DonanımHaber'de AraYENİ GELİŞMİŞ ARAMA
ForumBu Bölümde Ara
BOŞ VİTESTE GİTMEK
105
Cevap
1
Favori
8.756
Tıklama
Giriş
Mesaj
    • Onbaşı
      38 Mesaj
      29 Temmuz 2008 15:28:24
      Yokuş aşağı giderken boşta olan aracın frenlerinin tutmaması yüzünden kaç kaza olmuştur .Araç zaten gaza basılmadığı zmaan min düzeye indirmiyormu yakıt tüketimini rolantideyken


      _____________________________

      YANLIZ KURT YENİLMEMELİ
    • Binbaşı
      1532 Mesaj
      29 Temmuz 2008 17:13:58
      Vitesi boşa atarak ekonmi yapacağını zannedenler kendini kandırır. Hiç bir faydası yoktur. Zararlarını söyleyeyim;

      1. Diyelim ki boşta yokuş aşağı iniyorsunuz. Aniden karşınıza bir araba veya bir insan çıktığını düşünün; Duramazsınız. Aniden bütün yükü frenlere verdiğiniz için, frenlerinizi de patlatabilirsiniz. O zaman Allah'a emanetsiniz.

      2. Ya da motorunuzun stop ettiğini düşünün. Ben düşünemiyorum. Yeni arabaların hepsinde en azından direksiyon ve frenler hidrolik. Diğer aksaamı saymıyorum. Direksiyonun kilitlenmesi, frenlerin şişmesi sonucu nereye gireceğiniz belli olmaz.

      Vitesi giderken boşa alırsanız devir saatine bi bakın. Rölantide yaklaşık 900 devirde çalışan motor 1100-1200 devire çıkar. Bu nasıl tasarruf? Aracın gazına basmadığınız sürece arabanın viteste olması ya da boşta olması arasındaki sarfiyat farkını hissedemezsiniz. Ben biliyorum, aracı 4000-5000 devirde kullanıp, gereksiz yere gaza basan arkadaşlar inişte arabayı boşa alarak tasarruf ettiklerini iddia ediyorlar. Az akıllı olun ya.


      _____________________________

    • Yarbay
      5464 Mesaj
      29 Temmuz 2008 17:36:27
      vezir arkdaşım çok güzel anlatıyorsun şu işleri ya. hatırlarsan bende 306 var. önce buna yanıt bulalım. bende var mı cut off.. ? acil durumda yakıt kesme aparatı var. kitabında da yazıyor ama viteste gaza basmadan durumlar ney?

      şimdi kendi kaanatim muhtemelen var dediklerinden böyle çıkarıyorum. elektronik ateşlemeli. bi beyin var enjektörler vs.. rampayı çıktım hararet 90 ı biraz geçti inerken viteste inersem gözlerimle hararetin indiğini öyle bir görüyorum ki sanırısın devir saati. hatta bi ara abarttım 80 e kadar indirdim bu şekilde harareti. o halde var diyebiliyomuyuz. mutlaka ekleyecek görüşlerin vardır diye sana soruyorum bu konuyu. saygılar


      _____________________________

    • Yarbay
      3271 Mesaj
      29 Temmuz 2008 17:40:28

      quote:

      Orjinalden alıntı: bossbee

      Vitesi boşa atarak ekonmi yapacağını zannedenler kendini kandırır. Hiç bir faydası yoktur. Zararlarını söyleyeyim;

      1. Diyelim ki boşta yokuş aşağı iniyorsunuz. Aniden karşınıza bir araba veya bir insan çıktığını düşünün; Duramazsınız. Aniden bütün yükü frenlere verdiğiniz için, frenlerinizi de patlatabilirsiniz. O zaman Allah'a emanetsiniz.

      2. Ya da motorunuzun stop ettiğini düşünün. Ben düşünemiyorum. Yeni arabaların hepsinde en azından direksiyon ve frenler hidrolik. Diğer aksaamı saymıyorum. Direksiyonun kilitlenmesi, frenlerin şişmesi sonucu nereye gireceğiniz belli olmaz.

      Vitesi giderken boşa alırsanız devir saatine bi bakın. Rölantide yaklaşık 900 devirde çalışan motor 1100-1200 devire çıkar. Bu nasıl tasarruf? Aracın gazına basmadığınız sürece arabanın viteste olması ya da boşta olması arasındaki sarfiyat farkını hissedemezsiniz. Ben biliyorum, aracı 4000-5000 devirde kullanıp, gereksiz yere gaza basan arkadaşlar inişte arabayı boşa alarak tasarruf ettiklerini iddia ediyorlar. Az akıllı olun ya.


      +++++


      Hele ki otomatikte boşa atanlar. Tanıdığım var, "olum yapma, çok sakat, şanzumanı helledicen" derdim ama, "boşa atınca arabanın rahatlaması çok hoşuma gidiyor" derdi.

      Otomatik şanzumanlar boştayken yağlama yapmazlar ve boşa atmanız sonucu size çook sağlam masraf çıkarrabilirler...
      Ben ne manuel ne de otomatik aracımla boşta gitmiyor... Çok nadiren manuel olanda boşa attığım oluyor ama çok kısa süreli... Otomatikte hiç boşa atmıyorum...

      (Bi de 99 model rover 216 sli'de CutOff dediğiniz olay var mı? Özelliklerini hiç bilmiyom ben bunun ya)


      _____________________________

      Paylaştığım Fotoğraflarım

      Nikon D5000 / Nikkor AF-s 18-55mm VR / Tamron 70-300mm tele-macro / Nikkor AF 50mm f/1.8

      GalaXy SII GT-I9100
    • Otomobil Uzmanı
      10353 Mesaj
      29 Temmuz 2008 17:59:44

      quote:

      Orjinalden alıntı: oneMoreaCupofCoffee

      vezir arkdaşım çok güzel anlatıyorsun şu işleri ya. hatırlarsan bende 306 var. önce buna yanıt bulalım. bende var mı cut off.. ? acil durumda yakıt kesme aparatı var. kitabında da yazıyor ama viteste gaza basmadan durumlar ney?

      şimdi kendi kaanatim muhtemelen var dediklerinden böyle çıkarıyorum. elektronik ateşlemeli. bi beyin var enjektörler vs.. rampayı çıktım hararet 90 ı biraz geçti inerken viteste inersem gözlerimle hararetin indiğini öyle bir görüyorum ki sanırısın devir saati. hatta bi ara abarttım 80 e kadar indirdim bu şekilde harareti. o halde var diyebiliyomuyuz. mutlaka ekleyecek görüşlerin vardır diye sana soruyorum bu konuyu. saygılar


      oneMoreaCupofCoffee,

      cut off olayı tamamen yazılım ve sensörlerle ilgili bir durum.yani cut off için aracın pedal konumunu devrini filan gözleyen bir emekli amcam var içeride.Ne zaman istediği durum oluşuyor hemen yakıtı kesiyor.Çünkü yazılım öyle istiyor komut gidiyor.Şimdi var mı yok mu sorusu için bunu sizin tecrübelerinize bırakıyorum.Ancak şunu bilin ki yeni OBD II yazılımlarında standart olarak koyuluyor .

      Aracın soğutma işi ise ısı transferi ile alakalı.Yokuş aşagı ısının çok çabuk düşmesinin konu ile dolaylı alakası vardır.Ama ne kadar hızlı ne kadar yavaş kısmı izafi duruma giriyor ki Einstein müdahalede bulunur.

      Ancak senden basit bir test yapmanı isteyeceğim. aracını düz yolda boş ve eğimsiz bir yerde dnemek için hazırla.
      belirli bir süratle giderken 60-70 km/h gazdan ayağını çek ,araç viteste yavaşlamaya başlayacaktır. Hiç istifini bozmadan sakince hızın ve devirin azalmasını gözlemlemelisin.Eğer aracınız yavaşlamaya başlayınca gaza basmanızı ister gibi davranmaya başlayıp kafa atmaya başlıyorsa veya bir alt viteste kendiliğinden gaz verme işlevini durmaya yakın yapıyorsa cut off kesin olmamakla birlikte vardır diyebilirim.

      çünkü işin özünde cut off olan sistemlerde araç devri belirli bir devrin altına düşüp de motor sarsıntıya başladığında bunu devreden çıkamasını sağlayan bir üst kanun daha vardır , yoksa ansızın stop edebilir.
      sarsıntıyı gözleyen senzor bir anarmallik hissettiğinde min oranda gaz verecektir.Bu oran sarsıntı geçene kadar sürecekt.rEğer vites uygun değil ve veilen yakıt zengin karışım olarak yetersizse araba başlar kafa atmaya , ileri geri stop etmemek için direnir ve negatif tork fazla ise ümitsizce stop eder.


      _____________________________

    • Yüzbaşı
      591 Mesaj
      29 Temmuz 2008 19:25:29
      otomatikte nasıl bir yağlama var, yağlama olmayınca nasıl bir zarar söz konusu olabiilir acaba..



      +++++


      Hele ki otomatikte boşa atanlar. Tanıdığım var, "olum yapma, çok sakat, şanzumanı helledicen" derdim ama, "boşa atınca arabanın rahatlaması çok hoşuma gidiyor" derdi.

      Otomatik şanzumanlar boştayken yağlama yapmazlar ve boşa atmanız sonucu size çook sağlam masraf çıkarrabilirler...
      Ben ne manuel ne de otomatik aracımla boşta gitmiyor... Çok nadiren manuel olanda boşa attığım oluyor ama çok kısa süreli... Otomatikte hiç boşa atmıyorum...

      (Bi de 99 model rover 216 sli'de CutOff dediğiniz olay var mı? Özelliklerini hiç bilmiyom ben bunun ya)




      _____________________________

      eko-mod
    • Yarbay
      3609 Mesaj
      29 Temmuz 2008 19:30:32
      90 model samara da bile cut off vardı 306 da neden olmasın? Tabi samara enjektörlü olmadığı için bu işi selonoid bir valf yapardı, yanlış hatırlamıyorsam 1500 d/d nın altına düştüğünde de devreden çıkardı (yani tekrar rölanti ihtiyacı kadar benzin göndermeye başlardı).


      _____________________________

    • Yarbay
      5464 Mesaj
      29 Temmuz 2008 23:07:48
      vezir arkdaşım. bu söylediğini denemiştim. detay verecek olursam "şimdi napacak" diyerek vites küçültme işlemini geciktirmiştim 1-2 sefer uzun yolda. yaklaşık 1500 deviri düşer düşmez arabada ileri doğru serileşme görmüştüm. düşündüğüm gibi benzin çekmeye başlıyor olması lazım. kafa atma dediğin yani ileri gitme isteği ewet bunu görmüştüm.

      tatildeyim ya buralarda boş yer çok eskisi kadar olmasada. yarın tekrar konuya binayen deneyeceğim.

      izafiyet teorisinden dem vurmuşsun. o hararet düşürme olayında 10-12 sn içinde diyebilirim. 95 ten 80 e kadar düşürdüm. ankara -balıkesir yaptım 1 hafta önce.. yarın denemeyi yapacağım.

      kirpi aslında dediğin çok doğru. olabilme kriterleri neler düşünüce model yılı teknolojisine bakınca ewet vardır diyebiliriz ama işte kriterler neler diye düşünmeden edemiyor insan. saygılar


      _____________________________

    • Otomobil Uzmanı
      10353 Mesaj
      30 Temmuz 2008 09:49:16
      oneMoreaCupofCoffee,

      eğer 10 saniye içinde bahsettiğiniz ısılara düşüyorsa cut off olmalı derim. Çünkü hiç yakıt gönderilmiyor kibu kadar hızlı sıcaklık düşüyor.

      cut off olayı yazılım işi, çok detaylarını bilmek için yazılımcı olmak lazım, alogatirmaları nasıl, devirlerin düşüşü hangi matematiksel formüllere göre hesaplanıyor karar verme nasıl olacak gibi benim de üzerine kafa yorduğum şeyler var.Ancak en basitinden bir epğim senserü olsa 2 satır komut ile iş hallolur .Ama sizin araçta bunun olduğunu hiç sanmıyorum.Bu konuda biraz daha araştırma yapacağım.


      _____________________________

    • Yarbay
      3271 Mesaj
      30 Temmuz 2008 12:13:30
      @babatolia nasıl bir yağlama var bilmiyorum ama otm araç kitapçıklarında bunlar yazıyor...

      Zaten otm araçlarda 1 yerine 2 yağ çubuğu bulunur kaputu açtığınızda...


      _____________________________

      Paylaştığım Fotoğraflarım

      Nikon D5000 / Nikkor AF-s 18-55mm VR / Tamron 70-300mm tele-macro / Nikkor AF 50mm f/1.8

      GalaXy SII GT-I9100
    • Yüzbaşı
      591 Mesaj
      30 Temmuz 2008 12:40:56
      bende bir tane yağ çubuğu var ama araba mazda 6


      _____________________________

      eko-mod
    • Yarbay
      3271 Mesaj
      30 Temmuz 2008 13:04:50

      quote:

      Orjinalden alıntı: babatolia

      bende bir tane yağ çubuğu var ama araba mazda 6


      Bende Honda City otomatik var. Sarı yağ çubuğu dışında bi de turuncu yağ çubuğu var. Otomatik şanzıman yağına bakmak için. Ama ilk bakışta göze çarpacak bi yerde değil. Biraz daha alt tarafta kalıyo turuncu çubuk...

      Mazda 6 da var mıdır nerdedir bilmiyorum...

      2002-2007 yılları arası mazda323 kullanmış biri olarak şimdi de Mazda 3 almayı düşünüyorum. Geçen sene sıfır aldığım Cityyi satıcam sanırım...
      Bi kere Mazda kullanan zor vazgeçiyor... :)


      _____________________________

      Paylaştığım Fotoğraflarım

      Nikon D5000 / Nikkor AF-s 18-55mm VR / Tamron 70-300mm tele-macro / Nikkor AF 50mm f/1.8

      GalaXy SII GT-I9100
    • Otomobil Uzmanı
      10353 Mesaj
      30 Temmuz 2008 13:06:00
      babtolia ,

      otomatik şanzıman yağınnın seviyesi için ayrı bir çubukdaha vardır ve her motor yağını konrol ettiğinizde kontrol etmelisiniz.Epğer yağ eksilir ve min altına bir şekilde düşerse yandınız demektir., şanzımanda ciddi hasar olabilir , böyle bir şeyle karşılaşmış aracı hemen satılığa çıkarmak gerekir.Ama kimsenin alacağını da sanmam.

      Araç klavuzuna bakarsanız görürsünüz.tabii ki bahsettiğimiz klasik tork convertor lü şanzıman.


      quote:

      Orjinalden alıntı: babatolia

      bende bir tane yağ çubuğu var ama araba mazda 6




      _____________________________

    • Yarbay
      3271 Mesaj
      30 Temmuz 2008 13:24:59
      Bu konu ile ilgili ayrıntılı bir açıklama var:

      quote:

      Orijinalden alıntı: meteg

      yaklaşık 3 sene önce bir akrabamdan 96 model Volvo 850 Glt aldım.aracı aldığım akrabam bana araçta daha önce otomatik şanzıman sorunu yaşadığını ifade etti ve bende bunu bilerek aldım.bilmeyenler için söyleyeyim Volvolardaki otomatik ve manuel tüm vites kutuları alimünyum dan imal edilmiştir.ben aracı sürdüm ve az da olsa 2 ve 3 no lu viteslerde kaçırma olduğunu anladım.ama o zaman vaktim yoktu indirmeye. aldıktan yaklaşık 6 ay sonra yolda kaldım çekici ile aracı Söke'deki sanayide bir dükkana çektik.dükkan sahibinden 2 gün izin alıp vites kutusunu söktüm ve yağın simsiyah hale geldiğini balataların, spragların ve bantların kötü durumda olduğunu gördüm. bunları yeniledim tamir takımı ile ve araç bu şekilde 2 sene çalıştı, bu sene Mart ayında vites kutusunda vuruntu sesleri nedeniyle bu defa daha önce açılmayan tek yer olan Valve Body i açtım ölçümleri yaptım ve bunu da yeniledim ama pek fayda etmedi. daha sonra yaptığım araştırmalarda servisten bu aracın vites kutusunda fabrikasyon hatası olduğunu vakti zamanında aracın garantisi devam ederken 96 senesinde değişimin servis tarafından önerildiğini ama aracın o zamanki sahiplerinin bunu her nedense yaptırmadıklarını öğrendim. gelinen nokta hem o zamanki araç sahiplerinin ilgisizliği hem de aracın 2. sahibi olan amcamın otomatik vites yağının değişmesi gerektiğini bilmemesi ve de servisinde normal de şanzıman yağının değişimine gerek olmadığını söylemesi(hayret ettim) nedeniyle şanzıman sizlere ömür oldu. hem de tüm çabalarıma ve şanzımanı 2 defa sökmeme rağmen. sonuç olarak son çare olarak 2 Nisan günü aracımı İstanbul Anadolu yakasındaki Volcar'a bıraktım onlar da makine ile test yaptılar ve şanzıman iç basıncının çok düşük çıkması( yenilenen valve body'e rağmen) şanzımanın değişmesinin şart olduğu söylendi. elbette aracı çok sevdiğim için bıraktım serviste ve yaklaşık 1 ayda şanzıman geldi(sıfır olarak) monte edildi çünkü İstanbul'da montajı yapabileceğim yer yoktu.. montaj yapıldı şanzıman 7000 ytl işçilik ve şanzıman yağları ile beraber toplamda 8500 ytl ye yakın para ödedim ve geçen ptesi 12 mayıs aracı teslim aldım.


      netice olarak şanzımandan o kadar anlamama rağmen ve tüm çabalarıma rağmen şanzıman onarımı mümkün olamayacak kadar tahrip olmuştu.bunun sebebi benden evvelki 2 sahibinin ihmalkarlıkları, hem yağı değişmemeleri hem de servisin değişmesine gerek yok deyişleri.. Almanyada ki Zahnrad Fabrik (ZF) deki tüm eğitim ve tecrübeme rağmen geçmiş bakımların ihmali bu sonu hazırlamıştır.

      siz siz olun aracınızın ilk sahibi iseniz eğer aman ha otomatik şanzıman yağını serviste koydurun, ve mutlaka ve mutlaka servisin önerdiği yağı kullanın. katiyen benzinci veya yağ satan yerlerden yağ alıp da koymayın. 3 şey çok önemli sevgili arkadaşlar aracın şanzıman yağı daima doğru seviyede olmalı daha önce bu konuda defalarca yazdım, eksik yağ sorun yaratır. sert geçiş yaptırır ve aşınma artar. yağ 6 senede bir veya 60,000 km de bir değişmelidir. hangisi daha evvel dolarsa. sakın ola bu konuda gecikmeyin. ve 1 dakikayı geçen duraklamalarda şanzımanı muhakkak yükten alın yani N veya P konumunda bekleyin. bu kesinlikle şanzıman ömrü için gereklidir.normalde yağ sıcaklığı 80 derece ama İstanbul gibi sıkışık trafiklerde 140 dereceyi bulur. eğer şanzımanı yükte tutarsanız o zaman 200 ü geçer.şimdi gelelim zurnanın zort dediği yere işte tam bu noktada eğer yağınız eskidi ise diğer bir deyişle eğer yağ kan kırmızısı değil, kahverengi, siyah ise ve koku vars işte şanzımanınız o zaman kızarır patates gibi. özellikle 140 derece üzerindeki sıcaklıklarda yağın iyi durumda olması çok ama çok önemlidir.


      Yağ seviyesi kontrolü için yapılması gerekenler.

      1-araç çalışma sıcaklığında ve rölantide çalışıyor olmalıdır.
      2-vitesler P den başlayarak L ye kadar her konuma tek tek alınmalı her konumda 3 saniye beklenmeli, sonra işlemi L den Pye tersine uygulamalısınız.(burada L konumu araca göre 1 veya 2 de olabilir.)
      3-bu işlemlerden sonra 2 dakika beklenir ve seviye ölçülür. sağlıklı olan seviye max seviyesinin hemen altı veya biraz altıdır. ama daha düşükse mutlaka eksik seviye tamamlanmalıdır.gereğinden fazla yağ konulmamalı çünkü konulursa bu defa şanzımandan püskürme ile sonuçlanabilir. max ve min arasındaki seviye farkı ortalama yarım litre bazı araçlarda 1 litredir. ama yarım litre eksilen yağ zaten vuruntulu vites geçişi sebebidir ve aşınma artar.

      4- sürüş yapılır ve geçişler kontrol edilir. geçişler yumuşak olmalı herhangi bir katırtı kuturtu olmamalıdır. bu katırtı ve kuturtular duyulursa 2 ihtimal söz konusudur. ya valve body içerisinde yer alan solenoidlerden biri veya daha fazlası açık veya kapalı kalmıştır zaten şanzıman arıza lambası uyarır sizi bu durumda eğer söz konusu durumda arıza lambası yanmaz ise bu defa anlaşılmalıdır ki arıza mekaniktir.

      5-Lag(gecikme testi) konumlar arası geçişte mesela N den D ye veya başka bir konumda geçişler arası süre en çok 1 saniye olmalıdır. eğer süre daha uzunsa şanzıman kutusu ömürünü doldurmuş demektir ve tamamen yenilenmesi gerekir.
      6-Şanzımanın prematüre arızalanmasını engellemek için mümkün olduğunca sert kalkışlardan kaçınılmalı, özellikle D den R ye ve R den D ye veyahut N den deya geçileceği zaman araç TAMAMEN hareketsiz OLMALIDIR. yoksa şanzımanda erken aşınma olur.


      otomatik kullanan özellikle geleneksel otomatik şanzımanlı araç kullananlara saygı ile duyurulur.


      < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi meteg -- 15 Mayıs 2008; 18:16:11 >


      Konunu devamı:
      http://forum.donanimhaber.com/m_23246333/tm.htm


      _____________________________

      Paylaştığım Fotoğraflarım

      Nikon D5000 / Nikkor AF-s 18-55mm VR / Tamron 70-300mm tele-macro / Nikkor AF 50mm f/1.8

      GalaXy SII GT-I9100
    • Otomobil Uzmanı
      10353 Mesaj
      30 Temmuz 2008 13:39:56
      nerede meteg hocam yahu .

      otomatik konuları açılıyor kendisi ortalarda yok. Hayret işleri yoğun galiba


      _____________________________

    • Yarbay
      5464 Mesaj
      31 Temmuz 2008 15:48:12

      quote:

      Orjinalden alıntı: vezir

      oneMoreaCupofCoffee,

      eğer 10 saniye içinde bahsettiğiniz ısılara düşüyorsa cut off olmalı derim. Çünkü hiç yakıt gönderilmiyor kibu kadar hızlı sıcaklık düşüyor.

      cut off olayı yazılım işi, çok detaylarını bilmek için yazılımcı olmak lazım, alogatirmaları nasıl, devirlerin düşüşü hangi matematiksel formüllere göre hesaplanıyor karar verme nasıl olacak gibi benim de üzerine kafa yorduğum şeyler var.Ancak en basitinden bir epğim senserü olsa 2 satır komut ile iş hallolur .Ama sizin araçta bunun olduğunu hiç sanmıyorum.Bu konuda biraz daha araştırma yapacağım.


      eğim sensöründen bahsetmişsin sanırım o nedir? yani ne tür araçlarda bulunuyor? benim araçta yoktur sanıyorum fazla sersörkolik bi araç değil
      evet vezir denememi yaptım tekrar şahit oldum ileri atılma yapıyor araç. birden bire gidişi değişiyor motor freni uygulanırken birden 1500 civarını düşünce motor rahatlıyıp ilerleme durumuna geçiyor. durum netleşti. yanılıyor muyum?

      ewet genelde gece uzun yol yaptığım için yollar kalabalık olmuyor. 2-3 defa uzun rampaları inip çıkarken dikkatle takip ettim hatta 1 sefer boşa atıp denedim. boştayken soğutma yavaş oluyor 95 se 90 a iniyor. ama viteste indiğim rampalarda hararet değişimi neredeyse devir saati seriliğinde izlenebiliyor.

      önceki aracım şahin olduğundan bu tip hızlı soğuma hızlı ısınma çok dikkatimi çekmekte. motorda böyle bi ani değişimi neredeyse 1-1 görebilmek merakımı dahada arttırıyor. malum kuş serilerinde bu kadar net gözlem yapılmıyor. yardımların ve fikirlerin için teşekkürler.. saygılar




      _____________________________

    • Otomobil Uzmanı
      10353 Mesaj
      31 Temmuz 2008 16:32:23
      demek ki sizde cutt off var .Zaten yeni nesil araç olması da lazım , olmasa şaşardım.

      bu eğim sensorü işini bizzat ben de gözümle görmedim ancak otomatik vitesli araçların yeni çıkan son tiplerinde cruise control sistemine fren yaptırarakhızı yokuş aşağı da sabitlediğin duyuyorum. bana da mantıklı geldi ama deat yazmam için öncelikle kendim araştırmalıyım.

      bilineceği üzere curise control sistemleri sadece gaz vererek hızı sabitler, dolayısıyla dik bir yokuştan inerken de hızınız artmaya başlamaktadır.bu konuda bazı luks veya üst sınıf araçlarda bu hızı denetleyen ve karar vermesini sağlayan bir sistemden bahsedilmiş idi.detayları aramaya başlıyorum.


      quote:

      Orjinalden alıntı: oneMoreaCupofCoffee



      Alıntıları Göster



      eğim sensöründen bahsetmişsin sanırım o nedir? yani ne tür araçlarda bulunuyor? benim araçta yoktur sanıyorum fazla sersörkolik bi araç değil
      evet vezir denememi yaptım tekrar şahit oldum ileri atılma yapıyor araç. birden bire gidişi değişiyor motor freni uygulanırken birden 1500 civarını düşünce motor rahatlıyıp ilerleme durumuna geçiyor. durum netleşti. yanılıyor muyum?

      ewet genelde gece uzun yol yaptığım için yollar kalabalık olmuyor. 2-3 defa uzun rampaları inip çıkarken dikkatle takip ettim hatta 1 sefer boşa atıp denedim. boştayken soğutma yavaş oluyor 95 se 90 a iniyor. ama viteste indiğim rampalarda hararet değişimi neredeyse devir saati seriliğinde izlenebiliyor.

      önceki aracım şahin olduğundan bu tip hızlı soğuma hızlı ısınma çok dikkatimi çekmekte. motorda böyle bi ani değişimi neredeyse 1-1 görebilmek merakımı dahada arttırıyor. malum kuş serilerinde bu kadar net gözlem yapılmıyor. yardımların ve fikirlerin için teşekkürler.. saygılar






      _____________________________

    • Otomobil Uzmanı
      10353 Mesaj
      31 Temmuz 2008 17:04:49
      oneMoreaCupofCoffee,

      aslında böyle bir sensor var ama iş makinalarında falan kullnılıyor araçlarda sadece duydum ama kendim de tatmin olmadım açıkcası kanıt bulursam eklerim.

      http://www.ifmefector.c...news/news_eco_4hpjvx.htm


      _____________________________

    • Binbaşı
      1617 Mesaj
      31 Temmuz 2008 20:15:15

      quote:

      Orjinalden alıntı: kirei



      Alıntıları Göster







      _____________________________

      düğün nişan kına sünnet çekim albüm yapılır..ankara
    • Otomobil Uzmanı
      10353 Mesaj
      01 Ağustos 2008 08:42:52
      kirei,

      yukarıda yazdığım testi yaptınız mı


      _____________________________

    • Yüzbaşı
      743 Mesaj
      01 Ağustos 2008 09:29:01
      Vezir hocam, Ben bahsettin test olayını gözlem şeklinde önceden beri ara sıra yapıyorum.Düz yolda olay tamamen anlattıgın gibi.Yalnız benim dikkatimi çekti,yokuşyukarı bile,tabii cok yuksek meyil degil,araba 1. veya hatta bazen 2.vitesteyken belli hızda çekişe devam ediyor.Hatta bazen yolda set olan bir yerde,şimdi burda stop eder diyorum.Onu bile aşıp rampa yukarı yola devam ediyor.Buarada araçta turbolu.
      Motora zarar verir diye bu olayı rampada nadiren denemiş oluyorum tabi ki.
      Hayırlı günler.


      < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi opxito -- 1 Ağustos 2008; 12:35:48 >
      _____________________________

    • Otomobil Uzmanı
      10353 Mesaj
      01 Ağustos 2008 16:37:11
      optiko ,

      aracın stop etme durumuna geldiğinde sarsıntı sensorü dervreye girerek titreşim giderene kadar gaz verdiği için bu durumu yaşıyorsundur.yani nesil araçların çoğunda benzer kontrol sistemleri vardır.

      Eski araçlarda rölanti sabit bir devire ayarlanır araç böyle tümseklerde falan şgazı iyi ayarlayamazsanız stop ederdi. Ama şimdikiECU sistemi motorun sarsıntısını gçzleyerek gerektiğinde zengin karşiım yaparak gaz verebiliyor ve devir yükseliyor .burada ince bir nokta var devir yükseliyorda siz neden göremiyorsunuz.

      nedeni aracın viteste olmasından dolayıdır.Gazın verildiğini hissettiğiniz an hemen debriyaja basarsanız devirin aniden artığını göreceksiniz.Bu zengin karışım araç viteste iken devir kritik bir devire ve motor titreşime gecince gaz vererek durumu kurtarmaya programlanmıştır. Devir sabit kalıyor gibi görünsede gaz verildiği için araç yavaçlama eyleminden hızlanma eylemine dönmekte ve sonra bunu devir ibresinin kıpırdanışında hissetmektesiniz.

      yani öyle muazzam bir an var ki araç ivmelenmeye başladığını hissedersiniz ama devir daha yükselmemiştir.İş bu araçların işletim sisteminde gaz verme ve de kesme yani cut off vardır diyebiliriz.


      _____________________________

    • Otomobil Uzmanı
      10353 Mesaj
      04 Ağustos 2008 08:47:02
      evet arkadaşlar ,

      otomatik vites D ye alma konumu ile ilgili olarak meteg arkadaşımızdan yardım istemişdim, bana gönderdiği cevabı aynen dokunmadan yayınlıyorum.

      Kaynak : meteg

      otomatik vites adından da anlaşılacağı gibi sizin vitesi D konumuna getirmenizden sonra gerekli devir ve motor yüklerinde değişimi otomatik olarak yukarı ve aşağı yapar ve bunu mümkün olan en uygun konumlarda yapar. otomatik şanzımanda "N" konumu genelde üç şekilde kullanılır daha doğrusu tavsiye edilen kullanım şekilleri ilk olarak aracı çalıştırmak için (el freni çekilmek kaydıyla) diğeri ise sıkışık trafikte belli bir süre 1 dakika ve üzeri sürelerde kutuyu ve motoru yormamak ve aşırı ısınmasına ve de parçaların prematüre deformasyonuna engel olmak için son kullanım şekli ise otomatik vitesli araçların motorlarının herhangi bir sebepten dolayı çalışmaması nedeniyle 30 km hızı geçmemek ve 20 km mesafeyi geçmeyen durumlarda çekilmeleri içindir. birçok kişi otomatik araçlarda eğer hareket halinde iken vitesi N konumuna alırsa aracın ekonomi yapacağını sanmaktadır ama bu tamamen yanlış bir düşüncedir. çünkü şanzıman içerisinde bir dahili yağ pompası bulunur bu pompa sadece araç yüklü iken yani D 3 2 gibi konumlarda faaldıir eğer siz aracınızı hareket halind iken N ye alırsanız bir anda yağ dolaşımı durabilir ve oluşacak aşırı ısı ve aşınma neticesinde vites kutusu arızalanacaktır diyelim ki aracınızı N konumuna alıp bayır aşağı saldınız aracını hızı arttıkça vites kutusu içi ısı, deformasyon ve aşınma had safhaya ulaşacaktır. yani uzun lafın kısası vites kutusunun sağlıklı çalışmasının yolu motorun sürekli vites kutusuna bağlı(yükte) olmasına bağlıdır. N konumunun tasarımı yüksüz kullanım yani adı üstünde boş kullanım içindir eğer aracınızı çalıştırırken N ye alırsanız bir sorun yok, sıkışık trafikte N ye alırsanız sorun yok, ama araç hareket halinde olduğu müddetçe N konumunun kullanımı ilk olarak bantları, dana sonra spragları ve en nihayetinde de tork konvertörünü(klasik tip kutularda vardır) bozacaktır bunun sebebi N konumunda konvetör motora bağlı olmaz ve boşa döner yani araç atalet kuvvetiyle hareket eder ve konvertör de motor bağlı olmadığı için yağsız kalır.. yağsız kalma durumunun izahı gayet açıktır mutlak olarak kutunun zarar görmesi. otomatik vites kutusunda ekonomi yapmak isteyenlere önerim D konumunda yokuşa aşağı aracı salmaları ve vites kutusunun bir süre sonra motor frenini devreye sokmasını beklemeleridir bazı araçlarda D konumunda yokuş aşağı giderken aracın hızı motor frenine rağmen artma eğiliminde olur ve vites kutusu bu defa bu duruma engel olmak için otomatik olarak bir alt vitese iner yani araç 5 ileri otomatik ise 4 e 4 ileri se 3 e iner ve aracın motor freni tam kapasite olur ve hızlanma meğili engellenir bu konumda ekomomi maksimumdadır..



      _____________________________

    • Otomobil Uzmanı
      10353 Mesaj
      04 Ağustos 2008 09:02:47
      bahsed,len sprag hakkında nasıl birşey olduğunu merak edenler için link de koymayı ihmal etmeyelim,

      EĞİTİM ŞART

      http://www.ringspanncorp.com/spragprods.html

      Firmadan firmaya maksimum tork değişse de birbirine karşılık gelen numaralar için iyi bir referansdır.

      http://www.ringspanncor.../f/MetricInterchange.pdf


      < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi vezir -- 4 Ağustos 2008; 9:04:20 >
      _____________________________

    • Yüzbaşı
      591 Mesaj
      04 Ağustos 2008 10:04:57
      öncelikle vezir ve meteg arkadaşımıza teşekkür ederim ben almak istediğim aydınlatıcı bilgiyi aldım.

      ben arabayı alalı 15 ay oldu ve 25 bin km yol yaptım. inanın her yokuşta ve her duraklamada arabamı d konumundan n konumuna aldım ve şimdiye kadar bir problemle karşılaşmadım. ama bu sorun çıkmayacağı anlamına gelmiyor demekki her an bi sorun çıkabilirmiş ve bundan sonra sadece durma sırasında boşa alıcam..


      _____________________________

      eko-mod
    • Yarbay
      18966 Mesaj
      06 Ağustos 2008 14:14:07
      Sevgili arkadaşlarım,

      Gerçi diğer arkadaşlarımız ayrıntılı olarak açıklamış. İfade ettiklerine tamamen katılıyorum.

      Yokuş aşağı inerken

      Araç viteste ise yer çekiminden ve aşağıya doğru iniş hareketinden tekerlekler aracın ağırlığına göre de hızlanarak sırası ile

      a. lastik-jant-takrik mili-(diferansiyel)-(kardan mili)-vites kutusu-kavrama-krank mili-biyel kolu-piston aracılığı ile silindirlere aşağıdan
      b. lastik-jant-takrik mili-(diferansiyel)-(kardan mili)-vites kutusu-kavrama-krank mili-zincir/kayış-eksantrik mili/milleri-valfler aracılığıyla üstten
      c. lastik-jant-takrik mili-(diferansiyel)-(kardan mili)-vites kutusu-kavrama-krank mili-kayış aracılığıyla da şarz dinamosu ve klima kompresörüne

      basınç uygulamakta, buna da "KOMPRESYON" denmekte, halk arasında da "MOTOR FRENİ" olarak adlandırılmaktadır. Gaz pedalına basılmadığından yakıt pompası (dizel-benzin-LPG) besleme yapması gerektiğine dair herhangi bir sinyal almamakta ve besleme yapmamaktadır. Bu husus esasen tüm araçlarda geçerlidir. Karbüratörlü araçlarda da eksantrik milinden güç alan yakıt pompası motor çalıştıkça daima yakıt pompalamakta ama karbüratörde hava besleme boğazına püskürtülmeyen fazla yakıt benzin deposuna geri gönderilmektedir. Yani 1978 model Şahin'le Pozantı yokuşundan aşağı viteste inerseniz benzin durmadan pompalanır ama depoya geri gider. 2008 model Passat TSI'yle viteste inerseniz benzin pompası devrede olur ancak yakıt çekmez.

      Bir defa bir yokuşu ÇIKTIĞINIZ vitesle İNMENİZ gerekiyor (3'se 3, 4'se 4, 2'yse 2 mesela). Vitese takmadan yokuş aşağı inerseniz, dostlarım, sırası ile sadece lastik-jant-takrik mili-(diferansiyel)-(kardan mili)-vites kutusu hareket eder, kavrama volan dişlisine bağlı olduğundan dönmez, motor rölantide çalışır ve 800 d/d hızla döner, yakıt tüketir, klima açıksa daha fazla tüketir.

      Bu nedenle, dostlarım, hem motor freni nedeni ile, hem aracınızın disk/kampana fren balatalarının ömrüünü uztmak için, hem yakıt tasarrufu sağlamak için YOKUŞLARDA İNERKEN ve ayrıca ayrıca ayrıca (!) düz yolda (şehiriçinde kırmızıya yaklaşırken) yavaşlamanız gerekiyorsa vites küçülterek motor freni yapınız, boşa almayınız. İYİ ŞÖFOR ÇOK FRENE BASMAZ. Motor freni kullanır. Boşa almak cüzdanı da boşaltır çünkü boşta rölantıde çalışır araba.

      YOL BİLGİSAYARIN ANLIK YAKIT TÜKETİMİNİ ÖLÇMESİ olayına gelince: Yol bilgisayarı aracın her yerindeki sensörlerden gelen bilgileri toplayarak ve analiz ederek şoföre bazı fikirler verir. Anlık yakıt tüketimi yol bilgisayarının benzin pompasından gelen basınç ve yakıt akış sinyallerini aracın hızına ve motor devrine bağlı olarak EKSTRAPOLASYON yöntemi ile (temel verileri kullanarak bilgiyi arttırma yoluna gitmek) o andaki yakıt ile aracın 100 kilometreye ne kadar yakıt tükettiği veya 1 litre benzinle kaç kilometre gidebileceğini, katedebileceğini hesaplamakta ve ekranda göstermektedir. FIAT'larda (eşimde Grande Punto var, ondan biliyorum) belli bir değerin altı gösterilememektedir (2.0 l/100 km) ancak VW'lerde 0.1 l/100 km dahi ayrıntılı olarak ifade edilmekte, Passat'a mesela en üst sınır 49.9 l/100 km'dir.

      Umarım herkesi ve hepinizi yeterince aydınlatmışımdır.

      Selamlar ve sevgiler,

      Taner Göde


      _____________________________

    • Süresiz olarak uzaklaştırıldı.
      06 Ağustos 2008 14:25:48
      Bu güzel ve ayrıntılı bilgi için biz sana teşekkür ederiz Taner abi.


      _____________________________


      2005 Renault Clio Symbol 1.4 8V-75 HP - A.C/Authantique
      İstanbul - 1975
    • Otomobil Uzmanı
      10353 Mesaj
      06 Ağustos 2008 15:41:19
      taner bey ,

      karbüratorlü araçlarda yazınızdan viteste inişte tüketim olmaz gibi bir sonuç çıkıyor, yanlış mı anladım acaba.


      _____________________________

    • Yarbay
      3271 Mesaj
      06 Ağustos 2008 15:54:45
      @tanergode çok teşekkürler, ayrıntılı anlatım için...

      Enjeksiyonluyu biliyordum ama karbüratörlünün de boşta inerken daha fazla yakacağını şimdi öğrendim...

      Ne bileyim motor bağırınca sanki insana çok yakıyormuş gibi geliyor...

      Işıklarda motor freni ile yavaşlamak hep daha fazla yakacağım gibi hissettirirdi, yanılıyormuş meğerse... Tekrar teşekkürler...


      _____________________________

      Paylaştığım Fotoğraflarım

      Nikon D5000 / Nikkor AF-s 18-55mm VR / Tamron 70-300mm tele-macro / Nikkor AF 50mm f/1.8

      GalaXy SII GT-I9100
    • Yarbay
      2746 Mesaj
      06 Ağustos 2008 16:44:13
      Tabiyatıyla az yakar... gaza basmadığın için.


      _____________________________

      Sheer Driving Pleasure.
    • Yarbay
      3271 Mesaj
      06 Ağustos 2008 16:58:10

      quote:

      Orjinalden alıntı: Şahbaba

      Tabiyatıyla az yakar... gaza basmadığın için.




      Ben nası düşünemedim bunu...

      Halbuki boşta inerken dipgaz yaparım hep...


      _____________________________

      Paylaştığım Fotoğraflarım

      Nikon D5000 / Nikkor AF-s 18-55mm VR / Tamron 70-300mm tele-macro / Nikkor AF 50mm f/1.8

      GalaXy SII GT-I9100
    • Yarbay
      2746 Mesaj
      06 Ağustos 2008 17:03:57

      quote:

      Orjinalden alıntı: pirekare



      Alıntıları Göster





      Ben nası düşünemedim bunu...

      Halbuki boşta inerken dipgaz yaparım hep...






      _____________________________

      Sheer Driving Pleasure.
    • Yarbay
      2462 Mesaj
      06 Ağustos 2008 17:14:47
      Çok güzel bilgiler vermişsiniz, fakat kafama birşey takıldı;

      Örnekle açıklamak gerekirse, benim sürekli gittiğim bir yol var, bilenler bilir Hacıosman yokuşundan Sarıyere yeni altgeçit yapılan yol.

      Ben o altgeçite inerken boşa atıyorum araba kendi ataletiyle altgeçitten yokuş yukarı boş viteste gidebiliyor. Sonra bir daha aşağı doğru bir yokuş başlıyor. Bu sayede Sarıyer'e kadar boşta gidebiliyorum.

      Ben buraları kompresyonla gitseydim, araç o yokuşta iyice yavaşlamazmıydı? Tekrar gaza basmam gerekmezmiydi?

      Demek istediğim, boşa takınca alınabilen yol daha fazla. Motor freniyle inerken daha sonra tekrar gaza basmamız lazım. Fakat boşta inerken arabanın kazandığı hızla o gaza basarak gidilebilen yerleri hiç gaz vermeden gidebiliyoruz.

      Pek anlatamadım ama sanırım ne demek istediğimi anladınız.



      _____________________________

    • Yarbay
      18966 Mesaj
      06 Ağustos 2008 17:18:04
      quote:

      Orjinalden alıntı: vezir

      taner bey ,

      karbüratorlü araçlarda yazınızdan viteste inişte tüketim olmaz gibi bir sonuç çıkıyor, yanlış mı anladım acaba.


      Evet, karbüratörlü araçlarda gaz pedalı doğrudan gaz kelebeğine gaz halatı denilen bir kabloyla bağlı. Gaza basmadığınız zaman kelebek kabalı kalacak. Eskiden gaz halatı sadece kelebeğe bağlıydı ama son çıkan modellerde daha yüksek performans için kelebek ayrıca yay ve kollarla boğaza yakıt püskürten memelere de bağlı olduğundan enjeksiyon devri öncesi en gelişmiş karbüratörlü sistemler motorlarda turbo ve bazen de kompresörle birlikte yüksek güç üretebiliyordu, fakat ucuz otomobillerde tek veya çok noktadan enjeksiyon maliyetli sistemler gerektirdiğinden son ana kadar karbüratör kullanılmaya devam etmiştir. Basit bir sistemdir ama daima daha fazla yakar çünkü kayıplar fazladır. En son ve en ünlü KARBÜRATÖR'lü araba LAMBORGHINI COUNTACH LP500 V12 5167 CC ve 6 ADET WEBER FALLSTROMDOPPELVERGASER (Weber Dikey Akışlı Çiftli Karbüratör) yani her silindire 1 besleme boğazı gidiyordu. Enjeksiyon sistemleri Formula 1'den normal otomobillere uygulanan ilk teknolojik devrimlerden birisidir.

      Ayrıca okulda öğretilenlerde karbüratörlerde rölantı, kapış, hızlanma gibi devrelerin de bulunduğu ancak Avrupa'da 1990'lı yıllardandan sonra karbüratörlü araç üretilmezken ülkemizde 2000'li yılların içine kadar üretimi Bursa'da (!) devam etmiştir. Weber ve Solex en ünlü üreticileridir.

      Zaten anahtarına veya jantına ya da lastiğine ŞAHİN'le yarış yapanlar da özellikle karbüratörlü motora sahip olan eski modelleri seçiyorlar, çünkü memesini bir tornavida ile sökebiliyor, yerine daha büyük deliğe sahip (ve böylece daha fazla benzin püskürten ve daha fazla güç elde eden) meme takabiliyorlar, çünkü bir Şahin'e turbo, kompresör veya benzeri, güç arttırıcı başka bir müdahalede bulunması mümkün olmuyor.

      Özetle, karbüratörlü araçta da gaza basmadığınız sürece karbüratör boğazından (ventüri) benzin akıtılmaz, motora benzin gitmez, boşta inerseniz motor rölantide çalışır ama yavaşlamak için sizin frene basmanız gerekir, o da fren balatalarını aşındırır.

      Yol kenarında buna ait uyarı levhaları da vardır.

      - AĞIR TAŞITLAR SAĞDAN GİDİNİZ
      - YAVAŞ
      - KÜÇÜK VİTESTE İNİNİZ

      Yokuşlarda ve inişlerde aracı asla zorlamayın dostlarım. Motorun yokuşta bayılması ayıp birşey değil, dağ başında (Kandil Sırtı- Rakım 1340, Kardeş Gediği- Rakım 1400, Cankurtaran- Rakım 1600, Bolu Dağı- Rakım 1420) su kaynatmak mı daha iyi yoksa vites düşürmek mi? Bazı şoförler suçu motorda buluyor ama adamın aklına vites küçültmek gelmiyor. Bu kinetik kanunu, yokuşta tork uygulama mesafesi (kolun döndürme noktasına olan mesafe) kısalıyor ve mecburen vites küçülüyor.

      1990 Model CORVETTE ZR-1'de 6 vites vardı ve 6. vitesin aktarma oranı 0,50 (!!!) idi yani bu 4. vitestdekinden (1,00) 1 kat fazla demekti ama özellikle bu vites düz uzun Amerikan yolları için seçilmişti.

      Selamlar ve sevgilerle,

      Taner Göde




      < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi tanergode -- 6 Ağustos 2008; 17:21:15 >
      _____________________________

    • Otomobil Uzmanı
      10353 Mesaj
      06 Ağustos 2008 17:28:52
      peki yokuş aşagı devirin yükselmesi ile ve motorda oluşan vakum nedeniyle gaz kelebeğinin tam kapalı olması mümkün müdür.

      Bu durum ne solexde ne de weber de olabilir çünkü böyle bir düzenekleri yoktur.


      _____________________________

    • Yarbay
      18966 Mesaj
      06 Ağustos 2008 17:30:36
      quote:

      Orjinalden alıntı: [dodo]

      Çok güzel bilgiler vermişsiniz, fakat kafama birşey takıldı; Örnekle açıklamak gerekirse, benim sürekli gittiğim bir yol var, bilenler bilir Hacıosman yokuşundan Sarıyere yeni altgeçit yapılan yol. Ben o altgeçite inerken boşa atıyorum araba kendi ataletiyle altgeçitten yokuş yukarı boş viteste gidebiliyor. Sonra bir daha aşağı doğru bir yokuş başlıyor. Bu sayede Sarıyer'e kadar boşta gidebiliyorum. Ben buraları kompresyonla gitseydim, araç o yokuşta iyice yavaşlamazmıydı? Tekrar gaza basmam gerekmez miydi? Demek istediğim, boşa takınca alınabilen yol daha fazla. Motor freniyle inerken daha sonra tekrar gaza basmamız lazım. Fakat boşta inerken arabanın kazandığı hızla o gaza basarak gidilebilen yerleri hiç gaz vermeden gidebiliyoruz.
      Pek anlatamadım ama sanırım ne demek istediğimi anladınız.



      Hayır, sizi gayet iyi anladım. Olayı ayrıntılı açıkladınız. Canlandırınca anlaşılıyor. Uzun inişlerde motor freni yapmanızda fayda var, böylece

      1. Yakıt tüketmemiş olursunuz
      2. Fren balatalarınız aşınmaz
      3. Klima ve şarz dinamosu "bedavadan" çalışır
      4. Araç kendi hızını bulur ve fazla hızlanmaz

      Ancak sizin anlattığınız durum kısa sayıalbilecek ve önünüzü görebildiğiniz bir iniş aşağı ve yokuş yukarı durumu, yani "kâse" dediğimiz sistem. Kâsenin bir kenarında bırakacağınız küre kendi ataletiyle (yer çekimi x yol x hızlanma) karşı taraftaki kenarın biraz altına kadar gidecek sonra geri dönecek ama git gide daha az yol katedecek çünkü sürtünmeden ötürü bu kendisini frenleyecek.

      Dediğniz iniş aşağı ve yokuş yukarı durumunda motor rölantide çalışmaya devam edecek. Motor freni yaparsanız inişin bittiği yerdeki hızınız motor freni yapmadığınız zamanki hızınıdan elbette daha küçük olacak ama siz önünüzü görebildiğiniz için ve önünüze aniden araç çıkmayacağını varsayarsak menfaatinize olan bu yerçekimi fırsatından faydalanmak tabi ki daha mantıklı. Ama verdiğiniz örnek bir istisna, her yerde bu tür olanaklar ve yollar bulunmuyor.

      Yine de iniş aşağı motor freninden vazgeçmeyin. Hibrid bir aracınız olsaydı TOYOTAS PRIUS veya LEXUS modelleri gibi iniş aşağılarda aküleriniz şarzdan bayram ederdi...

      Selamlar,

      Taner Göde


      _____________________________

    • Yarbay
      18966 Mesaj
      06 Ağustos 2008 17:42:41
      quote:

      Orjinalden alıntı: vezir

      peki yokuş aşagı devirin yükselmesi ile ve motorda oluşan vakum nedeniyle gaz kelebeğinin tam kapalı olması mümkün müdür. Bu durum ne solexde ne de weber de olabilir çünkü böyle bir düzenekleri yoktur.


      Sayın vezir,

      Viteste yokuş aşağı giderken gaz pedalına basmamak gaz kelebeğinin gaz pedalı halatındaki yay vasıtasıyla kapalı kalmasına neden olur, fakat motordaki kompresyon (silindirlerdeki pistonların yukarı ve aşağı hareketiyle dışarıdan hava emmeleri, bunu sıkıştırmaları [kompresyon], eksoz vasıtasıyla dışarıya tahliye etmeleri) sebebi ile gaz kelebeği açılacaktır, buna şüphe yok ve bu engellenemez zaten yoksa motorda bir alt basınç oluşur ve motor içine doğru patlar (implode), ne var ki özellikle gaz pedalı halatındaki yayın gaz kelebeğinin belirli bir miktar açılmasına izin vermesi neticesinde karbüratör boğazından yakıt akmayacak, yakıt pompasının sevk ettiği miktar depoya geri dönecektir ve kapalı bir devridaim gerçekleşecektir. Viteste inerken, karbüratörlü veya enjeksiyonlu araçlarda, gaza bastığınızda aracın buna aniden tepki vermesi ve hızlanması de bu nedendendir.

      Motorlu araçlardaki tüm düzenekler azami yakıt tasarrufu sağlamaya yöneliktir. Bununla birlikte sayısız başka yönetmeliklere de uymaları beklenmekte, bu konuda ülkemizin Avrupa Birliği standardlarına tabi olmayı seçmesi bizler için çok olumlu bir gelişmedir.

      Saygılarımla,

      Taner Göde


      _____________________________

    • Yüzbaşı
      591 Mesaj
      06 Ağustos 2008 17:50:05
      tanergode, çok değerli bilgiler vermişsin teşekkür ederim. benim aracım otomatik ve zaten araç "d" konumundayken belli bir gaz verme ve o viteste ileri gitme isteği oluyor. anlattıklarını otomatik şanzıman içinde yorumlayabilirmisin.
      selamlar


      _____________________________

      eko-mod
    • Otomobil Uzmanı
      10353 Mesaj
      06 Ağustos 2008 17:50:50
      taner bey ,

      Bilginize saygım sonsuz ancak maalesef sizinle aynı fikirde değilim.Mecburen açık olan gaz kelebeği nedeniyle (zaten hava geçisi için açık olması bir gerekliliktir) istemesenizde şamandıradaki benzinden bir miktar venturi etkisi ile yakıt silindirlere gitmektedir.Bu nedenledir ki efsane olmuş boşa atma geleceği 60lı 70 yıllarda sık sık kullnılmıştır.

      Çok iyi bileceğiniz gibi karburatorde yakıt verme sistemi kapış pompası sistemi dışında tamamen atmosferik basınç farknın venturi de bernauli prensipleri ile oluşmasıyla silindirlere yakıt gönderilmektedir.yani demek istediğim veya vurgulamaya ç.alıştığım nokta gaza hiç basmasanız bile küçük bir miktar basmışınız gibi gaz kelebeği açık olacaktır ve şamandıradan benzin eksilecektir.Bu karburator sistemin doğal bir sonucudur .


      saygılarımla,

      quote:

      Orjinalden alıntı: tanergode


      Alıntıları Göster



      Sayın vezir,

      Viteste yokuş aşağı giderken gaz pedalına basmamak gaz kelebeğinin gaz pedalı halatındaki yay vasıtasıyla kapalı kalmasına neden olur, fakat motordaki kompresyon (silindirlerdeki pistonların yukarı ve aşağı hareketiyle dışarıdan hava emmeleri, bunu sıkıştırmaları [kompresyon], eksoz vasıtasıyla dışarıya tahliye etmeleri) sebebi ile gaz kelebeği açılacaktır, buna şüphe yok ve bu engellenemez zaten yoksa motorda bir alt basınç oluşur ve motor içine doğru patlar (implode), ne var ki özellikle gaz pedalı halatındaki yayın gaz kelebeğinin belirli bir miktar açılmasına izin vermesi neticesinde karbüratör boğazından yakıt akmayacak, yakıt pompasının sevk ettiği miktar depoya geri dönecektir ve kapalı bir devridaim gerçekleşecektir. Viteste inerken, karbüratörlü veya enjeksiyonlu araçlarda, gaza bastığınızda aracın buna aniden tepki vermesi ve hızlanması de bu nedendendir.

      Motorlu araçlardaki tüm düzenekler azami yakıt tasarrufu sağlamaya yöneliktir. Bununla birlikte sayısız başka yönetmeliklere de uymaları beklenmekte, bu konuda ülkemizin Avrupa Birliği standardlarına tabi olmayı seçmesi bizler için çok olumlu bir gelişmedir.

      Saygılarımla,

      Taner Göde




      _____________________________

    • Yarbay
      2924 Mesaj
      06 Ağustos 2008 18:16:59

      quote:

      Orjinalden alıntı: bossbee

      Vitesi boşa atarak ekonmi yapacağını zannedenler kendini kandırır. Hiç bir faydası yoktur. Zararlarını söyleyeyim;

      1. Diyelim ki boşta yokuş aşağı iniyorsunuz. Aniden karşınıza bir araba veya bir insan çıktığını düşünün; Duramazsınız. Aniden bütün yükü frenlere verdiğiniz için, frenlerinizi de patlatabilirsiniz. O zaman Allah'a emanetsiniz.

      2. Ya da motorunuzun stop ettiğini düşünün. Ben düşünemiyorum. Yeni arabaların hepsinde en azından direksiyon ve frenler hidrolik. Diğer aksaamı saymıyorum. Direksiyonun kilitlenmesi, frenlerin şişmesi sonucu nereye gireceğiniz belli olmaz.

      Vitesi giderken boşa alırsanız devir saatine bi bakın. Rölantide yaklaşık 900 devirde çalışan motor 1100-1200 devire çıkar. Bu nasıl tasarruf? Aracın gazına basmadığınız sürece arabanın viteste olması ya da boşta olması arasındaki sarfiyat farkını hissedemezsiniz. Ben biliyorum, aracı 4000-5000 devirde kullanıp, gereksiz yere gaza basan arkadaşlar inişte arabayı boşa alarak tasarruf ettiklerini iddia ediyorlar. Az akıllı olun ya.

      diyelimkiyle işler olmuyor boss , 10 yıldır kullanıyorum dik yokuslarda vitesde gidiyorum gaza basmadan cünkü tüketim sıfır oluyor , bama vitesde motor freni oldugu için arac yavaşlıyor , o yüzden bazen boşa da atıyorum , bütün yük frene biner freniz patlar o olur bu olur varsayımlarla yorum yapılmaz 4 tane disk var aracta ani fren le patlıyacaksa emin ol vitesdede patlar , cünkü motor freninin frenlemeye etkisi %10 , arac stop ederse sağlıklı bir arac rolantide stop etmez , ayrıca stop etcek arac emin ol vitesdede eder arkadasımın escort unda oldugu gibi ,

      en önemlisi millet in akıllı olup olmadıgını gösteren bir akıl ölcer sistemi geliştirmişin aşk ölcer gibi , bu araad boşta yol pc si 1 litre gösteriyo , rolantide calısan motor yük binmedigi için cok az yakar vitesde 2000 devirde 10 yakıyosa senin gibi varsayalım boşta 1 yakar , buda az yakmaktır

      bunlar doğan sahin brodway gibi araclar için yamıyorum bunuda not düşem


      _____________________________

      suzuki swift 1.2 gl at
    • Yarbay
      18966 Mesaj
      06 Ağustos 2008 18:26:07
      Sayın Vezir,

      Elbette benim sizin çok değerli olduğunu düşündüğüm ve şüphe etmediğim, Otomobil Uzmanı ünvanına layık bulunan geniş bilgi birikiminize saygım sonsuz. 1970'li yılların ortasından bu yana, çocukluğumun tam ortasından şu andaki yetişkin çağımın ortasına kadar diyebilirim ki her gün otomobil konusunda günümün bir kaç saatini ayırmışımdır. Avrupa'da 20 yıla yakın bir zamandır kullanılmasa ve unutulmaya yüz tutmuş olsa bile ülkemizde karbüratörlü araçlar sayı ve kullanım olarak fazladır.

      Ailemde amcalarım hepsi otomobil işindeler, birisi kaportacı, diğerleri tamircidir, ve ün yapmışlardır, bilhassa İskender Göde adı Adana'da otomobil tamircileri arasında saygı ve itimata sebep olan bir isimdir. Diğer tamircilerin yapamadığı, toplayamadığı (!) ve başından attığı motorları kendisi "gözü kapalı" toplayabilmiştir. En önemlisi ise karbüratörler hakkındaki geniş bilgisidir. Çok değerli ustalar yetiştirmiş ve benim de 3 hafta boyunca yanında çırak olarak çalışmama izin vermiştir (Eylül 1985). Bu 3 haftada öğrendiklerim hakikaten inanılmazdı. Kendisi şu anda emekli olmuş, işi oğlu Tansel devralmış ve genişletmiş, tamirhaneye saygın bir kişilik kazandırmıştır.

      Bir defasında Türkiye'de hiç görmediğim bir otomobilin (Herhalde FORD ZEPHYR) emme manifoldu ve karbürator arasındaki sızdırmazlık contası görevini tam yerine getirmediğinden motor güç kaybına uğramış, amcam da yeni aldığı ayakkabının içinde geldiği kutunun kapağını şablona göre kesip kendince bir conta icat etmiş, ürettiği bu contayla bu araç İstanbul'a kadar sorunsuz yol almıştır.



      Az önce kendisini telefonla aradım, beyan ettiğiniz bilgileri aktardım. Bana verilen bilgi (yokuş aşağı giderken veya düz yolda) kabüratörlü bir otomobilde motor freni yapıldığında (ayak gaz pedalından çekildiğinde ancak vitesteyken), sizin de dedğiniz gibi, ÇOK AZ (!) bir miktar yakıtın basın farkı nedeni ile memeden ventüriye çekildiğidir ancak bu miktar "neglectable" ("ihmal edilebilir") kadar az. Yani yakıtın harcandığını dahi hissettirmeyecek bir miktar.

      İddianızda doğrusunuz ve haklısınız. Bilgi dağarcığımı buna göre düzeltiyorum. Ne var ki şimdiki aracımda yokuş aşağı inerken motor freni yaptığımda (vites takılıyken) ekranda benim çok ama çok sevdiğim bir değer çıkıyor: 0,0 l/100 km

      Sizi tekrar selamlıyor, forumun bu hareketli sayfalarında güzel bilgi paylaşımlarına devam etmenizi diliyorum.

      Saygılarımla,

      Taner Göde


      _____________________________

    • Yarbay
      18966 Mesaj
      06 Ağustos 2008 18:37:42
      Arkadaşlar,

      YOKUŞ NE KADAR DİKLEŞİRSE VİTESİ O KADAR KÜÇÜLTÜNÜZ, HEM ÇIKARKEN, HEM İNERKEN (boşta giden araçları 160 km/s hıza kadar fırlatan meşhur Pozantı-Yenice kısmının "Damlama" mevkiinde 5. vitesle inerseniz hem motoru çok yüksek devirlere maruz bırakarak "uçurur", hem motor freninin bırakın iyiliğini, tam tersi zararını görürsünüz, yüksek viteste aktarma oranı ters işleyeceği için 1:1 aktarma olmayacak, yol hızı ve motor hızı birbirinden ters yönde değişiklik gösterecektir.

      Dik yokuşlarda sırası ile 4., 3. ve 2. viteste ininiz.

      Taner Göde

      http://www.yeniadana.net/web/OzelDosyaDetay.aspx?id=61

      Mevkii, yöre halkının ve sürücülerin korkulu rüyası olmaya devam ederken, yetkililer kazaların sürücü hatalarından kaynaklandığını söyleyedursun Bayındırlık Bakanlığı da Damlama Mevkii'ni Türkiye'de kazaların en çok meydana geldiği 608 'Kara Nokta'sından biri olarak gösteriyor. 10 kilometre boyunca iniş halinde bulunan yolda bazı sürücülerin dikkatli olmalarına rağmen eğimin fazla olduğu gerekçesiyle kazadan kurtulamadığını ileri süren görgü tanıkları önlem alınmaması durumunda 16 Ağustos 2006'da meydana gelen kazanın son olmayacağını vurguluyor.

      Her 100 araç başına ortalama 60 ölümün düştüğü Türkiye'de 'Kaza Kara Noktaları'ndaki riski en aza indirmek için çalışmalar sürdürülürken 608 kara noktadan 31'inde hız denetimi ile riskin ortadan kaldırılabileceği kaydediliyor. Karayollarında yapım hatası ve altyapı yetersizliğinden kaynaklanan ve sürücülerin daha dikkatli olması istenen yerlerden bazıları şunlar:

      * İzmir-Ankara Karayolu: Ambarlar Kavşağı, Belkahve civarı, Kemalpaşa Kavşağı, Sütçüler Mevkii, Armutlu Köprüsü civarı
      * İzmir-Aydın Karayolu: Kısıkköy Kavşağı, Ayrancılar Beldesi, Pranga Mevkii, Çamlık Mevkii
      * Denizli Kumkısık rampası, Akhan Köprüsü ve Tavas Rampası
      * Afyon-Sandıklı, Burdur-Çeltikçi, Kumluca-Antalya, Manavgat-Antalya yolları
      * Pozantı-Tarsus, Soğukpınar, Vali Çeşmesi, Damlama, Çamalan ve Sarıışık mevkii
      * Hendek-Düzce, İzmit-Karamürsel-Yalova Yolu, Bolu Dağı geçidi, Gerede Kurşunlu Karayolu, Dilovası rampası
      * Karacabey-Bandırma-Edincik ve Gemlik-Bursa yolu

      İstanbul sınırlarında yer alan ölüm noktaları ise şöyle:

      Büyükdere Caddesi, Piyalepaşa Bulvarı, Dolmabahçe Caddesi, Göztepe-Suadiye-Bostancı sahil yolu, Pangaltı Cumhuriyet Caddesi, D-100 Fidanlık Mevkii, D-100 Kozyatağı-Harem arası, D-100 Çobançeşme Mahallesi Küçükçekmece-Varyant arası, Halaskargazi Caddesi, Bağdat Caddesi, Altunizade köprüaltı.



      _____________________________

    • Otomobil Uzmanı
      10353 Mesaj
      06 Ağustos 2008 18:49:03
      Sayın Taner bey ,

      Açıklamalarınız için teşekkür ederim. Birikimi olan insanlarla bilgi alışverişimde bulunmak benim için bir zevktir.

      Bu konuda daha kesin bir yargıya varmak için şunu denemek mümkündür.Karbüratörün şamandarısının tam dolu vaziyette bıraktıktan sonra , benzin pompasından gelen hortumun gidiş kısmı çıkartılarak benzin gelişini keseriz.bu durumda aracı yokuş aşagı viteste ve deviri 3000 civarında bir vitesle aşağıo salarsak gerçek cevabı bulmuş oluruz.

      Eğer yokşun aşagısında şamandıradaki benzinde eksilme yoksa araç aynen cut off gibi çalışıyor deyip kesin konuyu kapatırız.

      Ancak benzin seviyesinde eksilme varsa ki mutlaka olacaktır , viteste karbüratörlü araçların harcadığı kesinleşmiş .olur. Venturi çalışmasının temel dayanağı basınç farkından kaynaklanan vakum etkisi ile doğal bir benzin çekişidir.Şimdiki motorlar gibi asla bir püskürtme yoktur(kapış pompası çalışma durumu hariç)

      o zman yakıt harcar mı sorusunun cevabı için karbüratörün girişi ve çıkışı arasında basınç farkı var mıdır olmalıdır.Bu durumda cevap evet ise karbüratörlerde buna karşılık bir yakıt akışı vardır diyebiliriz.

      konuyu bizler kadar detaylı bilmeyenler için basit sifon örneğini vereyim.Sifon çalışma prensibinin aynısı karbüratörün içinde minyatür şekilde bulunmaktadır.burada suyun akmasını sağlayan şey bizim sifon koluna ittirmemiz ile başlamaktadır. Hepimiz biliriz.Ancak eğer butona hafifçe basarsak bir miktar suyun aktığını gözleriz çünkü su basıncını yenecek kadar vanayı yukarı veya aşağı asılmışınız demektri.işte burada butonun tam karşılığı gaz kelebeğine karşılık gelmektedir.yakıt pompası da ana su borusundaki basıncı sağlayan şey ile aynıdır.hepimizin bileceği üzere sifonlar zamanla bozulur ve içerisindeki su seviyesi yüksek olursa su basıncı nedeniyle butona basmasanız bile bir miktar kaçırma olur. İşte bizim yokuş aşagı vites uygulamamızın tam karşılığı da budur.

      sevgiyle kalın,


      _____________________________

    • Yarbay
      18966 Mesaj
      06 Ağustos 2008 22:14:42
      Sanırım bu topikte aşağıdaki resimlerin mutlaka bulunması gerekiyor:

      LAMBORGHINI COUNTACH LP500 V12 5167 CM3
      6 ADET WEBER DİKEY ÇİFTLİ KARBÜRATÖR

      Bu araçlar ve araçların karbüratörlü olmalarından ötürü California'da DMV (Department of Motor Vehicles = Ulaştırma Bakanığı) tarafından GAS GUZZLER TAX (fazla yakıt tüketen araçlara uygulanan TÜKETİM VERGİSİ) ve emisyon değerlerinin motor enjeksinlu değil de "karbüratörlü" olmasından dolayı EPA (Environmental Protection Agency = Çevre Koruma Müdürlüğü) tarafından kullanım izni alamaması hususu Tom Cruise ve Dustin Hoffman'ın oynadığı ve 20 yıl önce çevrilen (!) RAIN MAN "YAĞMUR ADAM" filminin girişinden sonuna kadar işlenmektedir.





      _____________________________

    • Yarbay
      2462 Mesaj
      07 Ağustos 2008 00:02:48
      Oldukça bilgilendirici ve okuması zevkli bir konu olmuş, teşekkürü borç bilirim.


      _____________________________

    • Otomobil Uzmanı
      10353 Mesaj
      07 Ağustos 2008 09:57:32
      madem karbürator konusu açıldı bu konunun kralını anmadan geçmek olmaz.Bu alet karbüratorün mercedesidir ve asla ömrü bitmez ancak eskiyen parçaları yenilenir.

      manuel ve bulabileceğiz en doğru ve detaylı bilgi ektedir.Kimse manuelde yazan kadar detaylı bilemez emin olun

      http://www.edelbrock.co...f/carb_owners_manual.pdf








      _____________________________

Sayfa:   <<     < önceki   1 [2]
Facebook Sayfamız
Foruma Git
Bölümde Ara
Reklamlar
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.