Şimdi Ara

KORKUNÇ HİKAYELER, GECE CANI SIKILANLAR OKUSUN (YENİLERİ EKLENDİ) (4. sayfa)

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
5 Misafir (2 Mobil) - 3 Masaüstü2 Mobil
5 sn
229
Cevap
70
Favori
466.149
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
Öne Çıkar
10 oy
Sayfa: önceki 23456
Sayfaya Git
Git
sonraki
Giriş
Mesaj
  • quote:

    Orijinalden alıntı: Whakii

    ben şimdi nasıl uyucam beğendin mi yaptığını
    Allah korusun, kimsenin başına gelmez inşallah böyle şeyler

    ben bide cadılarla ilgili bişey duydum, yunanistandan gelen türk arkadaşlar var, soyları türk ama seneler önce oraya yerleşmişler, dedeleri anlatırmış, eskiden yaşadıkları yerde elektrik falan yokmuş, akşam sokaklar karanlık olurmuş, lanetletmiş gibi kadınlar olurmuş, cadı derlermiş onlara, çok hızlı hareket edip birden yok olurlarmış falan, hatta bi tanesi arkadaşın dayısı doğduğunda insan gibi gitmiş, bebeği sevmiş, sonra bi muska vermiş bu onu kötülüklerden korur diye, o muskayı bebeğin yanına koymuşlar, bebek her geçen gün kötüleşmeye, zayıflamaya, solmaya başlamış, ölcek duruma gelmiş, bi hocaya götürmüşler sonunda, tabi o da hemen muskaya bakmış, içinde kurumuş bi dal mı ne varmış, bide yazılar fln, daha geç kalsaydınız bebekte bu dal gibi kurucaktı demiş.
    Tüylerm diken diken oldu dinlerken :/

    bunu mobilden mi yazdın gerçekten ?
    _____________________________




  • Konunun adi korku bolumu olarak degistirilmeli bence mobilden okudum ve bayagi tirstim

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    As the guards march me out to the courtyard,
    Somebody cries from a cell "God be with you".
    If there's a God then why does he let me go?
  • quote:

    Orijinalden alıntı: no prayer

    Konunun adi korku bolumu olarak degistirilmeli bence mobilden okudum ve bayagi tirstim

    kaç tane okuyabildin doğruyu söyle :D
    _____________________________
  • Orijin
    Flaşı Patlatan Genci Cin Çarpıyor


    Geçtiğimiz günlerde Web sitelerinde dolaşan bir Cin resmiyle karşılaşanlar şaşkınlığa düştüler. Bu bir şaka mıydı yoksa gerçek miydi? Cin resmini yayınlayan dergiye göre olay şöyle gelişti: Birleşik Arap Emirlikleri'nde tatil yapan bir grup Suriyeli genç, kamp kurdukları bir dağın eteğinde duydukları ürkütücü bir ses üzerine gittikleri mağarada Cin olduğunu sandıklan esrarengiz bir varlıkla karşılaştılar. Gençler, mağaranın kapısında rastladıkları yaşlı adamın. "Bu ses, şeytani bir cinin sesidir ve o, bu mağarada yaşıyor, mağaraya girmeyin!" uyarısını dinlemeyerek mağaraya giriyorlar. Mağarada dolaşan meraklı gençlerden biri. önünü görmek için fotoğraf makinesinin flaşına basmasıyla birlikte yere yığılıyor. Korku ve panik içerisinde dışarıya fırlayan arkadaşları polise haber veriyorlar. Mağaraya giden polis, gencin cesediyle karşılaşıyor. Daha sonra gencin ölüm nedeni 'kalb durması" olarak kayıtlara geçiyor. Ancak, gencin makinesinden çıkan filmde ilginç bir görüntü bulunuyor. Fotoğraf, web sitelerinde dolaşıma açılan "Cin"di. Pakistan'da okuyan bir grup Türk öğrenci, olayı yaşayan öğrencilerle karşılaştıklarını, öğrencilerin olayı doğruladıktarını, Amerika ve Avrupa'da laboratuvarlarda incelenen fotoğrafın montaj ya da başka bir teknik hileyle gerçekleştirildiğinin kanıtlanmadığını anlattıklarını aktardılar. Dört yıl önce bir mağarada bir can feda edilerek çekilen bu esrarengiz fotoğraf, cinlerin varlığı ve resmedilebilir varlıklar olup olmadığı konusunu yeniden tartışmaya açtı.

    Bu hikayede geçen resim yok mu kimsede.



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi ekler -- 18 Mayıs 2012; 2:48:13 >
    _____________________________




  • Okuyorum umarım korkarım ,basilarinda yorgana iyice sindim

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • quote:

    Orijinalden alıntı: DonhanımNaber

    ben şimdi nasıl uyucam beğendin mi yaptığını
    Allah korusun, kimsenin başına gelmez inşallah böyle şeyler

    ben bide cadılarla ilgili bişey duydum, yunanistandan gelen türk arkadaşlar var, soyları türk ama seneler önce oraya yerleşmişler, dedeleri anlatırmış, eskiden yaşadıkları yerde elektrik falan yokmuş, akşam sokaklar karanlık olurmuş, lanetletmiş gibi kadınlar olurmuş, cadı derlermiş onlara, çok hızlı hareket edip birden yok olurlarmış falan, hatta bi tanesi arkadaşın dayısı doğduğunda insan gibi gitmiş, bebeği sevmiş, sonra bi muska vermiş bu onu kötülüklerden korur diye, o muskayı bebeğin yanına koymuşlar, bebek her geçen gün kötüleşmeye, zayıflamaya, solmaya başlamış, ölcek duruma gelmiş, bi hocaya götürmüşler sonunda, tabi o da hemen muskaya bakmış, içinde kurumuş bi dal mı ne varmış, bide yazılar fln, daha geç kalsaydınız bebekte bu dal gibi kurucaktı demiş.
    Tüylerm diken diken oldu dinlerken :/
    3-5 tane okudum da dandik iş yapmaz. 20'lik dişim ağrıyor zaten iyice canım sıkıldı.
    _____________________________
    Herkes ölür ama herkes yaşamaz. My.




  • quote:

    Orijinalden alıntı: XpressMusic34

    quote:

    Orijinalden alıntı: no prayer

    Konunun adi korku bolumu olarak degistirilmeli bence mobilden okudum ve bayagi tirstim

    kaç tane okuyabildin doğruyu söyle :D

    Hepsini okudum bir anda 1.5 saatimi aldi bildiklarim vardi onlari atladim tabi :D

    < Bu ileti tablet sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    As the guards march me out to the courtyard,
    Somebody cries from a cell "God be with you".
    If there's a God then why does he let me go?
  • yazik yav icinde cin gecmeyen bir korku hikayesi bile yazilamiyor vallahi yazik billahi yazik.

    < Bu ileti tablet sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • quote:

    Orijinalden alıntı: Skalpell

    yazik yav icinde cin gecmeyen bir korku hikayesi bile yazilamiyor vallahi yazik billahi yazik.


    harbiden dikkat ettimde hepsi cinli perili. oysaki ben "korku dolu hikayeler" olarak aratmıştım. cinli hikayeler diye değil .
    _____________________________
  • Bazıları inandırıcı ama çoğunda ayaklar ters cinlerin ve cini görüyor, sonra başkasına söyleyince böyle mi? diyor. yemin ediyorum 5 hikaye böyledir g.tünden uydurulmuş bazıları, inandırıcı olanlar okumaya değer.

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • quote:

    Orijinalden alıntı: HonanımDaber

    Bazıları inandırıcı ama çoğunda ayaklar ters cinlerin ve cini görüyor, sonra başkasına söyleyince böyle mi? diyor. yemin ediyorum 5 hikaye böyledir g.tünden uydurulmuş bazıları, inandırıcı olanlar okumaya değer.

    ben çoğunu okumadım ama eğer çok çok saçma oldugunu düşündüğünüz hikayelerin başlıklarını bana pm ile yazarsanız silebilirim. :)

    ilk hikayeyi sildiğim gibi. :)

    tesekkürler
    _____________________________
  • quote:

    Orijinalden alıntı: XpressMusic34

    quote:

    Orijinalden alıntı: HonanımDaber

    Bazıları inandırıcı ama çoğunda ayaklar ters cinlerin ve cini görüyor, sonra başkasına söyleyince böyle mi? diyor. yemin ediyorum 5 hikaye böyledir g.tünden uydurulmuş bazıları, inandırıcı olanlar okumaya değer.

    ben çoğunu okumadım ama eğer çok çok saçma oldugunu düşündüğünüz hikayelerin başlıklarını bana pm ile yazarsanız silebilirim. :)

    ilk hikayeyi sildiğim gibi. :)

    tesekkürler

    3-4 Hikayede olay tamamen şu , birinde yurtta filanken birinde hamamdayken işte konuşurken tırnağını uzun görüyor , ayağını ters görüyor , korkup kaçıyor yada yardım istiyor , hamamda merdivenlerde adamlara söylüyo mesela onlar da "Böyle mi ?" diyor , bu böyle mi yi birkaç hikayede gördüm insan okuyup okuyup sonunda üsttekinden sadece mekan ve kişilerin farklı olduğu hikayeyi görünce anlıyor yani , hepsini aynı adam yazmış birkaç şey değiştirmiş gülüp gülüp yazmış.Ben sadece bu böyle mi lere diyorum , içinde gerçek olabilecekler var onları okumak zevkli mesela.
    _____________________________




  • Takip...

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
  • quote:

    Orijinalden alıntı: Pardus Linux

    Takip...
    bu gece yeni hikayeler kopyalamayı düşünüyorum. :)
    _____________________________
  • quote:

    Orijinalden alıntı: XpressMusic34

    quote:

    Orijinalden alıntı: Elimon

    Çocuklar bile korkmaz bunlardan.

    herkes korkmasada ürperiyor. özellikle gece okuyunca

    Okusammi

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
    _____________________________
    VODAFONE McLAREN MERCEDES
    _____________________________________________________________________________________________
    Formula 1 tarihinde bir sezonda yapılan 16 yarışın 15 ini kazanan,10 unda da duble yapan,o sezon içerisinde 27 tur dışında tüm yarışlarda lider giden,halen bu rekorun tek sahibi,f1 tarihinin en mukemmel ikilisi alain prost ve ayrton senna ya sahip olan tek takım.McLAREN
  • quote:

    Orijinalden alıntı: DonhanımNaber

    ben şimdi nasıl uyucam beğendin mi yaptığını
    Allah korusun, kimsenin başına gelmez inşallah böyle şeyler

    ben bide cadılarla ilgili bişey duydum, yunanistandan gelen türk arkadaşlar var, soyları türk ama seneler önce oraya yerleşmişler, dedeleri anlatırmış, eskiden yaşadıkları yerde elektrik falan yokmuş, akşam sokaklar karanlık olurmuş, lanetletmiş gibi kadınlar olurmuş, cadı derlermiş onlara, çok hızlı hareket edip birden yok olurlarmış falan, hatta bi tanesi arkadaşın dayısı doğduğunda insan gibi gitmiş, bebeği sevmiş, sonra bi muska vermiş bu onu kötülüklerden korur diye, o muskayı bebeğin yanına koymuşlar, bebek her geçen gün kötüleşmeye, zayıflamaya, solmaya başlamış, ölcek duruma gelmiş, bi hocaya götürmüşler sonunda, tabi o da hemen muskaya bakmış, içinde kurumuş bi dal mı ne varmış, bide yazılar fln, daha geç kalsaydınız bebekte bu dal gibi kurucaktı demiş.
    Tüylerm diken diken oldu dinlerken :/
    cinler gerçekten vardı ama bu hikayelerin çogu uydurma
    _____________________________
    Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk İstiklâl ve Cumhuriyeti'ni kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!




  • quote:

    Orijinalden alıntı: Fikirist

    cinler gerçekten vardı ama bu hikayelerin çogu uydurma

    Alıntıları Göster
    evet beylerrrr


    gece yarısı oldu ve korku saati başlasınnn !
    _____________________________
  • quote:

    Orijinalden alıntı: Guest-733E6E0F7

    evet beylerrrr


    gece yarısı oldu ve korku saati başlasınnn !

    Alıntıları Göster
    YENİLERİ EKLENİYOR !!! ;

    Bir aile anne,baba, bir kız ve erkek bunlar evlerinin yanması sonucu ölmüşler ve hepsini aile olarak yanyana gömmüşler fakat her gece yarısı mezarlıktan ilginç sesler geliyormuş bu orada yaşayan birçok kişi tarafından duyulmuş, sonra içlerinden bir tanesi o seslerin nerden geldiğini anlamak için gece yarısı mezarlığa gitmiş yine başlamış sesler sanki kavga sesleri gibiymiş adam seslerin geldiği yöne gitmiş ve sesler o ailenin mezarından geliyormuş.Sonra mezarı kazıp bakmaya karar vermiş halk mezarı açtıklarında çok ilginç bir manzarayla karşılaşmışlar annenin olması gereken yerde kız,erkek çocuğun olması gereken yerde de baba yatıyormuş herkes şaşırmış bunları yine eski yerlerinde koymuşlar ve mezarı kapatmışlar fakat kavga sesleri bitmek bilmiyormuş tekrar açıp bakmışlar yine aynıymış manzara bu kez düzeltmemeye karar vermişler sadece mezar taşlarının yerlerini değiştirmişler o günden sonra bir daha hiç ses gelmemiş.Oradaki halka göre o sesler o ailenin yaptığı yer kavgasının sesleriymiş.




    ngiltere aniden bastıran sisiyle ünlüdür. Yine sisin yoğun olduğu bir gün kadının biri şehirlerarası bir yolda arabasıyla seyahat ediyormuş. Sabahın erken saatleriymiş. Sis yüzünden pür dikkat ve olabildiğince yavaş gidiyormuş. Derken yolun iki tarafında oldukça garip açıyla park etmiş iki araba görmüş. Önce korkmuş. Ama merakına yenik düşmüş ve arabasını biraz ileride güvenli bir yere çekmiş.

    İhtiyatla ilk arabaya yaklaşmış. Her halinde savrularak durduğu belli olan otomobilin görünen bir hasarı yokmuş. Otomobilin etrafında dolaşan kadın şoför mahalinde yan koltuğa doğru yatmış bir adam olduğunu görmüş. Açık pencereden içeri uzanarak, adama seslenmiş. Yanıt alamamış. Bu arada farkında olmadan kapıyı tutunca eline yapışkan bir şey bulaşmış. Alacakaranlıkta eline bulaşan şeyin önce ne olduğunu anlayamamış, ama birden bire jeton düşmüş. Elindeki kanmış.

    Panik içinde arabasına koşmuş. Son sürat en yakın yerleşim yerine gidip, polise durumu anlatmış. İngiliz polisi hemen harekete geçmiş. İki arabanın bulunduğu yere vardıklarında, olağanüstü tedbirler alarak arabalara aynı anda iki ekip halinde yaklaşmışlar. Biraz sonra her iki ekip lideri, polis müdürüne arabalarda kafası kopuk birer ceset olduğunu rapor etmişler.

    Bir süre sonra cesetlere ait iki kafa bulunmuş. Kafaların her ikisi de darmadağan olmuş vaziyetteymiş. Otomobillerde ise hiç bir hasar yokmuş, cesetlerde başka bir darbe de. Kafalar ise kesici bir aletle kesilmemiş, güçlü biri ya da bir şey tarafından sanki bir serçe kafasıymış gibi çekip kopartılmışa benziyormuş. Polisler bu işin içinden bir türlü çıkamamış. Olaya İngiliz gizli polisi MI5 el koymuş.

    MI5'da yeni kurulan seri katil araştırma birimi, olay mahalini didik didik incelemiş. İki gün sonra MI5 karargahına bu esrarengiz olay hakkında bir rapor ulaşmış. Dehşet verici bu olay, aslına basit bir trafik kazasıymış. Raporda olay şöyle anlatılıyormuş. Yoğun sise rağmen hız yapan iki sürücü de bellerine kadar sarkarak yolu daha iyi görmeye çalışıyorlarmış. Karşı yönlerden gelen bu iki otomobildeki sürücüler hızla gelen diğer otomobili çok geç farketmişler. Kafaları birbirine hızla çarpınca, ikisinin de kafası kopmuş.




    Ramazan ayının ortalarındaydık. Ertesi gün oruç tutmak için sahura kalktım ve uykulu bir halde yemek yedikten sonra, henüz daha soğumayan sıcak yatağıma uzandım. Uykuya dalar gibi olmamla birlikte üzerimde bir ağırlık hissettim. Gözümü açtım ve hareket etme çabalarım sonuçsuz kaldığını gördüm. Yatağımın bulunduğu yerden yemek masasında yemek yiyen annemi görmeme rağmen bir türlü hareket edememem, beni çok şaşırtmıştı. Vücudumun hiç bir noktasını hareket ettiremememin yanı sıra parmağımı bile kıpırdatamamam beni iyice telaşlandırdı. Çünkü daha önceden böyle bir olayla hayatım boyunca karşılaşmamıştım. Müthiş bir güç harcamama rağmen hareket edemiyordum ve avazım çıktığı kadar bağırmaya başladım. Aman Allah'ım sesim de çıkmıyordu. Yaklaşık 3-4 metre uzakta olan anneme lütfen beni kurtar dercesine çırpınmalarıma karşı bir türlü kendimi farkettiremiyordum. Artık dayanamayarak gözlerimi kapadım ve "Yeter artık ne zaman bitecek bu işkence? Yoksa ölecek miyim?" gibi düşüncelere dalarken, birden birinin elini omzumda hisettiğim anda üzerimdeki ağırlık bir anda yok oldu. Bağırarak gözlerimi korkuyla açtığımda omuzundaki elin anneme ait olduğunu görmenin rahatlığıyla, yataktan sıçrayışımın sesi tüm ev halkını ayağa kaldırmıştı. Peki neydi o üstümdeki cisim? Bir insan uykuda olabilir ama gözleri açık asla.



    Bizim köyde gece yarısı yola çıkmıştık.Araba stop
    etti bizde korkup yandaki ahşap otele gitti.Otel
    sahibi ile görüştük bizi parasız bir oda verdi.Yatağa yatmamdan yarım saat oldu ki tuvaletim geldi.Tuvalete geldiğimde otel sahibini gördüm merhabalaşıp geçtik.Birden bir kahkaha duydum arkamı dönüp baktığımda otel alev almıştı.Hemen bizim oda ya çıktım kapıyı açtım
    ailem yoktu arkamı dönüp batım.Otel sahibi yerde yatıyodu otelin çıkış kapısına koştum ve kapı açılmadı birden abi mi ve ailemi gözlerimin önünden geçti.Sonra içimden saydam bir şey geçti gözlerimi açtığımda hastanedeydim.Sizi 18 sene
    önce yanan otelin yanında bulduk dediler.Halbuki
    o gün biz ordaydık oraya gittiğimde otel sahibinin ayakkabısı ve yanan kanlı gömleği vardı.



    29 Aralık 1962 o günü hiç unutmadım....Ben zamanında çok günahlar iºledim ve bu günahların bedelini ruhsal anlamda çok büyük ödedim...
    İçimde sanki iki ruh vardı biri iman dolu bir diğeri ise tam tersi.Bir gün rüyamda mezarlıkta dolaºtığımı gördüm. ve aniden mezarlıktaki ölüler yerlerinden kalkıp bana "ibret al...ibret al" diye bağırıp üzerime koºuyorlardı.tam bu arada kısa bir süre önce vefat eden yakın komºumuz muhtalip amca kolumu tutarak oğlum buradan ibret al ve yaºadığın imtahan dünyasında günahlara batma heves ve nefis için yanma diye uyarmaya baºladı.Korkuyla uyandım.Sabah olunca rüyamı köyümüzün hocasına anlattım.oda oğlum; aldığın dualar senin yanlıºa düºmeni engellemek için sana hakikatı ihsan etmiº dedi.o günden sonra camilere gidip tövbeler ettim.özellikle Zinaya binlerce kez tövbeler ettim.aradan iki hafta geçti nevsime dayanamıyıp zinaya devam ettim.tövbelerimi unutmuº günaha yeniden baºlamıºtım.Yine böyle bi gün yatmaya odama çıktım.Kısa bir süre sonra titreyerek gözümü açtığımda ben beyaz taºlı dar bir banyoda kafamdan aºağı su döküldüğünü hissettim.Kafamı arkaya döndüğümde çırıl çıplak üzeri kanlı suratı benbeyaz birinin beni yıkadığını ve bana ben seni yıkıyorum sende beni yıkayacaksın dedi.Kelimeler ağızımdan istem dıºı çıkıyordu.Neden beni yıkıyorsun dedim.cünüpsün haramsın dedi.peki ben seni nasıl yıkıcam? dedim.Mezarımı suluyarak dedi.Mezarını nasıl bulucam.gülerek köy mezarlığına ºahadet ederek abdestli gel.Besmeleden sonra gözünü kapat ve kırk kere tövbe et sonra önündeki çeºmeyi aç akan su seni benim mezarıma getirecekdedi.Sonra tekraren bu benim cezam ben toprağa pis girdim ve sende yakında pis giriceksin.ve benim gibi cezanı çekip fanilerden medet ve kurtuluº umucaksın. Sonra o bembeyaz oda karardı.kısa süre sonra kendimi aniden yatağımda ıslak ve çıplak buldum.olaydan sonra ruh ve sinir hastanesine kaldırıldım. 3 sene tedaviden sonra o mezarı buldum aynen aklımdan hiç çıkmayan dün gibi hatırladığım sözleri uyguladım.Mezarı buldum toprağa nekadar su döktüysem toprak bir türlü suyu emmiyordu ısrarla besmele çekerek suyu döktüm.Sonra hava kararmaya baºladı su taºımaya devam ediyordum Akºam ezanı okunuyordu birde baktımki tüm suyu toprak emmiº.Ve mezar taºında arapça oh serinledim be.Hay allah razı olsun senden kardeº.Sana zahmet olucak ama ºu yandada benim hanım yatıyo onada bi su tutuverde serinlesin.Dedi.Dediklerini aynen uyguladım.Bu sefer hanımının mezar taºı değiºti ve arapça aynen evladım bidaki sefere suyu ısıt emi romatizmalarım çok azıyor yazdı.bende olayın suyunu fazla çıkarmamak için sulamayı kestim...........



    Akşamları çok yemek yediğimde zor uyur ve genelde kabus görürüm. Yemeği yine fazla kaçırmıştım. Hiç karabasan görmedim. Ama bu yemeğe görürüm artık diye düşünüp uyumaya koyuldum. Sadece terliyor, bir o tarafa bir bu tarafa dönüyordum. Tam daldığım sırada, birinin bana baktığını hissettim -Biraz korkağımdır. - hemen irkildim. Odamın yarısı kadar bir gölge hafif hareketlerle bana dogru bakıyordu. En kötü yanı ise bunun rüya olmadığını biliyordum. Elim lambanın düğmesini arıyordu ama bulamıyordum. Nefes alamadım ve bağıramadım. Elektrik düğmesini buldum ama açmaya çok korkuyordum. Gözlerim bana anlamsızca baktığına inandığım gölgeye dönüktü... Işığı açtığımda sandalyemin üzerine yığılı elbiselerin, onlarında üzerinde kedimin bana baktığını gördüm. Nede olsa hepsi birden kocaman bir soru işaretiydi benim için. İçim rahatlamıştı. Kedimi sevmek istedim. Hırlayıp yok olup gitti. Asabi bir kedi değildir. Bende tekrar yattım. Aniden tekrar birinin bana baktığını hissederek irkilip ışığı açtım. Aynı manzaranın tekrarı olması benim sinirimi bozmuştu. Gülmeye başladım. Daha sonra sinirlerim yatışsın diye kalkıp bir kahve yapmaya karar verdim. 20 dakika sonra odama döndüm. Tüylerim diken diken olmuştu. Kedim aynı pozisyonda hiç oynamadan duruyordu. Pencerem açık olmasına rağmen odamda ağır bir koku vardı. O tatlı kedimin hareketsizce gözlerimin içine bakması beni oldukça etkilemiş olacak ki birden ağlamaya başladım. Sinirlerim bozulmuştu. Arkadaşımı aradım. Hemen buraya gelmesi gerektiğini ve sinirlerimin bozulduğunu söyledim. Döndüğümde kedim yerinde yoktu. Koku arttıkca artıyordu. Ama nereden geldiğini anlayamamıştım. Odayı aramaya başladım. Heryeri kokluyordum. Balkon tarafındaki camdan aşağıya doğru bakarken hızla kapım çarptı. Hemen kapıya koştum fakat açmaya korkuyordum. Kapının öteki tarafindan kedimin çıkaramayacagi sesler duyuyordum. Kalbimin nasil attığını hala hatırlarım. Bağırmaya başladım. Koku, sinirbozukluğu o garip seslere bir de telefonun o yüksek sesi katılmıştı. Derin bir nefes aldım, kapıyı açtım ve doğru tuvalete gittim. Yansımam beni ürkütmüştü. Sinirbozukluğunun verdiği yorgunluktan olsa gerek kendi yansımamın bana oyun oynadığını düşündüm.Tam bayılıp kalacağımı sandığım sırada telefon tekrar çaldı. Açmaya cesaret edemedim önce. Sonra içeri gidip ahizeyi kaldırdım, kulağıma dayadım... Telefonda arkadaşımın sesini duydum. Gelemiyeceğini söylerken, birden sesi değişmeye başladı. Sanki sesi apartmandan aynı anda gelir gibi yakından duyuyordum. Tüylerim ürpermisti. Ben hiç konuşmadığım halde bana açıklamalar yapıyordu. Açıkcası saçmalıyordu. Bana ikide bir "gelmeyeyim ben, ama sana bişey olmayacak. O sadece alacağını alıp gidecek." diyordu. Kedim etrafta gezerken normal sesler çıkarıp geziyordu. Eski tedirginliğim kalmamıştı. Neydi? Kedime ruh mu girmişti? Hayır. Ya kapı? Hava akımından çarpmıştı. Arkadaşımın ise içmiş olacağını düşündüm. Ama koku gerçekti..



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Guest-733E6E0F7 -- 19 Mayıs 2012; 1:48:03 >
    _____________________________




  • quote:

    Orijinalden alıntı: Guest-733E6E0F7

    YENİLERİ EKLENİYOR !!! ;

    Bir aile anne,baba, bir kız ve erkek bunlar evlerinin yanması sonucu ölmüşler ve hepsini aile olarak yanyana gömmüşler fakat her gece yarısı mezarlıktan ilginç sesler geliyormuş bu orada yaşayan birçok kişi tarafından duyulmuş, sonra içlerinden bir tanesi o seslerin nerden geldiğini anlamak için gece yarısı mezarlığa gitmiş yine başlamış sesler sanki kavga sesleri gibiymiş adam seslerin geldiği yöne gitmiş ve sesler o ailenin mezarından geliyormuş.Sonra mezarı kazıp bakmaya karar vermiş halk mezarı açtıklarında çok ilginç bir manzarayla karşılaşmışlar annenin olması gereken yerde kız,erkek çocuğun olması gereken yerde de baba yatıyormuş herkes şaşırmış bunları yine eski yerlerinde koymuşlar ve mezarı kapatmışlar fakat kavga sesleri bitmek bilmiyormuş tekrar açıp bakmışlar yine aynıymış manzara bu kez düzeltmemeye karar vermişler sadece mezar taşlarının yerlerini değiştirmişler o günden sonra bir daha hiç ses gelmemiş.Oradaki halka göre o sesler o ailenin yaptığı yer kavgasının sesleriymiş.




    ngiltere aniden bastıran sisiyle ünlüdür. Yine sisin yoğun olduğu bir gün kadının biri şehirlerarası bir yolda arabasıyla seyahat ediyormuş. Sabahın erken saatleriymiş. Sis yüzünden pür dikkat ve olabildiğince yavaş gidiyormuş. Derken yolun iki tarafında oldukça garip açıyla park etmiş iki araba görmüş. Önce korkmuş. Ama merakına yenik düşmüş ve arabasını biraz ileride güvenli bir yere çekmiş.

    İhtiyatla ilk arabaya yaklaşmış. Her halinde savrularak durduğu belli olan otomobilin görünen bir hasarı yokmuş. Otomobilin etrafında dolaşan kadın şoför mahalinde yan koltuğa doğru yatmış bir adam olduğunu görmüş. Açık pencereden içeri uzanarak, adama seslenmiş. Yanıt alamamış. Bu arada farkında olmadan kapıyı tutunca eline yapışkan bir şey bulaşmış. Alacakaranlıkta eline bulaşan şeyin önce ne olduğunu anlayamamış, ama birden bire jeton düşmüş. Elindeki kanmış.

    Panik içinde arabasına koşmuş. Son sürat en yakın yerleşim yerine gidip, polise durumu anlatmış. İngiliz polisi hemen harekete geçmiş. İki arabanın bulunduğu yere vardıklarında, olağanüstü tedbirler alarak arabalara aynı anda iki ekip halinde yaklaşmışlar. Biraz sonra her iki ekip lideri, polis müdürüne arabalarda kafası kopuk birer ceset olduğunu rapor etmişler.

    Bir süre sonra cesetlere ait iki kafa bulunmuş. Kafaların her ikisi de darmadağan olmuş vaziyetteymiş. Otomobillerde ise hiç bir hasar yokmuş, cesetlerde başka bir darbe de. Kafalar ise kesici bir aletle kesilmemiş, güçlü biri ya da bir şey tarafından sanki bir serçe kafasıymış gibi çekip kopartılmışa benziyormuş. Polisler bu işin içinden bir türlü çıkamamış. Olaya İngiliz gizli polisi MI5 el koymuş.

    MI5'da yeni kurulan seri katil araştırma birimi, olay mahalini didik didik incelemiş. İki gün sonra MI5 karargahına bu esrarengiz olay hakkında bir rapor ulaşmış. Dehşet verici bu olay, aslına basit bir trafik kazasıymış. Raporda olay şöyle anlatılıyormuş. Yoğun sise rağmen hız yapan iki sürücü de bellerine kadar sarkarak yolu daha iyi görmeye çalışıyorlarmış. Karşı yönlerden gelen bu iki otomobildeki sürücüler hızla gelen diğer otomobili çok geç farketmişler. Kafaları birbirine hızla çarpınca, ikisinin de kafası kopmuş.




    Ramazan ayının ortalarındaydık. Ertesi gün oruç tutmak için sahura kalktım ve uykulu bir halde yemek yedikten sonra, henüz daha soğumayan sıcak yatağıma uzandım. Uykuya dalar gibi olmamla birlikte üzerimde bir ağırlık hissettim. Gözümü açtım ve hareket etme çabalarım sonuçsuz kaldığını gördüm. Yatağımın bulunduğu yerden yemek masasında yemek yiyen annemi görmeme rağmen bir türlü hareket edememem, beni çok şaşırtmıştı. Vücudumun hiç bir noktasını hareket ettiremememin yanı sıra parmağımı bile kıpırdatamamam beni iyice telaşlandırdı. Çünkü daha önceden böyle bir olayla hayatım boyunca karşılaşmamıştım. Müthiş bir güç harcamama rağmen hareket edemiyordum ve avazım çıktığı kadar bağırmaya başladım. Aman Allah'ım sesim de çıkmıyordu. Yaklaşık 3-4 metre uzakta olan anneme lütfen beni kurtar dercesine çırpınmalarıma karşı bir türlü kendimi farkettiremiyordum. Artık dayanamayarak gözlerimi kapadım ve "Yeter artık ne zaman bitecek bu işkence? Yoksa ölecek miyim?" gibi düşüncelere dalarken, birden birinin elini omzumda hisettiğim anda üzerimdeki ağırlık bir anda yok oldu. Bağırarak gözlerimi korkuyla açtığımda omuzundaki elin anneme ait olduğunu görmenin rahatlığıyla, yataktan sıçrayışımın sesi tüm ev halkını ayağa kaldırmıştı. Peki neydi o üstümdeki cisim? Bir insan uykuda olabilir ama gözleri açık asla.



    Bizim köyde gece yarısı yola çıkmıştık.Araba stop
    etti bizde korkup yandaki ahşap otele gitti.Otel
    sahibi ile görüştük bizi parasız bir oda verdi.Yatağa yatmamdan yarım saat oldu ki tuvaletim geldi.Tuvalete geldiğimde otel sahibini gördüm merhabalaşıp geçtik.Birden bir kahkaha duydum arkamı dönüp baktığımda otel alev almıştı.Hemen bizim oda ya çıktım kapıyı açtım
    ailem yoktu arkamı dönüp batım.Otel sahibi yerde yatıyodu otelin çıkış kapısına koştum ve kapı açılmadı birden abi mi ve ailemi gözlerimin önünden geçti.Sonra içimden saydam bir şey geçti gözlerimi açtığımda hastanedeydim.Sizi 18 sene
    önce yanan otelin yanında bulduk dediler.Halbuki
    o gün biz ordaydık oraya gittiğimde otel sahibinin ayakkabısı ve yanan kanlı gömleği vardı.



    29 Aralık 1962 o günü hiç unutmadım....Ben zamanında çok günahlar iºledim ve bu günahların bedelini ruhsal anlamda çok büyük ödedim...
    İçimde sanki iki ruh vardı biri iman dolu bir diğeri ise tam tersi.Bir gün rüyamda mezarlıkta dolaºtığımı gördüm. ve aniden mezarlıktaki ölüler yerlerinden kalkıp bana "ibret al...ibret al" diye bağırıp üzerime koºuyorlardı.tam bu arada kısa bir süre önce vefat eden yakın komºumuz muhtalip amca kolumu tutarak oğlum buradan ibret al ve yaºadığın imtahan dünyasında günahlara batma heves ve nefis için yanma diye uyarmaya baºladı.Korkuyla uyandım.Sabah olunca rüyamı köyümüzün hocasına anlattım.oda oğlum; aldığın dualar senin yanlıºa düºmeni engellemek için sana hakikatı ihsan etmiº dedi.o günden sonra camilere gidip tövbeler ettim.özellikle Zinaya binlerce kez tövbeler ettim.aradan iki hafta geçti nevsime dayanamıyıp zinaya devam ettim.tövbelerimi unutmuº günaha yeniden baºlamıºtım.Yine böyle bi gün yatmaya odama çıktım.Kısa bir süre sonra titreyerek gözümü açtığımda ben beyaz taºlı dar bir banyoda kafamdan aºağı su döküldüğünü hissettim.Kafamı arkaya döndüğümde çırıl çıplak üzeri kanlı suratı benbeyaz birinin beni yıkadığını ve bana ben seni yıkıyorum sende beni yıkayacaksın dedi.Kelimeler ağızımdan istem dıºı çıkıyordu.Neden beni yıkıyorsun dedim.cünüpsün haramsın dedi.peki ben seni nasıl yıkıcam? dedim.Mezarımı suluyarak dedi.Mezarını nasıl bulucam.gülerek köy mezarlığına ºahadet ederek abdestli gel.Besmeleden sonra gözünü kapat ve kırk kere tövbe et sonra önündeki çeºmeyi aç akan su seni benim mezarıma getirecekdedi.Sonra tekraren bu benim cezam ben toprağa pis girdim ve sende yakında pis giriceksin.ve benim gibi cezanı çekip fanilerden medet ve kurtuluº umucaksın. Sonra o bembeyaz oda karardı.kısa süre sonra kendimi aniden yatağımda ıslak ve çıplak buldum.olaydan sonra ruh ve sinir hastanesine kaldırıldım. 3 sene tedaviden sonra o mezarı buldum aynen aklımdan hiç çıkmayan dün gibi hatırladığım sözleri uyguladım.Mezarı buldum toprağa nekadar su döktüysem toprak bir türlü suyu emmiyordu ısrarla besmele çekerek suyu döktüm.Sonra hava kararmaya baºladı su taºımaya devam ediyordum Akºam ezanı okunuyordu birde baktımki tüm suyu toprak emmiº.Ve mezar taºında arapça oh serinledim be.Hay allah razı olsun senden kardeº.Sana zahmet olucak ama ºu yandada benim hanım yatıyo onada bi su tutuverde serinlesin.Dedi.Dediklerini aynen uyguladım.Bu sefer hanımının mezar taºı değiºti ve arapça aynen evladım bidaki sefere suyu ısıt emi romatizmalarım çok azıyor yazdı.bende olayın suyunu fazla çıkarmamak için sulamayı kestim...........



    Akşamları çok yemek yediğimde zor uyur ve genelde kabus görürüm. Yemeği yine fazla kaçırmıştım. Hiç karabasan görmedim. Ama bu yemeğe görürüm artık diye düşünüp uyumaya koyuldum. Sadece terliyor, bir o tarafa bir bu tarafa dönüyordum. Tam daldığım sırada, birinin bana baktığını hissettim -Biraz korkağımdır. - hemen irkildim. Odamın yarısı kadar bir gölge hafif hareketlerle bana dogru bakıyordu. En kötü yanı ise bunun rüya olmadığını biliyordum. Elim lambanın düğmesini arıyordu ama bulamıyordum. Nefes alamadım ve bağıramadım. Elektrik düğmesini buldum ama açmaya çok korkuyordum. Gözlerim bana anlamsızca baktığına inandığım gölgeye dönüktü... Işığı açtığımda sandalyemin üzerine yığılı elbiselerin, onlarında üzerinde kedimin bana baktığını gördüm. Nede olsa hepsi birden kocaman bir soru işaretiydi benim için. İçim rahatlamıştı. Kedimi sevmek istedim. Hırlayıp yok olup gitti. Asabi bir kedi değildir. Bende tekrar yattım. Aniden tekrar birinin bana baktığını hissederek irkilip ışığı açtım. Aynı manzaranın tekrarı olması benim sinirimi bozmuştu. Gülmeye başladım. Daha sonra sinirlerim yatışsın diye kalkıp bir kahve yapmaya karar verdim. 20 dakika sonra odama döndüm. Tüylerim diken diken olmuştu. Kedim aynı pozisyonda hiç oynamadan duruyordu. Pencerem açık olmasına rağmen odamda ağır bir koku vardı. O tatlı kedimin hareketsizce gözlerimin içine bakması beni oldukça etkilemiş olacak ki birden ağlamaya başladım. Sinirlerim bozulmuştu. Arkadaşımı aradım. Hemen buraya gelmesi gerektiğini ve sinirlerimin bozulduğunu söyledim. Döndüğümde kedim yerinde yoktu. Koku arttıkca artıyordu. Ama nereden geldiğini anlayamamıştım. Odayı aramaya başladım. Heryeri kokluyordum. Balkon tarafındaki camdan aşağıya doğru bakarken hızla kapım çarptı. Hemen kapıya koştum fakat açmaya korkuyordum. Kapının öteki tarafindan kedimin çıkaramayacagi sesler duyuyordum. Kalbimin nasil attığını hala hatırlarım. Bağırmaya başladım. Koku, sinirbozukluğu o garip seslere bir de telefonun o yüksek sesi katılmıştı. Derin bir nefes aldım, kapıyı açtım ve doğru tuvalete gittim. Yansımam beni ürkütmüştü. Sinirbozukluğunun verdiği yorgunluktan olsa gerek kendi yansımamın bana oyun oynadığını düşündüm.Tam bayılıp kalacağımı sandığım sırada telefon tekrar çaldı. Açmaya cesaret edemedim önce. Sonra içeri gidip ahizeyi kaldırdım, kulağıma dayadım... Telefonda arkadaşımın sesini duydum. Gelemiyeceğini söylerken, birden sesi değişmeye başladı. Sanki sesi apartmandan aynı anda gelir gibi yakından duyuyordum. Tüylerim ürpermisti. Ben hiç konuşmadığım halde bana açıklamalar yapıyordu. Açıkcası saçmalıyordu. Bana ikide bir "gelmeyeyim ben, ama sana bişey olmayacak. O sadece alacağını alıp gidecek." diyordu. Kedim etrafta gezerken normal sesler çıkarıp geziyordu. Eski tedirginliğim kalmamıştı. Neydi? Kedime ruh mu girmişti? Hayır. Ya kapı? Hava akımından çarpmıştı. Arkadaşımın ise içmiş olacağını düşündüm. Ama koku gerçekti..

    Alıntıları Göster
    yeni hikayeleri begenmediniz mi yoksa
    _____________________________




  • quote:

    Orijinalden alıntı: Guest-733E6E0F7

    yeni hikayeleri begenmediniz mi yoksa

    Alıntıları Göster
    'kalb durması"

    Ölüm sebebine gel
    _____________________________




  • 
Sayfa: önceki 23456
Sayfaya Git
Git
sonraki
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.