|
Son yıllarda günlerin inanılmaz bir hızla geçtiğini hissediyorum. Sabah uyanıyoruz, akşam oluyor; haftalar ay gibi değil, gün gibi geçiyor. Ama bu hızın içinde yaşadığımızı söylemek zor. Gün bitiyor ama geriye dönüp bakınca “Bugün ne yaşadım?” sorusuna düzgün bir cevap veremiyoruz. Her şey acele, her şey telaşlı, her şey zorunluluk. Zevk almak diye bir şey neredeyse kalmadı. Bunun en büyük sebeplerinden birinin ülkenin gidişatı olduğunu düşünüyorum. Sürekli artan hayat pahalılığı, bitmeyen geçim derdi, geleceğe dair belirsizlik insanın psikolojisini tamamen ele geçirmiş durumda. Artık çoğumuz günleri yaşamak için değil, sadece ay sonunu getirebilmek için geçiriyoruz. Kafamızın bir köşesi sürekli para hesaplarıyla, borçlarla, yetmeyen maaşlarla dolu. Bu şartlarda zamanın anlamlı akmasını beklemek de zor. Eskiden küçük şeylerden tat almak mümkündü. Bir buluşma, bir sohbet, basit bir plan bile heyecan verebiliyordu. Şimdi ise her şey pahalı, her şey zor, her şey yük gibi. Sosyalleşmek bile lüks haline gelmiş durumda. İnsan ister istemez içine kapanıyor, günleri otomatik pilotta yaşamaya başlıyor. Bu da zamanın hem hızlanmasına hem de içinin tamamen boşalmasına neden oluyor. Bir yandan “zaman çok hızlı geçiyor” diyoruz, diğer yandan hayat hiç ilerlemiyor gibi hissediyoruz. Sürekli koşturuyoruz ama bir yere varamıyoruz. Umut azalıyor, beklentiler düşüyor, hayaller ertelenmiyor bile; direkt rafa kalkıyor. Günler geçiyor ama hayat yerinde sayıyor. Merak ediyorum: Siz de böyle hissediyor musunuz? Gerçekten zaman mı hızlandı, yoksa içinde yaşadığımız koşullar mı günleri bu kadar anlamsız, zevksiz ve yorucu hale getirdi? < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi YOURMOVE -- 30 Aralık 2025; 0:49:20 > < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı > |
|
_____________________________
Faniyim, fani olanı istemem.
Acizim, aciz olanı istemem. Ruhumu Rahman’a teslim eyledim, başka istemem. İsterim, fakat bir ölümsüz dost isterim. |




Yeni Kayıt

Konudaki Resimler


kullanıcısına yanıt


kullanıcısına yanıt
kullanıcısına yanıt
kullanıcısına yanıt







