arasında ayrım yapacak teknikler ve zehri dışarıya atacak yöntemler
      bulmuştur.

      Bağımlılık kazanmadan önce kimse tütünün kokusundan ve tadından hoşlanmaz.
      Bir çocuğun yada hayvanın yüzüne tütün dumanı üflediğinizde öksürmeye ve tükürmeye
      başladığını görürsünüz.

      İlk sigaramızı içtiğimizde içimize çektiğimiz duman öksürmemize neden olur. Çok
      içersek başımız dönmeye başlar ve kendimizi iyi hissetmemeye başlarız. VÜCUDUMUZ
      BİZE BU MESAJI YOLLAR “BANA ZEHİR VERİYORSUN YAPMA” der. İşte tiryaki olup olmama
      kararı bu noktada alınır. Sigaraya genellikle fiziksel ve ruhsal bakımdan zayıf insanların
      başladığı doğru değildir. İlk sigaralarından nefret edenler çok şanslıdır, ciğerleri dumanla
      başa çıkamayanların yada bu zor öğrenme sürecini, dumanı öksürmeden içine çekmeyi
      öğrenmeyi göze alamayanların yaşamları kurtulmuş olur.

      Benim için sigara konusunun en üzücü yanı bağımlılık kazanmak için birçok çaba
      harcamamızdır. Gençleri durdurmak bu yüzden çok zordur. Sigara içmeyi öğrenme
      aşamasında oldukları için sigaranın tadını hala iğrenç bulurlar ve ne zaman isterlerse
      bırakabileceklerini sanırlar. Neden bizden öğrenmezler? Biz neden anne babamızdan
      öğrenmedik ki?

      Birçok tiryaki tütünün tadını ve kokusunu gerçekten sevdiğini sanır. Bu bir yanılgıdır.
      Sigara içmeyi öğrendiğimizde nikotin alabilmek için vücudumuza kötü kokuya ve kötü tada
      karşı duyarsız olmayı öğretiriz, tıpkı kendilerine şırınga yapmaktan hoşlandığını sanan
      eroinmanlar gibi. Eroin eksikliğinin yarattığı kriz oldukça şiddetlidir ve eroinmanların zevk
      aldıkları tek şey bu krizin dinmesidir.

      Tiryaki nikotinine kavuşabilmek için kötü tat ve kötü kokuyu aklından çıkarır.
      Tütünün tadından ve kokusundan zevk aldığı için sigara içtiğine inanan bir tiryakiye “hep içtiğiniz marka yerine hiç sevmediğiniz bir marka sigara bulduğunuzda sigarayı bırakır
      mısınız?” diye sorun. Asla. Tiryakiler hiçbir şey içmemektense kenevir otu bile içerler;
      sarma sigara, mentollü sigara, puro yada pipo hiç fark etmez. Başlangıçta tadı iğrenç
      gelse de biraz inatla onları içmesini de öğrenirler. Tiryakiler soğuk algınlığına, gribe, boğaz
      ağrısına, bronşite veya amfizeme rağmen sigara içmeye kalkışırlar.

      Bunun zevkle bir ilgisi yoktur. Eğer olsaydı kimse birden fazla sigara içmezdi.
      Sigarayı bırakmış binlerce kişi doktorların verdiği o iğrenç nikotinli sakızlara bağımlıdırlar,
      bir çoğu hala sigara içtiği halde.

      Seanslarım sırasında bazı tiryakiler uyuşturucu bağımlısı olduklarını öğrendiklerinde
      paniğe kapılırlar, bu durumun bırakmalarını daha da zorlaştıracağını sanırlar. Aslında
      gerçek durum iki nedenden dolayı o kadar kötü değildir:

      1. Sigaranın dezavantajlarının avantajlarından çok daha fazla olduğunu
      bilmemize rağmen bir çoğumuzun sigara içmeye devam etmesinin nedeni
      sigaranın bize gerçekten zevk verdiğine yada bir şekilde yardımcı olduğuna
      inanmamızdır. Sigarayı bırakırsak bir boşluk doğacağını ve yaşamımızın
      belirli kesimlerinin bir daha eskisi gibi olamayacağını sanırız. Bu bir
      yanılgıdır. Gerçek, sigaranın bize hiçbir şey vermediğidir; bizden alır götürür
      ve ancak kısmen geri verir, bu da yanılgıyı doğurur. Bunu sonra başka bir
      bölümde daha ayrıntılı olarak anlatacağım.

      2. Nikotin çok kısa süre içinde bağımlılık kazanılması açısından dünyanın en
      güçlü uyuşturucusu olarak bilinse de bağımlılık derecesi o denli güçlü
      değildir. Etkisini çok çabuk yarattığından yalnızca üç hafta gibi kısa bir süre
      içinde vücut nikotini atar ve nikotinin eksikliğini beden o kadar az duyar ki,
      birçok tiryaki farkında bile olmadan geçirir.

      Çok haklı olarak “o zaman bir sürü tiryaki sigarayı bırakmakta neden o denli
      zorlanıyor, aylarca eziyet çekiyor ve yaşamının geri kalan bölümünde ara sıra hâlâ sigara
      özlemi duyuyor?” diye soracaksınız. Vereceğim yanıt aynı zamanda sigara içmemizin
      ikinci nedenini de açıklayacak –beynimize sürekli olarak işlenen asılsız düşünceler
      yüzünden. Kimyasal bağımlılıkla baş etmek kolaydır.

      Çoğu tiryaki bütün bir geceyi sigara özlemi yüzünden uyanmadan sigarasız geçirir.
      Birçok tiryaki ilk sigarasını yakmadan önce yatak odasından çıkmış olur, birçoğu önce
      kahvaltı eder, birçoğu ise önce iş yerine gitmeyi bekler. On saat boyunca rahatlıkla
      sigarasız kalabilir, fakat gündüz on saat sigara içmese deliye döner.

      Birçok tiryaki yeni aldığı arabasında sigara içmez. Birçoğu tiyatroya, süpermarkete,
      kiliseye vs. Gider ve oralarda sigara içememek onları hiç rahatsız etmez. Metroda bile
      şimdiye kadar bu yüzden ayaklanma çıkmadı. Tiryakiler sigara içmelere kısıtlandığında
      neredeyse sevinirler.

      Bugün birçok tiryaki sigara içmeyenlerin evlerinde yada onlarla beraberken büyük
      bir sıkıntı çekmeden sigarayı unutabilir. Aslında tiryakilerin çoğu fazla eziyet çekmeden
      uzun süre sigarasız kalabilir. Ben bile bütün akşam mutlu bir şekilde sigarasız
      rahatlayabiliyordum. Tiryakiliğimin son yıllarında akşam olsun da kendimi zehirlemekten
      kurtulayım diye beklerdim (ne kadar gülünç bir alışkanlık).
      Kimyasal bağımlılıkla baş etmek kolaydır. Ara sıra sigara içen binlerce kişi uzun
      süre sigarasız kalabilir ama aslında ardı ardına sigara içenler kadar bağımlıdırlar. Sigarayı
      bırakmayı başarmış fakat ara sıra puro içen eski koyu tiryakiler vardır, o puro
      bağımlılıklarını devam ettirir.

      Daha önce belirttiğim gibi asıl sorun nikotin bağımlılığı değildir. O aklımızı karıştırıp
      gerçek sorunu –beynimize işlenmiş boş inançları- anlamamızı engelleyen bir katalizör
      görevi görür.

      Yaşamı boyunca koyu bir tiryaki olmuş kişiler sigarayı kendilerinin de ara sıra
      içenler kadar kolaylıkla bırakabileceklerini öğrendiklerinde belki biraz avunurlar. Onların
      durumu bir yerde daha bile kolaydır. Sigara içmeye devam ettikçe daha kötü bir duruma
      düşer, bıraktığımızda da daha çok şey kazanmış oluruz.

      Başka bir avuntu da etrafta ara sıra dolaşan söylentilerin (örneğin “en son pisliğin
      vücudu terk etmesi yedi yıl sürer” yada “insanın içtiği her sigara yaşamından beş dakika
      götürür”) doğru olmamasıdır.

      Sigaranın kötü etkilerinin abartıldığını sanmayın. Abartı değil tam tersine az bile
      anlatılıyor. Fakat o “beş dakika kuralı” belli ki kaba bir tahmin ve ancak ölümcül bir
      hastalığa yakalandığınızda yada atardamarlarınızı kalbiniz duruncaya dek
      doldurduğunuzda geçerli olabilir.

      Aslında “pislik” bedeninizi hiçbir zaman tam anlamıyla terk etmez. Etrafta sigara
      içenler olduğunda sigara içmeyenler de havadaki pislikten nasiplerini alırlar. Yine de insan
      vücudu olağanüstü bir makinedir ve çaresiz bir hastalığa yakalanmadıysa kendi kendini
      tedavi edecek büyük bir güce sahiptir. Şimdi bırakırsanız vücudunuz birkaç hafta içinde
      sanki hiç sigara içmemişsiniz gibi dinç olur.

      “Sigarayı bırakmak için çok geç” diye bir şey yoktur. Ben elli, altmış yaşına gelmiş
      birçok tiryakiye yardımcı oldum, bazıları yetmişinde sekseninde bile vardı. Bir süre önce
      kliniğe doksan bir yaşındaki bir kadınla altmış beş yaşındaki oğlu geldiler. Kadına neden
      sigarayı bırakmaya karar verdiğini sorduğumda “oğluma örnek olmak için” dedi.
      Sigaranın verdiği zarar arttıkça bıraktıktan sonra yaşayacağınız rahatlama da artar.
      Sonunda sigarayı bıraktığımda içtiğim sigara sayısı birdenbire yüzden SIFIRA düştüğü
      halde sigarayı hiç aramadım. Sigarasızlığa alışma zamanından bile zevk aldım.
      Fakat önemli olan yıllardır inandırıldığımız aldatmacaların izlerini silmektir.
      -


      _____________________________

    • Onbaşı
      30 Mesaj
      13 Kasım 2012 20:09:11
      7.BÖLÜM

      İNANDIRILDIĞIMIZ ALDATMACALAR VE İRADE DIŞI HAREKET

      Sigaraya nasıl ve neden başlarız ki? Bunu tam olarak anlayabilmek için bilinçaltının
      benim deyişimle “uyuyan partnerimizin” olağanüstü gücünü incelemek gerekir.

      Hepimiz kendi yolunu çizen zeki, üstün varlıklar olduğumuzu sanırız. Aslında
      yaşamımızın yüzde doktan dokuzu önceden belirlenmiştir. Biz içinde yaşadığımız
      toplumun ürünüyüz. Nasıl giyineceğimizi, ne tür evlerde oturacağımızı, yaşam tarzımızı,
      değişik olduğumuz yönleri bile (örneğin politikada turuncu mu yoksa açık görüşlü mü
      olduğumuz) toplum belirler. Son verdiğim örnek rastlantıya değil, içinde bulunduğumuz
      sınıfa bağlıdır. Bilinçaltının üzerimizdeki etkisi çok büyüktür ve düşünceler yine gerçek söz
      konusu olduğunda bile milyonlarca insan yanıltılabilir. Kolomb dünyanın çevresini
      gezmeden önce çoğunluk dünyanın düz olduğuna inanıyordu. Bu gün bir küre olduğunu
      biliyoruz. Bir sürü kitap yazıp sizi dünyanın düz olduğuna inandırmaya çalışırsam bile
      başarılı olamam, oysa kaçımız uzayda bulunup dünyanın küre olduğunu gözleri ile gördü?
      Dünyanın çevresini uçakla yada gemiyle gezmiş olsanız bile düz bir yüzey üzerinde daire
      çizmediğinizi nereden biliyorsunuz?

      Reklamcılar bilinçaltının yönlendirme gücünü çok iyi bilirler; bu yüzden yollar bizi
      adım adım takip eden büyük posterlerle, gazetelerin her sayfası ilanlarla doludur. O kadar
      para boşuna mı harcanıyor sanıyorsunuz? O reklamlar size sigara aldırtmıyor mu sanki?
      Yanılıyorsunuz! Kendiniz deneyin! Soğuk bir günde bir bara yada restorana gittiğinizde
      yanınızdaki kişi ne içmek istediğinizi sorduğunda “bir viski” (yada herhangi başka bir şey)
      yerine “canım bugün ne istiyor biliyor musun? Bir viskinin o yumuşacık sıcaklığını.” Deyin.
      Viski sevmeyen birinin bile size katıldığını göreceksiniz.

      Çocukluğumuzdan beri her gün sigaranın bizi rahatlattığına, bize cesaret ve güven
      verdiğine ve dünyadaki en değerli şeyin sigara olduğuna dair mesajlar alırız. Abarttığımı
      mı sanıyorsunuz? Filmlerdeki bütün idam sahnelerinde idam edilecek kişilerin en son
      arzuları bir sigaradır. Bunun bizde bıraktığı etki çok derindir. Bilincimiz fark etmese de
      “uyuyan partnerimiz” mesajı alacak zamanı bulur. Buradaki mesaj: “Dünyadaki en değerli
      şey, en son düşüncem ve en son yaptığım şey bir sigara içmektir.” Bütün savaş filmlerinde
      yaralılara bir sigara verilir.

      Bu son zamanlarda değişti mi sanıyorsunuz? Hayır, kocaman reklam panoları ve
      gazete ilanları çocuklarımızın beynine işlemeye devam ediyor. Sözüm ona televizyonda
      sigara reklamı yapılması yasaklanmış. Televizyonun en çok izlendiği zamanlarda
      gösterilen filmlerde artistlerin büyük bir keyifle sigaralarını yaktıklarını görüyoruz. Bugünün
      reklamcılığının en sinsi yanı sigarayı spor olayları ve jet sosyeteyle bağdaştırmaktır. Bunu
      da doğal olarak tütün devleri finanse ediyor. Yarış arabaları model ve isimlerini sigara
      markalarından alıyor –yada tam tersi mi? Çıplak bir çiften seks sonra yatakta bir sigara
      paylaştığı reklamlar gördüm. Bunun ne tür bir çağrışım yaptığı bellidir. Asıl şu sigarillo
      reklamlarına bayılıyorum: Konuları yüzünden değil kampanyanın mükemmelliğinden
      dolayı. Hepsinde bir adam ölüm veya felaketle karşı karşıyadır; birinde balonu yanıyor ve
      düşmek üzere, diğerinde motosikleti bir nehre uçmak üzere, bir başkasında kendisi
      Kolomb kılığında ve gemisi dünyanın ucundan aşağı düşmek üzere. Hiçbirinde konuşma
      yok. Hafif bir müzik çalıyor. Adam bir sigarillo yakıyor ve yüzüne kendinden geçmiş bir
      ifade yerleşiyor. Sigara içen bir kişi reklamı gördüğünü belki fark etmez bile fakat “uyuyan
      partner” amacı çok açık olan bu reklamı sabırla sindirir.

      Doğal olarak diğer taraftan da reklam yapılıyor: Kanserin tehlikesi, kesilmiş
      bacaklar, kötü kokan nefes vs. Bunların hiçbiri sigara içenleri sigaradan vazgeçirtemiyor.
      Mantıklı düşünürsek vazgeçirtmesi gerekir, ama vazgeçirtemiyor. Gençleri sigaraya
      başlamaktan bile alıkoyamıyor. Sigara içtiğim yıllar akciğer kanseri ile sigara içmek
      arasındaki bağlantıyı bilseydim kesinlikle sigaraya başlamazdım diye düşünüyordum.
      Aslında değişen hiçbir şey yok. Tuzak dün ne idiyse bugün de o. Sigaraya karşı olan bütün
      kampanyalar bir tek aklımızın daha da fazla karışmasına yarıyor. Sizi içindeki şeyleri
      içmeye iten o şirin parlak paketlerin üzerinde bile uyarı yazısı var. Hangi tiryaki okuyor ki o
      yazıyı, nerede kaldı o yazıdan sonuçlar çıkarmak.

      Öncü bir sigara firmasının o uyarı yazısını ürünlerini satmak için bile kullandığını
      sanıyorum. Reklamların çoğu örümcekler, kocaman böcekler ve Venüs sinek tuzağı gibi
      korkunç örneklerle dolu. Uyarı yazısı artık o kadar büyük ve dikkat çekici ki, insan
      bakmamaya çalışsa bile görmemesi olanaksız. Tiryakilerin yaşadığı korkular yaldızlı parlak
      paketlerle çağrışım yaptırıyor.

      Bu beyin yıkama olayında en etkili etken tiryakilerin kendileridir. Sigara içen
      insanların zayıf iradeli ve zayıf bedenli kişiler oldukları doğru değildir. O zehirle başa
      çıkmak için iyi bir kondisyon gerekir. Tiryakiler sigaranın sağlığa zararlı olduğunu ısrarla
      ortaya koyan istatistikleri bu yüzden görmezlikten gelirler. Herkesin günde iki paket sigara
      içen, yaşamı boyunca bir gün bile hastalanmamış ve seksen yaşına gelmiş bir amcası
      vardır. Kimse genç yaşlarda ölen diğer yüzlerce tiryakiyi ya da o amcanın sigara içmeseydi
      hala yaşayacağını aklına bile getirmez.

      Arkadaşlarınız arasında bir küçük anket yaptığınızda çoğu tiryakinin güçlü kişiliklere
      sahip insanlar olduğunu görürsünüz. Çoğunlukla serbest çalışan, yönetim pozisyonlarında
      bulunan yada doktor, avukat, polis, öğretmen, hemşire, sekreter gibi belli bir eğitim
      gerektiren mesleklerde çalışan diğer bir deyişle yaşamları stres dolu kişilerdir. Tiryakilerin
      düştüğü en büyük yanılgı sigaranın stresi hafiflettiğidir. Bu yüzden sigara sorumluluk sahibi
      olan ve stresli bir yaşam süren aynı zamanda hayranlık duyulan ve taklit edilen dominant
      insan tipi ile sık sık bağdaştırılır. Can sıkıntısı sigara içmenin ikinci nedeni olarak
      bilindiğinden bağımlılığın yaygın olduğu bir başka grup da tekdüze iş yapan kişilerdir.
      Korkarım sigaranın can sıkıntısını geçirdiği düşüncesi de bir yanılgıdır.

      Beynimize işlenen aldatmacaların boyutları inanılmayacak kadar büyüktür.
      Toplumumuz eroin bağımlılığını dışlar oysa yılda eroinden ölenlerin sayısı yüzü bulmaz.

      Fakat nikotin adında başka bir uyuşturucu vardır ki, yüzde altmışından fazlamız
      yaşamında bir kez bağımlılık kazanır ve çoğu, yaşamının sonuna dek bu yüzden çok para
      harcar. İnsanlar harçlıklarının büyük bir kısmını sigaraya harcarlar ve sigara her yıl
      binlerce kişinin yaşamını mahveder. Batı toplumunda trafik kazaları, yangınlar dahil bir
      numaralı ölüm nedeni sigaradır.

      Bir servete mal olan ve bizi gerçekten öldüren bir uyuşturucu bir süre öncesine
      kadar hiçbir sakıncası olmayan sosyal bir davranış olarak değerlendirilirken şimdi eroini
      neden büyük bir dert olarak görüyoruz? Son yıllarda genel kanı biraz değişti ve sigara
      içmek sağlığa zarar verebilen biraz anti sosyal bir alışkanlık olarak nitelendirilmeye
      başladı. Fakat hâlâ her bakkalda, büfede yaldızlı paketler içinde yasal olarak satılmaya
      devam ediyor. Bunda en çok çıkarı olan devlettir. Sigara içenlerden trilyonlarca tütün
      vergisi alınıyor ve tütün endüstrisi yalnızca reklam için yılda yüzlerce milyar harcıyor.

      Bir galeride elden düşme bir araba alırken galeri sahibini nezaketle dinler ama
      söylediklerinin bir kelimesine bile inanmazsınız ya, aynı şekilde sigara konusunda
      beynimize işledikleri bu boş düşüncelere de tepki göstermeniz gerekir.

      Öncelikle o parlak yüzlü paketlerin içine bir bakın da orada ne kadar pislik ve zehir
      gizli bir görün. Kristal küllükleri veya altın çakmaklar yada kandırılmış milyonlarca kişi
      yüzünden aklınızın karıştırılmasına izin vermeyin ve kendinize şu soruları yöneltin:

      Ben niye sigara içiyorum ki?
      Gerçekten içmek zorunda mıyım?

      HAYIR, TABİİ Kİ İÇMEK ZORUNDA DEĞİLSİNİZ.

      Beynimize işlenmiş asılsız inançların açıklamakta en çok güçlük çektiğim yanı diğer
      her bakımdan mantıklı, akıllı bir kişinin bağımlılığı yüzünden nasıl bu denli aptallık
      etmesidir. Hiç istemeyerek itiraf etmeliyim ki alışkanlıklarından vazgeçmelerinde yardımcı
      olduğum binlerce kişinin içinde en aptalı bendim.

      Günde bazen yüz tane sigara içiyordum. Babam da koyu bir tiryakiydi. Boylu poslu
      bir adamdı ve tam gençlik yıllarında sigara yüzünden durulmuştu. Küçücük bir çocukken
      onu öksürür ve balgam tükürürken izlediğimi anımsıyorum. Görüyordum ki o da halinden
      memnun değildi. Kötü bir ruh tarafından ele geçirilmiş olduğunu düşünürdüm. Anneme
      “sakın hiçbir zaman sigara içmeme izin verme” dediğimi hâlâ anımsıyorum.

      On beş yaşımdayken spor hastasıydım. Bütün hayatım spordu ve kendine güvenen
      yaşam dolu bir insandım. Bana o zamanlar biri bir gün, günde yüz tane sigara içeceğimi
      söyleseydi, bunun hiçbir zaman gerçekleşmeyeceği üzerine ömür boyu kazanacağım
      maaşımla bahse girerdim.

      Kırk yaşıma geldiğimde fiziksel ve ruhsal açıdan sigaranın esiri olmuştum. Artık
      hiçbir fiziksel hareketi yada düşünsel olayı bir sigara yakmadan yapamıyordum. Birçok
      tiryaki bir stres halinde hemen sigaraya uzanıyor, örneğin telefon çaldığında yada toplum
      içinde hareket etmek zorunda kaldığında. Ben artık sigara yakmadan ne televizyonun
      kanalını nede bir ampulü değiştirebiliyordum.

      Sigaranın beni öldürdüğünü biliyordum. Bu konuda kendimi aldatmam olanaksızdı.
      Ama ruhsal açıdan beni ne hale getirdiğini nasıl oldu da anlayamadım bilmiyorum. Oysa o
      kadar belliydi ki, burnumun dibindeydi. İşin en gülünç tarafıysa birçok tiryakinin bir süre
      sigaranın bir keyif olduğuna inanmasıdır. Ben bu yanılgıya hiç düşmedim. Benim inancıma
      göre sinirlerime iyi geliyor ve konsantrasyonumu artırıyordu. Artık sigara içmiyorum ve
      yaşamımın bir dönemini sigara içerek geçirdiğime inanamıyorum. Bu sanki bir kabustan
      uyanmak gibi bir şey –hem de ne kabus! Nikotin insanın tat ve koku duyularını da
      değiştiren bir uyuşturucudur. Sigaranın en kötü yanı sağlığa ve cüzdana verdiği zarar değil
      insanda yarattığı psikolojik etkidir. İnsan sigara içmeye devam edebilmek için akla
      gelebilecek her tür açıklamayı arar.

      Başarısızlıkla sona eren bir sigarayı bırakma girişiminden sonra zararının daha az
      olduğuna inandığım için pipoya geçişimi anımsıyorum.
      Pipo tütünlerinin bazıları gerçekten iğrençtir. Kokusu gayet hoş olabilir ama içimi bir
      felakettir. Dilimin ucunun üç ay boyunca yara olduğunu anımsıyorum. Piponun ucunda, alt
      kısımda kahverengi bir su birikir. İnsan yanlışlıkla pipoyu eğdiğinde daha farkına varmadan
      o pis suyu yutuverir ve içinden kusmak gelir.

      Pipo içmeyi öğrenmem tam üç ay sürdü. Yalnız anlamadığım şey bu üç ay içinde
      neden bir gün oturup da kendime bu işkenceyi niye yaptığımı sormamamdır.

      Pipo içmeyi öğrenen bir sigara tiryakisi dünyanın en mutlu insanı olur. Bir çoğu
      pipoyu tadını sevdiği için içtiğini sanır. Daha önce piposuz gayet mutlu bir şekilde yaşarken
      bu zevki öğrenmek için neden bu kadar eziyet çekerler acaba? Çünkü nikotine bağımlılık
      kazanır kazanmaz beynimize işlenmiş boş inançların etkisi iki katına çıkar. İnsan
      bilinçaltından küçük canavarın beslenmesi gerektiğini bilir ve diğer her şeyi aklından
      çıkarır. Daha önce belirttiğim gibi insanların sigara içmeye devam etmelerinin nedeni
      vücuttaki nikotin miktarı azalır azalmaz ortaya çıkan yoksunluk ve güvensizlik
      duygusundan korkmalarıdır. Bu korkunun farkında değilseniz korkunuz yok demek değildir.
      Bir kedi için önemli olan oturduğu yerin sıcak olmasıdır, yerin altındaki kalorifer borularının
      nerelerden geçtiğini bilmesi gerekmez, siz de aynı şekilde bu mekanizmayı anlamak
      zorunda değilsiniz.

      Sigarayı bırakmamızı güçleştiren ana unsur beynimize işlenmiş asılsız inançlardır.
      İçinde büyüdüğümüz toplumun beynimize işlediği bu inançlara bir de bağımlılığımızın
      yarattığı diğer boş inançlar fakat en önemlisi arkadaşlarımız ve yakınlarımızın beynimizi
      yıkayarak inanmamızı sağladıkları aldatmacalar eklenir.

      Sigaraya başlamamızın tek nedeni sigara içen diğer insanlardır. İçmezsek bir
      şeyden yoksun kaldığımızı sanırız. Alışmak için o kadar zahmet çektikten sonra o yoksun
      kalınan şeyin ne olduğunu kimse bilmez. Ne zaman sigara içen bir insan görsek “bu işte
      kesin bir şey olmalı, yoksa içmezdi” diye düşünürüz. Sigarayı bıraktığımız zaman bile bir
      parti yada toplantıda sigarasını yakan birini görünce içimizi bir yoksunluk duygusu kaplar
      “o kendini güvenli hissediyor, yakıveriyor bir tane” diye kıskanırken sigaraya yeniden
      başlayıveririz.

      Bu aldatmacaların etkisini hafife almamamız gerekir. Savaş sonrası radyoda
      yayınlanan Paul Tample adındaki polisiye diziyi anımsıyorum. Çok sevilen bir diziydi. Bir
      bölümünde “ot” diye de bilinen haşhaş bağımlılığı konu edilmişti. Kötü adamlar sigaraların
      içine gizlice ot koyup satıyorlardı. Bu sigaraların kimseye bir zararı olmadı. İnsanlar
      bağımlı oldular ve sigaralardan almaya devam ettiler. (Seanslarımda yüzlerce kişi
      yaşamlarında bir kez haşhaş içmeyi denediklerini itiraf etti. Fakat hiçbiri bağımlı olmamış.)
      Ben o programı dinlerken yedi yaşımdaydım. Bu benim uyuşturucu bağımlılığı konusunda
      edindiğim ilk bilgiydi. Bağımlılık, zorunlu olarak uyuşturucu almaya devam etmek
      düşüncesi beni o kadar dehşete düşürmüştü ki bugün haşhaşın bağımlılık
      yaratmadığından neredeyse emin olmama karşın haşhaşlı bir sigara içmeye dünyada
      cesaret edemem. Uyuşturucudan bu denli korkarken bağımlılık yaratmakta bir numaralı
      uyuşturucunun esiri olmam ne büyük bir çelişkidir. Paul Temple beni keşke sigaraya karşı
      uyarmış olsaydı! Kırk yıl sonra insanlık kanser araştırmalarına milyarlar harcarken sağlıklı
      gençleri iğrenç sigaraya itmek için trilyonlar harcanıyor ve bu işte en büyük kâr devlet
      kasalarına giriyor!

      Beynimize işlenmiş o asılsız inançları aklımızdan çıkarmak üzereyiz. Bir şeyden
      yoksun kalan sigara içmeyen değil, zavallı tiryakidir. Bütün yaşamı boyunca aşağıdaki
      unsurları tüketir:
      SAĞLIK
      ENERJİ
      VARLIK
      İÇ HUZUR
      ÖZ GÜVEN
      ÖZ SAYGI
      CESARET
      MUTLULUK

      Bu verdiği şeylerin karşılığında ise ne alır?

      Hiç sigara içmeyenlerin sürekli sahip oldukları iç huzur ve özgüvene kavuşma
      hayalinden başka KESİNLİKLE HİÇBİR ŞEY.
      -


      _____________________________

    • Onbaşı
      30 Mesaj
      14 Kasım 2012 22:29:32
      8.BÖLÜM

      SİGARA ÖZLEMİNİ HAFİFLETMEK.

      Daha önce belirttiğim gibi tiryakilerin çoğu sigaranın verdiği keyif, rahatlama yada
      başka hoş bir nedenden dolayı sigara içtiklerini sanır. Aslında bu bir yanılgıdır. İnsanların
      sigara içmelerinin gerçek nedeni sigaranın özlemini gidermek zorunluluğudur.

      Sigarayı başlangıçta toplumda bize destek veren bir nesne olarak kullanırız.
      İstediğimiz zaman sigara içer istemediğimiz zaman içmeyiz. Aslında kısır döngü
      başlamıştır bile. Bilinçaltımız sigaranın bazı zamanlar keyif verdiğini çoktan öğrenmiştir.

      Bağımlılığımız arttıkça sigara özlemini giderme gereksinimimiz de artar, böylece
      sigara bizi daha çaresiz bir duruma düşürürken biz giderek sigaranın bunun tam tersini
      yaptığına inanırız. Her şey o kadar yavaş gelişir ki farkına bile varmayız. Bir önceki gün ne
      hissettiysek ertesi gün de onu hissederiz. Birçok tiryaki bağımlı olduğunu ancak sigarayı
      bırakmaya çalıştığında fark eder ve o zaman bile bağımlılığını itiraf etmez. Birkaç inatçı,
      yaşamları boyunca kafalarını kuma gömüp kendilerini ve başkalarını sigaranın keyifli
      olduğuna inandırmaya çalışır.

      Yüzlerce gençle aşağıdaki konuşmayı yaptım.
      Ben: Nikotinin bir uyuşturucu ve sigara içmenizin tek nedeninin bırakamamanız
      olduğunun farkında mısınız?
      Genç: Ne kadar saçma! Ben zevk alıyorum. Almazsam bırakırım.
      Ben: İstediğiniz zaman bırakabileceğinizi kanıtlamak için bir haftalığına sigarayı
      bırakın o zaman.
      Genç: Gerek yok. Zevk alıyorum. İstersem bırakırım.
      Ben: Kendinize bağımlı olmadığınızı kanıtlamak için bir hafta sigara içmeyin.
      Genç: Neden bırakayım ki? Zevk alıyorum.

      Dediğim gibi tiryakiler stres veya can sıkıntısı halinde yada konsantre olmak veya
      rahatlamak istediklerinde yada bu faktörlerden birkaçı bir araya geldiğinde sigara
      özlemlerini gidermek isterler. Bu konuyu önümüzdeki bölümlerde detaylı olarak
      anlatacağım.
      -


      _____________________________

    • Onbaşı
      30 Mesaj
      14 Kasım 2012 22:33:57
      9.BÖLÜM

      STRES

      Stres derken yalnızca yaşamın çeşitli trajedilerini değil aynı zamanda telefon
      görüşmeleri gibi sosyal olayların yarattığı veya bir annenin çocukları yüzünden girdiği
      stresli durumları ele almak istiyorum. Örneğin telefon görüşmeleri. İnsanların çoğu fakat
      özellikle iş adamları telefon görüşmelerini hafif stresli bir olaya olarak görürler. Telefonların
      çoğu memnun müşterilerden yada sizi kutlamak isteyen patronunuzdan değildir. Genellikle
      ya bir sorun vardır -bir şey ters gitmiştir- yada biri bir şey istiyordur. Sigara içen bir insan o
      anda ağzında sigara yoksa bir tane yakar. O sigarayı neden yaktığını bilmez ama bir
      şekilde kendine iyi geldiğini sanır.

      Aslında olay şudur. Farkına varmadığı halde bir stres içine girmişti zaten -bir süredir
      içmediği için sigara özlemi çekiyordu. Bu özlemi giderdiğinde diğer stres azalır ve insan
      rahatlar. O anki o rahatlama duygusu aldatmaca değildir. Sigarasını yakan bir tiryaki
      kendini bir an öncesine göre gerçekten daha iyi hisseder. Fakat daha o sigarayı içerken
      sigara içmeyen bir insandan daha fazla gergin olur, çünkü bağımlılığı arttıkça durumu
      çaresizleşir ve sigaranın verdiği rahatlama duygusu giderek azalır.

      Size şok tedavisi uygulamayacağıma söz vermiştim. Şimdi vereceğim örnekle sizi
      şok etmek değil yalnızca sigaranın sinirlerinizi yatıştırmak yerine yıprattığını vurgulamak
      istiyorum.

      Öyle bir duruma geldiğinizi düşünün ki doktor size sigarayı bırakmazsanız
      bacaklarınızı kesmek zorunda kalacağını söylüyor. Şöyle bir oturup düşünün bacaksız
      yaşam nasıl olur diye. Kendinizi bu uyarıya rağmen hâlâ sigara içen ve sonunda bacakları
      kesilen bir kişinin yerine koymaya çalışın.

      Bu tür hikayeleri çok duyar ve saçma bulurdum. Keşke bana böyle bir şey dense de
      sigarayı bıraksam diye düşünürdüm. Her gün beyin kanaması geçirmeyi, yalnızca
      bacaklarımı değil tüm yaşamımı yitirmeyi bekler olmuştum. Kendimi deli olarak değil
      yalnızca koyu bir sigara tiryakisi olarak görüyordum.

      Bu tür hikayeler saçmalık değil, bu iğrenç uyuşturucunun insanın başına neler
      açabileceğini kesin olarak ortaya koyan gerçeklerdir. Sigara yıllar geçtikçe sistemli bir
      şekilde enerjinizi ve cesaretinizi çalar ve o cesaretinizi çaldıkça siz sigaranın tam tersini
      yaptığına inanırsınız.

      Tiryakilerin akşam bir yere giderken sigaraları biterse diye korkudan girdikleri paniği
      hepimiz görmüşüzdür. Sigara içmeyenler bunu bilmezler çünkü bu duyguyu sigara yaratır.

      Siz yaşamınıza devam ederken sigara yalnızca enerjinizi çalmakla yetinmez aynı
      zamanda güçlü bir zehir olduğu için giderek sağlığınıza da zarar verir. Tiryaki nikotin
      yüzünden gerçekten ölüme sürüklendiği bir düzeye geldiğinde yalnızca sigaranın ona güç
      verdiğini ve sigarasız yaşayamayacağını sanır.

      Şunu artık anlayın ki, sigara sinirlerinizi gevşetmek yerine yavaş ama kesin bir
      şekilde yıpratır. Sigarayı bırakmanın en büyük kazançlarından biri geleceğe ve kendinize
      olan güveninizin geri gelmesidir.
      -


      _____________________________

    • Onbaşı
      30 Mesaj
      14 Kasım 2012 22:37:28
      10.BÖLÜM

      CAN SIKINTISI

      Şu anda sigara içiyorsanız herhalde ben anımsatmasam sigaranızı unutmuştunuz
      bile. Sigarayla ilgili bir başka yanılgı da sigaranın can sıkıntısına iyi geldiğidir. Sigara
      içerken sürekli "ben sigara içiyorum" diye düşünmezsiniz. O, ancak uzun süre sigarasız
      kaldıktan sonra veya sigarayı azaltmaya çalışırken yada başarısızlıkla sona eren bir
      sigarayı bırakma girişiminden sonra içtiğiniz ilk sigaralarda olur.

      Aslında durum şudur: Bağımlıysanız sigara içmediğiniz zaman bir eksiklik
      duyarsınız. Kendinizi sizi strese sokmayacak bir şekilde oyalarsanız uzun süre nikotin
      eksikliği duymadan dayanırsınız fakat canınız sıkıldığında hiçbir şey size sigarasızlığın
      verdiği sıkıntıyı unutturamaz ve canavarı beslersiniz. Sigaraya şu anda çok düşkünseniz
      (yani sigarayı bırakmayı yada azaltmayı düşünmüyorsanız) sigara yaktığınızı bile fark
      etmezsiniz. Pipo içinler ve sigara saranlar bile hazırlıklarını otomatik olarak farkında
      olmadan yaparlar. Bir tiryaki o gün içtiği sigaraları anımsamaya çalıştığında yalnızca küçük
      bir bölümünü anımsayabilir -örneğin günün ilk sigarası yada yemek sonrası sindirim
      sigarası.

      Sigara aslında dolaylı yoldan can sıkıntısını arttırır çünkü sigara insanı zamanla
      uyuşuk bir hale getirir. Sigara içenler enerji veren aktivitelere zaman ayırmak yerine can
      sıkıntısı içinde oturup sigara özlemlerini giderirler.
      -


      _____________________________

    • Onbaşı
      30 Mesaj
      15 Kasım 2012 22:47:21
      11. BÖLÜM

      KONSANTRASYON

      Sigaranın konsantrasyona yardımcı olduğu bir yanılgıdır.

      Bir şeye konsantre olmaya çalıştığınızda aklınızı başka bir yere çekecek her şeyden
      otomatik olarak kaçınmaya çalışırsınız, örneğin üşüdüğünüzü yada sıcak geldiğini fark
      etmezsiniz. Oysa sigara içenler özlem çekmeye başlarlar: Küçük canavarı beklemeleri
      gerekir. Konsantre olmaya çalıştıklarında düşünme gereği bile duymadan otomatik olarak
      sigaralarını yakarlar, böylece özlemleri biraz giderilmiş olur, yapmaları gereken işi yaparlar
      ve bu arada sigara içtiklerini unutmuşlardır bile.

      Sigara konsantrasyon yeteneğini artırmaz. Tam tersine yok bile eder, çünkü bir süre
      sonra sigara özlemi başlar, tiryaki daha çok sigara içer ve sorun artar.

      Konsantrasyonu azaltan bir başka unsur ise yavaş yavaş doldurduğumuz zehirle
      damarlarımızın tıkanıp beynimizin yeterli oksijen alamamasıdır. Bu işlemi tersine
      çevirdiğinizde konsantrasyonunuz ve hayal gücününüz önemli bir ölçüde artacaktır.

      Benim sigarayı "irade yöntemi" ile bırakma çabalarım konsantrasyon yüzünden
      başarısızlığa uğruyordu. Gerginlik ve moral bozukluğuyla başa çıkabiliyordum ama güç bir
      şeye konsantre olmaya çalıştığımda sigarayı çok arıyordum. Muhasebecilik sınavlarımda
      sigara içemeyeceğimi öğrendiğimde girdiğim paniği çok iyi anımsıyorum. Daha o zamanlar
      bir biri ardına sigara içiyordum ve üç saat boyunca sigarasız konsantre olamayacağıma
      inanıyordum. Bunlara rağmen sınavların hepsini geçtim ve sınav süresince hiç sigara
      düşündüğümü anımsamıyorum. Demek ki zorunlu olunca sigarasız yapabiliyormuşum.

      Tiryakilerin sigarasızlığa alışma süresinde konsantre olmakta çektikleri güçlükler
      nikotin eksikliğinden kaynaklanmaz. Sigara içEn bir kişi konsantre olmaktan beyni durduğu
      zaman ne yapar? Daha yakmamışsa hemen bir sigar yakar. Fakat sorununu bu şekilde
      kesinlikle çözemez; o zaman ne yapar? Yapması gereken şeyi: Sigara içmeyen insanlar
      gibi sorununa bir çözüm yolu bulmaya çalışır. Bir tiryaki sigaraya hiçbir zaman toz
      kondurmaz: "Tiryakiler sigara yüzünden değil üşüttükleri için öksürürler." Sigarayı bırakır
      bırakmaz yaşamında ters giden her şeyin sigara içmemesinden kaynaklandığına inanır.
      Kafası durduğu bir anda uğraşmaya devam edeceğine "bir sigara içebilseydim sorunum
      çözülürdü" diye düşünür. Derken sigarayı bırakma kararını sorgulamaya başlar.

      Sigaranın konsantrasyonu artırdığına gerçekten inanıyor ve sigarasızlıktan dolayı
      sıkıntı çekiyorsanız hiçbir zaman konsantre olamazsınız. Sorun nikotin eksikliğinin yarattığı
      fiziksel bir şeyden değil güvensizlikten kaynaklanıyor. Unutmayın: Sigaranın eksikliğini
      sigara içenler duyar içmeyenler değil.

      Son sigaramı söndürüp günlük sigara tüketimimi bir gecede yüzden sıfıra indirdiğim
      zaman konsantrasyon konusunda hiçbir güçlükle karşılaşmadım.
      -


      _____________________________

    • Onbaşı
      30 Mesaj
      17 Kasım 2012 00:49:32
      12. BÖLÜM

      RAHATLAMA

      Tiryakilerin çoğu sigaranın kendilerini rahatlattığına inanır. Oysa nikotin kimyasal bir
      uyarıcıdır. İki tane sigara içtikten sonra nabzınızı tuttuğunuzda yükselmiş olduğunu
      görürsünüz.

      Çoğu tiryakinin en çok sevdiği sigaralardan biri yemek sonrası içilen sindirim
      sigarasıdır. Yemek zamanı işimizi bırakır, oturur, dinlenir, bir şeyler yer, içer her bakımdan
      rahatlar ve tatmin oluruz. Fakat zavallı tiryaki rahatlayamaz, o bir de başka bir açlığı
      dindirmek zorundadır. O sigarayı pastanın kreması olarak görür oysa aslında küçük
      canavar yemek istiyordur.

      Sigara içen bir kişi hiçbir zaman tam olarak rahatlayamaz ve yıllar geçtikçe durumu
      daha kötüye gider.
      Bu dünyadaki en gergin insanlar sigara içmeyenler değil elli yıl devamlı sigara içmiş
      sık sık öksüren, balgam tüküren, yüksek tansiyonlu ve sürekli gergin olan yöneticilerdir. Bu
      noktada sigaranın yarattığı açlığın bir kısmını bile doyuramaz olur.

      Genç bir muhasebeciyken aile kurduğum yılları anımsıyorum. Çocuklarımdan biri
      ters bir şey yaptığında yaptığı şeyle kıyaslanamayacak kadar çok sinirlenirdim. Kötü bir
      ruh tarafından yönetildiğime inanırdım. Bugün biliyorum ki o kötü ruh sigaraymış. O
      zamanlar dünyanın bütün sorunlarını omuzlarımda taşıdığımı sanırdım. Bugün dönüp
      yaşamıma baktığımda o büyük stresin nereden kaynaklandığını anlamıyorum.
      Yaşamımdaki her şey kontrolüm altındaydı, beni kontrol altında tutan tek şey ise sigaraydı.
      En çok üzüldüğün şey çocuklarımı o gerginliğime sigaranın neden olduğuna bugün bile
      inandıramamam. Ne zaman bir tiryakinin sigara içmesini haklı çıkarmaya çalıştığını
      duysalar beni iğnelerler: "Ah, sigara beni o kadar çok rahatlatıyor ve sakinleşmemi sağlıyor
      ki!"

      İngiltere'deki evlat edinme büroları birkaç yıl önce sigara tiryakilerine çocuk
      vermeme tehdidinde bulunduğunda öfkeli bir adam telefon etti. "Büyük bir hata
      yapıyorsunuz. Ben çocukken anneme onaylamayacağı bir konu açmak istediğimde hep bir
      sigara yakmasını beklerdim, çünkü o zaman daha sakin olurdu." dedi. Acaba annesiyle
      neden sigara içmediği bir zaman konuşmuyordu? Tiryakiler bir restoranda hoş bir yemek
      yedikten sonra bile sigara içmedikleri zaman neden o kadar gergin olurlar? Sigara
      içmeyenler neden genellikle sakindirler? Tiryakiler neden sigarasız rahatlayamazlar?

      Bakkalda çocuğuna bağıran genç bir anne gördüğünüzde dışarıya çıkmasını bekleyin.
      Çıkar çıkmaz bir sigara yakacaktır. Tiryakileri özellikle sigara içmedikleri zamanlarda
      izlemeye başlayın. Ellerinin ağızlarının yakınlarında olduğunu, parmakları veya saçları ile
      oynadıklarını, ayaklarıyla tempo tuttuklarını yada ağızlarını sıkı sıkıya kapattıklarını
      göreceksiniz. Tiryakiler sakin değillerdir. Tam anlamıyla sakinleşmenin ne olduğunu
      unutmuşlardır bile. Sizi bekleyen birçok keyiften biri de budur.

      Bütün bu sigara konusu, et yiyen bir bitkinin içine sıkışmış bir sineğe benzetilebilir.
      Sinek önce nektarı içer, farkında olmadığı bir anda çiçek sineği yemeye başlar. Çiçekten
      dışarı çıkmanın zamanı gelmedi mi?
      -


      _____________________________

    • Onbaşı
      30 Mesaj
      17 Kasım 2012 00:56:43
      13. BÖLÜM

      KOMBİNE SİGARA

      Hayır, kombine sigara iki yada daha fazla sigarayı bir anda içmek değildir. O
      başınıza bir kere geldiğinde ilk sigaranızı neden yaktığınızı sorarsınız kendinize. Bir
      keresinde ağzıma bir sigara koymak istediğimde ağzımda yanan bir sigarayla elimin tersini
      yakmıştım. Bu öyle sanıldığı kadar aptalca bir şey değildir. Daha önce de belirttiğim gibi
      sigara bir süre sonra kendi yarattığı özlemi giderememeye başlar ve sigara içerken bile bir
      eksiklik duyarsınız. Birbiri ardına sigara içmenin sinirleri en çok yıpratan tarafı budur.
      Tiryaki ne zaman bir desteğe gereksinim duysa sigarasını yakmıştır zaten. Koyu tiryakiler
      bu yüzden çoğunlukla başka uyuşturuculara başvururlar. Neyse ben konunun dışına
      çıkmak istemiyorum.

      Kombine sigara bizi her zaman uyaran nedenlerden iki yada daha fazlasının bir
      araya gelmesi sonucunda içtiğimiz sigaradır. Örneğin toplantılar, partiler, düğünler,
      dışarıda yenen yemekler. Bu durumlar hem stres doludur hem de rahatlatıcıdır. Bu şimdi
      bir çelişki gibi gelebilir ama aslında değildir. Diğer insanlarla hatta arkadaşlarla bile birlikte
      olmak bazen strese yol açabilir, bir yandan eğlenmek bir yandan rahatlamak istersiniz.

      Öyle durumlar vardır ki dört uyarıcı bir anda etkisini gösterir. Buna örnek olarak
      araba kullanmak gösterilebilir. Örneğin doktordan yeni çıktıysanız stresinizi atıp
      rahatlamak istersiniz. Diğer yandan trafik, stres faktörünü yeniden ortaya çıkarır.
      Yaşamınız tehlikededir. Konsantre olmanız gerekir. Belki son iki faktörün farkında
      değilsinizdir ama farkında olmadığınız için yok demek değildir. Trafik sıkışmışsa veya uzun
      bir otoyoldaysanız işin içine bir de can sıkıntısı faktörü girer.

      Başka bir klasik örnek ise kağıt oyunlarıdır. Briç, poker gibi oyunlar konsantrasyon
      gerektirir. Sahip olduğunuzdan daha fazla kaybedersiniz ve strese girersiniz. Elinize uzun
      süre işe yarayan bir kağıt gelmezse sıkılırsınız. Ve bütün bunlar rahatlamak istediğiniz boş
      zamanlarınızda olur. Kağıt oyunları sırasında ara sıra sigara içenler de dahil bütün
      oyuncular fazla sigara özlemi çekmedikleri halde ardı ardına sigara içmeye başlarlar.
      Küllükler anında dolar. Oyuncuların üzerine kalın bir sigara dumanı yerleşir. Sigara
      içenlerden birinin omzuna dokunup sigara içmekten zevk alıp almadığını sorduğunuzda
      "şaka yapıyor olmalısınız" yanıtını alırsınız. Böyle akşamların sabahında insanın ağzında
      küllüğü anımsatan bir tat olduğunda sigarayı bırakma kararı alınır.

      Bu kombine sigaralar çok değerlidir, sigarayı bıraktığınızda en çok onları
      özleyeceğimizi sanırız. Yaşamdan artık eskisi gibi tat alamayacağımızı düşünürüz. Aslında
      hep aynı ilke geçerlidir: Bu sigaralar da yalnızca sigaranın yarattığı özlemi giderirler ve
      bazı durumlarda bu özlemi giderme gereksiniminiz daha fazladır.

      Şunu artık bir açıklığa kavuşturayım. Özel olan sigara değil yaşanan olaydır. Sigara
      gereksiniminden kurtulur kurtulmaz bu tür olaylardan daha çok zevk alacağız ve daha az
      strese gireceğiz. Önümüzdeki bölümde bunu ayrıntılarıyla anlatacağım.
      -


      _____________________________

    • Er
      9 Mesaj
      17 Kasım 2012 01:54:52
      gerçekten istemediğin sürece asla sigarayı bırakamazsınız bu bir gerçek


      _____________________________

    • Android Beta Kullanıcısı
      4621 Mesaj
      17 Kasım 2012 05:33:33
      1999dan beri sigara tiryakisiydimki 11 yaşında başlamıştım aslında (1996)

      Ben nasıl bıraktım (2010)

      1.gün sabah kalktığımda sigara ve çay içmedim kahvaltı/ yemek yemedim (aç karnına çay mideyi bulandırabilir) , 6-7 saat sonra yemek yedim çay içmedim (tiryakılerde çay nikotin isteğini tetikliyebilir) içme arzusu geldi hemen bakkalda misbon bonbon tarzı şekerler altım sakızda aldım en önemlisi, tabi sişnirliydim patrondan ücretsiz izin aldım 3 gün sağolsun verdi) 175boy 79kg

      2.gün sinirlilik hat safhada normal şekilde kahvaltımı yaptım , sakıza şekerlere devam

      3.gün istek azaldı şekere devam normal kahvaltı yaptım , sinirlilik ve ani parlama devam evde dinleniyorum.

      4.gün daha az istek daha fazla sinirlilik ani parlama cumartesi pazara denk geldiği için işe gitmedim tv izledim yürüdüm.

      5.gün daha az istek, sinirlilik ve daha az ani parlama.

      6.gün işe gittim istek oldukça azaldı daha az sinirlilik ve ani parlama ama iştah açık önüne geleni canın istiyor ve yiyorsun.

      3.ay sonra 10 kilo alınmış olup fazla obur olduğum için doktora gittim kolesterüm ve trigliseridim yükselmiş hdl düşmüş ilaç tedavisine başlandı

      ilaç tedavisi yanıt vermiyor omega3 e başlandı devam , ben bu şekilde sigarayı bıraktım iştahiniz açıksa bir diyetisyen desteği ile sigarayı bırakın çünkü şuan 98 kiloyum yaklaşık olarak 2 yılda 19 kilo almışım ve bazı yağ değerlerim yükseldi o yüzden dikkatli olun.


      _____________________________

      Kendini iyi hissetmek arkadaşlarının arkanı kolladığını bilmek değil, senin onlarını kolladığını bilmendir.[G.S.E.]
    • Çavuş
      77 Mesaj
      17 Kasım 2012 11:16:35
      kilo almayacağımı bilsem ilaçsız bırakabileceğime eminim ama kilo alacağıma da eminim suan champix kullanıyorum pazar günü sigarayı bırakıp ilaca devam edicem

      classsara
      sigara içmeyeli nerdeyse 2 hafta olmus olmalı ,yoksa içtinizmi


      _____________________________

    • Onbaşı
      30 Mesaj
      17 Kasım 2012 15:36:55
      Bugün tam 10. güne girdim. Başta da söylediğim gibi bu süre zarfında içersem söyleyeceğime söz vermiştim. Ama benim için bırakma yeni başlıyor. Çünkü önceki denemelerimde ilk 2 gün ve 10. 12. gün çok önemli hep 12 13 veya 14. Günler tekrar içmeye başlıyordum. İlk iki günü çok rahat geçirdim. Yani benim için sınır 12. günden başlıyor şimdi. Ama inşallah bu kez bırakmaya kesin kararlı olduğum için bırakacağım. Ve bu kitabında çok çok faydası oluyor. Beynimizdeki asılsız bağımlılık düşüncelerini yok ettiğimizde sigara içme isteğininde yok olduğunu Anlıyorum bu kitap sayesinde. Ve işe yarıyor... Bazen canım istesede hemen bu isteği altetmenin yolunu bulabiliyorum. Sigara içme Sebebimi soruyorum kendime, can sıkıntısımı konsantrasyonmu, stresmi veya rahatlama mı? ve bir sebep bulamıyorum. Yukardaki kitaptan bölümlere bakıp okuduğumda anlıyorum ki bu sorunların hiç birinin dermanı sigara değil. Bunu anladıktan sonra ve kavradıktan sonra zaten sigara içme isteği kendiliğinden ortadan kayboluyor. Bu süreç en fazla 1 dakika sürüyor. Eskiden olsaydı mutlaka kendime bir sebep bulup kandırabiliyordu zihnim beni. Artık kandıramıyor.... Demekki bilinçlenme, Ve olayı kavrama çok önemliymiş bunu anlıyorum ... Ve benim bu bağımlılık olayını kavramamın sebebi bu kitap . O yüzden herkese ısrarla okumalarını tavsiye ediyorum ama ağır ağır, anlayarak ve kavrayarak ve gerçekten sonuca olaşmayı isteyerek. Çünkü gerçekten işe yarıyor. Birazcık çaba sarfetmeden hiç bir sonuca ulaşılmıyor. Ve çaba ve emek olunca bu iş daha zevkli bir hal alıyor...


      _____________________________

    • Çavuş
      77 Mesaj
      17 Kasım 2012 15:55:53
      inşallah sonuna kadar gidersiniz kitabı okumadım ama videosunu izlemistim daha önce.sigarayı bırakmam 2hafta sürmüstü motivasyonunuzu yüksek tutmaya calısın
      sigarasız bırakmak icin bu anlattıgnız seyler olayın özünü kavrama önemli seyler ama tekrar sigara icmeye baslayınca bunlarda önemini yitiriyor bu yöntemle tek seferde
      başarı sağlamak önemli


      _____________________________

    • Yüzbaşı
      687 Mesaj
      18 Kasım 2012 12:51:01
      Hu başlığı açandan Allah razı olsun.


      < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi infernox -- 1 Aralık 2012; 17:41:11 >
      _____________________________

    • Onbaşı
      30 Mesaj
      18 Kasım 2012 18:15:47
      14. BÖLÜM [Benim en sevdiğim bölümlerden biri oldu]

      BIRAKTIĞIM ŞEY NEDİR

      KESİNLİKLE HİÇBİR ŞEY! Sigarayı bırakmamızı güçleştiren tek şey korkudur.
      Eğlencemizi yada desteğimizi yitirmekten korkarız. Bazı şeylerin eskisi kadar güzel
      olmayacağından korkarız. Stresle başa çıkamayacağımızdan korkarız.

      Diğer bir deyişle zayıf olduğumuz, sigaranın gereksinim duyduğumuz bir şeye sahip
      olduğu ve bıraktığımız zaman bir boşluk doğacağı beynimize işlenmiştir.

      Şunu anlayın artık:
      SİGARA BOŞLUK DOLDURMAZ, YARATIR!

      İnsan vücudu yeryüzündeki en mükemmel varlıktır. Bir yaratana mı, doğal bir
      gelişme sürecine mi, yada ikisinin birleşimine mi inanırsınız bilmem ama bedenlerimizi
      yaratan varlık yada sistem insandan bir kat daha üstündür! İnsan en küçük bir canlı
      hücresi bile yaratamaz, nerede kalmış görme duyusu, üreme, kan dolaşımı yada beyin
      mucizeleri. Yaratan güç yada sistem sigara içmemizi planlamış olsaydı bedenimizi
      zehirden koruyan bir filtremiz ve bir tür bacamız olurdu.

      Aslında bedenlerimiz bizim hiçbir zaman aldırış göstermediğimiz öksürük, baş
      dönmesi, mide bulantısı vs. gibi uyarı ve güvenlik sistemleri ile donatılmıştır.

      Gerçek şu ki, sigarayı bıraktığınızda aslında hiçbir şeyden vazgeçmek zorunda
      kalmazsınız. Bedeninizi küçük canavardan aklınızı beyninize işlenmiş asılsız inançlardan
      kurtarır kurtarmaz sigaraya ne arzu ne de gereksinim duyacaksınız.

      Sigara yemeğin tadını artırmak yerine bozar. Sizin tat ve koku duyularınızı
      mahveder. Bir restoranda servisler arasında sigara içen tiryakileri gözleyin. Yemeklerinden
      zevk almazlar bile, sigara içmelerini engellediği için dört gözle yemeğin bitmesini beklerler.
      Bir çoğu sigara içmeyenlerin rahatsız olduğunu bildiği halde içer. Aslında tiryakiler
      düşüncesiz değillerdir, sigarasız kaldıklarında kendilerini çaresiz hissederler o kadar.
      Şeytan ve derin mavilikler gibi iki tehlike arasında kalırlar: Ya sigara içmedikleri için suçlu
      ve aşağılanmışlık hissederler yada içtiklerinden dolayı başkalarını rahatsız ettiklerini
      düşünürler.

      Tiryakileri resmi olaylarda o sonu gelmeyen konuşmaların bitmesini ve alkış
      zamanının gelmesini beklerken gözleyin. Çoğu, tuvalet bahanesiyle gizlice sigara içmek
      için dışarı kaçar. Böyle durumlarda sigara içmenin bir bağımlılık olduğu belli olur. Tiryakiler
      sigarayı keyif aldıkları için değil sigarasız kendilerini çaresiz hissettikleri için içerler.

      Bir çoğumuz sigaraya genç ve utangaçken partilerde, davetlerde başladığı için ne
      zaman bir partiye, toplantıya yada bir davete katılsak sigarasız keyif alamayacağımıza
      inanırız. Bu çok saçmadır. Tütün aslında öz güvenimizi çalar. Sigaranın yarattığı korkunun
      en güzel kanıtı kadınlarda yarattığı etkiden anlaşılabilir. Bütün kadınlar dış görünüşlerine
      önem verirler. Resmi toplantılara kusursuz bir kıyafet ve çok güzel bir kokuyla gitmek
      isterler. Fakat nefeslerinin küllük gibi kokmasına aldırmazlar. O pis kokunun onları aslında
      çok rahatsız ettiğini biliyorum -çoğu sağlarının ve giysilerinin kokusundan nefret eder- yine
      de sigaradan vazgeçmezler. Sigaranın insanda yarattığı korku işte bu denli büyüktür.

      Sigara bize toplum içindeyken yardımcı olmaz tam tersine bir engel oluşturur. Bir
      elinizle içkinizi, öbür elinizle de sigaranızı tutarken sigaranın külünü dökecek ve
      izmaritlerini koyacak bir yer arar, konuştuğunuz kişinin yüzüne sigara dumanını üfler bir
      taraftan da kendi kendinize sorarsınız "acaba ağzımdaki pis kokuyu duyuyor yada
      dişlerimdeki sarı lekeleri görüyor mu?" diye.

      Sigarayı bıraktığınızda hiçbir şeyde vazgeçmek zorunda kalmayacağınız gibi
      kazanacağınız birçok şey vardır. Tiryakiler çoğunlukla sağlık, para ve sosyal saygınlık
      yüzünden sigarayı bırakmayı düşünürler. Bunlar doğal olarak önemli ve etkili nedenlerdir.
      Fakat ben kişisel olarak en büyük kazancın ruhsal olduğuna inanıyorum. Ayrıca şunların
      da unutulmaması gerekir:

      1. Öz güven ve cesaretin geri gelmesi.
      2. Sigara esirliğinden kurtulmak
      3. Aklınızın bir köşesindeki o kara lekelerin yok olması ve böylece insanların
      artık sizi küçümsememesi ve öz saygınızı tekrar kazanmanız.

      Sigara içmeyen bir insan olarak hem daha iyi bir yaşama kavuşursunuz hem de
      yaşamdan daha çok zevk alırsınız. Yalnızca daha sağlıklı ve daha varlıklı değil, daha
      mutlu ve daha neşeli demek istiyorum. Sigara içmemenin verdiği büyük kazançları
      önümüzdeki bölümlerde anlatacağım.

      Bazıları "boşluk" konusunu anlamakta güçlük çekiyor Belki aşağıdaki benzetme
      yardımcı olabilir. Dudağınızım uçukladığını düşünün. Bende çok etkili bir krem var. Size
      "bir de bunu dene" diyorum. Siz kremi kullanıyorsunuz ve yara hemen yok oluyor. Bir iki
      hafta sonra tekrar çıkınca siz "bu kremden başka var mı?" diye soruyorsunuz. Ben de size
      "al tüp sende kalsın, belki yine ihtiyacın olur." diyorum. Siz kremi sürüyorsunuz ve hokus
      pokus! Yara kapanmış. Yaralar giderek büyüyerek daha sık aralıklarla çıkmaya başlıyor ve
      daha çok acı veriyor. Sonunda bütün yüzünüz yara oluyor ve ağrı içinde kıvranıyorsunuz.
      Artık her yarım saatte bir yeni bir yara çıkıyor. Siz kremin geçici bir çözüm olduğunu biliyor
      ve endişelenmeye başlıyorsunuz. Yaralar yakında bütün bedeninizi mi kaplayacak?
      Yarasız anlar tamamen yok mu olacak? Bir doktora gidiyorsunuz. Doktor yarayı tedavi
      edemiyor. Başka şeyler deniyorsunuz ama o sihirli kremden başka hiçbir şey etkili
      olmuyor.

      Sonunda bu kreme bağımlı oluyorsunuz. Yanınızda kreminiz olmadan hiçbir yere
      gitmiyorsunuz. Yolculuğa çıkarken yanınıza birkaç tüp birden alıyorsunuz. Yalnızca
      sağlığınız açısından değil aynı zamanda para açısından da telaşlanmaya başlıyorsunuz,
      çünkü sizden her tüp için 100 pound istiyorum. Bu parayı ödemekten başka seçim
      şansınız kalmıyor.

      Derken gazetenin birinde yalnızca sizin değil birçok başka insanın da bu yaralara
      sahip olduğunu okuyorsunuz. Eczacılar kremin yaraları iyileştirmek yerine yalnızca derinin
      altına geçirdiğini ve aslında yaraların artmasına yol açtığını keşfetmişler. Yaralardan
      kurtulmak için kremi kullanmaktan vazgeçmeniz yeterli olacak ve bir süre sonra yaralar
      kendiliğinden kaybolacakmış.

      Kremi kullanmaya devam eder misiniz?

      Kremi kullanmamak için iradenizi zorlamanız mı gerekir? O yazıya tam olarak
      inanmadıysanız kremi kullanmakta birkaç gün kararsız kalırsınız. Yaraların kremsiz
      iyileşmeye başladığını fark eder etmez kremi kullanma gereksiniminiz yok olur.

      Çaresizliğe mi düşersiniz? Tabii ki hayır. Çözümü olmadığını sandığımız felaket bir
      sorununuz vardı. Şimdi çözümü biliyorsunuz. Yaraların geçmesi bir yıl bile sürse her gün
      düzelmeyi görüp "ne güzel değil mi? Ölmeyeceğim." dersiniz.

      İşte o son sigaramı söndürdüğüm an gerçekleşen mucize buydu. Yaralar ve krem
      örneği konusunda bir şey belirtmek istiyorum. Yaralar dediğim akciğer kanseri, damar
      tıkanıklığı, amfizem, anjin, kronik astım, bronşit yada kalp hastalığı değil. Onlar ayrı.
      Harcadığımız milyonlarca lira, yaşam boyu kurtulamadığımız kötü kokan nefes, lekeli
      dişler, uyuşukluk, öksürük, nefes darlığı, kendimizi zehirleyerek geçirdiğimiz ve keşke
      yapmasak dediğimiz o yıllar, sigara içemediğimiz için gerçekten acı çektiğimiz anlar da
      değil. Yaşam boyu insanlar tarafından küçümsenmek ve daha da kötüsü öz saygımızı
      yitirmek de değil. Bunlar da başka. Bu örnekteki yara bütün bunları görmemizi engelleyen
      panik duygusudur: "Bir sigara istiyorum." Sigara içmeyenler bu duyguyu bilmezler. Bir
      tiryakinin en çok acı çektiği şey bu korku, en büyük kazanç ise bu korkudan kurtulmaktır.

      Sanki birdenbire başımın üzerinden büyük bir sis kalkmış gibi olmuştu. Sonunda
      sigaraya duyulan o çılgın isteğin ne benim bir zayıflığımdan nede sigaranın içindeki bir
      sihirden kaynaklandığını anlamıştım. Meğer o çılgın istek, ilk içtiğim sigarayla bana
      aşılanmış ve içtiğim her sigarayla yok olacağına giderek artmıştı. Aynı zamanda diğer
      bütün mutlu tiryakilerin aynı kabusu yaşadıklarını anladım. Hepsi benim kadar olmasa da
      aptallıklarını haklı çıkarmak için saçma nedenler bulmaya çalışıyordu.

      OYSA ÖZGÜR OLMAK O KADAR GÜZELDİ Kİ!
      -


      _____________________________

    • Onbaşı
      30 Mesaj
      18 Kasım 2012 18:22:56
      15. BÖLÜM

      KENDİNİ ESİR ETMEK

      Tiryakiler sigarayı genellikle sağlık, para ve sosyal saygınlık gibi nedenler yüzünden
      bırakmaya karar verirler. Bu korkunç uyuşturucuyla ilgili beynimize işlenmiş asılsız inançların bir
      bölümü kendini sigaraya esir etmektir.

      İnsanlık geçen yüzyıl esirlikten kurtulma için o kadar savaş verdikten sonra tiryakiler kendi
      kendilerini yaşam boyu esirliğe mahkum ederler. Sigara içtikleri zaman bile aslında içmemek ister
      ve bu isteklerini içine atarlar. İçtiğimiz sigaraların çoğundan zevk almak bir yana içtiğimizi bile
      fark etmeyiz. Ancak bir süre sigarasız kaldıktan sonra sigaradan zevk aldığımız aldatmacası ortaya
      çıkar (örneğin sabah içtiğimiz ilk sigara yada yemek sonrası içilen sigara vs.)

      Sigara, sigarayı azaltmak yada bırakmak istediğimiz yada toplumun sizi içmemeye zorladığı
      zaman (hastanelerde, süpermarketlerde, tiyatrolarda, kiliselerde vs.) değer kazanır.

      Sigaraya çok düşkün tiryakiler sigara yasağının giderek daha da çok yayılacağını akıllarının
      bir köşesine yerleştirsinler. Bugün metrolarda geçerli yarın bütün resmi yerlerde uygulanacak.

      Sigara içen bir insanın bir başkasının evine gittiğinde "sigara içersem rahatsız olur
      musunuz?" diye sorduğu zamanlar geçti artık. Bugün yabancı birinin evine giden zavallı bir tiryaki
      çerisiz bir şekilde küllük aranır ve içinde izmarit görmeyi umar. Küllük bulamazsa sigarasızlığa
      dayanmaya çalışır. Dayanamazsa sigara içmek için izin istemek zorunda kalır ve "İçmeden
      duramıyorsanız için", yada "İçmezseniz daha iyi olur, çünkü koku sonra uzun süre çıkmıyor." gibi
      yanıtlar alır.

      Kendini zaten kötü hisseden zavallı tiryaki o anda yerin dibine girmek ister.

      Sigara içtiğim zamanlarda kiliseye gitmek benim için bir azaptı. Kızımın düğününde bile
      gururlu bir baba olarak orada durmam gerekirken ben ne yaptım? "Umarım yakında bu iş biter de
      dışarıya çıkıp bir sigara yakabilirim" diye düşündüm.

      Böyle durumlarda tiryakileri izlemek size yardımcı olabilir. Hemen bir araya gelirler ve bir
      değil yirmi paket birden çıkar ortaya. Konuşulanlar hiç değişmez.

      "Sigara içiyor musunuz?"
      "Evet, buyurun benden yakın."
      "Sonra da bir tane sizden alırım."
      Sigaralarını yakarlar, derin bir nefes alırlar ve "ne şanslıyız, bizim bir ödülümüz var, sigara
      içmeyen zavallıların ödülü yok." diye düşünürler.

      Sigara içmeyen zavallıların ödülü yoktur. İnsanlar bedenlerini sistemli bir şekilde
      zehirlemek üzere yaratılmamıştır. Ne acıdır ki, tiryakiler sigara içerken bile sigara içmeyenlerin
      yaşamları boyunca sahip olduğu iç huzur ve öz güvene sahip değillerdir. Sigara içmeyen bir insan
      kilisede oturup zaman geçmesini beklemez. Yaşamının tadını çıkarır.

      Kışın kapalı salonda bowling oynarken sürekli tuvalete gidiyormuş gibi yapıp sigara içtiğimi
      anımsıyorum. Hayır o zamanlar okula giden on dört yaşında bir genç değil, kırk yaşında seçkin bir
      muhasebeciydim. Ne acı. Oynadığım zaman bile oyundan zevk alamazdım. En sevdiğim hobi
      olduğu halde zevk almak yerine tekrar sigara içebilmek için oyunun sonunu beklerdim.

      Benim için sigara içmemenin en büyük mutluluğu yaşamının yarısını sigara açlığıyla
      geçirmek ve sigara yaktığım zaman keşke içmesem diye düşünmek yerine yaşamdan zevk
      alabilmek ve bu esirlikten kurtulmaktır.

      Tiryakiler sigara içmeyenlerle birlikteyken yada onların evindeyken kendilerini haklı bulan
      bu insanlar yüzünden değil "küçük canavar" yüzünden eğlencelerinden olduklarını
      unutmamalıdırlar.
      -


      _____________________________

    • Onbaşı
      30 Mesaj
      19 Kasım 2012 19:55:36
      16. BÖLÜM

      HAFTADA ...... TL TASARRUF EDECEĞİM

      Sigarayı bırakmakta çektiğimiz güçlüğe beynimize özenle işlenmiş aldatmacaların
      neden olduğunu ve sigarayı bırakmaktan önce bu aldatmacaların ne kadar çoğundan
      kurtulursanız amacınıza o kadar kolay ulaşacağınızı tekrarlamaktan bıkmayacağım.

      Bazen koyu tiryaki diye nitelendirdiğim insanlarla tartışıyorum. Koyu tiryaki derken
      sigara alabilecek parası olan, sigaranın sağlığına zarar verdiğine inanmayan ve toplum
      tarafından küçümsenmeye aldırış göstermeyen kişilerden söz ediyorum. (Bu tür fazla
      insan kalmadı artık.)

      Gençlere “Harcadığınız bu kadar paraya aldırmamanıza aklım ermiyor” dediğimde
      gözleri parlamaya başlar. Sağlığından yada toplumdaki saygınlığından söz etseydim
      kendini zayıf hissedecekti ama para olunca “Benim o kadar param var. Ne olacak ki
      haftada yalnızca ....... pound, tek eğlencem yada tek günahım olan sigaraya değer bu
      para.” Günde bir paket sigara içen birine “Yine de harcadığınız paraya aldırmamanızı
      anlamıyorum. Yaşamınız boyunca yaklaşık 30.000 pound harcayacaksınız. Bu para
      nereye gidecek? Sokağa atsanız daha iyi. Sağlığınıza sistemli bir şekilde zarar vermek,
      enerjinizi ve öz güveninizi yok etmek, kendinizi yaşam boyu sigaraya ve dolayısıyla kötü
      kokan nefese ve lekeli dişlere mahkum etmek üzere kullanılacak. Bu sizi hiç mi
      endişelendirmiyor?” derim.

      Bu noktada özellikle gençlerin yaşam boyu harcayacakları parayı hiç
      hesaplamadıkları ortaya çıkar. Tiryakilerin çoğu bir paketi bile yeterince pahalı bulur.
      Bazen haftada kaç para harcadığımızı hesaplarız –endişe verici bir rakam çıkar. Çok nadir
      olarak (yalnızca bırakmayı düşündüğümüzde) yılda ne kadar harcadığımızı çıkarmaya
      çalışırız bu gerçekten korkutucudur, bir de bütün bir yaşamı düşünün –inanılacak gibi
      değil.

      Tartışma sırasında koyu bir tiryaki “benim yeterli param var, zaten haftada
      yalnızca ....... pound eder.” Dediğinde ona bir öneride bulunurum: “Size geri
      çeviremeyeceğiniz bir önerim var. Bana şimdi 1000 Pound verin ben size yaşamınız
      boyunca sigara sağlayım.”

      Eğer 1000 Pound karşılığında 30.000 Pound’luk bir kredi vermeyi önerseydim
      herhalde daha sözümü bitirir bitirmez imzalar atılmış olurdu. Fakat koyu tiryakilerden bile
      kimse (unutmayın ki, sizin gibi sigarayı bırakmak isteyenlerden değil sigarayı bırakmaya
      hiç niyeti olmayan tiryakilerden söz ediyorum.) bu önerimi kabul etmedi. Acaba neden?

      Seanslarımda bu noktaya geldiğimde tiryaki “Bakın, işin mali yönü beni pek fazla
      ilgilendirmiyor.” der. Siz de aynı düşünceyi paylaşıyorsanız kendinize bunun nedenini bir
      sorun. Başka şeylere para harcamamaya o denli özen gösterirken nasıl oluyor da kendinizi
      zehirlemek için bu kadar harcarsınız?

      Bu soruların yanıtları şunlardır. Yaşamınızdaki diğer bütün kararlar iyi ve kötü
      yanlarını tarttığınız ve mantıklı bir sonuca vardığınız analitik bir süreçten geçer. Yanlış bile
      olsa mantıklı bir düşüncenin ürünüdür. Bir tiryaki sigaranın iyi ve kötü yanlarını bin kere
      tartsa bin keresinde de vardığı sonuç aynıdır: “SEN BİR APTALSIN! BIRAK ARTIK ŞU
      SİGARAYI!” Bu yüzden tiryakiler istedikleri için yada içmeye karar verdikleri için değil bırakamayacaklarını sandıkları için sigara içerler. Kendi beyinlerini yıkarlar. Gerçekleri
      görmezlikten gelmekten başka bir seçenekleri kalmaz.

      Nedendir bilmem tiryakiler genellikle aralarında bir anlaşma yaparlar: “Sigarayı ilk
      bırakan diğerine 50 pound verecek.” Bıraktıktan sonra o kadar parayı harcamaktan
      kurtulacaklarını anlaşılan hiç düşünmezler. Bunların hepsi tiryakilerin beyinlerine işlenmiş
      asılsız inançların ürünüdür.

      Bir an için gözlerinizi açın. Sigara içmek insanı kendine ömür boyu esir eden
      zincirleme bir reaksiyondur. O zinciri kırmazsanız yaşamınız boyunca bir tiryaki olarak
      kalırsınız. Şimdi yaşamınızın sonuna kadar sigara için harcayacağınız parayı bir tahmin
      edin. Miktar herkes için değişecektir ama bu örnek için 10.000 pound diyelim.

      Yakında son sigaranızı içmeye karar vereceksiniz (daha değil lütfen –kitabın
      başında verdiğim talimatı unutmayın). Sigara içmeyen bir insan olarak kalmak için
      yapmanız gereken tek şey tekrar tuzağa düşmemektir. Yani o ilk sigarayı bir daha
      içmemektir. İçerseniz o sigara size 10.000 pound’a mal olacaktır.

      Olaya bu şekilde bakmayı ters buluyorsanız demek ki hâlâ kendinizi aldatıyorsunuz.
      O ilk sigaranızı içmediyseniz bugüne kadar ne kadar para harcamaktan kurtulurdunuz bir
      hesaplayın.

      Yukarıdaki hesapların gerçekçi olduğuna inanıyorsanız yarın kapınızın önünde
      10.000 pound’luk bir çek bulsanız ne yaparsınız bir düşünün. Sevinçten dans etmeye
      başlarsınız! Hiç çekinmeden dans etmeye başlayabilirsiniz! Böyle bir miktar paraya
      kavuşmak üzeresiniz ve bu sizi bekleyen muhteşem hediyelerden yalnızca biridir.

      Sigarasızlığa alışma zamanında son bir sigara içmeye kalkışabilirsiniz. Bunun size
      30.000 pound’a (yada bulduğunuz miktara) mal olacağını anımsarsanız karşı koymanız
      kolaylaşır.

      Yukarıda belirttiğim öneriyi yıllarca radyo ve televizyon programlarında yaptım. Bir
      tek tiryaki tarafından bile kabul edilmemesine hâlâ inanamıyorum. Golf kulübündeki
      arkadaşlarım artan sigara fiyatlarından yakındıklarında onları hâlâ önerimle kızdırıyorum.
      Aslında çok üstelersem bir gün biri yaşamının sonuna kadar içeceği sigaraları bana
      ödetecek diye ödüm patlıyor. Bir servet yitirmiş olurum.

      Sigara içmenin çok büyük bir zevk olduğunu söyleyen neşeli, mutlu tiryakiler
      tanıyorsanız bir yıllık sigara paralarını peşin ödemeleri halinde bir aptalın kendilerine ömür
      boyu sigara sağlayacağını bildirin. Belki önerimi kabul edecek birini benim için siz
      bulursunuz?
      -


      _____________________________

    • Er
      14 Mesaj
      20 Kasım 2012 17:16:58
      Merhaba,

      Sigarayı bırakmaya çalışan arkadaşlara yardımcı olabilir diye ben de kendi tecrübelerimi aktarmak isterim.

      Arkadaşlar, ben burada aktarılan kitabı okudum ve ondan sonra sigarayı bıraktım.

      Bundan yaklaşık 7 ay önce işyerinde bir arkadaşım sohbet arasında ilaçla (Champix) sigarayı bırakmaya çalıştığından bahsetti. Ben de bir süredir sigarayı bırakmak istediğimden ama nereden başlayacağımı da bir türlü bilemediğimden, sen bir dene bakalım olursa ben de başlarım dedim. Bu arada da ilaçla ilgili araştırma yaparken bu kitaba rastladım. Bu kitap ilaç kullananlara psikolojik destek olarak tavsiye ediliyordu.
      Kitabı ara ara yaklaşık 1 hafta gibi bir sürede okudum.

      24 yıldır günde yaklaşık 1 pakete yakın sigara içiyordum. Bu süre içinde grip vs gibi hastalıklar haricinde sigara içmediğim bir dönem olmadı. Sigarayı bırakmaya da hiç kalkışmamıştım. Şimdi 6 aydır sigara içmiyorum.

      Sigarayı bırakmaya çalışırken aklınızda şöyle sorular oluşuyor ve bunların cevabını bulamadıkça içmeye devam ediyorsunuz:

      - Çayla birlikte sigara keyfi yapıyordum, sigarayı bırakırsam çayı nasıl içeceğim?
      - Bira vs içerken sigara içmezsem hayatta olmaz, ne olacak ??
      - Yemeklerden sonra şöyle bir keyif sigarası yakıyorum, bırakırsam da canım çok isterse ne yapacağım ?
      - Sigara elimi oyalıyor, bırakırsam tesbih falanla mı oyalanmam lazım, ofiste garip olmaz mı ??
      - Stresli olunca bir sigara yapıyordum, bırakırsam stresimi nasıl atacağım?
      - Sigarayı bırakınca kilo alınıyormuş, çok kilo alırsam ne olacak ?
      - Ağzımı oyalamam için sigara yerine abur cubur yemem lazım, onlar da kilo aldıracak ...
      - Kahvaltıdan sonra/yatmadan önce bir sigara tellendiriyordum, şlimdi o zamanlarda aklıma gelecek, içmek istersem ne olacak ?
      - Sigara içen birinin yanında benim canım da sigara içmek isteyecek, zor olmayacak mı ?

      Şimdi sigara içiyorsanız bunların çok zor üstesinden gelineceğini düşünebilirsiniz ama inanın bana bıraktıktan sonra bu soruların hepsinin anlamsız olduğunu göreceksiniz.

      Sigarayı içmek istediğimiz için içiyoruz. Bu kitabı okuduktan sonra o içme isteğiniz (inşallah) yok olacak ve artık istemediğiniz için içmeyeceksiniz. Saçma bir cümle gibi görünüyor ama gerçekten öyle.

      Bir de bu kitabın şöyle bir videosu var, onu da seyredebilirsiniz: http://www.youtube.com/watch?v=OMKSEW1EjGw

      Sonuç olarak söyleyeceklerim;

      Sigarayı bırakmak mümkün,
      Sigara içmek zorunda değilsiniz,
      Zorunda olmadığınız ve size çok zarar veren bir alışkanlığı bırakabilirsiniz.

      Saygılar.










      _____________________________

    • Onbaşı
      30 Mesaj
      20 Kasım 2012 19:18:24
      Sayın Viyesi bey katkınızdan ve tecrübenizi paylaşmanızdan dolayı teşekkürler. Kitabı okumuş ve bilinçlenerek sigarayı başka birşey kullanmadan bırakabilen kişileri görmek bizim motivasyonumuzu da artırıyor. Bu arada tebrik etmek istiyorum sizi. İnşallah bende bırakma yolunda hatırı sayılır bir yol katettim. Ve böyle devam edecek inşallah. Kaybedecek hiç birşey yok kazanacak çok fazla şey var...


      _____________________________

    • Onbaşı
      30 Mesaj
      20 Kasım 2012 19:38:06
      17. BÖLÜM

      SAĞLIK

      Beyin yıkama olayının en etkili olduğu alan sağlıktır. Tiryakiler sigaranın sağlık
      açısından yarattığı risklerin bilincinde olduklarını söylerler ama bu doğru değildir.

      Bu benim için de geçerliydi. Kafamda her an bir patlama olabileceğini sandığımda
      ve bu işin sonuçlarına katlanmaya hazır olduğuma inandığımda yalnızca kendimi
      aldatıyordum.

      O günlerde paketten bir sigara aldığımda kırmızı bir lamba yansa ve bir uyarı sesi:
      “Evet, bu sigara bardağı taşıran son damla olacak. Şansın varmış, olacaklar
      hakkında önceden uyarılıyorsun. Şimdiye kadar ucuz atlattın fakat bir tane daha sigara
      içersen beynin uçacak!” deseydi ne olurdu sizce? Hemen bir sigaraya uzanırdım!

      Yanıt konusunda kuşku duyarsanız trafiği yoğun bir ana yola çıkın, gözleriniz kapalı
      olarak kenarda durun ve sigarayı bırakmakla gözleriniz kapalı bir şekilde bu yolu karşıdan
      karşıya geçmek arasında bir seçim yapmak zorunda olduğunuzu düşünün.

      Nasıl bir seçim yapacağınız konusunda hiçbir kuşku yok. Ben her tiryakinin yaşamı
      boyunca yaptığını yaptım: Bir sabah uyanıp sigaradan nefret etme umuduyla gerçekleri
      görmezlikten gelmeye başladım. Tiryakiler sigaranın sağlık açısından yarattığı riskleri
      düşünmezler, düşünseler keyfin aldatmacası bile kalmaz.

      Böylece şok etkisi yaratan filmlerin neden bu kadar başarısız olduğu açıklanmış
      oluyor. Çünkü bu filmleri sigara içmeyen insanlar seyredebiliyor ancak. Bu aynı zamanda
      tiryakilerin günde kırk tane sigara içen ve seksen yaşına gelen amcalarını neden
      anımsayıp nikotin yüzünden genç yaşlarında ölen binlerce insanı umursamadıklarını
      açıklar.

      Haftada yaklaşık altı kez genellikle gençlerle aşağıdaki konuşmayı yapıyorum:
      Ben: Sigarayı neden bırakmak istiyorsunuz?
      Tiryaki: Param yetmiyor.
      Ben: Sağlık açısından hiç endişelenmiyor musunuz?
      Tiryaki: Hayır. Yarın bir otobüsün altında da kalabilirim.
      Ben: Kendinizi bilerek bir otobüsün altına atar mısınız?
      Tiryaki: Tabii ki hayır.
      Ben: Karşıdan karşıya geçerken sağa sola bakmaya gayret gösteriyor musunuz?
      Tiryaki: Tabii ki.

      Aynen. Tiryakilerin bir otobüs altında kalmaları olasılığı yüz binlerde bir olduğu
      halde bu konuda çok dikkatlidirler. Oysa sağlığa zarar verme olasılığı neredeyse kesin
      olan nikotinin riskine hiç aldırmadan katlanır ve bu zararları görmezlikten gelirler. İşte beyin
      yıkama olayı bu denli etkilidir. Ünlü bir İngiliz golf oyuncusunu anımsıyorum, uçaktan
      korktuğu için Amerika’daki turnuvalara katılmazdı ama golf sahasına birbiri ardına sigara
      içerek çıkardı. Ne garip değil mi? Uçağın düşme olasılığı yüz binlerde birken ufak bir teknik
      arızadan kuşkulanıp uçağa binmekten korkarız fakat sigaranın dörtte bir oranındaki yüksek
      riskini umursamadan göze alırız. Peki tiryakilerin bu işten kazançları nedir?

      KESİNLİKLE HİÇBİR ŞEY!

      Sigara hakkında yaygın başka bir efsane de sigara öksürüğüdür. Bana gelen
      geçlerin çoğu öksürmedikleri için sağlıkları açısından endişe etmezler. Aslında durum tam
      tersidir. Öksürük yabancı maddeleri akciğerlerden dışarı atan doğal bir güvenlik sistemidir.
      Öksürüğün kendisi bir hastalık değil yalnızca bir belirtidir. Sigara içenler ciğerlerindeki
      kansere yol açan katranlı zehir maddelerini dışarıya atmak için öksürürler. Öksürmezlerse
      bu maddeler ciğerlerinde kalır ve kansere yol açabilir.

      Şöyle bir düşünün. Güzel bir arabanız olsa ve bu arabayı hiç acımadan paslanmaya
      bıraksanız yakında bir pas yığını olup işinize yaramayacak hale geleceğinden aptallık
      etmiş olursunuz. Yine de bu yüzden dünyanın sonu gelmez; paranız varsa yeni bir tane
      alırsınız. Bedeniniz sizi yaşamınız boyunca taşıyan araçtır. Hepimiz sağlığın en önemli
      nimet olduğunu düşünürüz. Bunun ne kadar doğru olduğunu bütün hasta milyarderler
      onaylayabilirler. Çoğumuz geçmişte yaşadığımız bir hastalık yada kaza süresince
      iyileşmek için çok dua etmişizdir. (NE ÇABUK UNUTURUZ.)

      Sigara içiyorsanız elinizde bir tek olan ve yaşam için gereksinim duyduğunuz
      aracınızı paslanmaya bırakmakla yetinmez aynı zamanda sistemli bir şekilde yok
      edersiniz.

      Aklınızı başınıza toplayın! Kimse sizi sigara içmeye zorlamaz ve unutmayın:
      SİGARANIN SİZE HİÇBİR YARARI YOKTUR.

      Başınızı bir dakikalığına gömdüğünüz kumdan çıkarın ve düşünün: Bundan sonra
      içeceğiniz ilk sigaranın vücudunuzda kansere yol açacağını kesin olarak bilseniz o sigarayı
      içer misiniz? Hastalığın kendisini unutun (biraz zor ama) gözünüzün önüne bir kanser
      kliniğine gittiğinizi ve o korkunç testlere girdiğinizi getirmeye çalışın /ışın tedavisi vs. Artık
      yaşamaya başlıyorsunuz. Ailenize ve sevdiklerinize ne olacak, hayalleri ve planları
      gerçekleşecek mi vs.

      Sık sık kansere yakalanmış insanlar görürüm. Kendilerinin başına geleceğini hiç
      düşünmemişlerdir. İşin en acı veren yanı kanserin kendisinden çok insanın kansere
      kendisi yüzünden yakalandığını bilmesidir. Sigara içtiğimiz sürece hep: “Yarın
      bırakacağım” deriz. Kendimizi sonunda gerçekten bırakan insanların yerine koymaya
      çalışın. Beyin yıkama olayları onlar için artık bitmiştir. Alışkanlığı gerçek haliyle
      görür ve yaşamlarının gerisini “neden kendimi bu kadar zaman sigara içmek zorunda
      hissetmiştim? Keşke zamanı geriye alabilsem!” diyerek geçirirler.

      Kitabın başında şok tedavisi yapmamaya söz vermiştim. Sigarayı bırakmaya
      şimdiden karar verdiyseniz aşağıda anlatacağım şey sizin için artık bir şok olmayacaktır.
      Hâlâ emin değilseniz bu bölümün gerisini atlayın ve kitabı bitirdikten sonra okuyun.

      Sigaranın sağlığa verdiği zarar hakkında birçok istatistikler yapıldı. Fakat tiryakiler
      sigarayı bırakmaya karar vermedikleri sürece bunlarla ilgilenmezler. Yasal olarak zorunlu
      olan uyarı yazısı da bir zaman kaybıdır, çünkü insanlar büyük bir umursamazlıkla o yazıyı
      okumazlar, yanlışlıkla okuduklarında bile ilk yaptıkları şey bir sigara yakmak olur.

      Tiryakiler tıpkı bir mayına basmak gibi sigaranın da bazı insanların sağlığına zarar
      verip bazılarınınkine vermediğini sanırlar. Şunu aklınızdan çıkarmayın: Her sigara
      nefesinde –şu anda sigara içiyorsanız- içinize kansere yol açan katranlı maddeler çekiyor
      ve ciğerlerinizi bunlarla dolduruyorsunuz. Nikotinin yol açtığı en kötü hastalık kanser
      değildir –daha kalp hastalıkları, atardamar sertleşmesi, amfizem, anjin, tromboz, kronik
      bronşit ve astım vardır.

      Tiryakiler bir de sigaranın korkunç etkilerinin abartıldığı yanılgısına düşerler. Tam
      tersine. Sigaranın Batı toplumunda bir numaralı ölüm nedeni olduğuna hiç kuşku yoktur.
      Sigaranın yol açtığı yada kısmen etki ettiği birçok ölüm vakalarında sigara neden olarak
      gösterilmez yada istatistiklerde öyle geçmez.

      Bazı tahminlere göre evlerde çıkan yangınların yüzde kırk dördü sigaradan
      kaynaklanıyormuş. Acaba insanın bir sigara yakmak için gözünü bir anlığına yoldan
      ayırdığı anda meydana gelen trafik kazaları ne kadardır?

      Aslında dikkatli araba kullanırım fakat ölüme bir kez araba kullanırken sigara
      sarmaya çalıştığımda yaklaştığım kadar hiç yaklaşmadım (sigara içmek hariç tabii). Araba
      kullanırken öksürerek ağzımdan sigara düşürdüğüm –hep de koltukların arasına düşeranları
      anımsamak bile istemiyorum. Eminim birçok tiryaki araba kullanırken aynı şeyi
      yapıyordur; bir eliyle yanan sigarayı ararken öbürü ile direksiyonu tutmaya çalışıyordur.
      Beynimize işlenmiş o asılsız inançlar yüz katlı bir binadan düşen bir adamın mantığını
      benimsememize neden olur. Düşerken ellinci katta “şimdilik daha bir şey yok” dediği
      duyulur. Şimdiye kadar bir şey olmadı diye bir sonraki sigarada da olmayacak diye
      düşünürüz.

      Olaya bir de tersten bakmaya çalışın. “alışkanlığınız” yaşam boyu süren bir zincirdir
      ve her sigara bir diğerini istetir. Sigaraya başladığınızda ucunda bomba olan bir ipi
      ateşlemiş olursunuz yalnız İPİN NE KADAR UZUN OLDUĞUNU BİLMEZSİNİZ ve her
      içtiğiniz sigara ile bombaya bir adım daha yaklaşmış olursunuz. BOMBANIN İÇTİĞİNİZ
      BİR SONRAKİ SİGARA İLE PATLAMAYACAĞINI NEREDEN BİLİYORSUNUZ?
      -


      _____________________________

    • Onbaşı
      30 Mesaj
      20 Kasım 2012 19:45:38
      18. BÖLÜM

      ENERJİ

      Tiryakilerin çoğu ciğerlerini katranla doldurduklarının farkındadırlar ama sigaranın
      genel bir uyuşukluğa neden olduğunu bilmezler.

      Yalnızca ciğerlerini değil aynı zamanda yavaş yavaş damarlarını da nikotin,
      karbonmonoksit gibi zehirlerle doldururlar.

      Oksijen ciğerler ve kan dolaşımı tarafından vücudun çeşitli organ ve kaslarına
      taşınır. Sigara içen insanlar kaslarını ve organlarını giderek daha fazla oksijenden yoksun
      bırakırlar ve böylece bedenlerini her geçen gün daha kötü işlem yapmaya ve daha uyuşuk
      olmaya başlar, ayrıca vücudun diğer hastalıklara olan direnci de azalır.

      Bütün bunlar çok yavaş ve azar azar gerçekleştiğinden tiryakiler hiçbir şeyin farkına
      varmazlar. Kendilerini her gün bir önceki günle aynı hissederler. Herhangi bir hastalıkları
      olmadığı için uyuşukluklarına neden olarak yaşlarının ilerlemesini gösterirler.

      Gençken çok zinde bir bedene sahip olduktan sonra otuz yılı aşkın bir süre devamlı
      yorgunluk çektim. Yalnızca çocukların ve gençlerin enerji dolu olduklarına inanmaya
      başlamıştım. Sigarayı bıraktıktan kısa bir süre sonra birden bire kazandığım enerji benim
      için en güzel hediyelerden biriydi. Spordan tekrar zevk almaya başladım.

      Bedenin kötü kullanılması ve enerji eksikliği diğer olumsuz davranışlara da yol açar.
      Tiryakiler sportif aktivitelerden ve hobilerden uzak durup kendilerini yemeğe ve içkiye
      verirler.
      -


      _____________________________

    • Onbaşı
      30 Mesaj
      20 Kasım 2012 19:54:40
      19. BÖLÜM

      RAHATLATIYOR VE ÖZ GÜVEN VERİYOR

      Yanılgıların en kötüsü budur. Benim için bundan kurtulmak sigarayı bırakmanın en
      büyük kazancı olan sigaranın esirliğinden kurtulmakla aynı değerdedir –bundan sonra
      yaşamınızı sürekli bir güvensizlik içinde geçirmek zorunda kalmazsınız.

      Tiryakiler geceleri dışarıdayken sigaraları azaldığında kendilerini güvensiz
      hissederler ve o güvensizlik duygusuna aslında sigaranın neden olduğuna inanmakta çok
      güçlük çekerler. Sigara içmeyenler bu duyguyu bilmezler, çünkü bu duygu tütünün bir
      ürünüdür.

      Ben sigarayı bırakmanın verdiği avantajların çoğunu aylar sonra seanslarımda fark
      etmeye başladım.

      Yirmi beş yıl boyunca kontrol için doktora gitmemekte direndim. Yaşam sigortası
      yaptırmak istediğimde kontrole gitmeyi kabul ettiğim için daha fazla para ödedim.
      Hastanelere ve doktorlara gitmekten nefret ederdim. Yaşlanma ve emeklilik düşüncelerine
      katlanamazdım.

      Bunlardan hiçbirinin sigara yüzünden olduğunu düşünmüyordum, fakat sigarayı
      bırakınca bir kabustan uyanır gibi oldum. Artık her günü sabırsızlıkla bekliyorum.
      Yaşamımda doğal olarak kötü olaylar da oluyor ve ben de herkes gibi stres ve
      gerginliklerle karşı karşıya kalıyordum. Bunlarla baş edecek güvene sahip olmak çok güzel
      bir şey. İnsan fiziksel canlılık, enerji ve özgüvenle güzel anların tadını daha çok çıkarıyor.
      -


      _____________________________

    • Onbaşı
      30 Mesaj
      20 Kasım 2012 20:14:18
      20. BÖLÜM

      KARA LEKELER

      Sigarayı bırakmanın bir başka mutluluğu da aklımızın bir köşesinde gizlenen o kara
      lekelerden kurtulmaktır. Bütün tiryakiler aptal olduklarını ve sigaranın olumsuz etkilerini
      görmezlikten geldiklerini bilirler. Sigarayı çoğunlukla hiç düşünmeden, otomatik olarak
      içeriz fakat kara lekeler aklımızın bir köşesinde pusuda bekler.

      Sigara içtiğimiz sürece bu kara lekelerin ortaya çıktığı anlar şunlardır:
      · Sigara paketlerinin üzerindeki uyarı yazısını okuduğumuzda
      · Kanserle ilgili bir şey duyduğumuzda
      · Sigaraya karşı kampanyalar açıldığında
      · Öksürük krizi tuttuğunda
      · Kalbimizde bir ağrı olduğunda
      · Çocuklarımızdan, arkadaşlarımızdan yada yakınlarımızdan biri bize acıklı bir
      şekilde baktığında
      · Diş doktoruna gittiğimizde veya birini öperken yada sigara içmeyen birisiyle
      konuşurken nefesimizin ne kadar kötü koktuğunu ve dişlerimizin ne kadar
      lekeli olduğunu fark ettiğimizde
      · Sigara içmekten dolayı sosyal saygınlığımızı yitirdiğimizde

      Bütün bunların farkında değilsek bile o kara lekeler aklımızın bir köşesinde pusuda
      bekler ve bağımlılığımız arttıkça bizi kendilerine çekmeye çalışırlar. Bu çekişme ancak o
      iğrenç bağımlılıktan kurtulmaya karar verdiğimiz zaman sona erer.

      Bu kara lekeler olmadan ve bir daha sigara içmek gereksinimi duymayacağınız
      bilincinde olarak yaşamanın zevkini ne kadar vurgulasam azdır.

      Son iki bölümde sigara içmenin büyük dezavantajlarını ele almıştım. Önümüzdeki
      bölümde ise dengeyi sağlamaya özen göstererek sigara içmenin avantajlarını sıraladım.
      -


      _____________________________

    • Er
      0 Mesaj
      21 Kasım 2012 11:25:17
      Champixe başlayalı 16. gun olmuş. Sigarasız 5. gunum.
      Arkadaşların da dediği gıbı bırakacağım son gune kadar nerdeyse içtığım zamanlardakı gıbı ( gunde 1 pkt) içmeye devam etsem de 12. gun bırakınca sıgaranın yoksunluğunu, özlemını hıç hıssetmedım. Şimdi de öyle. (ilaç işe yarıyor :) )
      Mıde bulantılarım 1 mg. a geçtığım ılk 3 gun surdu. Sonra geçtı. ( Şükür :) )
      Bir gun ruyamda bır sıgara kokusunu tadını bıre bır hıssttım. Sankı yanımda bırı yakmış ya da ben bır nefes almışım gıbı eskı zamanlardakı tadı, kokusu neyse onu hıssettım. ( Hd kalıtesınde ruya 1., bilinçaltı sıgarayı hatırlatıyor vayy şer...) :)
      Hayır ben bıraktım 1 tane bıle ıçmeyecektım dedığimi hatırlıyorum, bırden uyandım. Zira daha oncekı bırakma deneyımlerımde yaptığım tek hata sıgarayı bıraktıktan sonrakı özguvenle ıstedığım her zaman bırakacağımı sanmamdan kaynaklanan bır taneden bır şey olmaz yanılgısıydı. O tek sıgara benı haftalar sonra eski bağımlılığıma ulaştırmaya yetiyordu. Tabi bu aldatmaca aslında sıgara bağımlısı olduğum ıcın kendımın uygurduğu bır şeydı. Bu sigara bağımlılımdan kaynaklanan yoksunluğumu gıdermek ıstememın dışında bır şey olamazdı.
      CLASSARA arkadaşa burdan ne kadar teşekkur etsem az. Campix sigara bağımlılığımın yarattığı yoksunluk hıssını gıderırken, bu kitap da sigara hakkında kendıme uydurduğum yanılgıları giderıyor. Böylelıkle her şey çok kolay oluyor. Ha bu arada ilacın yan etkılerınden, çok masum olmamasından her şeyden haberım var. Dr. kontrolunde kullanmama rağmen tırsmıyor değilim. En kısa zamanda gerek kalmamasını umuyorum sadece. Sevgiler & Saygılar.




    • Onbaşı
      30 Mesaj
      22 Kasım 2012 16:23:57
      Teşekkürler sayın Denizmir. Sizede bu özgürlük yolunda başarılar. Yılmak yok , Zaten sigara ve nikotin gerçeğini öğrenip anladıktan sonra Düşünüyorumda istesemde artık sigara içemem. Çünkü , Beyin yıkama gerçekten de tersine dönüyor bilinçlendikçe. Ben ne kadar da iradeliymişim ama farkında değilmişim diye düşünüyorum artık. Ama açıkçası: heyecan duyarak bu bağımlılıktan kurtulmak ve bırakma aşamasında, bırakmak için kullanacağım ilaçların etkilerine de maruz kalmadan bırakabilmek, ve ben kendim başardım başaracağım duygusu heralde sigarayı bırakmaktan daha çok heyecan ve mutluluk verici bir duygu. Her geçen günüm daha bir anlam kazanıyor. Dışarı çıkıp saatlerce koşmak istiyorum Bu gün 15. günüm, Kısa bir süre olmasına rağmen, Yinede sigara içen birini gördüğümde,Sebebini bilsem de, bunu ben nasıl içiyormuşum bu insanlar neden haala içiyor diyerek şimdiden acıma duygusuyla bakmaya başladım.

      Sayın Viyesi nin paylaştığı videoyu da tekrar paylaşayım, izlemenizi tavsiye ederim, Kitabın kısa bir özeti gibi,
      http://www.youtube.com/watch?v=OMKSEW1EjGw


      _____________________________

    • Onbaşı
      30 Mesaj
      22 Kasım 2012 16:32:54
      21. BÖLÜM

      SİGARA İÇMENİN AVANTAJLARI

      Burası hep boş kalacak. [ Aynen böyle yazıyor]


      _____________________________

    • Onbaşı
      30 Mesaj
      22 Kasım 2012 17:15:10
      22. BÖLÜM

      İRADE YÖNTEMİ İLE BIRAKMAK

      Toplumumuzda sigarayı bırakmanın çok güç olduğu düşüncesi yaygındır. Sigarayı
      bırakmayı öğütleyen kitaplar bile bırakmanın ne kadar zor olduğuyla başlar. Aslında
      bırakmak o kadar kolaydır ki. Evet kuşkunuz olmasını anlıyorum fakat olayı iyice bir
      düşünün.

      Bir mili dört dakikanın altında koşmayı hedeflerseniz amacınıza ulaşmakta güçlük
      çekebilirsiniz. Bu hedef için yıllarca yoğun bir şekilde hazırlanmanız gerekir ve belki o
      zaman bile fiziksel açıdan başaramazsınız. (Gerçekleştirdiğimiz şeyleri hayal gücümüz
      belirler. Ne kadar ilginç değil mi? Bannister dört dakikanın altında koşmayı başarmadan
      önce böyle bir derece erişilmez gibi geliyordu. Bugün ise gayet normal bir şey oldu.)

      Sigarayı bırakmaya çalışıyorsanız yapacağınız tek şey sigara içmemektir. Kimse
      sizi sigara içmeye zorlamaz (kendiniz hariç tabii), yaşamak için yemek ve içmek gibi sigara
      içmek zorunda değilsiniz. Bırakmak istiyorsanız neden güçlük çekeceksiniz ki? Hiç zor bir
      şey değil. Tiryakiler irade yöntemiyle bırakmaya çalıştıklarında olayı kendi kendilerine
      güçleştirirler. Ben irade yöntemini tiryakiye bir tür özveride bulunduğu duygusu veren
      yöntem olarak tanımlıyorum. Şimdi bu yöntemi bir ele alalım.

      Hiçbirimiz sigara içmeye karar vermeyiz. İlk içtiğimiz sigaralar yalnızca bir
      denemedir ve tatları iğrenç olduğundan ne zaman istersek o zaman bırakabileceğimizi
      sanırız. İlk sigaralarımızı genellikle canımız istediği zaman ve çoğunlukla sigara içen
      başka insanlarla birlikteyken içeriz.

      Ne olduğunu daha doğru dürüst anlamadan düzenli olarak sigara almaya ve sürekli
      sigara içmeye başlarız.

      Bağımlı olduğumuzu anlamamız çoğunlukla uzun sürer, çünkü tiryakilerin sigarayı
      gereksinim duydukları için değil zevk aldıkları için içtikleri yanılgısına düşeriz. Sigara
      içmekten zevk almayız (zaten hiçbir zaman zevk almayız) ve ne zaman istersek o zaman
      bırakabileceğimizi sanırız.

      Genellikle, ancak sigarayı bırakma girişiminde bulunduğumuz zaman bir sorunla
      karşı karşıya olduğumuzu fark ederiz. İlk bırakma girişimlerimiz daha sigaraya yeni
      başladığımız zamanlarda olur, çoğunlukla para sıkıntısı yüzünden (genç bir erkek bir kızla
      tanışır, birlikte bir yaşam sürmek için para biriktirmek ve sigara içmek için para
      harcamamak ister) yada sağlık yüzünden (genç hâlâ aktif bir sporcudur ve nefesinin
      daraldığını fark eder). Neden ne olursa olsun stresli bir durum beklenir. Bırakır bırakmaz
      küçük canavar besin istemeye başlar. Böylece tiryakinin canı sigara ister, içemediğinden
      dolayı da içinde bulunduğu stres artar. Stresli durumlarda kendisine destek olan yardımcısı
      artık olmadığından üç kat eziyet çeker. İşkence dolu bir süreden sonra ya bir özveride
      bulunup “daha az içmeye” niyetlenir yada “yanlış zaman seçmiş” olduğu sonucunu çıkarıp
      “daha az stresli olduğu bir anı beklemeye” karar verir. Oysa stres olmadığı zaman sigarayı
      bırakmaya da gerek kalmaz; bir dahaki stres durumunda tiryaki bir girişimde daha bulunur.
      Doğru zaman bir türlü gelmez çünkü yaşam giderek daha az değil daha çok stresli bir hale
      gelir. Anne babamızın evinden çıkar kendi evimizi kurarız, borçlanırız, çocuklarımız olur,
      işimizdeki sorumluluğumuz artar vs. Tiryakilerin yaşamında stres hiç azalmaz çünkü strese
      neden olan sigaradır. Alınan nikotin miktarı arttıkça hem stres hem de sigaranın gerekli
      olduğu aldatmacası artar.

      Yaş ilerledikçe stresin arttığı aslında bir yanılgıdır ve bu yanılgıyı sigara doğurur. Bu
      konuya 28. bölümde daha ayrıntılı bir şekilde değineceğim. Tiryaki başlangıçta yaşadığı
      başarısızlıklar sonucunda bir sabah kalkıp sigara içmek istememe olasılığına inanmaya
      başlar. Bu umut genellikle sigarayı bırakmış diğer kişilerden duyduğu hikayelerden
      kaynaklanır (örneğin “grip olmuştum iyileştikten sonra canım artık sigara içmek istemedi”).

      Kendinizi kandırmayın. Ben bu tür söylentileri çok araştırdım ve olayın öyle
      dışarıdan göründüğü gibi basit olmadığını anladım. Çoğu durumda tiryaki kendini sigarayı
      bırakmaya zaten hazırlamış oluyor ve gribi yalnızca bir bahane olarak kullanıyor. Ben ne
      zaman grip olsam sigara içmemi engellediği için dört gözle iyileşmeyi beklerdim.

      Sigarayı birdenbire bırakan insanların çoğu bir şok yaşamıştır. Ya yakın bir
      akrabaları sigara yüzünden ölmüştür yada sağlıkla ilgili bir sorun yüzünden korkmuşlardır.
      “Bir gün aniden sigarayı bırakmaya karar verdim. Ne mükemmel bir insanım.” Demek çok
      kolaydır. Kendinizi kandırmayı bırakın! Öyle bir şey kendiliğinden olmaz; sizin de biraz
      katkıda bulunmanız gerekir.

      Sigarayı irade yöntemi ile bırakmanın neden bu kadar zor olduğunu daha ayrıntılı
      bir şekilde inceleyelim. Yaşamımızın çoğunu gerçekleri görmezlikten gelip “yarın
      bırakacağım” diyerek geçiririz.

      Bazen bir şey sigarayı bırakma girişiminde bulunmamıza neden olur. Sağlıkla ilgili
      sorunlar, parasal nedenler, sosyal saygınlık yada son zamanlarda çok fazla nefes darlığı
      çekmişizdir ve aslında sigaradan zevk almadığımızı fark etmişizdir.

      Neden ne olursa olsun gözlerimizi açıp sigaranın olumlu ve olumsuz yanlarını
      tartmaya başlarız ve aslında yaşamımız boyunca bildiğimiz sonuca varırız. Zaten mantıklı
      düşündükten sonra ancak bir tek kanıya varılabilir: SİGARAYI BIRAKMAK!

      Tiryaki sigara içmezse daha iyi olacağını bildiği halde sigarayı bıraktığında bir
      özveride bulunduğu duygusuna kapılır. Bu gerçi bir yanılgıdır ama çok etkili bir yanılgıdır.
      Nedenini bilmemesine rağmen sigaranın yaşamın iyi ve kötü anlarında kendisine destek
      olduğuna inanır.

      Daha sigarayı bırakmadan önce hem toplumun beynine işlediği hem de kendi
      bağımlılığının yarattığı boş inançları aklına yerleştirmiştir. Buna bir de sigarayı bırakmanın
      ne kadar güç olduğu konusundaki daha da etkili yanılgı eklenir.

      Aylardır sigara içmeyen ve hâlâ sigara diye ölen tiryakileri duyarız. Bunlar mutlu
      olmasını bilmeyen insanlardır, önce sigarayı bırakırlar sonra da yaşamlarının geri kalan
      bölümünü sigara içmek isteyerek geçirirler. Yıllarca sigara içmeden mutlu bir şekilde
      yaşarken bir gün bir sigara içip tekrar bağımlı olan tiryakileri de biliriz. Büyük bir olasılıkla
      hastalıkları iyice ilerlemiş olan, kendilerine gözle görülür bir şekilde zarar veren ve
      sigaradan zevk almadıkları belli olan tiryakiler de tanıyoruzdur –fakat yine de sigara içmeye
      devam eder. Ayrıca bunların bir yada daha fazlasını belki kendimiz de yaşamışızdır.

      İşte “Yaşasın! Duydun mu? Ben artık sigara içmek zorunda değilim” diye
      başlayacağına sanki Everest Dağı’na tırmanacakmış gibi sıkıntılı bir duyguya kapılıp kötü
      kaderine kızar, çünkü küçük canavarın tuzağına bir kere daha düşenin bir daha
      kurtulamayacağı inancındadır. Bir çoğu arkadaşları ve yakınlarından özür dilemeye bile
      başlar: “Bak sigarayı bırakmaya çalışıyorum. Önümüzdeki haftalarda herhalde gergin
      olurum lütfen biraz anlayış göster!” Bu tür girişimler başarısız olmaya mahkumdur.

      Tiryakinin birkaç gün sigarasız kalabileceğini kabul edelim. Ciğerlerindeki tıkanıklık
      kısa bir süre sonra kaybolur. Birkaç gündür sigara almadığı için cebinde parası vardır.
      Sigarayı bırakmak istemesinin nedenleri bir anda aklından çıkar. Bu, araba kullanırken
      kötü bir kaza görmeye benzer. Bir süre yavaş kullanırız fakat acelemiz olduğu bir an yine
      her şeyi unutup gaza basarız.

      Diğer taraftan karnınızdaki küçük canavar nikotinsiz kalmıştır. Bedeninizde bir ağrı
      yoktur; bir soğuk algınlığı yüzünden aynı rahatsızlığı çekseniz ne işinize gitmezlik
      ederdiniz nede depresyonlara girerdiniz. Gülerek geçiştirirdiniz. Oysa tiryakinin düşündüğü
      tek şey bir sigara isteğidir. Bunun neden bu kadar önemli olduğunu kendi de anlamaz.
      Karnındaki küçük canavar beyninde büyük bir canavara dönüşür ve birkaç saat yada gün
      önce sigarayı bırakmanın nedenlerini sayan kişi tekrar başlamak için bahaneler bulmaya
      çalışır ve şunları söylemeye başlar:

      1. Yaşam çok kısa. Yarın bir bomba patlayabilir yada bir arabanın altında
      kalabilirim. Zaten çok uzun süredir içiyorum. Hem bugünlerde artık her şeyin
      kansere yol açtığını söylüyorlar.

      2. Yanlış zaman seçmişim. Yılbaşından / tatilden / yaşamımdaki bu stres
      döneminden sonra bıraksam daha iyi olacakmış.

      3. Konsantre olamıyorum. Gerginim ve moralim bozuk. Doğru dürüst
      çalışamıyorum. Arkadaşlarım ve ailem beni artık sevmiyor. İşin gerçeği
      herkesin yararı için benim tekrar sigaraya başlamam gerekiyor. Ben sigaraya
      çok düşkünüm ve anlaşılan bir daha sigarasız mutlu olmama olanak yok.
      (Benim otuz üç yıl sigara içmeme neden olan buydu.)

      Tiryaki bu noktaya geldiğinde kaderine razı olup bir sigara yakar ve şizofreni artar.
      Açlığını giderdiği ve küçük canavarı doyurduğu için büyük bir rahatlama duyar fakat uzun
      süre sigara içmediyse sigaranın tadından iğrenir ve bu iğrenç şeyi neden içtiğini bir türlü
      anlayamaz. Sonunda iradesinin yetersiz olduğuna inanmaya başlar. Aslında hiçbir eksiği
      yoktur. Yalnızca kararını değiştirmiş ve yeni düşüncelerinin ışığında tamamen mantıklı
      başka bir karar vermiştir. İnsan kendisini perişan hissettikten sonra sağlığın ne anlamı kalır
      ki? Mutsuz olduktan sonra varlıklı olup da ne olacak? Hiçbir şey. Kısa fakat eğlenceli bir
      yaşam, uzun ve perişan bir yaşamdan çok daha iyidir.

      Ne mutlu bize ki, bunun tam tersi doğru. Sigarasız bir yaşam çok daha eğlenceli.
      Benim otuz üç yıl boyunca sigara içmeme bu hayal neden olmuştur. İtiraf etmeliyim ki bu
      hayal gerçek olsaydı hâlâ sigara içiyor olacaktım (düzeltme yapayım –ölmüş olacaktım).

      Tiryakilerin çektikleri eziyetin sigarasızlıkla bir ilgisi yoktur. Sigarasızlık gerçi bu
      eziyetin başlamasına neden olur ama asıl savaş insanın kafasında gerçekleşir ve buna
      kuşku ve kararsızlık yol açar. Tiryaki işe başından bir özveride bulunduğu inancıyla girdiği
      için bir süre sonra yoksunluk duygusuna kapılır –bu da bir tür strese yol açar. Ne zaman
      beyni “yak bir sigara” dese strese girer. Sigarayı bırakır bırakmaz sigara içmeye
      gereksinim duymaya başlar. Fakat sigarayı bırakmış olduğu için içemez, bu durum onu
      iyice depresyona sokar ve bu depresyon onu tekrar sigaraya iter.

      Bırakmayı güçleştiren bir başka etken de bir şey olsun diye beklemektir. Ehliyet
      almayı amaçladığınızda ehliyet sınavını geçer geçmez hedefinize ulaşmış olursunuz.
      “İrade yönteminde” ise: “Sigarasızlığa yeterince uzun bir süre dayanırsanız sigara içme
      isteğiniz yok olacaktır” kanısı geçerlidir.

      Hedefinize ulaştığınızı nasıl anlarsınız? Bir şey olsun diye beklersiniz, hiçbir zaman
      anlamazsınız, çünkü artık bir şey olmaz. Son sigaranızı söndürdükten sonra sigarayı bırakmış oldunuz; eğer hâlâ bir beklenti içindeyseniz bu yalnızca sigarasızlığa ne kadar
      zaman dayanacağınızın beklentisidir.

      Daha önce belirttiğim gibi tiryakilerin çektiği eziyet beyinle ilgili bir şeydir ve
      güvensizlikten kaynaklanır. Fiziksel bir ağrı yaratmaz ama etkisi çok güçlüdür. İnsanın
      kendisini perişan ve güvensiz hissetmesine yol açar. Tiryaki sigarayı unutmak bir yana
      sigaradan başka bir şey düşünemez olur. Günlerce hatta haftalarca ağır depresyonlara
      girer. Düşüncelerinde hep kuşku ve korku vardır.

      “Bu çılgın arzu daha ne kadar sürecek?”
      “Bir daha mutlu olabilecek miyim?”
      “Bir daha uyanmak isteyecek miyim?”
      “Bir daha yediğim yemeklerden zevk alabilecek miyim?”
      “İleride stresle nasıl başa çıkacağım?”
      “Bir daha sosyal olaylardan zevk alabilecek miyim?”

      Tiryaki her şeyin hemen ilerlemesini bekler fakat içinde bulunduğu derin keder
      sürdükçe sigaranın değeri daha da artar.

      Aslında gerçekten bir şey olur fakat bunu tiryaki fark etmez. Üç hafta boyunca
      tamamen nikotinsiz kalmaya dayandıktan sonra vücudun nikotin gereksinimi kalmaz. Daha
      önce belirttiğim gibi nikotin eksikliğinin yarattığı özlem o kadar azdır ki fark edilmez bile.
      Tiryakilerin çoğu yaklaşık üç hafta sonra sigarayı bırakmayı başardığını düşünür. Bunu
      kanıtlamak için bir sigara yakar ve her şey yeniden başlar. Sigaranın tadı iğrenç gelir ama
      bedenine tekrar nikotin vermiş olduğu için sigarasını söndürür söndürmez nikotin seviyesi
      düşer ve içinden bir ses: “Bir tane daha yak” demeye başlar. Tam kurtulmuşken tekrar
      bağımlılık kazanır.

      Ondan sonraki ilk sigarasını genellikle hemen yakmaz. “Tekrar bağımlılık kazanmak
      istemiyorum” diye düşünür. Şöyle biraz zaman geçsin diye bekler. Belki birkaç saat, belki
      birkaç gün belki de birkaç hafta. Sonunda “Tekrar bağımlılık kazanmadığıma göre ikinci bir
      sigara içmemde bir sakınca olmasa gerek” diyerek daha önceki tuzağa yeniden düşer,
      fakat artık çok ince bir ip üzerinde yürüyordur.

      Sigarayı irade yöntemiyle bırakmayı başarmış olanlar beyinlerine işlenmiş o asılsız
      inançlar yüzünden bir süre için sıkılır ve zorlanırlar. Bedensel bağımlılık sona erdikten
      çok sonra tiryaki hâlâ sigara özleminden yakınır. Yeterince dayanırsa artık bir daha
      başlamayacağına inanmaya başlar. Yakınmaya son verir ve yaşamın sigarasız da
      sürdüğünü ve hatta zevk verdiğini kabul eder.

      Birçok tiryaki irade yöntemiyle başarılı olmuştur, fakat güç ve zahmetli olan bu yol,
      başarıdan çok başarısızlıkla sona erer. Başarmış olanlar bile yaşamları boyunca sigara
      konusunda hassas kalırlar. O asılsız inançlar belli bir ölçüde hâlâ etki eder ve sigaranın
      insana iyi ve kötü zamanlarda destek olduğuna inanırlar. (Sigara içmeyenlerin çoğu da bu
      aldatmacaya inanır. Onların da beynine işlenmiştir ama sigaradan “zevk almayı”
      öğrenememişlerdir yada işin olumsuz yanlarından kaçınmışlardır, hayır teşekkürler!) Uzun
      zaman sigara içmeyenlerin tekrar başlamalarının nedeni budur işte.

      Sigarayı bırakmış birçok kişi zaman zaman “özel bir ödül” olarak yada kendisini
      sigaranın tadının iğrenç olduğuna inandırmak için bir puro yada sigara içer. Tadı iğrençtir
      fakat sigarasını söndürdüğü an vücudundaki nikotin seviyesi düşer ve bir ses: “Bir tane
      daha yak!” demeye başlar. Bir sigara daha yaktığında tadı yine iğrenç gelir ve kendisini
      kutlamaya başlar. “Yaşasın! Zevk almadığım sürece bağımlılık kazanmam nasıl olsa,
      yılbaşından / tatilden / bu stresten sonra tekrar bırakırım.”

      Çok geç. Yeniden bağımlılık kazanmış, ilk düştüğü tuzağa yeniden düşmüştür.

      Hep söylüyorum, zevkin bununla bir ilgisi yoktur, hiç de olmadı! Sigarayı zevk için
      içseydik kimse ilk sigarasından başka sigara içmezdi. Zevk almadığımız halde sigara
      içecek kadar aptal olabileceğimize inanamadığımızdan dolayı sigaranın bize keyif verdiğini
      sanırız. Sigara içmek işte bu yüzden çoğunlukla bilinç altında gerçekleşir. İçtiğimiz her
      sigarada ciğerimize doldurduğumuz pisliği düşünsek ve kendimize “bu iş bana 30.000
      pound’a mal oluyor ve şu anda içtiğim sigara ciğerlerimde kansere yol açacak sigara
      olabilir” dersek zevkin hayali bile kalmaz. Sigaranın kötü sonuçlarını bilerek aklımızdan
      çıkarmaya çalıştığımızda aptallık yaptığımızı düşünürüz. Bu kötü sonuçları oturup
      düşündüğümüzde ise dayanılmaz olur! Tiryakileri özellikle toplum içinde izlerseniz yalnızca
      sigara içtiklerini fark etmedikleri zaman mutlu olduklarını görürsünüz. Fark eder etmez
      rahatsız olur ve özür dilemek isterler. İnsan sigarayı küçük canavarı beslemek için içer...
      küçük canavarı vücudunuzdan büyük canavarı da aklınızdan çıkardığınız an sigara içmeye
      ne gereksinim nede arzu duyacaksınız.
      -


      _____________________________

    • Er
      0 Mesaj
      23 Kasım 2012 10:08:59
      Sayın Classara benım 7. gunum. Siz benden akıllı davranıp önce bırakmaya karar vermışsınız ne guzel :))
      Videoyu daha önce izlemiştım. Ama kitaptan haberım yoktu, ben de edınıyorum. Hem butun çevremdekileri
      ve sevdıklerımi de bu yolla bıraktırmayı duşunuyorum :)
      Demek dışarı çıkıp saatlerce koşmak ıstıyorsun :) Süper ya. Sizin adınıza çok sevındım. Umarım en kısa zamanda bana da olur :)
      Bu arada iki gundur ılacların dozunu yarı yarıya azalttım. Henuz denıyorum. Aslında fark ettığım bana o ılaç yerıne başka bır şey verseler yıne de fark etmeyeceğiydı.
      Öyle sanıyorum kı asıl önemlı olan kitabın yarattığı farkındalığı kazanmış olmam.
      Her şey çok guzel olacak... Sevgiler & Saygılar :)


      _____________________________

    • Onbaşı
      30 Mesaj
      24 Kasım 2012 13:55:54
      Evet dediğiniz gibi bu kitabı sigara içmeyenlerinde okuması gerekir bence. Hatta sigara içipte bırakmaya niyeti olmayanların da. Herkesin çevresinde mutlaka en az bir tane sigara tiryakisi vardır. Özellikle video da ki böcek yiyen bitki çok etkiledi beni. Başta biz olmak üzere, çevremizdeki birçok kişi o bitkinin baştan çıkarıp esir edici etkisine kapılıp farkında olmadan yok olma yolunda ilerlemekte maalesef. Ve geç olmadan bunun farkına varmak gerçekten çok önemli bişey. Sadece bu örnek bile durumun farkına varmaya yetebilir.

      İşte bu durumun farkına varıp gerçeği anladıktan sonra hiç bir ilaca ihtiyacım olmadığını düşünüyorum. Bizim tek ilacımız okumak ve düşünmek ve etkili bir karar vermekmiş bunu anladım ben bu süreçte. Ve öyle çok değerli bişeyden vazgeçmişim gibi bir düşünce kesinlikle yok. Ellerimin kollarımın bağlı olduğu bir zincirden kurtulmuş olma hissi gibi bir özgürlük hissi var. Her geçen günüm daha bir güzel, yeniden doğmuş gibi bir hissi yaşıyorum bıraktığım günden beri.. Küçük canavarın ölmesini heran hissettiğimi düşünüyorum, sözde kriz anında bunu düşünmek, o anı kriz olmaktan çıkarıyor. Zaten o anı kriz diye nitelendiren aslında bir yanılgıymış. Nedense ben o kriz denen anların çoğunu zevkle geçirdim... Biraz uğraşmam biraz çabalamam gerekiyor tabi ama ; Eğer bu gerçekleri öğrendikten sonra beynimi kendi istediğim yönde yönlendirip yapması gerekeni yaptıramazsam, O zaman o beynin orda ne işi var ki.



      _____________________________

    • Onbaşı
      30 Mesaj
      24 Kasım 2012 14:18:46
      23. BÖLÜM

      SİGARAYI AZALTMAK? DİKKAT TUZAK!

      Tiryakilerin çoğu sigarayı ya bırakmaya hazırlık olsun diye yada küçük canavarı
      kontrol etmek amacıyla azaltırlar. Bu adım bir çok doktor ve kitap tarafından yardım olarak
      önerilir.

      Ne kadar az sigara içerseniz o kadar iyi tabii ama sigarayı azaltmak tamamen
      bırakmak isteyenler için iyi bir adım değildir. Sigarayı azaltma çabaları yaşam boyunca
      tuzaktan kurtulamamamıza neden olur.

      Genellikle sigarayı bırakma girişimlerinden biri başarısız olduğu zaman daha az
      sigara içmeye yönelinir. Tiryaki birkaç saat yada gün sigarasız yaşamaya
      dayanamayacağım, bundan sonra yalnızca en sevdiğim sigaraları içeceğim veya günde on
      sigarayı geçmeyeceğim. Bunu başarırsam ya bu düzeyde kalırım yada daha da azaltırım.”
      der.

      Fakat feci bir şey olur.
      1. Yapabileceği en kötü şeyi yapmıştır. Nikotine olan bağımlılığı devam etmekte
      ve canavar hâlâ yalnızca bedeninde değil aynı zamanda düşüncelerinde de
      yaşamaktadır.
      2. Bütün zamanını bir sonraki sigarayı düşünerek geçirmeye başlar.
      3. Sigarayı azaltmadan önce canı ne zaman isterse bir sigara yakıyor ve
      özlemini hiç değilse kısmen gideriyordu. Şimdi yaşamın doğal stresine ve
      sıkıntısına bir de nikotin eksikliğinin verdiği özlem duygusunu ekledi. Sinirli ve
      perişan olmasına kendisi neden oldu.
      4. İsteğine hep boyun eğdiği zamanlar içtiği sigaraların çoğundan zevk almıyor,
      çoğunu içtiğini bile fark etmiyordu. Her şey otomatik olarak gerçekleşiyordu.
      Keyif alındığına inandığı sigaralar yalnızca bir süre sigarasız kaldıktan sonra
      içtikleriydi (örneğin günün ilk sigarası, sindirim sigarası vs.)

      Artık içeceği sigaralar için bir saat daha fazla beklediği için hepsinden “zevk” almaya
      başlar. Ne kadar çok beklerse aldığı “zevk” o kadar büyümüş gibi gelir. Bu “zevke” aslında
      sigara değil gerginliğin sona ermesi neden olur. Bu gerginlik de nikotin eksikliğinden yada
      insanın kafasında yarattığı özlemden kaynaklanır. Ne kadar uzun süre sigarasız kalırsa
      sigaradan alacağı “zevk” o kadar artar.

      Sigarayı bırakmanın en zor yanı kimyasal bağımlılık değildir. Onu atlatmak kolaydır.
      Tiryakiler bütün gece sigarasızlığa dayanırlar, sigara özlemi yüzünden uyanmazlar bile.
      Birçok tiryaki ilk sigarasını yakmadan önce yatak odasından çıkmıştır. Bir çoğu önce
      kahvaltı eder. Bazısı işe gitmeyi bile bekler.

      On saat boyunca sigara içmemeye aldırmazlar fakat gündüz on saat sigarasız
      kalsalar çıldırırlar.

      Çoğu tiryaki yeni bir araba alınca içinde sigara içmek istemez. Tiryakiler sigaranın
      eksikliğini fazla duymadan süpermarketlere, tiyatroya, doktora, hastanelere, vs. Giderler.
      Metrodaki sigara yasağı yüzünden bile ayaklanma çıkmadı. Tiryakiler sigara içmeleri
      kısıtlandığı zaman nerdeyse sevinirler. Aslında uzun süre sigarasız kaldıkları için
      içlerinden sevinirler. Bu onlara bir gün sigara içmek istemeyecekleri umudunu verir.

      Sigarayı bırakmanın en zor yanı beynimize işlenmiş boş inançlardan, sigaranın bir
      tür destek veya ödül olduğu ve sigarasız yaşamın aynı zevki vermeyeceği hayallerinden
      kurtulmaktır. Sigarayı azaltmak size sigarayı bıraktıracağına öz güveninizin kaybolmasına,
      perişan bir hale düşmenize ve dünyadaki en değerli şeyin bir süre sonra içeceğiniz sigara
      olduğuna ve onsuz artık mutlu olamayacağınıza inanmanıza yol açar.

      Sigarayı azaltmaya çalışan tiryakilere acıdığım kadar hiç kimseye acımam. Daha az
      sigara içtikleri zaman canlarının sigarayı daha az isteyeceği yanılgısına düşerler. Aslında
      durum tam tersidir. Daha az sigara içtikleri zaman daha çok sigara özlemi çekerler;
      sigaradan aldıkları zevk arttıkça sigaranın tadı daha iğrenç gelir. Fakat bu onlara sigarayı
      bıraktırmaz. Zaten tat bu konuda hiçbir zaman etkili olmamıştır. Tiryakiler sigarayı
      tadından dolayı içselerdi kimse bir taneden daha fazla sigara içmezdi. Buna inanmak güç
      mü geliyor? Peki o zaman üzerinde tartışalım. En iğrenç sigara hangisidir? Evet, günün ilk
      sigarası, kışın öksürük krizine girip balgam tükürmemize neden olur. Tiryakilerin en çok
      sevdikleri sigaralardan biri hangisidir? Günün ilk sigarası! O ilk sigarayı tadı ve kokusu çok
      güzel olduğu için içtiğinize gerçekten inanıyor musunuz? Yoksa o sigaranın dokuz saatlik
      sigara özlemini ortadan kaldırdığı açıklamasını daha mı mantıklı buluyorsunuz?

      Sigarayı azaltma çabaları hem başarısızlıkla sona ermeye mahkumdur hem de
      büyük bir işkencedir. Başarısızlıkla sonuçlanır çünkü tiryaki daha az içmeye alışınca
      sigarayı daha az isteyeceği yanılgısına düşer. Fakat söz konusu olan bir alışkanlık değil,
      bağımlılıktır ve bağımlılığın temelinde giderek daha az değil daha fazla istemek vardır.
      Tiryaki sigarayı azaltabilmek için yaşam boyu irade gücüne ve disipline gereksinim duyar.

      Sigarayı bırakmanın güç tarafı nikotine olan kimyasal bağımlılık değildir. Onu
      atlatmak kolaydır. Güç olan şey sigaranın insana zevk verdiği yanılgısından kurtulmaktır.
      Bu yanılgı daha sigara içmeye başlamadan önce beynimize işlenmiş daha sonra kendi
      bağımlılığımızla pekiştirilmiş boş inançlardan kaynaklanır. Sigarayı azaltmak tiryakinin
      düştüğü bu yanılgıyı öyle bir hale getirir ki, sigara tiryakisinin yaşamını tamamen kontrolü
      altına alır ve tiryaki dünyanın en güzel şeyinin bir sonraki sigara olduğuna inanmaya
      başlar.

      Daha önce belirttiğim gibi sigarayı azaltmak hiç bir zaman başarıyla sonuçlanamaz
      çünkü yaşam boyu irade ve disiplin gerektirir. Sigarayı bırakacak kadar iradeniz yoksa
      azaltacak kadar hiç yoktur. Bırakmak çok daha basit ve acısızdır.

      Azaltmanın başarısızlığa uğradığı binlerce hikaye duydum. Başarıyla sonuçlandığını
      bildiğim birkaç girişim ise oldukça kısa bir süre sonra gerçekleşmiş ve tiryakinin aniden
      sigarayı tamamen bırakmasıyla sona ermiştir. Bu tiryakiler sigarayı azaltmalarına rağmen
      bırakmışlardır azalttıkları için değil. İnsan sigarayı azaltarak yalnızca çektiği eziyeti artırmış
      olur. Başarısızlıkla sona ermiş bir sigarayı azaltma girişiminden sonra tiryakinin sinirleri
      yıpranmıştır ve bağımlılığın ömrünün sonuna kadar süreceğine inanmaya başlar. Bu onun
      bir girişimde daha bulunana kadar beş yıl daha sigara içmesine neden olur.

      Sigarayı azaltmak sigaranın ancak bir süre yoksun kaldıktan sonra zevk verdiğini
      kanıtladığı için sigara içmenin ne kadar gereksiz olduğunu açık bir şekilde ortaya koyar.
      Önce başınızı duvara vurmanız (yani sigarasızlık özlemi çekmeniz) gerekir ki acı sona
      erdiğinde rahatlayabilesiniz.

      Seçim hakkı sizin:

      1. Yaşam boyu daha az sigara içmek. Bu kendi kendinize uyguladığınız bir
      işkencedir ve nasıl olsa başaramazsınız.

      2. Kendinizi giderek daha fazla zehirlemek. Bunun ne anlamı var?

      3. Kendinize iyilik yapıp sigarayı bırakmak.

      Sigarayı azaltmakla ortaya çıkan ikinci önemli nokta ise arada bir içilen sigara diye
      bir şey olmamasıdır. Sigara içmek, kırmak gayreti göstermezseniz yaşamınız boyunca
      sürecek zincirleme bir olaydır.

      UNUTMAYIN: SİGARAYI AZALTMAK SİZİ DAHA KÖTÜ DURUMA DÜŞÜRÜR.
      -


      _____________________________

    • Onbaşı
      30 Mesaj
      24 Kasım 2012 14:36:40
      24. BÖLÜM

      TEK BİR SİGARA

      Tek bir tane sigara içme düşüncesini aklınızdan çıkarın. O bir hayaldir. Tek bir
      sigara, sigaraya başlamanıza yetti. Zor durumlarda destek, özel anlarda ödül görevi gören
      tek bir sigara, sigarayı bırakma girişimlerinin çoğunu başarısızlığa sürükler.

      Ter bir sigara bağımlılığından kurtulmayı başarmış insanları tekrar tuzağa düşürür.
      İnsan bazen artık sigaraya gereksinim duymadığını kanıtlamak ister ve kanıtlar. Sigaranın
      tadı o kadar iğrenç gelir ki, bir daha bağımlılık kazanmayacağını sanır, oysa kazanmıştır
      bile.

      Tek bir özel sigaranın düşüncesi tiryakileri çoğunlukla sigarayı bırakma isteğinden
      alıkoyar –sabah ilk sigara veya sindirim sigarası.
      “Tek bir sigara” diye bir şey olmadığını aklınızdan çıkarmayın. Sigara içmek
      zincirleme bir olaydır, siz kesmezseniz yaşamınız boyunca devam eder.

      Sigarayı bırakmış insanların bazıları bu tek bir sigara efsanesi yüzünden yakınır
      dururlar. Ara sıra içilen sigara yada paket diye bir şey olmadığı düşüncesini benimseyin –o
      yalnızca bir hayaldir. Sigara içmeyi düşündüğünüzde aklınıza kendinize ruhsal ve fiziksel
      olarak zarar verme, sigaranın esiri olma ve ömür boyu pis bir ağız kokusuyla dolaşma
      hakkına kavuşmak için bir servet harcayarak geçirdiğiniz pis yaşamı getirin.

      Ne yazık ki sigara gibi, iyi ve kötü zamanlarda destek veya zevk olarak
      kullanabileceğimiz başka bir şey yok. Lütfen aklınızdan çıkarmayın: Sigaranın böyle bir
      hüneri yoktur. Bu felaketi ya yaşamınız boyunca çekersiniz yada hiç çekmezsiniz. Çok
      güzel badem tadı var diye siyanür içmeyi düşünmezsiniz bile; arada bir içilen sigara veya
      puro düşüncesi ile kendinize eziyet etmeyi bırakın artık.

      Bir tiryakiye “Bağımlılık kazanmadan önceki zamana dönme şansınız olsaydı tekrar
      sigaraya başlar mıydınız=” diye sorduğunuzda “Şaka yapıyor olmalısınız” yanıtını alırsınız.
      Oysa tiryakiler yaşamlarının her günü bu seçim şansına sahiptirler. Neden doğru karar
      vermezler? Çünkü korkarlar. Bırakamamaktan veya yaşamın sigarasız eskisi gibi
      olmayacağından korkarlar.

      Kendinizi aldatmayı bırakın. Başarırsınız. Herkes başarır. Çok basit.

      Olayı daha da basitleştirmek için anlamanız gereken bazı temel noktalar var.
      Şimdiye kadar üçünü ele aldık:

      1. Vazgeçmeniz gereken hiçbir şey yok. Kazanacağınız bir sürü güzel şey var.
      2. Tek bir sigara düşüncenizi aklınızdan çıkarın. Öyle bir şey yok. Yalnızca
      pislik ve hastalık dolu bir yaşam var.
      3. Sizin başkalarından hiçbir farkınız yok. Her tiryaki sigarayı kolaylıkla
      bırakabilir.
      -


      _____________________________

    • Onbaşı
      30 Mesaj
      27 Kasım 2012 22:43:29
      25. BÖLÜM

      ARA SIRA SİGARA İÇENLER, GENÇLER, SİGARA İÇMEYENLER

      Çok sigara içenler ara sıra sigara içenleri genellikle kıskanırlar. Buna hiç gerek
      yoktur. Ara sıra sigara içenler bir bakıma daha çok bağımlıdırlar ve asıl acınacak durumda
      olan onlardır. Gerçi sağlık açısından daha az risk alırlar ve daha az para harcarlar ama
      diğer bakımdan daha kötü durumdadırlar.

      Tiryakilerin hiçbirinin sigaradan zevk almadığını unutmayın. Tiryakilerin zevk
      aldıkları tek şey sigara özlemini gidermektir. Bu yüzden zamanla birbiri ardına sigara
      içmeye başlarlar.

      Birbiri ardına sigara içmeyi engelleyen üç ana neden vardır.

      1. PARA: Birçok tiryakinin yeterli parası yoktur.

      2. SAĞLIK: Kendisini sigara özleminden kurtarmak için vücuduna zehir vermek
      zorundadır. Vücudunun bu zehirle başa çıkma kapasitesi insandan insana ve
      kişinin o ani durumuna göre değişir. Bu sigara tüketimini otomatik olarak
      kısıtlar.

      3. DİSİPLİN: Bu disiplin toplum, iş yeri, arkadaşları, yakınları yada kafasındaki
      sürekli çelişmeden dolayı kendisinden kaynaklanır.

      Bu aşamada bazı terimleri tanımlamak yerinde olur.

      SİGARA İÇMEYENLER: Hiçbir zaman tuzağa düşmemiş fakat bu yüzden de
      övünülecek yanları olmayan, tanrı tarafından sigaradan korunmuş kişilerdir. Başlangıçta
      kimse bağımlılık kazanacağını sanmaz. Sigara içmeyen bazı kişiler ara sıra bir sigara
      içerler.

      ARA SIRA SİGARA İÇENLER: Bunlar iki gruba ayrılırlar:
      1. Farkında olmadığı halde tuzağa düşmüş tiryakiler. Onları kıskanmaya hiç
      gerek yoktur. Onlar daha merdivenin ilk basamağındadırlar ve büyük bir
      olasılıkla yakında koyu tiryaki olacaklardır. Anımsayın: Siz de ara sıra içerek
      başlamıştınız.
      2. Eskiden çok sigara içen ve sigarayı tamamen bırakamayacağını düşünen
      kişiler. En acınacak durumda olanlar bunlardır. Bunlar üzerinde ayrı ayrı
      durulması gereken alt gruba ayrılır.

      GÜNDE BEŞ TANE SİGARA İÇEN TİRYAKİ: Sigara onun için gerçekten bir zevkse
      neden yalnızca beş tane içer? Bağımlı değilse ve kolaylıkla bırakabiliyorsa neden içmeye
      devam eder? Unutmayın, alışkanlık aslında insanın kafasını duvara vurmasıdır, acı yok
      olduktan sonra bir rahatlama duygusu belirir. Günde yalnızca beş tane sigara içen tiryaki
      sigara özleminin verdiği stresi günde bir saat bile gideremez. Günün geri kalan bölümünü
      ve yaşamının büyük bir kısmını farkında olmadan kafasını duvara vurarak geçirir. Parası
      yetmediği veya sağlığını düşündüğü için günde yalnızca beş tane sigara içer. Koyu bir
      tiryakiyi sigaranın zevk vermediğine inandırmak kolaydır da gelin bir de ara sıra sigara içen
      birini inandırmaya çalışın. Şimdiye kadar sigarayı azaltmaya çalışmış herkes bunun gerçek
      bir eziyet ve yaşamının gerisini bağımlı olarak geçirmenin bir garantisi olduğunu iyi bilir.

      YALNIZCA SABAHLARI VE AKŞAMLARI SİGARA İÇEN TİRYAKİ: Günün bir
      yarısında sigarasızlık özlemi çekerken kendisine ceza verir ve diğer yarısında bu özlemi
      giderir. Zevk alıyorsa neden bütün gün sigara içmediğini, almıyorsa neden içtiğini bir sorun
      kendisine.

      ALTI AY İÇEN ALTI AY İÇMEYEN TİRYAKİ: (Yada “İstediğim an bırakabilirim.
      Şimdiye kadar binlerce kez bıraktım.”) Sigaradan o kadar zevk alıyorsa neden altı ay
      boyunca içmez? Zevk almıyorsa neden altı ay sonra tekrar içmeye başlar? Aslında
      bağımlılığından hiçbir zaman kurtulamaz. Gerçi bedensel alışkanlığından kurtulur ama asıl
      sorun –o inandırıldığı aldatmacalar- etkisini hâlâ sürdürür. Sigarayı her bırakışında artık bir
      daha başlamamayı umar ama bir süre sonra yine tuzağa düşer. Birçok tiryaki sık sık
      bırakıp sonra tekrar başlayanları kıskanır. “İnsanın istediği zaman sigara içip istemediği
      zaman içmemeyi böyle kontrol edebilmesi ne güzel bir şey” diye düşünür. Aslında bu tür
      tiryakiler hiçbir şeyi kontrol edemezler. Sigara içtikleri zaman içmemeyi isterler.
      Bırakmanın bütün angaryasını yaşadıktan sonra yoksunluk duygusu başlar ve tekrar
      tuzağa düşüp sigara içmemeyi istemeye başlarlar. Her bakımdan en kötü durumu seçmiş
      olurlar. Sigara içerken içmemeyi isterler sigarayı bırakmayı başardıklarında ise tekrar
      başlamak isterler. Şöyle bir düşündüğünüzde bütün tiryakilerin aynı durumda olduğunu
      fark edersiniz. Sigara içebildikleri zamanlar ya bunu gayet normal karşılarlar yada keşke
      içmesek derler. İçemedikleri zamanlar sigaranın değeri artar. Tiryakinin içinde bulunduğu
      iğrenç ikilem işte budur. Bu ikilemden kurtulamaz çünkü hâlâ bir efsane, bir hayal
      peşindedir. Tek çıkar yol sigarayla birlikte bu hayalden de vazgeçmektir.

      YALNIZCA ÖZEL ANLARDA SİGARA İÇEN TİRYAKİ: Evet işin başında hepimiz
      yalnızca özel anlarda içeriz. Bu özel anların bu kadar çabuk artması ne garip değil mi?
      Daha ne olduğumuzu anlamadan sürekli içmeye başlarız.

      SİGARAYI BIRAKMIŞ FAKAT HÂLÂ ARA SIRA BİR SİGARA YADA PURO
      İÇENLER: Bir bakımdan en kötü durumda olan bunlardır. Ya sürekli bir şeyden yoksun
      kaldıkları duygusu içindedirler yada ara sıra içilen puroların sayısı artar. Tiryaki karanlığın
      içine giden ince bir ipin üzerinde yürümektedir. Er yada geç koyu bir tiryaki olacaktır.
      Sigaraya başladığı zaman düştüğü tuzağa düşmüştür.

      Ara sıra sigara içenleri iki kategoride toplayabiliriz. Birinci kategori yalnızca toplum
      içindeyken bir sigara yada puro içenlerden oluşur. Bu kişiler aslında sigara içmezler.
      Sigara onlar için bir zevk değildir. Dışlanmamak, diğerlerinden biri olmak için içerler.
      Hepimiz böyle başlarız ya. Puro dağıtıldığı bir zaman dikkat edin çoğu kimse uzun bir süre
      purosunu yakmaz. Koyu sigara tiryakileri bile puroyu bitirmeyi dört gözle beklerler. Kendi
      içtikleri sigara markasından çok daha fazla zevk alırlar. Büyük ve pahalı purolarda durum
      daha da kötüdür –o lanet şey bütün akşam bitmek bilmez.

      İkinci kategoriye çok nadir rastlanır. Bana gelen binlerce insandan neredeyse on
      tanesi bu kategoridendi. Bunun en iyi örneği son vakalarımdan biriydi.

      Bir gün bir kadın aradı ve özel bir randevu istedi. Kendisi avukat, yaklaşık on iki
      yıldır günde tam iki tane sigara içiyor. İradesi çok güçlü bir kadın aslında. Ona grup
      seanslarında başarı oranının daha yüksek olduğunu ve tek kişilik seansları yalnızca
      tanınmışlığı yüzünden grup seansını bozabilecek kişilerle yaptığımı belirttim. Ağlamaya
      başladı, gözyaşlarına dayanamadım.

      Oldukça pahalı bir seans oldu. Çoğu tiryaki bu kadının neden sigarayı bırakmak
      istediğini anlamaz. Günde yalnızca iki sigara içebilmek için benim o hanımdan aldığım
      parayı seve seve vermeye razı olur. Çünkü ara sıra sigara içenlerin daha mutlu olduklarını
      ve olayı kontrolleri altında tuttuklarını sanır. Kontrol olayı doğru olabilir ama kesinlikle daha
      mutlu değillerdi. Kadın sigaraya başlamadan önce annesiyle babası akciğer kanserinden
      ölmüşler. O da benim gibi ilk sigarasını içmeden önce sigaradan çok korkuyormuş ve
      sonunda benim gibi dıştan gelen o yoğun baskıya dayanamayarak ilk sigarasını içmiş. O
      da ilk sigarasının tadından nefret etmiş. Fakat benim gibi hemen teslim olup ardı ardına
      sigara içmeye başlamamış, benim düştüğüm duruma düşmemeyi başarmış.

      Sigaradan alınabilecek tek zevk sigara özlemini gidermektir. Bu özleme vücudun
      aslında farkına varılamayacak kadar hafif olan nikotin eksikliği veya kaşınan bir yeri
      kaşımamak zorunluluğunun doğurduğu gibi ruhsal bir işkence neden olabilir. Sigaranın
      kendisi pislik ve zehirdir. İnsan ancak bir süre içmediği zaman sigaradan zevk aldığı
      hayaline kapılır. Açlık ve susuzlukta olduğu gibi özlemi artırdıkça doyumu daha çok olur.
      Tiryakiler sigara içmenin bir alışkanlık olduğu yanılgısına düşerler. “Günde belli bir sayıda
      sigarayla yada yalnızca bazı özel durumlarda sigara içmekle yetinebilirsem beynim ve
      bedenim buna alışacaktır. Sonra kısıtlı bir şekilde sigara içmeye devam eder, istediğim
      zaman daha da azaltırım” diye düşünürler. Şunu aklınıza yerleştirin ki, sigara içmek
      alışkanlık değil, bağımlılıktır. Bütün bağımlılar sigarasızlık özlemine dayanmaktansa bunu
      gidermek eğilimindedirler. Şu anda bulunduğunuz düzeyde kalmak isteseniz bile
      yaşamınızın gerisini irade ve disiplinle geçirmeniz gerekir, çünkü bedeniniz uyuşturucuya
      karşı giderek bağışıklık kazanır ve daha az yerine daha fazla ister. Uyuşturucunun size
      fiziksel ve ruhsal olarak zarar vermeye başladığı, giderek sinir sisteminizi, canlılığınız ve
      öz güveninizi etkilediği gibi siz de daha sık sigara içmeye karşı koyamazsınız. Başlangıçta
      sigarayı istediğiniz zaman içip istemediğiniz zaman içmemenizin nedeni budur. Benim gibi
      hiçbir zaman sigaradan zevk aldığı hayaline kapılmamış bir insanın içtiği her sigarayı
      fiziksel bir eziyet olarak görmesine karşın birbiri ardına sigara içmesinin nedeni de budur.

      Bu kadını kıskanmanıza hiç gerek yok. Her on iki saatte bir tek sigara içerseniz sizin
      için dünyadaki en değerli şey sigara olacaktır. Bu kadın on iki yıl boyunca büyük çelişkiler
      içinde kalmış. Annesi, babası gibi akciğer kanserine yakalanmaktan korktuğu halde
      sigarayı bırakacak gücü kendinde bulamamış. Her gün yirmi üç saat on dakika sigara
      içmemek için savaş vermiş. Böyle bir şey olağanüstü bir irade gerektirir ve bu yüzden de
      çok nadir görülür. Sonunda gözleri yaşlı bir zavallı durumuna düşmüş. Olaya bir de
      mantıklı bir şekilde bakın. Sigara ya gerçekten avantajlı ve zevkli bir şey yada değil.
      Öyleyse neden bir saat, bir gün, bir hafta boyunca vazgeçelim ki? Kendimizi neden bu
      avantaj ve zevkten yoksun bırakalım? Aslında hiçbir avantajı ve zevki yoksa neden sigara
      içelim?

      Günde yalnızca beş tane sigara içen bir adamı anımsıyorum. Telefonda kısık bir
      sesle söylediği ilk şey şuydu: “Beyefendi, ölmeden önce sigarayı bırakmak istiyorum.”
      Derken yaşamını anlatmaya başladı: “Altmış bir yaşındayım. Sigara yüzünden gırtlak
      kanseri oldum. Şimdi günde ancak beş sigara sarmaya iznim var. Eskiden geceleri derin
      ve kesintisiz uyurdum. Şimdi saat başı uyanıyor ve sigara içmeyi düşünüyorum. Uyurken
      bile rüyamda sigara görüyorum. Günün ilk sigarasını saat onda içiyorum. Beşte kalkıyorum
      ve birbiri ardına çay içiyorum. Karım sekize doğru kalkıyor, sinirli olduğum için beni kapı
      dışarı ediyor. Seraya gidip orada bir şeyler yapıyorum fakat aklımda hep sigara var tabii.
      Dokuzda ilk sigaramı sarmaya başlıyorum, o sigarayı mükemmel bir hale gelinceye kadar
      sarıyorum. Mükemmel olup olmaması beni hiç ilgilendirmiyor aslında ama böylece kendimi
      biraz oyalamış oluyorum. Sonra saatin on olmasını bekliyorum. O anda ellerim
      heyecandan zangır zangır titremeye başlıyor. Sigarayı hemen yakmıyorum. Yakarsam bir
      sonraki sigara için üç saat beklemem gerekecek. Sonunda sigarayı yakıyorum, bir nefes
      alıyorum ve hemen söndürüyorum. Bu taktik sayesinde bir sigarayı bir saat boyunca
      içebiliyorum. Sigaranın boyu yarım santimetre kalıncaya kadar içiyorum sonra bir sonraki
      sigarayı beklemeye başlıyorum.”

      Bütün bunlar yetmiyormuş gibi sigaraları sonuna kadar içmeye çalıştığından sürekli
      dudaklarını yakıyormuş. Herhalde gözünüzde acınacak durumda, aptal bir adam
      canlandırdınız, oysa 1.90 cm. boyundaki bu adam eskiden deniz kuvvetlerinde
      astsubaymış, sporcuymuş ve sigara içmeye hiç niyeti yokmuş. Savaş zamanında yaygın
      olan sigaranın cesaret verdiği düşüncesiyle askerlere bedava sigara veriliyordu. Diğer bir
      deyişle bu adama sigara içmesi emredilmiş gibi olmuş. Yaşamının geri kalan bölümünü bir
      servet harcayarak, diğer insanların vergilerine katkıda bulunarak ve kendisini fiziksel ve
      ruhsal açıdan bir harabeye sokarak geçirmiş. Bir hayvan olsaydı toplum onu çoktan
      acılarından kurtarırdı. Aynı toplum fiziksel ve ruhsal açıdan sağlıklı geçlerin sistemli bir
      şekilde sigaraya yönlendirilmesine ise hâlâ göz yumuyor.

      Yukarıdaki vaka size abartılmış gibi gelebilir. Evet çok nadir fakat rastlanan bir
      vakadır. Bunun gibi binlerce vaka var. Bu adam bana açıldı ve yaşamını anlattı fakat emin
      olabilirsiniz ki birçok arkadaşı günde yalnızca beş tane sigara içtiği için onu kıskanıyordur.
      Böyle bir şeyin sizin başınıza gelmeyeceğini sanıyorsanız lütfen KENDİNİZİ KANDIRMAYI
      BIRAKIN.

      O YOLDA İLERLİYORSUNUZ BİLE.

      Tiryakilerin yalancılıkta adları çıkmıştır zaten, kendi kendilerini bile aldatırlar.
      Aldatmak zorundadırlar. Ara sıra sigara içenlerin çoğu iddia ettiğinden daha fazla fırsatta
      daha çok sigara içer. Günde sözüm ona beş tane sigara içen tiryakilerle yaptığım
      görüşmelerde bu sayıyı daha benimle konuşurken geçtiklerini çok gördüm. Ara sıra sigara
      içenleri düğün, parti gibi yerlerde izlediğinizde birbiri ardına sigara içenlerden hiçbir
      eksikleri olmadığını görürsünüz.

      Onları kıskanmanıza hiç gerek yoktur. Sigara içmenize gerek yoktur aslında. Yaşam
      sigarasız çok daha güzeldir.

      Gençleri sigaradan vazgeçirmek daha zordur; sigarayı bırakmakta güçlük
      çekeceklerinden değil bağımlı olduklarını kabul etmedikleri yada hastalığın daha ilk
      aşamasında oldukları ve ikinci aşamadan önce zaten bırakacaklarına inandıkları için.
      Özellikle sigaradan nefret eden çocukların anne ve babalarını uyarmak istiyorum: Sakın
      yanlış bir güven duygusu içine girmeyin.

      Bağımlılık kazanana kadar bütün çocuklar tütün tadından ve kokusundan nefret
      ederler. Sizde de öyle olmuştu. Devletin sigaraya karşı düzenlediği kampanyalara da
      güvenmeyin. Tuzak hep aynı. Çocuklar sigara içmenin insanı ölüme sürüklediğini bilirler
      fakat bir sigaradan bir şey olmayacağını da bilirler. Günün birinde bir arkadaşlarının etkisi
      altında kalırlar. Belki çocuğunuzun bir sigara içtiğinde tadının ne kadar iğrenç olduğunu
      görüp sigaradan uzak duracağını sanıyorsunuzdur. Çocuklarınızı Acımasız gerçeklere
      karşı uyarın.
      -


      _____________________________

    • Onbaşı
      30 Mesaj
      28 Kasım 2012 19:36:16
      26. BÖLÜM

      GİZLİ GİZLİ SİGARA İÇENLER

      Gizli gizli sigara içenler ara sıra içenler grubuna dahil edilebilirler. Fakat gizli gizli
      sigara içmenin etkileri o kadar haindir ki ayrı bir bölümde ele almak gerekir. Kişisel
      ilişkilerin bozulmasına neden olurlar. Benim neredeyse boşanmama yol açıyordu.

      Yine başarısızlıkla sonuçlanan sigarayı bırakma çabalarımdan birini anımsıyorum.
      Bu girişimime karımın sürekli öksürüğüm ve nefes darlığı çektiğim için duyduğu endişe
      neden olmuştu. Sağlığımla ilgili bir korkum olmadığını söylediğimde bana “Biliyorum
      korkun olmadığını ama sevdiğin bir insanın kendisine sistemli bir şekilde zarar verdiğini
      görmek zorunda kalsan nasıl hissederdin kendini?” dediğinde söyleyecek bir şey
      bulamadım ve sigarayı bırakmaya çalıştım. Bu girişim üç hafta sonra bir arkadaşımla
      yaptığım ateşli bir tartışmadan sonra sona erdi. Bu tartışmayı o andaki ruh halimden dolayı
      özellikle çıkardığımı ancak yıllar geçtikten sonra anlayabildim. O zamanlar ise gerçekten
      bozulmuştum. Fakat tartışma bir rastlantı değildi, çünkü o arkadaşımla ne daha önce ne
      de daha sonra hiçbir tartışmamız olmadı. O günkü olay ise kesinlikle küçük canavarın
      işiydi. Her neyse bana bahane olmuştu, canım deliler gibi sigara istiyordu ve yine
      başladım.

      Karımın hayal kırıklığına uğramasına dayanamayacağımdan kendisine hiçbir şey
      söylemedim. Bir tek yalnızken içiyordum. Sonra yavaş yavaş arkadaşlarımla birlikteyken
      de içmeye başladım, artık karımdan başka herkes sigara içtiğimi biliyordu. O zamanlar
      kendimden çok memnun olduğumu anımsıyorum. “Hiç değilse bu şekilde daha az sigara
      içmiş oluyorum” diye düşünüyordum. Karım sonunda bir gün beni sigara içmeye devam
      etmekle suçladı. Hiç fark etmemiştim ama meğer sık sık tartışma yapıp evden dışarı
      fırlıyormuşum. Diğer zamanlarda iki saat içinde yaptığım alışverişleri daha uzun sürede
      yapmaya ve normal olarak benimle gelmesini istediğim yerlere tek başıma gidebilmek için
      bahaneler bulmaya başlamıştım.

      Sigara içenlerle içmeyenler arasındaki uçurum giderek büyüyor ve yakınları ile
      birlikte olmaktan kaçınıyorlar yada çok nadir görüşüyorlar. Gizli gizli sigara içmenin en kötü
      yanı tiryakinin bir şeyden yoksun kaldığı hayalinin güçlenmesidir. Ayrıca insanın kendisine
      olan saygısını yitirmesine neden olur; diğer her bakımdan dürüst bir kişi ailesini ve
      arkadaşlarını aldatmak zorunda kalır.

      Herhalde ya şimdiye kadar bu tür bir şey yaşamışsınızdır yada şu anda
      yaşıyorsunuzdur.
      -


      _____________________________

    • Onbaşı
      30 Mesaj
      28 Kasım 2012 19:42:10
      27. BÖLÜM

      SOSYAL BASKI

      İngiltere’de 1960’lardan beri on milyondan fazla kişinin sigarayı bırakmasının
      başlıca nedeni şu anda meydana gelen sosyal değişimdir.

      Evet biliyorum. Sağlık ve ikinci sırada da para, sigarayı bırakmamızı gerektiren
      başlıca nedenlerdir. Fakat bu nedenler hep vardı. Sigaranın yaşamımızı tehdit ettiğini
      anlamak için kanser hakkındaki felaket raporları okumamıza gerçekten gerek yok.
      Bedenlerimiz olağanüstü gelişmiş mekanizmalardır ve herkes ilk nefesten itibaren
      sigaranın zehirli olduğunu bilir.

      Sigaraya başlamamızın tek nedeni arkadaşlarımızdan kaynaklanan sosyal baskıdır.
      Sigaranın şimdiye kadar sahip olduğu tek artı puan bir zamanlar toplum tarafından
      tamamen kabul edilir olmasıydı. Bugün sigara içenler tarafından bile anti sosyal bir
      davranış olarak görülüyor.

      Eskiden erkekler sert gözükmek için sigara içerlerdi. Sigara içmeyenler korkak
      olarak nitelendirildiğinden sigaraya başlamak için çok çaba sarf ederdik. Erkeklerin çoğu
      barlarda, kahvehanelerde tütün dumanı içinde otururdu. Havada her zaman yoğun bir
      duman olur ve düzenli olarak boyanmayan tavanlar kısa bir süre sonra sarı veya
      kahverengiye dönüşürdü. Bugün durum tam tersi. Bugünün sert erkeği artık sigara içmiyor,
      uyuşturucuya gereksinim duymuyor.

      Bu sosyal değişim nedeniyle bugün sigara içen bütün tiryakiler ciddi bir şekilde
      sigarayı bırakmayı düşünmeye başladılar ve sigara içenler artık zayıf karakterli insanlar
      olarak görülüyorlar.

      Bu kitabın 1985’te yazdığım ilk baskısından beri meydana gelen en önemli
      değişiklik sigaranın anti sosyal bir davranış oluşunun giderek daha da vurgulanmasıdır.
      Sigaranın modern kadının veya sert erkeğin övünç kaynağı olduğu günler artık geride
      kaldı. Bugün herkes tiryakilerin bir nedenden dolayı sigara içmeyi sürdürdüklerini biliyor:
      Sigarayı bırakmayı başaramadıkları veya bırakmayı denemeye korktukları için. Tiryaki
      sosyal saygınlığının kalmadığını bürolarda uygulanan sigara yasağı, kamu yerlerindeki
      sigara içilmeyen bölümler, sigarayı bırakmış kişilerin bilgiçlik taslayarak yaptıkları saldırılar
      sayesinde her gün hissediyor. Tiryakinin davranışları giderek doğallığını yitiriyor. Son
      zamanlarda gençlik zamanımdan anımsadığım ama uzun bir süredir görmediğim durumlar
      yaşadım –örneğin küllük istemeye utanıp sigarasının külünü avucuna yada çantasına
      döken tiryakiler.

      Yaklaşık üç yıl önce Noel günü bir restorandaydım. Gece yarısıydı. Herkes
      yemeğini bitirmişti. Normal olarak bir sigara yada puro içilen bir anda kimse bir şey
      içmiyordu. Hemen üstüme alınarak “ah, kitabım etkisini göstermeye başlamış” diye
      düşündüm. Garsona o restoranda sigara içmenin yasak olup olmadığını sordum ve yasak
      olmadığı yanıtını aldım. “Çok garip, birçok insanın sigarayı bıraktığını biliyorum ama hiç
      değilse sigara içen bir kişi olmalı” diye düşünürken köşeden biri bir sigara yaktı. Bunun
      üzerine restoranın her köşesinden teker teker sigaralar yakıldı. Anlaşılan herkes “buradaki
      tek tiryaki herhalde ben değilimdir!” diye düşünüyormuş.

      Artık birçok tiryaki kendilerini frenledikleri için yemek aralarında sigara içmiyor.
      Birçoğu yalnızca oturdukları masadaki insanlardan özür dilemekle kalmıyor, bir de başka
      bir yerden şikayet gelir mi diye etrafındaki masalara bakıyor. Batan gemiyi terk edenlerin
      sayısı her gün artarken daha hâlâ içinde oturanlar sona kalacaklarından dolayı paniğe
      kapılmaya başlıyorlar.

      SONA KALAN SİZ OLMAYIN!
      -


      _____________________________

    • Onbaşı
      30 Mesaj
      29 Kasım 2012 13:50:05
      28. BÖLÜM

      ZAMANLAMA

      Yalnızca sağlığınıza verdiği zarar yüzünden artık sigarayı bırakmanın tam zamanı
      olduğunu değil uygun zamanı seçmenin de çok önemli olduğuna inanıyorum. Toplumumuz
      sigarayı sağlığa zarar verebilen kötü bir alışkanlık olarak görür. Aslında öyle değildir.
      Sigara bir uyuşturucu bağımlılığı, bir hastalık ve Batı toplumunda bir numaralı ölüm
      nedenidir. Tiryakilerin başlarına gelen en kötü şey bu iğrenç nesneye bağımlılık
      kazanmalarıdır. Bağımlı olmayı sürdürdüklerinde başlarına daha da felaket şeyler gelir.
      İyileşme şansına sahip olabilmek açısından zamanlama çok önemlidir.

      Sigaranın sizin için hangi zamanlarda ve durumlarda önemli olduğunu bir düşünün.
      Bir işadamıysanız ve sigaranın stresi giderdiği uydurmasına inandığınız için sigara
      içiyorsanız yıllık izin gibi boş olduğunuz bir anı seçin. Özellikle rahatlamak için veya
      canınız sıkıldığında sigara içiyorsanız bunun tam tersini yapın. Ne şekilde olursa olsun
      konuyu ciddi bir şekilde düşünüp bırakma girişiminizi yaşamınızın en önemli olayı haline
      getirmeniz gerekir.

      Takviminizde yaklaşık üç haftalık bir süre arayın ve bu süre içinde sizi başarısızlığa
      itecek herhangi bir olay olup olmadığını göz önünde bulundurun. Düğün yada Noel gibi
      olaylar kendinizi ona göre hazırlar ve bir şeyden yoksun kaldığınız duygusuna
      kapılmazsanız sizi amacınızdan alıkoymaz. O zamana kadar sigarayı azaltmaya
      kalkışmayın, çünkü bu sizi yalnızca sigaranın bir keyif olduğu yanılgısına düşürür. O pis
      nesnelerden olabildiğince çok içmek size yardımcı bile olur. Son sigaranızı içerken
      özellikle kötü kokusuna ve tadına dikkat edin ve buna bir son verdiğinizde her şeyin ne
      kadar güzel olacağını düşünün.

      NE YAPARSANIZ YAPIN, “ŞİMDİ DEĞİL, DAHA SONRA” DEMEK VE OLAYI
      ERTELEMEK HATASINA DÜŞMEYİN. KENDİNİZE BİR PLAN YAPIN VE DÖRT GÖZLE
      BU PLANI UYGULAMAYI BEKLEMEYE BAŞLAYIN.

      Vazgeçtiğiniz hiçbir şey olmadığını tam tersine yakında bir sürü güzel şeye
      kavuşacak olduğunuzu unutmayın.

      Yıllardır dünyada sigara gizemini benden daha iyi bilen kimse olmadığını söylerim.
      Olay şudur: Tiryakiler yalnızca nikotin gereksinimini karşılamak için sigara içtikleri halde
      bağımlılıklarına nikotin bağımlılığının kendisi değil doğurduğu aldatmacalar neden olur.
      Akıllı bir insan bir aldatmacaya bir kez düşer. Yalnızca aptallar bildikleri halde sürekli aynı
      aldatmacaya kapılırlar. Çok şükür bütün tiryakiler aptal değil de yalnızca kendilerini aptal
      yerine koyuyorlar. Sigara içen herkes kendi özel, kişisel aldatmacasına sahiptir. Bu yüzden
      olayı daha da anlaşılmaz bir hale getirecek kadar fazla tiryaki tipi vardır.

      Bu kitabın ilk baskısından beri geçen beş yılın verdiği deneyimi ve sigara içmek
      konusunda her gün yeni bir şey öğrendiğimi düşündüğümde ilk baskıda yazdığım her
      şeyin hâlâ geçerli olduğuna hem seviniyor hem şaşırıyorum. Yıllar geçtikçe edindiğim
      bilgiyi tiryakilere en iyi şekilde aktarmak konusunda birçok deneyim kazandım. Her
      tiryakinin kolaylıkla bağımlılığından kurtulabileceğini ve sigarasızlıktan zevk bile
      alabileceğini tiryakiye anlatmayı başaramazsam bildiklerimin hiçbir anlamı kalmıyor ve çok
      üzülüyorum.

      Sık sık “Kitabı bitirene kadar sigara içmeye devam edin diyorsunuz. Böylece tiryaki
      kitabı ya sonsuza dek okuyor yada hiç bitirmiyor. Bu yüzden o noktayı değiştirmelisiniz.”
      Şikayetini duyuyorum. Evet, mantıklı bir açıklama ama “Sigarayı hemen bırakın” dersem
      bazı tiryakiler kitabı okumaya bile başlamazlar.

      İlk günlerimde bir tiryaki bana “Sizden yardım istediğim için sinirimden deli
      oluyorum. Güçlü bir iradem olduğunu biliyorum. Yaşamımın diğer her alanında söz sahibi
      benim. Bütün diğer tiryakiler irade yöntemiyle sigarayı bırakırken ben size gelmek zorunda
      kalıyorum” dedi ve devam etti: “Sigara içebilirsem sanırım tek başıma başarabilirim.”

      Bu bir çelişki gibi geliyor ama adamın söylemek istediğini çok iyi anlıyorum. Sigarayı
      bırakmanın çok güç bir şey olduğuna inanırız. Zor durumlarda neye gereksinim duyarız?
      Küçük arkadaşımıza. Bir de ondan vazgeçmek bize daha da güç gelir. Yalnızca yerine
      getirilmesi zaten güç olan bir görevle karşı karşıya kalmaz aynı zamanda bu durumlarda
      normal olarak kullandığımız küçük desteğimizden de yoksun bırakılmış oluruz.

      Bu adamla yaptığım görüşmeden çok sonra yöntemimin en iyi yanının işte bu sigara
      içmeye devam edin talimatı olduğunu anladım. Sigarayı bırakma sürecinden geçerken
      sigara içmeyi sürdürebilirsiniz. Kendinizi kuşkulardan ve korkulardan arındırdıktan sonra
      son sigaranızı söndürür, artık sigara içmeyen bir insan olmaktan mutluluk duymaya
      başlarsınız.

      Zamanlama konusundaki önerimi ciddi bir şekilde sorgulamama neden olan tek
      bölüm bu bölümdür. İş yerinde bir stres halinde hemen sigaraya uzanıyorsanız sigarayı
      tatil zamanı bırakmanızı, rahat bir ortamdayken sigara içmekten hoşlanıyorsanız bunun
      tam tersini öneriyorum. Aslında işin en kolay yolu bu değil. En kolay yöntem bırakmak için
      en güç zamanı –sık sık toplum içinde bulunacağınız, stresli, sıkıntılı yada konsantre
      olmanız gereken bir zamanı- seçmektir. Kendinize en kötü durumlarda bile sigarasız
      kalarak yaşamdan zevk alabileceğinizi kanıtladığınız an diğer her durum çocuk oyuncağı
      gibi gelecektir. Size böyle bir şey önerirsem sigarayı bırakmaya kalkışır mısınız acaba?

      Bununla ilgili bir benzetme yapmak istiyorum. Karımla birlikte sık sık yüzmeye
      gideriz. Havuza birlikte gittiğimiz halde çok nadir birlikte yüzeriz. O önce ayak
      parmaklarından birini suya sokar ve ancak yarım saat kadar sonra yüzmeye başlar Ben bu
      uzun işkenceye katlanamam. Su ne kadar soğuk olursa olsun sonunda içine gireceğimi
      bildiğim için işi kolaylaştırır, hemen dalarım. Ona kendini benim gibi hemen suya atmazsa
      belki hiç yüzemeyeceğini anlatmaya çalıştığımı varsayalım. Sonuç olarak yüzmekten
      vazgeçer. Sorunun ne olduğunu herhalde anlamışsınızdır.

      Birçok tiryakinin zamanlama konusundaki önerimi, kabus gibi gördükleri günü
      ertelemek için kullandıklarını biliyorum. Diğer bir düşüncem ise sigara içmenin avantajları
      bölümünde uyguladığım yöntemi uygulayarak “Uygun zamanı bulmak çok önemlidir. Bir
      sonraki bölümde size sigarayı bırakmanın en iyi zamanını açıklayacağım” demekti. Siz
      sayfayı çevirince yalnızca kocaman bir “şimdi” okuyacaktınız. Bu gerçekten en iyi yol
      olurdu ama uygular mıydınız?

      Sigaranın en kurnaz yanı budur. Stres içinde olduğumuzda o anın sigarayı
      bırakmak için uygun olmadığına inanırsınız; stressiz bir zamanda ise sigarayı bırakmaya
      gerek duymazsınız.

      Aşağıdaki soruları yanıtlayın.

      İlk sigaranızı içtiğiniz zaman yaşamınızın geri kalan kısmını her gün, bütün gün, hiç
      durmaksızın sigara içerek geçirmeye gerçekten karar verdiniz mi?

      TABİİ Kİ HAYIR!

      Yaşamınızı gerisini her gün sürekli sigara içerek mi geçireceksiniz?

      TABİİ Kİ HAYIR!
      Peki, ne zaman bırakacaksınız? Yarın? Önümüzdeki yıl? Ondan sonraki yıl?

      Bağımlılık kazandığınızı fark ettiğinizden beri kendinize sorduğunuz soru bu değil
      midir? Bir gün uyanıp artık sigara içmek istemeyeceğinizi mi umuyorsunuz? Kendinizi
      aldatmayın. Ben otuz üç yıl boyunca böyle bir anı bekledim Durdum. Uyuşturucu
      bağımlılığı giderek azalmaz, artar. Yarın daha kolay olacağını sanıyorsanız hâlâ kendinizi
      aldatıyorsunuz. Bugün başaramazsanız yarın neden daha kolay olsun ki? Ölümcül bir
      hastalığa yakalanana kadar bekleyecek misiniz? Bunun hiçbir anlamı yok.

      Gerçekten tuzak zamanın şimdi uygun olmadığı –yarın daha kolay olacağı inancıdır.
      Hep büyük bir stres içinde olduğumuzu sanırız. Aslında bu doğru değildir. Yaşamımızın en
      büyük stresinden kurtulduk. Evden dışarı çıkarken vahşi hayvanların saldırısına
      uğramaktan korkmamız gerekmez. Çoğumuzun bir sonraki öğün ne yiyeceğimiz veya
      akşam nerede yatacağımız konusunda endişesi yoktur. Vahşi bir hayvanın yaşamını
      düşünün. Sığınağından çıkan bir tavşan kendini kızgın bir savaşın içinde bulur ve bu
      yaşamı boyunca böyle devam eder. Fakat tavşan bunun üstesinden gelir. AdrenaliN ve
      diğer hormonları vardır –tıptı bizim gibi. Her canlı varlık için yaşamın en stresli anları
      aslında çocukluk ve geçlik yıllarıdır. Yine de üç milyon yıl gelişme sonunda stresten
      kurtulmak için en iyi şekilde donatılmışızdır. Savaş başladığında beş yaşındaydım. Sürekli
      bombalanıyorduk ve ben iki yıl boyunca anne babamdan ayrı kaldım. Bana iyi
      davranmayan insanların yanında kalıyordum. Yaşamımın kötü bir devresiydi ama geçti.
      Bende yaşam boyu süren izler bıraktığına inanmıyorum, tam tersine bu sayede
      karakterimin güçlendiğini sanıyorum. Yaşamıma şöyle dönüp baktığımda bu lanet nesneye
      bağımlılık kazanmaktan başka bir başarısızlığımın olmadığını görüyorum.

      Bir kaç yıl önce dağlar kadar derdim olduğunu sanırdım. İntihar etmenin
      eşiğindeydim –bir çatıdan atlayacak değildim ama sigaranın beni yakında öldüreceğine
      inanıyordum. Yaşam küçük arkadaşımla bu kadar tatsızsa onsuz hiç çekilmez diye
      düşünüyordum. İnsan kendisini fiziksel ve ruhsal açıdan zayıf hissettiğinde her şeyden
      daha çok etkilenir. Şimdi kendimi yine genç bir adam gibi hissediyorum. Bu değişikliğe
      neden olan bir tek şey var. Artık sigara içmiyorum.

      ‘Sağlık olmadan hiçbir şey olmaz’ klişe bir sözdür ama doğrudur. Eskiden spor
      hastaları sinirimi bozardı. Hayatta kendini zinde hissetmekten çok daha fazla şey
      olduğunu söyleyip dururdum –içki ve sigara gibi. Ne kadar saçma. Kendinizi fiziksel ve
      ruhsal açıdan güçlü hissettiğinizde iyi anların keyfini çıkarabilir kötü anlarla baş
      edebilirsiniz. Stresle sorumluluğu sık sık karıştırırız. Kendimizi güçlü hissetmediğimiz
      zaman sorumluluk stres olur. Bu dünyanın Richard Burtonları fiziksel ve ruhsal açıdan
      güçlüdürler. Onlara zarar veren yaşamın stresi, iş dünyası, yaşları değil hayalden başka
      bir şey olmayan küçük arkadaşlarıdır. Ne yazık ki, bu nesneler onun ve diğer milyonlarca
      kişinin durumunda olduğu gibi insanı ölüme sürükler.

      Olaya bir de şöyle bakın. Yaşamınızın sonuna dek bu tuzağın esiri olmamaya karar
      verdiniz. Kolay da olsa güç de olsa kendinizi bir zaman bu tuzaktan kurtarmanız gerekir.
      Sigara içmek ne bir alışkanlık nede bir zevktir. Bir uyuşturucu bağımlılığı ve hastalıktır.
      Yarın bırakmanın daha kolay değil daha güç olacağını saptadık. Zamanla kötüye giden bir
      hastalığı HEMEN tedavi etmek gerekir –yada elinizden geldiği kadar çabuk. Yaşamımızın her haftasının ne kadar çabuk gelip geçtiğini düşünseniz yeter, daha fazla bir şey
      söylemeye gerek yok. Üzerinizdeki gölge olmadan yaşamanın ne kadar zevkli olacağını bir
      düşünün. Söylediklerimin hepsine uyarsanız beş gün bile beklemenize gerek kalmaz. Son
      sigaranızı söndürdükten sonra yalnızca ne kadar kolay olduğunu düşünmeyecek, ZEVK
      ALACAKSINIZ!
      -


      _____________________________

    • Yüzbaşı
      607 Mesaj
      30 Kasım 2012 17:02:45
      hepsini okumadım ama ben de şu anki paketimi son paket yapmak istiyorum.yarın burayı okumaya başlayacağım.konuyu açana da,sigarayı bırakmaya çalışanlara da Allah sabır versin arkadaşlar.bugün itibariyle spora başlıyorum vücut hazırlansın,paket bitince de kervanınıza katılacağım inşallah.


      _____________________________

      xbox one gt : sawolverine35 phenom II X4 955 - Powercolor hd6870 - 6gb 1333 cl7 - W7 64 Bit Chivalry: Medieval Warfare * Black OPS 2 * Modern Warfare 3 * Battlefield 3 * Bad Company 2 * Left 4 Dead 2 * Street Fighter 4 * STEAM ID : sawolverine35 * ORIGIN ID : sawolverine
    • Onbaşı
      30 Mesaj
      01 Aralık 2012 14:01:41
      Sayın sawolverine Öncelikle kararınız için tebrik ederim. Malumunuz Sigarayı bırakmak denen şey fiziki birşey değil aslında. Zihinde başlayan bişeydir. Öyle bir konsantre olup öyle bir karar vermek gerekiyor ki, işte zor olan beynimize bıraktığımızı kabul ettirmek. Yaani zihnimize hakim olmak bir anlamda. Zihnimize inandıramadığımız sigarayı bırakma kararları genellikle hüsranla sonuçlanıyor. Ve ben kendim defalarca yaşadığım için söylüyorum bunu. Sigara paketini kırıp attım çoğu kez ama 1 2 saat sonra tıpış tıpış gidip tekrar sigara aldım ve almaya giderkende alıp içerkende irademe ve sigaraya lanet ettim sürekli. Sigara böyle pis bişey işte.

      Böyle bir durumda iken ne olduda sigarayı biranda, zevk alarak, ağlayıp sızlamadan ve hiçbir ilaca bağlı kalmadan bırakabildim.

      Bence bilinçlendim. Bu kitabında Size en etkili ilaçtan daha çok etki edeceğine inanıyorum. eğer gerçekten karar vermişseniz , açık bir zihinle, sadece okumanız değil hem okumanız hemde üzerinde düşünmeniz sigara gerçeğini size öğretecektir. Bir şeyin ne olduğunun farkına varıp onu terketmek bambaşka bişeydir.

      Yıllardır beynimizi: sigara içmek zorundayım çünkü ben tiryakiyim çünkü o benim arkadaşım yoldaşım asla bırakamam ondan ayrılmam imkansız ... VS gibi yalanlarla kandırdık. Beynimiz bu yalanlarla yıkandı.
      Ve bu yıkama yıllar aldı ve sigara içiyorsak eğer halaa da devam etmekte. İşte bizim amacımız bu beyin yıkama olayını tersine çevirmek. Bu da biraz zaman alacak ve biraz da çaba gerektirecek, Ama inanın bu bırakma sürecindeki zevki tatmak bambaşka bişey. Sanki hayata yeniden gelmiş yeni yürüyorsunuz yıllardır almadığınız tatları tadıyorsunuz . Hayata yıllardır bakamadığınız şekilde bakıyorsunuz , Herşeyi yeni keşfediyorsunuz gibi bir ruh hali içinde ouyorsunuz.

      24 gündür sigara içmiyorum , Ve bırakma sürecinde sadece beynimi irade gücümü ve bu kitabı kullandım. Ve kitabı haala bitirmedim, yavaş bir şekilde okuyorum. Geçenlerde fen bilgisi öğretmenimiz bir deney için ateş istedi benden, ateşiniz varmı dedi, bende sigara kullanmadığım için yok maalesef dedim. Sadece Bu anı yaşamak için bile sigarayı bırakmaya değer


      < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi classsara -- 1 Aralık 2012; 14:06:49 >
      _____________________________

    • Onbaşı
      30 Mesaj
      02 Aralık 2012 13:39:42
      29. BÖLÜM

      SİGARAYI ÖZLEYECEKMİYİM

      Hayır! O küçük nikotin canavarı ölüp vücudunuzdaki nikotin özlemi sona erince geri
      kalan aldatmacalar da kaybolacak ve hem gerginlik ve stresle başa çıkabilmek hem de iyi
      anları doyasıya yaşayabilmek açısından fiziksel olduğu kadar ruhsal olarak da daha güçlü
      olduğunuzu fark edeceksiniz.

      Artık tehlike yaratabilecek tek şey hâlâ sigara içen insanların etkisidir. “Komşunun
      tavuğu komşuya kaz görünürmüş” derler. Herkes tarafından bilinen bu söz yaşamımızın
      birçok alanında geçerlidir. Sigarayı bırakmış kişiler sigaranın dezavantajlarını uydurma
      “avantajlarla” karşılaştırdıklarında ortaya çok büyük bir fark çıktığı halde neden hâlâ sigara
      içenleri kıskanırlar?

      Çocukluğumuzdan beri beynimize işlenmiş o asılsız inançları düşünürseniz tuzağa
      düşmemizin gayet normal olduğunu anlarsınız. Sigara içmenin ne kadar büyük bir geri
      zekalılık olduğunu bir kez gördükten ve bir çoğumuz bırakmayı başardıktan sonra neden
      aynı tuzağın içine yine düşeriz? Sigara içenlerin etkisinden dolayı.

      Çoğunlukla başkalarıyla beraberken özellikle yemek sonrasında tehlike daha
      büyüktür. Tiryaki sigara yakar ve sigarayı bırakmış olan kişi bir rahatsızlık duyar. Bu
      konudaki araştırmaları incelerseniz bunun ne kadar garip bir şey olduğunu görürsünüz.
      Sigara içmeyenler içmedikleri için mutludurlar, sigara içenlerse beyinlerine işlemiş
      inançların etkisiyle sigaranın kendilerine zevk verdiği hayaline kapılmalarına rağmen hiç
      başlamamış olmayı dilerler. Öyleyse sigarayı bırakmış bazı kişiler içenleri bu durumlarda
      neden kıskanırlar? Bunun iki nedeni vardır.

      1. “Tek bir sigara”. Unutmayın böyle bir şey yoktur. Buna artık bir kerelik bir şey
      diye değil, tiryaki açısından bakmaya çalışın. Siz tiryakiyi kıskanırken kendisi
      davranışını uygun bulmaz ve o sizi kıskanır. Tiryakileri izlemeye başlayın.
      Sizi bağımlılığınızdan uzaklaştıracak en iyi yardımcı onlardır. Sigaranın ne
      kadar çabuk bittiğine ve tiryakinin ne kadar çabuk yeni bir tane yaktığına
      bakın. Özellikle de tiryakinin sigara içtiğinin farkında bile olmadığına ve
      sigarayı otomatik olarak yaktığına dikkat edin. Zevk almadığı halde kendisini
      onsuz iyi hissetmediği için sigara içtiğini düşünün. Sizden ayrıldıktan sonra
      sigara içmeye devam edeceğini unutmayın. Ertesi gün pislik dolu göğsüyle
      kalktığında kendini zehirlemeyi sürdüreceğini düşünün. Bir daha göğsünde
      ağrı olduğunda, gözüne sağlık bakanlığının uyarı yazısı iliştiğinde, sigara
      içmeyen biriyle beraber olduğunda, bir dahaki dünya sigara içmeme
      gününde, kansere meydan okuma kampanyasında, metroda, hastanede,
      kitapçıya, doktora, süpermarkete, kiliseye vs. Gittiğinde omuzlarında hep bu
      yükü taşıyacak, kendine fiziksel ve ruhsal açıdan zarar verme ayrıcalığı için
      bir servet harcayacaktır. Yaşamını pislik içinde, ağız kokusu, lekeli dişler,
      aklının köşesindeki kara lekelerle geçirecek ve kendine sistemli bir şekilde
      zarar veren nesneye esir olacaktır. Bütün bunlara da sigaraya başlamadan
      önceki haline kavuşmak hayali için katlanacaktır.

      2. Sigarayı bırakmış kişilerin bazı durumlarda duydukları rahatsızlığın ikinci
      nedeni de sigara içenlerin aktif olarak bir şey yapmaları, yani sigara içmeleri,
      sigarayı bırakmış bir kişinin ise bir şey yapmadığı için yoksunluk duygusuna
      kapılmasıdır. Sigarayı bırakmadan önce şunu aklınıza koyun: Sigara
      içmeyenin yoksun kaldığı bir şey yoktur. Zavallı tiryaki birçok şeyden yoksun
      kalır:
      SAĞLIK
      ENERJİ
      PARA
      ÖZ GÜVEN, ÖZ SAYGI
      İÇ HUZUR
      CESARET
      SAKİNLİK
      ÖZGÜRLÜK.

      Artık sigara içenleri kıskanmak yerine onları gerçekten oldukları gibi yani perişan ve
      zavallı varlıklar olarak görmeye başlayın. En kötü durumda olan bendim, biliyorum. Bu
      yüzden bu kitabı okuyun. En acınacak durumda olanlar bu gerçeklere katlanamayarak
      kendilerini aldatmaya devam etmek zorunda olanlardır.

      Eroinmanları kıskanmazsınız. İngiltere’de eroin yüzünden ölenlerin sayısı yılda üç
      yüzü geçmez. Nikotin ise yılda yüz binlerce insanın ölümüne neden olurken bu sayı dünya
      çapında iki buçuk milyonu bulur. Nikotin tarihteki tüm savaşların toplamından daha fazla
      kişinin ölümüne neden oldu. Her bağımlılık gibi sizinki de kendiliğinden iyiye gitmek yerine,
      zamanla kötüleşir. Sigara içmekten artık bugün bile zevk almıyorsanız yarın hiç
      almayacaksınız. Tiryakileri kıskanmayın. Onlara acıyın.
      İnanın: ACINACAK DURUMDALAR.


      _____________________________

    • Onbaşı
      30 Mesaj
      02 Aralık 2012 13:46:29
      30. BÖLÜM

      KİLO ALACAKMIYIM

      Bir başka yanılgı da budur. Bu yanılgıyı sigarayı “irade yöntemi” ile bırakmaya
      çalışan ve sigaranın eksikliğini gidermek için şekerlere başvuran tiryakiler yaymışlardır.
      Nikotin eksikliğinin yarattığı özlem açlık sinyallerine benzer, bu yüzden sık sık açlıkla
      karıştırılır. Açlık yemekle giderilir ama nikotin özlemi hiçbir zaman tam anlamıyla
      giderilmez. Her uyuşturucuda olduğu gibi vücut bir süre sonra bağışıklık kazanır ve
      uyuşturucu yarattığı özlemi artık tam anlamıyla gidermez olur. Daha sigarayı söndürür
      söndürmez vücuttaki nikotin seviyesi düştüğünden tiryaki sürekli nikotin özlemi içindedir.
      Bunun sonucu ardı ardına sigara içmektir. Fakat tiryakiler aşağıdaki nedenlerden
      biri yada ikisinden dolayı işin bu noktaya gelmesini engellerler:

      1. Para açısından –daha fazla sigara içecek paraları yoktur.
      2. Sağlık açısından –sigara özlemini gidermek için kendimizi zehirleriz bu da
      otomatik olarak içebileceğimiz sigaraların sayısını kısıtlar.

      Tiryakiler sürekli nikotin özlemi içinde oldukları ve bu özlemi hiçbir zaman tam
      anlamıyla gideremediklerinden bu boşluğu doldurmak için genellikle çok yemek yer ve çok
      içki içerler yada daha güçlü uyuşturuculara başvururlar. (ALKOLİKLERİN ÇOĞU KOYU
      SİGARA TİRYAKİLERİDİR. BUNUN GERÇEKTEN BİR SİGARA SORUNU OLUP
      OLMADIĞINI MERAK EDİYORUM.)

      Tiryaki sigarayı yemeğin yerine kullanmaya başlar. Kendi yaşadığım kabus
      yıllarında öyle bir noktaya gelmiştim ki kahvaltı ve öğle yemeğini tamamen kaldırmıştım.
      Bunun yerine bütün gün birbiri ardına sigara içiyordum. Son yıllarda, akşamı dört gözle
      bekler olmuştum, çünkü ancak o zaman sigarayı bırakabiliyordum. Fakat bu kez de bütün
      akşam atıştırıp duruyordum. Aç olduğumu düşünüyordum, ama aslında nikotin özlemi
      içindeydim. Diğer bir deyişle gündüzleri yemek yemek yerine sigara içiyor akşamları da
      sigara içmek yerine yemek yiyordum. O zamanlar bugüne göre on üç kilo daha fazlaydım
      ve bunun önüne geçemiyordum.

      Vücudunuzdan canavarı atar atmaz o iğrenç güvensizlik duygusu yok olur. Öz
      güveninizle birlikte öz saygınız da geri gelir. Böylece yalnızca yemek alışkanlıklarınızı değil
      tüm yaşamınızı kontrol altına almayı garantilemiş olursunuz. Sigaradan kurtulmanın en
      büyük avantajlarından biri de budur.

      Daha önce de söylediğim gibi kilo alma yanılgısına sigarasızlığa alışma döneminde
      sigara yerine kullanılan şeyler neden olur. Bu yöntemle bırakmayı kolaylaştırmaz yalnızca
      güçleştirirsiniz. Bu konuya ileride sigara yerine kullanılanlarla ilgili bölümlerde daha ayrıntılı
      bir şekilde değineceğim.
      -


      _____________________________

    • Onbaşı
      30 Mesaj
      03 Aralık 2012 23:12:28
      31. BÖLÜM

      YANLIŞ MOTİVASYONLARDAN KAÇINMA

      Sigarayı “irade yöntemi” ile bırakmaya çalışan bir çok tiryaki motivasyonunu
      güçlendirmeye çalışırken bir sürü yanlış motivasyon toplar.

      Bunun birçok örneği vardır. En tipik örneği: “Tasarruf edeceğim parayla ailemle çok
      güzel bir tatil yapabiliriz.” Bu mantıklı ve akıllıca bir plan gibi gelebilir ama temelde
      yanlıştır, çünkü kendisine saygı duyan bir tiryaki tatile çıkmak yerine yılın elli iki haftası
      sigara içmek ister. Sonuçta tiryaki hâlâ kuşkuludur, çünkü hem elli hafta boyunca
      sigaradan vazgeçmek zorundadır hem de sigarasız bir tatilden zevk alıp almayacağından
      emin değildir. Bu mantık tiryakinin büyük bir özveride bulunduğu duygusunu güçlendirir ve
      gözünde sigaranın değerini iyice artırır. Bunun yerine en iyisi olaya şöyle yaklaşmaktır:
      “Sigara içerek ne kazanıyorum?” Başka bir örnek: “Daha iyi bir araba alabilirim”. Doğru. Bu
      plan arabayı alana kadar insanı oyalar. Fakat yeni araba hevesi geçer geçmez özveri
      duygusu yine ortaya çıkar ve tiryaki er yada geç tekrar tuzağa düşer.

      Bir başka tipik örnek ise iş arkadaşları ve yakınlarla anlaşmalar yapmaktır. Bu
      yöntemde günün belli zamanlarında duyulan sigara içme isteği kendiliğinden ortadan
      kalkar. Yine de bazı nedenlerden dolayı başarısızlıkla sonuçlanır:

      1. Motivasyon yanlıştır: Başkaları sigarayı bırakıyor diye siz neden
      bırakacaksınız ki? Bu yalnızca özveri duygusunun artmasına yol açar. Bütün
      tiryakiler aynı anda sigarayı bırakmaya içtenlikle karar verirlerse ne iyi olur.
      Fakat hiç bir tiryaki sigarayı bırakmaya zorlanmamalıdır. Aslında tiryakilerin
      hepsi içlerinden sigarayı bırakmak isterler fakat bırakmaya tamamen hazır
      değillerse böyle bir anlaşma yalnızca sigara içme isteklerini artırır. Gizli gizli
      içmeye ve kendilerini giderek daha bağımlı hissetmeye başlarlar.

      2. “Eziyeti paylaşmak” veya birbirine bağımlı olmak: Tiryaki sigarayı “irade
      yöntemi” ile bırakmaya çalıştığında sigara içme isteğinin geçmesini beklerken
      eziyet çeker. Çektiği eziyete dayanamayıp sigara içerse başarısızlığa
      uğramış olur. “İrade yönteminde” birinin er yada geç dayanamayıp
      vazgeçeceği önceden programlanmıştır. Böylece diğerleri bekledikleri
      bahaneye kavuşmuş olurlar. Onların suçu yoktur. O kişi vazgeçmeseydi onlar
      dayanacaklardı ama şimdi yarı yolda bırakılmış oldular. Aslında çoğu gizli
      gizli içiyorlardır bile.

      3. “Eziyeti paylaşmanın” öteki yüzü “övgüyü paylaşmaktır”. Paylaşma olduğu
      zaman başarısızlık anında saygınlık yitirmek o kadar kötü değildir. Sigarayı
      bırakan kişi büyük bir başarı kazanmanın mutluluğunu yaşar. İnsan tek
      başınayken arkadaşlarının ve yakınlarının onayı onun için ilk günlerde
      gereksinim duyacağı büyük bir ödül olur. Herkes aynı anda aynı şeyi
      yapıyorsa övgüyü paylaşmak gerektiğinde ödül azalır.

      Yanlış motivasyonların diğer klasik bir örneği ise rüşvettir (örneğin anne baba
      çocuklarına sigaradan vazgeçmeleri için para önerir veya “dayanamazsam sana 100
      pound vereceğim” diyerek kişi kendini koşullar). Bir filmde böyle bir şey görmüştüm.
      Sigarayı bırakmaya çalışan bir polis memuru sigara paketinin içine 20 pound koyar ve
      kendi kendine bir anlaşma yapar. Bir daha sigara içmek için önce o parayı yakacaktır. Bu
      onu birkaç gün sigara içmekten alıkoyar ama sonunda parayı yakar.

      Kendinizi aldatmayın. Bir tiryaki sigara için ortalama olarak 30.000 pound harcar.
      Sigara içmenin ölümcül bir hastalığa yakalanma riski dörtte birdir. Sigara insanın yaşam
      boyu kötü bir ağız kokusuna sahip olmasına, ruhsal ve fiziksel işkence çekmesine,
      sigaraya esir olmasına, toplum tarafından küçük görülmesine ve öz saygısını yitirmesine
      neden olur. Bütün bunlar sigarayı bırakmak için yeterli değilse birkaç göstermelik neden
      hiç etkili olamaz, tam tersine özveri duygusunun güçlenmesine yol açar. Olaya artık şöyle
      bakın.

      Sigara içmenin bana ne yararı var? HİÇ

      Neden sigara içmek zorundayım?
      ZORUNDA DEĞİLSİNİZ!

      KENDİ KENDİNİZİ CEZALANDIRIYORSUNUZ.


      _____________________________

    • Onbaşı
      30 Mesaj
      32. BÖLÜM

      BIRAKMANIN KOLAY YOLU

      Bu bölümde sigarayı bırakmanın kolay yolu ile ilgili talimatlar vereceğim. Bunlara
      uyarsanız bırakmanın oldukça kolay hatta eğlenceli bile olduğunu görürsünüz. Yapmanız
      gereken yalnızca iki şey var:

      1. Bir daha sigara içmemeye karar verin.
      2. Bu yüzden bunalıma gireceğinize, sevinin.

      Şimdi herhalde “Bu kitabın gerisi ne işe yarayacak? Neden bunu başında
      söylemediniz?” diye soruyorsunuzdur. Bir an bunalıma girer, er yada geç düşüncenizi
      değiştirirdiniz. Herhalde şimdiye kadar bir kaç kez yapmışsınızdır.

      Dediğim gibi sigara hain ve sinsi bir tuzaktır. Bırakmanın en güç yanı kimyasal
      bağımlılık değil, beyninize işlenmiş aldatmacalardır. Bu yüzden önce yanılgıları,
      aldatmacaları ortadan kaldırmak gerekir. Önce düşmanını tanı, taktiklerini öğren ki,
      rahatlıkla yenebilesin.

      Yaşamımın büyük bir bölümünü sigarayı bırakmaya çalışarak geçirdim ve haftalarca
      ağır depresyonlar yaşadım. Sonunda bıraktığımda sigara tüketimim bir anda yüzden sıfıra
      düştü ve hiç acı çekmedim. Sigarasızlığa alışma döneminde bile yaşamdan zevk aldım ve
      şimdiye kadar kesinlikle pişman olmadım. Sigarayı bırakmak başıma gelen en güzel şeydi.

      Nasıl bu kadar kolay bırakabildiğimi bir türlü anlayamadım ve nedenini bulabilmem
      uzun zaman sürdü. Bundan sonra bir daha sigara içmeyeceğimi kesinlikle biliyordum.
      Bundan önceki denemelerimde de kararlıydım ama aslında sigarayı bırakmaya yalnızca
      çalışıyordum ve yeterince uzun bir süre sigarasız kalmaya dayanırsam sigara içme
      arzusunun yok olacağını umuyordum. Sürekli bir şey olsun diye beklediğimden yok
      olmuyordu tabii, ben yakındıkça sigara arzusu artıyor ve özlem devam ediyordu.

      Son girişimim değişikti. Bugün bütün tiryakilerin yaptığı gibi ben de düşünmeye
      başlamıştım. O ana kadar ne zaman başarısız olsam bir sonraki deneme daha kolay
      olacak düşüncesiyle kendimi avutuyordum. Yaşamımın sonuna kadar sigara içeceğimi
      aklıma bile getirmiyordum. Bu düşünce içimi öyle bir nefretle dolduruyordu ki, sigara
      konusunu artık ciddi bir şekilde ele almıştım.

      Otomatik olarak sigara yakmak yerine sigara içerken ne duyduğumu çözümlemeye
      başladım. Bildiğim şey onaylanmış oldu. Sigaradan zevk almıyor, sigarayı pis ve iğrenç
      buluyordum.

      Sigara içmeyen insanları incelemeye başladım. Onları o ana kadar yüzeysel, anti
      sosyal, sıkıcı insanlar olarak görürdüm. Oysa daha dikkatli incelediğimde güçlü ve sakin
      bir karaktere sahip olduklarını fark ettim. Stres ve gerginliğin daha kolay üstesinden
      geldiklerini, insanlarla birlikteyken ise tiryakilerden daha çok eğlendiklerini gördüm.
      Tiryakilerden daha canlı ve hareketli oldukları kesindi.

      Sigarayı bırakmış kişilerle konuşmaya başladım. O zamanlar onları sağlık yada
      para nedeniyle sigarayı bırakmak zorunda kalmış fakat hâlâ gizli gizli sigara özlemi duyan
      insanlar olarak görürdüm. Birkaçı “Bazen sigara özlemi duyuyorum, ama o kadar nadir ve
      o kadar hafif ki, önemsemeye değmez” derken, çoğu “Sigarayı özlüyor muyum? Şaka
      yapıyor olmalısın. Kendimi hiç bu kadar iyi hissetmemiştim.” Diyordu.

      Sigarayı bırakmış kişilerle yaptığım görüşmeler aklımın bir köşesine yer etmiş başka
      bir gizemi aydınlattı. Ben doğuştan zayıf bir insan olduğumu sanırdım fakat bir anda bütün
      tiryakilerin aynı kabusu yaşadıklarını anladım. Kendi kendime “Şu anda milyonlarca insan
      sigarayı bırakıyor ve gayet mutlu bir şekilde yaşamlarını sürdürüyor. Sigaraya başlamadan
      önce sigara içmenin hiçbir gereğini duymuyorum, o iğrenç nesnelere alışana kadar ne
      denli uğraştığımı da hâlâ anımsıyorum. Peki neden şimdi sigara içmek zorundayım?” diye
      düşündüm. Sigara benim için bir keyif değildi. O pis şeyden nefret ediyor, yaşamamın
      gerisini bu iğrenç nesnenin esiri olarak geçirmek istemiyordum.

      Sonunda kendime şunu dedim:
      “Allen, İSTESEN DE İSTEMESEN DE ŞU ANDA SON SİGARANI İÇMİŞ OLDUN.”

      Daha o an bir daha sigara içmeyeceğimi anladım. Bu kadar kolay olacağını hiç
      sanmıyordum, tam tersine çok güçlük çekeceğimi düşünüyordum. Aylar boyu
      depresyonlarda olacağımdan ve yaşamımın gerisini sürekli özlem içinde geçireceğimden
      emindim. Oysa başından beri tam anlamıyla bir zevk oldu.

      Neden bu kadar basit olduğunu ve bu kez o iğrenç sigarasızlık özlemini neden
      duymadığımı anlamam çok uzun sürdü. Nedeni şuydu: Sigara özlemi diye bir şey yoktur.
      O yalnızca kuşku ve güvensizlikten doğar. Gerçekten çok basit ve açıktır. SİGARAYI
      BIRAKMAK KOLAYDIR. İşi güçleştiren kararsızlık ve yakınmadır. Tiryakiler bağımlıyken
      bile bazen uzun süre sigarasız kalmaya dayanırlar. Yalnızca sigara içmek istedikleri ama
      içemedikleri zaman özlem duyarlar.

      Sigarayı bırakmayı kolaylaştırmanın yolu kesin ve geri dönüşü olmayan bir karar
      vermektir. Bu kararın doğruluğundan kuşkulanmak, kararı sorgulamak yerine mutlu olmak
      ve sigara konusunun kapandığını ummak değil bilmektir.

      Başından beri kararlı olursanız işi kolaylaştırırsınız. Kolay olacağına inanmazsanız
      nasıl başından beri kararlı olursunuz? İşte kitabın geri kalan bölümü bu bakımdan
      gereklidir. Sigarayı bırakmadan önce üzerinde durmanız gereken önemli birkaç nokta var:

      1. Başaracağınıza inanın. Sizin başkalarından hiçbir farkınız yok ve sigara
      içmek yada içmemek tamamen sizin elinizde.

      2. Vazgeçtiğiniz hiçbir şey yok. Tam tersine kazanacağınız o kadar çok şey var
      ki! Yalnızca daha sağlıklı ve daha varlıklı olmakla kalmayacak iyi günlerde
      daha çok eğlenip kötü günlerde daha az sıkıntı duyacaksınız.

      3. “Tek bir sigara” diye bir şey olmadığını anlayın artık. Sigara bir uyuşturucu
      bağımlılığıdır ve zincirleme olarak devam eder. Sigara içememek yüzünden
      bunalıma düşerseniz kendinizi gereksiz yere cezalandırmış olursunuz.

      4. Sigarayı zarar verme olasılığı olan bir alışkanlık olarak değil uyuşturucu
      bağımlılığı olarak görmelisiniz. Hoşunuza gitse de gitmese de BAĞIMLI
      OLDUĞUNUZU KABUL ETMELİSİNİZ. Görmezlikten gelerek bağımlılığı yok
      edemezsiniz. Bu bağımlılığı süründüren bütün hastalıklar gibi yalnızca
      yaşam boyu sürmekle kalmayıp aynı zamanda giderek kötüleştiğini
      unutmayın. İyileşmek için en iyi zaman şimdidir.

      5. Hastalıkla (yani kimyasal bağımlılıkla) sigara içen veya içmeyen insanların
      içinde bulundukları ruhsal durumu birbirinden ayırın. Tiryakiler bağımlılık
      kazanmadan önceki zamana dönme şansına sahip olsalar bu şansı hemen
      kullanırlardı! Siz bugün bu şansa sahipsiniz! Bunu sakın ‘sigarayı bırakmak’ olarak görmeyin. Son sigaranızı içtiğinize dair kesin kararınızı verdikten
      sonra sigara içmeyen bir insan olursunuz. Artık tiryakileri yaşamlarını
      sigarayla kendilerine zarar vererek geçiren zavallılar olarak görürsünüz.
      Sigara içmeyen bir insanın böyle bir sorunu yoktur. Kesin kararı verir vermez
      amacınıza ulaşmış olursunuz. Bu yüzden mutlu olmanız gerekir. Bütün gün
      oturup yakınarak kimyasal bağımlılığın geçmesini bekleyeceğinize dışarı
      çıkıp yaşamın tadını çıkarmaya çalışın. Yaşam sigara içtiğiniz zaman da
      güzeldir, içmediğiniz zaman her geçen gün daha da güzelleşir.

      Sigarayı bırakmayı gerçekten kolaylaştırmak için sigarasızlığa alışma döneminde
      (en fazla üç hafta) hiç sigara içmemeye kararlı olmalısınız. Bu mantıkla yola çıktığınızda
      bırakmak çok kolay gelecektir.

      Başlangıçta sizden rica ettiğim gibi açık kalplilikle okuyorsanız artık sigara bırakma
      aşamasına gelmiş olmanız gerekir. Şu anda tasmasını sabırsızlıkla çekiştiren bir köpeğin
      heyecanıyla vücudunuzdan zehri atmak için bekliyor olmalısınız.

      Hâlâ bir sıkıntı içindeyseniz, bunun nedeni aşağıdaki unsurlardan biridir.

      1. Sizde daha jeton düşmemiş. Yukarıda sıraladığım beş noktayı bir daha
      okuyun ve doğruluklarına inanıp inanmadığınızı saptayın. Herhangi bir
      noktada kuşkunuz varsa onunla ilgili bölümü bir kez daha okuyun.

      2. Başarısızlığa uğramaktan korkuyorsunuz. Endişeye kapılmanıza gerek yok,
      okumaya devam edin, başaracaksınız. Sigara inanılmaz bir tuzaktır. En zeki
      kişiler de düşer ama bir tek aptallar olayı çözdükten sonra kendilerini
      aldatmaya devam ederler.

      3. Söylediklerimin doğruluğunu kabul ediyor fakat yine de kendinizi perişan
      ediyorsunuz. Yapmayın! Gözlerinizi açın şu anda çok güzel bir şey olmak
      üzere, esirlikten kurtuluyorsunuz.

      İşe doğru mantıkla başlamak çok önemlidir: Sigara içmemem ne güzel değil mi? Bu
      mantığı sigarasızlığa alışma süreci boyunca sürdürmeniz gerekir. Bundan sonraki birkaç
      bölümde özellikle bu konu üzerinde duracağım. Sigarasızlığa alışma süresinden sonra
      bilinçli olarak bunu düşünmenize gerek kalmayacaktır. Otomatik olarak öyle düşünecek ve
      bunu daha önce neden göremediğinizi merak edeceksiniz. Yalnız dikkat etmeniz gereken
      iki nokta var.

      1. Son sigaranızı söndürme planınızı kitabın sonuna erteleyin.

      2. Yaklaşık üç hafta süren sigarasızlığa alışma döneminden sık sık söz
      etmiştim. Yanlış anlaşılmasın. Üç hafta boyunca eziyet çekeceğinizi
      sanabilirsiniz. Bu doğru değildir. “Üç hafta dayanabilirsem tamamdır”
      yanılgısına düşmeyin. Üç hafta sonra hiçbir şey olmayacak. Kendinizi
      birdenbire sigara içmeyen bir insan olarak hissetmeyeceksiniz. Sigara
      içmeyenler kendilerini içenlerden farklı hissetmezler. Şimdi üç hafta boyunca
      sigara içmemekten yakınıyorsanız üç hafta sonra da yakınırsınız. Demek
      istediğim şudur: “Artık sigara içmeyeceğim ne güzel değil mi?” gibi bir
      mantıkla başlarsanız üç hafta sonra sigara içme hevesiniz kalmaz. Fakat “Üç
      haftayı bir atlatabilsem” diyorsanız o üç hafta sonunda sigara diye ölürsünüz.
      -


      _____________________________

    • Onbaşı
      30 Mesaj
      07 Aralık 2012 22:52:48
      33. BÖLÜM

      SİGARASIZLIĞA ALIŞMA SÜRESİ

      Son sigaranızı söndürdükten sonra yaklaşık üç hafta kadar sigara özlemi
      çekebilirsiniz. Bu birbirinden ayrı iki faktöre dayanır.

      1. Nikotin eksikliği, bir boşluk veya güvensizlik duygusu, tiryakilerin özlem diye
      tanımladığı bir tür açlık veya ellerle ilgili bir şey.

      2. Bazı olayların yarattığı psikolojik etki, örneğin telefonda görüşmek.

      Tiryakiler “irade yönteminde” bu iki etken arasındaki farkı anlamamak ve ayırt
      edememekten dolayı güçlük çekerler. Sigarayı bırakmayı başarmış birçok kişinin tekrar
      tuzağa düşmesinin nedeni de budur.

      Nikotin eksikliği insana acı vermez ama hafife de alınmamalıdır. Açlığın çok güçlü
      bir dürtü olmasına ve yemeksiz kaldığımız zaman sinirlerimizin bozulmasına karşın bütün
      gün yemek yemediğimiz zaman yalnızca midemiz guruldar, acı çekmeyiz. Vücudumuz
      nikotinsiz kalınca da aynı şey olur. Aradaki fark vücudumuzun besine gereksinim duyduğu,
      zehre duymadığıdır. Doğru mantıkla yola çıkıldığında özlemle başa çıkmak kolaylaşır ve
      kısa bir süre sonra özlem yok olur.

      Tiryakiler “irade yöntemi” ile de olsa birkaç gün sigarasız kalmayı başarırlarsa
      nikotin özlemi kısa sürede kaybolur. Sorun ikinci faktördür. Tiryakinin belli zaman ve
      durumlarda sigara isteğini karşılamaya alışmış olması çağrışımlar doğurur (örneğin:
      “Sigara olmadan içkiden zevk alamam”). İkinci bir örnek bunu belki daha iyi açıklayabilir.

      Birkaç yıl sinyalleri sürücünün solunda olan bir araba kullandıktan sonra sinyalleri
      sağda olan bir araba kullanmaya başladığınızda sağda olduklarını bildiğiniz halde birkaç
      hafta boyunca sinyalleri çalıştırmak istediğinizde silecekleri çalıştırırsınız.

      Sigara bırakmak da buna benzer. Sigarasızlığa alışma süresinin başında belli
      durumlarda çağrışım mekanizması çalışmaya başlar. O anlarda sigara istediğinizi
      sanırsınız. İnandırılmış olduğunuz aldatmacaların etkisine başından karşı koyarsanız
      çağrışım mekanizması çabuk kaybolur. “İrade yönteminde” tiryaki sigara içme isteğinin
      gitmesini bekler; böylece çağrışım mekanizmasını ortadan kaldırmak yerine artırır.

      Yemek yemek özellikle arkadaşlarla birlikte bir restorandayken sigara çağrışımı
      yaptırır. Sigarayı bırakmış kişi sigara içemediği için sıkıntı duyar. Arkadaşları sigaralarını
      yaktıklarında kişinin bir şeyden yoksun kaldığı duygusu daha da artar. Artık o, güzel
      yemekten ve arkadaşlarıyla birlikte olmaktan zevk alamaz çünkü bunlar ona sigarayı
      anımsatır. Böylece üç kat daha fazla eziyet çeker ve sigara konusundaki asılsız inançlar
      iyice beynine yerleşir. Oysa kararlı olup biraz dayanabilirse kaderini kabul edip yaşamına
      devam edecektir. O asılsız inançların etkisi kısmen sürer ve sigarayı sağlık yada para
      yüzünden bırakmış kişilerin uzun yıllar belli durumlarda sigara özlemi çekmelerine neden
      olur. Bu kişiler akıllarındaki sigara hayali yüzünden huzur bulamaz ve kendilerine boşu
      boşuna eziyet çektirirler.

      Benim yöntemimde bile başarısızlığın en büyük nedeni çağrışım anında gösterilen
      tepkidir. Sigarayı bırakmış kişi sigarayı kimyasal etkisi olmayan bir ilaç olarak görmeye
      başlar. “Sigaranın bana yararlı olmadığını biliyorum ama kendimi buna inandırırsam bazı
      durumlarda yardımcı olabilir.” diye düşünür.

      Kimyasal etkisi olmayan bir ilaç anlık sıkıntıları gerçekten ortadan kaldırdığı için
      psikolojik açıdan çok etkilidir. Fakat sigara bir ilaç değildir. Önce izleri yaratır sonra onları
      yok eder ve bir süre sonra bu izleri tam olarak bile yok edemez. Batı toplumundaki bir
      numaralı ölüm nedeni olduğunu bir tarafa bıraksak bile kendisi hastalık üreten bir şeydir.

      Sigara içmeyenlerin veya sigarayı yıllar önce bırakmış kişilerle ilgili bir örnek
      vereyim. Kocasını yitirmiş bir kadını ele alalım. Böyle durumlarda tiryakiler çoğunlukla
      bütün iyi niyetleriyle bir sigara uzatıp: “İç bir tane, rahatlarsın.” derler.

      Kadın sigarayı kabul ederse bağımlı olmadığı ve özlem duymadığı için rahatlamaz.
      Sigara ancak psikolojik açıdan geçici bir destek olabilir o kadar. Bittiğinde trajedi hâlâ
      devam etmektedir. Aslında artık durum daha da kötüdür. Çünkü kadın nikotin özlemi
      duymaya başlamıştır. Bu özleme dayanmakla bir sigara daha içip özlemi gidermek
      arasında kalır ve kısır döngü ortaya çıkar. Sigara bir an için psikolojik destek sağlamaktan
      başka bir işe yaramamıştır. Aynı etkiyi avutucu sözler yada bir içki de yaratabilirdi. Sigara
      içmeyen yada sigarayı bırakmış birçok kişi bu tür durumlar yüzünden sigaraya
      başlamışlardır.

      Yanlış inançlara daha başlangıçta karşı koymak gerekir. Şunu artık aklınıza
      yerleştirin: Sigaraya muhtaç değilsiniz ve sigarayı bir tür yardım yada destek olarak
      görmeyi sürdürdükçe kendinize eziyet çektirmiş olursunuz. Kendinizi perişan etmeye hiç
      gerek yok. Sigara, restoranda yenen bir yemeği yada arkadaş toplantılarını çekici bir hale
      getirmektense bozar. Tiryakilerin restoranlarda zevkten değil zorunluluktan dolayı sigara
      içtiklerini unutmayın. Bağımlı oldukları için uyuşturucuları olmadan ne yemekten ne de
      yaşamdan zevk alabilirler.

      Kendinizi sigaranın aslında keyif veren bir şey olduğu düşüncesinden arındırın.
      Birçok tiryaki “Keşke zararsız sigara olsa” diye düşünür. İçinde yalnızca ot olan zararsız
      sigaralar vardır ama deneyen herkes kısa bir süre sonra vazgeçer. Sigara içmenizin tek
      nedeninin vücudunuza nikotin sağlamak olduğunu anlayın artık. Nikotin arzunuz yok
      olduğunda sigaraya fazla gereksinim duymazsınız.

      Sizde sigara arzusunu sigara özleminin mi (o boşluk duygusu) yoksa çağrışım
      mekanizmasının mı uyandırdığına aldırmadan varlığını kabul edin. Fiziksel bir ağrı
      olmadığına göre doğru bir mantıkla yola çıkarsanız sigara sorununuz kalmaz.
      Sigarasızlığın yarattığı duygudan endişelenmeyin. O kadar kötü değildir, asıl sorun o can
      atılan ama yasak olan sigarayla yapılan çağrışımlardır.

      Bu yüzden bunalıma gireceğinize kendinize şöyle deyin. “Bunun ne olduğunu
      biliyorum. Nikotin eksikliğinin yarattığı duygudur bu. Tiryakiler bunu yaşam boyu çekerler
      bağımlılıkları da bu yüzden devam eder zaten. Sigara içmeyenlerin böyle bir sorunu
      yoktur. Bu sigaranın birçok dezavantajından yalnızca bir tanesidir. Vücudumu bu kötü
      şeyden tamamen kurtarmam ne güzel değil mi?”

      Diğer bir deyişle vücudunuz gelecek üç hafta içinde hafif bir sarsıntı geçirecek ama
      bu süre içinde bütün yaşamınız boyunca sürecek çok güzel bir şey olacak. İğrenç bir
      hastalıktan kurtulacaksınız. Bu sigaranın eksikliğini duymaktan zevk bile alacaksınız. Size
      bir eğlence doğacak.

      Olayı heyecanlı bir oyuna dönüştürün. Nikotin canavarına midenizdeki bir tür kurt
      olarak bakın. Siz onu üç hafta boyunca yemeksiz bırakmaya çalışırken o yaşamını
      sürdürebilmek için bütün taktikleriyle size sigara içirtmeye çalışacaktır.

      Bazen moralinizi bozmaya çalışacaktır. Bazen hazırlıksız olacaksınız, biri size
      sigara verecek ve siz belki sigarayı bıraktığınızı unutacaksınız. Unutmazsanız hafif bir
      özlem duyacaksınız. Bu tür durumlara önceden hazırlanmanız gerekir. Size sigara isteten
      şey ne olursa olsun buna bedeninizdeki küçük canavarın neden olduğunu ve bu
      durumlarda sigara içmemekle canavara bir darbe daha indirdiğinizi düşünün.

      Sakın sigarayı unutmaya çalışmayın. Sigarayı “irade yöntemi” ile bırakmaya çalışan
      tiryakilerin depresyonlara girmelerine neden budur. Bütün gün oturup sigarayı unutmayı
      beklerler.

      Bu uyku tutturamamaya benzer. Düşündükçe uykunuz kaçar.

      Ne olursa olsun unutamayacaksınız. İlk birkaç gün küçük canavar size sürekli
      anımsatacaktır, buna engel olamayacaksınız. Çevrenizde tiryakiler ve sigara reklamları
      oldukça sigarayı anımsamaya devam edeceksiniz. Sigarayı unutmak zorunda değilsiniz
      zaten. Kötü değil çok güzel bir şey olmakta. GÜNDE BİN KEZ DE DÜŞÜNSENİZ TADINI
      ÇIKARIN. ÖZGÜR OLMANIN NE KADAR GÜZEL OLDUĞUNU KENDİNİZE SÜREKLİ
      ANIMSATIN. KENDİNİZİ ZEHİRLEMEK ZORUNDA OLMAMANIN MUTLULUĞUNU
      DÜŞÜNÜN.

      Bir süre sonra sigara özlemi eğlenceye dönüşecek ve siz sigaranın aklınızdan ne
      kadar çabuk çıktığına şaşıracaksınız.

      Ne yaparsanız yapın AMA KARARINIZDAN KUŞKU DUYMAYIN. Kuşku duymaya
      başladığınız an yakınmaya da başlarsınız ve her şey daha kötü olur. Onun yerine o anı
      yeni bir şevk arayarak değerlendirin. Kuşku duymanızın nedeni bir depresyonsa sizi bu
      duruma düşürenin sigara olduğunu anımsayın. Bir arkadaşınız sigara uzattığında gururla
      “Ne mutlu bana ki artık gereksinim duymuyorum” deyin. Buna önce biraz bozulur ama
      sigarasızlığın sizi etkilemediğini görünce onun da aklı yatmaya başlar.

      Sizi bu karara çok önemli nedenlerin ittiğini unutmayın. Bir tek sigaranın size mal
      olacağı binlerce lirayı düşünün ve kendinize bu korkunç hastalıklardan birine yakalanma
      riskine girmek isteyip istemediğinizi sorun. Özellikle de bu duygunun yakında geçeceğini
      ve her dakikanın sizi amacınıza yakınlaştıracağını düşünün.

      Bazı tiryakiler yaşamlarının geri kalan bölümünü “otomatik uyarıcıları” tersine
      çevirerek geçireceklerinden korkarlar. Diğer bir deyişle psikolojik oyunlar yardımıyla
      kendilerini sigaraya gereksinim duymadıklarına inandırmaları gerektiğini düşünürler. Çok
      yanlış. İyimser bir kişi şişeyi yarı dolu, kötümser bir kişi yarı boş olarak görür. Sigara
      durumunda şişe boştur ama tiryaki onun dolu olduğuna inanır. Sigara içmenize gerek
      olmadığını anladığınız an kısa bir süre sonra bunu kendinize sürekli söylemek zorunda
      kalmazsınız, çünkü sigaraya gerçekten gerek yoktur. Yaşamınızda en son gereksinim
      duyduğunuz şey sigaradır, dikkat edin en son yaptığınız şey olmasın.
      -


      < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi classsara -- 7 Aralık 2012; 23:00:03 >
      _____________________________

    • Onbaşı
      30 Mesaj
      07 Aralık 2012 23:04:31
      34. BÖLÜM

      TEK BİR NEFES

      Sigarayı “irade yöntemi” ile bırakmaya çalışan bir çok tiryakinin perişan olmasına
      neden budur. Üç dört gün sigarasız kaldıktan sonra devam edebilmek için ara sıra bir
      sigara içmeye yada bir iki nefes çekmeye başlarlar. Bunun ruh hallerinde yarattığı felaket
      etkinin farkına varmazlar.

      Çoğu tiryaki bu ilk nefesin tadını beğenmez ve sevinir. “İyi, hiçbir zevk almadım,
      demek ki sigara isteğim azalıyor.” Diye düşünür. Aslında tam tersi olur. Aklınızdan
      çıkarmayın: SİGARA HİÇBİR ZAMAN ZEVK DEĞİLDİR. Sigarayı zevk için içmiyordunuz.
      Tiryakiler sigarayı zevk için içseler de hiçbir zaman birden fazla sigara içmezlerdi.

      Sigara içmenizin tek nedeni küçük canavarı beslemekti. Dört gün boyunca aç
      bıraktınız. O bir sigaranın veya nefesin onun için ne kadar değerli olduğunu düşünün! Siz
      fark etmezsiniz ama bilinçaltınız yeni gelen nikotini hemen kaydeder ve o ana kadarki
      bütün çabanız boşa çıkar. İçinizden bir ses: “Her türlü mantığa karşın sigara çok güzel bir
      şeydir. Bir tane daha iç. Diye fısıldamaya başlar.

      Bir tek nefes çekmenin iki zararlı etkisi vardır:

      1. Bedeninizdeki küçük canavarı yaşatmaya devam eder.

      2. Daha da kötüsü beyninizdeki büyük canavarı yaşatmaya devam eder ve ilk
      nefes ikinciyi istetir.

      Unutmayın: Tiryakilerin sigaraya başlamalarının nedeni tek bir sigaradır.
      -


      _____________________________

    • Onbaşı
      30 Mesaj
      07 Aralık 2012 23:12:44
      35. BÖLÜM

      BENİM İÇİN DAHA MI ZOR OLACAK.

      Bir tiryakinin bağımlılığından ne kadar kolay kurtulacağını belirleyen sonsuz etken
      vardır. Herkesin karakteri, işi, yaşam koşulları ve sigarayı bırakmak için seçtiği zaman
      farklıdır. Bazı mesleklerde daha zor olabilir, ama yanlış inançlar ortadan kalkınca bu fark
      kaybolur. Bunu Birkaç örnekle açıklamaya çalışayım.

      Tıp mesleğinde çalışan kişiler için daha zor olduğu söylenir. Oysa sağlık açısından
      etkilerini daha iyi bildikleri ve bunlarla her gün karşılaştıkları için doktorların sigarayı
      bırakmaları daha kolaydır sanırız. Onları sigarayı bırakmaya zorlayan nedenler daha
      güçlüdür ama aşağıdaki nedenlerden dolayı bırakmaları daha kolay değildir:

      1. Sağlık açısından risklerin sürekli bilincinde olmak korku yaratır. Bu korku
      sigara özlemini gidermemizi gerektiren durumlardan birini doğurur.
      2. Doktorlar mesleklerinden dolayı büyük bir stres içindedirler ve genellikle
      sigarasızlığın yarattığı stresi iş yerlerinde gideremezler.
      3. Bir de suçluluk duygusunun verdiği stres eklenir. Doktorlar insanlara iyi örnek
      olmak zorundadırlar. Bu baskı özveri duygusunu güçlendirir.

      Doktor sigara özlemini ancak gerçekten hak ettiği ve günlük stresin geçici olarak
      yok olduğu aralarda giderebilir. Bu yüzden de sigara onun için çok değerlidir. Doktorlar
      ister istemez uzun süre sigarasız kalan ve ancak ara sıra sigara içen tiryakiler kategorisine
      girerler. Tiryaki “irade yönteminde” özveride bulunduğuna inandığı için kendini kötü
      hisseder. Ne verdiği aradan ne de içtiği çay yada kahveden zevk alır. Böylece özveride
      bulunduğuna inanmaya başlar ve belli çağrışımlardan dolayı her şeyin sorumlusunun
      sigara olduğunu düşünür. Şu aldatmacalardan kurtulup sigara içemediğiniz için
      üzülmekten vazgeçerseniz vücudunuz nikotin isterken bile siz büyük bir zevkle kahvenizi
      içebilirsiniz.

      Bir başka zor durum da can sıkıntısıdır, özellikle de stresle bir araya geldiği zaman.
      Bunun tipik örneklerini şoförler ve küçük çocukları olan ev kadınları yaşarlar. İşleri stresli
      fakat monotondur. Sigarayı “irade yöntemi” ile bırakmaya çalışan bir ev kadını “yoksun
      kaldığı” şeyi anımsayacak çok zamanı olduğundan depresyona girer.

      Doğru mantık kullanıldığında bu durumun da üstesinden gelinir. Sigarayı
      bıraktığınızı düşünmekten korkmayın. Sigarayı düşündüğünüzde o lanet canavardan
      kurtulduğunuz için mutlu olun. Olaya iyimserlikle bakarsanız sigarasızlık bir eğlenceye
      dönüşür.

      Yaşları, cinsiyetleri, zeka dereceleri, meslekleri ne olursa olsun VERDİĞİM
      TALİMATLARIN HEPSİNE UYAN tiryakiler sigarayı bırakmayı hem kolay hem de eğlenceli
      bulacaklardır.
      -


      _____________________________

    • Onbaşı
      30 Mesaj
      09 Aralık 2012 21:37:39
      36. BÖLÜM

      BAŞARISIZLIĞIN ANA NEDENLERİ

      Sigarayı bırakma girişimleri genellikle iki nedenden dolayı başarısızlığa uğrar.
      Birincisi diğer tiryakilerin etkisidir. Zayıf bir anınızda veya başkalarıyla birlikteyken biri bir
      sigara yakar. Bu konuya daha önce ayrıntılı bir şekilde değindim. Tek bir sigara diye hiç bir
      şey olmadığını anımsayın. Zincirleri kırdığınız için sevinin. Tiryakilerin sizi kıskandığını
      aklınıza yerleştirin ve onlara acıyın. İnanın acınacak haldeler.

      Başarısızlığın ikinci nedeni araya kötü bir gün girmesidir. Sigara içmeyenlerin de
      sigara içenler gibi iyi ve kötü günleri olduğunu unutmayın. Yaşam inişli çıkışlıdır ve her şey
      birbirine bağlıdır. “İrade yönteminde” tiryaki yaşadığı ilk kötü günde hemen sigarayı arar ve
      tabii o kötü gün daha da kötü olur. Sigara içmeyen bir kişi stres ve sıkıntıyla hem fiziksel
      hem de ruhsal açıdan daha rahat başa çıkabilir.

      Sigarasızlığa alışma döneminde kötü bir gün yaşamaktan korkmayın. Eskiden
      sigara içtiğiniz zaman da kötü günleriniz olduğunu (yoksa bırakmaya karar vermezdiniz)
      unutmayın. Sigara içemediğiniz için üzüleceğinize kendi kendinize şöyle deyin: “Evet, bu
      gün pek iyi bir gün değil, ama sigara da bir işe yaramayacak. Yarın daha iyi bir gün olur, şu
      anda hiç değilse bir artı puana sahibim. O iğrenç sigara alışkanlığından kurtuldum artık.”

      Tiryakiler sigaranın kötü yanlarını görmezlikten gelirler. Hiçbir zaman sigara
      yüzünden öksürmezler, sürekli soğuk algınlığına yakalanırlar. Issız bir yerde arabanız
      bozulduğunda bir sigara yakarsınız. O sigara yüzünden mutlu mu neşeli mi olursunuz?
      Tabii ki hayır. Biri sigarayı bırakır bırakmaz yaşamda ters giden her şeyin suçunu
      sigarasızlığa yüklemeye başlar. Arabanız bozulduğunda: “Eskiden böyle durumlarda bir
      sigara yakardım.” Diye düşünürsünüz, fakat sigaranın hiçbir sorunu çözmediğini unutur,
      hayal ürünü bir destek arayarak kendinize eziyet çektirirsiniz. Kendinizi zor bir duruma
      düşürür, sigara içemediğiniz için perişan olursunuz, içseniz durumunuz daha da kötü olur.
      Doğru bir karar aldığınızı biliyorsunuz; bu karardan kuşku duyarak ne diye hâlâ kendinize
      işkence çektiriyorsunuz?

      Unutmayın olumlu düşünmek her zaman için çok önemlidir.
      -


      _____________________________

    • Onbaşı
      30 Mesaj
      09 Aralık 2012 21:47:15
      37.BÖLÜM

      SİGARA YERİNE KULLANILANLAR

      Birçok kişi sigaranın yerine şeker, sakız, nane şekeri, içinde ot olan sigaralar, haplar
      kullanır. HİÇBİRİNİ KULLANMAYIN. Bu tür şeyler işinizi kolaylaştırmak yerine yalnızca
      güçleştirir. Canınız sigara istediğinde ve siz sigara yerine başka bir şey kullandığınızda
      sigara isteğinizin devam etmesine ve artmasına neden oluyorsunuz. Aslında “Sigara
      içmeliyim veya bu boşluğu başka bir şekilde doldurmalıyım” diyorsunuz. Bu bir şantajcıya
      yada inatçı bir çocuğa yenilmek gibidir. Canınız sigara istemeye devam eder ve işkence
      uzar. Ne olursa olsun kullandığınız şey sigaranın yerine geçmez, çünkü istediğiniz yemek
      değil nikotindir. Başka bir şey kullanmakla sigarayı düşünmeye devam etmiş oluyorsunuz.
      Aklınıza şunu yerleştirin:

      1. Nikotinin alternatifi yoktur.
      2. Nikotine muhtaç değilsiniz. Nikotin besin değil zehirdir. Nikotin özlemi
      duyduğunuzda yalnızca tiryakilerin bu duyguyu yaşadıklarını sigara
      içmeyenlerin böyle bir sorunu olmadığını anımsayın. Bu özlemi nikotinin
      neden olduğu başka bir dert, canavarın ölüm çığlığı olarak görün.
      3. Unutmayın! Sigara özlemi yaratır, gidermez. Sigaraya ve sigaranın bir
      alternatifine muhtaç olmadığınızı ne kadar çabuk anlarsanız o kadar çabuk
      kurtulursunuz.

      Nikotin içeren sakızların yada başka şeylerin yakınından bile geçmeyin. Bunların
      vücuttaki nikotin miktarını sabit tuttukları ve sizi nikotinsizliğin kötü etkilerinden korudukları
      için sigarasızlığa alışma dönemini Kolaylaştırdıkları söylenir. Aslında aynı nedenlerden
      dolayı bırakmayı güçleştirirler. Sigara alışkanlığı sürekli sigara özlemi gidermektir.
      Nikotinin hiçbir yararı yoktur. Sigara içmenizin tek nedeni nikotinsizliğin yarattığı özlemi
      gidermektir. Bu özlem kaybolunca alışkanlık da yok olur. Zaten özlem o kadar hafiftir ki
      herhangi bir önlem almak gerekmez. Sigara içmenin asıl sorunu daha önce de söylediğim
      gibi kimyasal bağımlılık değil aklımızı karıştıran aldatmacalardır. Nikotin içeren sakızlar
      kimyasal bağımlılığın devam etmesine neden olurlar, kimyasal bağımlılık da psikolojik
      bağımlılığın uzamasına yol açar.

      Sigarayı bırakmış birçok kişi nikotinli sakızlara bağımlıdır. Hâlâ sigara içen sakız
      bağımlıları da vardır. Sakızın tadının iğrenç olduğunu söyleyerek kendinizi aldatmayın. İlk
      sigaranızın tadını anımsayın.

      Sigaranın diğer bütün alternatifleri nikotinli sakızlarla aynı etkiye sahiptir. “Sigara
      içemediğime göre boşluğu normal sakız yada şekerle dolduruyorum” düşüncesinden söz
      ediyorum. Sigarasızlığın yarattığı boşluk besinsizlikten doğan açlıktan ayırt edilmezse de
      biri birinin yerini tutmaz. Aslında canınızı sigara istetecek bir şey varsa o da kendinizi tıka
      basa sakızla ve nane şekeri ile doldurmaktır.

      Sigara alternatiflerinin en kötü yanı asıl sorunun yani beynimize işlenmiş yanlış
      inançların devam etmesine neden olmalarıdır. Gripten kurtulduğunuzda bir alternatif arar
      mısınız? Tabii ki hayır. “Sigaranın yerini tutacak bir şey arıyorum” dediğinizde aslında “Bir
      özveride bulunuyorum” demiş oluyorsunuz. “İrade yönteminde” yaşanan depresyonlar
      tiryakinin özveride bulunduğuna inanmasından kaynaklanır. Tiryaki bir sorunun yerine
      başka bir sorun yaratmıştır. İnsanın kendisini şekerlerle tıka basa doldurması hiç hoş bir
      şey değildir. Yalnızca şişmanlayıp kendisini kötü hissetmesine arkasından da sigaraya
      tekrar başlamasına neden olur.

      Hiçbir alternatife muhtaç olmadığınızı unutmayın. Sigara özlemi bu zehre karşı
      duyulan açlıktır ve kısa bir süre içinde yok olacaktır. Bu önündeki birkaç günü atlatmanıza
      yardımcı olur. Bedeninizi zehirden beyninizi esirlikten ve bağımlılıktan kurtarmaktan zevk
      alın. İştahınız artarak, daha çok yemek yemeye başlar ve önünüzdeki günlerde birkaç kilo
      alırsanız endişe etmeyin. Daha sonra değineceğim “uyanma zamanında” sigaranın
      gereksizliğini keşfettiğiniz an güveniniz artacak ve olumlu düşünce ile yemek alışkanlıkları
      dahil bütün sorunların üstesinden geleceğinizi göreceksiniz. Sakın yemek aralarında
      atıştırmayın. Yoksa şişmanlar ve mutsuz olursunuz. Ayrıca sigarayı kesin olarak ne zaman
      bıraktığınızı da bilemezsiniz. Sorundan kurtulmak yerine yerini değiştirmiş olursunuz.
      -


      _____________________________

    • Onbaşı
      30 Mesaj
      12 Aralık 2012 18:32:03
      38. BÖLÜM

      BENİ SİGARAYA İTECEK DURUMLARDAN KAÇINMALIMIYIM

      Şimdiye kadar önerilerim üzerinde hep ısrarla durdum. Sizden ricam bunları tekliften
      çok talimat olarak görmenizdir. Önerilerim geçerli ve pratik nedenlere dayandığından ve bu
      nedenler binlerce araştırma tarafından onaylandığından dolayı ısrarlıyım.

      Sigarasızlığa alışma döneminde sigara içmeyi heveslendirecek olaylardan
      kaçınılmalı mı kaçınılmamalı mı sorusuna korkarım kesin bir yanıt veremeyeceğim. Buna
      herkesin kendisinin karar vermesi gerekiyor. Yine de size yardımcı olacağını umduğum
      bazı önerilerde bulunabilirim.

      Yaşamımızın sonuna dek sigara içmeyi sürdürmemize korkunun neden olduğunu
      söylemiştim. Bu korkunun iki aşaması vardır.

      1. Sigarasız nasıl yaşayabilirim?
      Bir tiryakinin akşam geç saatte dışarıdayken sigarası bittiğinde girdiği panik
      duygusudur. Sigara özleminden kaynaklanmamıştır, bağımlılığın yarattığı
      psikolojik korkudur –sigarasız yaşanmaz! Bu korkunun en yoğun halini son
      sigaranızı içtiğinizde duyarsınız; oysa o anki sigara özleminiz çok daha
      hafiftir.

      Balıklama atlamayı öğrenmekte olan herkesin yaşadığı türden, bilinmeyene
      karşı duyulan bir korkudur bu. Atlama tahtası aslında 30 cm. yüksekliktedir
      ama iki metre gibi gözükür. Suyun derinliği iki metrenin üzerinde olduğu halde
      insana 30 cm gibi gelir. Atlamak cesaret ister. Başınızı vuracağınızdan
      eminsinizdir. Atlamak en zordur, ona cesaret edebilirseniz gerisi kolaydır.

      Aslında diğer bakımlardan güçlü bir iradeye sahip tiryakilerin neden sigarayı
      bırakmayı hiç denemediklerinin veya ancak birkaç saat sigarasız
      kalabildiklerinin açıklaması budur. Günde bir paket sigara içen tiryakiler
      vardır, sigarayı bırakmaya karar verdiklerinde bu kararı vermemiş olsalardı
      içecekleri bir sonraki sigaradan çok daha önce bir sigara yakarlar. Bırakma
      kararı bir panik yaratır ki, bu da stres doğurur. Bu beynin “yak bir tane” dediği
      anlardan biridir fakat artık yakamazsınız. Bir şeyden yoksun kalırsınız –stres
      artar. Beyinden gelen sinyal tekrar başlar –sigorta atar ve siz bir sigara
      yakarsınız.

      Merak etmeyin. Bu panik yalnızca psikolojiktir. Bağımlılık korkusudur. Aslında
      nikotine hâlâ bağımlı olduğunuz halde artık tiryaki değilsinizdir. Paniğe
      kapılmayın! Bana güvenin ve atlayın.

      2. Korkunun ikinci aşaması daha uzun bir süre için geçerlidir. Gelecekte bazı
      durumların sigarasız aynı zevki vermeyeceği veya sigara olmadan
      güçlüklerle başa çıkılamayacağı korkusu bu ikinci aşamaya örnektir.
      Endişelenmeyin. Bir kez atladıktan sonra bunun tam tersini düşüneceksiniz....

      Sigara içmeyi heveslendirecek olaylardan kaçınma konusunda iki önemli nokta
      vardır.

      1. “Evde sigara tutuyorum, içmesem bile orada olduklarını bilmek bana güven
      veriyor.”
      Sigaralarını saklayan insanların başarısızlık oranının atanlarınkinden daha
      yüksek olduğuna inanıyorum. Sanırım bunun nedeni sigarasızlığa alışma
      döneminde yaşanan kötü bir anda evde hazır bekleyen sigarayı içmenin
      gayet kolay olmasıdır. Yüzünüzü kızartıp dışarıya çıkarak sigara almanız
      gerekirse vazgeçme şansınız daha fazladır. Siz dükkana gidinceye kadar
      sigara isteğiniz geçmiş olur zaten. Yine de başarısızlığın asıl nedeninin
      tiryakinin işin başında kesin karar vermemesinden kaynaklandığına
      inanıyorum. Başarının iki anahtarını anımsayın.
      · Kesin karar vermek
      · Artık sigara içmek zorunda olmamanın zevkine varmak
      Neden evinizde sigara tutarsınız ki? Hâlâ yanınızda sigara taşımak
      gereksinimi duyuyorsanız, kitabı yeniden okumanızı öneririm. Çünkü bu sizde
      jetonun daha düşmediği anlamına gelir.

      2. “Sigarasızlığa alışma döneminde stresten ve insanlarla birlikte olmaktan
      kaçınayım mı?”
      Stresten kaçınmanızı öneririm. Baskıyı artırmanın hiçbir anlamı yok.
      İnsanlarla birlikte olmak konusunda ise tam tersini yapmanızı öneririm. Dışarı
      çıkın ve yaşamın tadını çıkarmaya başlayın. Bağımlılığınız devam etse bile
      artık sigaraya muhtaç değilsiniz. Bir partiye gidin ve artık sigara içmek
      zorunda olmadığınızı müjdeleyin. Yaşamın sigarasız çok daha güzel
      olduğunu göreceksiniz –bir de küçük canavar bütün zehriyle vücudunuzdan
      çıktığında her şeyin ne kadar güzel olacağını düşünün.
      -


      _____________________________

Sayfa: [1] 2   sonraki >     >>
Tüm Forumlar >> Konu Dışı / Off Topic >> Sağlıklı Yaşam >> SİGARAYI İLAÇ KULLANMADAN BIRAKMANIN YOLU...
Sayfaya Git:
Sayfa:
Facebook Sayfamız
Foruma Git
Bölümde Ara
Reklamlar
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.